Aramızdan ayrılanlar

HAKAN ÖZER VEFAT ETTİ
Recep ve Sübyan Özer’in oğulları, Süheyla Özer’in eşi, Burçin Özer’in babası, Reyhan Gürakın’ın ağabeyi Hakan Özer vefat etti. Merhum 5 Eylül Cumartesi günü Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HİLMİ TUNA VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet ve Feride Tuna’nın oğulları, merhum Hafize Tuna’nın eşi, Gürkan ve Serkan Tuna’nın babaları Hilmi Tuna vefat etti. Merhum Cumartesi günü Kıyık semti Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

‘Türk milletinin umudu oldun’

Olgay GÜLER

Edirne sanayisinin 90 yaşındaki emektar ustalarından Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’le buluşmasında duygu dolu anlar yaşadı.

Edirne’de siyaset ile kentin emek ve esnaf kültürünü aynı karede buluşturan dikkat çekici bir buluşma yaşandı. Edirne Sanayi Sitesi’nin yaşayan en eski ustalarından 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Ömrünün büyük bölümünü çalışarak geçiren, Edirne sanayi esnafının yıllara meydan okuyan isimlerinden Ahmet Uyguner’in Özel’le buluşması, duygusal görüntülere sahne oldu. 18 yaşından bu yana CHP üyesi olan Uyguner, uzun yıllar mensubu olduğu partisinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katılma kararı aldı. Uyguner’in parti rozetini Genel Başkan Özgür Özel bizzat taktı.

“ALNINDAN ÖPÜYORUM SENİ”

Buluşmanın en çarpıcı anı ise rozet töreninin ardından yaşandı. 90 yaşındaki Ahmet Uyguner, karşısında bulunan Özgür Özel’e bakarak duygularını; “Türk milletinin umudu oldun. Alnından öpüyorum seni” sözleriyle dile getirdi. Ardından Özel’e sarılan Uyguner, Genel Başkan’ı alnından öptü. Yılların ustasının bu sözleri ve ardından yaşanan samimi an, buluşmaya tanıklık edenlerin de dikkatini çekti.

72 YILLIK SİYASİ BAĞIN ARDINDAN YENİ BİR KARAR

Ahmet Uyguner’in Yeni Parti’ye geçişini dikkat çekici kılan en önemli ayrıntılardan biri ise siyasi geçmişi. Bugün 90 yaşında olan Uyguner, 18 yaşından bu yana CHP üyesiydi. Başka bir ifadeyle yaklaşık 72 yıllık siyasi aidiyetinin ardından partisinden ayrılma kararı aldı. Uyguner, CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılırken, yeni partisindeki ilk rozetini de Özgür Özel’in elinden aldı. Bu nedenle buluşmada takılan rozet, Uyguner açısından yalnızca yeni bir parti üyeliğinin değil, onlarca yıllık siyasi geçmişin ardından verilen yeni bir kararın da simgesi oldu.

BABA-OĞUL AYNI SİYASİ YOLDA

Ahmet Uyguner aynı zamanda Edirne siyasetinin tanınan isimlerinden Asım Uyguner’in babası. Edirne Belediye Meclisi Üyesi Asım Uyguner de CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılan isimler arasında yer aldı. Edirne Belediyesi’nin Ağustos ayı meclis toplantısında Asım Uyguner’in de aralarında bulunduğu Babürhan Feyzullah Güldiken, İsmail Bilgi, Yusuf Kereci, Cenk Ergüden, Serhad Ceylan, Mehmet Muranlı, Gökçe Onur Öktem, Bedrettin Kapu, Engin Çoğal, Ömer Kutlu ve Sergen Kuru’nun CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katıldıkları meclisin bilgisine sunulmuştu.

Böylece Uyguner ailesinde oğul Asım Uyguner’in ardından baba Ahmet Uyguner de siyasi tercihini Yeni Parti’den yana kullanmış oldu.

‘Öğretmen ne giyeceğini bilir!’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, önlük dayatmasını kabul etmediklerini, yargıya taşıyacaklarını belirterek, “Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz. MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir” dedi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Zobar, tarafından paylaşılan sendikanın açıklamasında “Millî Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminin ağır sorunlarının ortasında öğretmenin ne giyeceğini belirlemekle meşgul” denilerek şunlara yer verildi:

“2023 yılında ‘tercih’ ve ‘teşvik’ söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulaması, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelgeyle artık açıkça bir zorunluluğa dönüştürülmüştür. O dönem öğretmenlerin önlük giymeyi ‘tercih etmelerinin teşvik edilmesi’ istenirken bugün öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken önlük ‘giyecekleri’ belirtilmekte; uygulamanın millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi istenmektedir.

Şimdi de ‘Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu’ yayımlanmış; öğretmenin giyeceği önlüğün renginden kumaşına, boyundan cep sayısına, yaka biçiminden nakış ölçüsüne kadar her ayrıntı Bakanlık tarafından belirlenmiştir. İlkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz, yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskondan oluşan önlükler tasarlanmış; beden ölçülerinden kol ve yırtmaç boylarına kadar ayrıntılı standartlar getirilmiştir.

‘MEB’İN ÖNLÜKTEKİ ÖZENİ İBRETLİK’

Türkiye’de eğitimin ve eğitim emekçilerinin bunca yakıcı sorunu varken Bakanlığın önlüğün santimetresine kadar gösterdiği bu ‘özen’ ibretliktir.

Keşke aynı titizlik öğretmen açığının kapatılmasında, kalabalık sınıfların azaltılmasında, okulların temizlik ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde gösterilseydi. Keşke öğretmenlerin geçim sıkıntısı, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yıllardır çözülemeyen yer değiştirme sorunları için bu kadar mesai harcansaydı. Keşke öğretmenin okulda uğradığı şiddeti önlemek için önlüğün cebinin santimetresi kadar ayrıntılı bir çalışma yapılsaydı.

Bakanlık ise öğretmenlik mesleğinin saygınlığını kıyafet üzerinden tarif etmeye çalışıyor. Kılavuzun sonunda öğretmen önlüklerinin “mesleğin saygınlığını, eğitimin niteliğini ve kurumsal hafızamızı” temsil edeceği dahi ileri sürülüyor.

Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz. Öğretmenin itibarı; emeğine verilen değerle, ekonomik ve özlük haklarıyla, mesleki özerkliğiyle, güvenli çalışma koşullarıyla ve mesleğine gösterilen saygıyla sağlanır. Öğretmeni yıllardır itibarsızlaştıran politikalar uygulayıp ardından beyaz önlük giydirerek mesleğin saygınlığını geri getiremezsiniz.

Kılavuzun ve Bakanlık yazısının dili başka bir kaygıyı da beraberinde getirmektedir. Bütün öğretmenleri aynı görüntü içinde standartlaştıran bu yaklaşım, kadınların ne giyeceğinin yıllardır siyasi ve ideolojik müdahalelerin konusu yapıldığı bir ülkede ayrıca değerlendirilmelidir. Bakanlığın öğretmenlerin kılık ve kıyafetini ‘mesleğin vakarı’ ve ‘toplumsal hassasiyetler’ gibi sınırları belirsiz kavramlarla birlikte ele alması kaygımızı artırmaktadır.

Özellikle kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerini uzun bir önlüğün altında görünmez hâle getiren bir modelin yalnızca ‘mesleki aidiyet’ gerekçesiyle açıklanmasını inandırıcı bulmuyoruz. Kadınların kıyafetinin, yaşam biçiminin ve kamusal alandaki görünürlüğünün sürekli tartışmaya açıldığı bir siyasi iklimde, ‘toplumsal hassasiyet’ gerekçesiyle öğretmenin kıyafetine müdahale edilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün önlüğün boyunu, yakasını ve ölçüsünü belirleyenlerin yarın hangi kıyafeti ‘mesleğin vakarına uygun’, hangisini ‘uygunsuz’ sayacağının güvencesi yoktur.

‘ÖĞRETMEN NE GİYECEĞİNİ BİLİR’

Dahası, ‘tercih’ denilerek başlayan bir uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa çevrilmesi, Bakanlığın öğretmene bakışını da ortaya koymaktadır. Öğretmen, kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olarak değil; kıyafetinden sınıf içindeki tutumuna kadar sürekli talimat verilmesi ve denetlenmesi gereken biri olarak görülmektedir.

Öğretmen ne giyeceğini bilir; siz önce ne söylediğinizi, ne yaptığınızı bilin. Anayasa’ya, hukuka ve eğitim bilimine uyun. Önlüğün boyunu santim santim hesaplayacağınıza, elli kişilik sınıfta bir çocuğa kaç santimetrekare düştüğünü hesaplayın. ‘Toplumsal hassasiyet’ diyerek başta kadın öğretmenlerin kıyafetini ölçmeye kalkmayın. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanmaz; sizin eğitime verdiğiniz zarar da önlükle örtülmez.

Üstelik Bakanlık, öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin üzerine genelge ve kılavuzla yeni bir zorunluluk inşa etmeye çalışmaktadır. Bir idari düzenlemeyle öğretmenin tercih alanının daraltılmasını, bunun il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri eliyle takip edilmesini ve giderek bir denetim mekanizmasına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz.

Eğitim-İş olarak bu hukuksuz dayatmayı yargıya taşıyacağız. Öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı gerekli hukuki süreci başlatacağız.

Öğretmenlerimizin de açıkça bilmesini isteriz: Önümüzdeki süreçte bu uygulamanın baskıya, tutanağa, soruşturmaya ya da herhangi bir yaptırıma dönüştürülmesi hâlinde üyelerimizin yanında olacak, hukuki haklarını sonuna kadar savunacağız.

BAKAN TEKİN’E SORULAR

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz:

Öğretmenin önlüğünün cebini, yakasını, kumaşını ve boyunu belirlemeye ayırdığınız zamanı öğretmenin ve öğrencinin gerçek sorunlarına ne zaman ayıracaksınız?

Öğretmenler sizden kıyafet standardı beklemiyor. Atama bekliyor, emeğinin karşılığını alacağı bir ücret bekliyor, güvenli okul bekliyor, mesleğine saygı bekliyor. Asli görevi olan eğitim öğretime yoğunlaşabileceği çalışma koşulları bekliyor.

Öğretmen devletin kendisine biçtiği tek tip görüntünün taşıyıcısı değildir. Mesleki bilgi ve birikimi olan, sınıfında pedagojik sorumluluk taşıyan bir eğitim emekçisidir. Ne giyeceğine karar verecek iradeye de sahiptir.

Eğitim-İş olarak bir kez daha söylüyoruz: Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz.

MEB’in görevi öğretmenin kıyafetini standartlaştırmak, beden ölçüsünü belirlemek ve ne giydiğini takip etmek değildir. Bakanlığın görevi öğretmenin özgürce ve güven içinde mesleğini yapabileceği, çocukların nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime ulaşabileceği koşulları sağlamaktır.”

Köşençiftliği UNESCO mirasını yaşattı

Gülay DARCANLI

UNESCO tarafından 2011 yılında ‘Tören Keşkeği’’ adı ile ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesine alınan ‘Keşkek Kültürü’ Edirne kent merkezine 15 km uzaklıktaki Köşen Çiftliği Köyü’nde yaşatılıyor. Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği tarafından dün 6 Eylül tarihinde altıncısı düzenlenen şenlikte tükenmeye yüz tutan ‘keşkek’ kültürünün yöremizde yaşatılması amaçlanıyor. Bazı kent ve ilçelerde geleneksel olarak sürdürülen etkinliklerin, Köşençiftliği’nde de gelenekselleşmesi için bu şenliğin her yıl düzenli olarak yapılacağı duyuruldu.

Birincisi 17 Eylül 2022 Cumartesi günü gerçekleştirilen Keşkek Şenliği  o yıl nüfusu 250 olan köye büyük bir coşku ve hareketlenme getirmiş ve köy muhtarlığı ile köy kadınları büyük bir dayanışma ve yardımlaşmaya imza atmıştı. Gastronomi Uzmanı, Edirne’de yiyecek kültürü üzerine araştırmalar yapıp, kitaplar yayınlayan Yazar Müşerref Gizerler; UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine alınan etkinliğin önemine vurgu yaparak, “Bu ritüel ‘Kadın Erkek Eşitliğini’ simgeleyen bir gelenek.Zira keşkek; kadın erkek iş paylaşımı ile aynı sahada birlikte pişirilir birlikte yenir. Daha çok Anadolu’da yapılsa da Trakya’da da özellikle düğünlerde yapılır. Balkanlar’da seyahat eden Alevi Bektaşi şeyhi Türkmen Sarı Saltuk’a dayandırılan ve daha çok Anadolu’da yapıldığı algısı ve bilgisi olması nedeniyle Köşençiftliği Köyü’nde 6’ncı kez  düzenlenmesi farkındalık yaratan bir etkinliktir” dedi.

Edirne merkez ve civar il ve yerleşimlerden çok sayıda davetlinin katıldığı Keşkek Şenliği sabah gün aydınlanırken keşkek yapma hazırlıkları ile başladı.  Kadın, erkek öy sakinleri büyük kazanlarda hazırladıkları keşkekleri. selamlama konuşmalarının ardından birlikte davul zurna eşliğinde dibekte dövmeye başladı.  Bu sırada köye gelmeye başlayan konuklara keşkek yanı sıra lokma, tatlı ve ayran ikramında da bulunuldu. Konuklar ekiplerin, saz ve ses sanatçılarının müzik, halk oyunları gösterileriyle eğlenmeyi sürdürdü.

Şenliğe katılan ETSO Başkanı Sezai Irmak da etkinlikle ilgili olarak şöyle dedi:

“Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği tarafından düzenlenen “Geleneksel Keşkek Şenliği”ne katılarak, geleneksel lezzetimiz keşkeğin etrafında buluşan hemşehrilerimizle bir araya geldik.

Köşençiftliği Köyü Okul Bahçesi’nde gerçekleştirilen şenlikte; birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birine hep birlikte tanıklık ettik. Geleneklerimizi yaşatan, kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktaran bu güzel organizasyonda emeği geçen Köşençiftliği Köyü Sosyal, Kültür ve Doğa Derneği başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.”

Belediye Meclisi bugün!

Edirne Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısı bugün saat 14.00’da, belediyenin Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yanındaki hizmet binasının meclis toplantı salonunda gerçekleştirilecek.

Belediye Meclisi Eylül ayı olağan toplantısı, bugün Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek. Belediye’nin AKM yanındaki hizmet binasında gerçekleştirilecek toplantı saat 14.00’da başlayacak ve Edirne Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından da canlı yayınlanacak.

Çok sayıda maddenin görüşüleceği mecliste, taksimetre ücretlerine zam talebi de görüşülecek. Edirne Şoförler ve Otomobilciler Odası’nca, artan akaryakıt fiyatları gerekçesiyle belediyeye gönderilen dilekçe meclis gündemine sunulacak. Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşülecek zam talebi, kabul edilmesi halinde, kentteki taksi tarifelerine artış yapılacak.

‘Yüzde 40 yağlı ayçiçeği 40 TL olmalı’

25., 26. ve 27. Dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, ayçiçeğinde dışa bağımlılığın azaltılması için üreticinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek, yüzde 40 yağlı ayçiçeği için 40 liralık fiyatın yeterli olmadığını söyledi. Gaytancıoğlu, 2026 yılının ilk 6 ayında ayçiçeği ve ham yağ ithalatına yaklaşık 2 milyar dolar ödendiğini ifade etti.

tarimpusulasi.com/haber’e göre Gaytancıoğlu,  ayçiçeği tarlasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ayçiçeği üretimindeki durumunu ve üreticilerin beklentilerini değerlendirdi.

Gaytancıoğlu, 2026’nın ocak-haziran dönemindeki ithalat verilerine ilişkin değerlendirmesinde, “Ayçiçeğine tam 756 milyon dolar ödemişiz. Bunun ham yağına da 1 milyar 100 milyon dolar ödemişiz.” dedi.

Bu iki tutarın toplamının yaklaşık 1 milyar 856 milyon dolar olduğuna işaret eden Gaytancıoğlu, konuşmasında bu miktarı yaklaşık 2 milyar dolar olarak ifade etti.

Ayçiçeğinin Türkiye’de rahatlıkla yetiştirilebilen bir ürün olduğunu belirten Gaytancıoğlu, üretime daha fazla destek verilmesi gerektiğini savundu.

“40 lira fiyat çok değildir”

Ayçiçeği üreticisinin fiyat beklentisine de değinen Gaytancıoğlu, üreticilerin yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Gaytancıoğlu, “Ayçiçeğindeki dışa bağımlılığı azaltmak için buna, yüzde 40 yağlı ayçiçeğine 40 lira fiyat çok değildir. Az bile söyledim, daha fazla olması gerek ama ülkenin durumu ortada, üreticinin durumu ortada” ifadelerini kullandı.

Üreticinin gübre ve akaryakıt maliyetlerine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “Üretici gübreye çok yüksek bedeller ödedi, akaryakıt fiyatları her geçen gün artıyor.” dedi.

Gaytancıoğlu, dışa bağımlılığın azaltılması için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Çiftçiye destek verelim, yeter” çağrısında bulundu.

Köylüden ‘bentonit’ isyanı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Hasköy, Şehitler, Işıklı ve Çandır köylerini kapsayan alanda  özel bir firma tarafından yapılmak istenen bentonit ocağına karşı bölge halkı, yeraltı su kaynaklarının kuruyacağını, 1’inci sınıf tarım arazileri ve orman ekosistemini yok edeceğini gerekçesiyle mücadelelerini sürdürüyor.

Enez’de 2022 yılında, 5 köyü kapsayan 40 bin dekarlık alanda, özel bir firma bentonit ocağı açmak istedi. Söz konusu girişim, köylülerin kararlı tepkisiyle başarısızlıkla sonuçlandı. Firma 2026 yılının Nisan ayında aynı bölge için tekrar proje hazırladı. Projede bu kez köy sayısını 4’e, proje alanıysa 19 bin 940 dekara düşürdü. Şirket konuyla ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecini başlatırken, 1 Temmuz 2026’da yapılması planlanan Halkın Katılımı Toplantısı’na (HKT) katılmayıp, projeyi ‘revizyon’ gerekçesiyle geri çekti. Devam eden süreçte firma aynı projeyi, 13 Ağustos 2026’da yeniden Çevre, Şehirclik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne sundu ve 17 Ağustos’ta süreç yeniden başladı.

KÖYLÜLERDEN İTİRAZ DİLEKÇESİ

Sürecin başlamasıyla Keşan Kent Konseyi öncülüğünde dört köyün sakinleri yeniden harekete geçti. Köylülerin projeye yönelik hazırladığı 270 itiraz dilekçesi 4 Eylül’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne teslim edildi. Dilekçede projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin derhal durdurulmasını ve projeye ilişkin “ÇED Olumsuz” kararı verilmesini talep edildi.

‘GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAKTA KARARLIYIZ’

Konuyla ilgili Keşan Kent Konseyi’nden yapılan açıklamada, projenin bölgedeki ekosisteme, tarım arazilerine ve yeraltı su kaynaklarına zarar vereceğini belirtilerek, “Geçim Kaynağımız Tarım, Yaşam Alanımız Orman!” diyen köylülerimiz kurulması planlanan bentonit ocağı; yoğun toz ve gürültü kirliliğine yol açacak, yeraltı su kaynaklarımızın çekilmesine ve kurumasına neden olacak, bölgedeki 1. sınıf tarım arazilerini ve orman ekosistemini geri dönülemez şekilde yok edecektir. Enez’in eşsiz doğası, köylümüzün ana geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık, maden şirketlerinin kâr hırsına kurban edilemez. Hele hele Şehitler ve Işıklı köyleri arasındaki dere ovasına DSİ tarafından yapılan kapalı devre sulama sistemi bu yıl hizmete açıldı. Bu duruma 11. DSİ Edirne Bölge Müdürlüğü’nün olumlu görüş verebileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Ağacımıza, toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkmakta kararlıyız. Tüm yetkilileri sorumluluk almaya, ilgili kurumları olumsuz görüş bildirmeye ve tüm kamuoyunu bu haklı ve meşru direnişimize destek vermeye davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Gece-gündüz farkı 15 derece!

Edirne, Eylül ayının ikinci haftasına girilirken gündüzleri yine 30 derece ve üzerinde sıcaklıkları yaşamaya devam ederken, akşamları ise serin hava kendisini hissettirmeye başlayacak.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 30°C, nem (%) 31-58, rüzgar (km/sa) doğudan 16,

Yarın, az bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 15°C, en yüksek 30°C, nem (%) 29-75, rüzgar (km/sa) doğudan 15,

9 Eylül Çarşamba günü az bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 15°C, en yüksek 31°C, nem (%) 33-79, rüzgar (km/sa) doğudan 16,

10 Eylül Perşembe günü az bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 16°C, en yüksek 32°C, nem (%) 31-81, rüzgar (km/sa) güneydoğudan 11,

11 Eylül Cuma günü ise yine az bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 34°C, nem (%) 29-88, rüzgar (km/sa) güneyden 8 olarak ölçülmesi bekleniyor.