Gürültüye Son! Ses Yalıtımı ile Konforlu Yaşam Alanları Yaratın

Yoğun şehir hayatında, sessizlik bir lüks haline geldi. Komşu sesleri, trafik gürültüsü ya da bina içi yankılar yaşam kalitenizi düşürebilir. İşte tam bu noktada ses yalıtımı, huzurlu bir ortam yaratmak için devreye giriyor. İster evinizde ister iş yerinizde olun, doğru yalıtım malzemeleriyle dışarıdan gelen sesleri azaltabilir, içerideki yankıyı da kontrol altına alabilirsiniz.

Ses yalıtımı, sadece gürültüyü engellemekle kalmaz; aynı zamanda mahremiyet sağlar, odaklanmayı artırır ve daha kaliteli bir yaşam sunar. Sinema odaları, müzik stüdyoları, toplantı salonları ya da yatak odaları için akustik düzenleme şarttır. Bu sayede hem dışarıya ses sızmaz hem de içeriye ses girmez.

Unutmayın, “Sessizlik bazen en güçlü sestir.” Eğer siz de yaşam alanlarınızda bu gücü hissetmek istiyorsanız, kaliteli malzemelerle profesyonel bir uygulama tercih etmelisiniz. İleri düzey çözümler sunan sistemlerle, ses problemleri artık bir sorun olmaktan çıkıyor.

Neden Bir SEO Uzmanı ile Çalışmalısınız? İşte Cevabı

Günümüzde internet, müşterilerin satın alma yolculuğuna başladığı ilk durak haline geldi. İster bir ürün arıyor olsunlar ister bir hizmet; kullanıcıların %90’dan fazlası araştırmasına Google’da başlıyor. Bu noktada web sitenizin görünür olmaması, potansiyel müşterilerinizi rakiplerinize kaptırmak anlamına gelir. İşte bu yüzden işletmeler için SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) artık lüks değil, zorunluluk haline geldi.

Ancak SEO sadece birkaç anahtar kelime eklemekten ibaret değildir. Teknik bilgi, stratejik düşünce ve sürekli güncel kalmayı gerektiren profesyonel bir süreçtir. Bu nedenle işletmeler, dijitalde başarıya ulaşmak için bir SEO uzmanı ile çalışmayı tercih eder.

SEO Uzmanı Ne İş Yapar?

Bir SEO uzmanı, web sitenizi arama motorları için optimize eden kişidir. Çalışmaları, sitenizin hem teknik hem de içeriksel açıdan güçlenmesini sağlar. Peki SEO uzmanı hangi adımları atar?

  • Teknik SEO Analizi: Site hızı, mobil uyumluluk, kırık linkler ve indeksleme sorunlarını tespit ederek iyileştirir.
  • Anahtar Kelime Araştırması: Potansiyel müşterilerinizin aradığı kelimeleri belirler ve bu kelimelere uygun içerik planı oluşturur.
  • İçerik Optimizasyonu: Blog yazıları, ürün açıklamaları ve sayfa içeriklerini Google algoritmalarına uygun hale getirir.
  • Backlink Yönetimi: Güçlü ve güvenilir sitelerden alınan bağlantılarla sitenizin otoritesini artırır.
  • Raporlama ve İzleme: Yapılan çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak raporlar ve gelişim sürecini takip eder.

Kısacası, SEO uzmanı bir web sitesinin dijitaldeki rehberi ve yol göstericisidir.

SEO Uzmanı ile Çalışmanın Avantajları

Profesyonel bir SEO uzmanı ile çalışmak, işletmenize kısa sürede büyük katkılar sağlar.

  1. Google’da Üst Sıralar: Siteniz, hedef kitlenizin en çok kullandığı anahtar kelimelerde ilk sayfada görünür.
  2. Organik Trafik Artışı: Reklam bütçesi harcamadan sürekli yeni ziyaretçiler kazanırsınız.
  3. Satış ve Gelir Artışı: Daha fazla görünürlük, daha fazla müşteri ve daha yüksek satış demektir.
  4. Marka Güvenilirliği: Google’da üst sıralarda olmak, kullanıcı gözünde güvenilirlik yaratır.
  5. Uzun Vadeli Yatırım: SEO, reklam gibi kısa süreli değil; kalıcı sonuçlar getiren bir yatırımdır.

Özellikle e-ticaret siteleri için bu avantajlar hayati öneme sahiptir. Bu yüzden birçok marka, profesyonel bir e-ticaret danışmanı ile birlikte SEO uzmanı desteğini tercih etmektedir.

SEO Uzmanı Olmadan Yapılan Çalışmaların Riskleri

SEO uzmanı olmadan yapılan çalışmalar, çoğu zaman işletmelere fayda yerine zarar verir. Yanlış yapılan optimizasyon, spam içerikler veya düşük kaliteli backlinkler sitenizi yükseltmek yerine cezalandırılmasına yol açabilir.

  • Trafik Kaybı: Yanlış stratejiler yüzünden Google sıralamanız hızla düşebilir.
  • Bütçe İsrafı: Profesyonel bir yönlendirme olmadan yapılan yatırımlar boşa gider.
  • Rakiplerin Öne Geçmesi: Siz vakit kaybederken, rakipleriniz güçlü SEO çalışmaları ile daha fazla müşteri kazanır.

Kısacası, profesyonel destek almadan yapılan SEO çalışmaları riskli bir yatırımdır.

Kimler SEO Uzmanı ile Çalışmalı?

SEO uzmanı desteği, sadece büyük markalar için değil; her ölçekten işletme için gereklidir:

  • E-Ticaret Siteleri: Satışlarını artırmak isteyen online mağazalar
  • Kurumsal Firmalar: Dijitalde marka bilinirliğini güçlendirmek isteyen şirketler
  • Hizmet Sektörü: Psikoloji, sağlık, eğitim gibi hizmet sunan işletmeler
  • Yerel İşletmeler: Kendi bölgesinde müşteriye ulaşmak isteyen küçük ölçekli işletmeler

Örneğin; bir e-ticaret sitesi, profesyonel bir SEO danışmanı desteğiyle sadece görünürlüğünü artırmakla kalmaz, aynı zamanda dönüşüm oranlarını da yükseltir.

Doğru SEO Uzmanını Seçmenin İpuçları

Bir SEO uzmanı seçerken dikkat edilmesi gereken bazı kriterler vardır:

  • Daha önceki başarı hikâyeleri ve referanslar
  • Google algoritmalarına hâkimiyet
  • Güncel SEO trendlerini takip etmesi
  • Şeffaf raporlama yapabilmesi
  • Stratejik bakış açısına sahip olması

Bu kriterlere sahip bir uzmanla çalışmak, SEO çalışmalarınızın verimli ve sürdürülebilir olmasını sağlar.

Sonuç: Dijital Başarı İçin Doğru Adım Atın

Dijital dünyada başarılı olmanın yolu, görünür olmaktan geçiyor. Sitenizi üst sıralara taşımak, organik trafik kazanmak ve satışlarınızı artırmak için profesyonel bir SEO uzmanı ile çalışmak en doğru tercihtir.

Siz de işletmenizi dijitalde büyütmek ve rakiplerinizin önüne geçmek istiyorsanız, şimdi harekete geçme zamanı. Daha fazla bilgi için https://ozguraltun.com.tr/sayfasını ziyaret edebilir ve profesyonel destek alabilirsiniz.

Ankara’da Sözen Tercüme İle Noter Onaylı ve Yeminli Tercüme Hizmetleri

DiplomaTranskriptNüfus Kayıt ÖrneğiPasaportSGK Dökümü Yeminli Tercümesi

Ankara ve İstanbul’da Apostil, Dışişleri ve Konsolosluk tasdiki işlemlerinizi gerçekleştiriyoruz

Yeminli Tercüme Bürosu

Profesyonel yeminli tercüman kadrosuyla hizmet veren Sözen Tercüme, noter onaylı ve kaliteli çeviri ihtiyaçlarınızda çözüm ortağınız olmaya devam ediyor. Başta Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına Ankara yeminli tercüme hizmeti sunan firmamız, müşteri memnuniyetini ve hızlı teslimatı esas alır.

 Tercüme Bürosu Seçerken Neden Sözen?

Bugün arama motorlarında sıkça aranan “tercüme bürosu“, “tercüme ofisi” veya “çeviri bürosu” gibi terimlerin karşılığını gerçekten profesyonelce sunan bir kuruluş arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Yeminli tercümanlık ücretleritercüme fiyatları ve noter tercüme ücretleri konusunda şeffaf ve rekabetçi çözümler sunuyoruz.

Sözen Tercüme olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilere, aşağıdaki alanlarda uzmanlaşmış kadromuzla hizmet veriyoruz:

Diller Arası Uzmanlık Alanlarımız

  • İngilizce yeminli tercüman ve İngilizce tercüman kadromuz ile her türlü akademik, ticari ve hukuki belge çevirisini noter onaylı olarak sunuyoruz.
  • Almanca yeminli tercümanyeminli Almanca tercüman ve Almanca tercüman desteği ile resmi işlemlerinizi kolaylaştırıyoruz.
  • Fransızca tercümanİtalyanca yeminli tercümanRomence yeminli tercümanRusça tercümanArapça tercüman ve Arapça tercüme hizmetleriyle çok dilli destek sağlıyoruz.
  • Online tercüme ve online çevirmen hizmetleri ile belgelerinizi e-posta ya da sistemler üzerinden kolayca teslim edebilirsiniz.

 Hangi Belgeleri Çeviriyoruz?

  • Diploma çeviri, transkript, pasaport, nüfus kayıt örneği, vekaletname gibi belgelerde hızlı ve doğru yeminli tercüme.
  • Noter onaylı tercüme ve noter yeminli tercüman hizmetiyle belgelerinizi resmi süreçlerde geçerli kılıyoruz.
  • Simultane tercümeardıl çeviri ve simültane desteklerle toplantı, seminer ve organizasyonlarınıza profesyonel destek sunuyoruz.
  • Tercümanlık bürosuçevirmenlik bürosutercüme ofisleri ve benzeri arayışlarınızda Ankara merkezli ekibimizle size en yakın profesyonel çözümüz.

 Yeminli Tercüme Fiyatları & Ücretler

  • Yeminli tercüman ücretleri, belgenin türüne, sayfa sayısına ve diline göre belirlenir.
  • Yeminli tercüme fiyatları ve noter tercüme ücretleri hakkında detaylı bilgi almak için hemen bizimle iletişime geçin.
  • Tüm fiyatlarımız yeminli tercüme noter onayı ücreti dahil olmak üzere size önceden bildirilmektedir.

 Ankara’da En Yakın Yeminli Tercüman

  • Ankara yeminli tercüman“, “yeminli tercüman Ankara“, “Ankara tercüman” ve “Ankara çeviri büroları” aramalarında bizi tercih eden binlerce memnun müşterimize katılın.
  • Google’da “en yakın tercüme bürosu” ya da “en yakın yeminli tercüman” şeklinde arama yapıyorsanız, biz buradayız!

 Dijital Çağa Uygun Tercüme Hizmeti

Günümüzde birçok kişi aramalarında Google tercüman gibi çözümlerle yetinmeye çalışsa da, resmi işlemler için mutlaka noter yeminli tercüman hizmeti gereklidir. Biz, Sözen Tercüme olarak belgelerinizin geçerli, eksiksiz ve hatasız olmasını garanti ediyoruz.

 Hemen İletişime Geçin

Ankara’da, güvenilir ve hızlı bir yeminli tercüme bürosu arıyorsanız; deneyimli kadrosu ve kaliteli hizmet anlayışıyla Sözen Tercüme sizin için burada.

Yeminli tercüme, güven, doğruluk ve hız ister. Siz de belgelerinizi emin ellere teslim etmek istiyorsanız, bizimle adresinden iletişime geçin.

Zafer Haftası kutlamaları başladı


26-30 Ağustos Zafer Haftası kutlamaları başladı. Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un adına 103 yıldır onur, gurur ve heyecanla kutlanan Zafer Bayramı 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü aynı duygularla bir kez daha gerçekleştirilecek, Türk Milleti Ulu Önder ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygı ve minnetle anacak.
Edirne Valiliği İl Kutlama Komitesi’nce hazırlanan programa göre, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü saat 10.00’da Atatürk Anıtı önünde çelenklerin sunumu gerçekleştirilecek. Ardından Belediye Bandosu eşliğinde saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrak çekilecek.
Saat: 10.30 Valilik Makamında tebriklerin kabulü gerçekleştirilecek.
Atatürk Bulvarı’ndaki tören programı ise saat 11.15’te başlayacak. Vali Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu ve Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ile birlikte halkın bayramını kutlayacak.
Ardından Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı söylenirken iki asker tarafından göndere bayrak çekilecek. İstiklal Marşı’ndan sonra Garnizon Komutanlığı’nca görevlendirilecek bir subay tarafından zafer konuşması yapılacak. Belediye Bandosu eşliğindeki resmi geçit töreninden sonra program sona erecek.
30 Ağustos 2025 Cumartesi günü saat 07.00’dan itibaren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel kurum ve kuruluşlara ait binalar, konut ve dükkânlar bayraklarla donatılacak ve geceleri ışıklandırılacak.
Hava koşullarının uygun olmaması durumunda program Mimar Sinan Spor Salonu’nda uygulanacak.

Ayçiçeği küskün!

Olgay GÜLER
Aşırı sıcaklık ve yetersiz yağışların neden olduğu kuraklık, Trakya’daki üreticinin bu yıl da ayçiçeğinden zarar etmesine yol açtı.
İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar, geçimini tarımla sağlayan üreticileri olumsuz etkilemeye devam ediyor. Trakya’da, son 3 yıldır yaşanan kuraklık, bölge üreticisinin ana geçim kaynaklarından ayçiçeğinde üst üste verim kayıplarına neden oldu. Üretici, bu yıl büyük umutlarla ektiği ayçiçeğinde yine düşük verim aldı. Geçtiğimiz hafta, 2 aylık aranın ardından yağan yağmur da üreticiye ilaç olmadı. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, üreticiye mutlaka kuraklık desteği verilmesi gerektiğine yönelik çağrısını yineledi.


‘YAĞAN YAĞMURUN ÜRÜNLER AÇISINDAN FAYDASI YOK’
Geçtiğimiz hafta düşen yağışın, tüm köylere aynı oranda yağmadığını dile getiren Arabacı, “Geçtiğimiz günlerde hafif bir yağış aldık ama bu yağış maalesef ki tüm köylerimizde aynı oranda bir yağış olmadı. Bazı köylerimizde 2-3 kilogram, 4 kilogram gibi yağışlar aldık. Bazı köylerimizde de 20-30 hatta bir iki köyümüzde de 50-60 kilograma kadar metrekareye yağış aldık. Ayçiçek hasadımızda hemen hemen sonlara gelmek üzere, bitmesine çok az bir şey kaldı. O yüzden geriye kalan bir çeltik ürünümüz var. Çeltik de zaten su içinde yetişen bir ürün. Tamam bu sene su sıkıntıları yaşadık. Dönüşümlü sistemle sulamaya çalıştık. Ama bu sulama döneminin de sonlarına geldik sayılır. Yani bu ay sonu itibariyle birçok üreticimiz suyunu kesecektir. Hasat için hazırlık yapacaktır. O yüzden hani ‘Bu yağan yağmur ürünlere iyi geldi mi?’ diye bakarsak ürünler açısından bir faydası yok. Bu yağan yağmurun iyi olan bölgelerde önümüzdeki yıl ekilecek olan buğday yerlerinin hazırlığıyla alakalı ekipmanların biraz üstten toprak çıkarmasını sağlayacaktır. Bu açıdan biraz faydası olur ama çok bir yağış yok” dedi.


‘TRAKYA BİRLİK FİYATI REVİZE ETMELİ’
Trakya Birlik’in açıkladığı 28 liralık ayçiçeği fiyatının da yetersiz olduğunu dile getiren Arabacı, “Trakya Birlik 28 lira fiyat açıkladı. Açıkladıktan sonraki verdiğimiz demeçlerde de hep savunduğumuz şey; bizim bölgemizde ciddi kuraklık var, özellikle iki yıldır ayçiçeğinde maalesef ki verimlerimiz çok düşük. Bizim için şu an 28 lira fiyat çok düşük bir fiyat. Tabii biz hatta bununla ilgili Trakya Birlik’in fiyatı revize etmesini talep etmiştik. Fiyat bugünkü şartlarda yani aşağı yukarı 33-35 lira bandında olması gerekir aslında. Ama maalesef ki açıklanan fiyatlar çok yeterli değil. Serbest piyasa şu an fiyat açıklandıktan sonra birkaç gün hafif bir gerileme yaptı ama şu an Trakya Birliği’nin açıklığı fiyatın üzerinde seyrediyor. Serbest piyasa ayçiçeği fiyatının olması gerektiği yerlere tırmanıyor diyebiliriz. Çok az bir mesafe kaldı. Yani biz diyoruz ki en azından yüzde 40 yağlı ayçiçeğinin 33-35 TL bandında satışı olması gerekiyor en kötü ihtimalle. Ama 35 lira dahi olmuş olsa bile bölgemizde kuraklık var. Hiç biçilemeyecek ayçiçekleri var. 20 kilo, 50 kilo, 70 kilo biçilen ayçiçekleri var. Yani fiyat 35 lira dahi olsa üreticiyi kurtarmıyor. Bırakın kiralık yerleri, kendi tarlasından dahi üreticimiz 2 yıldır ayçiçeğinden zarar ediyor. İnşallah bu serbest piyasanın fiyatlarının yükselmesiyle Trakya Birlik de üreticilerimizin mağduriyetini görüp gereğini yapacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.


‘KURAKLIK DESTEĞİ OLMAZSA, ÜRETİCİ EKİLİŞİ YARI YARIYA DÜŞÜRECEK’
Kuraklığa yönelik, bakanlığın da destek vermesi gerektiğinin altını çizen Arabacı, “Uzun zamandan beri hep söylüyorum. Bu yıl biliyorsunuz ki bakanlığımız dekar başına destek modeline geçti. Bu da tabii ki üreticilerimiz açısından iki yıldan beri kurak geçtiği için bu rakamlar çok düşük rakamlar. Biz hem Trakya Birlik’in fiyatını revize etmesini bekliyoruz hem de bakanlığımızdan dekar başına ödenilen prim haricinde ekstra kuraklık desteği talep ediyoruz. Yani gerçekten üreticilerimiz zor durumda. Kendi tarlalarından zarar ediyor iki yıldır. Ayçiçek ekilişinin önümüzdeki yıllarda da sürdürülebilirliği açısından kesinlikle kuraklık desteği verilmesi şart. İnşallah bakanlığımız üreticilerimizin mağduriyetini görür ve gereğini yapar diye umuyorum. Yoksa önümüzdeki dönemde şu an birçok üreticimizle konuştuğumuzda; ‘Buğday yerine tekrar buğday ekeceğim’ ya da ‘Arpa ekeceğim’ ya da ‘Kanola ekeceğim’ diyen çok üreticimiz var. Ektiği ayçiçeğinin ekilişini yarı yarıya düşürmeyi planlayan üreticilerimiz var. Zaten ayçiçeğinde biz kendi kendimize yetemeyen bir ülkeyiz, dışa bağımlıyız. Biz bu dışa bağımlılığı çözmek, ayçiçeğindeki verim artışını sağlamak için ekilişlerimizi ciddi bir oranda aslında Edirne olarak çoğaltmıştık. Ama tabii ki iki yıldır üretici para kazanamayınca önümüzdeki yıl azaltmayı düşünüyor. Yani eğer kuraklık desteği adı altında yeterli desteği verirse üretici, devletimizin gücünü yanında hissederse bu ürünü tekrar ekmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

‘Üretici adım adım iflasa’


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı zirai don ödemelerini, “Yaz sıcağında çiftçiye bir don da AKP vurdu” diyerek eleştirdi.
Ün, 21 Nisan’da 65 ili etkileyen ve son 30 yılın en ağır zirai don olayı olarak kayıtlara geçen felaketin tarımda büyük yıkıma yol açtığını hatırlattı. 34 ilde 16 farklı bitkisel ürünün zarar gördüğünü belirten Ün, özellikle meyve üreticisinin ağır darbe aldığını vurguladı.
Ün, “TÜİK verilerine göre 28 milyon ton olması beklenen üretim 21 milyon tona düştü. Yalnızca üreticideki kayıp 200 milyar lirayı buluyor. Buna rağmen AKP Genel Başkanı Erdoğan, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 420 bin üreticiye sadece 23,5 milyar lira ödeme yapılacağını açıkladı. Peki, ÇKS’ye kayıtlı olmayan üretici ne olacak? Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi’ne (TÜKAS) kayıtlı çiftçiler de destek kapsamına alınmalıydı ama bu yapılmadı. Sigortasız üreticiye verilen destek ise aylık 5 bin lirayı bile bulmuyor. Çiftçi ne yiyip ne içecek? Onu düşünen yok. Çiftçiye söylenen tek şey ‘git borçlan.’ Böylece üretici adım adım iflasa sürükleniyor” ifadelerini kullandı.
Zirai donun yanı sıra kuraklığın da büyük kayıplara yol açtığını dile getiren Ün, “Bu yıl çiftçimizin başına gelmeyen doğal afet kalmadı. Aşırı sıcaklar nedeniyle tarlada ürün kayıpları yaşandı, bahçelerde kalite düştü. Çiftçi ne ürün alabildi ne de ürününü değerinde satabildi. Bir de üzerine AKP’nin yetersiz destekleri ve kötü ekonomi yönetiminin faturası çiftçiye kesildi. Öyle bir tablo oluştu ki çiftçi kazanamadı, vatandaş da ürüne ulaşamadı. Yani AKP, ekonomide her iki tarafı da mutsuz etmenin formülünü buldu” dedi.
Gelecek yıl çiftçiyi daha da zor günlerin beklediğine işaret eden Ün, “Verilen destekler yaraları sarmaktan uzak. Ama iş faiz ödemelerine geldiğinde AKP kesenin ağzını açıyor. AKP’ye gönül veren çiftçilerimize sesleniyorum: AKP faizi sever. Zirai don için ayrılan para, faize ödenenin yüzde 5’i bile değil. Çiftçimiz bunun farkına varmalı. AKP kaldıkça çiftçinin tarlası da bağı da bahçesi de hayvanı da elden gidecek” diye konuştu.
Çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadığını belirten Ediz Ün, umut dolu mesajlarla açıklamasını tamamladı:
“Güzel günler yaklaşıyor. Seçimlerden sonra devletin kaynaklarını faiz lobilerine değil, üreten, bu ülkenin gerçek efendisi olan çiftçilerimize harcayacağız. Çiftçilerimiz bilsin ki biz her zaman onların sesi olmaya devam edeceğiz.”

Saklı cennet Flaam Köyü

Gönül UYANIKTIR

Atlantik Okyanusu üzerine kurulan mühendislik harikası Kuzey Atlantik Yolu, bisikleti tercih edenler için; Norveç’in Ulusal Bisiklet Rotası 1’in ve Avrupa çapındaki ‘EuroVelo1’ rotasının da ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.
İkonik Storseisundet Köprüsünün (Hiç bir yere gitmeyen köprü) en güzel görüntülendiği ve 700 metrelik yürüyüş yoluna sahip adacıktan, Atlas Okyanusunu 360 derece seyrine doyamadan otobüsle aynı yol üzerinden Molde’ye geri dönüyoruz. Fotoğraf molaları vererek beşinci gün turumuzu tamamlıyoruz.
DÖNÜŞ VAKTİ YAKLAŞIYOR. ZAMAN SU GİBİ AKIP GİDİYOR
Gemide, sondan bir önceki gecemizde dönüş keyifsizliği başlıyor. Hafiften odamızı, eşyalarımızı topluyoruz. Akşam yemeğine Yeşil Orkideye iniyor, saat tam 19.00 da; giriş kapısının iki yanına dizilen lokanta çalışanlarının ‘hoşgeldiniz’ seremonisi eşliğinde masamıza geçiyoruz.


ŞEF YEMEK VERMEYEREK CEZALANDIRIYOR
Her akşam yemeğe tam vaktinde geldikleri için, geç gelenlere şefin nasıl davrandığından habersiz iki arkadaşımız, katıldıkları etkinlik nedeniyle on dakika gecikince şefin hışmına uğruyoruz. Şef, tüm salonu görebilen yüksek makamından inerek masamıza yaklaşıp, sakin olmaya çalışarak ikazlarını yapıyor. Geç kalanların mönüden seçme yapamayacaklarını, bir sonraki kafileyle çakışacağını anlatıyor ve de arkadaşlarımıza servis yapılmasını engelliyor. Biz bu davranışı anlamaya çalışmakla beraber ‘nezaketsiz’ buluyoruz.
Masamızda bulunan ELYD’lilerle birlikte anı fotoğrafları çekiyoruz. Grubumuzun yaş ortalamasını düşüren 11 yaşındaki Batu fotoğraflarımız çekiyor. Daha sonra da Batu’nun annesi kendi bulunduğu yerden masamızı fotoğraflıyor.


ALIŞINCA SALLANTILAR NİNNİ GİBİ GELİYOR
Yemekten sonra 15’inci kata çıkıp ‘Avam’da bir turluyoruz. Birkaç parça domates, karpuz alıp, okyanus manzaralı sohbet eşliğinde atıştırıyoruz. Saat 21.00’de MSC Cruises Euribia, Atlas Okyanusu’na açılıyor. Biz de 5’nci kattaki gezintimize başlıyoruz. Ortalık çikolata kokuyor.


GEMİDE KONFERANS SALONU BİLE VAR
Her akşam çeşitli etkinliklerin yapıldığı salona ilk kez iniyoruz. Yat Kulübünün yolcularına bilgi veriliyor. Geminin hayli büyük; etkinlik, konser, tiyatro salonundan çıkıp her akşam uğradığımız canlı müzik yapılan mekana giriyoruz. Garson içecek ve çerez getiriyor, biz de halat çekme oynayanları, animatörlerin gösterilerini izliyoruz
Odamıza çıkışta geminin hareketlerini, sallantısını tekrar hissetmeye başlıyoruz. Ama alışmış olmanın rahatlığı ve huzuruyla uyuyoruz.


SAKLI CENNET FLAAM KÖYÜNDE EVDEN ÇOK OTEL VAR
Gemi. Saat 07.00’de Flaam Limanına varıyor. Norveç karasında geçireceğimiz son gün, zaman su gibi akıp gidiyor. Oysa biz daha dün gelmiş gibi hissediyoruz. Aurland Belediyesi’nde yer alan köyün nüfusunun 400 civarında olduğunu duyunca şaşırıyoruz. Çünkü bu saklı cennette nüfusa göre çok sayıda otel bulunuyor Gemiden inip bizi bekleyen otobüslerimize doğru yürüyoruz. İlk olarak uzunca bir tünelden geçeceğiz, ama aracımız bir türlü hareket etmiyor. Rehberimiz, tünelde br kaza ya da çöküntü olduğunu biraz beklememiz gerekeceğini söylüyor. (SÜRECEK)

İki Türk’te 14 kilo altın ve gümüş


Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gümrük memurları, Türkiye’den ülkeye giriş yapan araçlarda yaptıkları kontrollerde toplam değeri yaklaşık 7,5 milyon Türk Lirası (314 bin leva) olan kaçak altın ve gümüş takı ele geçirdi.


Olay, iki ayrı denetimde ortaya çıktı. Sabah saat 09.30’da sınır kapısına gelen, Türk plakalı bir otomobil detaylı incelemeye alındı. Araç sürücüsü ile birlikte eşi ve iki çocuğu Bulgaristan’a giriş yaparken, beyanlarında yanlarında yasaklı ya da sınırlı eşya bulunmadığını söyledi. Ancak yapılan aramada şoför koltuğunun arkasındaki valizlerde ve ön yolcu kısmındaki çantada yüzük, kolye, küpe, bilezik ve madalyon gibi çok sayıda takı bulundu.


Uzman incelemesine göre, söz konusu takıların 654,9 gramının 14 ayar altın (98 bin 235 leva değerinde), 11 kilo 714,6 gramının ise 925 ayar gümüş (93 bin 716 leva değerinde) olduğu belirlendi. Takıların araç sürücüsüne ait olduğu tespit edildi.
Aynı gün 09.00’da Türkiye’den gelen bir otobüste yolcu olarak bulunan başka bir Türk vatandaşı üzerinde de kaçak altın yakalandı. Yapılan kişisel aramada, beline sarılı özel bir kuşak içerisinde gizlenmiş paketlerde 813 gram 14 ayar altın takı bulundu. Bu takıların piyasa değerinin 121 bin 995 leva olduğu açıklandı.
Ele geçirilen kaçak altın ve gümüşlere el konulurken, olaylarla ilgili Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde gümrük müfettişlerince soruşturma başlatıldı.

Milli Eğitim’de hazırlık mesaisi


Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, yeni eğitim yılına güçlü bir başlangıç için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.
İl Millî Eğitim Müdürü Yılmaz, “2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı için geri sayım başladı!” başlığı altında paylaştığı yazılı açıklamasında şunları kaydetti:


“2025-2026 Eğitim – Öğretim yılında kurumlarımızın yeni döneme sorunsuz bir şekilde başlaması doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınması amacıyla okullarımızda yaptığımız ziyaretlerle hazırlıkları yerinde incelemeye devam ediyoruz.


Okullarımızın yeni döneme hazırlık süreçleri kapsamında yapılan ziyaretlerde, fiziki koşullar, eğitim materyalleri ve genel hazırlıklar gözden geçiriliyor.
Yeni eğitim yılına güçlü bir başlangıç için çalışmalarımız aralıksız sürüyor!”