ORTADOĞU –NATO–su 

Hiç rahat durmayan Ortadoğu bu seferde sürpriz denilebilecek bir girişimle Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Türkiye, S. Arabistan, Pakistan diplomatları bir araya gelerek üçlü bir ittifak yapıp NATO’vari bir birlik, savunma gücü oluşturdular.

Bu olay dünyada şaşkınlık yarattı. İran dahi buna pek sıcak bakmadı; ‘böyle bir şey olur mu’ dediler. Türkiye olarak hem NATO’da olup hem Ortadoğu blokunda niye olmasın? Atatürk’ün zamanında Türkiye hem Balkan paktında idi, hem de Ortadoğu’da Sadabat Paktın’da. Atatürk’ün prensibi — Yurtta sulh, cihanda sulh’tu — demek oluyor yeter ki iyi niyeti bozmayalım.

Batı toplumu konuya pek sıcak bakmıyor. Hatta NATO içinde ‘Türkiye’nin ne işi var NATO’da’ diyenler bile var. Türkiye Avrupa’da gelişmiş ülkelerde göze batan bir devlet, hatta İran ile bu kadar tarihi bağlarımız olmasına rağmen konuya pek sıcak bakmıyor. Tabi konu henüz pek yeni, amacı, politikası netleşmiş değil. Üçlü ittifak zayıf halde, ileride muhakkak başka Ortadoğu ülkeleri de katılacaktır. Mısır Ortadoğu’da kilit bir ülkedir. Mısır’sız savaş ve barış yapamazsın. Mısır’ın ittifaka katılması gerekir. Mısır bugünlerde İsrail ile arası açık değildir, ileride Mısır’da katılır. Sonra geriye İran ve Irak kalıyor, bakalım göreceğiz. İran, ABD ile savaş halinde, tam bir barış anlaşması yapılmamış, onunda katılması gerekir. Mümkün olur mu? Geriye Suriye kalıyor tabi küçük Arap devleri de var Lübnan’a, Ürdün gibi bakalım göreceğiz, zaman ne gösterecek.

Bu arada Rusya’nın, ABD’nin net bir fikir açıklaması yok. Konu yavaş yavaş yerine oturmaya başladı. 3 yılda bir sekretarya değişimi olacak. Yavaş yavaş iş rayına oturuyor. Daha başka uygulamalarda belirlenir. Bu kuruluş yalnız savunma amaçlı oluyor, saldırı amacı gütmüyor; tıpkı NATO gibi. NATO 1940 lı yılların sonunda kuruldu. NATO’da yılların yorgunluğu var, bir yenileşme yapamadı. Yorgun ve eskimiş bir hali var, inşallah bu kuruluş bunları giderir. Biran önce Mısır, İran, Irak’ta kuruluşa katılmalı, İsrail şımarığı haddini bilmeli.

Arap ülkeleri yıllarca Osmanlı tebası olmuş, pek gelişme sağlayamamışlarsa da Osmanlı’nın otoritesiyle huzur içinde yaşamışlardır. Osmanlı’dan sonra sömürge devri başlamış, Fransa Mısır’da iki yıl kalmış, sonra İngiltere 100 yıl sömürge devri başlamış; Mısırda ne varsa alıp götürmüşler ama Mısır’ı da, Mısır yapmışlar. İsrail’in kuruluşuna en fazla destek veren İngiltere’dir. İsrail’i şımartanda azdıranda Amerika’dır. Buna karşı bir çözüm şekli şimdilik üçlü Ortadoğu ittifakı oluyor. Henüz ismi dahi belirlenmemiş.

Arap ülkelerine ne kadar güvenebiliriz; Ürdün eski kralı Hüseyin’in büyük babası Şerif Hüseyin’in şöyle bir beyenatı var — Ben Şerif Hüseyin olarak veli nimetime ihanet ettim, beni İngilizler seni Kral yapacağız diye kandırdılar, İngilizlerle birlik olup Türk askerini arkadan vurduk, bu vebali şimdi çekiyorum, Türklere karşı mahcubum. –

Diğer Arap ülkeleri de aşağı yukarı aynı. İran derseniz ABD savaşında Türkiye’ye üç füze gönderdi, füzeler NATO tarafından havada imha edildi. Pakistan derseniz çok bilinen bir ülke değil zaten. Hindistan’la savaşacak ortamı var, inşallah bu toplum Türkiye’nin başını belaya sokmaz. Türkiye’de silah satarak epey pazar olurlar. Bir söz vardır son sözü tecrübe söyler. Bekleyelim bakalım ORTADOĞU — NATO su — ne olacak…

HACCA GİTMEK

İnsanlara “KENDİNİ KANDIRMAK” gibi gelecek ama, ben gene de, “HACCA GİTMEK” konusunda düşündüğümü yazmak istiyorum.
Ben “Hac’ca gitme farzını şöyle düşünüyorum.
Tamam farz mı farz, ama düşününce, bütün dünya insanlarının, FİZİKİ YOLCULUKLA Hacca gitmesi mümkün gözüküyor mu sizce?..
Tamam seçim var, ama bu ne kadar mantıklı ve de adaletli?..
Bana göre, “Hacca gitmek” eylemi sadece fiziki değil de, ruhsal olarak gidemez miyiz?..
Hayal ile ruh gücünü kullan, Kâbe’ye gittiğini hayal et!.
“RUHSAL OLARAK KÂBEDESİN”
Fiziğinin gitmesi mi yoksa, ruhunun gitmesi mi daha makbuldür?..
Bence ruhsal olarak HAC’CA gitmek daha güzel.
Çünkü istediğin zaman, Gönlünden geçirir, hayal eder GİDERSİN!.
Yani, istediğimiz zaman, hacca gitmek ruhsal olarak mümkün, HAYAL ET YETER ORADASIN!..
Bak, gör, dularını anlayarak et, bir dakikayı bir saatmiş gibi yaşa, istediğin zaman geri dön.
Ayrıca, FİZİK, ET, KEMİK YOLLARDA, RUH İPTAL, AYAKLARINLA GİTMİŞİN NE FAYDA!?..

“Kendini kandırmak” gibi gelir insanlara, ama ruhsal gücümüz boşına verilmedi ki bize, kullanalım diye verildi, hem sınırları da yok!..

Kuran’ı Kerim. Sure 3/ayet 114:
Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardır.

Set Halinde mi, Karışık mı Sandalye Almalı?

Yemek masası etrafına aynı modelden altı sandalye almak alışılmış bir tercih, ama son yıllarda bilinçli olarak farklı modelleri bir araya getiren “mismatched” düzenler de popülerlik kazandı. İki yaklaşımın da kendine göre avantajı var; hangisinin doğru olduğu tamamen mekanın karakterine ve kişisel tercihe bağlı.

Set Halinde Sandalye Almanın Avantajı

Aynı model sandalyeden oluşan bir set, düzenli ve resmi bir görünüm sunar; bu yaklaşım özellikle klasik ve simetrik dekorasyonu benimseyen yemek odalarında tercih edilir. Set alımında genellikle toplu fiyat avantajı da bulunur. Tüm sandalyelerin aynı ölçüde ve aynı malzemeden olması, oturma konforunun da tutarlı kalmasını sağlar. Bu tutarlılık, misafir ağırlarken de her koltuğun aynı rahatlığı sunduğu anlamına gelir.

Karışık (Mismatched) Sandalye Ne Zaman İşe Yarar?

Farklı model ama uyumlu renk tonundaki sandalyeleri bir araya getirmek, özellikle bohem, eklektik veya country tarz mutfaklarda kasıtlı bir çeşitlilik etkisi yaratır. Bu yaklaşım, zamanla farklı dönemlerde alınan mobilyaları bir arada kullanmak isteyenler için de pratik bir çözümdür. Başarılı bir karışık düzen için, sandalyelerin en az bir ortak özelliği (ahşap tonu, oturma yüksekliği veya genel stil) paylaşması önerilir.

Baş Sandalyesi Farklı Olabilir mi?

Yemek masasının baş kısmına konan sandalyenin, yan sandalyelerden farklı (genellikle kollu ve daha büyük) bir model olması yaygın bir uygulamadır. Bu fark, hem işlevsel bir ayrım yaratır hem de masaya görsel bir hiyerarşi katar. Kalan sandalyeler set halinde bile olsa, baş sandalyesinin farklı olması genel düzeni bozmaz, aksine tamamlayıcı bir detay olarak algılanır.

Bütçe Açısından Hangisi Daha Avantajlı?

Set alımı genellikle parça başı maliyeti düşürür, ancak karışık düzen zamanla parça parça tamamlanabildiği için ani bütçe yükü oluşturmaz. İkinci el veya farklı kaynaklardan toplanan sandalyelerle oluşturulan karışık setler, bütçe kısıtlı projelerde ekonomik bir çözüm sunabilir. Her iki yaklaşımda da toplam sandalye sayısının masa uzunluğuyla orantılı olması önceliklidir. Zamanla bir sandalye kırılır veya hasar görürse, karışık düzende tek bir parçayı değiştirmek, set bütünlüğünü bozmadığından pratik bir avantaj sağlar.

Set ve Karışık Düzen Karşılaştırması

YaklaşımAvantajUygun Tarz
Set (aynı model)Düzenli görünüm, toplu fiyat avantajıKlasik, simetrik dekorasyon
Karışık (mismatched)Kişisel karakter, esnek bütçeBohem, eklektik, country

Sık Sorulan Sorular

Karışık sandalye düzeni dağınık görünür mü? Sandalyeler en az bir ortak özelliği (renk, ahşap tonu, yükseklik) paylaştığında dağınık değil, kasıtlı ve dengeli bir görünüm oluşturur.

Baş sandalyesi neden farklı seçilir? Farklı ve genellikle kollu bir baş sandalyesi, masaya görsel bir hiyerarşi katar ve bu detay set halindeki düzeni bozmadan tamamlayıcı bir rol üstlenir.

Set halinde sandalye almak her zaman daha mı ekonomik? Genellikle parça başı maliyeti düşürür, ancak karışık düzen zamanla parça parça tamamlanabildiğinden ani bütçe yükünü azaltabilir.

Kaç farklı sandalye modeli bir arada kullanılabilir? Genel öneri iki veya üç farklı modelle sınırlı kalmaktır; daha fazla çeşitlilik düzeni dağınık gösterme riski taşır.

Karışık düzende sandalye yükseklikleri farklı olabilir mi? Küçük farklar sorun yaratmaz, ancak masa altına sığma ve diz mesafesi açısından oturma yüksekliklerinin birbirine yakın olması önerilir.

Çok Amaçlı ve Fonksiyonel Spor Alanı

Spor yapıları; güvenliğin, dayanıklılığın, işlevselliğin ve kullanıcı konforunun birlikte ele alınması gereken önemli kamusal alanlardır. Memcan İnşaat A.Ş. tarafından Kütahya’da hayata geçirilen TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu, çağdaş mimari anlayışı ve fonksiyonel planlamasıyla farklı spor faaliyetlerine hizmet edecek şekilde tasarlanmıştır.

Yaklaşık 8.900 metrekare toplam kullanım alanına sahip olan yapı, sporcuların ve izleyicilerin ihtiyaçlarına cevap verebilen çok amaçlı bir kullanım düzenine sahiptir. Projenin tasarım ve uygulama süreçlerinde dayanıklılık, erişilebilirlik, güvenlik ve uzun ömürlü kullanım gibi temel kriterler ön planda tutulmuştur.

Çok Amaçlı ve Fonksiyonel Spor Alanı

TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu, farklı spor organizasyonlarının gerçekleştirilebilmesine imkân tanıyan geniş açıklıklı bir iç mekân organizasyonuna sahiptir. Mekânların işlevsel biçimde planlanması, spor faaliyetlerinin düzenli ve güvenli şekilde yürütülmesini desteklemektedir.

Geniş iç hacim sayesinde sporcular için ferah bir kullanım alanı oluşturulurken izleyicilerin müsabakaları rahatlıkla takip edebilmesi amaçlanmıştır. Yapı içerisinde oluşturulan görüş açıları, seyir deneyiminin kesintiye uğramaması ve salonun farklı noktalarından oyun alanının rahatça izlenebilmesi göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir.

Projenin sade mimari dili, yapının kamusal kimliğini güçlendirirken kullanım kolaylığı sağlayan düzenli bir mekânsal kurgu meydana getirmektedir. Mimari ve mühendislik çözümlerinin bir arada değerlendirilmesiyle yapı, hem günlük spor faaliyetlerine hem de farklı organizasyonlara uygun çağdaş bir spor alanı sunmaktadır.

Dayanıklı Betonarme Tribün Sistemi

Yapının önemli bölümlerinden biri olan tribünler, betonarme sistem kullanılarak inşa edilmiştir. Tribünlerin tasarımında yüksek dayanım, güvenli kullanım ve uzun ömürlü yapı performansı temel kriterler arasında yer almıştır.

Betonarme tribün sistemi, yapının yoğun kullanıma uygun olmasına katkı sağlarken 250 kişilik izleyici kapasitesinin güvenli ve düzenli biçimde karşılanmasını desteklemektedir. Oturma alanlarının yerleşiminde izleyici konforu ve görüş sürekliliği dikkate alınmış; salon içerisindeki spor faaliyetlerinin farklı açılardan rahatlıkla takip edilebilmesi hedeflenmiştir.

Yapısal sistemin sağlamlığı, yalnızca günümüz ihtiyaçları doğrultusunda değil, yapının uzun yıllar boyunca güvenle kullanılabilmesi amacıyla ele alınmıştır. Bu yaklaşım, Memcan İnşaat’ın projelerinde benimsediği kalite ve sürdürülebilirlik anlayışını da yansıtmaktadır.

Memcan İnşaat’ın Mühendislik Yaklaşımı

Memcan İnşaat, konutlardan kamu yapılarına, altyapı çalışmalarından mühendislik hizmetlerine kadar farklı alanlarda güvenli, işlevsel ve kalıcı projeler üretmektedir. Her projeyi planlama, mühendislik, uygulama ve kalite kontrol aşamalarıyla bütüncül şekilde ele alan firma; modern teknolojiden, bilimsel verilerden ve mühendislik prensiplerinden yararlanmaktadır.

TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu projesinde de yapının kullanım amacı, ziyaretçi kapasitesi ve uzun vadeli ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Geniş açıklıklı iç mekân düzeninden betonarme tribün sistemine kadar bütün unsurlar, yapının güvenliğini ve işlevselliğini destekleyecek şekilde planlanmıştır.

Memcan İnşaat A.Ş., çalışmalarında kaliteli uygulamanın yanı sıra iş güvenliğine, şeffaf iletişime, zamanında teslim anlayışına ve düzenli kalite kontrol süreçlerine önem vermektedir. Firma, hayata geçirdiği her yapının bulunduğu bölgeye değer katmasını ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uzun yıllar boyunca cevap vermesini amaçlamaktadır.

Kütahya’ya Değer Katan Çağdaş Bir Yapı

Kütahya’da inşa edilen TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu; geniş kullanım alanı, dayanıklı taşıyıcı sistemi, işlevsel mekân organizasyonu ve izleyici odaklı tribün düzeniyle çağdaş bir kamusal spor yapısıdır.

Sporun toplum yaşamındaki önemini destekleyen proje, farklı yaş gruplarının spor faaliyetlerine katılabileceği güvenli ve düzenli bir ortam sunmaktadır. Memcan İnşaat A.Ş., mühendislik bilgisiyle şekillendirdiği TOKİ 250 Kişilik Spor Salonu gibi projelerle insanların yaşamına değer katan, güçlü ve uzun ömürlü yapılar üretmeye devam etmektedir.

Ayçiçeği yüklü traktör devrildi; 1’i ağır 2 yaralı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Bayramlı köyünde, hasat ettiği ayçiçeğini Uzunköprü’ye götürmek üzere yola çıkan C.B. yönetimindeki traktörün,  kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu 1’i ağır 2 kişi yaralandı.

Kaza, Cuma sabah saatlerinde Uzunköprü ilçesi Malkoç köyü yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre C.B., Bayramlı köyünde hasat ettiği ayçiçeğini, Uzunköprü’ye götürmek üzere römorka yükleyip traktörüyle yola çıktı. Seyir halindeki traktör Malkoç köyü yakınlarında, sürücü C.B.’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak devrildi. Kazada C.B. ile yanındaki A.E. yaralandı.

Devrilen römorktaki ayçiçeği ise çevreye saçıldı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Burada tedaviye alınan C.B., Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. C.B.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Jandarmanın kazayla ilgili incelemesi sürüyor.

Kapıkule’den son 3 yılın rekoru!

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye’de yaz tatillerini geçirip Avrupa’da yaşadıkları ülkelere dönen gurbetçilerin yoğunluk oluşturduğu, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda, 27 Ağustos’ta son 3 yılın araç çıkış rekorunun kırıldığını açıkladı.

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayıp yaz tatillerini Türkiye’de geçiren gurbetçilerin, geri dönüş yolculuğu sürüyor. Türk vatandaşları, anavatandan ayrılırken Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule ve Hamzabeyli ile Yunanistan’a açılan Pazarkule ve İpsala sınır kapılarında yoğunluk oluşturuyor. Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen Edirne Valisi Yunus Sezer, burada gurbetçilerle bir araya gelerek, açıklamalarda bulundu.

Gazetecilere konuşan Sezer, sınır kapılarında gurbetçi yoğunluğunun sonuna yaklaşıldığını söyleyerek, “22 Haziran’da başlayıp Eylül’ün ortasına kadar devam eden bir gurbetçi sezonumuz var. Şu ana kadar geçen seneden de daha iyi durumdayız. Beklemeler noktasında özellikle Bulgaristan’daki muhataplarımızla bakanlığımız vesilesiyle yapmış olduğumuz görüşmeler, aynı zamanda yerel olarak sürekli bir gelerek buradaki trafiği yönetme noktasındaki ortak iradenin sonuçlarını bir şekilde alıyoruz” dedi.

‘KAPIKULE’DE SON 3 YILIN ARÇA ÇIKIŞ REKORU KIRILDI’

Vali Sezer, 22 Haziran – 27 Ağustos tarihleri arasında kentteki 4 sınır kapısından giriş ve çıkışlara yönelik rakamlar da paylaşarak, “22 Haziran’dan başlayan gurbetçi sezonumuzda şu ana kadar dört sınır kapımızdan 3 milyon 700 bin yolcu ve 1 milyon araç giriş ve çıkışı oldu. Bizim tahminlerimiz şu anda 60 bin kadar çıkış yapacak gurbetçimiz, hemşerimiz var. Onlar da önümüzdeki 10 günlük süreçte tekrar bulundukları ülkelere doğru dönüş yapacaklar.  Geçen yıl yaşadığımız yoğunluğu bir hafta önce yaşamıştık. Dün Kapıkule Sınır Kapısı’nda son üç yılın rekorunu kırdık çıkış noktasında, 5 bin 587 araç çıkışı oldu.  Bugün de yine bu yoğunluk nispeten devam ediyor. Bundan sonra da azalarak son 10 günlük sürece gireceğiz. Tüm bu dönemi kale aldığımız zaman, hesapladığımız zaman da; geçen yıl 39 ortalama bekleme vardı. Bu sene bu rakam 30 dakikanın altına inmiş durumda, 27 dakika ortalamamız var. Bu pik yapan günlerde, geçen hafta çarşamba ve perşembe bu hafta yine çarşamba, perşembe, cuma gibi dönemlerde iki saatleri bulan beklemeler var” diye konuştu.

‘SIKINTI YARATAN KONULARLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPILDI’

Gurbetçi vatandaşların şikayetçi olduğu konularla ilgili de bakanlıklar düzeyinde gerekli çalışmaların yapıldığını kaydeden Sezer, “Özellikle otoyol ve köprü geçiş ücretleriyle, trafik cezalarının yükümlülükte tahsiliyle ilgili bazı sıkıntılar vardı, özellikle mükerrer ödemeler noktasında. Bununla ilgili olarak da geçen hafta itibarıyla hem Ticaret Bakanlığımız hem de Hazine ve Maliye Bakanlığımız düzenlemeler yaparak bu noktadaki tereddüt oluşturan hususlar olarak şu anda herhangi bir sıkıntımız yok. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 1471 gümrük ve emniyet personelimiz bu dönemde hizmet veriyorlar 24 saat esasına göre. Özellikle gümrükte 137 geçici personelimiz, yine emniyette de 90’a yakın geçici emniyet personelimiz burada bu dönemin hızlı ve seri bir şekilde giderilmesi, daha iyi hizmet verme adına görev yaptılar. Bu görevlerinde sezon sonuna kadar devam ettirecekler” şeklinde konuştu.

‘ARKADAŞLARIMIZ TİTİZLİKLE ÇALIŞIYOR’

Geride kalan süreçte, gümrük ve emniyet personelinin hem gurbetçilerin konforlu çıkışları hem de kaçakçılığın önlenmesiyle ilgili titizlikle çalıştığını da sözlerine ekleyen Vali Sezer, “Bir taraftan da tabii burada dört tane gümrüğümüz var. Hem vatandaşlarımızın konforlu bir şekilde giriş ve çıkışını sağlama, hem de kaçak gümrük eşyası ve uyuşturucu noktasında da arkadaşlarımız yine aynı titizlikle devam ediyorlar aramalara. Şunu söyleyeyim; geçen yıl uyuşturucu yakalamalarında gümrük, emniyet, jandarma bir rekor kırmıştık. Bu sene geçen senenin yaklaşık aynı dönem olarak 4 katını yakalamış durumdayız. Onunla ilgili olarak tabii rakamlar yok. Daha sonraki dönemde onu da paylaşırız. Bu noktada da ciddi bir çalışma devam ediyor. Daha bu hafta itibariyle 400 kiloya yakın uyuşturucu yakalandı. Ben arkadaşlarımıza da hem vatandaşlarımızın geçiş noktasındaki konforları, rahatları ve hızları için olağanüstü çalışmaları hem de yine ülkemize uyuşturucu madde başta olmak üzere istenmeyen gümrük kaçak malzemelerini girişleri noktasında da göstermiş oldukları hassasiyetler için de teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

İpsala’da feci kaza: 2’si ağır 3 yaralı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin İpsala ilçesinde otomobilin motosiklete çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 2’si ağır 3 kişi yaralandı.

Kaza, Perşembe akşam saatlerinde Keşan-İpsala kara yolu Kumdere Köyü Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Keşan’dan İpsala yönüne giden V.C.D. yönetimindeki 17 AD 131 plakalı otomobil, aynı yönde ilerleyen ve sürücüsü henüz belirlenemeyen plakasız motosiklete arkadan çarptı. Motosikletin otomobile saplandığı kazada, otomobil sürücüsü V.C.D. ile motosikletteki S.G. ve A.A. yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. S.G. ve A.A.’nın hayati tehlikelerinin bulunduğu bildirildi.

Kazaya ilişkin başlatılan inceleme sürüyor.

Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri

Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri, garanti süresi sona ermiş Beko marka beyaz eşyalar için bakım, arıza tespiti, onarım ve montaj çözümlerini kapsamaktadır. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın ve derin dondurucu gibi cihazlarda yaşanan teknik sorunlar için Kocaeli genelinde özel servis desteği sunulmaktadır.

Servisimiz Beko markasının yetkili servisi değildir. Bağımsız özel teknik servis olarak yalnızca üretici veya satıcı garantisi bitmiş cihazlara hizmet vermektedir. Garanti süresi devam eden Beko ürünleri için markanın resmi yetkili servis kanallarına başvurulması gerekmektedir.

Beko Beyaz Eşya Bakım ve Onarımı

Beyaz eşyalar yoğun kullanıma bağlı olarak zaman içerisinde farklı arızalar gösterebilir. Buzdolabının yeterince soğutmaması, çamaşır makinesinin sıkma yapmaması, bulaşık makinesinin suyu boşaltmaması veya fırının istenilen sıcaklığa ulaşmaması sık karşılaşılan sorunlar arasındadır.

Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri kapsamında cihaz öncelikle teknik ekip tarafından kontrol edilir. Arızanın kaynağı belirlendikten sonra yapılması gereken işlem ve varsa parça değişimi hakkında kullanıcıya bilgi verilir. Kullanıcının onayının ardından gerekli bakım veya onarım uygulaması gerçekleştirilir. Cihazın mevcut durumuna uygun, güvenli ve ekonomik bir çözüm sunulması hedeflenir.

Hangi Beko Ürünlerine Servis Veriliyor?

Beko marka buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak, ankastre set, davlumbaz ve derin dondurucu gibi farklı ürün grupları için teknik servis hizmeti verilmektedir. Elektrik almama, su akıtma, sesli çalışma, programı tamamlamama, soğutmama, ısıtmama ve hata kodu gösterme gibi problemler için servis kaydı oluşturabilirsiniz.

Arıza onarımının yanı sıra cihazların verimli çalışmasını destekleyen bakım ve montaj işlemleri de yapılmaktadır. Düzenli bakım uygulamaları, bazı arızaların büyümeden tespit edilmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda cihaz performansının korunmasına ve gereksiz enerji tüketiminin önlenmesine katkı sağlayabilir.

Kocaeli Genelinde Beko Özel Servisi

Hizmet ağımız Derince, Dilovası, Gebze, Gölcük, İzmit, Kandıra, Karamürsel, Kartepe, Körfez, Başiskele, Çayırova ve Darıca ilçelerini kapsamaktadır. Kocaeli’nin farklı bölgelerinden alınan servis talepleri, ekiplerin çalışma programına göre en kısa sürede değerlendirilir.

Servis kaydı oluştururken cihazın türünü, modelini ve yaşadığınız sorunu belirtmeniz planlamanın daha hızlı yapılmasını sağlar. Belirlenen randevu doğrultusunda adrese gelen teknik ekip, gerekli kontrolleri gerçekleştirerek arıza hakkında bilgi verir. Gereksiz işlem ve parça değişiminden kaçınılarak cihazın yeniden kullanılabilir duruma getirilmesi amaçlanır.

Bir Yıl Garantili Teknik Servis Desteği

Servis kapsamında gerçekleştirilen uygun onarım ve parça değişimi işlemleri bir yıl servis garantisiyle desteklenmektedir. Bu garanti, yapılan işlem ve değiştirilen parça için geçerlidir. Servis sonrasında aynı işlemle ilgili bir sorun yaşanması durumunda kullanıcıların teknik destek alabilmesi amaçlanmaktadır.

Kocaeli Beko Servisi Telefon Numarası

Beko marka beyaz eşyanız için randevu oluşturmak istiyorsanız 0262 606 13 72 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Çağrı merkezimiz her gün 08.00 ile 23.00 saatleri arasında servis taleplerinizi kabul etmektedir.

Cihazınızda yaşanan arızayı kısaca anlatarak bakım, onarım veya montaj talebinde bulunabilirsiniz. Garanti süresi sona ermiş Beko cihazlarınız için hızlı ve ulaşılabilir özel servis desteği almak istediğinizde Kocaeli Beko Servisi Hizmetleri ile iletişime geçebilirsiniz.

Edirne’de Trakya amatör spor zirvesi

Edirne, Çanakkale, Tekirdağ ve Kırklareli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanları Edirne’de bir araya gelerek bölge amatör sporunun sorunlarını ve Ekim ayında Ankara’da yapılacak Konfederasyon seçimlerini değerlendirdi.

Trakya amatör sporunun geleceği için önemli bir buluşma Edirne’de gerçekleştirildi. Edirne, Çanakkale, Tekirdağ ve Kırklareli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanları bir araya gelerek bölgedeki amatör spor kulüplerinin sorunlarını masaya yatırdı.

Toplantıda kulüplerin ekonomik sıkıntıları, tesis ve saha ihtiyaçları, ulaşım sorunları, sporcu ve kulüplere verilen desteklerin artırılması gibi konular ele alındı. Ayrıca Ekim ayında Ankara’da gerçekleştirilecek Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu seçimleri de toplantının önemli gündem maddelerinden biri oldu.

Dört ilin ASKF başkanları, Trakya’nın amatör spor alanındaki taleplerinin daha güçlü şekilde temsil edilmesi amacıyla seçim sürecinde ve sonrasında birlikte hareket etme kararı aldı.

Başkanlar, “Trakya’nın gücü birlik ve beraberliğinden geliyor. Kulüplerimizin ve sporcularımızın sorunlarının çözümü için ortak hareket ederek bölgemizin sesini daha güçlü duyuracağız” mesajı verdi.

Edirne’deki buluşmanın, Trakya amatör sporunda iller arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olduğu belirtildi.