CHP İl Başkanlarından ortak açıklama

CHP İl Başkanları ortak açıklama yaparak, “Kirli ve karanlık odakların siyaseti dizayn etme çabasına izin vermeyeceğiz dedi.

Başkanların açıklamasında şunlara yer verildi:

Tarihimizin her döneminde siyasi rekabet yaşanmış, fikir ayrılıkları olmuş, hangi görüşün hakim olacağı konusunda mücadele verilmiştir. Bu mücadelenin yol ve yöntemleri yıllardır bellidir.

AKP iktidarının, vatandaşlarımızın yaşadığı gerçek, yakıcı ve ağır sorunları çözmeye muktedir olmadığı ortaya çıkmıştır.

Zamanı gelen bir iktidar değişimine direnmek için gösterdiği beyhude çaba, AKP’yi en temel insani değerlerimize aykırı marjinal bir pozisyona savurmuştur.

İktidar; siyasi tükenmişliğinin sonucunda ahlaki değerlerinin tamamını da yitirmiş haldedir.

Halkımız; iktidarın ahlaki pusulasını kaybetmesini, iftira atmanın da ötesine geçerek insanların onuruna ve iffetine alçakça saldırılara yeltenmesini ibretle görüyor, not alıyor.

Çaresizce sarıldıkları ahlaksız saldırıların senaryosunun altında karanlık, kadın düşmanı ve sapkın bir zihin yapısının olduğu, bu zihniyetin kimseye bir faydası olamayacağı açıktır.

Genel Başkanımızı, yöneticilerimizi ve bilhassa kadın siyasetçileri hedef alan bu mide bulandırıcı kampanyayı yürütenlerin aciz birer kukla olduğunu biliyoruz. Bu kuklaların iplerini elinde tutan, devletin gücünü kendi gücü zannedenlerin hangi çarpık ilişki ağları içinde yer aldığını da detaylarıyla biliyoruz.

Sefil saldırıların hedefi olan tüm kadın yol arkadaşlarımızın yanındayız. Her birinin hakkını, hukukunu ve onurunu savunmayı görev biliyoruz.

81 ilde Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde, tüm gücümüzle memleketimizin geleceği için çalışmaya dün olduğundan daha kararlı şekilde devam edeceğiz.

Hakikat mutlaka kazanacak.

Hak yerini bulacak.

Halkımız hak ettiği onurlu hayata CHP iktidarında kavuşacak.

Halkın dediği olacak, Türkiye kazanacak.

Karaağaç’ta ‘Tohum-Takas’ bayramı!

Mehmet ŞELECİ

Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Tohum-Takas Şenliği, Karaağaç Mahallesi’ndeki Karaağaç Ortaokulu Bahçesi’nde gerçekleştirildi.

Kentte, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında gerçekleştirilen Tohum-Takas Şenliği’ne; Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Sezai Irmak, protokol, çok sayıda vatandaş ve çiftçi katıldı. Etkinlik kapsamında komşu illerden gelen çiftçiler etkinlik alanında stant açtı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’yla başlayan etkinlikte öğrencilerin halk oyunu gösterisi sergiledi.

Açılışta konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, çiftçilerin alın terinin ülkemizin geleceğinin en büyük teminatı olduğunu söyledi.

‘YERLİ TOHUMA ÖNEM VERMEMİZ LAZIM’

ETSO Başkanı Sezai Irmak yerli tohumun önemine vurgu yaparak, “Öncelikle 14 Mayıs Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Ama bunun ötesinde Tohum-Takas Şenliği çok önemli ve isabetli. Benim köyde küçük bir yerim var ve iki üç yıldır orada sebze meyve işinde uğraşıyorum. Bundan iki sene önce Ziraat Oda Başkanı’na Ayşekadın fasulye yerli tohumu lazım dedim. 30-40 yıl önce her gün bu Karaağaç’tan 50-60 kamyon Ayşekadın fasulyenin İstanbul haline gittiğini bilirim ben. Şimdi tohumu bile kalmamış Ayşekadın’da. O yüzden yerli tohuma önem vermemiz lazım. Sayın Belediye Başkanımızı yürekten kutluyorum” dedi.

‘ÜRETİCİNİN YANINDA OLMAYI BİR SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ’

Belediye Başkanı Filiz Gencan da Edirne’nin tarım şehri olduğunu hatırlatarak, “Çeltiğiyle, ayçiçeğiyle, buğdayıyla bu ülkenin üretim gücüne omuz veren bir şehir. O yüzden yerli tohumu konuşmak Edirne’de sadece tarımı konuşmak değildir. Emeği konuşmak, geçmişi konuşmak, geleceği konuşmaktır. Ben bir çiftçi kızıyım. Toprağa emek vermenin ne demek olduğunu, üretmenin ne kadar zor olduğunu ama ne kadar kıymetli bir iş olduğunu biliyorum. Göreve geldiğimizde bu yüzden Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüzü kurduk. Çünkü bu şehirde tarım belediyenin uzaktan bakacağı bir alan değil, doğrudan sorumluluk alması gereken bir alandır. Bugün geldiğimiz noktada Karaağaç’taki Cumhuriyet Çiftliği’ndeki ata tohumlarımızı ekiyor, çoğaltıyor, belediyemize ait arazilerde üretimi büyütüyoruz. Tayakadın’da, TOKİ’de, Dört Kayalar’da, Belkop’ta, Yıldırım’da işlediğimiz alanlarda buğday, arpa, ayçiçeği ve nohut ekiyoruz. Dronla ilaçlama yapıyor modern tarım uygulamalarını üretim süreçlerine dahil ediyoruz. Çünkü biz üreticinin yanında olmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Ata tohumlarımızı takas ediyor, üreticilerimizle ve hemşerilerimizle binlerce fideyi buluşturuyoruz” diye konuştu.

 Konuşmaların ardından etkinlikte 10 bin adet fide ve ata tohumu dağıtıldı. Açılıştan sonra Belediye Başkanı Gencan, stantları gezerek üreticilerle bir araya geldi.

Gençlerin iklim projelerine destek

Edirne Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından yürütülen Youth Climate Action Fund (YCAF) programına kabul edildi. Dünya genelinde yüzlerce şehir arasından seçilen Edirne Belediyesi, program kapsamında gençlik odaklı iklim projelerinde kullanılmak üzere 50 bin ABD doları tutarında hibe desteği almaya hak kazandı.

Edirne Belediyesi Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Birimi tarafından hazırlanan proje; gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca katılımcı değil, çözüm üreten aktif paydaşlar olarak sürece dahil olmasını hedefliyor.

GENÇLERİN GELİŞTİRDİĞİ PROJELER DESTEKLENECEK

Program kapsamında Edirne’de gençlerin geliştireceği yerel iklim projeleri desteklenecek, gençlerin belediyenin iklim politikaları ve yerel karar alma süreçlerine katılımı güçlendirilecek.

Proje doğrultusunda gençlere yönelik iklim değişikliği, sürdürülebilir şehircilik, atık yönetimi ve proje geliştirme başlıklarında eğitimler düzenlenecek. Aynı zamanda gençlerin sahada aktif rol üstleneceği çevre ve toplum temelli uygulamalar da hayata geçirilecek.

Bu kapsamda geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmaları, çevre farkındalık kampanyaları, yeşil alan etkinlikleri, sürdürülebilir ulaşım farkındalığı faaliyetleri ve kültür ile iklim ilişkisini ele alan çalışmalar gerçekleştirilecek.

MİKRO HİBE DESTEĞİ SAĞLANACAK

Programın önemli başlıklarından birini oluşturacak Mikro Hibe Programı ile 15–24 yaş arasındaki gençler, üniversite öğrencileri, genç girişimciler, gönüllüler ve gençlik gruplarının geliştireceği çevre ve iklim projelerine mali ve teknik destek sağlanacak.

Süreç, Edirne Belediyesi koordinasyonunda yürütülecek ve gençlere mentorluk desteği sunulacak. Önümüzdeki süreçte gençlere yönelik açık çağrı başvurularının başlatılması ve mikro hibe uygulamalarının hayata geçirilmesi planlanıyor.

“DAHA YAŞANABİLİR BİR EDİRNE’Yİ GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, program kabulüne ilişkin yaptığı açıklamada gençlerin kent yönetiminde daha aktif rol almasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gençlerin yalnızca geleceği konuşan değil, geleceği şekillendiren bireyler olmalarını çok önemsiyoruz. Youth Climate Action Fund programına kabul edilmemiz, Edirne’nin sürdürülebilir geleceği açısından önemli bir adım oldu. Bu süreçte gençlerimizin fikirlerini destekleyecek, onların geliştirdiği yerel çözümleri birlikte hayata geçireceğiz.

Edirne Belediyesi olarak gençlerin enerjisine, üretkenliğine ve kentimize katkı sunma isteğine güveniyoruz. Daha yaşanabilir bir Edirne’yi gençlerimizle birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.”

Çiftçi kutlama değil, fiyat bekliyor!

Olgay GÜLER

Türkiye’nin buğday ihtiyacının önemli kısmının karşılandığı Edirne’de, açıklanması beklenen alım fiyatlarına yönelik, Dünya Çiftçiler Günü’nde konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, fiyatın 20 TL’nin altına olmaması gerektiğini söyledi.

Edirne Ziraat Odası tarafından, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören gerçekleştirildi. Törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda üretici katıldı. Anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

‘ÇİFTÇİNİN BİR YIL DAHA ZARAR ETME ŞANSI YOK’

Törende üreticiler adına konuşan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, tarımsal üretimdeki ekonomik zorluklara değindi. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zorladığını belirten Arabacı, “Çiftçilik bir vatan hizmetidir ancak bu emek hak ettiği değeri görmediği sürece sürdürülebilir değildir. Son 2-3 yıldır artan maliyetler ve kuraklık nedeniyle üreticimiz zarar üstüne zarar etti. Artık çiftçimizin bir yıl daha zarar etme şansı yoktur. Bu yıl açıklanacak fiyatlar, çiftçimizin ayakta kalıp kalmayacağını belirleyecek kadar önemlidir. Bizlerin yaptığı hesaplamalara göre buğdayın maliyeti kilogram başına 20 TL’ye ulaşmıştır. Bu nedenle açıklanacak rakamın maliyetin altında kalmaması şarttır” dedi.

‘ÇİFTÇİ ÜRETMEZSE SOFRALAR BOŞ KALIR’

Mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın çiftçinin sırtındaki yükü ağırlaştırdığını ifade eden Arabacı, adil fiyat politikası çağrısında bulundu. Arabacı, “Çiftçimiz kazancı ile 12 ay geçinip ailesine bakmak zorundadır. Buradan açıkça ifade ediyorum; çiftçi zarar ederse, ülke zarar eder. Çiftçimiz üretmezse, sofralarımız boş kalır. Gençlerin tarıma yönelmesi ve üretimin cazip hale gelmesi için emeğin karşılığının alınması gerekir. Geleceğe güvenle bakabilmemiz için adil fiyat politikaları şarttır. Bizler çiftçimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Tören, katılımcıların Atatürk Anıtı önünde hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.

Yalçın: CHP Türkiye’ye zarar veriyor

Olgay GÜLER

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, belediyelere yapılan operasyonlar üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yüklendi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, İnsan Hakları Başkanlığı’nın 81 ilde düzenlediği istişare toplantıları kapsamında Edirne’ye geldi. AK Parti il başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Yalçın, ülke genelindeki son bölge toplantısını Marmara’da gerçekleştirdiklerini belirterek, “Türkiye’nin birçok bölgesinde bu toplantıları yaptık ve teşkilatımızdan insan hakları konusunda vatandaşlarımızın beklentilerini, dilek ve temennilerini dinleme şansımız oldu. Karşılıklı istişarelerde bulunduk. Gerçekten biz AK Parti olarak her zaman toplumun nabzını tutmaya özel önem gösteren, bütün siyasetini vatandaşın beklentilerine göre belirleyen, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarından hiçbir zaman uzaklaşmadığı için, hep o şiar çerçevesinde iş yaptığı için, aslında vatandaşın nabzını her zaman tutan siyasi parti olmuştur. Şükürler olsun ki vatandaşımızla aramızda kurduğumuz bu gönül bağının sonuçlarını hep beraber gördük” dedi.

‘AK PARTİ, İNSAN HAKKININ SAVUNULMASI GEREKTİĞİ HER DÜZLEMDE VAR OLMAYA DEVAM EDECEK’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde, başta insan hakları olmak üzere tüm alanlarda yapılan katkıları devam ettireceklerini dile getiren Yalçın, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu zamana kadar ülkemize; başta insan hakları meseleleri olmak üzere, tüm alanlarda yaptığımız katkıları arttırarak devam ettirmek ve bu zamana kadar elde edilmiş kazanımları korumak istiyoruz. Çünkü dünya siyaseti gerçekten maalesef insanı merkeze almayan bir dönemden geçiyor. İnsanların yaşamlarının dünyanın dört bir tarafında tehdit altında olduğu, savaşların yoğun bir şekilde hissedildiği, iç çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen şükürler olsun biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye olarak çevresindeki bütün zor koşullara rağmen bir barış ve istikrar adası olarak yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın diplomatik manevraları ve diplomatik becerisi sayesinde bugün Türkiye herhangi bir savaşın parçası olmadığı gibi barış masalarının da ana inşa edicilerinden, ana kolaylaştırıcılarından bir tanesi haline geldi. Hepimiz bununla gurur duyuyoruz. Ama ülkemizin sahip olduğu güvenliğin, huzurun ve refahın paha biçilemez olduğunu da biliyoruz. O yüzden biz AK Parti olarak insan merkezli siyasetimizi devam ettirdikçe, dünyanın her neresinde olursa olsun insanın hakkının savunulmasının gerektiği her düzlemde AK Parti var olmaya devam edecek. Biz vatandaşlarımıza, vatandaşlarımız bize bu teveccühü, karşılıklı saygı ve sevgiyi gösterdiğimiz müddetçe bunun başarılabileceğine inanıyoruz. Bugünkü toplantımız da aslında bu çerçevede gerçekleşiyor. Bu toplantılardan sonra şehrimizde başka ziyaretlerimiz de olacak. Edirne’nin gündemini, Edirne’nin mesele mümkün olduğunca Edirne İl Başkanlığımızda il başkanımızla birlikte ele almaya özen göstereceğiz” diye konuştu.

‘YAŞANAN OLAYLAR AK PARTİ’NİN ALTERNATİFSİZ OLDUĞUNU GÖSTERDİ’

Edirne’de de AK Parti’nin hizmet siyasetini inşa etmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Yalçın, “Birçok kimse artık görüyor ki AK Parti’nin hizmet siyasetinin bir alternatifi yok. Birçok şehirde Türkiye’nin genelinde son dönemde yaşanan olaylar bize hiçbir şeyi göstermediyse bile AK Parti’nin alternatifsiz olduğunu gösterdi. Maalesef bizim konuşmaya bile utanacağımız bazı meseleler Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinin ana gündemini oluşturuyor. Her türlü yolsuzluğa bulaştıkları yetmezmiş gibi bir de her türlü ahlaksız ilişkilerin ayyuka çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Biz vatandaş olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden utanıyoruz. Biz gözlemciler olarak Türkiye’nin ana muhalefet partisinin ortaya koyduğu bu görüntülerden, bu söylentilerden utanıyoruz. Tabii ki bunların hepsi mahkemelere yansımış ve mahkemelerin sonuç ve karar verebileceği meseleler. Ama şu ana kadar etrafa saçılanlara baktığımızda, maalesef Türkiye adına bir muhalefet partisi adına utanç duymanın ötesinde söyleyebilecek hiçbir şey olmadığını düşünüyoruz. Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kötü yönetimini etmiyor. Edirne Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kötü yönetimini hak etmiyor” şeklinde konuştu.

‘CHP ÜLKEYE ZARAR VERMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülkeye zarar verdiğini dile getiren Yalçın, “Türkiye’nin dört bir köşesindeki Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinden gelen bu pis kokular hepimizi rahatsız ediyor, hepimizin vicdanını sızlatıyor. Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin kendisinin de artık tartışmalara konu olduğunu hep beraber görüyoruz. Araba bagajlarında valizler, valizlere aktarılan paralar, yetmezmiş gibi otel odalarında ortaya konulan aşağılık görüntüler. Bütün bunlar Türkiye’ye yakışmayan görüntüler. Cumhuriyet Halk Partisi maalesef Türkiye’ye zarar vermekten başka bir şey yapmıyor. Ama biz elimizden geldiğince bu kötü gündemleri geride bırakıp Türkiye odaklı, insan odaklı siyasetimizi devam ettireceğiz. Edirne de dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bucağına AK Parti’nin ahlaklı, ilkeli, tertemiz, hizmet siyasetini götürmek için elimizden geleni yapacağız. Edirne’de yaptığımız bu toplantının da hayırlara vesile olmasını Cenabıhak’tan niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı. 

Yalçın, basın toplantısının ardından partinin il yönetimi ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek toplantı yaptı.

‘Bizler acınacak bireyler değiliz’

Olgay GÜLER

Edirne’de 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Edirne Gençlik ve Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Erol Adem Düzkes, yardım odaklı yaklaşımları reddettiklerini belirterek, “Bizler toplumun bakıma muhtaç ya da acınacak bireyleri değiliz. Bizler hayatın her alanında var olan, üreten ve söz sahibi olan hak öznesi bireyleriz” dedi.

Edirne’de Engelliler Haftası kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile engelli sivil toplum kuruluşları tarafından Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Törene Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, siyasi parti temsilcileri, STK yöneticileri ve çok sayıda engelli vatandaş katıldı. Anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

‘BİRLEŞMEYEN ELLER YAPTIRIM GÜCÜ OLUŞTURMUYOR’

Sivil toplum kuruluşları adına konuşan Edirne Gençlik ve Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Erol Adem Düzkes, engelli hakları mücadelesinde birlikteliğin önemine dikkat çekti. Edirne Kent Konseyi Engelliler Meclisi’ni kurduklarını duyuran Düzkes, “Yıllardır karşılaştığımız en büyük sorun parçalı görüntümüz olmuştur. Biliyoruz ki birleşmeyen eller, karar alıcılar üzerinde arzu edilen etkiyi oluşturamamaktadır. Artık sesimiz daha güçlü çıkacak. Kronik yardım odaklı yaklaşımı kökten reddediyoruz” diye konuştu.

‘EKİPMANLARA ERİŞİM LÜKS DEĞİL HAKTIR’

Ekonomik şartların engelli bireyleri zorladığını ifade eden Düzkes, “Tekerlekli sandalye, protez ve işitme cihazı gibi tıbbi ekipmanlara erişim her geçen gün zorlaşıyor. Oysa sosyal devlet anlayışı gereği bu ekipmanlar lüks değil, temel bir haktır. Edirne’nin tarihi dokusu engelli bireyler için bir engel parkuruna dönüşmemelidir. Kaldırımlar ve toplu taşıma araçları hâlâ tam anlamıyla kapsayıcı değil. Ayrıca kamuda yüzde 4, özel sektörde yüzde 3 olan istihdam kotası kağıt üzerinde kalmamalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ASIL ENGEL DUYARSIZLIK’

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu ise engelliliğin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Bakanlık olarak fırsat eşitliği için çalıştıklarını söyleyen Tohumcu, “Engellilik yalnızca bireyin taşıdığı bir durum ya da özellik değildir. Aynı zamanda toplum olarak hepimizin ortak sorumluluk üstlenmesini gerektiren önemli bir sosyal meseledir. Bugün burada bulunmamızın temel amacı da bu ortak sorumluluğun bilinciyle hareket etmek; farkındalık oluşturmak, empati duygusunu güçlendirmek ve hep birlikte daha kapsayıcı bir toplum inşa etme kararlılığımızı ortaya koymaktır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak bizler, engelli bireylerimizin toplumsal yaşama tam ve etkin katılım sağlamaları, fırsat eşitliğinden en güçlü şekilde yararlanabilmeleri ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmeleri adına kapsamlı çalışmalar yürütmekteyiz. İl Müdürlüğü olarak da bu politikaların yerelde etkin şekilde uygulanabilmesi adına büyük bir gayret içerisindeyiz. Engelli bireylerimizin eğitimden istihdama, sağlıktan sosyal yaşama kadar her alanda hak ettikleri değeri görebilmeleri için kamu kurumlarımızla, yerel yönetimlerimizle ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gerçek kalkınma ancak toplumun tüm kesimlerinin sürece eşit ve etkin katılımıyla mümkündür. Hiç kimsenin geride bırakılmadığı bir toplum anlayışı, güçlü bir geleceğin en önemli temelidir. Bugün bir kez daha ifade etmek isterim ki engel yalnızca fiziksel şartlardan ibaret değildir. Asıl engel; duyarsızlık, ilgisizlik ve empati eksikliğidir. Bu nedenle daha erişilebilir, daha adil, daha duyarlı ve daha kapsayıcı bir toplum için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Programın ardından protokol üyeleri ve engelli vatandaşlar, Saraçlar Caddesi’nden Cuma Pazarı’na kadar davul zurna eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirdi.

‘Çiftçimiz mutsuz, üreticimiz umutsuz’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, üreticilerin yanlış tarım politikaları ve her geçen gün ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle büyük bir mücadele verdiklerini belirterek, bu nedenle Dünya Çiftçiler Günü’nün buruk bir şekilde kutlamak zorunda kalındığını söyledi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Emeğin, alın terinin ve üretimin en kıymetli temsilcileri olan çiftçilerimizin bu özel ve anlamlı gününü büyük bir coşkuyla kutlamak isterdik. Ancak ne yazık ki bugün çiftçimizin yüzü gülmüyor” diyerek şunları kaydetti:

“Çiftçi mutlu olmazsa esnaf mutlu olmaz.

Üretici mutlu olmazsa vatandaş mutlu olmaz.

Çiftçilerimiz her geçen yıl bir önceki yılı arıyor. Üretim yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Artan mazot, gübre, ilaç ve yem fiyatları karşısında üreticilerimiz; emeğiyle, alın teriyle ayakta kalmaya çalışıyor.

Türk çiftçisi artık öz sermayesinden yiyor.

Çeltik üreticisi mutsuz, ayçiçeği üreticisi mutsuz, buğday üreticisi mutsuz.

Özetle; çiftçimiz mutsuz, üreticimiz umutsuz.

Ancak yaşanan tüm zorluklara rağmen çiftçilerimiz, inançla ve kararlılıkla üretmeye devam ediyor. Edirne’miz, ülkemiz ve milletimiz için toprağı işlemeyi sürdürüyor.

Bizler de alın teriyle üreten, gecesini gündüzüne katarak çalışan tüm çiftçilerimizin emek mücadelesini Edirne’den saygıyla selamlıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak; üretenin kazandığı, çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında;

Alım garantili üretim modelini hayata geçireceğiz.

Tarımda planlı üretim anlayışını güçlendireceğiz.

Arz-talep dengesi sağlanacak, fiyat istikrarı korunacaktır.

Çiftçi desteklerini Tarım Kanunu’na uygun şekilde eksiksiz vereceğiz.

Çiftçi borçlarının faizlerini sileceğiz, ana parayı yapılandıracağız.

Çiftçimizin kullandığı mazottaki vergiyi kaldıracağız.

Üretenin hakkını aldığı, çiftçinin yeniden umutla toprağına sarıldığı bir Türkiye mümkün.

Bu duygu ve düşüncelerle; Edirne Merkez İlçemizde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 3 bin 685 çiftçimiz başta olmak üzere, tüm üreticilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor, bereketli ve bol kazançlı bir yıl diliyoruz.”

Eczacılıkta ‘istihdam’ krizi!

Olgay GÜLER

Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyleyip, plansız şekilde açılan fakülteler ve artırılan kontenjanlar nedeniyle ciddi istihdam krizi yaşandığına dikkat çekti.

Edirne’de 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören gerçekleştirildi. Edirne Eczacı Odası ve Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından anıta çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törene Edirne Eczacı Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi’nin yanı sıra çok sayıda eczacı, akademisyen ve eczacılık fakültesi öğrencisi katılım sağladı.

‘ECZACILAR KATKILARDAN YETERİNCE FAYDALANAMIYOR’

Edirne Eczacı Odası Başkanı Çiftçi, Türkiye’nin dört bir yanında yaklaşık 55 bin eczacının; sağlık sisteminin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık danışmanları olarak hizmet sunduğunu söyledi. Çiftçi, “Türkiye’de de toplum eczaneleri vatandaşlarımızın sağlık hizmetine en hızlı ve en kolay ulaştığı birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Doğru politikalarla desteklenmesi gereken bu güçlü yapı, sağlık sistemimizin stratejik unsurlarından biridir. Ancak ne yazık ki ülkemizde eczacıların sağlık sistemine sunabileceği katkılardan yeterince faydalanılmadığını görüyoruz. Bugün yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu reçeteleri açısından değerlendirildiğinde eczanelerimizde yılda yaklaşık 508 milyon işlem gerçekleştirilmektedir. Bu sayı, eczanelerin sağlık sistemindeki kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır.”

‘ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜ GÜÇLENDİRİLMELİ’

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 30 milyon vatandaşta yapılan taramada, 7 milyonunda kronik hastalık tanısı konulduğunu hatırlatan Çiftçi, “İşte tam da bu nedenle eczacının sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısı, yaygın hizmet ağı ve bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır. İlaç ve eczacılık alanındaki mevzuat ile uygulamalar da bu anlayış doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır. Kronik hastalıkların yönetimi, koruyucu sağlık hizmetleri, bağışıklama uygulamaları, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi alanlarda eczacıların daha aktif rol alması; gereksiz kamu harcamalarını azaltacak, risklerin erken tespitini sağlayacak ve ulusal ölçekte önemli sağlık verileri üretilmesine katkı sunacaktır. Aynı zamanda bu hizmetler hasta güvenliğini, tedavi başarısını ve vatandaş memnuniyetini artıracaktır” diye konuştu.

‘YENİ FAKÜLTELERİN AÇILMASI DURDURULMALI’

Genç eczacıların yaşadıkları istihdam sorununun mesleğin en yakıcı problemlerinden olduğunun altını çizen Çiftçi, “Genç meslektaşlarımızın yaşadığı istihdam sorunu da mesleğimizin en yakıcı problemlerinden biridir. Plansız şekilde açılan fakülteler ve artırılan kontenjanlar nedeniyle ülkemizde ciddi bir eczacı istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Ancak bu fakültelerin yalnızca 19’u tam akreditasyona sahiptir. 2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılı itibarıyla 3.868’e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun olmakta, hâlen eczacılık fakültelerinde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerinde bulunmaktadır. Sağlık alanındaki bir meslek grubunun işsizlikle karşı karşıya bırakılması, ülkemizin en önemli değeri olan genç insan kaynağının heba edilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemde bu yanlışın kısmen fark edildiğini ve bazı kontenjan düzenlemeleri yapıldığını görmekteyiz. Ancak kalıcı çözüm için daha planlı ve bilimsel adımlar atılması gerekmektedir. Bu kapsamda; yeni eczacılık fakültelerinin açılması durdurulmalıdır. Kontenjanlar ülke ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalıdır. Eczacılık başarı sıralaması ilk 50 bin ile sınırlandırılmalıdır. Eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır. Akademik kadrosu ve teknik altyapısı yetersiz fakültelerde gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Ayrıca genç eczacılar için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalıdır” şeklinde konuştu.

Tören, yapılan konuşmaların ardından katılımcıların anıt önünde toplu fotoğraf çekilmesiyle sona erdi.

TIR’da 32 kilo esrar ve kaçak eşya!

Olgay GÜLER

Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda Türkiye’ye giriş yapan TIR’da yapılan aramada 32 kilo 480 gram esrar ile çok sayıda elektronik sigara malzemeleri ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

Edime Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule’ye gelen TIR’ı, risk analizlerinin ardandan x-ray taramasına sevk etti. Taramada şüpheli yoğunluk tespit edilen TIR, detaylı arama için hangara alındı. Eğitimli köpek ‘Bodri’ ile yapılan aramada, yasal yük üzerinde çok sayıda koli ve iki valiz bulundu.

Koliler ve valizlerde yapılan aramada faturasız ve belgesiz, gümrüğü beyan edilmeyen 1 milyon 440 bin sigara kağıdı, 20 pil, 10 bin 5 atomizer, 4 bin 34 elektronik sigara, 2 bin 690 elektronik sigara kartuşu, 20 gözlük, 212 bin 541 ilaç, 3 bin elektronik sigara podu cinsi eşyalar ile 28 paket halinde 32 kilo 480 kilo esrar ele geçirildi.

Gözaltına alınan 1 kişi hakkında soruşturma sürüyor.

Edirneli voleybolcu Duru, FB altyapısında

Havsa Belediye Spor Kulübü formasıyla Edirne’de küçükler kategorisinde mücadele eden Duru Koyuncu Fenerbahçe altyapısına transfer oldu.

Duru Koyuncu’nun transferine ilişkin  Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:

“Edirneli voleybolcumuz Duru Koyuncu, bu sezon Havsa Belediye Spor Kulübü formasıyla Küçükler kategorisinde mücadele etti.

Azmi, disiplini ve sahadaki gelişimiyle dikkat çeken sporcumuz, önümüzdeki sezondan itibaren Fenerbahçe Spor Kulübü altyapısında forma giyecek.

Duru Koyuncu’yu tebrik ediyor, yeni sezonda başarılarla dolu bir spor hayatı diliyoruz.”