Toptan Kozmetik Alışverişinde Doğru Adresle Büyüyün

Kozmetik sektörü, sürekli yenilenen ürün çeşitliliği ve hızla değişen tüketici beklentileriyle canlılığını her zaman koruyan bir alandır. Bu dinamik yapı içerisinde yer alan perakendeciler, güzellik salonları, kuaförler ve e ticaret firmaları için en önemli konulardan biri güvenilir bir tedarik zinciri oluşturmaktır. Ürün kalitesi, fiyat istikrarı ve düzenli stok erişimi, işletmelerin rekabet gücünü doğrudan etkiler. Bu nedenle toptan kozmetik alımı yaparken doğru firmayla çalışmak, uzun vadeli başarının temel taşlarından biri haline gelir.

Makyaj ürünleri, kozmetik pazarının en geniş ve en hızlı tüketilen kategorilerinden biridir. Fondöten, kapatıcı, ruj, far, maskara ve allık gibi ürünler, tüketicilerin günlük rutinlerinin vazgeçilmez parçalarıdır. Bu ürünlere olan talebin sürekli olması, işletmelerin raflarını her zaman dolu tutmasını zorunlu kılar. İşte bu noktada Toptan Makyaj Malzemeleri temininde güvenilir bir tedarikçiyle çalışmak büyük avantaj sağlar. Doğru ürünleri doğru fiyata almak, hem satış hacmini hem de müşteri memnuniyetini artırır.

Türkiye’de toptan kozmetik ticareti denildiğinde köklü firmalar her zaman bir adım öne çıkar. Uzun yıllar boyunca sektörde varlık göstermek, hem güven hem de deneyim anlamına gelir. Aydinç Kozmetik, 1984 yılından bu yana kozmetik sektöründe faaliyet gösteren, bilgi birikimi ve istikrarlı hizmet anlayışıyla tanınan bir firmadır. İstanbul İstoç’ta bulunan mağazasıyla toptan alım yapmak isteyen işletmelere geniş ürün yelpazesi sunar. Firma, en kaliteli ve güvenilir ürünleri müşterileriyle buluşturmayı her zaman öncelik haline getirmiştir.

Toptan alım yapan işletmeler için ürün çeşitliliği kadar danışmanlık ve yönlendirme desteği de önemlidir. Sektörde deneyimli bir tedarikçi, hangi ürünlerin daha hızlı satıldığı, hangi markaların daha çok tercih edildiği ve dönemsel trendlerin nasıl şekillendiği konusunda yol gösterici olabilir. Bu noktada Toptan Kozmetikçi olarak Aydinç Kozmetik, müşterilerine yalnızca ürün satışı değil aynı zamanda güven ve bilgi de sunar. Bu yaklaşım, özellikle sektöre yeni adım atan girişimciler için büyük bir avantaj sağlar.

Aydinç Kozmetik’in müşteri memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışı, firmayı sektörde farklı bir konuma taşır. Küçük ölçekli işletmelerden büyük hacimli alım yapan firmalara kadar geniş bir müşteri profiline hitap eder. Minimum sipariş tutarlarının ulaşılabilir seviyede olması, toptan alışverişi daha kolay ve erişilebilir hale getirir. Bu esneklik, işletmelerin bütçelerini zorlamadan ürün çeşitliliğini artırmasına olanak tanır.

İstanbul, kozmetik ticaretinin kalbinin attığı şehirlerden biridir. Lojistik imkanları, ticari altyapısı ve tedarik ağı sayesinde pek çok işletme toptan alımlarını bu şehir üzerinden yapmayı tercih eder. Özellikle İstoç bölgesi, kozmetik toptancılarının yoğunlaştığı önemli merkezlerden biridir. İstanbul Kozmetik Toptan arayışında olan işletmeler için Aydinç Kozmetik’in bu bölgede yer alması, hızlı teslimat ve kolay erişim gibi önemli avantajlar sunar.

Toptan kozmetik alışverişinde ürün güvenliği ve orijinallik büyük önem taşır. Son kullanıcıya sunulan ürünlerin kaliteli ve belgeli olması, işletmelerin itibarını doğrudan etkiler. Aydinç Kozmetik, yalnızca orijinal ve CE belgeli ürünleri satışa sunar. Ürünler, tedarik sürecinden önce kalite kontrol testlerinden geçirilir. Bu titiz yaklaşım, işletmelerin güvenle satış yapmasını sağlarken iade ve memnuniyetsizlik oranlarını da minimum seviyeye indirir.

Firma, yalnızca yurt içi pazarda değil, aynı zamanda uluslararası alanda da toptan satış hizmeti sunar. Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye gerçekleştirilen gönderimler, Aydinç Kozmetik’in lojistik ve operasyonel gücünü ortaya koyar. Yurt dışına açılmak isteyen işletmeler için sunulan özel lojistik çözümler, ürünlerin güvenli ve zamanında teslim edilmesini sağlar. Bu da markaların uluslararası pazarda daha sağlam adımlarla ilerlemesine yardımcı olur.

Aydinç Kozmetik’in sektördeki güçlü konumunun bir diğer nedeni de bazı yerli ve ithal markaların doğrudan distribütörlüğünü yapmasıdır. Distribütörlük avantajı sayesinde ürünler daha uygun fiyatlarla temin edilir ve stok sürekliliği sağlanır. Bu durum, işletmelerin talep gören ürünleri her zaman raflarında bulundurmasına imkan tanır. Markalı ürünlerle çalışmak, tüketici nezdinde güven oluşturur ve satış performansını olumlu yönde etkiler.

Kozmetik sektöründe sürdürülebilir başarı, doğru iş ortaklarıyla çalışmaktan geçer. Güvenilir bir tedarikçi, işletmelerin operasyonel yükünü azaltır ve büyüme hedeflerine odaklanmasını sağlar. Aydinç Kozmetik, müşteri memnuniyetini esas alan yaklaşımı, geniş ürün gamı ve uzun yıllara dayanan tecrübesiyle bu ihtiyaca güçlü bir cevap verir. Sektördeki gelişmeleri yakından takip eden firma, ürün portföyünü sürekli güncelleyerek müşterilerine her zaman güncel çözümler sunar.

Akalın: Sırada Türkiye var

Mehmet ŞELECİ

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Irak ve Suriye’nin ardından İran’da başlayan iç karışıklığa işaret edip, emperyalist ve siyonist ülkelerin sıradaki hedefinin Türkiye olduğunu söyledi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kentteki basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kentte bir dernek lokalinde düzenlenen toplantıda konuşan Akalın, gazetecilerin sorunlarına değindi.

Özellikle sınır bölgelerinde görev yapan gazetecilerin, yurtdışı çıkış harcından muaf tutulması gerektiğini söyleyen Akalın, “Burada sınırda görev yapıyorsunuz. Sık sık da yurt dışına çıkmanız gerekiyor ve harç ödemeniz gerekiyor. Dolayısıyla bu harçları gündeme getireceğim. Onu görev olarak aldım. Hem önerge olarak vereceğim. Hem de mecliste konuşma olarak söyleyeceğim. Özellikle bu, sınır bölgesinde çalışanlar için. Bu çok önemli bir şey. Yerel basının sorunları ulusal basından çok farklı. Ulusal basının tuzu kuru tabiri caizse. Ama yerel basının sadece Edirne değil bütün Türkiye’de sıkıntıları var. Büyük sıkıntıları var. Yani valilik oluruyla belki çıkışların sağlanması olabilir” dedi.
‘ÜLKE İÇİN SİYASET YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ’
Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir süreçten geçtiğini dile getiren Akalın, “Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor. Bırakın Türkiye’yi; Dünya çok önemli bir süreçten geçiyor. Bildiğimiz manada uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar maalesef dünyada kalmadı. Bakın şu anda Birleşmiş Milletler yok, Avrupa Konseyi yok, NATO yok. Şu anda ne var? Güçlülerin hakim olduğu bir sürece doğru dünya evriliyor. Yani bu çok önemli bir süreç. Dolayısıyla burada tabii ki dünya önemli ama benim ülkem benim için daha önemli. Onun için de çok dikkatli olmamız lazım. Siyaset için siyaset yapmak yerine, takım tutar gibi bir siyaset yapmak yerine ülke için siyaset yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.


‘OPERASYON SURİYE’DE YAPILDI, DEM MECLİSTE ORTALIĞI KARIŞTIRDI’
Türkiye’nin asıl muhatabının PKK veya IŞİD olmadığını belirten Akalın, “Son işte bir haftadır, on gündür yaşadığımız süreçte de ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Yani şunu söyledik dedik ki; ‘Türkiye’nin muhatabı şu anda ne PKK, ne IŞİD, ne meclisteki DEM parti.’ Bakın çok net söylüyorum; Türkiye’nin muhatabı şu anda maalesef emperyalizm ve siyonizm. Yani bunu çok iyi anlamamız lazım. Bunların hepsi birer maşa. Bakın son süreçte biliyorsunuz PYD ve YPG ya da beraberinde PKK’ya yapılan Halep’teki operasyonu hatırlayalım. Orasını da çok iyi bilirim; o iki mahalleyi de çok iyi bilirim. Orada Kürt yoktur. Orada yaşayanlar Hristiyan’dır çoğunluğu ve Halep’in ticari kalbi orada atar. Suriye güçleri oraya bir operasyon yaptı. Türkiye’de DEM Parti ortalığı karıştırdı. Mecliste hakikaten terbiyem müsaade etmiyor yani Kürtçe bağrışmalar çağrışmalar, Türk ordusuna hakaretler. Ya Türk ordusu yok orada. Suriye’nin milli ordusu orada bir operasyon yapıyor. Kime karşı yapıyor? Teröristlere karşı yapıyor. Geldiğimiz süreçte de maalesef bunları yaşadık. Mecliste gördük” ifadelerini kullandı.
‘SIRADA TÜRKİYE VAR’
Irak ve Suriye’nin ardından İran’da da başlayan iç karışıklık sonrası sıranın Türkiye’ye geleceğini kaydeden Akalın, “Bakın Irak’ı parçaladılar, böldüler. Suriye’yi parçaladılar. Şimdi İran’a bakın. İran’daki hadiselere bakın. Biz dedik ki bundan sonra Türkiye, bu geliyor. Emperyalizm üzerinden geliyor. Siyonizm üzerinden geliyor. Burada düşmanımızı çok iyi belirlememiz gerektiğini düşünüyorum. Çok üzülüyorum. Siyasetten bir beklentim yok. Çoluğumuz çocuğumuz, torunlarımız var. Onlar için iyi bir gelecek bırakmamız lazım. Onun için de Türkiye’de şu anda çok önemli bir süreçten geçiyoruz” dedi.
‘BU SİSTEM CUMHURBAŞKANINI DA ZEDELİYOR’
Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değiştirilip, parlamenter sisteme geri dönülmesi gerektiğinin altını çizen Akalın, “Bütün kanunlar bakanların bile haberi olmadan, saraydan geliyor, mecliste kaldır-indir geçiyor. Ya bir virgülünü değiştirmek için önerge sunuyoruz. O virgülü bile değiştiremiyoruz. Türkiye’nin asıl sorunu bu. Bakın iktidar partisini de, Sayın Cumhurbaşkanı’nı da, ana muhalefet partisini de bütün partileri de kurtaracak olan bu sistemden kopmamızdır. Bu sistem toplumu çürütüyor. Cumhurbaşkanı Çemişgezek muhtarının kim olacağına karar veriyor. Cumhurbaşkanı bir savcıya emir verebiliyor, Bu bakın hakikaten sayın Cumhurbaşkanını da zedeliyor. Bu değişti diyelim. Başka biri geldi. Bu onu da zehirleyecektir. Bu sistem öyle bir sistem ki, her şeyin hakimisiniz, çünkü güç sizde. Bu sistem değiştiğinde yani yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsız çalıştığı bir ortamda bu söylediklerimizin birçoğunu konuşmayız. Evet sıkıntılar olur mu? Olur. Her sistemde sıkıntılar olur. Ama şu anda ana sorunumuz bu” diye konuştu.

‘BU VİRAJDAN KURTULMAMIZ İÇİN SİSTEMİ DEĞİŞTİRMELİYİZ’
Emperyalizm ve siyonizmin, müdahale edecekleri ülkelerde ilk olarak yönetim sistemini değiştirdiklerini söyleyen Akalın, “Bu emperyalizm ve siyonizmin gayesi sistemleri değiştiriyorlar ülkede. Ülkeye müdahale etmeden önce ülkenin sistemini değiştiriyorlar. Irak’a bakın, Suriye’ye bakın, Libya’ya bakın, Ürdün’e bakın. Hangi içini bozdukları ülkeye bakarsanız bakın ilk önce sistemini değiştirmişler, yani tek adam rejimini getirmişler. Tek adama hükmetmeleri çok kolay bu emperyalistlerin. Muhatap o tek adam oluyor. Ben tehlikeyi görüyorum. Irak bitti, üç devlet var. Suriye hallolmak üzere. Mısır’a tek adamı getirdiler. İran gidiyor. Şu anda Türkiye sırada. Bizim bu virajdan kurtulmamız için bu sistemi değiştirmemiz lazım. Bizden başka da bunu dile getiren yok” şeklinde konuştu.

İç Mekan Kullanıma Uygun Jakuzi Seçenekleri

Evlerde spa konforunu banyoya taşımak isteyenler için iç mekan jakuziler popüler seçim haline geldi. Ancak tüketiciler arasında “Hangi jakuzi ev için gerçekten uygun?” sorusu giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlar, sadece estetik değil; alan, tesisat, enerji verimliliği ve bakım gibi unsurların da doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

İç Mekan Jakuziler Neden Tercih Ediliyor?

Son dönemde özellikle şehir yaşamında, evlerin banyolarına jakuzi entegre etme trendi hız kazandı. Bu eğilim, hem stres atma hem de kişisel spa deneyimi arayanlar tarafından destekleniyor. İç mekan jakuzileri:

  • Kompakt ve modern tasarımlı

  • Sessiz çalışan motorlara sahip

  • Dijital kontrol ve filtre sistemleriyle destekli

şekilde üretiliyor.

Uzmanların verdiği bilgiye göre bu sistemler, doğru seçildiğinde ev içi konforu ciddi şekilde artırıyor.

Doğru Model Seçiminde 5 Kritik Kriter

1. Alan ve Yerleşim Planlaması

İç mekan jakuzi seçiminin ilk adımı, mevcut alanın doğru ölçülmesidir. Banyolar genellikle sınırlı alan sunar; bu nedenle alan planlaması yapılmadan satın alma kararı verilmemeli. Ayrıca drenaj, su tesisatı ve elektrik bağlantılarının profesyonel değerlendirme ile onaylanması gerekiyor.

2. Kişi Sayısına Uygun Boyut

2 kişilik modellerden 4 kişiliğe kadar farklı seçenekler mevcut. Uzmanlar, “Evde hangi sıklıkta ve kaç kişi kullanılacağı” sorusunun net cevaplanmadan model seçilmemesini öneriyor. Yanlış seçim, hem alan kullanımını zorlaştırıyor hem de enerji maliyetini artırıyor.

3. Enerji Verimliliği ve Isı Yalıtımı

İç mekan jakuzilerde enerji tüketimi önemli bir kriter. Isı yalıtımı yüksek modeller suyu daha uzun süre sıcak tutarken, enerji verimliliği zayıf sistemler yüksek elektrik faturalarına yol açabiliyor. Bu alanda enerji sınıfı yüksek ürünler tercih edilmeli.

4. Motor ve Pompa Performansı

Sessiz ve güçlü motor sistemleri, iç mekan kullanımında yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle apartman dairelerinde yüksek ses, hem kullanıcıyı hem de komşuları rahatsız edebilir. Bu yüzden düşük desibel seviyeli modeller öne çıkıyor.

5. Kolay Bakım ve Hijyen

İç mekan jakuziler sürekli bakım gerektiren cihazlar değil; ancak hijyen, düzenli filtre değişimi ve yüzey temizliği gibi konular uzun ömür için kritik. Kolay erişilebilir filtre sistemleri ve antimikrobiyal yüzeyler ön plana çıkıyor.

Tüketici Deneyimleri Ne Diyor?

Ev içi jakuzi kullanıcıları, doğru model seçiminden sonra konfor ve rahatlamada ciddi fark yaşadıklarını belirtiyor. Ancak bazı kullanıcılar, yanlış model veya yetersiz teknik destek nedeniyle bekledikleri deneyimi alamadıklarını ifade ediyor.

Bir iç mekan tasarım uzmanı şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Jakuzinin sadece ‘güzel görünmesi’ yeterli değil. Teknik koşullar, kullanım alışkanlıkları ve bakım gereksinimi birlikte değerlendirilmeden karar verilmemeli.”

Sonuç: Planlama ve Doğru Seçim Şart

İç mekan için uygun jakuzi seçimi, estetik kaygıların ötesinde teknik ve fonksiyonel bir planlama süreci gerektiriyor. Uzmanlar, tüketicilerin:

  • Alan ölçüsünü profesyonelce yapması

  • Kişi sayısını netleştirmesi

  • Enerji verimliliğini ön planda tutması

  • Sessiz çalışma ve hijyen özelliklerini değerlendirmesi

gerektiğini vurguluyor.

Suyun fazlası Türkiye’ye!

Balkanlar’da son günlerde etkili olan yağışlar, Edirne’nin içme suyunun karşılandığı Süloğlu ve Kayalıköy ile birlikte Bulgaristan’daki barajların doluluk oranlarını yükseltirken, Meriç, Arda ve Tunca nehirleri gibi Türkiye’ye ulaşan sınır aşan sular açısından da dikkatle izlenen bir süreci beraberinde getirdi. Komşu ülkede İvaylovgrad Barajı’nda doluluk oranının yüzde 112,77’ye çıkarak taşkın seviyesini aşması üzerine Arda Nehri’ne buradan sanayide 330 metreküp kontrollü su tahliyesi başlatılması sonucu Edirne’deki nehirlerin su miktarında daha da artış yaşandı.

Bulgaristan Çevre ve Su Bakanlığı’nın (МОСВ) 9 Ocak 2026 tarihli günlük bültenine göre, ülkedeki 52 büyük ve stratejik barajda depolanan toplam su miktarı 4 milyar 170 milyon metreküpe ulaştı. Bu miktar, barajların toplam kapasitesinin yüzde 63,8’ine karşılık geliyor

Bültende, bir önceki güne kıyasla barajlardaki toplam su miktarında artış yaşandığı belirtilirken, özellikle Türkiye’yi yakından ilgilendiren Arda ve Tunca havzalarındaki barajlar öne çıktı.

ARDA HAVZASI’NDA TAŞKIN SEVİYELERİ AŞILDI

Meriç Nehri’ne su taşıyan Arda Havzası’nda yer alan barajlarda yüksek doluluk oranları dikkat çekti. Kırcaali Barajı’nın doluluk oranı yüzde 87,06 olarak ölçülürken, Studen Kladenets Barajı yüzde 94,26 seviyesine ulaştı. İvaylovgrad Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 112,77’ye çıkarak taşkın seviyesini aştı ve barajdan kontrollü su tahliyesi başlatıldı

Bu durum, özellikle kış ve ilkbahar aylarında Meriç Nehri’nde yaşanabilecek su yükselmeleri açısından Edirne’de yakından takip ediliyor.

Tunca Nehri havzasında yer alan Koprinka Barajı’nda doluluk oranı yüzde 67,82 olarak açıklanırken, Jrebçevo Barajı’nda bu oran yüzde 41,28’de kaldı

Uzmanlar, yağışların sürmesi halinde Tunca Nehri’nin debisinde de artış yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

SÜLOĞLU BARAJI

BAZI BARAJLARDA SU TAŞKINI

Bültende ayrıca Pançarevo, Pçelina ve İvaylovgrad barajlarında taşkın savaklarından su bırakıldığı bilgisi yer aldı. Özellikle Pçelina Barajı’nda doluluk oranının yüzde 100’ün üzerine çıktığı, giriş ve çıkış debilerinin anlık olarak takip edildiği belirtildi

Yetkililer, Balkanlar’daki yağış rejiminin seyrine bağlı olarak önümüzdeki günlerde Meriç ve Tunca nehirlerindeki su seviyelerinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

EDİRNE’DE YAĞIŞLAR

Edirne’de 8-11 Ocak tarihleri arasındaki 4 günlük süreç içerisinde ençok yağış 120,5mm ile Lalapaşa ilçesine bağlı Ömeroba Köyü, 105,8 mm ile Süloğlu, 94,8 mm ile Lalapaşa ilçesi olurken Edirne merkezde ise 62,2 mm olarak kaydedildi.

Bölgede metrekareye düşen yağış miktarları son 4 günde şöyle ölçüldü:

Enez                6,3 – 11,6 – 3,4 – 3,2:  24,5 mm

Havsa              0,8 – 36,2 – 33,6 – 0,0: 70,6 mm

İpsala              0,1 – 0,1 – 1,0 – 0,1:        1,3 mm

Hacı Köyü       2,1 – 6,7 – 5,8 – 7,3:        2,9 mm

Keşan              0,0 – 0,3 – 6,1 – 1,6:        8,0 mm 

Mecidiye         0,0 – 0,4 – 8,4 – 0,2:       9,0 mm

Lalapaşa          25,6 – 46,7 – 22,3 – 0,2:94,8 mm

Hamzebeyli     12,6 – 40,7 – 14,1 – 0,0: 67.4 mm

Ömeroba         38,8 – 58,9 – 22,6 – 0,2: 120,5mm

Meriç                 7,4 – 34,2- 36,5 – 0,1:   78,2 mm

Merkez              7,8 – 29,6 – 24,8 – 0,0:  62,2 mm

Kemal Köyü    14,4 – 27,3 – 15,0 – 0,0: 56,7 mm

Süloğlu            18,0 – 55,5- 32,2 – 0,1: 105,8 mm

Uzunköprü          1,0 – 3,8 – 16,6 – 0,0:   21,4 mm

Yağış gitti soğuk geldi

Edirne, yeni hafta ile birlikte yeniden soğuk hava ile tanışırken, yağışlı günler yerini bugün hafif kar yağışlı, ardından bulutlu havaya bırakacak. 

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre Edirne’de bugün hafif kar yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -2°C, en yüksek 2°C, nem (%) 44-72, rüzgar (km/sa) Kuzeyden 18

Yarın çok bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -4°C, en yüksek 5°C, nem (%) 42-83, rüzgar (km/sa) Güneyden 10

14 Ocak 2026 Çarşamba günü çok bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -2°C, en yüksek 8°C, nem (%) 58-92, rüzgar (km/sa) Doğudan 6

15 Ocak 2026 Perşembe parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 1°C, en yüksek 11°C, nem (%)  62-96, rüzgar (km/sa) Kuzeydoğudan 5

16 Ocak 2026 Cuma parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 2°C, en yüksek 10°C, nem (%)  76-96, rüzgar (km/sa) Güneydoğudan 7 olarak ölçülmesi bekleniyor.

Hacılar’a 4’üncü GES’e tepki!

İYİ Parti Lalapaşa İlçe Başkanı Yücel Solak, “Hayvancılığa bu kadar darbe vurulmamalıdır” diyerek ilçeye bağlı Hacılar köyünün güneş tarlasına döndürülmesine tepki gösterdi. Başkan Solak, Hacılar köyü merasına dördüncü güneş tarlaları oluşturulduğunu söyledi.

İlçe Başkanı Yücel Solak, Lalapaşa’nın Hacılar Köyü’nde toplulaştırma esnasında Hacılar köyü merasında köylülerin rıza göstermemesine rağmen tarlalarının bir holdingin tarlaları ile değiştirildiğini söyledi. Solak, yer değiştirmelerle mera geçişlerinin kapatıldığını ve  mera bütünlüğünün bozulduğunu söyleyerek, “Verimsiz araziler meraya kaldı. Bu arazilerde ot bile çıkmıyor” dedi.

Köylüler istemese de yabancıların eline geçen arazilere bugüne kadar kurulanlar yetmezmiş gibi 3. güneş tarlası köyün hemen bitişiğine yapıldığını kaydeden Solak, şunları söyledi:

“Bunlarda yetmezmiş gibi Hacılar köyünde bir holdinge ait tarım arazisine 4. güneş tarlaları yapılmak istenmektedir.

Enerjinin gücünü biliyoruz. Güneş enerjisi de temiz enerjidir. Güneş enerjisinin yanında rüzgar enerjisi de lazım. Ancak bu kadar güneş tarlasının sadece Hacılar köyüne yapılması, rüzgar türbinleri ile birleştiğinde doğa için yaşamı olumsuz etkileyecek öneme sahiptir. Bölgeden geçen göçmen kuşlar bitmiştir.

Hacılar merasında hayvanlara ot bulma yönünde olanaklar kısıtlandı. Hayvancılığa bu kadar darbe vurulmamalıdır.

Hacılar köyü halkı, ne kadar itiraz etse de etmese de önemi olmadığı için artık ses çıkarmayı bırakmıştır. Çünkü yanında olduğunu söyleyen siyasi parti temsilcileri, İl Genel Meclisi üyeleri güneş tarlaları için hazırlanan raporlara imza atmaktadır.

Biz bu durumda köylülerin yanındayız. Güneş enerjisi istenirse kamu binalarının çatılarına, otoparklara kurulabilir. Herkesi köylünün yanında olmaya çağırıyoruz.”

‘Ben Macurum’dan Recep Dural’a teşekkür

Trakya ve Balkanları kapsayan ve takipçileriyle milyonlarca sosyal medya kullanıcısına ulaşan “Ben Macurum” sayfası kurucusu Fatih Dızman; başta Edirne olmak üzere Trakya’nın kültürünü tanıtan Recep Dural’ı ziyaret ederek teşekkür etti.

2009 yılından itibaren başta televizyon kanalları olmak üzere bir çok platformda Edirne ve Balkankarı tanıtan ve yine Edirne Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Recep Dural ile ilgili paylaşım yapan Ben Macurum sayfası kurucusu ve sahibi Fatih Dızman; “Rumeli’yi, Balkanlar’ı ve Trakya’yı televizyonlarda yıllardır başarıyla tanıtan, sayfamıza desteğini hiç esirgemeyen Recep Dural Abimize vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ederiz” dedi.

“Ben Macurum” sayfasının Edirne başta olmak üzere Trakya’nın ve Balkanların tanıtımına büyük katkılar sunduğunu belirten Dural; ” Fatih kardeşime hediyesi için çok teşekkür ederim. Ben rahmetli Bahri abimiz sayesinde tanıdım kendisini. Çok değerli ve vefalı bir kardeşimiz. Vefatı sonrasında yaptığı paylaşımlar ve tabi değerli oyuncu Kenan Çoban ile tanıştırması, dostluk kurmaları samimiyetlerini gösterdi. Kültürümüzü Tanıtmak paylaşmak fedakarlık ve emek ister. Bizler gibi fatih kardeşimizden sayfasında her ay milyonlara hiç bir karşılık beklemeden tanıtım yapıyor biz de camiamız adına teşekkür ederiz ” şeklinde konuştu.

Tüm Basın Camiamızın Günü Kutlu Olsun

Çok zor şartlarda görevini yerine getiren basın mensuplarının da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Edirne Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler ve Tanıtımdan Sorumlu CHP Edirne İl Yönetim Kurulu Üyesi Recep Dural; “Sen de 10 yıla yakın basın camiasında görev yapan biriyim. Şartların ne kadar zor ve kötü olduğun u biliyorum. Hem kalemlerin özgürlüğünün hem de ekonomik özgürlüğün olduğu günler diliyorum. Ve yine belirtmek isterim ki Edirne’miz başta olmak üzere Trakya’mızın kültürü, tarihi, gastronomisi ve turizmi için büyük çabalar sarf eden katkı veren tüm basın emekçilerimize teşekkür ederim” dedi.

Budakdoğanca’da Batak Turnuvası

Edirne’nin merkez Budakdoğanca Köyü’nde geleneksel hale gelen Eşli Batak Turnuvası bu yıl 19’uncu kez gerçekleştirilecek. Organizasyon Komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre turnuva, 25 Ocak 2026 Pazar günü Budakdoğanca Köy Kahvesi’nde yapılacak.

Her yıl yoğun katılımla düzenlenen turnuvaya, mekân kapasitesi nedeniyle en fazla 24 takım kabul edilecek. Katılmak isteyen ekiplerin erken kayıt yaptırması önerilirken, turnuva iki kez yenilen takımın eleneceği eliminasyon sistemi ile oynanacak.

Kura çekimi saat 10.30’da, ilk tur karşılaşmaları ise 10.45’te başlayacak. Turnuvanın akşam saat 18.00 civarında tamamlanması planlanıyor. Maçlar 75 puan üzerinden tek oyun şeklinde oynanacak ve skorlar sonraki tur eşleşmelerinde belirleyici olacak.

Turnuva kapsamında öğle saatlerinde köfte ekmek ve sucuk ekmek satışı yapılacak, çay ikramı ise organizasyon komitesi tarafından ücretsiz olarak sunulacak. Turnuvaya katılım bedeli kişi başı 100 TL olarak belirlenirken, elde edilecek gelirin turnuva giderleri karşılandıktan sonra kalan kısmının Budakdoğanca Köyü’nün internet sitesi hesabına aktarılacağı belirtildi.

Bu yıl turnuvada bir takımın Budakdoğancalı olma şartı kaldırılırken, Budakdoğancalı referans gösterilmesi koşuluyla iki oyuncunun misafir olarak katılabileceği açıklandı.

Turnuvanın ödülünün maddi değil, “köyün en iyisi” unvanının taşıdığı prestij olduğu vurgulanırken, şampiyon takıma şampiyonluk plaketi ve hatıra amaçlı okey takımı verileceği bildirildi.

“Maksat birlikte olmak, oyun bahane” anlayışıyla düzenlenen turnuvanın, katılımcılar için keyifli ve centilmence geçmesi temennisinde bulunuldu.

z