Edirne Belediyesi’nin her hafta Cuma günleri gerçekleştirdiği geleneksel hayır lokması ikramı, bu hafta vatan görevini yaparken şehit olan kahramanların aziz hatırasına ithaf edildi. Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden ve Meclis Üyeleri, anma programında vatandaşlarla bir araya geldi.
KAHRAMAN ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ
Türk milletini derin bir üzüntüye boğan elim olayların ardından, Edirne Belediyesi, şehitlerin fedakârlığını unutmadı. Son dönemde yaşanan; Gürcistan’da askeri kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’daki yangın söndürme görevinde uçağın düşmesi sonucu şehit olan pilot başta olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm şehitler için belediye bünyesinde anlamlı bir anma programı gerçekleştirildi.
GELENEKSEL CUMA LOKMASI ŞEHİTLERİMİZE İTHAF EDİLDİ
Belediyenin geleneksel olarak her Cuma günü halkımıza sunduğu hayır lokması dağıtımı, bu hafta tüm şehitlerin ruhlarına ithafen düzenlendi. Bu anlamlı hizmete, Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden ve Belediye Meclis Üyeleri katılım gösterdi.
Lokma ikramı sırasında duygularını dile getiren Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, “Vatanı için canını ortaya koyan tüm şehitlerimiz milletimizin kalbinde yaşayacaktır. Onların aziz hatırası bizlerde varlığını sürdürmektedir. Bugün burada ikram ettiğimiz hayır lokması, şehitlerimizin kutlu hatırasına armağan edilmiştir. Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan, Edirne Şehit Aileleri Derneği Başkanımız Leyla Vardar Karaduman ile birlikte düzenlenen şehit cenazesine katılarak şehidimizin yakınlarına Edirne halkı olarak taziyelerini iletmek üzere şu anda Lüleburgaz’da bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
Program boyunca vatandaşlar, edilen dualarla şehitleri andı ve hayır lokmalarına yoğun ilgi gösterdi.
RUHLARI ŞAD OLSUN
Yapılan açıklamada, “Edirne halkı olarak; görevleri başında şehit düşen tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, kederli ailelerine ve yüce milletimize bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz. Ruhları şad olsun” dedinildi.
Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde düzenlenen huzur toplantısına katılarak, vatandaşların taleplerini dinleyip, dolandırıcılık, uyuşturucuyla mücadele ve trafik kazalarına yönelik bilgiler verdi.
İl Emniyet Müdürü Ayhan’ın Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde bir kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği huzur toplantısına, emniyet müdür yardımcıları ve şube müdürleri de katıldı. Toplantıda vatandaşların sorun ve taleplerini dinleyen Ayhan, kent genelindeki asayiş, trafik ve narkotik operasyonlarına yönelik de bilgi verdi.
TELEFON DOLANDIRICILARINA KARŞI UYARDI
Ayhan buradaki konuşmasında, dolandırıcılık vakalarında son dönemde artış yaşandığına dikkat çekerek, telefon dolandırıcılığı konusunda vatandaşları uyardı. Hiçbir devlet memurunun vatandaşlardan telefonda ücret talep edemeyeceğine vurgu yapan Ayhan, benzer durumlarda hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini belirtti.
Uyuşturucuyla mücadelede vatandaş ihbarlarının büyük önem taşıdığını söyleyen Ayhan, narkotik olaylarında hiçbir şekilde taviz vermediklerini, vatandaşların desteğiyle mücadelenin daha da güçleneceğini kaydetti. Özellikle motosikletli trafik kazalarındaki artışa dikkat çeken Ayhan, kazaları azaltmak için çalışmaların aralıksız süreceğini dile getirdi.
Serhad Birlik Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Aytaç Dilci, Edirne Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Başkan Dilci açıklamasında; Edirne’deki şoför esnafının son yıllarda yaşadığı ekonomik zorluklara, artan maliyetlere ve kurumsal eksikliklere dikkat çekerek, artık değişim ve yenilenme zamanının geldiğini vurguladı.
“Edirne’deki her şoförün sesi olmak, haklarını korumak ve odamızı yeniden güven, şeffaflık ve dayanışma ilkeleri üzerine inşa etmek için bu yola çıktık. Şoför esnafının sorunlarını çözmek, hak ettiği değeri görmek ve yeniden güçlü bir birlik oluşturmak en büyük hedefimizdir.” diyen Dilci, şoförlerin her kesimine eşit mesafede duracaklarını, karar süreçlerinde katılımcılığı esas alacaklarını belirtti.
Dilci göreve gelmeleri halinde öncelikli hedeflerini şöyle sıraladı: • Şoförlerin ekonomik koşullarını iyileştirmek, • Belediye ve kamu kurumlarıyla iletişimi güçlendirmek, • Dijital dönüşüm ve eğitim destekleriyle mesleki gelişimi artırmak, • Oda kaynaklarını şeffaf biçimde yönetmek “Biz bu yola birlikte çıktık. Artık şoförün sözü var, emeğin değeri var. Edirne’de şoför camiası yeniden birlik olacak” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Aytaç Dilci, tüm meslektaşlarını birlik ve dayanışma içinde hareket etmeye çağırdı.
Zorunlu kış lastiği uygulması 15 Kasım 2025 Cumartesi itibaren başlıyor. Kurallara uymayanlara 5 bin 856 lira ceza uygulanacak. Daha önceki yıllarda 1 Aalık’ta başlatılan zorunlu kış lastiği uygulaması bu yıl 15 Kasım’dan itibaren uygulanacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, zorunlu kış lastiği uygulamasının yarın başlayıp 15 Nisan’da sonlanacağını anımsattı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşıyan tüm ticari araçlar için zorunlu olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Kış Lastiği Kullanma Zorunluluğu ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”nin 4 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını anımsattı. Bakan Uraloğlu, zorunlu kış lastiği uygulamasının 15 Kasım’da başlayacağını hatırlatarak “1 Aralık’ta başlayıp 1 Nisan’da sona eren zorunluluğu, mevsimsel şartlar gereği 15 Kasım–15 Nisan tarihleri olarak güncellemiştik. Böylece zorunlu kış lastiği uygulama süresini 4 aydan 5 aya çıkardık.” ifadelerini kullandı. Yolcu ve Eşya Taşıyan Tüm Ticari Araçlar İçin Zorunlu Bakan Uraloğlu, kış lastiklerinin 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda yol tutuşunu artırdığını belirterek “Kazaları önlemede hayati öneme sahip. Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşıyan tüm ticari araçlar için zorunlu olacak. Hususi araç sahiplerinin de kış lastiği takmasını tavsiye ediyoruz.” dedi. Bakan Uraloğlu, il sınırları içerisinde kış lastiği uygulamasının Valiliklerce belirlendiğini kaydederek “Valilikler il sınırları içerisindeki kış lastiği uygulamasını Bakanlık olarak belirlediğimiz tarih aralığındaki sürenin öncesinde ve sonrasında birer ay artırabilir. Bu nedenle sürücülerimizin duyuruları dikkatle takip etmeleri büyük önem taşıyor. Kurallara uymayanlara 5 bin 856 lira ceza uygulanacak.” dedi. “Kış Şartlarına Uygun Donanım ve Ekipmanla Seyahatlerimizi Gerçekleştirelim” Kış lastiği uygulamasının detaylarına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, kamyon, çekici, tanker ve otobüs türü araçların dingilleri üzerindeki tüm lastiklerinin; kamyonet, minibüs ve otomobillerin tüm lastiklerinin; ayrıca seyir esnasında değiştirilmek zorunda kalınan lastiklerin yerine takılacak lastiklerin kış lastiği olmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Uraloğlu, sadece buzlu zeminlerde kullanılabilen çivili lastiklerin de kış lastiği yerine geçtiğini anımsatarak “Araçta patinaj zinciri bulunması veya kullanılması kış lastiği zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor; yine de araçlarımızda zincir, takoz ve çekme halatı gibi gerekli ekipmanların bulunmasını sağlayalım. Kış şartlarına uygun donanım ve ekipmanla seyahatlerimizi gerçekleştirmeyi ihmal etmeyelim.” ifadelerini kullandı.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ve yönetim kurulu üyeleri, Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret etti. Gerçekleşen nezaket ziyaretinde kentte yürütülen çalışmalar, güncel gelişmeler ve Edirne’nin geleceğine yönelik projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Ziyarette konuşan CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne’nin her yönüyle daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için tüm kurumlarla ortak hareket etmeye büyük önem verdiklerini ifade etti. Başkan Balkanlı, “Kentimizin gelişimi, huzuru ve halkımızın refahı için tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya hazırız. Sayın Valimiz Yunus Sezer’e nazik kabulleri, misafirperverliği ve samimi ilgileri için teşekkür ederim” dedi.
Balkanlı, toplumsal uzlaşı ve ortak aklın önemine dikkat çekerek, siyasi görüş farkı gözetmeksizin Edirne’nin yararına olacak her çalışmaya destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Ziyaretin samimi bir atmosferde geçtiği belirtilirken, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. İl Başkanı Balkanlı, Edirne’nin sosyal, kültürel ve ekonomik potansiyelinin daha etkin kullanılabilmesi için yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının eşgüdüm içinde çalışmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, “Kurum ve kuruluşlara yönelik ziyaretlerimiz sürecek. Amacımız Edirne’nin her kesimini dinlemek, sorunlara çözüm üretmek ve dayanışma içinde bir gelecek inşa etmek” dedi.
Olgay GÜLER Edirne’de Mithatpaşa Mahallesi’nde, cadde ortasında Kuran-ı Kerim yakıldığı iddiasıyla, polis inceleme başlattı.
Olay, Mithatpaşa Mahallesi İzmir Caddesi üzerinde meydana geldi. Sabah saatlerinde, cadde üzerindeki iş yerini açmaya gelen Adem Cülfük, cadde ortasında söndürülen ateş ve geride kalan külleri fark etti. Külleri inceleyen Cülfük, aralarında Kuran ayetleri olduğunu görerek, durumu polis ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen polis, detaylı inceleme yaptı.
Cülfük, olayla ilgili şüphelilerin bulunması gerektiğini belirterek, “Sabah 07.00’de dükkanı açmaya geldiğimde dükkanın önünde büyük bir ateş yakmışlar onu gördüm. Su dökülerek söndürülmüş sonrasında. Küllerin ne olduğunu bilmiyordum, içeriğine bakmadım ilk başta. Elimle biraz karıştırdığımda baktım Kur’an ayetleri çıkmaya başladı. Resmen Kur’an’ı yakmışlar. Bu durumu güvenlik güçlerine haber ettim. Arkadaşlarımız gelip inceleme yaptılar. Komşular da ateş yakıldığını görmüşler, yolun ortasında, benzin dökülerek yakıldığını söylediler. Bunun gereğinin yapılmasını, kitabımıza kim saldırdıysa bulunmasını istiyoruz” dedi. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.
İstanbul gibi sürekli gelişen ve değişen bir metropolde mimarlık hizmeti almak, sadece estetik bir yapı tasarlamaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Yoğun nüfus, dar parseller, karmaşık imar süreçleri ve farklı bölgelere özgü yapılaşma dinamikleri nedeniyle proje planlamasının en başında doğru bir İstanbul mimarlık ofisi ile çalışmak büyük önem taşır. Bu seçim, hem projenin teknik kalitesini hem de sürecin sorunsuz ilerlemesini doğrudan etkiler.
İstanbul’da mimarlık projeleri çoğu zaman arsanın ya da mevcut yapının detaylı analiziyle başlar. Bölgenin zemin yapısı, deprem yönetmeliklerine uygunluk, ışık ve hava sirkülasyonu, komşu yapı ilişkileri ve hatta sokak dokusu bile tasarım kararlarını şekillendirir. Bu nedenle mimarlık ofisinin kente hâkim olması, daha önce benzer ölçeklerde projeler geliştirmiş olması ve bölgesel izin süreçlerini bilmesi oldukça değerlidir. Sürece hâkim bir ekip, beklenmedik gecikmeleri önleyerek zaman ve maliyet tasarrufu sağlar.
Bir diğer önemli nokta ise ofisin tasarım yaklaşımıdır. Modern yaşamın ihtiyaçları, kullanıcı odaklı mekân tasarımını ön plana çıkarıyor. Fonksiyonel alan planlaması, doğal ışığın en iyi şekilde kullanılması, sürdürülebilir malzeme tercihi ve enerji tasarrufu sağlayan çözümler artık projelerin temel gereksinimleri arasında yer alıyor. Bu doğrultuda çalışan bir mimarlık ofisinin yalnızca estetik odaklı değil, aynı zamanda uzun vadeli yaşam kalitesini ve yapının değerini artıran çözümler geliştirmesi beklenir.
İstanbul’un yoğun yapılaşması, mimari projelerde yaratıcı çözümler üretmeyi de zorunlu kılar. Küçük alanlarda maksimum verim elde etmek, modern çizgiyi korurken çevreyle uyumu sağlamak ve kullanıcıların beklentilerine uygun esnek yaşam alanları oluşturmak profesyonel bir ekibin uzmanlık alanına girer. İç mimari ve dış cephe tasarımından peyzaj detaylarına kadar bütünsel bir yaklaşım sunan ekiplerle çalışmak bu nedenle önemlidir.
Ayrıca, mimarlık ofisinin iletişim tarzı da proje başarısı için kritik rol oynar. Süreç boyunca düzenli bilgilendirme yapılması, tasarım alternatiflerinin şeffaf biçimde paylaşılması ve bütçe yönetiminin net şekilde planlanması, işbirliğini güçlendirir. Böylece hem tasarım hem de uygulama aşamalarında sürprizlerle karşılaşılmaz.
İstanbul’da mimarlık hizmeti almayı düşünenler için doğru ofisi seçmek, projenin geleceğini doğrudan belirler. Teknik uzmanlığı kreatif vizyonla birleştiren bir İstanbul mimarlık ofisi, yalnızca güzel görünen değil, işlevsel, sürdürülebilir ve bulunduğu çevreye değer katan yapılar ortaya çıkarılmasını sağlar.
Taşkent İslam Kerimov Havalimanı, şehre 12 km uzaklıkta ve Özbekistan’ın en büyük uluslararası havalimanı
Gönül UYANIKTIR
Edirne Lisesinden Yetişenler Derneği (ELYD) ve Vakfı (ELEV) hizmetleriyle, sadece mevcut öğrencilerinin değil, mezunlarının da ufkunu açmayı sürdürüyor. Edirne Liseli ve Edirneli olmanın, Edirne’de yaşıyor olmanın lezzetini, dünyayı tanıdıkça daha yoğun hissediyorsunuz. Üç ay önce Norveç ziyaretinden hemen sonra kritik yapmak ve izlenimlerimizi aktarmak için konuştuğumuzda, Atıl Erman; “Gönül bundan sonra ata topraklarımıza gideceğiz. Dünyanın en muhteşem şehirlerini göreceğiz” diyerek beni heyecanlandırdı. Rehberimiz, bize Rusya’da harika eşlik eden Said Köseoğlu olacaktı. Kardeşim Gülay, “ELYD ve Pronto Tur’la olduktan sonra gideriz” diye onaylayınca geriye hareket gününü beklemek kaldı. Kuzenimiz Aynur zaten çoktan katılımını onaylamıştı… Yaş aldıkça daha da artan iç sesimle olan mücadelemde, bu kez muhalif tarafıma fena direndim, hatta ona söz hakkı vermedim. Sonunda kazandığım zaferin tadını Özbekistan’da doya doya çıkardım. Az çok tanıdığımı sandığım bu ülke, geçmişini koruyan, sahip çıkan ve değerini bilip, kültürünü yaşatan bir toplum olarak resmen büyüleyici…
İslam Kerimov Havalimanında valizleri bekliyoruz. Önce Özbeklerin vatandaşlarının bavul ve kolileri geliyor.
………….. Bildiğimiz; Türklerin anayurdu; doğuda Baykal Gölü’nden batıda Hazar Denizi ve Ural Dağları’na; kuzeyde Sibirya bozkırlarından güneyde Tanrı Dağları ve Gobi Çölü’ne uzanan Orta Asya bozkırları olduğudur. Biz bu toprakların eski sahiplerini anıp, torunlarıyla tanışacağız… Onuncu yüzyılda Orta Asya’dan; çoklukla İran üzerinden Anadolu topraklarına yerleşen Oğuz-Türkmen başta olmak üzere pek çok boy. Türk adı altında toplanmış. Türk adı Orta Asya’da Türk ırkına mensup ve Türkçe konuşan toplulukların Göktürkler döneminden bu yana ortak adı olmuş. Göktürkler (MS 552-744), gerek ilk kez Türk adını kurdukları siyasi birliklere ve Türk diline ait bilinen en eski yazılı kaynaklarını vermeleri bakımından, Türk kültür ve edebiyat tarihi açısından önemli bir yere sahipler. Günümüzde bağımsız Türk devleti olarak varlığını sürdüren Türkiye’den başka, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere toplam 7 ülke bulunuyor. Antik dönemde İran dillerinin konuşulduğu Mâverâünnehir ve Turan bölgelerinin parçası olan günümüz Özbekistan topraklarının ilk yerleşimcileri Doğu İran kökenli İskitlerdi. Müslümanların 7’nci yy’da İran’ı fethinin ardından bölgede İslamiyet yayıldı. Semerkant, Hive ve Buhara gibi şehirler İpek Yolu sayesinde zenginleşti. Buhârî, Tirmizî, Birûni ve İbn-i Sina gibi dönemin önde gelen bilim ve ilim adamları bu şehirlerde yetişti. 13’nci yüzyılda, bölgeye hâkim olan Harezmşahlar Orta Asya’nın tümü ile birlikte Moğol istilalarına yenik düştü. Moğol ordularına katılmış olan Türk boyları bölgeye yerleşerek Özbekistan’ı Türkleştirdi. 14’ncü yüzyılda kurulan Timur İmparatorluğu’nun başkenti Semerkant; Uluğ Bey devrinde önemli bir bilim merkezi hâline geldi. Bu dönemi tarihçiler, “Timurlu Rönesansı” olarak tanımlar. Ancak bu imparatorluk, 16’ncı yüzyılda Özbek Şeybânîler tarafından yıkıldı ve bölgede Buhara, Hokand ve Hive hanlıkları kuruldu. Timurlu hanedanından Babür ise, Hindistan üzerinde egemenlik kurdu.
Özbekistan’ın incileri gece ayrı gündüz ayrı görkemli
ÖZBEKİSTAN SSC’DEN ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ’NE 19’ncı yüzyılda Orta Asya; Rus İmparatorluğu’nun kontrolüne geçti. Taşkent bu dönemde ‘Rus Türkistanı’nın başkenti oldu. Sovyetler Birliği 1924’te Sovyet Orta Asya’sını parçalayarak ‘Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni kurdu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1991’de Özbekistan Cumhuriyeti ilan edildi. PAMUK KÖLELİĞİ VE ÇOCUK İŞÇİLİĞİNDE REFORM Ülkeyi kuruluşundan 2016’ya dek yönetmiş olan Kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un; insan hakları ve bireysel özgürlükler konusunda politikaları, o yıllarda uluslararası kuruluşlar tarafından ağır biçimde eleştirildi. Kerimov’un 2016’daki ölümünün ardından cumhurbaşkanı seçilen Şevket Mirziyoyev ülkede yaygın olan pamuk köleliği ve çocuk işçiliği konularında reformlar yaptı. Dünyanın en büyük pamuk ihracatçılarından biri ve Orta Asya’daki en büyük elektrik üreticisi olan ülkede serbest ekonomiye geçiş yolunu açıcı hamleler yapan yeni Başkan komşu ülkelerle ilişkileri de iyileştirdi. Özbekistan etnik dağılımında Özbekler %80, Ruslar %5,5, Tacikler %5’lik orana sahip. Nüfusun %96’sı Müslüman, %2 oranında Ortodoks nüfus, %2 oranında da diğer dinlere mensup insanlar yaşamakta. ………………………………. Özbekistan hakkında kısa bir araştırma yapıldığında bu bilgilere sahip olunabiliyor. Ancak bu coğrafyanın insanları ile tanışmak, tarih, kültür, sanatta, insani ve mistik ortaklaşmalar paydasında aynı havayı solumak, toplamda; örf adetlerdeki benzerlik, zaman zamansa hayret ettiren zarif farklılıklar, sadece Türk olduğumuz için, “Biz sizi çok seviyoruz” diyebilecek içten yaklaşımlar, gençlerin konuştuğu Türkçe; iki ülke insanının ne denli güçlü bağlara sahip olduğunun kanıtı…! İşte bu yüzden Özbekistan izlenimlerimi yazmaya bir soru cümlesi ile başlıyorum. İlk kez gördüğünüz, fotoğrafını çekmemişseniz yüzünü bile hatırlamayacağınız ve tekrar görüşme olasılığının rakamla da (0) yazıyla dasıfır olduğu, bir mucize olup görüşseniz bile tanımayacağınız insanlar, neden, “Sizi çok seviyoruz” diyebilecek yakınlığı gösterir? Ben bu sorunun cevabını net veremeyebilirim, ama bu izlenimlerimi okuyanlar kendi duygu dünyalarından farklı çıkarımlar yapabilir… YARIN : Sarının Mavinin, Işığın ve Sadeliğin İhtişamı
Sonbahar mevsiminin ilk yarısı sona ererken, Edirne’de havanın etkisiyle bazı bitkiler ikinci baharını yaşıyor. Birçok ev ve sitenin bahçesinde bulunan Erguvan ağaçları mart nisan aylarında verdikleri çiçeklerini Kasım ayına da taşıdı. Dün çekilen fotoğraflarda, ağaçların çiçeklerinin açmaya başladığı ve çok sayıda tomurcuklarının bulunduğu gözlendi.
Geçmiş yıllarda kış mevsiminin kendisini hissettirdiği ve ‘Kasım soğukları’ olarak adlandırılan günlerde ağaçlardaki çiçekler ve tomurcuklanmalar, halk tarafından da giderek normalmiş gibi karşılanıyor. Sık sık medyada yer alan ‘soğuklar geliyor, kar geliyor’ beklentilerine yönelik haberler de inandırıcılığını kaybediyor.