Merter Elektronik ile Görüntü Sistemlerinde Kesintisiz Kalite ve Teknoloji

Evlerimizin en önemli eğlence kaynağı olan televizyonlar, zamanla gelişen teknolojiyle birlikte çok daha hassas ve donanımlı hale gelmiştir. Ancak teknolojik cihazların doğası gereği, uzun süreli kullanıma bağlı olarak görüntü kayıpları yaşanabilir veya yayın alma alışkanlıklarımız değişebilir. Bu noktada elektronik yedek parça ve yeni nesil yayın araçları konusunda uzmanlaşmış olan Merter Elektronik, televizyon tamiri ve görüntü sistemleri alanında ihtiyaç duyulan profesyonel çözümleri kullanıcılarına sunmaktadır. Gerek televizyonunuzun ömrünü uzatacak yedek parçalar gerekse yeni nesil yayıncılık teknolojileri konusunda firma, geniş stok ağıyla hizmet vermektedir. Televizyon dünyasında sıkça karşılaşılan sorunlar ve yenilikçi çözümler hakkında detayları aşağıda bulabilirsiniz.

Televizyonunuzu Yenileyen Arçelik Led Bar Çözümleri

Arçelik led bar, ülkemizde en çok tercih edilen televizyon markalarından biri olan Arçelik’in ekran aydınlatma sistemini oluşturan ve zamanla yenilenmesi gereken kritik bir parçadır. Televizyon kullanıcılarının sıklıkla karşılaştığı “ses var ama görüntü yok” sorununun temel kaynağı genellikle bu parçaların ömrünü tamamlamasıdır. Orijinal kalitede bir arçelik led bar kullanmak, televizyonunuzun ilk günkü parlaklığına ve renk canlılığına kavuşmasını sağlar. Yan sanayi veya kalitesiz ürünler, ekranda ışık sızmalarına (bulutlanma) neden olabilirken, Merter Elektronik tarafından temin edilen uyumlu arçelik led bar setleri, panelinize tam oturarak homojen bir ışık dağılımı sunar. Televizyon tamircileri ve son kullanıcılar için doğru voltaj ve lens yapısına sahip arçelik led bar modelini bulmak hayati önem taşır; çünkü yanlış seçimler ana karta zarar verebilir. Cihazınızın modeline birebir uyumlu, soğutma performansı yüksek bir set tercih ederek televizyonunuzu çöpe atmaktan kurtarabilir ve uzun yıllar keyifle kullanmaya devam edebilirsiniz.

Görüntü Teknolojisinin Temeli: Led Bar Sistemleri

Led Bar teknolojisi, bugün kullandığımız LCD ve LED televizyonların arka aydınlatma mantığını oluşturan ve görüntünün panel üzerinde görünür hale gelmesini sağlayan temel bileşendir. Marka ve modelden bağımsız olarak, bir televizyonun görüntü kalitesini panelin kendisi kadar, arkasında çalışan Led Bar sisteminin sağlığı da belirler. Zamanla aşırı ısınma veya voltaj dalgalanmaları nedeniyle Led Bar üzerindeki çipler patlayabilir ya da kararabilir; bu da ekranın belli bölgelerinde kararmalara yol açar. Merter Elektronik, farklı inç ve model seçeneklerine uygun geniş Led Bar stoğuyla, televizyon tamir süreçlerinin en güvenilir tedarikçisi konumundadır. Tamir işlemlerinde sadece arızalı şeridi değiştirmek yerine, takım halinde Led Bar değişimi yapmak, ekranın renk dengesini korumak ve ileride oluşabilecek yeni arızaların önüne geçmek için uzmanlar tarafından önerilmektedir. Kaliteli alüminyum gövdeye sahip, ısıyı iyi dağıtan bir Led Bar seçimi, televizyonunuzun performansını doğrudan etkiler.

Yeni Nesil Yayıncılıkta İp Tv Dünyası

İp tv, geleneksel çanak anten ve kablo karmaşasını ortadan kaldırarak, televizyon yayınlarını internet protokolü üzerinden almanızı sağlayan devrim niteliğinde bir teknolojidir. İnternet hızlarının artmasıyla birlikte popülerleşen ip tv cihazları ve kutuları (box), kullanıcılara standart kanalların ötesinde, özelleştirilmiş içeriklere ve binlerce kanala erişim imkanı tanır. Merter Elektronik, bu yeni nesil yayın deneyimini en iyi şekilde yaşamanız için gerekli donanım ve aksesuar desteğini sağlar. Standart uydu alıcılarının yerini almaya başlayan ip tv uyumlu cihazlar, “Smart” özelliği olmayan televizyonları bile akıllı hale getirerek YouTube, Netflix gibi platformlara erişim sunabilir. Kesintisiz bir ip tv deneyimi için güçlü bir işlemciye ve stabil bir internet bağlantısına sahip donanımlar tercih edilmelidir. Mekandan bağımsız olarak, internetin olduğu her yerde televizyon izleme özgürlüğü sunan ip tv teknolojisi, geleceğin yayıncılık standardı olarak kabul edilmektedir.

Görüntü Kalitesinde Kesintisiz Çözümler

Televizyonunuzun ekran sağlığını korumak için orijinal kalitede arçelik led bar ve genel Led Bar yedek parçalarımızı güvenle tercih edebilirsiniz. Tamir ve bakım işlemlerinden sonra, yeni nesil ip tv teknolojisiyle tanışarak sınırsız içeriğin ve yüksek çözünürlüklü yayınların keyfini çıkarmaya hemen başlayın.

Bahiste Edirnespor’dan 6 futbolcu daha

Cemal KUDAY

Bahis soruşturması kapsamında Edirnespor’dan da 10 ismin aralarında bulunduğu 1024 futbolcunun Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edilmesinin ardından 6 oyuncu daha PFDK’na sevk edildi.

Edirnespor gelişmeler üzerine daha önce amatöre gönderdiği ve giden oyuncuların peşine düştü.

Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi uyarınca PFDK’ya sevk edilen Edirnespor’dan 6 futbolcu şöyle:

Abdullah Doğukan Yaldız

Batuhan Uçan

Emirhan Tak

Haktan Yüce

Mert Gayıp

Mehmet Mustafa Çolak

PFDK’na  sevk edilen 1024 ismin yer aldığı ilk listenin 204-213 sıra aralığındaki Edirnesporlu 10 futbolcunun isimleri şöyleydi:

Cevatcan Ekinci

Can Alp Fidanoğlu

Ahmet Yağız Gençtürk

Görkem Can Güner

Sezer Kahraman

Furkan Kara

Deniz Kodal

Ahmet Efe Şimşek

Ömer Faruk Yaylacı

Efe Yüceer

Staj mağdurları için kanun teklifi

Edirne Milletvekili Ediz Ün, yıllardır çözüm bekleyen staj mağdurlarının emeklilik hakkına kavuşabilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, staj sigortası bulunan ancak bu sürelerini sigorta başlangıcında kullanamayan vatandaşlara geriye dönük hak tanınmasını öngörüyor.

“Sosyal adalet açısından büyük eşitsizlik”

Mevcut uygulamada lise ve üniversite dönemlerinde zorunlu staj yapan öğrenciler fiilen çalışmış olmalarına rağmen yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında değerlendiriliyor. Ediz Ün, bu uygulamanın hem sosyal adalet hem de çalışma hayatında hakkaniyet açısından ciddi bir eşitsizlik yarattığını vurguladı.

Sigorta başlangıcı staj tarihine çekilecek

Ün’ün Meclis’e sunduğu kanun teklifine göre çıraklık, staj ve mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kollarına dâhil edilmesi sağlanacak. Teklif, geçmişte staj yapmış tüm vatandaşlara üç ay içerisinde başvurmak kaydıyla geriye dönük hak tanınmasını içeriyor. Böylece staj dönemleri emeklilik hesabında dikkate alınabilecek.

Yıllardır süren mağduriyetin giderilmesi hedefleniyor

Staj başlangıçlarının emeklilikte dikkate alınmaması nedeniyle yüzbinlerce vatandaş prim günü ve yaş hesabında kayıp yaşarken, düzenlemenin yasalaşması halinde staj mağdurları olarak bilinen milyonlarca kişi için emeklilik yolu açılmış olacak. Düzenleme ayrıca gençlerin mesleki eğitime olan güvenini artırmayı hedefliyor.

GENEL GEREKÇE

Türkiye’de 1980’li yıllardan itibaren mesleki eğitim kapsamında lise veya yükseköğrenim döneminde zorunlu staj yapan öğrenciler, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve ilgili düzenlemeler uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamına alınmıştır. Ancak bu kapsamdaki sigorta türü, yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı risklerine karşı koruma sağlamakta, uzun vadeli sigorta kollarını (malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları) kapsamamaktadır.

Bu nedenle milyonlarca vatandaşımız, fiilen çalışarak meslek öğrenip üretim sürecine katkı sundukları staj dönemlerinde sigortalı sayılmalarına rağmen, emeklilik açısından sigorta başlangıç tarihleri bu süreler dikkate alınmadığı için mağdur durumdadır. Kamuoyunda “staj mağdurları” olarak anılan bu kişiler, prim ödenen bir dönemin bulunmadığı gerekçesiyle, sigorta başlangıçlarının staj tarihlerinden başlatılmamasından dolayı emeklilik yaş ve prim gün hesabında ciddi kayıplar yaşamaktadır.

Bugün gelinen noktada bu durum, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda sosyal adalet, fırsat eşitliği ve çalışma hayatında hakkaniyet ilkeleri bakımından da bir çelişki oluşturmaktadır. Stajyerlerin fiilen işyerlerinde çalıştığı, üretime katkıda bulunduğu, iş disiplini edindiği ve çoğu zaman sigortalı çalışanlarla benzer sorumluluklar üstlendiği dikkate alındığında, bu sürelerin emeklilik başlangıcına dahil edilmesi hem sosyal devlet ilkesinin bir gereği hem de kuşaklar arası adaletin sağlanması açısından zorunludur.

Bu kanun teklifiyle amaçlanan, staj veya çıraklık kapsamında sigortası yapılan kişilerin bu sigorta başlangıç tarihlerinin emeklilik açısından da sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi, böylece geçmişte staj sigortası bulunan vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesidir.

Teklifte ayrıca, bu düzenlemeden yararlanacak kişilerin herhangi bir prim borcu ya da yükümlülük altına girmeksizin, yalnızca fiilen yapılmış staj sigortası tesciline dayalı olarak hak kazanması öngörülmektedir. Bu yönüyle teklif, hem bütçeye aşırı bir yük getirmemekte hem de uzun yıllardır toplumun farklı kesimleri tarafından dile getirilen haklı bir talebi karşılamaktadır.

Bu düzenleme, çalışma yaşamında adalet duygusunu pekiştirecek, genç kuşakların mesleki eğitime olan güvenini artıracak ve sosyal güvenlik sistemine olan inancı güçlendirecektir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Bu madde ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41’inci maddesine yeni bir bent eklenerek, çıraklık, staj ve tamamlayıcı mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kollarını kapsamaması nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Mevcut uygulamada, aday çırak, çırak, mesleki eğitim gören öğrenciler ve staj yapan öğrenciler için yalnızca kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri yatırılmakta; uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) yönelik prim yatırılmadığından bu süreler sigortalılık başlangıcına dahil edilmemektedir. Bu durum, kamuoyunda “staj mağdurları” olarak bilinen önemli bir kesimin emeklilik başlangıç tarihinin fiilen çalışmaya başladıkları tarihten çok daha sonraya ötelenmesine ve eşitsizliğe neden olmaktadır.

Madde ile eklenen (k) bendi, Mesleki Eğitim Kanunu kapsamındaki çırak ve öğrencilerin, mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimlerindeki zorunlu staj sürelerinin, tamamlayıcı eğitim dönemlerinin, kamu projelerinde bursiyer statüsünde geçen sürelerinin ve kısmi zamanlı öğrenci çalışmalarının borçlanılabilir hizmet süreleri arasına alınmasını sağlamaktadır. Böylece söz konusu sürelerin sosyal güvenlik sistemi içinde uzun vadeli sigorta kolları bakımından değerlendirilebilmesi mümkün hale gelmektedir.

Aynca dördüncü fikradaki atıf düzenlemesi de (k) bendi eklenerek uyumlu hale getirilmekte, böylece yapılacak borçlanmanın sigortalılık başlangıcına etkisi hukuki açıdan açık ve uygulanabilir bir hale getirilmektedir.

Bu değişiklik, hem çalışma hayatına çok erken yaşta başlayan gençlerin hak kayıplarını gidermekte hem de sosyal güvenlik sisteminin hakkaniyete uygun şekilde işletilmesine katkı sunmaktadır.

MADDE 2- Bu maddeyle, getirilen düzenlemenin yürürlük tarihinden önce çıraklık, staj ve diğer mesleki eğitim kapsamındaki süreleri geçmişte bulunan kişiler için geriye dönük bir hak tesis edilmektedir. Teklifin amacı, geçmişte uzun vadeli sigorta kolları primi yatırılmadığı için sigortalılık başlangıcı sayılmayan çırak ve stajyer sürelerinin hak kaybına yol açmasını önlemektir.

Geçici madde ile, 41’inci maddenin birinci fıkrasına eklenen (k) bendinde sayılan tüm kişilerin, geçmişte gerçekleştirdikleri staj, çıraklık ve eğitim sürelerini borçlanabilmeleri güvence altına alınmış; ayrıca borçlanma işlemi için üç aylık makul bir başvuru süresi öngörülmüştür. Bu yöntem, diğer hizmet borçlanma türleriyle uyumludur ve idari işleyişi kolaylaştırmayı hedeflemektedir.

Borçlanılan sürelerin uzun vadeli sigorta kolları bakımından geçerli sayılması, kişilerin sigortalılık başlangıcının daha erken bir tarihe çekilebilmesine olanak tanımakta, böylece emeklilik şartlarının oluşumu bakımından hakkaniyet sağlanmaktadır. Bununla birlikte, prim borcunun borçlanılan süreye göre aylık taksitler halinde ödenebilmesi, vatandaşların ödeme güçlükleri yaşamamalarını sağlayan sosyal devlet ilkesine uygun bir kolaylık olarak düzenlenmiştir.

MADDE 3- Yürürlük maddesidir. MADDE 4- Yürütme maddesidir.

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1-31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş ve dördüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan “ve (j)” ibaresi “,(j) ve (k)” şeklinde değiştirilmiştir.

“k) Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çıraklar, işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerin çıraklık ve staj süreleri,”

MADDE 2- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 110- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 41 inci maddenin birinci fıkrasının (k) bendinde sayılanlar için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki çıraklık, staj ve eğitim süreleri, 3 ay içinde talepte bulunmaları ve geriye doğru borçlanmaları hâlinde, uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası bakımından başlangıç tarihinin hesaplanmasında dikkate alınır. Borçlanılan süreye ilişkin prim borcu borçlanılan süre dikkate alınarak aylık taksitler halinde ödenir.”

MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

YURUPA ile Yaşam Alanlarınıza Estetik ve İşlevsellik Katın

2018 yılında modüler mobilya sektörüne dijital dönüşüm rüzgarıyla adım atan YURUPA, hızla değişen pazar dinamiklerine uyum sağlama becerisiyle kısa sürede sektördeki öncü markalardan biri haline gelmiştir. Geleneksel mobilya anlayışını dijitalle buluşturan marka, sunduğu yenilikçi ürünler ile müşterilerine kişiselleştirilmiş ve modern yaşam alanları yaratma imkanı sunuyor. Global trendleri titizlikle takip ederken bir yandan da Türkiye’nin kendine özgü modern tasarım anlayışını ürünlerine yansıtan YURUPA, bu sayede hem yerelde hem de globalde büyük bir beğeni topluyor.

Müşteri odaklı hizmet anlayışı ve kaliteli üretimi ile öne çıkan marka, ürün portföyünü genişleterek her geçen gün daha fazla eve ulaşıyor. Bu başarısının arkasında, dijital platformlardaki güçlü varlığı ve müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutması yatıyor. E-ticaret sitesi ve Trendyol, Amazon, Hepsiburada, N11 gibi büyük online pazar yerleri üzerinden erişilebilir olması, markanın geniş kitlelere ulaşmasında kritik bir rol oynuyor.

Şıklık ve Konfor Buluşması: Kahve Köşesi Modelleri

Evlerimiz, günün yorgunluğunu atmak ve sevdiklerimizle keyifli vakit geçirmek için sığındığımız kişisel alanlardır. Bu alanlarda küçük dokunuşlarla yaratacağımız özel köşeler, yaşam kalitemizi artırır. İşte tam da bu noktada, YURUPA‘nın tasarım harikası ürünleri devreye giriyor. Özellikle, evinizin balkonunda, salonunun bir köşesinde ya da çalışma odanızda sıcak bir molanın adresi olacak kahve köşesi modelleri, markanın en çok ilgi gören koleksiyonları arasında yer alıyor.

Bu modeller, sadece bir mobilya olmanın ötesine geçerek bir yaşam tarzı sunar. Minimalist tasarımlardan rustik şıklığa, endüstriyel havadan modern çizgilere kadar geniş bir yelpazede sunulan kahve köşesi seçenekleri, her zevke ve mekana uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. YURUPA‘nın kahve köşeleri, estetik kaygıların yanı sıra işlevselliği de ön planda tutar. Üzerinde kitaplarınızı, bitkilerinizi veya sevdiğiniz içeceklerinizi keyifle sığdırabileceğiniz pratik rafları ve kullanışlı masa tasarımlarıyla, hem depolama çözümü sunar hem de mekanınıza derinlik katar. Ahşabın sıcaklığını modern tasarımla birleştiren bu ürünler, evinizde sizi her daim bekleyen bir huzur köşesi yaratmanıza olanak tanır.

YURUPA‘nın küresel başarısının bir diğer önemli ayağını ise çevresel sürdürülebilirliğe verdiği önem oluşturuyor. Sahip olduğu FSC sertifikası, kullandığı ahşap malzemelerin sürdürülebilir orman yönetimi standartlarına uygun kaynaklardan temin edildiğinin bir güvencesidir. Bu da markayı tercih eden bilinçli tüketicilere, sadece estetik bir ürün değil aynı zamanda doğaya saygılı bir seçim yapma imkanı sunar. Kaliteli malzeme ve dayanıklı üretim teknikleriyle üretilen ürünler, uzun ömürlü kullanım sağlayarak “atılabilir” tüketim alışkanlıklarının önüne geçer.

Kıtalararası bir marka olarak Afrika, Amerika, Asya ve Avrupa’da faaliyet gösteren Yurupa, Türkiye’den çıkan global bir başarı hikayesine imza atmıştır. Dünyanın dört bir yanındaki evlere misafir olan marka, tasarım, kalite ve sürdürülebilirlik ilkelerinden ödün vermeden yoluna devam etmektedir. Eğer siz de evinizde veya ofisinizde ferahlatıcı ve işlevsel bir değişiklik yapmak, yaşam alanlarınızı kişiselleştirilmiş, şık ve sürdürülebilir mobilyalarla donatmak istiyorsanız, YURUPA koleksiyonlarını keşfetmek için doğru adrestesiniz. Daha fazla bilgi almak ve sizi yansıtan ürünleri görmek için internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Kafelerde Yeni Sosyal Alan: GameTable ile Tanışın

Sosyal hayat, evde geçirilen sıkıcı akşamlardan kurtuluyor.

GameTable, yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekranı ve 40+ oyun seçeneğiyle, kafeler ve buluşma mekânları için ideal bir sosyal alan sunuyor. Gençler ve gruplar, kutu oyunlarının getirdiği dağıt-kur bağlarından kurtulup; tek bir masa etrafında buluşuyor hem eğleniyor, hem rekabet ediyor, hem sosyalleşiyor.

Türkiye’de henüz yaygın değil; bu yüzden GameTable, “yenilik” ve “farklılık” arayanlar için dikkat çekici bir seçenek. Klasik masa oyunlarının yerini dijital interaktif eğlence alıyor bu da mekân sahipleri için müşteri ilgisini artırma ve farklılaşma fırsatı demek.

Oyunların tamamı GameTable ekibi tarafından tasarlanıp kodlandığı için, içerik tamamen yerli, özgün ve Türkiye’ye özgü dinamiklere uygun. Bu da kullanıcılara hem tanıdık hem de yepyeni bir deneyim sunuyor.

Kutu oyunlarını bir kenara bırakın GameTable ile tek bir masa, çoklu eğlence.

GameTable Kumar mıdır?

Kesinlikle hayır.
GameTable, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Teknopark onaylı, tamamen yerli bir teknolojik eğlence projesidir. İçerisinde kumar, bahis veya benzeri hiçbir unsur bulunmamaktadır. GameTable yalnızca sosyal, eğlenceli ve aile dostu oyunlar sunar.


GameTable’ı Nerede Bulabilirim?

GameTable şu anda İstanbul genelinde 100’ün üzerinde kafe ve işletmede aktif olarak kullanılmaktadır.
Size en yakın GameTable noktalarını görmek için:
👉 https://www.gametable.com.tr/nerede


GameTable’da Ne Tür Oyunlar Var?

GameTable, geniş bir oyun yelpazesine sahiptir.
Platformda kutu oyunları, sosyal parti oyunları, rekabetçi oyunlar, spor temalı oyunlar ve çocuklara özel içerikler dahil olmak üzere 40’ın üzerinde oyun bulunur.
Üstelik oyun kütüphanesi sürekli güncellenir ve yeni oyunlar eklenir.


Kimler Kullanabilir?

GameTable, her yaş grubuna hitap eden oyunlara sahiptir.

  • Arkadaş grupları
  • Aileler
  • Gençler
  • Çocuklar
  • Oyun meraklıları
    kısacası eğlenmek isteyen herkes GameTable’ı rahatlıkla kullanabilir.

Kaç Kişi Oynayabilir?

GameTable’ın geniş dokunmatik ekranı, aynı anda birden fazla oyuncuyu destekler.
Tek bir masa üzerinde 6 kişiye kadar oyuncu eş zamanlı olarak oyunlara katılabilir.

‘Akıllara ziyan talep’

Edirne’de, eğitim binası depreme dayanıksız raporu verilerek geçici olarak 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasına taşınan Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) velilerinin Serhat Borsa İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kendi okullarına tahsis edilmesi tepki gördü. Serhat Borsa İstanbul MTAL Okul Velileri Adına Okul Aile Birliği tarafından yapılan açıklamada EYBAL velilerinin okulun tahsisi talebini, “Akıllara ziyan bir açıklama” olarak değerlendirildi.


EYBAL velileri son yaptıkları açıklamada, “EYBAL öğrencilerinin acilen güvenli, mevzuata uygun bir eğitim kurumuna nakledilmesi, meslek liselerinde bölüm birleştirme önerimizin değerlendirilerek İMKB Serhat MTAL binasının tahsisini istiyoruz” demişlerdi.

Serhat Borsa İstanbul MTAL velilerinden açıklama


Serhat Borsa İstanbul MTAL Okul Velileri Adına Okul Aile Birliği açıklamasında şunlara yer verildi:
Yerel basında son günlerde yapılan haberlere göre; 1. Murat Anadolu Lisesi’ne taşınan Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’yle ilgili bazı veliler tarafından yapılan, eğitimin 1. Murat Anadolu Lisesi’nde değil de Serhat Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde sınıfların birleştirilerek sürdürülmesi veya okulun başka bir meslek lisesine taşınarak Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi öğrencilerinin Serhat Borsa İstanbul MTAL’nin binasına yerleştirilmesi yönündeki açıklamaları hayretler içinde takip ettik.

Okulumuzda lise örgün eğitim, MESEM ve Uygulama Anaokulu olmak üzere toplam 500 öğrenci varken, bu öğrencilerin başka bir okula nakledilmesi ve kendi öğrencilerinin bizim okulumuza yerleştirilmesi fikri akıllara ziyan bir açıklamadır.

Bu açıklamalar yapılırken okulumuzun meslek lisesi altyapısına sahip olduğu; bu kapsamda yiyecek-içecek atölyeleri, moda tasarım atölyeleri, kuaförlük ve güzellik atölyeleri, çocuk gelişimi atölyeleri ve uygulama sınıflarının bulunduğu göz ardı edilmektedir.

Bazı velilerin, çocukları daha iyi koşullarda eğitim alsın diye bizim velisi olduğumuz çocukların kendi okullarından alınarak başka ortamlara taşınmasını önermesi tam anlamıyla bencilliktir. Bu öneri kabul edilemez. Bu çocukların hepimizin ortak geleceği olduğu unutulmamalıdır. Bundan sonra yapılacak açıklamalarda da bu durumun göz ardı edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine saygıyla duyururuz.

Başlık: Hurda Sektöründe Güncel Fiyat Bilgilerinin Rolü


Hurda sektörü, fiyatların sık sık değiştiği ve anlık takibin önem taşıdığı alanlardan biridir. Bu nedenle hurda satışı veya alımı yapmadan önce güncel fiyat bilgilerine ulaşmak, karar süreçlerinde belirleyici bir rol oynamaktadır.



Demir, bakır, alüminyum ve kablo gibi metal hurdalarda yaşanan fiyat farklılıkları, piyasayı düzenli olarak izleyen kullanıcılar için avantaj sağlayabilmektedir. Güncel fiyat listeleri ve sektörel bilgilendirme içerikleri, piyasanın genel seyrini anlamaya yardımcı olmaktadır.



Hurda fiyatlarına dair derlenmiş içeriklerin bulunduğu
güncel hurda fiyatları içerikleri, sektör hakkında bilgi edinmek isteyen kullanıcılar tarafından referans olarak değerlendirilmektedir.



Dijital bilgilere erişimin kolaylaşmasıyla birlikte, hurda sektöründe şeffaflık ve güvene dayalı bilgi paylaşımının önemi her geçen gün artmaktadır.

Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -21-

Tarihi eserleri 2 metrenin sütünde boyu olan muhafızlar koruyor

Gönül UYANIKTIR

Köhne Ark Kalesinin, (Eski Ark Kalesi – İç Kale) dış çevresinde ziyaretçileri dolaştırmak için kalenin tek giriş kapısında her biri 6-8 kişilik araçlar bekliyor. Kalenin geniş dış çeperini yürüyerek dolaşmanın çok zaman alacağı ve yorucu olacağını düşünerek kafilemiz bu araçlardan yararlanıyor. Basamağı olmayan yüksekçe araca güçlükle biniyoruz. Sürücümüz çok ciddi bir kadın, dört araçlık bir konvoy olarak kalenin çevresini turluyoruz..

Cami ziyareti, kafilemiz birlikte …
Fotoğraf:Said Köseoğlu


YAZLIK CAMİ – MÜZE – ESKİ DARPHANE
Kalenin ana girişin hemen sağında mavi çinilerle kaplı, kırmızı, turuncu ve altın sarısı rengindeki ahşap çatısıyla 1838 yılında inşa edilen yazlık cami yer alıyor. Mekke yönünü gösteren küçük, mavi çinili bir mihrabı bulunan caminin hemen bitişiğinde, günümüzde müze olarak kullanılan geniş bir oda yer alıyor. Avlunun bir köşesinde de cami ile birlikte eklenmiş eski darphane bulunuyor.

Hive’de bin yıllık Cuma Camisi


CUMA CAMİİ
Hive’nin en eski camilerinden biri olan Cuma Camii, 10’ncu yüzyıldan kalma, şehrin dini yaşamına ışık tutan, ziyaret edilmesi gereken önemli bir eser. Camii, 218 adet ahşap sütunlu, sade ve zarif bir iç mekana sahip. Geleneksel Orta Asya mimarisi ve el işçiliğinin eşsiz örneği olan ahşap sütunlar, bana Dünyanın En Büyük Üçüncü Camisi olan Endülüs’teki Kurtuba Camisini anımsattı. Birbirlerine yakın dönemlerde inşa edilen bu camilerden Cuma Camisinde ahşabın zirvesi, Kurtuba Camisinde ise mermer sütunların ihtişamı yaşanıyor.

Müzede İbni Sina balmumu heykeli


Cuma Camii, hem dini bir ibadet yeri hem de tarihi bir kültürel miras olarak büyük bir öneme sahip. Bu camiyi özel kılan sadece yaşı değil, içindeki ahşap sütunların her biri, 10’ncu yüzyıldan 16’ncı yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. Sütunların hiçbiri diğerine benzemiyor ve her biri ayrı bir sanat eseri! Sütunların bir önemli özelliği de muntazam dizilişleri, cemaat her açıdan minberdeki imamı görebiliyor, yani hiçbir sütun görüşü engellemiyor.

Cuma Camiinin tahrip edilen sütunu


ŞİFA OLSUN DİYE KEMİRİLEN SÜTUNLAR
Caminin ortasında küçük bir havuz, tavanda ise ışığın içeri girmesini sağlayan açık bir alan bulunuyor. Yaklaşık 2 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği Camide bugün ibadet edilmiyor ve müze olarak kullanılıyor. Neden yasak olduğunun yanıtı da çok ilginç…! Burada namaz kılan cemaat üyelerinin bazıları, dünya mirası bu sanat eseri 1000 yıllık ahşap sütunları şifa olsun diye kesmeye, kemir meye başlamış. Ve bu inanış gitgide yaygınlaşarak sütunlara ve camiye zarar vermeye başlayınca namaz kılınması yasaklanmış

(YARIN : AKŞAM YEMEĞİNDEN ÖNCESİ )

‘Çeltik üreticisi mağdur’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, son dönemde artan üretim maliyetlerine rağmen açıklanan çeltik alım fiyatları üreticiyi tatmin etmediğini, buna ek olarak çeltik ve pirinç ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması ve düşürülmesiyle yerli üreticinin tamamen rekabet gücünü kaybetme noktasına geldiğini bildirdi.

Eski milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, ithalatta gümrük vergilerinin yeniden üreticiyi koruyacak seviyelere çıkarılmasının gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Edirne, Türkiye’nin çeltik üretiminde lokomotif konumundadır. Yıllardır büyük fedakârlıklarla üretim yapan çiftçilerimiz, bugün hem iç piyasadaki düşük çeltik fiyatları hem de uygulanan ithalat politikaları nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşamaktadır. Üreticilerimiz ürünlerini satacak piyasanın oluşması gerekmektedir. Yanlış ithalat politikalarından üreticilerimiz çalışarak batma noktasına gelmiş, üretim yapabilmek için  elindeki tarlalarını satar hale gelmiştir.

Çeltik üreticilerimiz rantiyecilere teslim olmamak için başta TMO olmak üzere, Hükümetin sorunlarına çözüm bulmasını istemektedirler.

Son dönemde artan üretim maliyetlerine rağmen açıklanan çeltik alım fiyatları üreticiyi tatmin etmemiş, buna ek olarak çeltik ve pirinç ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması ve düşürülmesiyle yerli üretici tamamen rekabet gücünü kaybetme noktasına gelmiştir.

Bu uygulamalar, Edirneli üreticimizin emeğini değersizleştirmekte; ürünün hak ettiği fiyattan alıcı bulmasını engellemekte ve piyasada ciddi bir fiyat baskısı yaratmaktadır. Üretici zarar ederken, ithalatla piyasaya giren ürünler düşük maliyetle raflara ulaşmakta ve çiftçimizin yıl boyu verdiği emek yok sayılmaktadır.

Ayrıca yoğun ithalat, TMO’nun alım politikalarında da belirsizlik yaratmış; çiftçilerimiz ürününü kime, kaça ve ne zaman satabileceğini öngöremez hâle gelmiştir. Bu durum, gelecek yıl ekim yapma isteğini azaltmakta ve ülkemizin tarımsal üretim gücünü doğrudan tehdit etmektedir.

Bu nedenle;

1. İthalatta gümrük vergilerinin yeniden üreticiyi koruyacak seviyelere çıkarılması,

2. Çeltik alım fiyatlarının maliyetler temel alınarak acilen revize edilmesi,

3. TMO’nun üreticiyi destekleyen, piyasayı düzenleyen etkili bir alım politikası uygulaması,

4. Çiftçinin ürününü değerinde satmasına engel olan ithalat baskısının kontrol altına alınması,

5. Desteklemelerin güncel ekonomik koşullara göre artırılması zorunludur.

Edirne’nin üreten insanı yalnız bırakılmamalıdır. Ülkemizin gıda güvenliği, yerli üretim ve milli tarım politikaları, çiftçimizin ayakta kalmasıyla mümkündür. Üreticimizin sesine kulak verilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır.”