Pazar yerine ‘SGK’ devri!

Olgay GÜLER

Edirne’de, esnaf kooperatifiyle belediye arasında mahkeme süreci devam eden Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanın, Belediye’nin SGK borçlarına karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilmesi için ilk adım atıldı.

Edirne Belediye Meclisi Aralık ayı olağan toplantısı Belediye’nin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlık ettiği 2025’in son toplantısında, 3’ü gündem dışı, 14 madde görüşüldü.

Toplantının başında, engelli spor olimpiyatlarında dereceye giren engelli gençlere ödül verildi. Belediye Başkanı Gencan ödül sonrası yaptığı konuşmada, belediye bünyesinde engelli bireylerin bilinçlendirilmesi, yönlendirilmesi, rehabilitasyon işlemlerinin daha verimli olması amacıyla Engelliler Hizmet Birimi kuracaklarını söyledi. Muhtarlık Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı olacak birimin kurulması, toplantıda meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.

‘AK PARTİ VALİSİ OLDUĞUNU AÇIKÇA GÖSTERİYOR’

Belediye Meclisi’nde, Edirne Valisi Yunus Sezer’in Ankara ziyareti gündem oldu. Vali Sezer’in Ankara ziyaretinde AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’la gitmesini eleştiren CHP’li Belediye Meclis Üyesi Engin Yağcılar, “Hoşumuza gitmeyen bir tablo var. Valimiz, sayın valimiz diyemiyorum, artık AK Parti’nin valisi olduğunu çok açık bir şekilde gösteriyor. AK Parti İl başkanıyla beraber Ankara’da geziyor. Edirne halkı tarafsız, bağımsız, her siyasi partiye eşit mesafede bir vali istiyor. Bu valinin bir siyasi parti temsilcisiyle Ankara’da gezmesi, bir siyasi partinin çalışma arkadaşıymış gibi davranmasını içimize sindiremiyoruz. Bu konuda valilikten bir açıklama bekliyoruz. Amaç Edirne halkına hizmetse Belediye-Valilik işbirliği içerisinde gezebilirdi. Bir vali hiçbir siyasi parti temsilcisiyle Ankara’ya gezemez. Bu Türkiye’nin parti devletine evrildiğinin en net göstergesidir” dedi.

‘DAVET ALSAYDIK, KOŞA KOŞA GİDERDİK’

Belediye Başkanı Gencan da, Edirne’yle ilgili Ankara’da yapılan ziyarette kentin belediye başkanının da bulunmasının önemli olduğuna vurgu yaparak, “Bir Edirne heyeti Ankara ziyaretinde bulunacaksa, burada tabii ki şehrin emini olarak, seçilmiş Edirne Belediye Başkanı olarak bulunmasının en önemli unsur olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu anlamda bir teklif ya da davet almış olsaydık, koşa koşa giderdik. O gün Ankara’da olmasak dahi, koşa koşa giderdik. Ben bu şehri yönetirken, bize oy veren vermeyen, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun hizmet etmek için görev yapıyorum. Hiçbir vatandaşımızı ayırt etmiyoruz. Bizim bakış açımız böyledir, böyle de devam edecektir. Biz birileri gibi şahsi emelleri peşinde koşanlardan değiliz, taş koyanlar değiliz. O taşları kaldırmaya çalışanlarız. Edirne ile ilgili bir şeyler yapılacaksa biz de o sürecin içerisinde olmak isteriz” diye konuştu. 

AK PARTİLİ DEMİR’DEN TEPKİ

CHP’li Yağcıların sözlerine tepki gösteren AK Parti’li meclis üyesi Celal Demir, valinin Ankara’ya AK Parti İl Başkanı’yla gitmesinin normal olduğunu belirtti. Yağcılar’ın ‘AK Parti Valisi’ sözlerini yakışıksız bulduklarını söyleyen Demir, AK Parti İl Başkanı İba’nın da Ankara’ya giderken, kimseden izin almayacağını kaydetti.

ULUS PAZARI YERİ SGK’YA DEVREDİLDİ

Belediye Meclisi’nde, kooperatif yönetimiyle belediye arasında, kapatma davası devam eden Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanla ilgili madde de gündeme geldi. Söz konusu alan belediyenin SGK borçlarına karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) 925 milyon bedelle devredildi. Madde AKP’nin ret oylarına karşılık CHP grubu oylarıyla kabul edildi.

Başkan Gencan toplantı sonunda Edirneliler’i, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanınması’nın yıldönümünde, Dilaverbey Mahallesi’nde kapılarını açacak ‘Konak Edirne’ açılışı ve devamında AKM’de gerçekleştirilecek ‘Cumhuriyet ve Kadın Hakları’ paneline davet etti. Konak Edirne Cuma günü saat 13.30’da açılacak. Açılıştan önce Edirne Belediyesi AKM binasında saat 11.00’deyse ‘cumhuriyet ve Kadın Hakları’ paneli düzenlenecek.

‘Engelli yurttaşlar ciddi engellerle karşı karşıya’

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, engelli bireylerin eşit ve onurlu yaşam hakkına dikkat çekti.
Balkanlı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“3 Aralık, engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit yurttaşlar olarak var olabilmesi için toplumsal sorumluluğumuzu hatırlatan önemli bir gündür. Engellilik bir eksiklik değil; toplumun ve devletin erişilebilir yaşam koşulları oluşturma yükümlülüğüdür.
Ne yazık ki bugün Türkiye’nin birçok yerinde engelli yurttaşlarımız eğitimden istihdama, ulaşım ve sağlık hizmetlerinden sosyal yaşama kadar pek çok alanda ciddi engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tabloyu değiştirmek hepimizin görevidir.”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal adalet ve eşit yurttaşlık ilkesine vurgu yapan Balkanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP olarak hedefimiz; kimseyi geride bırakmayan, erişilebilir ve adil bir Türkiye inşa etmektir. Engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak tüm politikaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
Balkanlı, tüm engelli bireylerin ve ailelerinin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutlayarak dayanışma mesajı iletti.

Fahiş artış Meclis’te!

Hükümetin açıkladığı yeniden değerlendirme oranı yüzde 25,49, TÜİK’in Aralık ayı kira artış oranı ise yüzde 35,91 olarak belirlenirken, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 2026 yılı için kiralara yaptığı yüzde 40’lık artış kararı üzerine Türkiye’nin en çok vakıf kiracısına sahip illerinden biri olan Edirne’de başlayan tepkiler Ankara’ya uzandı. Zam kararını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyan Edirne Milletvekili Ediz  Ün, kararın hiçbir objektif kritere dayanmadığını, esnafı ekonomik olarak çıkmaza sürüklediğini ve kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Edirne Milletvekili Ediz Ün, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 2026 yılı için kiralara yaptığı yüzde 40’lık zam kararını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Ün, kararın hiçbir objektif kritere dayanmadığını, esnafı ekonomik olarak çıkmaza sürüklediğini ve kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin en çok vakıf kiracısına sahip illerinden biri olan Edirne’de yapılan bu artışın, hem ekonomik gerçeklerle hem de sosyal adalet anlayışıyla bağdaşmadığını belirten Ün, hükümetin açıkladığı yeniden değerleme oranının yüzde 25 civarında, TÜİK’in Aralık ayı kira artış oranının ise yüzde 35,91 olduğuna dikkat çekerek, “Bu koşullarda yüzde 40 zam, esnafın omuzlarına ek bir yükten başka bir şey değildir” dedi.

“Esnaf Her Yıl Belirsizlikle Yaşamak Zorunda Bırakılıyor”

Her yıl değişen ve öngörülemez şekilde uygulanan kira artışları nedeniyle esnafın iş planlaması yapamaz hâle geldiğini vurgulayan Ün, vakıf kiracılarına yönelik bu uygulamaların tarihî çarşı kültürünü ve esnafın sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini söyledi. Ün, “Küçük esnafı ayakta tutması gereken kamu kurumları, tam tersine üzerlerindeki baskıyı artırıyor” ifadelerini kullandı.

Milletvekili Ün, soru önergesinde ayrıca farklı kiracılara farklı artış oranları uygulanmasını da gündeme taşıdı. Bazı kiracılara TEFE-TÜFE oranı, diğerlerine ise sabit yüzde 40 artış yapılmasının ayrımcılık niteliğinde olduğunu belirterek, uygulamanın hangi mevzuata dayandığını sordu.

“Vatandaşa Yüzde 35,91 Sınırı Getiren Devlet, Kirayı Yüzde 40 Artırıyor”

TÜİK verilerine göre vatandaşların kendi konut ve iş yerlerini en fazla yüzde 35,91 oranında artırabildiğini hatırlatan Ün, devletin aynı konuda yasaların üzerinde artış yapmasının çelişkili ve adaletsiz olduğunu ifade etti.

“Bu Zam Geri Çekilecek mi?”

Ediz Ün, Bakan Ersoy’a yönelttiği sorularda, başta Edirne olmak üzere tüm vakıf kiracılarının plan yapabilmesi için kira artışlarının tek tip, öngörülebilir ve adil bir sisteme bağlanması gerektiğini belirterek, “Yapılan bu haksız zammı geri çekip makul bir seviyeye indirecek misiniz?” sorusunu da yöneltti.

Milletvekili Ün, esnafın yıllardır yükselen maliyetler ve daralan iş hacmi nedeniyle zor günler geçirdiğini hatırlatarak, “Vakıf kiracılarını ezen bu uygulamayı kabul etmiyoruz. Esnafın hakkını savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Havuz Bakımında Yeni Trend: Doğal Havuz Tuzu Kullanımı Artıyor

Yaz sezonu yaklaşırken turizm tesislerinde, villa işletmelerinde ve site havuzlarında bakım çalışmaları hız kazandı. Uzmanlar, özellikle bu yıl kimyasal kullanımını azaltan, daha doğal ve sağlıklı seçeneklere yönelimin arttığını belirtiyor. Bu seçeneklerin başında ise havuz tuzu geliyor.

Son yıllarda birçok tatil köyü ve lüks villa işletmesi, klor dengesini doğal yollarla sağlayan sistemlere geçerek daha konforlu bir yüzme deneyimi sunmayı hedefliyor. Bu sistemlerde kullanılan yüksek saflıktaki havuz tuzu, suyun berrak kalmasını sağlarken aynı zamanda kimyasal maliyetlerini de ciddi şekilde düşürüyor.


Ustalar ve Tesis Yöneticileri Uyarıyor: Havuz Tuzu Satın Alırken Kalite İlk Kriter Olmalı

Havuz bakım uzmanlarının ortak görüşü, seçim yapılırken en önemli kriterin ürünün saflık oranı olduğu yönünde. Düşük kaliteli ürünler hem ekipman ömrünü kısaltıyor hem de çözülemeyen tuz partikülleri nedeniyle su kimyasında istenmeyen dalgalanmalara yol açabiliyor.
Bu nedenle yöneticilere, tesis sahiplerine ve villa işletmecilerine güvenilir markalardan havuz tuzu satın al önerisi yapılıyor.

Bu noktada sektörün öne çıkan üreticilerinden biri olan Bukettuz, hem turizm tesisleri hem de bireysel havuz kullanıcıları tarafından sıkça tercih ediliyor. Ürünleri doğal tuz kaynaklarından elde ediliyor ve yüksek çözünme performansıyla dikkat çekiyor.


Toptan Havuz Tuzu Talebi Artıyor

Tatil köyleri ve büyük siteler, yıllık bakım planlamalarını yaparken toptan havuz tuzu alımına yöneliyor. Bu hem maliyet avantajı sağlıyor hem de sezon boyunca stok sorunları yaşanmasını engelliyor.

Uzmanlar, artan talep nedeniyle erken dönemde tedarik yapılmasını öneriyor. Özellikle İstanbul, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki tesisler, sezon başlamadan önce alımlarını tamamlayarak hem fiyat avantajı hem de lojistik kolaylığı elde ediyor.

TÜ’de kalp ve damar hastalıklarında ilk!

Olgay GÜLER

Edirne’de Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, kalp ve damar hastalıklarının belirlenmesinde önemli rol oynayan ve az sayıda sağlık merkezinde yapılabilen Stres Kardiyak MR işlemi uygulanmaya başlandı.

Balkanların sağlık merkezi olarak kabul edilen TÜ’de, kalp ve damar hastalıklarının belirlenmesindeki yeni yöntemlerden Stres Kardiyak MR işlemi uygulanmaya başlandı. Kasım ayında ilk uygulaması yapılan işlemle ilgili TÜ Tıp Fakültesi Dekanlık binasında basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya TÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sedat Üstündağ, TÜ Başhekim Yardımcısı Prof.Dr. Ali Yılmaz, Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Nermin Tunçbilek ve Radyoloji Öğretim Üyesi Prof.Dr. Fethi Emre Ustabaşıoğlu katıldı.

‘BİR GİRİŞİME GEREK OLUP OLMADIĞI BELİRLENİYOR’

Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Üstündağ, söz konusu işlemin Türkiye’de sınırlı sayıda sağlık kurumlarında yapıldığını belirterek, “Edirne ili özellikle şanslı çünkü bu işlemler burada yapılıyor. Kırklareli’nden, Tekirdağ’dan, Çanakkale’den sıklıkla insanlar buraya gelerek bu işlemleri yapıyorlar. Stres MR incelemesi kalpte tıkalı damar bulunsa bile, o alan sonradan gelişmiş bir damarla besleniyorsa, tıkalı damara hiç karışmama ve böylelikle hastanın sağlıkla yaşamını sürdürme imkanı veriyor. Biliyorsunuz her bir girişim komplikasyon demek. Bir stent işleminin, bir bypass işleminin zaman zaman komplikasyonları olabilir. Bu işlem gerçekten, bir girişime gerek var mı? Yoksa bu hasta mevcut haliyle de yaşamını sağlıkla sürdürebilir mi? Ona imkan verdiği için çok önemli” dedi. 

‘KARDİYAK GÖRÜNTÜLEME ETKİN BİR ŞEKİLDE YAPILIYOR’

Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Nermin Tunçbilek de, üniversitede kardiyak görüntülemede etkin bir şekilde işlem yapıldığını söyleyerek, “Bölümümüzde kardiyak görüntüleme bir süredir son derece etkin bir şekilde, yüksek kapasite hastaya hizmet verecek şekilde yapılmaktadır. Bu alanda da birlikte çalıştığımız hocamız Doçent Doktor Fethi Emre Ustabaşıoğlu son derece yetkin bir şekilde, gerek Türkiye borduna sahip olarak, gerek Avrupa borduna sahip olarak hizmet vermektedir. Kendisi çok deneyimli bu alanda. Birçok hastanın hayatına dokunarak çalışmaları yapmakta” diye konuştu.

‘KALBE İŞLEM YAPILIP YAPILMAYACAĞINI GÖREBİLİYORUZ’

Stres Kardiyak MR işlemi hakkında bilgi veren Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Fethi Emre Ustabaşıoğlu da, kalbin radyolojik olarak ayrıntılı bir şekilde görüntülenmesinin son yıllarda hem tanı hem de tedavi süreçlerinde büyük önem kazandığını söyledi.

Ustabaşıoğlu, “Geçtiğimiz ay Kasım ayında ilk kez şehrimizde ve bölgemizde Stres Kalp MR tetkikini başarıyla uygulayarak önemli bir yeniliğe daha imza attık. Diyelim ki sanal anjiyo yaptık bir hastaya, kalp damarında yüzde 90 darlık var. Yüzde 90 darlık, ciddi bir darlık olduğu için bu hasta büyük ihtimalle stentlenecek. Bunda sorun yok. Ancak yüzde 60 darlık var ve hastada da göğüs ağrısı var. Bu darlık, gerçekten kalp kasında bir kanlanma bozukluğu yaratıyor mu? Yaratmıyor mu? Bunu sağlamak için Stres MR uygulaması sırasında kalbe egzersiz yaptırıyoruz. Nasıl yaptırıyoruz bu egzersizi? Adenozin adı verilen bir ilaç kullanıyoruz. Kalbi yoruyoruz. Kalbi yorduğumuzda eğer o damarın beslediği alanda bir bozukluk saptarsak, bu ilacın etkisi geçince de bu bozukluk kaybolursa bu demektir ki buraya bir stent koymak gerekir. Ama tam tersi durumda eğer damarın beslediği alanda bir sorun yoksa stente gerek yoktur. Bu açıdan gereksiz stentlerin önüne geçilmiş olacak. Yani bu işlemle görüntülemeyi yaptıktan sonra kalbe, damarlara işlem yapılıp yapılmayacağını görebiliyoruz ve gereksiz işlemlerin önüne geçebiliyoruz. Bu açıdan da mutlaka kardiyolog doktor arkadaşlarımızla beraber oturup bunu konuşup değerlendirip  ona göre karar veriyoruz” şeklinde konuştu.

‘İŞLEM BİTTİKTEN SONRA HASTA KALKIP GİDEBİLİYOR’

Hastanın, MR çekimi bittikten sonra hastanede yatmasına gerek kalmadığını da belirten Ustabaşıoğlu, “Örneğin anormal çıkışlı bir kalp damarı hastası var. Bu hastanın anormal çıkışı kalp kasında bir kanlanma bozukluğu oluşturuyor mu? Oluşturmuyor mu? Eğer stres MR yaptığınızda orada bozukluğa rastlarsak hastayı bypassa veriyoruz. Ama bozukluğa saptamazsak hasta hayatına devam ediyor. Bir diğer avantajı hasta MR çekimi bittikten sonra kalkıp gidebiliyor. Hastanede kalma süresi yok” ifadelerini kullandı.

Edirne Belediyesi’nden ‘Cumhuriyet Ve Kadın Hakları’” Paneli

Edirne Belediyesi, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık Kadın Hakları Günü kapsamında, kadınların Cumhuriyetle kazandığı hakları ve geleceğe yönelik eşitlik mücadelesini ele alan kapsamlı bir panel düzenliyor.

‘Cumhuriyet ve Kadın Hakları – Dün, Bugün, Yarın’ temasıyla gerçekleştirilecek panelde; kadınların siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamdaki konumu üç ana eksende değerlendirilecek. Cumhuriyetin ilk yıllarında kadınlara tanınan hakların tarihsel yansımaları, güncel eşitlik mücadelesi ve gelecek perspektifleri uzman isimler tarafından ele alınacak.

Panelin moderatörlüğünü Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu üstlenecek.

Panelde;

• Dr. Asu Kaya – CHP Kadın Kolları Genel Başkanı
• Doğuş Derya – KKTC Milletvekili
• Dr. Candan Yüceer – Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı
• Saniye Barut – CHP Parti Meclisi Üyesi
• Filiz Gencan – Edirne Belediye Başkanı

konuk konuşmacı olarak yer alacak.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, panelin önemine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “5 Aralık, Türk kadınının siyasi tarihte attığı en cesur ve en güçlü adımlardan biridir. Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin kadınlara sağladığı kazanımları ve geleceğe dair sorumluluklarımızı Edirne’de; Türkiye’nin ve KKTC’nin değerli siyasetçileriyle birlikte konuşmak bizim için büyük bir onurdur. Panelimizin, kadınların sosyal, siyasi ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirecek yeni adımlara ilham vereceğine inanıyorum. Tüm hemşehrilerimizi bu vizyoner buluşmaya davet ediyorum.”

Etkinlik, 5 Aralık Cuma günü saat 11.00’de Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı Büyük Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve Edirne halkı panele davetlidir.

ISO 17025 Kalibrasyon ile Güvenin Standardı Yeniden Tanımlanıyor

Endüstriyel dünyada ölçüm sonuçlarına duyulan güven, bir işlemin kalitesi kadar itibarı da belirler. Bu güvenin merkezinde ıso 17025 kalibrasyon yer alır ve basit bir belge olmanın ötesinde, ölçümlerin bilimsel doğruluğunu teminat altına alan kapsamlı bir yeterlilik sistemini ifade eder. Bu sistem, deney ve kalibrasyon laboratuvarlarının yetkinliğini değerlendirirken cihazdan personele, çevre koşullarından raporlamaya kadar her ayrıntıyı ele alır. Böylece bir firmanın elindeki veriler yalnızca sayılardan ibaret olmaktan çıkar; karar vericiler için sağlam dayanaklara dönüşür. İş dünyası için bu dönüşüm, maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi, üretim hatalarının azalması ve müşteri memnuniyetinin kalıcı biçimde yükselmesi anlamına gelir. Ölçüm kültürünün bu kadar kritik hale geldiği bir çağda, standartlara uyum artık bir tercih değil, rekabetin olmazsa olmazıdır.

ISO 17025 Kalibrasyon ile Ölçüm Güvenilirliğinin İnşası

Bir laboratuvarın ürettiği her sonuç, görünmeyen bir zincirin halkaları gibidir ve bu zincirin en zayıf halkası, tüm yapıyı etkiler. ıso 17025 kalibrasyon, tam da bu noktada ölçüm güvenilirliğini inşa eden bir mimari sunar; cihazların izlenebilir referanslara bağlanmasını ister, metotların doğruluğunu sorgular ve personelin yetkinliğini belgelendirir. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde ölçümler farklı zamanlarda ve farklı laboratuvarlarda elde edilse bile tutarlılığını korur. Sanayide bu tutarlılık; ürünlerin geri çağrılma riskini düşürür, yasal denetimlerde sürprizlerin önüne geçer ve tedarik zincirinde güveni pekiştirir. Ölçümle başlayan kalite yolculuğu, bu standardın rehberliğiyle kurumsal bir refleks haline gelir.

ISO 17025 Kalibrasyon Akreditasyonu Neden Kritik

Her belge aynı etkiyi yaratmaz; bazıları yalnızca vitrin süsüyken, bazıları işin rotasını değiştirir. ıso 17025 kalibrasyon akreditasyonu da işte bu ikinci gruptadır çünkü bağımsız ve yetkili bir otorite tarafından doğrulanmış olmayı temsil eder. Akreditasyon, bir laboratuvarın kendi beyanıyla değil, objektif denetimlerle onaylandığını gösterir. Kurum içi süreçler bu sayede disipline girer, riskler erken tespit edilir ve iyileştirme kültürü süreklilik kazanır. Piyasada güven kazanmak isteyen firmalar için bu durum, yalnızca teknik bir üstünlük değil aynı zamanda güçlü bir marka algısı demektir. Müşteri, tedarikçi ve denetçi gözünde “işini doğru yapan” etiketi, çoğu zaman fiyat rekabetinden daha belirleyici olur.

Kaynak: https://rezonansmed.com/

Meriç’ten 78 bin dekar araziye su

Edirne Merkez ilçeye bağlı 6 köyü ve 2 mahalleyi kapsayan proje kapsamında Meriç Nehri’nden pompalar marifetiyle alınan suyun, regülasyon havuzlarına terfi edilip kapalı boru şebekesi vasıtasıyla cazibeli dağıtımıyla 78.000 dekar tarım arazisinin kapalı sulama sistemi ile sulanmasının sağlanacağı belirtildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Edirne Meriç sulamasında çalışmaların tüm hızı ile devam ettiği belirtilerek, “DSİ Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor” denildi.

Edirne Meriç Sulaması’nda çalışmalar hızla devam ediyor

Aralıksız devam eden çalışmalarda Meriç Nehri üzerinde bulunan P1 ve P3 pompa istasyonlarından sisteme su verilmeye başlanarak önemli bir aşamayı daha geride bıraktıklarını vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, proje kapsamında P2 pompa istasyonuna ait bağlantılı imalatların tamamlandığını belirterek P2 pompa istasyonu ve binası imalatlarının hızla sürdüğünü ve 1 yıl içinde projeyi tamamlamayı hedeflediklerini belirtti.

78 000 dekar tarım arazisi sulanacak

Projede,DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Edirne – Merkez ilçeye bağlı 6 köyü ve 2 mahalleyi kapsayan projede Meriç Nehrinden pompalar marifetiyle alınan suyun, regülasyon havuzlarına terfi edilip kapalı boru şebekesi vasıtasıyla cazibeli dağıtımı brüt 78.000 dekar tarım arazisinin kapalı sulama sistemi ile sulanmasını sağlayacaktır.” şeklinde konuştu

Hedefimiz tarımsal kaliteyi artırmak

Projenin bölge için önemini çok iyi bildiklerini kaydeden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, amaçlarının projeyi hız kesmeden bir an önce tamamlayarak çok verimli toprak arazilerine sahip Edirne’de tarımsal kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi.

TÜ’den tarım sektörüne katkı

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Yalçın Kaya, Doç. Dr. Dinçer Akal ve Doç. Dr. Necmi Beşer tarafından, tarım sektörüne önemli katkı sağlayacak yenilikçi bir tohum kurutma makinesi geliştirildi. Canlar Mekatronik A.Ş.’nin teknik destekleri ve Trakya Teknopark’ın moderatörlüğünde yürütülen çalışma, üniversite–sanayi iş birliğinin örnek başarılarından biri olarak değerlendiriliyor.

Mühendislik Fakültesi’nde düzenlenen tanıtım programına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan’ın yanı sıra üniversite yöneticileri ve akademisyenler katıldı.

Proje kapsamında tasarlanan makine, tamamen güneş enerjisiyle çalışan bir sistem üzerine kurulmuş olup, 5 ay boyunca hiçbir şebeke enerjisine ihtiyaç duymadan tohum kurutabiliyor. Güneş ışığının yetersiz olduğu dönemlerde ise hibrit modda çalışarak kurutma sürecinin kesintiye uğramasını önlüyor.

Geliştirilen prototip, tohumların kontrollü, hijyenik ve güvenli koşullarda kurutulmasına imkân tanıyor. Özellikle kabak çekirdeği ve ay çekirdeği tohumlarını besin değerlerini koruyarak homojen şekilde kurutabilen cihaz, tek seferde 6 kilogram ürün işleme kapasitesine sahip.

Enerji tasarrufu sağlayan yapısı, sürdürülebilir çalışma prensibi ve düşük işletme maliyetiyle hem küçük üreticilere hem de sanayi ölçeğindeki işletmelere önemli avantajlar sunan makinenin, tarım sektöründe geniş bir kullanım alanı bulması bekleniyor.

Gencan engellilerle buluştu

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne’deki engelliler ve aileleriyle biraraya geldi.


3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedneiyle Başkan Gencan, engelliler ve aileleri ile Edirne Belediyesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde sabah kahvaltısında buluştu. Engelli bireylerle tek tek ilgilenen Başkan Gencan, günlerini kutladı.


Edirne Gençlik ve Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Erol Adem Düzkes yaptığı konuşmadan engellilerin sorunlarını dile getirdi.


Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, yaptığı açıklamada, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında bir araya geldiğimiz tüm derneklerimize ve vatandaşlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz” dedi.


Gencan şunları söyledi:
Dayanışmanın, birlikte üretmenin ve engelleri birlikte aşmanın verdiği güç, bugün hepimize umut oldu.
Programda yaptığı anlamlı konuşma ve katkıları için Edirne Gençlik ve Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Erol Adem Düzkes’e ayrıca teşekkür ediyoruz.
Daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha eşit bir Edirne için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.