Edirne Kahveciler ve Gazinocular Esnaf Odası Hakan Gönay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülerek kabul edilen yeni vergi düzenlemesiyle basit usulde olan esnafın gerçek usule geçmesinin esnafta ciddi sıkıntı yaşatacağına dikkat çekerek, “Çay ocakları başta olmak üzere, kiraları yüksek olan birçok işletme kapanma noktasına gelir dedi. Göney, 17 Ocak’ta gerçekleştirilecek genel kurul öncesi yeniden yönetime aday olduğunu da açıkladı.
Edirne Kahveciler ve Gazinocular Esnaf Odası’nda genel kurul için geri sayım sürüyor. Odanın 17 Ocak’ta yapılacak genel kurulu öncesi, yeniden aday olduğunu açıklayan mevcut başkan Hakan Gönay, kongreyi ‘hesap verme ve sınav’ süreci olarak değerlendirdi. Oda olarak yereldeki sorunların büyük bölümünü çözdüklerini söyleyen Gönay, yeni vergi düzenlemelerinin küçük esnafı zor durumda bırakabileceğine dikkat çekti.
‘KONGRE BİZİM SINAVIMIZ’
Gönay, kongreye yoğun katılım beklediklerini belirterek, “Biliyorsunuz seçimlerimiz dört yılda bir yapılıyor. Biz de seçim günümüzü Ocak ayının 17’si olarak aldık. Şimdiden esnafımız için hayırlı olmasını diliyorum. Kongre, her zaman bizim için bir hesap verme dönemidir. Esnafımızın kongremize ilgi göstermesini özellikle bekliyoruz. Çünkü genelde bu süreçler çok suni geçiyor. Esnafımız gelsin, bizi dinlesin, ekiplerimizi tanısın, bizim yapamadıklarımızı söylesin, yaptıklarımızı söylesin. Biz de bilelim; ne yaptık, ne yapamadık? Bunu gerçekten öğrenmek istiyoruz. Bu bizim sınavımız aslında. Orada bizi sıkıştırsınlar, soru sorsunlar. ‘Bunu yapamadın, şunu yaptın’ desinler. Esnaf, kendisini yönetecek başkanı sınavdan geçirsin. Burada bizim bir sınavımız var ve bu sınavdan geçmek istiyoruz” dedi.
‘BİZE VERİLEN SINIRLAR ÇOK DAR’
Görev süresi boyunca yapmayı planladıkları ancak hayata geçiremedikleri konular olduğunu anlatan Gönay, “Evet, tekrar adayız. Tabii vaatler de konuşuluyor. Şimdiye kadar kafamızda olup da yapamadıklarımız var. Ama biliyorsunuz, bize verilen sınırlar çok dar. Yetkilerimiz belli, imkanlarımız sınırlı. Biz genelde yerelde; belediye, emniyet, zabıta, valilik gibi kurumlarla, esnafın kendi başına çözemediği sorunlarla ilgileniyoruz. Çabalarımız çoğunlukla bu yönde oluyor ve bunların yüzde 90’ını zaten çözüyoruz. Yerelde çözülebilecek bir sorun varsa, burada çözüyoruz” şeklinde konuştu.
‘KÜÇÜK ESNAFI GERÇEK USULE SOKARLARSA, CİDDİ SIKINTILAR YAŞANIR’
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülerek kabul edilen yeni vergi düzenlemelerine de değinen Gönay, “Şimdi mesela yeni bir vergi kanunu var, mecliste görüşüldü ve onaylandı. Basit usulde olan esnafı gerçek usule düşürecek düzenlemeler var. Bununla ilgili federasyonumuzla, konfederasyonumuzla ve üst birliklerimizle görüşmeler yaptık. Taleplerimizi ilettik, Ankara’ya gittik, birebir görüştük. Olumlu yaklaşımlar oldu, belli bir ilerleme sağlandı ama şu an hâlâ çok net bir tablo yok. Küçük esnafı gerçek usule sokarlarsa, özellikle hizmet sektöründe olan esnafımız ciddi sıkıntı yaşar. Çay ocakları başta olmak üzere, kiraları yüksek olan birçok işletme kapanma noktasına gelir. Bu nedenle bu düzenlemeler çok dikkatli yapılmalı” diye konuştu.
Edirne Eczacı Odası Denetleme Kurulu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, havaların soğumasıyla artış görülen grip ve soğuk algınlığından korunmak amacıyla, pandemi döneminde kazanılan maske alışkanlığı ve hijyen kurallarının unutulmaması gerektiğine dikkat çekti.
Dünya ile birlikte Türkiye’yi etkisi altına alan yüz yılın en büyük salgınının ardından, vatandaşlar alıştıkları maske kullanımını da bıraktı. Havaların soğumasıyla birlikte artan grip ve soğuk algınlığı vakalarıysa bu alışkanlığın önemini yeniden hatırlattı. Edirne Eczacı Odası Denetleme Kurulu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, özellikle viral enfeksiyonlardan korunmada maske ve hijyen kurallarının önemine dikkat çekti.
‘MASKE TAKMAK BÜYÜK FAYDA SAĞLAR’
Viral enfeksiyonlar ve gripten korunmak için pandemi döneminde edinilen alışkanlıkların unutulmaması gerektiğini söyleyen Ciravoğlu, “Havaların soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı vakalarında doğal olarak bir artış görülüyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da aynı durum geçerli. Bunun yanında bir de grip salgını var; şu anda oldukça fazla sayıda grip vakasıyla karşılaşıyoruz. Dolayısıyla insanların bunlardan korunması gerekiyor. Öncelikle viral enfeksiyonlardan ve gripten korunmak için pandemi döneminde alıştığımız maske kullanımını unutmamak lazım. Kalabalık ortamlarda, o günlerin koşullarında nasıl davranıyorsak bugün de aynı şekilde davranmamız gerekiyor. Özellikle kapalı ve kalabalık alanlara girerken maske takmak büyük fayda sağlar” dedi.
‘DOĞRU VE DENGELİ BESLENMEK GEREKİYOR’
Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın en az maske kullanımı kadar önemli olduğuna dikkat çeken Ciravoğlu, “İkinci önemli faktör ise bağışıklık sistemini korumak ve mümkün olduğunca üst düzeyde tutmak. Bunun için öncelikle doğru ve dengeli beslenmek gerekiyor. Aynı zamanda düzenli ve yeterli uyku çok önemli; vücudun dinlenmesini mutlaka sağlamalıyız. Bu faktörler bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına yardımcı oluyor ve bu aylarda özellikle daha da önem kazanıyor” şeklinde konuştu.
‘TAKVİYELER BİLİNÇLİ KULLANILMALI’
Ciravoğlu, beslenme ve uyku düzeninde eksiklikler olması durumunda vitamin, mineral veya bitkisel gıda takviyelerine başvurulabileceğine dile getirerek, “Eğer bunlar yeterince sağlanamıyorsa ya da eksiklikler varsa, o zaman vitamin, mineral veya bitkisel gıda takviyelerine yönelmek mümkün olabilir. Ancak bu takviyeler kişinin ihtiyacına göre değerlendirilerek tercih edilmelidir. Piyasada çok sayıda ürün var ve bunlarla destek sağlanabilir ama esas olan, kişinin doğal yollarla kendini beslemesidir. Takviyelere ancak bu mümkün olmadığında başvurmak gerekir” diye konuştu.
‘DOKTORA VE ECZACIYA DANIŞILMASI GEREKİYOR’
Takviye ürünlerin kullanımında mutlaka bir doktora veya eczacıya danışılması gerektiğinin altını çizen Ciravoğlu, “Bu ürünlerin tüketilmesinde de mutlaka doktora ya da eczacıya danışılması gerekiyor. Çünkü bazı vitaminlerin vücutta birikme riski vardır. Aşırı birikim durumunda böbrek, karaciğer ve kalp gibi organlarla ilgili ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle dikkatli olunmalı. Rastgele, günlük tüketilecek basit ürünler gibi düşünülmemeli. Sonuçta bitkisel gıda takviyesi de olsa, ilaç gibi değerlendirmek gerekir” ifadelerini kullandı.
Meteoroloji’nin son değerlendirmelerine göre, Edirne’de soğuk hava yerini yarından itibaren yağışlı bir havaya bırakırken, termometrelerde de gözle görülür bir artış yaşanması bekleniyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi’nin 5 günlük raporuna göre Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -2°C, en yüksek 11°C, nem (%) 48-75, rüzgar (km/sa) Güneybatıdan 19
Yarın sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 6°C, en yüksek 15°C, nem (%) 72-90, rüzgar (km/sa) Güneybatıdan 25
4 Ocak 2026 Pazar günü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 15°C, en yüksek 19°C, nem (%) 57-87, rüzgar (km/sa) Güneybatıdan 27
5 Ocak 2026 Pazartesi günü sağanak yağışlı birlikte en düşük sıcaklık 14°C, en yüksek 15°C, nem (%) 76-82, rüzgar (km/sa) Güneybatıdan 22
5 Ocak 2026 Salı sağanak yağışlı birlikte en düşük sıcaklık 13°C, en yüksek 18°C, nem (%) 67-92, rüzgar (km/sa) Güneyden 21 olarak tahmin ediyor.
Keşan Belediyesi’nce yaklaşık iki hafta önce hayata geçirilen “kartlı sistem hayır çeşmesi”, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından tahrip edildi.
Keşan Belediyesi’nden yapılan açıklamada, gerekli inceleme ve onarım çalışmalarının başlatıldığı, , benzer olayların bir daha yaşanmaması adına ilgili birimlerce gerekli tedbirlerin alınacağı belirtilerek şunlara yer verildi:
“Yaklaşık iki hafta önce, vatandaşlarımızın temiz ve sağlıklı suya sürdürülebilir erişimini sağlamak ve aynı zamanda geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza destek olmak amacıyla hayata geçirdiğimiz kartlı sistem hayır çeşmesi, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından tahrip edilmiştir.
Toplumsal dayanışma, paylaşma ve hayır anlayışını yaşatmayı hedefleyen bu uygulamaya yönelik gerçekleştirilen bu üzücü olay, bizleri derinden üzmüştür. Kamu yararı gözetilerek yapılan hizmetlerin zarar görmesi, tüm hemşehrilerimizin ortak değerlerine zarar vermektedir.
Belediyemizce gerekli inceleme ve onarım çalışmaları başlatılmış olup, benzer olayların bir daha yaşanmaması adına ilgili birimlerimizce gerekli tedbirler alınacaktır.
Tüm vatandaşlarımızdan, ortak kullanım alanlarına ve toplumsal fayda amacıyla hayata geçirilen hizmetlere sahip çıkmalarını önemle rica ediyor; bu tür olumsuzlukların tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz.”
Keşan’a içme suyu sağlayan iki kaynaktan biri olan Kadıköy Barajı’nda aşırı kuraklık sebebi ile sadece ölü hacmin kalmasından dolayı ilçeye buradan su verilememesi nedeniyle İpsala İlçesi Kumdere Köyünde yer alan kuyulara ek olarak 5 adet derin su sondajı yapılacağı bildirildi.
Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek.
Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayacak toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yapacak. Belediye Meclisi’nin 19 maddeden oluşan gündeminde Kumdere Köyünde yer alan kuyulara ek olarak 5 adet derin su sondajı yapılmasına ilişkin madde de bulunuyor. Keşan belediye Meclisi’nin ele alacağı maddelerden bazıları şöyle:
“3- Türk Hava Kurumu Keşan İlçe Başkanlığı’nın 20.10.2025 tarihli ve 21619 sayılı yazısı ile; ilçemizdeki gençlerin havacılık, teknoloji ve liderlik alanlarında eğitim almalarını sağlamak, havacılık sektöründeki kariyer fırsatlarını tanıtmak ve toplumsal sorumluluk bilinci kazandırmak amacıyla Belediyemiz ile ortak bir hizmet projesi yürütülmesi, bu konuda yapılacak protokolü imzalamak üzere Belediye Başkanı’na yetki verilmesi hususunun Meclis tarafından görüşülmesidir.
4- Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nin 18.12.2025 tarihli dilekçesi ile Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla “Tarihe Tanık, Geleceğe Köprü” isimli bir dijital arşivleme ve sergi projesinin hayata geçirilmesi teklif edilmektedir. Söz konusu projenin 5393 sayılı Kanun’un 75/C maddesi uyarınca Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği ile ortak hizmet projesi olarak gerçekleştirilmesini, proje kapsamında gerekli her türlü teknik, lojistik ve tanıtım desteğinin Belediyemizce sağlanmasını ve bu konuda yapılacak protokolü imzalamak üzere Belediye Başkanı’na yetki verilmesi hususunun Meclis tarafından görüşülmesidir.
5- 5393 sayılı Belediye Kanununun 25. Maddesi gereğince Belediyemizin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile bunlara ilişkin hesap kayıt ve işlemlerinin denetiminde 1 yıl süre ile görev yapmak üzere gizli oy ile Belediyemiz Meclis üyeleri arasından seçilecek Denetim Komisyonu üye seçimi yapılmasıdır.
6- Keşan Belediyesine ait mezbahadaki iş ve faaliyetlerin daha kaliteli, seri ve verimli yürütülebilmesi için 5393 sayılı Yasanın 75/C hükmü kapsamı gereği 31/07/2026 tarihine kadar geçerli olan Keşan Belediyesi ile Keşan Ticaret Borsası ve Keşan Ticaret Ve Sanayi OdasI arasında karşılıklı görüşme ve anlaşma sonucu düzenlenen ortak iş birliği protokolü gereğince “2026 Yılı Büyükbaş- Küçükbaş Hayvan Kesim Ücretleri”nin Meclis tarafından görüşülmesidir.
16- Belediye Meclisinin 04/12/2025 tarih ve 2025-206 sayılı kararı ile Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilen, Keşan Şehiriçi, Keşan – Paşayiğit, Keşan – İzzetiye Mahallelerine toplu taşıma ücretlerine zam talebinin 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15. Maddesi (p) bendi gereğince Meclis tarafından görüşülmesidir.
17- Belediye Meclisinin 2025-205 sayılı kararı ile İçkili Yerler Bölgesi Tespit Komisyonuna havale edilen, İlçemiz Büyük Cami Mahallesi Küçük Sanayi Sitesi Menteşe Sokak No:6 adresinde faaliyet gösteren işyerinin İçkili Yerler Bölgesine alınması talebinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 29,30 ve 31. Maddeleri kapsamında Meclis tarafından görüşülmesidir.
18- İlçemize içme suyu sağlayan 2 (iki) kaynaktan biri olan Kadıköy Barajı’nda aşırı kuraklık sebebi ile sadece ölü hacmin kalmasından dolayı Kadıköy Barajı’ndan ilçemize su verilememektedir. Bu sebeple İpsala İlçesi Kumdere Köyünde yer alan kuyulara ek olarak 531 ada 10 parsel, 164 ada 1 parsel, 163 ada 43 parsel numaralı parsellerde 5 adet derin su sondajı yapılması, yer tahsisi, arama ve kullanma belgelerinin alınması için Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan’a yetki verilmesi hususunun Meclis tarafından görüşülmesidir.
19- Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksinin cumartesi günü haricinde ve pazar kurulmadığı günlerde otopark olarak kullanılması hususunun Meclis tarafından görüşülmesidir.”
Bulgaristan’ın Avro Bölgesi’ne 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren resmen katılmasıyla komşu ülkede 145 yıldır kullanılan Leva yerini Euro’ya bıraktı.
Euro, 1Ocak 2026 itibariyle Bulgaristan’ın resmi para birimi oldu. BNR’re yer alan Marta Mladenova’nın haberine göre, Ocak ayı sonuna kadar ödemeler Bulgar Leva’sı ile de tapılabilecek, ancak elektronik ödemeler sadece Avro üzerinden gerçekleştirilecek. Bulgaristan Merkez Bankası BNB, Leva’yı Avro’ya süresiz ve ücretsiz değiştirecek. Ticari bankalar ve “Bulgaristan Postaları” ise bu yükümlülüğü haziran ayı sonuna kadar üstlenecek.
Bulgaristan’ın Avro Bölgesi’ne 21. üye ülke olarak katılması ile bağlantılı olarak, 1 Ocak 2026 – 2 Mart 2026 tarihleri arasında, sabit döviz kuru olan 1 Avro = 1,95583 Leva üzerinden banknot değişimi Avro Bölgesi’ndeki diğer 20 Ulusal Merkez Bankası tarafından da yapılacak.
Bulgaristan Merkez Bankası’nın (BNB) bildirdiği üzere değişim işlemleri için herhangi bir ücret, komisyon veya ek masraf tahsil edilmeyecek. Günlük değişim limiti, müşteri/işlem başına 2 000 leva ile sınırlandırılacak.
FERİT SEDEF VEFAT ETTİ Kıyık semti sakinlerinden Ferit Sedef, 71 yaşında vefat etti. Merhume Memnune ve merhum Ethem Sedef’in oğlu, Meydan Mahallesi Fan Fan Çeşme Sokak sakinlerinden Ferit Sedef için dün Sarı Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Ferit Sedef’in cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi. HALİL SAKARYA VEFAT ETTİ Fatih Mahallesi sakinlerinden Halil Sakarya, 86 yaşında vefat etti. Fatih Mahallesi Varel Sitesi sakinlerinden, Melihat Sakarya’nın eşi, Gürcan ve Gülhan Sakarya’nın babaları, Gül Sakarya’nın kayınpederi, Güliz, Çağan, Belçin ve Berkin Sakarya’nın dedeleri Halil Sakarya için dün Meriç ilçesine bağlı Alibeyköy köyü camisinde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Halil Sakarya’nın cenazesi, köy mezarlığına defnedildi.
İlkçağ’da Balkanları Ege Denizi’ne bağlayan “en kısa yol” olarak tercih edilen Meriç Nehri, Ortaçağ’da da aynı amaçlarla kullanılmıştır. Osmanlı döneminde Meriç Nehri üzerindeki taşımacılık teşvik edilmiştir. Dimetoka’nın nehre sınır olan köyleri bu amaçla uğraşmalarından ötürü Yıldırım Bayezıd döneminde buna karşılık avarız vergisinden muaf tutulmuşlar. Yıldırım Bayezıd, Dimetoka ile Ergene arasındaki Meriç geçidine bir de kayık vakfı kurdurmuş. Daha sonraki yıllarda da küçük çaplı gemilerle, tahıl ürünleri ve çeşitli malları Meriç Nehri üzerinden Edirne’ye taşınmıştır. Edirne de toplanan mallar, Meriç Nehri yoluyla Enez’e nakledilerek deniz yoluyla İstanbul’a kadar taşınmıştır.
Osmanlı döneminde 18. Yüzyıl’ın ikinci yarısında zahirenin yanı sıra ticari eşyalar ve bazı harp malzemeleri Meriç Nehri suyoluyla taşınmıştır. Mısır’dan, (günümüz Ege Denizi olan) Adalar Denizi’nden ve İzmir’den ticari mallar, yemişler ve hububatlar gemilerle Enez Limanı’na getirildikten sonra Meriç yoluyla Edirne’ye ve Filibe’ye gönderilmiş. Aynı suyoluyla başta pirinç olmak üzere çeşitli gıda maddeleri Edirne’den Meriç Nehri yoluyla Enez’e oradan da deniz yoluyla Avrupa’ya ve İstanbul’a taşınmış.
Osmanlı belgelerinde “İnöz” olarak adı geçen Enez Ege Denizi’ni Meriç Nehri yoluyla Doğu Trakya içlerine ve Balkan Yarımadası’na bağlayan önemli bir tarihi liman olarak hizmet görmüş. Edirne’den ihraç edilen malların da aynı zamanda merkezi olan Enez Limanı yüzyıllarca önemini büyük ölçüde Meriç Nehri’ne borçludur. 19. Yüzyıl’a kadar Enez Limanı ve Meriç Nehri bu görevini sürdürmüştür.
İlkçağ’lardan itibaren taşımacılıkta kullanılan Meriç–Enez suyolu, Balkan topraklarını Edirne’ye dolayısıyla İstanbul’a bağlayan önemli bir ulaşım ve nakliye yolu olmuştur. 1309 tarihli Edirne salnamesinde Meriç Nehri yolu ile Cisr-i Mustafa Paşa’dan (Uzunköprü) İnöz’e (Enez) kadar nehir sahilindeki yerlere sallar ile önemli miktarda zahire ve kereste nakledildiğine dair bilgiler mevcuttur.
27 Şubat 1858 tarihli bir mukavelename ile İnöz’den (Enez) Edirne’ye ve Edirne’den Filibe’ye kadar Meriç Nehri’nde vapur işletme ve zahire sallarını işletme imtiyazı 22 sene süreyle Fransız şirketi Mösyö Komanto ve ortaklarına verilmiştir. Nehir yatağının ıslahı ve düzenlemesi de yapılacak şekilde süre 30 yıla çıkarılmıştır.
Tarihsel sürece bakıldığında Enez Limanı ve Meriç Nehri’nin bölgemiz için ne kadar önemli olduğu görünmektedir. Cumhuriyet döneminde de Enez ve Meriç önemi dolayısıyla Atatürk’ün talimatıyla, Lozan Anlaşması esasına göre Meriç Nehri’nin nihai sınırının belirlenmesi ve nehirden faydalanmak amacıyla 20.06.1934 yılında Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Yunanistan ile ortak ‘’Meriç Tabileri ve Islahı Komisyonu’’ adlı komisyon kurularak mühendislik çalışmaları yapılıyor. Atatürk’ün vefatı ve II. Dünya Savaşı çıkması dolayısıyla bu proje askıda kalıyor. II. Dünya Savaşı sonrası Amerika’nın Avrupa hegemonyası başlaması ile yapılan yardımlardan Yunanistan ve Türkiye de yararlanıyor.
Bu arada 193’te yapılan Meriç Nehri mühendislik çalışması yeniden gündeme geliyor. 1954 yılında DSİ Genel Müdürlüğü’nün yeniden düzenlenmesi ile bu proje uluslar arası ihaleye çıkarılıyor. Projeyi Harza (Harza Engineering Company) isimli Amerikan firması alıyor. Yunanistan – Türkiye ortak projesi olan bu projenin tamamının maliyeti 150 milyon TL, olup 1955’de değeri 54 milyon Dolardır. Projede Türkiye’nin payı 1955’de 83 milyon TL=30 milyon Dolar olup, Yunanistan’ın payı 67 milyon= 24 milyon Dolardır.
Bu proje ile Meriç Nehri tahkimatı, seddeler, bataklık alanların kurutulup tarıma aç olması ve sulama projeleri yapılıyor. Proje 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı ile İpsala bölgesi Mandakoru mevkiinde duruyor. Projede Ferre ve Peplos Kupürleri takas olacak iken proje intikaya uğrayınca takas yapılamıyor ve şimdi her iki ülkede Meriç Nehri’ni karşısına geçiyor. Daha sonra Türkiye ve Yunanistan projenin eksiklerini kendi imkanları ile tamamlıyorlar.
Meriç Nehri Enez Deltası Lagün Gölleri ile Dünya’nın en önemli sulak alanlarından biridir. Gala Gölü bölgesi Dalyan Gölleri ile önemli bir eko sistem yaratmıştır. DSİ’de görev yaptığım yıllarda Gala Gölü’nü doğrudan Dalyan Gölleri’ne bağlayan kanal yapılmıştı. Özellikle Yılan Balığı familyası için bu döngü çok önemlidir. 1970’li yıllarda balıkçılık konusu Enezle özdeşleşmiştir. Enez Balıkçılık Kooperatifi öncülüğünde Belediye himayesinde ‘’Enez Balık Festivali’’ gelenek haline gelmiştir. Yılan Balığı üretimi arttırılmış ve balık ihracatı yapılır olmuştu. Maalesef daha sonra Enez yakaladığı bu ivmeyi giderek kaybetmiştir.
Yürütülen yanlış çeltik tarımı toksik etkileri başta Gala Gölü ve Dalyan Gölleri’nin kirlenmesine sebep olmaktadır. Keza Ergene Nehri kirliliği de Meriç Nehri deltasını kirleterek Saros Körfezi’ne de zarar verir hale gelmeye başlamıştır.
Enez Saros Körfezi güzel denizi sayesinde gözde sayfiye yerlerinden biri olmaya başladı. Lakin düzensiz yapılaşma ve altyapı eksikliğinden sahil sakinleri sıkıntı çekmektedir.
Coğrafi ve stratejik önemi çok fazla olan Enez ilçemiz maalesef bu kadar çok nimetlerine rağmen mağdur edilmekte ve Edirne bundan faydalanamamaktadır. Halbuki Enez, karayolu ile Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Çanakkale, İzmir bağlantısı yanında İpsala Gümrük Kapısı ile Avrupa’ya bağlanabilen konumdadır. Keza Enez Limanı standart liman konumuna getirilse hem İstanbul hem de Tekirdağ limanlarının yükünü azaltacaktır. Enez Limanı, Dedeağaç ve Selanik deniz yolu ile Enez limanından Avrupa’ya ihracat ve yolcu taşımacılığı yapılması yararlı olacaktır.
Yıllardır suya hasret bekleyen 70 bin dekar Enez yamaç tarım arazisi hazırlanan sulama projesi ile yapılacak sebze ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği ile büyük bir imkan yaratacaktır. Bölgede kurulacak seralar ile yıl boyunca sebze üretimi yapılabilecektir. Önceki yıllarda bölgede kurulan salça fabrikası sebze tarım kültürünün varlığının ispatıdır. Üretilen gıdalar yaz aylarında sahil nüfusu besleyeceği gibi, İstanbul pazarı ve Avrupa pazarına da hitap edecektir. Çeribaşı Kirazı buna bir örnektir.
En büyük hayalim olan,’Harza Projesinin devamı olarak Yunanistan’la ortak proje ile Meriç Nehri yatağını ıslahı ederek suyun yönetimini ve faydalanmayı hatta suyolu ulaşımını paylaşacak ve Trakya’yı sulayacak projeleri hayata geçirmek, Ergene kirliliğine son vermek’ ideali ile 25. Dönem milletvekili aday adayı olmuştum. Lakin kısmet olmadı.
Umarım bu kadar bol nimete sahip olan Enez ilçemiz makus talihini kıracak imkanlarına en kısa sürede kavuşur.
İstanbul’da Galata Köprüsü’nde yeni yılın ilk gününde, Filistin’deki katliama ‘dur’ demek için gerçekleştirilen yürüyüşle eş zamanlı olarak, Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde de yürüyüş ve destek programı düzenlendi.
Filistin’deki katliama “dur” demek için Galata Köprüsü’nde eylem gerçekleştirildi. “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganıyla düzenlenen eylemle eş zamanlı olarak Edirne’nin Uzunköprü ilçesinin Telli Çeşme Meydanı’nda program düzenlendi. UZİMDER organizasyonunda gerçekleştirilen programa; İlçe Kaymakamı Muammer Köken, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileriyle vatandaşların katıldı. Sabah namazının ardından düzenlenen etkinlikte Kuran okundu, açıklamalar yapıldı.
‘BU ZULÜM BİR GÜN BİTECEK’
Burada konuşan ilçe kaymakamı Köken, Filistin’deki zulüm bir gün biteceğini söyleyerek, “İnşallah bu zulüm bir gün bitecek. Doğmamış çocukların, büyüyememiş çocukların memleketi Filistin özgürlüğüne kavuşacaktır. Buna inancımız tamdır. Türkiye Cumhuriyet Devleti, bu konuda elinden gelenin fazlasını yürütmektedir. Öz ve öz Müslüman memleketinde kan dökenlerden Allah ıslah etsin. Islahı mümkün değilse de Allah kahrı perişan etsin” dedi.