Burun estetiği yüz oranlarını nasıl değiştirebilir?

Burun estetiği, burnun yüzün genel yapısıyla daha uyumlu hale getirilmesini amaçlayan cerrahi işlemlerden biridir. Burun sırtı, burun ucu, genişlik ve uzunluk gibi farklı özellikler ameliyat planlamasında birlikte değerlendirilebilir.

Doğal bir sonuç için yalnızca burnun şekline değil, alın, dudak ve çene yapısıyla olan oranlara da bakılması önemlidir. Her kişinin yüz yapısı farklı olduğu için burun estetiği kişiye özel planlanmalıdır.

Burun estetiği öncesinde hangi kontroller yapılır?

Ameliyat öncesinde burun kemiği, kıkırdak yapısı, cilt kalınlığı ve burun içi anatomisi değerlendirilir. Kişinin nefes alma sorunu varsa septum ve hava yolları da incelenebilir.

Daha önce geçirilmiş ameliyatlar, travmalar, kullanılan ilaçlar ve mevcut sağlık sorunları cerrahla paylaşılmalıdır. Bu bilgiler operasyon planının daha güvenli ve gerçekçi şekilde oluşturulmasına yardımcı olur.

Burun estetiğinde doğal görünüm nasıl hedeflenir?

Doğal görünüm, burunun yüzle uyumlu olmasıyla yakından ilişkilidir. Her kişiye aynı burun şeklinin uygulanması yerine mevcut yüz karakterinin korunması amaçlanmalıdır.

Burun ucunun açısı, burun sırtının yapısı ve burun genişliği yüz oranlarıyla birlikte planlanır. Böylece aşırı küçük veya yüzle uyumsuz bir görünüm yerine daha dengeli bir sonuç hedeflenebilir.

Burun estetiği sonrası şişlik ne zaman azalır?

Ameliyattan sonra burunda ve göz çevresinde şişlik görülebilir. İlk haftalarda ödem daha belirgin olabilir ve zaman içerisinde kademeli olarak azalır.

Özellikle burun ucundaki ince ödemlerin tamamen geçmesi daha uzun sürebilir. Cilt kalınlığı, uygulanan cerrahi teknik ve kişinin iyileşme özellikleri bu süreyi etkileyebilir.

Burun estetiği sonrasında işe dönüş ne zaman olabilir?

Günlük yaşama dönüş süresi kişinin yaptığı işe ve iyileşme hızına göre değişebilir. Masa başı gibi fiziksel güç gerektirmeyen işlere dönüş daha erken olabilirken yoğun fiziksel aktivite gerektiren işlerde daha uzun beklemek gerekebilir.

İlk dönemde burunu darbelerden korumak ve aşırı efordan uzak durmak önemlidir. İşe dönüş zamanı konusunda cerrahın önerileri dikkate alınmalıdır.

Burun estetiği nefes alma sorunlarını etkileyebilir mi?

Bazı kişilerde estetik beklentilerin yanında nefes alma güçlüğü de bulunabilir. Septum eğriliği veya burun içindeki bazı yapısal sorunlar bu duruma neden olabilir.

Uygun hastalarda estetik düzenlemeler ile fonksiyonel müdahaleler aynı operasyon kapsamında değerlendirilebilir. Böylece burun görünümü planlanırken solunum fonksiyonunun korunması veya iyileştirilmesi de hedeflenebilir.

Burun estetiği sonrası spor yapmak için ne kadar beklenmelidir?

Ameliyatın erken döneminde ağır egzersizlerden uzak durulması gerekir. Yoğun fiziksel aktivite kan basıncını artırabilir ve iyileşme sürecini etkileyebilir.

Hafif yürüyüşlere daha erken başlanabilirken koşu, ağırlık çalışması veya temas sporları için daha uzun süre beklemek gerekebilir. Kesin zamanlama kişinin iyileşme durumuna göre belirlenmelidir.

Burun estetiğinde cilt kalınlığı neden önemlidir?

Cilt kalınlığı, burun estetiği sonucunun görünümünü ve iyileşme hızını etkileyebilir. İnce ciltte kemik ve kıkırdak yapısındaki değişiklikler daha belirgin görünürken kalın ciltte ödemin azalması daha uzun sürebilir.

Bu nedenle cerrahi plan yalnızca kemik ve kıkırdak yapısına göre değil, cilt özellikleri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.

Burun estetiği sonucu ne zaman tam olarak değerlendirilir?

Ameliyat sonrasında burun şekli ilk haftalardan itibaren değişmeye başlar ancak nihai sonuç hemen ortaya çıkmaz. Dokuların iyileşmesi ve ödemin azalması aylar sürebilir.

Özellikle burun ucunun tamamen şekillenmesi daha uzun zaman alabilir. Bu nedenle erken dönemde görülen sonuç nihai görünüm olarak değerlendirilmemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Burun estetiği ameliyatı ağrılı mıdır?

Ameliyat sonrası ağrı düzeyi kişiden kişiye değişebilir. Doktor tarafından önerilen ağrı kontrol yöntemleri iyileşme döneminin daha rahat geçirilmesine yardımcı olabilir.

Burun estetiği sonrası morarma olur mu?

Bazı kişilerde göz çevresinde geçici morluk görülebilir. Morarma miktarı yapılan işlemin kapsamına ve kişinin doku özelliklerine göre değişir.

Burun estetiği sonrası gözlük kullanılabilir mi?

Gözlük burun üzerine baskı yapabileceği için belirli bir süre kullanım kısıtlaması gerekebilir. Gözlüğe ne zaman dönüleceği cerrahın önerisine göre belirlenmelidir.

Burun estetiği ikinci kez yapılabilir mi?

Daha önce ameliyat olmuş bazı kişilerde revizyon burun estetiği değerlendirilebilir. İkinci operasyon kararı mevcut burun yapısı ve iyileşme durumu incelendikten sonra verilmelidir.

Burun estetiği kalıcı mıdır?

Cerrahi değişiklikler uzun süreli olabilir. Ancak yaşlanma, travmalar ve dokulardaki doğal değişimler zaman içerisinde burun görünümünü etkileyebilir.

Karın germe ameliyatı hangi durumlarda tercih edilebilir?

Karın germe ameliyatı, karın bölgesinde belirgin cilt fazlalığı, gevşeme veya kas ayrışması bulunan kişilerde değerlendirilebilen cerrahi bir işlemdir. Özellikle gebelik, büyük kilo değişimleri veya yaşlanma sonrasında karın dokularında oluşan sarkmalar bu operasyonun gündeme gelmesine neden olabilir.

Ameliyatın amacı yalnızca yağ azaltmak değildir. Fazla cilt dokusunun çıkarılması ve gerekli durumlarda karın duvarının sıkılaştırılması da cerrahi planın bir parçası olabilir.

Karın germe ameliyatı ile daha düz bir karın görünümü sağlanabilir mi?

Uygun hastalarda karın germe ameliyatı, karın bölgesindeki fazla deri ve gevşek dokuların azaltılmasına yardımcı olabilir. Böylece daha düzgün ve sıkı bir karın konturu hedeflenebilir.

Ancak sonuç kişinin cilt kalitesi, mevcut yağ miktarı, kas yapısı ve iyileşme özelliklerine göre değişir. Ameliyat öncesinde gerçekçi beklentilerin belirlenmesi önemlidir.

Karın kaslarındaki ayrışma ameliyat sırasında düzeltilebilir mi?

Gebelik veya kilo değişimleri sonrasında bazı kişilerde karın kasları arasındaki mesafe artabilir. Bu durum diastazis rekti olarak adlandırılır ve karın bölgesinde öne doğru çıkıntılı bir görünüme neden olabilir.

Karın germe ameliyatı sırasında uygun hastalarda karın duvarının sıkılaştırılması değerlendirilebilir. Bunun gerekli olup olmadığı fiziksel muayene sonrasında cerrah tarafından belirlenir.

Karın germe ameliyatı sonrasında iyileşme nasıl ilerler?

Ameliyattan sonraki ilk günlerde gerginlik, hassasiyet, şişlik ve hareketlerde sınırlanma görülebilir. Hastaların bir süre hafif öne eğilerek yürümesi ve doktorun önerdiği pozisyonlara dikkat etmesi gerekebilir.

Günlük yaşama dönüş süresi kişiden kişiye değişir. Ağır kaldırma ve yoğun egzersiz gibi aktiviteler için cerrahın belirlediği iyileşme döneminin tamamlanması beklenmelidir.

Karın germe ameliyatından sonra iz kalır mı?

Karın germe cerrahi kesi gerektirdiği için iz oluşması beklenir. Kesi genellikle iç çamaşırı veya bikini hattının altında kalacak şekilde planlanmaya çalışılır.

İzin görünümü zamanla değişebilir ve kişisel yara iyileşmesine bağlıdır. Genetik özellikler, sigara kullanımı, cilt yapısı ve ameliyat sonrası bakım süreci izin belirginliğini etkileyebilir.

Karın germe ameliyat fiyatı hangi faktörlere göre değişebilir?

Karın germe ameliyat fiyatı, yapılacak işlemin kapsamına göre farklılık gösterebilir. Mini karın germe ile daha kapsamlı tam karın germe operasyonlarının cerrahi planları aynı değildir.

Hastane koşulları, anestezi, ameliyat süresi, cerrahın planlaması ve ek işlemlerin gerekip gerekmediği de toplam maliyet üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle yalnızca tek bir standart fiyat üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir.

Karın germe ameliyat fiyatı liposuction eklenirse değişir mi?

Bazı hastalarda karın germe ile birlikte bel veya karın çevresine liposuction uygulanması düşünülebilir. Ek bir işlemin cerrahi plana dahil edilmesi ameliyat süresini ve kullanılan yöntemleri değiştirebilir.

Bu nedenle karın germe ameliyat fiyatı kombine uygulamalarda farklılaşabilir. Liposuction gerekliliği yalnızca estetik beklentiye göre değil, kişinin anatomisi ve güvenli cerrahi sınırlar dikkate alınarak belirlenmelidir.

Karın germe ameliyat fiyatı karşılaştırılırken nelere dikkat edilmelidir?

Fiyat araştırması yapılırken yalnızca belirtilen toplam rakama odaklanmak yeterli değildir. Ameliyathane, anestezi, hastane yatışı, kontroller ve ameliyat sonrası takip gibi hizmetlerin fiyata dahil olup olmadığı öğrenilmelidir.

Cerrahın uzmanlığı, sağlık kuruluşunun koşulları ve operasyonun kişiye özel planlanması da değerlendirilmelidir. Cerrahi işlemlerde karar yalnızca düşük fiyat üzerinden verilmemelidir.

Karın germe ameliyat fiyatı muayene sonrasında neden netleşir?

Karın bölgesindeki cilt fazlalığı ve kas gevşekliği herkeste aynı değildir. Bazı kişilerde mini karın germe yeterli olabilirken bazı hastalarda daha kapsamlı bir operasyon gerekebilir.

Bu nedenle karın germe ameliyat fiyatı genellikle ayrıntılı muayene ve cerrahi planlama sonrasında daha sağlıklı biçimde belirlenebilir. Kişiye özel işlem kapsamı maliyetin temel belirleyicilerinden biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Karın germe ameliyatı kilo verme yöntemi midir?

Hayır. Karın germe ameliyatı obezite tedavisi veya temel bir kilo verme yöntemi değildir. Daha çok cilt fazlalığı ve karın konturunun düzenlenmesine yöneliktir.

Karın germe ameliyatından sonra korse kullanılır mı?

Birçok hastada ameliyat sonrasında destekleyici korse kullanımı önerilebilir. Kullanım süresi ve korse tipi cerrahın planına göre değişir.

Karın germe ameliyat fiyatı herkeste aynı mıdır?

Hayır. Operasyonun kapsamı, ek işlemler, hastane ve anestezi koşulları gibi faktörler nedeniyle fiyat kişiden kişiye değişebilir.

Karın germe ameliyatından sonra tekrar hamile kalınabilir mi?

Gebelik mümkün olabilir ancak yeni bir gebelik karın dokularında yeniden gevşemeye yol açabilir. Bu nedenle gebelik planları ameliyat öncesinde cerrahla paylaşılmalıdır.

Karın germe ameliyat fiyatı için muayene gerekli midir?

Çoğu durumda evet. Uygulanacak cerrahi tekniğin ve ek işlemlerin belirlenmesi için muayene gerekir; daha net fiyatlandırma da bu değerlendirme sonrasında yapılabilir.

Aramızdan ayrılanlar

ABDULLAH YILMAZ VEFAT ETTİ
Eski Cami emekli İmam Hatiplerinden Abdullah Yılmaz 82 yaşında vefat etti. Pakize Yılmaz’ın eşi, Feyzullah, Bilal, Selim Yılmaz ve Nesibe Takımoğlu’nun babaları Nesrin, Aynur, Serdar ve Ayşegül’ün kayınpederleri olan merhum, dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

FADIL ÖZÇELİK VEFAT ETTİ
Merhume Ulviye Özçelik’in eşi, Özder Özçelik’in babası, merhum Galip ve merhume Şefiye Özçelik’in oğulları Fadıl Özçelik 74 yaşında vefat etti. Merhum dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

ÜMİT SİMİTÇİOĞLU VEFAT ETTİ
Lalapaşa Büyünlü Köyü sakinlerinden Neziha Simitçioğlu’nun eşi, Hasan ve Hayriye Simitçioğlu’nun oğulları, Yaren Simitçioğlu’nun babası; Salih, Zekiye, merhum Recep Erdoğan Simitçioğlu ve Ayşegün Avcu’nun kardeşleri Ümit Simitçioğlu 56 yaşında vefat etti. Merhum dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SONER KANIĞ VEFAT ETTİ
Edirne Belediyesinden emekli İtfaiyeci merhum Mehmet Kanığ ve Hikmet Kanığ’ın oğulları, Metin Kanığ’ın kardeşi olan Soner Kanığ 47 yaşında vefat etti. Merhum dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Trakya Birlik’e fiyat açıklayın çağrısı!

İYİ Parti eski Edirne İl Başkanı, Trakya Birlik ortaklarından Serpil Tütüncü, “Çiftçi diğer ürünlerde olduğu gibi ayçiçeğinde de hasada başlar başlamaz yine hayal kırıklığına uğradı. Fiyatı alıcının belirlediği bir ortamda çiftçi yine yapayalnız. Ayçiçeği üreticisi ne zaman sahipsiz kalmaktan kurtulacak. Gümrük vergisi tam da hasat başlamışken neden %20’den %12’ye çekildi?” diye sordu.

Tütüncü yaptığı yazılı açıklamada, Trakya’nın, Edirne’nin, Kırklareli’nin, Tekirdağ’ın tarlalarını ayçiçeğiyle dolduran üretici yine kaderine terk edilmiş durumda olduğuna dikkat çekerek, “Ayçiçeği üreticisi ürününü hasat ediyor, maliyetini hesaplıyor, borcunu düşünüyor, ancak hala ürününün kaç liradan alınacağını bilmiyor. Trakya Birlik’ in ayçiçeği alım fiyatını açıklamakta gecikmesi üreticide ciddi bir belirsizlik ve hayal kırıklığı yaratmaktadır. Peki soruyoruz: Trakya Birlik ne zaman üreticisinin yanında olacaktır?” ifadelerini kullandı.

“Trakya Birlik, sıradan bir ticari kuruluş değildir. Binlerce üreticisinin emeğinin, alın terinin ve ortaklığının üzerine kurulmuş bir yapıdır. Üreticinin güçlü olduğu yıllarda değil,  fiyatların düştüğü, maliyetlerin yükseldiği ve piyasanın üreticinin aleyhine döndüğü günlerde yanında olmak zorundadır” diyen Tütüncü, “Vurun abalıya” başlıklı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Bugün çiftçi tam da böyle bir dönem yaşamaktadır. Önüne gelen vuruyor abalıya. vurun abalıya!  vurun abalıya!  Gün gelip gıda kıtlığı kapınızı çaldığında ithalat yaptığınız o paranız da geçmeyecek. İşte o zaman vurduğunuz abalıyı hatırlarsınız.

Gümrük vergisi tam da hasat başlamışken neden %20’den %12’ye çekildi?

Ayçiçeğinde gümrük vergisinin %20’den %12’ye indirilmesi, ithal ürünün iç piyasadaki rekabet gücünü artırırken, borsadaki ayçiçeği fiyatlarında yaklaşık 3 puana yakın şok bir düşüş yaşanmıştır.

Çiftçi açısından bakıldığında ortaya çıkan tablo son derece açıktır:

Bir tarafta Türkiye’de yüksek maliyetlerle üretim yapan çiftçi, diğer tarafta ithalat….ve bütün bunların ortasında açıklanmayı bekleyen Trakya Birlik fiyatı

Çiftçinin maliyeti düşmedi. Mazot ucuzlamadı. Gübre ucuzlamadı, tohum ucuzlamadı. İlaç ucuzlamadı ama Ayçiçeğinin fiyatı hızla aşağı kaydı.

Bugün yapılması gereken, masa başında fiyat belirlemek değil, bölgesel ve gerçek üretim maliyetini ortaya koyarak çitçinin sürdürülebilir üretim yapabileceği bir taban fiyat belirlemektir.

ÜRETİCİ NEDEN YALNIZ HİSSEDİYOR?

Trakya Birlik’ in varlık nedeni nedir?

Üreticinin ürününü değerlendirmek, üreticinin pazarlık gücünü artırmak ve gerektiğinde piyasada üretici lehine denge unsuru olmak değil midir?  O halde bugün üretici bu kadar kaygılıyken neden bu sessizlik hakim? Üretici fiyat beklerken, kim üreticinin hakkını savunacak? Birlikler üreticinin güçlü olduğu zamanlarda değil, zor anlarında kendini göstermelidir. Çiftçinin ‘’ Benim arkamda bir Birlik var’’  diyebilmesi gerekir. Aksi halde  kooperatifçilik anlayışının toplumdaki karşılığı ne olacaktır.

Neden sürekli abalıya vuruluyor. Üretici destekleneceği yerde niye köstekleniyor. Çiftçi zaten yıllardır aynı hikayeyi yaşıyor. ‘Vurun abalıya!‘ Girdi pahalı olduğunda çitçi ödesin. Ürün ucuzladığında çiftçi katlansın. İthalat yapıldığında çiftçi rekabet etsin. Kuraklık olduğunda çiftçi risk alsın. Mazot fiyatı artığında çiftçi ödesin. Gübre artığında çiftçi ödesin. Ama sıra çiftçinin ürettiği ürüne gerçek değerini vermeye geldiğinde herkes suskun !

YETER ARTIK

Çiftçi üretimin temel taşıdır. Ayçiçeği yalnızca bir tarım ürünü değil Trakya’nın ekonomisidir. Hayvancının, sanayicinin, nakliyecinin ve esnafın oluşturduğu ekonomik zincirin önemli bir halkasıdır.

TRAKYA BİRLİK’E AÇIK ÇAĞRI

Trakya Birlik Yönetimine açık çağrımızdır. Üreticiyi daha fazla bekletmeyin. Ayçiçeği alım fiyatını açıklayın.

Fiyatı açıklarken yalnızca piyasanın bugünkü koşullarını değil, üretecinin gelecek yıl yeniden ekim yapabilmesini de dikkate alın. Üreticinin gerçek maliyetlerini ortaya koyun

Hangi maliyet hesabıyla hangi fiyatın belirlendiğini kamuoyuyla açıkça paylaşın

Gümrük vergisi indiriminin üreticiüzerindeki etkisi konusunda açıkça tavır koyun

İthalat baskısı karşısında üreticinin yanında olduğunuzu gösterin. 7 ağustosta aldığınız bir karar: İki yıl kooperatife ürün dökmemiş ortak ancak şu kadar döker şeklinde kısıtlama yapıldığı ortaklara bildirildi. Büyük çoğunluğu çiftçilik yapan yönetim kurulunuz elbet sıralı ekimi biliyordur. Bir yıl buğday ekersen, sonraki yıl ayçiçeği ekersin. Aynı yere üst üste ayçiçeği ekemeyiz değil mi? Ortağınızdan ürün alımını kısıtlamayın. Bu nedenle kooperatife Ayçiçek dökemeyen çiftçiler. Borsaya mecbur kaldı ve Gümrük vergisi indirimiyle şoklandılar

Bugün mesele sadece ayçiçeği fiyatı değildir. Çiftçinin üretime devam edip edemeyeceğidir.

Vurun abalıya ! Hükümet vursun! Birlikler vursun ! Tüccarlar vursun . Yumuşak karın çiftçi Vurun! Seneye bulursanız yine vurursunuz.

Çitçi üretmese ne olur hiç düşündünüz mü?

Dr. Serpil Tütüncü, Baba mesleği çiftçilik olan Trakya Birlik Üyesi.”

‘Ayçiçeği üreticisinin sesini duyun!’

Trakya’da ayçiçeği hasadı giderek yoğunlaşırken, 21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, ayçiçeği üreticisinin fiyat beklentisinin 41–42 TL/kg. olduğunu belirterek, ayçiçeği üreticisinin bu yöndeki sesinin dikkate alınması için çağrıda bulundu.

Eski milletvekili Şimşek, sosyal medya hesabından “Ayçiçeği üreticisinin sesini duyun!” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Bugün artan gübre, mazot, ilaç, tohum ve diğer girdi maliyetleriyle üretim maliyeti yaklaşık 33,50 TL/kg seviyesine ulaşmıştır.

Üretici yalnızca emeğinin karşılığını ve sürdürülebilir bir kazanç istiyor.

Üretici kazanamazsa tarla boş kalır.

Tarla boş kalırsa soframız, ülkemiz ve geleceğimiz kaybeder.

Bugün ayçiçeği üreticisini korumak, yarının üretimini güvence altına almaktır.

Beklentimiz nettir: Ayçiçeğine 41–42 TL/kg üreticiyi yaşatacak alım fiyatı verilmelidir.

Üretici yaşarsa tarım yaşar.

Tarım yaşarsa Türkiye kazanır!”

Göz göre göre kaza!

Olgay GÜLER

Edirne İl Genel Meclisi’nin Süloğlu Yeni Parti üyesi Remzi Subaş, Musabeyli ile Demirhanlı köyü arasında 6 kişinin yaralandığı kazanın meydana geldiği yolun, uyarılarına rağmen düzeltilmemesine tepki gösterdi.

Kaza, Salı akşamı saat 19.00 sıralarında merkeze bağlı Musabeyli ile Demirhanlı köyleri arasında meydana geldi. O.H.’nin kullandığı servis minibüsü, karşı yönden gelen A.Y. yönetimindeki 22 AD 007 plakalı hafif ticari araçla ve M.G. idaresindeki 22 AS 179 plakalı hafif ticari araç ile çarpıştı. Kazada, sürücülerden A.Y. ile minibüste bulunan 5 kişi yaralandı. İhbarla kaza yerine jandarma, sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. 6 kişinin yaralandığı zincirleme trafik kazasına ilişkin, İl Genel Meclisi Süloğlu Yeni Parti Üyesi Remzi Subaş açıklama yaptı. Subaş, kazanın meydana geldiği yoldaki virajın düzeltilmemesine tepki gösterdi.

‘YOLDAKİ VİRAJ KALKSA BU KAZALAR OLMAYACAKTI’

Kaza nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirten Remzi Subaş, “Gerçekten çok üzüntülüyüz. Dün akşamki kaza, işçi aracıyla yemek götüren bir aracın çarpışması ve yoldan dışarı çıkması sonucu elim bir şekilde meydana gelmiştir. Bundan büyük üzüntü duymaktayım. Fakat sayın valimize bundan 1 ay önce ben söylediğim halde, sayın valimiz ilgilenip Karayolları Müdürlüğünü arayarak bu yolla hemen ilgilenilmesini istedi. Yolun yapılması çok basit bana göre. Karayolları gelip orada bir tespit yapsaydı, burada en az 200-300 metrelik bir yol tadilatı yapılacaktı. Yani oradaki o viraj kalkacaktı. Bu kazalar olmayacaktı” dedi.

‘YA ÖLÜM OLSAYDI?’

Aynı güzergahta geçmiş yıllarda da can kayıplarının yaşandığına dikkat çeken Subaş, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne çağrısını yineleyerek açıklamasını, “Bunlar 2-3 sene önce de yaşandı. 5 gencimiz öldü. 2 tane genç, 3 tane de sakinlerden insan hayatını kaybetti. Bunları belirttik. Karayollarına da belirttik. Bunun olmamasını ben Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgisiz kalmasına bağlıyorum. Karayolları bu yolu neden yapmıyor? Biz yolun tamamını yapsın istemedik. Sadece o virajın kaldırılmasını istedik. Yani buradaki o kazada çok sayıda kişi yaralı olarak kurtuldu. Allah göstermesin, ya ölüm olsaydı? Çok üzüntülüyüm” diye konuştu.

ÖZGÜR ÖZEL’E MEKTUP

Duydum ki kentimize geliyormuşsun. Ben burada olmayacağım için bu mektubu iletmeyi yurttaşlık görevi bildim. Öncelikle hojgeldiniz der gözlerinizden öperim.
Sayın Başkan; partiniz üyesi olmasam da aydınlanma, doğa, demokrasi ve barış mücadelecisi bir seçmen olarak kurmak zorunda olduğunuz Yeni Parti’de olması gereken yenilikleri kendimce haddim olmayarak önermek gereği gördüm.
Öncelikle sizi izliyor, beğeniyorum ve 22.07.2026 günlü tüzüğünüzü inceledim. Ancak mevzuata yazmaktan öte uygulamanın önemli olduğunu vurgulayayım. Bizdeki yanlışlar; gündelik ilişki ve uygulamalardaki yanlışlardır.
Adında adalet olan partilerin adaleti yok ettiklerini çok kez gördük o nedenle adı Yeni olan partinizin de gerçekten yeni ilişikliler ve anlayışlar ile oluşması gerekmektedir. Özellikle kentimizde onlarca yıl yerel yönetimde olan eski partiniz başarılı yerel idareden değil de ülkedeki ikilikten yararlanarak yönetimde kalmıştır. Öncelikle yerelde bunu bilmenizi ve bu anlayışın aşılmasını hedefe yerleştirmenizi öneririm.
Güçlü il ve ilçe yönetimi ile kendinden de olsa yerel yönetimi denetleme, önerme, eleştirme yapabilen ve kent örgütlerinin katkısını alan makamlar olmalıdır.
Seçimle gelen ve toparlayıcı olan il ve ilçe başkanları her ne olursa olsun tüm üyelerin demokratik katılımı ile belirlenmelidir. Ki üyeler de bu demokratik seçeneği talep etmeli, katılmalı ve örgütüne, kentine ve seçtiklerine sahip çıkıp saygılı olmalıdır.
Üyelerinden aidiyet için mutlaka alt sınırı belirlenmiş ve isteyenin fazla da ödeyebileceği bir sistem olmalıdır.
Üyelerinin sivil toplum örgütlerinde olmasını teşvik için görev ve sorumluluk vermelidir. Parti öncüleri kendine özel, partiye itaat eden sivil örgütler kurmak yerine kentteki bu tür sivil örgütlere katılımı desteklemelidir. Olmayan alanlarda da örgütlenmelere öncülük etmelidir.
Seçilmiş parti öncüleri, kent önde gelenleri ile kent sorularına dair toplantılar yaparak kent sorunlarının çözümünü parti siyasetini aşan ilişkilerle gündemde tutmalıdır.
Onlarca yıldır yerelde yönetimde olan ayrıldığınız eski partililer gibi seçmeni çantada keklik gören anlayışı eskide bırakmalıdır. Gerçekten Yeni bir anlayış ile hizmet programları sunmalı ve yerelde gerçekleşmesi gerekli önerileri uzman ve yetkililerle gündemde tutmalıdır.
Yönetimde olduğunuz yerellerde sözde değil özde tarafsız olunmalıdır. Yerel idareler kentte tarafsız olmalıdır. Yerel idare olanaklarını her kuruma eşit sunmalıdır. Yerel yönetimin hesap vereceği yerler atanmış idareciler değil oy aldığınız kentli olmalıdır. Ancak kararlar da kentlinin hakkını korumak üzerine olmalıdır. Hatıra binaen aydınlanma karşıtlarına yer tahsisleri yapan yerel idareciler olmamalıdır.
Topluma dönük konuşmalarda dil sade ve anlaşılır olmalı,vaatlerini nasıl, ne zaman, hangi kaynakla yapılacağını anlatmalıdır.
Toplumu kutuplaştıran söylemlerden kaçınmalı hele de etnik ve inanç kaynaklı toplumsal değerleri zedeleyecek cümleler ve anlayışlar olmamalıdır. Parti kişilerin bu özgür alanlarının güvencesi olmalıdır. Ve bugünkü siyasi geleneklerin yüz sene öncesi kuruluş ve kurtuluş sürecinde dengeler gereği birlikte olduğu unutulmamalıdır. Bugün bu ilkeleri kimlerin sahiplendiği öne çıkarılmalıdır.
Seçilecek kadrolar aday adaylığı sürecinde iyi incelenmeli ve geçmişteki hataların bugüne yansımaları iyi tahlil edilmelidir. Sahada güven veren kadrolara sahada yer vermelidir.
Partililer sadece seçim zamanı değil, sürekli sahada olmalı ve örnek yaşam sergilemelidir.
Partililer eleştiren değil, yöneten gibi kendine güvenen biri olarak konuşmalı ve genel vaat değil, takvimli çözüm sunmalıdır.
Ve belki de en önemlisi, seçmenin oy potansiyelini arttıracak bir önerim de seçmen ile seçilenin ilişkilerini engelleyerek seçilenleri seçmeninden ayıran vekil ve başkan maaşları ve vekillerin emeklilik konusudur. Yeni Parti yeni bir anlayış ile bu ikilemi çözmelidir. Milletvekilliği bir meslek değildir; emekli maaşı almaları kabul edilemez. Yeni Parti Milletvekili ve yerel yönetim başkanlarının maaşları asgari ücret ile orantılı olmalıdır.
Kısacası Sayın Başkan kurtuluş ve kuruluş örgütlenmesi günün koşulları gereği yukarıdan önerilmişti. Güzel olan; bugün o ilkeler tabandan size dayatılmaktadır. Geçmişte umutların tüketildiği bir siyasi yapı olan eski partinizin kurucu felsefesinden kopmadan ancak yeni zamana uygun ilkeleri de kapsayan yenilemelerle iktidar olmasını sağlamak önce sizin sonra tüm Yeni Parti ve dostlarının sorumluluğundadır.
Kolay gelsin der selamlarımı iletirim…

İYİLİĞİN GÜCÜ

İYİLİĞİN GÜCÜ öylesine büyüktür ki, pek umursanmaz, yorumlanmaz nedense!..
İYİLİĞİ, KARŞILIKSIZ, “BUNU DA ALLAH YARATTI, BANA EMANET ETTİ” diye yapan bir kul, ALLAH İLE BERABERDİR. “ALLAH İLE BERABER OLMAK” tan daha büyük ve müthiş, güzellik, ne olabilir?..
“BEN SONSUZ KUDRET, RAHMET, HİKMET, SONSUZ SEVGİNİN TA KENDİSİYİM!..”
“Sizi ben yarattım, yine bana döneceksiniz” diye bildirmiş ya bize.
Bu müthiş güzelliğin zıttı olan, muhtacı umursamayan, iyiliğe emeği zahmet sayan, “Çıkarım olsa ne âlâ, çıkar yok ki, neden harcayacakmışım, bana ne” deyip, muhtacı, aç, susuz, sevgisiz, ilgisiz bırakmak, görmemezlikten gelmek, hele hele zulmetmek, katletmek, kovmak, öyle kötüdür ki, çünkü,”ŞEYTANLA BERABER OLMAKTIR”
İyiliklerin müthiş güzelliğinde, HAK’KIN SAHİBİ ile beraber olanların çoğalmasını dilerim!..
Örnek: Bir köyde, vicdanlı bir kişi yıllardır, sahipsiz sokak canlarına yiyecek, su verdiğini görüyorum.
Bir baktım, o kişi yavaş yavaş evini, avlusunu, bahçesini gönlüne göre ağaçlandırıp düzenledi. Köy yolu, yıpranık, tozlu topraklıydı, SADECE O KÖYÜN YOLU, GENİŞ BİR ASFALT OLDU!..
İşte bir kişinin iyiliği, böylesine tesirlidir.
O hayvansever, vicdanlı arkadaşa dedim ki:
“Bu köyde senin gibi biri daha olsa, bu köye nur yağar”
O da bana “Nerdee!..” diye cevap verdi.
Birde köy çoğunluğu, o vicdanlı arkadaş gibi olsalar, düşünün artık, Rabbin nimetlerini…
Yaratan’ı hesaba katmayanlar, ne oluyorsa, kendiliğinden oluyor sanırlar!..
NE YAPTIĞIN GÖRÜLÜR,
NE YAPARSAN ONU HAK EDERSİN…
İYİLİK BEREKETİ,

KÖTÜLÜK SEFALETİ KAZANIR!..

Kuran’ı Kerim. Sure 2/Ayet 195:
Allah yolunda harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Yaptığınızı güzel yapın; Allah güzel yapanları sever.
3/92: Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız, mutlaka Allah onu bilir.