Cumhuriyet coşkusu geceye taşındı

Mehmet ŞELECİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 102. yıldönümü kutlamaları dün akşam Edirne Belediyesi’nin düzenlediği fener alayı ve Cumhuriyet konserleri ile tamamlandı. Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Edirne’nin Cumhuriyetimizin 102. yıl coşkusuna yakışır bir bayram kutlamasına imza attığını belirterek, “Genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle tüm hemşehrilerimin bu eşsiz coşkuya ortak olduğu için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum”dedi.


Edirneliler, akşam saatlerinde Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan görkemli fener alayına katılarak coşkuyu doruğa taşıdı ve Atatürk Anıtı’na yürüdü. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, siyasi parti ve STK temsilcilerinin de aralarında olduğu binlerce vatandaş, dev Türk Bayrağı, Edirne Belediye Bandosu’nun marşları ve meşaleler eşliğinde Atatürk Anıtı’na doğru yürüdü.


Coşkunun doruğa çıktığı anıtta bir konuşma yapan Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, Cumhuriyetin 102. yıl dönümünün önemini vurguladı. Başkan Gencan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Tam 102 yıl önce bir millet özgürlüğe, eşitliğe ve bağımsızlığa inandı. Ve biz bugün… Aynı inançla, aynı kararlılıkla, aynı yürekle yürüyoruz! Çünkü Edirne, Cumhuriyetin sarsılmaz kalelerinden biridir! Bu yürüyüş bir tören değildir… Bu yürüyüş bir and, bir sözdür. Biz bu şehirde, bu topraklarda, bu ışığı sonsuza kadar yaşatacağız!”


Başkan Gencan, Cumhuriyetin; kadınların cesareti, gençlerin umudu ve çocukların kahkahası olduğunu belirterek, “Bu şehirde Atamızın emanetine sahip çıkmaya ant içtik! Bu şehirde Cumhuriyet meşalesini asla söndürmeyeceğiz!” dedi. Meşalelerin bağımsızlığın, özgürlüğün ve direncin simgesi olduğunu vurguladı.
Cumhuriyetin; hiçbir baskıya boyun eğmemek, haksızlığa karşı omuz omuza durmak, eşitlik, adalet ve birlikte var olmak olduğunu ifade eden Gencan, şehri Cumhuriyet’in ilkeleriyle ve dayanışmanın gücüyle yöneteceklerini, alın teri döken her vatandaşa sahip çıkacaklarını söyledi ve “Çünkü Cumhuriyet, halkın kendisidir!” diyerek sözlerini tamamladı.


CUMHURİYET KONSERLERİNE İLGİ YÜKSEKTİ
Fener Alayı’nın ardından kutlamalar, 15 Temmuz Demokrasi Ve Cumhuriyet Parkı’nda Cumhuriyet Konseri ile devam etti. Edirneliler, Mazi, Onur Kurt, Öykü Kaçar, İldem Kirazoğlu, Aslınur Bolu ve Göksucan AR Band’ın şarkıları ile Cumhuriyet coşkusunu hep birlikte yaşadı.


Konsere katılan sanatçıları tebrik eden Başkan Gencan, Edirnelilerin gün boyu süren coşkulu kutlamasına teşekkür etti. Edirne’ye yakışan bir coşku ve kalabalıkla bayramın kutlandığını belirterek gençlere ve çocuklara seslendi: “Cumhuriyet, genç kardeşlerimin umudu, çocuklarımızın kahkası… Buradan, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bütün silah arkadaşlarına saygıyla, rahmetle anıyoruz. Ne mutlu bize, Cumhuriyeti armağan etmişler. Ne mutlu; Edirne Cumhuriyeti’ne sahip çıkıyor.”


Başkan Gencan etkinlikler sonrası yaptığı açıklamada, “Edirne, Cumhuriyetimizin 102. yıl coşkusuna yakışır bir bayram kutlamasına imza attı. Genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle tüm hemşehrilerimin bu eşsiz coşkuya ortak olduğu için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi Edirne’de bu meşale sonsuza kadar yanacak!” ifadelerini kullanarak cumhuriyete sahip çıkan tüm hemşehrilerine teşekkür etti.

Yoğurt kabında 5,5 milyonluk altın!

Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı’nda Türkiye’den gelen bur otobüste yapılan denetimlerde bir yoğurt kabında piyasa değeri 223 bin 475 leva (yaklaşık 5,5 TL) olan 14 ayar altın takılar ele geçirildi.

Olay, 27 Ekim 2025 gecesi Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapan, Plovdiv plakalı bir yolcu otobüsünde meydana geldi. Risk analizi sonucu detaylı aramaya alınan araçta, yolcu bölümündeki koltuklarda bırakılmış iki plastik torba bulundu. Torbaların içindeki gıda ürünleri arasında yer alan beş kiloluk yoğurt kovasının kapağı açıldığında, içerisine gizlenmiş yedi şeffaf pakette zincir, kolye, bilezik, yüzük, küpe, madalyon, küçük bir taç ve kravat biçiminde takılar tespit edildi.

Uzman incelemesi, takıların tamamının 14 ayar altın olduğunu ve toplam ağırlıklarının 1 kilo 241 gram geldiğini ortaya koydu.

Soruşturma sırasında altınların, otobüsteki bir Bulgaristan vatandaşı olan 50 yaşındaki N.M.’ye ait olduğu belirlendi.

Olayla ilgili olarak Burgaz Gümrüğü tarafından savcılık gözetiminde ön soruşturma başlatıldı. Zanlıya 2000 leva tutarında para teminatı ve ülke dışına çıkış yasağı getirildi.

Nehir debileri iki ileri bir geri

Balkanlar’daki yağışlı hava sisteminin etkisiyle Ekim ayının ortalarında debileri uzun sürenin ardından 3 haneli rakamlara yükselen Meriç Nehri’nin debisi yeniden çift haneli rakamlara geriledi.

DSİ’nin bölgedeki istasyonlarında 10 Ekim 2025 ve  29 Ekim 2025 tarihlerinde sabah saatlerinde yapılan ölçümlerde Meriç Nehri’nin debisi 123 metreküpten 50 metreküpe düştüğü görüldü.İki tarihteki debi değerleri şöyle:

10 Ekim – 29 Ekim 2025 (m3/s)

TUNCA:

Elhova – Bulgaristan     4 – 3

Suakacağı                    3 – 5

MERİÇ:

Harmanlı – Bulgaristan 72 – 34

Svilengrad –Bulgaristan107 – 46

Kirişhane                     123 – 50

İpsala                          155 – 44

ERGENE

İnanlı                           1- 1

Lüleburgaz                  3 -34

Yenicegörece               7 -6

‘Ekonomiden spora her alanda çözülme’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, Türkiye’de sorunun adının yönetimsizlik, sebebinin ise liyakatsizlik olduğuna dikkat çekerek, “ Bir ülkenin tezgâhlarını susturursanız, ülkenin geleceğini yok edersiniz. Bir ülkenin suyunu kurutursanız, geleceğini de kurutursunuz. Bir ülkenin adaletini kirletirseniz, toplumsal vicdanı yok edersiniz” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Tekin, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu şartlara dikkat çeken Tekin, “Bugün ülkemizin kalbi sayılan tekstil sektörü çökmenin eşiğine gelmiştir. Diğer yanda yaşanan büyük kuraklık ve vatandaşı illallah ettiren su kesintileri ve şimdi de futbolumuzu sarsan bahis skandalı.” dedi.

SON İKİ YILDA 177 BİN KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ

Her üç sorun da farklı gibi görünse de köklerinin plansızlık, ilgisizlik, liyakatsizlik ve vicdansızlık olduğunu ifade eden Tekin, şunları söyledi:

“Türkiye’de istihdamın lokomotifi olan tekstil sektörü can çekişiyor. Bir zamanlar milyonlarca insana iş, on binlerce aileye ekmek sağlayan bu sektör; bugün kapanan atölyelerle, boşalan fabrikalarla anılıyor. Rakamlar çok net: Son iki yılda 177 bin insan işini kaybetti. Kapasite kullanımı yüzde 77’den yüzde 69’a geriledi. Her dört üretim hattından biri sessiz, her dört tezgâhtan biri durmuş durumda. Sanayici artık ‘makineyi çalıştırmak zarar etmek demek’ diyor. Enerji fiyatları iki yılda yüzde 135 artmış durumda. Sonuç ortada: Son iki yılda 200’den fazla Türk firması üretimini Mısır’a, Bangladeş’e, Fas’a taşıdı.”

HEM TOPRAĞIMIZI HEM GELECEĞİMİZİ KURUTUYORUZ

Türkiye genelinde özellikle büyükşehirlerde yaşanan su kesintilerine değinen Tekin, Türkiye’nin bugün su fakiri bir ülke olma eşiğini çoktan geçtiğini belirtti.

Kişi başına düşen su miktarının 1.300 metreküpün altına indiğini dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

“Ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Ülkenin birçok şehrinde planlı su kesintileri yaşanıyor. Barajlar boşalıyor, yeraltı suları çekiliyor, göller kuruyor. DSİ başka söylüyor, belediyeler başka yapıyor, hiçbiri aynı masaya oturmuyor. Tarımdaki suyun yüzde 70’i yanlış yöntemlerle harcanıyor. Pamuk, mısır gibi suyu seven ürünler kurak bölgelerde teşvik ediliyor. Bu plansızlıkla, hem toprağımızı hem geleceğimizi kurutuyoruz.”

EKONOMİDEN SPORA HER ALANDA ÇÖZÜLMELER VAR

Dün Türk futbolunun adaletine gölge düşüren bir bahis skandalı ortaya çıktı. Federasyonun açıklamasına göre 571 hakemden 371’inin bahis hesabı var; 152’si aktif olarak bahis oynamış. Bazı hakemlerin on binlerce kez bahis oynadığı ortaya çıkmış. Bütün kulüpler peş peşe açıklama yapıyor. Galatasaray isimlerin açıklanmasını, Beşiktaş son dört sezonun yeniden incelenmesini istedi.

Fenerbahçe, bu olayı ‘temizlenme fırsatı’ olarak değerlendiriyor. Federasyon Başkanı: ‘Ne pislik varsa temizleyeceğiz.’ diyor. Ülkemizde adalet büyük oranda zedelenmiştir. Toplumun güveni sarsılmıştır. Ekonomiden spora her alanda çözülmeler var.

Sanayi çöküyor, suyumuz kuruyor, adalet çürüyor. Sorunun adı belli: Yönetimsizlik. Sebebi belli: Liyakatsizlik. Bir ülke, üretmeden büyüyemez. Bir ülke, suyunu koruyamadan var olamaz. Bir ülke, adalet olmadan yaşayamaz.

Biz sadece eleştirmek için değil, çözüm sunmak için buradayız. Ekonomide üretimi ayağa kaldırmak zorundayız. Enerji maliyetlerini düşürülmeliyiz, üreticiye nefes aldırmak gerekiyor. KOBİ’lere faizsiz kredi sağlanmalı, istihdamı koruyacak destekler verilmelidir.

Çevre konusunda, artık kaybedecek vaktimiz yok. Su Kanunu hemen çıkarılmalıdır. Her ilin kendi ‘kuraklık eylem planı’ hazırlanmalı. Suyu kirleten sanayiciye, atık bırakan madene caydırıcı cezalar uygulanmalı. Ve toplumda, her alanda şeffaflık tesis edilmeli. Spor, siyaset, ekonomi… Her alanda…

Türkiye bu krizleri aşabilir. Yeter ki, sorunları sümenaltı etmeyelim, gerçeklerle yüzleşelim.

Bugün Türkiye’nin önünde iki yol var. Ya bu krizlere alışacağız ve yeni krizlerle boğuşacağız ya da üretimden ahlaka kadar her alanda yeniden kalkınacağız. Biz inanıyoruz, bu topraklar yeniden üretir, yeniden yeşerir. Yeter ki emeğe, alın terine, suya ve adalete sahip çıkalım.

Bir ülkenin tezgâhlarını susturursanız, ülkenin geleceğini yok edersiniz. Bir ülkenin suyunu kurutursanız, geleceğini de kurutursunuz. Bir ülkenin adaletini kirletirseniz, toplumsal vicdanı yok edersiniz. Biz buna kesinlikle izin vermeyeceğiz. Türkiye bunu hak etmiyor. Milletimiz bunu hak etmiyor.”

Spor Hukukçusu’ndan 4’üncü kitap

Nurşen GÜL ÖZ

Spor Hukukçusu Av. Aysu Melis Bağlan Sevindik, 1 Kasım Cumartesi günü Kocasinan Mahallesi Halk Kafede “Mucize Makinesi” isimli dördüncü kitabını imzalayacak. Halk Kafe’de Cumartesi günü saat 14.00 ile 16.00 arasında gerçekleşecek imza gününe, tüm Edirneli kitapseverler davetli.

Bağlan ailesinin kızları olarak Edirne’de doğan Aysu Melis’in, “Sporda Uluslararası Tahkim Yargılaması ve Türkiye’de Hukuki Durum” ile “Spor Hukuku Pratik Çalışmalar” isimli iki akademik kitabının yanında, makalelerden oluşan “Anne Ben Şike Mağduru muyum?” isimli kitapları bulunuyor.

Eğitim öğrenim hayatı Kurtuluş İlköğretim Okulu ile başlayan Aysu Melis, Edirne İlhami Ertem Lisesi (2005), İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2009) ve Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Avrupa Birliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı (2013) mezunu . 14/10/2010 tarihinde kayıt olduğu İstanbul Barosu’ndan ruhsatını aldıktan sonra dört yıl avukatlık mesleğini icra eden Bağlan, Eylül 2014-Aralık 2019 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi İletişim Danışmanı olarak kariyerini sürdürdü. Günümüzde bağımsız olarak çalışmalarına devam ediyor.

Temel ilgi alanları; spor hukuku, ceza hukuku, dijital medya ve İspanyol kültürü olan Bağlan, İspanyolca ve İngilizce biliyor. Bir dönem; İstanbul Üniversitesi (Lisans), İstanbul Okan Üniversitesi’nde (Lisans ve Yüksek Lisans) Spor Hukuku dersleri veren Aysu Melis, organizasyon işleri yapan Etkin Kampus Şirketi Sahibi olan Güney Sevindik ile evli… Aysu Melis Bağlan Sevindik halen yaşamını ve çalışmalarını Edirne’de sürdürüyor.

Bülent Türker’den muhteşem atmosfer

Edirne Ticaret Lisesi mezunu, yıllardır dünyanın dört bir yanında yaptığı insani çalışmalarla tanınan, Hollanda’nın en renkli insanı Bülent Türker tarafından bu yıl onuncusu düzenlenen geleneksel Altın Lale Ödül Töreni ve Cumhuriyet Balosu unutulmaz anlara sahne oldu. Avrupa’da benzeri bulunmayan bu özel gece, muhteşem atmosferi, zarif konukları ve özenle hazırlanmış organizasyonuyla büyük beğeni topladı.

Gazeteci İlhan Karaçay, “Hollanda’nın en renkli insanı Bülent Türker’den muhteşem bir tören daha” başlığı ile sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Yemekli olarak düzenlenen gecede, Türkiye’den gelen ünlü sanatçılar Serenad Bağcan ve Coşkun Sabah performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.Gecenin Sunuculuğunu Türkiye’ den ünlü televizyon sunucusu Özde Sinem Çol yaptı.

Hollanda çevirileri ise Hollanda Vatandaşı olan Sibel Gökebir tarafından yapıldı.

Gecenin açılışı, Türk ve Hollanda milli marşlarının okunması ve şehitlerimiz için yapılan saygı duruşu ile gerçekleşti.

Bu yıl da Türkiye’den gelen Ankara Olgunlaşma Enstitüsü, 22 farklı yöresel kıyafeti Hollandalı mankenlerin sunumuyla sahneye taşıyarak büyük alkış aldı.

Sahiplerini bulan ödüller:

Altın Lale Ödülü, usta sanatçı Coşkun Sabah’a verildi.

Süper Ödül: On yılda bir kez verilen Süper Ödül ise değerli sanatçı Zülfü Livaneli için ayrıldı.

Livaneli’nin özel sebeplerle katılamadığı törende, ödülünü Serenad Bağcan teslim aldı.

Altın Lale Basın Ödülü, Hollanda’nın en başarılı televizyon program yapımcısı Yeşim Candan’a,

Altın Lale Onur Ödülü, Hollanda Emniyet Müdürlüğü Kuzey Hollanda Bölgesi Müdürü, Türkiye’nin gururu Hamit Karakuş’a,

En İyi Dernek Ödülü, Harmony Derneği’nin folklor ve müzik grubuna,

Politika Ödülü ise genç politikacı Funda İleri’ye takdim edildi.

Ayrıca, Kocaeli Derince’de 1999 depremi sonrasında yaptırılan Bülent Türker Anaokulu’nun okul müdürleri Emel Fırtına ve Zehra Genç, geceye katılarak Sayın Bülent Türker tarafından teşekkür belgelerini aldılar.

Gecede, Türk mutfağının seçkin lezzetleriyle hazırlanan menü büyük beğeni toplarken, Sabri Arslan ve orkestrası misafirlere müzik ziyafeti yaşattı. Katılımcılar milli marşlarımızı coşkuyla söyleyerek Cumhuriyet’in 102. yılını kutladılar.

Gecede yapılan açık arttırma ve piyango çekilişinin gelirinin Hatay ve deprem bölgesindeki çocuklar için kullanılacağı açıklandı. Bu açıklama salonu alkışlarla inletti.

Bu yıl ayrıca gönüllü çalışmalarıyla topluma örnek olan Annic Eyckmen, Sağ Baran ve Latife Yiğitsoy’a Onur Plaketleri takdim edildi.

Altın Lale Başkanı Bülent Türker, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu yıl 10. yılımız olması nedeniyle büyük bir özen gösterdik. Yaklaşık 40 gönüllü arkadaşımız 6 ay boyunca bu etkinlik için emek verdi. Amacımız Cumhuriyetimiz, Atatürk ve Türkiye’miz için anlamlı bir gece düzenlemekti. Hollanda’nın birçok ünlü isminin katılması bizi çok mutlu etti. Ekibimle gurur duyuyorum. Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun. Gelecek yıllarda da Altın Lale ödüllerinin devam edeceğine inanıyorum.”

Gazeteci İlhan Karaçay da paylaşımında duygularını şöyle aktardı:

“Bülent Türker’in önderliğinde düzenlenen bu muhteşem gece, yalnızca bir kutlama değil, bir milletin birlik ruhunun yansımasıydı.

Hem Cumhuriyetin ışığını hem de sanatın birleştirici gücünü Hollanda’daki binlerce Türk’e bir kez daha hatırlattı.”

Aramızdan ayrılanlar

PERİHAN GÜNEŞ VEFAT ETTİ
Göğüs Hastalıkları Hastanesinden emekli merhum Rıfat Güneş’in eşi, Ayhan ve Aysun Güneş’in anneleri, Gazeteci Resul Oruçoğlu’nun kayınvalidesi, Nişancıpaşa semti sakinlerinden Perihan Güneş 73 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
MERVE OĞUZ VEFAT ETTİ
Emekli Polis ve Yılmaz Taksi Personeli Metin Oğuz ile Hacer Oğuz’un kızları Merve Oğuz 32 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Lüleburgaz Sokullu Camisinde ikindii namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Lüleburgaz Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

TÜ’de “Cumhuriyet” Konferansı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. Yılı kutlama programı kapsamında, Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından “Türk Millî Mücadelesi’nin Miracı: Türkiye Cumhuriyeti’nin İlanı” başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferansta, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ile Cumhuriyet’in ilanına giden süreç tarihsel bir perspektifle ele alındı.

Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Bülent Atalay’ın konuşmacı olarak yer aldığı anlamlı etkinliğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Dr. Öğr. Üyesi Bülent Atalay konuşmasında, Cumhuriyet Bayramı’nı yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda derin bir idrak meselesi olarak görmek gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in hangi şartlarda kurulduğuna değinen Atalay, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden tarihsel süreci anlatarak Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinin bu süreçteki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan tarafından Dr. Öğr. Üyesi Bülent Atalay’a teşekkür belgesi takdim edildi.