Meme Kanserinden Korunmak Mümkün mü?

Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, “Her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşma riski taşıyor. Kadın olmak, bu hastalık için en önemli risk faktörüdür. Her 100 kadına karşılık yalnızca 1 erkekte meme kanseri görülse de erkeklerin de bu hastalığa yakalanabileceği unutulmamalıdır.” diyerek meme kanseri hakkında bilinmesi gerekenleri paylaştı.
Türkiye’de Her Yıl 25 Bin Yeni Vaka
 
Son 20 yılda dünyada meme kanseri vakalarının %40’a yakın arttığı bildirilmektedir. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri teşhisi konulmaktadır. Meme kanseri 40 yaşından sonra daha sık görülse de her 5 meme kanseri hastasından 1’i 40 yaşın altındadır.
Korunmanın Birinci Adımı: Risk Faktörlerini Bilmek
Meme kanserinin risk faktörleri iki grupta değerlendiriliyor: • Değiştirilemeyen riskler: Genetik, yaş, ailede meme kanseri öyküsü, bazı iyi huylu meme hastalıkları, ilk adet yaşı ve menopoz yaşı. • Değiştirilebilen riskler: İlk doğum yaşı, emzirme süresi, doğum kontrol hapı kullanımı, menopoz sonrası hormon tedavisi, beslenme şekli, alkol ve tütün ürünleri kullanımı. Sigara içen kadınların meme kanserine yakalanma riski, içmeyenlere göre yaklaşık %20 daha fazladır.Riskleri bilmek, korunmanın ilk adımıdır. Bazı faktörler değiştirilemez; ancak yaşam tarzımız üzerindeki kontrollerimiz, riski önemli ölçüde azaltabilir.
Meme Kanseri Önlenebilir Mi?
Bilimsel verilere göre kanserlerin yaklaşık %90’ı çevresel, yalnızca %10’u genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Bu da bize aslında kanserin büyük oranda önlenebilir olduğunu gösteriyor. Tütün ve mamullerinin kullanımı, yanlış beslenme ve hareketsiz yaşama bağlı obezite ve bazı enfeksiyonlar en önemli çevresel riskler arasındadır. Bunlara “dur” diyebilirsek, sadece meme kanserine karşı değil birçok kanser türüne ve hatta birçok farklı hastalığa karşı da kendimizi korumuş oluruz.
En Önemli Nokta: Taramalar
Kanserle mücadelede en kritik adım, gerekli taramaları düzenli yaptırmaktır. Meme kanserinde her ay kendi kendine yapılan muayene ile düzenli ultrason ve mamografi taramaları büyük önem taşır. Erken evrede yakalanan meme kanserinde 5 yıllık sağ kalım oranı %90’ın üzerindedir; çünkü erken teşhis hayat kurtarır.
Meme Kanseri Sadece Kadının Değil, Ailenin ve Toplumun Sorunudur
Kadın sağlığı sadece o kadının hayatını değil; ailesini, sevdiklerini, hatta toplumu da etkiler. Çünkü bir kadın sağlıklı olduğunda, çevresindekiler de güç bulur. Meme kanserinde erken tanı, sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi korumak demektir. Düzenli kontroller onlara da güvence sağlar. Unutmayalım: meme kanseri bireysel bir mücadele değil; farkındalık, erken tanı ve birlikte hareketle aşabileceğimiz bir sınavdır.

Palmiye Soba Kiralama ile Açık Hava Etkinliklerinizi Sıcak Tutun

Palmiye Soba Kiralama

Kış aylarında açık havada etkinlik düzenlemek heyecan verici olsa da, soğuk hava konforu olumsuz etkileyebilir. Davetler, düğünler, konserler ve açık hava toplantıları için ideal ısıtma çözümü olarak palmiye soba kiralama hizmeti, öne çıkıyor.

Palmiye Soba Nedir?

Palmiye soba, zarif tasarımıyla dikkat çeken, üst kısmından yayılan ısıyla ortamı ısıtan LPG ile çalışan bir dış mekân ısıtıcısıdır. Hem güçlü hem estetik bir çözüm sunar.

Kiralamanın Avantajları

  • Ekonomik: Kısa süreli kullanımlarda satın alma maliyetinden çok daha uygun.
  • Kolay Kurulum: Uzman ekip tarafından kurulum ve söküm işlemleri yapılır.
  • Güvenli: Devrilme önleyici sistemler ve güvenlik belgeleri ile desteklenir.
  • Dekoratif: Mekân dekorasyonuna uygun, şık bir görünüm sunar.

Kiralama İpuçları

  1. Etkinlik alanının metrekare ölçüsünü doğru şekilde belirleyin.
  2. Sobanın kapasitesi ile alan büyüklüğü arasında denge kurun.
  3. Montaj, söküm, nakliye hizmetlerinin dahil olup olmadığını sorun.
  4. Cihazların bakım geçmişini ve sertifikalarını gözden geçirin.

Neden Adil Organizasyon?

Adil Organizasyon, açık hava etkinliklerinde sıcaklığı ve konforu garanti eden palmiye soba kiralama hizmeti sunar.
Profesyonel ekip, hızlı teslimat, güvenilir cihazlar ve müşteri memnuniyeti garantisi ile tercih edilir.

👉 Daha fazla bilgi ve rezervasyon için: Palmiye Soba Kiralama

Okul terkte ciddi artış!

Olgay GÜLER

Edirne Laik Bilimsel Eğitim Çalışma Grubu tarafından, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, ülke genelinde karma eğitimin tartışmaya açılmasına tepki gösterildi.

Edirne Laik Bilimsel Eğitim Çalışma Grubu tarafından, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Edirne Kent Konseyi hizmet binasında gerçekleştirilen açıklamaya grup üyesi sivil toplum kuruluşları ve sendikaların temsilcileri katıldı. Basın açıklamasını grup adına Gülsüm Erkıran okudu.

‘KADINLARI EVE HAPSEDEN ZİHNİYETİN YENİ ARACI’

Erkıran, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün 2012 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildiğini hatırlatarak, “Bu gün, kız çocuklarının cinsiyetlerinden kaynaklı olarak maruz kaldıkları eşitsizlikler konusunda farkındalığı artırmak amacıyla kabul edilmiştir. Biz biliyoruz ki kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamda eşit temsiliyet hakkını kullanabilmeleri, kız çocuklarının nitelikli, eşit ve kapsayıcı bir eğitim hakkına erişimiyle mümkündür. En son, çocukların iş yaşamına ve evlilik yaşamına erken katılımı için eğitim süresinin kısaltılması gündeme getirildi. Zorunlu eğitim süresini kısaltmaya çalışan iktidar, aynı zamanda kız çocuklarının okula devam edebilmesi için ‘karma olmayan kız okulları’ açılmasını bir özgürlük talebi gibi göstermeye çalışmaktadır. Oysa bu, seçme özgürlüğü değil; toplumu dinselleştirme ve kadınları eve hapseden zihniyetin yeni bir aracıdır” dedi.

‘BU YIL 300 BİN ÖĞRENCİ OKULA GİDEMİYOR’

İktidarın, kız çocuklarının okula gidememesinin gerekçesini karma eğitime bağlamaya çalıştığını dile getiren Erkıran, “Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikaları, dinselleştirme, işçileştirme ve piyasalaştırma yönünde ilerlediğinden karma eğitim zaten fiilen ortadan kalkıyor. MEB’in 2024-2025 eğitim öğretim yılı değerlendirmelerinde okul terk oranlarında ciddi artış görülüyor. Üstelik bu terkler, karma olmayan okullarda daha fazla yaşanıyor. Karma eğitim yapılan akademik liselerde ise kız öğrenciler çoğunlukta. Eğitim aracılığıyla bir gelecek kurma umudunu kaybeden milyonlar, artık sistem dışına itiliyor. Bütçede eğitime ayrılan pay azalıyor, kamuda ‘tasarruf’ adı altında ulaşım, barınma ve beslenme hakları yok sayılıyor. Geçtiğimiz yıl kamuda tasarruf adı altında taşıma hakkı sınırlandırılan 300 bin öğrenci bu yıl okula gidemiyor” diye konuştu.

‘YÜZ YIL GERİYE DÖNMEMİZİ BEKLİYORLAR, KABUL ETMEYECEĞİZ’

İktidarın; kız çocuklarının karma eğitim nedeniyle okula devam etmediğine yönelik iddiasının doğru olmadığını dile getiren Erkıran, “Eğer böyle bir sorun varsa, çözüm karma eğitimi ortadan kaldırmak değil; toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren programlar geliştirmektir. Eğitim hakkı anayasal bir haktır ve bu hakkın herkes için güvence altına alınması kamunun sorumluluğudur. Ülkemizde karma eğitim mücadelesi Milli Mücadele yıllarında başlamıştır. Kadın öğrenciler, erkeklerden yaklaşık yarım yüzyıl sonra dersliklere girerek bu hakkı fiilen elde etmiştir. Şimdi bizden bu kazanılmış haklardan vazgeçmemizi, yüz yıl geriye dönmemizi bekliyorlar. Kabul etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘NİTELİKLİ EĞİTİM KIZ ÇOCUKLARI İÇİN YAŞAMSALDIR’

Okulların çocukların sadece akademik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik gelişim alanı olduğuna kaydeden Erkıran, “Okul; biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlık olan çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için, toplumun laik ve demokratik geleceği için hayatın çeşitliliğini barındırmak zorundadır. Okul sadece bir meslek edindirme alanı değildir. Çocuklarımızın kendini inşa ettiği, akranlarıyla güvenli şekilde etkileşim kurduğu bir yaşam alanıdır. Bu talepler pedagojik değil, politik taleplerdir. Hem Anayasa’ya hem Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırıdır. Kız çocuklarının okuldan ayrılma nedenleri karma eğitim değil; eğitimin nitelikli, parasız ve kamusal olmaktan uzaklaşmasıdır. Biz biliyoruz ki nitelikli, bilimsel, laik, parasız ve ulaşılabilir bir kamusal eğitim her çocuk için bir haktır; kız çocuklarımız içinse yaşamsaldır. Çocuklarımız ve ortak geleceğimiz için, laik ve demokratik bir ülke için, laik, bilimsel ve parasız kamusal eğitim hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için karma eğitimi tartıştırmayacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm okullarda eş zamanlı tatbikat

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Afetler ve Dayanıklılık Ayı” etkinlikleri kapsamında, bugün ülke genelindeki tüm okullarda eş zamanlı “tahliye tatbikatı” yapılacağını duyurdu. Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, bu amaçla; 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nde bugün saat 11:45’de İl Millî Eğitim Müdürlüğü MEB-AKUB ekibi, Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nden bir ekibin katılımı ile “Yangın ve Personel Tahliye Tatbikatı” senaryosu icra edileceğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2025-2026 eğitim öğretim yılı tematik takviminde Ekim ayını “Afetler ve Dayanıklılık Ayı” ilan etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi web sayfasındaki duyurusuna göre, bu kapsamda, “Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü” olan 13 Ekim Pazartesi günü, Türkiye genelindeki bütün okullarda aynı anda tahliye tatbikatları uygulanacak. Öğrenciler, afetlere karşı hazırlık bilincini aileleriyle birlikte pekiştirecek.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen “Yeşil Vatan – Benim Okulum Geleceğe Çare” etkinlikleri kapsamında, 2025-2026 eğitim öğretim yılı tematik takviminde Ekim ayı “Afetler ve Dayanıklılık Ayı” olarak belirlendi.

Bu kapsamda, okullarda afet bilinci ve risk azaltma eğitimlerinin bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi ve bu bilincin aile katılımıyla güçlendirilmesi hedefleniyor.

Afetler ve Dayanıklılık Ayı çerçevesinde, öğrencilerde ve toplumda afetlere karşı farkındalığı artırmak amacıyla Bakan Yusuf Tekin’in video mesajını içeren “Afet ve Acil Durum Kartı” hazırlandı.

Kartta evin güvenliği, afet çantası hazırlığı, toplanma noktası belirleme, aile tatbikatı yapma ve bölgesel risklere karşı alınacak önlemler gibi başlıklarda öğrenciler ve veliler için kontrol listeleri yer alıyor.

Bakan Tekin’den Mesaj: “Afetlere Karşı En Büyük Gücümüz Bilgi, Hazırlık ve Dayanışmadır”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Afetler ve Dayanıklılık Ayı” kapsamında öğrencilere ve velilere seslendiği mesajında, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Okullarımızı Her Çocuk Bir Fidan filmiyle açtık. Yeşil Vatan – Benim Okulum Geleceğe Çare’ etkinlikleriyle yeni eğitim öğretim yılına ilk adımlarımızı hep birlikte attık. Hazırladığımız 10 aylık tematik eğitim takvimimizde Afetler ve Dayanıklılık Ayı’ndayız.

Öğretmenlerimiz okullarımızda öğrencilerimizle birlikte afetlere karşı alınabilecek önlemleri konuştular. Çeşitli etkinliklerle çocuklarımızın yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenmelerine rehberlik ettiler. Sizlerden ricamız, çocuklarımızın okulda öğrendiklerini evde sizinle paylaşmalarına fırsat vermenizdir. Unutmayalım, afetlere karşı en büyük gücümüz bilgi, hazırlık ve dayanışmadır. Birlik ve beraberliğimiz, Türkiye Yüzyılını eğitim, farkındalık ve dayanışmayla kurma idealimizin ilhamıdır.”

Bakan Tekin, ayrıca mesajında velilere, çocuklarıyla birlikte afetlere karşı bilinçlenmeye yönelik küçük hazırlıklar yapmaları çağrısında bulundu.

80. YIL CUMHURİYET AL’DE TATBİKAT

Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz yaptığı açıklamada, bu amaçla; 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nde bugün saat 11:45’da gerçekleştirilecek “Tahliye Tatbikatı”na İl Millî Eğitim Müdürlüğü MEB-AKUB ekibi, Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nden bir ekibin katılımı ile “Yangın ve Personel Tahliye Tatbikatı” senaryosu icra edileceğini söyledi,

Yılmaz, “Tatbikatın ana hedefleri arasında; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzün koordinesinde, kurumların yeteneklerini test etmek, okullarımızda teşkil edilen sivil savunma servis ve hizmet gruplarının eğitimini sağlamak, öğrencilerde afet farkındalığı oluşturmak yer almaktadır” dei.

 ‘Damar tıkanıklığının bedeli büyük’

Olgay GÜLER

Edirne’de gerçekleştirilen sempozyumda konuşan Tromboz, Hemostaz ve Anjioloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı, kanda aşırı pıhtılaşma kaynaklı damar tıkanıklıklarının ciddi rahatsızlıklara neden olduğunu belirterek, “Mesela kalp damarları tıkandığı zaman, kalp krizi olarak karşımıza çıkıyor. Beyin damarları tıkandığı zaman inme şeklinde karşımıza çıkıyor. Oldukça büyük bir bedeli var” dedi.

Edirne’de Trakya Üniversitesi ile Tromboz, Hemostaz ve Anjioloji Derneği iş birliğinde, ‘Edirne Tromboz ve Hemostaz Sempozyumu’ gerçekleştirildi. Sultan 2’nci Bayezid Külliyesi’nde başlayan sempozyuma; Tromboz Hemostaz ve Anjiyoloji Derneği Prof. Dr. Kaan Kavaklı ile Türkiye’nin çeşitli illerinden konunun uzmanı çok akademisyen katıldı. Dernek Başkanı Kavaklı, buradaki konuşmasında, kanda aşırı pıhtılaşmanın neden olabileceği rahatsızlıklara ve korunma yöntemlerine değindi.

‘HER ZAMAN İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN BİR DURUM’

Kanda aşırı pıhtılaşmanın kalp krizine sebebiyet verdiğine dikkat çeken Kavaklı, “Tromboz hemostaz dediğimiz olay, kanama-pıhtılaşma bozuklukları. Oldukça insan sağlığı için önemli. Bu konuda deneyimli hocalarımız Ankara’dan, İstanbul’dan, Trabzon’dan, İzmir’den, Türkiye’nin değişik yerlerinden toplanarak Edirne’de buluştular. Muzaffer Demir hocamızın ev sahipliğinde bir araya geldik. Toplantının sahibi olan dernek, Tromboz, Hemostaz ve Anjiyoloji Derneği. Toplum sağlığı açısından önemini özetlemem gerekirse kanama, pıhtılaşma, aşırı pıhtılaşma her zaman insan sağlığını tehdit eden bir durum. Mesela kalp damarları tıkandığı zaman, kalp krizi olarak karşımıza çıkıyor. Beyin damarları tıkandığı zaman inme şeklinde karşımıza çıkıyor. Oldukça büyük bir bedeli var” dedi.

‘SÜREKLİ HAREKET ÖNERİYORUZ’

Tromboz ve hemostazın önlenmesi için düzenli egzersiz ve hareketli yaşamın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kavaklı, “Bu konuda topluma, egzersiz, obezitenin önlenmesi sürekli hareket önerebiliriz. En azından bir yürüyüş. Koşma olması şart değil. Her gün en azından 10, 15 dakika yürüyüşün faydalı olduğunu düşünüyoruz. Onun dışında beslenmeye, aşırı kilo almamaya çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bunlar damar tıkanıklığı açısından önemli bir sağlık koruması prensibi olabilir. Onun dışında eğer böyle bir şey ortaya çıkmışsa da uygun ilaçların kullanılması tabii ki bu konudaki uzman hekimler aracılığı olacaktır. Bu toplantıda da bu konuları görüşüyoruz” diye konuştu.

‘BEYAZ ET İLE SEBZE VE MEYVEYE AĞIRLIK VERİLMELİ’

Prof. Dr. Kavaklı, Türkiye’de yaygın olarak sevilen kırmızı et ve hamur işi yiyeceklerin tromboz ve hemostaz kaynaklı tıkanıkları tetiklediğine dikkat çekerek, “Diyet olarak mesela kırmızı etten çok beyaz ete, tavuk eti, balık etine ağırlık verilmesi gerekir. Yeşil sebze ve meyve, mutlaka her yemekte salatanın ilave edilmesi gerekir. Karbonhidratlardan, börek, çörek, un, şeker gibi maddelerin azaltılmasına önem vermek gerekiyor. Biraz da lezzetten kaçmak gibi oluyor ama sağlığımız için bunları yapmamız lazım. Zeytinyağlı gıdaları ön planda ağırlık vermek gerekiyor. Ülke olarak kırmızı eti çok seviyoruz, ‘Et yemeden doymuyoruz’ diyoruz ama bunu azaltmamız lazım. Belki haftada biri geçirmezsek çok iyi olur” dedi.

Uzunköprü’de 16 kaçak göçmen!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, yasadışı yollardan yurtdışına kaçmak isteyen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 16 kaçak göçmen yakalandı.

Uzunköprü’de, Eskiköy köyü yakınlarında Demirköprü Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri, yasadışı yollardan yurtdışına çıkmayan isteyen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu İran uyruklu 9 kaçak göçmeni yakaladı. Saçlımüsellim köyü yakınlarındaysa Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 4 Fas, 2 İran, 1 Suriye uyruklu olmak üzere toplam 7 kaçak göçmen yakalandı.

16 kaçak göçmen işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme merkezine teslim edildi.

Yeni hafta yağışsız

Edirne, Ekim ayının olukça yağışlı geçen ilk iki haftasının ardından yeni haftaya parçalı bulutlu bir havayla merhaba diyerek başlayıp aynı ilk tahminlere göre 5 gün süreyle hava sisteminin etkisi altında kalacak.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 9°C, en yüksek 21°C, nem (%) 43-95, rüzgar (km/sa) batıdan 9

Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek 21°C, nem (%) 43-87, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 9

Çarşamba günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek 17°C, nem (%) 56-81, rüzgar (km/sa) kuzeyden 9

Perşembe günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek 18°C, nem (%) 52-94, rüzgar (km/sa) doğudan9

Cuma günü de yine parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 8°C, en yüksek 20°C, nem (%) 41-96, rüzgar (km/sa) doğudan 10 olarak ölçülmesi bekleniyor.

Aramızdan ayrılanlar

SERVET UÇAR VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden; Birsen Uçar’ın eşi, Elif Dilan ve Serkan’ın babası, merhhume Saadet Löpke’nin damadı, Gürsel Topçam’ın bacanağı, Emekli Astsubay Başçavuş Servet Uçar vefat etti. Merhumun cenazesi Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
LEYLA ERDURMAZ VEFAT ETTİ
Merhum Yavuz Eldurmaz’ın eşi, Barbaros Eldurmaz’ın annesi, merhum Hayrettin ve merhume Azime’nin kızları Leyla Eldurmaz vefat etti. Merhumenin cenazesi Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
FEVZİ ÇALIŞKAN VEFAT ETTİ
Sadiye Çalışkan’ın eşi, Cesur Çalışkan ve Seher Akbaşak’ın babaları, Hakkıcan Akbaşak ve Tanem Zeren Akbaşak ile Alp Çalışkan’ın dedeleri Fevzi Çalışkan vefat etti.
Merhumun cenazesi Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yenişehir Mezarlığında toprağa verildi.
HEDİYE ÖRS VEFAT ETTİ
Merhum Zurnacı Çerkez Örs’ün eşi, Erkan Ömür ve Damla Örs ile Arzu Karabacak’ın anneleri, Adnan Karabacak ile Necmi Reis’in kayınvalideleri, Gamze, Çerkez, Metin’in babaanneleri Hediye Örs 74 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Muradiye Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ALİ NARİN VEFAT ETTİ
Edirne Ticaret Lisesinden Emekli Ali Narin 92 yaşında vefat etti. Şükran Narin’in eşi. Ferdane Sadırlı, Feriha Narin, Gülseren Narin ve Seher Yörük’ün babaları, İsmail Sadırlı ve Sabahattin Yörük’ün kayınpederleri, Uğur Yörük ve Simge Sadırlı’nın dedeleri olan merhumun cenazesi dün Kıyık Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
SABAHAT CEVİKKOL VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Hasibe ve Hasan Özülke’nin kızları. Gökçe Çevikkol ve Pınar Bayer’in anneleri, Süleyman Çevikkol’un eşi, Sabahat Çevikkol 72 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Yıldırım Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenazı namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
MUSTAFA KAZAR VEFAT ETTİ
Emekli PTT Memuru ve Geçkinli Köyü Sakinlerinden Mustafa Kazar 75 yaşında vefat etti. Merhum Osman Kazar ve merhume Hatice Kazar’ın oğulları, Meliha Kazar’ın eşi, Tuncay ve Olcay Kazar’ın babaları olan merhumun cenazesi dün Geçkinli Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.