Delen’den güreşe ‘destek’ çağrısı

Olgay GÜLER

Türkiye Güreş Federasyonu ve Geleneksel Güreşleri Federasyonu İl Temsilcisi Şamil Doğu Delen, Edirneli sporcuların 2025’te Türkiye’deki şampiyonalarda 29 madalya, 1 Avrupa şampiyonluğu ve 1 dünya üçüncülüğü elde ederek, büyük başarıya imza attıklarını söyledi.

Federasyon temsilcisi Doğu Delen, yağlı güreşin başkenti Edirne’de, 2025 yılını değerlendirerek, 2026 yılındaki hedeflerini paylaştı. Edirneli sporcuların 2025’te Türkiye’deki şampiyonalarda 29 madalya, 1 Avrupa şampiyonluğu ve 1 dünya üçüncülüğü elde ederek, büyük başarıya imza attıklarını söyleyen Delen, bu başarıların devamı için destek beklediklerini söyledi. 

‘2025’TE EDİRNE’NİN EN BAŞARILI BRANŞI GÜREŞ OLDU’

Delen, 2025’te yoğun bir yıl geçirdiklerini belirterek, “Çok yoğun bir yıl geçirdik. Yorulduk ama sonunda da güzel oldu. 2025 yılı Edirne’nin en başarılı branşı güreş oldu. Bunda da tabii ki çok mutlu olduk. 2025 yılında minder müsabakalarında 29 Türkiye şampiyonalarında madalya Edirne’mize getirdik. Bir Avrupa şampiyonu, bir dünya üçüncüsü sporcumuzu hem ülkemize hem Edirne’mize kazandırdık. Tabii bunlar çok büyük başarılar. Ben biraz iddialı olacak ama çünkü ekibimi de burada kutluyorum. Çünkü bu işler ekip işi. İnanın 10 şehir bir araya gelse bu dediğin madalyaları toplayamaz. Aynı zamanda Kırkpınar’da iki derece, bir kardeşimiz de boy atlamak üzere üç derece yaptık diye söyleyebiliriz. Aynı zamanda Edirne yağlı güreşin merkezidir. Ama biz geleneksel güreşler federasyonumuzun kurulmasıyla diğer bölgelerde yapılan geleneksel güreşlere de çalışmalarımızı başladık. Bu anlamda Edirne Karakucak Güreşleri’nden bu sene üç madalya aldı. Bizim yöremize ait olmamasına rağmen çalışmalara başladık. Aşırtmalı aba güreşinden dört tane Türkiye derecesi Edirne’ye getirdik. Bunlar geleneksel güreşlerimizin diğer güreşleri. Buralarda da Edirne’yi söz sahibi yaptık. Bu anlamda da çok mutluyuz, çalışıyoruz. Tabii ki bu çalışmalarda hem yurt içi, hem yurt dışı müsabakalara gidiyoruz” dedi.

‘VALİMİZDEN DESTEK İSTEYECEĞİZ’

Hedeflerinin, 2026 yılında başarıların üstüne koyarak devam etmek olduğunu dile getiren Doğu Delen, “Hedefimiz 2026 yılında, 2025 yılının üstüne koyarak devam etmek. Çünkü 2024 yılında örnek veriyorum ki yağlı güreş Kırkpınar’da 15 pehlivanımız hak kazanmıştı. Bu sene 23 pehlivanımız 2026’da güreşecek. Bu da tabii ki büyük bir başarı. Bu anlamda da sayın valimiz Yunus Sezer’e, il müdürümüz Selim Ak’a destekleri için çok teşekkür ediyoruz. Çünkü buralara gitmek maliyet. Ama tabii ki biz desteklerin artarak devam etmesini istiyoruz. İnşallah en kısa zamanda ya sayın valimizi ziyaret edeceğiz, veyahut bir mektup yazacağız. Çünkü güreş gerçekten Edirne’de en başarılı branş. Haftada altı gün ücretsiz hizmet veriyoruz. Edirne’de tekiz bu konuda.  Tabii ki maddi sıkıntılarımız oluyor. Edirne’de beş tane güreş kulübü var. Bunlara da inanıyoruz ki sayın valimizden başka ikinci bir kişinin bize yardım edemeyeceğini düşünüyoruz. O anlamda da kendisini ziyaret etmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

‘BU ÇOCUKLARIN EDİRNE’DE KALMASINI İSTİYORUZ’

Edirne’de, 2025 yılında güreşlerde derece yapan üç güreşçiden ikisini Balıkesir’in transfer ettiğine dikkat çeken Delen, “2025 yılında üç derece yaptık. İkisini Balıkesir transfer etti. Daha önce de bunlardan bahsetmiştik. Bizim sporcularımız Ankara adına güreşiyor, transfer veriyoruz. Neden Edirne’mizde kalmasın bu çocuklar? 2025 yılında Kırkpınar’da derece yapan üç sporcumuzun ikisi şu an Balıkesir’de. Balıkesir transfer etti. Edirne’nin çocuğu bunlar. Birisini de teklif ettiler. Biraz yaşı küçük olduğu için ailesi göndermedi. Yani onun için biz bu anlamda Edirne’de kalmasını istiyoruz ve destek bekliyoruz. Burada hemen ben şu örneği veriyorum; başarılı illere bakmak lazım. Onlar nasıl yapıyor? Koordineli bir şekilde belediye, ilgili spor kurumları ve dediğimiz gibi diğer kurumlar. Çeşitli özel kurumlar destek veriyor, iş adamları destek veriyor. Belki ekonomik sıkıntısı olabilir esnafın yahut iş adamı yapamayabilir ama kurumlar burada motive edilebilir. Bu anlamda da inşallah önümüzdeki süreçte 2026’da destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Antalya, eşya depolama yatırımlarında öne çıkan şehirler arasında yer alıyor

2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde şehirleşme, e-ticaret ve nüfus hareketliliği, eşya depolama ve self storage ihtiyacını belirgin biçimde artırmaktadır. Konut metrekarelerinin küçülmesi, bireysel kullanıcıları yaşam alanlarını daha verimli kullanmaya yöneltmektedir. Bu süreçte kişisel depo, kiralık depo ve eşya depolama hizmetleri daha görünür hale gelmektedir. Büyük şehirlerin yanı sıra turizm merkezlerinde de self storage çözümlerine olan talep artmaktadır. Kafes Depo Antalya CEOsu Oğuz Şahin, Antalya özelinde bu talebin istikrarlı şekilde yükseldiğini ifade etmektedir.

TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verilerine dayalı sektörel değerlendirmelere göre Türkiye’de e-ticaret hacmindeki büyüme ve iç göç hareketliliği, eşya depolama ihtiyacını doğrudan etkilemektedir. Konut satışları ve kentsel dönüşüm projeleri, taşınma süreçlerinde geçici depo talebini artırmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde konutların küçülmesi, self storage kullanımını yaygınlaştırmaktadır. Hane halkları, fazla eşyalarını ev dışında güvenli alanlarda saklamayı tercih etmektedir. Bu tablo, eşya depolama sektörünün büyümesini desteklemektedir.

Sektördeki bu gelişmeler üzerine Kafes Depo Antalya CEO’su Oğuz Şahin değerlendirmelerde bulunmaktadır. Antalya’nın turizm, sezonluk yaşam ve yabancı yerleşik nüfus açısından dinamik bir şehir olduğuna dikkat çekilmektedir. Özellikle yaz ve kış dönemleri arasındaki nüfus hareketliliğinin eşya depolama talebini artırdığı belirtilmektedir.
Şahin, şu değerlendirmede bulunmaktadır: “Antalya’da hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler self storage ve kiralık eşya deposu çözümlerine daha fazla yönelmektedir. Taşınma ve sezonluk kullanım alışkanlıkları bu ihtiyacı kalıcı hale getirmektedir. Önümüzdeki dönemde eşya depolama hizmetlerine olan talebin artarak devam edeceğini öngörmekteyiz.”

Antalyada eşya depolama ihtiyacı kalıcı hale geliyor”

Sektörel raporlara göre Antalya, hem turizm hem de yerleşik nüfus açısından Türkiye’nin en hareketli şehirleri arasında yer almaktadır. Yabancıya konut satışları ve sezonluk yaşam alışkanlıkları, şehirde eşya depolama ihtiyacını sürekli kılmaktadır. Yazlık konut sahipleri ve turizm işletmeleri, sezon dışı dönemlerde güvenli depo çözümlerine yönelmektedir. Bu durum, Antalya’yı self storage sektörü açısından stratejik bir merkez haline getirmektedir.

Şahin, bu verilerin Antalya’daki eşya depolama ihtiyacının geçici değil kalıcı olduğuna işaret ettiğini belirtmektedir. Güvenlik, iklim kontrollü alanlar ve erişim kolaylığı sunan kişisel depo çözümlerinin daha fazla tercih edildiği aktarılmaktadır. Kafes Depo Antalya, bireysel ve kurumsal müşterilere yönelik farklı ölçeklerde kiralık depo alternatifleri sunmaktadır.

Sektörde artan talep self storage yatırımlarını destekliyor

Self storage sektörü, şehirleşme ve değişen yaşam alışkanlıkları ile birlikte büyümesini sürdürmektedir. Küçülen konutlar, artan taşınma oranları ve ticari faaliyetler eşya depolama alanlarına olan ihtiyacı artırmaktadır. Türkiye genelinde sektörün halen gelişim aşamasında olduğu ifade edilmektedir. Bu durum, eşya depolama yatırımları için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Antalya, bu potansiyelin en net hissedildiği şehirler arasında yer almaktadır.

Self storage hizmetlerimizi sürekli geliştiriyoruz”

Antalya merkezli faaliyet gösteren Kafes Depo Antalya, son yıllarda şehirde artan eşya depolama ihtiyacına yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır. Firma, bireysel ve ticari kullanıcılar için farklı büyüklüklerde kişisel depo ve kiralık eşya deposu alanları sağlamaktadır. Güvenlik, iklim kontrollü depo alanları ve esnek erişim olanakları hizmet modelinin temel unsurları arasında yer almaktadır.

Şahin, konuya ilişkin şu ifadeleri kullanmaktadır: “Depolama hizmetlerimizi yalnızca alan kiralama olarak ele almıyoruz. Paketleme, taşıma ve self storage süreçlerini entegre bir yapı içinde sunuyoruz. Antalya’nın dinamik yapısına uygun eşya depolama çözümleri geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hizmet kapasitemizi ve operasyonel gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.”

TÜ’de unutulmayacak konser: Unutulmayanlar

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Balkan Senfoni Orkestrası tarafından düzenlenen “Unutulmayanlar” konseri, Balkan Kongre Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.

Şefliğini Prof. Tanju Araboğlu’nun üstlendiği konserde, Türk müziğinin hafızalara kazınan eserleri senfonik düzenlemelerle seslendirildi. Balkan Senfoni Orkestrası tarafından icra edilen eserler, izleyicilerden büyük beğeni topladı.

Konsere Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ile Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, dekanlar, müdürler, akademisyenler, öğrenciler ve Edirne halkı yoğun ilgi gösterdi.

Çocuk Senfoni Orkestrası’nın, Dmitri Shostakoviç’in 2. Valsi ile “Memleketim” eserini seslendirmesinin ardından sahne alan Balkan Senfoni Orkestrası, film müziklerinden Türk tangolarına, unutulmaz pop şarkılarının senfonik düzenlemelerine uzanan zengin bir repertuvar seslendirdi. Orkestraya, Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyeleri Dr. Öğr Üyesi Burcu Coşkun, Dr. Öğr Üyesi Deniz Yavuz ve Dr. Öğr Üyesi Gökçe Güven sesleriyle renk katarken, Filibe Opera ve Balesi’nde görev yapan konuk sanatçı bariton Alper Ünlütürk etkileyici performansıyla dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. “Ah İstanbul” adlı eserde ise Dr. Öğr. Üyesi Vahdet Çalışkan‘ın klarnet solosu büyük alkış aldı.

Konser sonunda ayakta alkışlanan sanatçılara, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır tarafından çiçek takdim edildi.

Belediyeden 5 bin kandil simidi!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi tarafından, üç ayların başlangıcı olarak kabul edilen Regaip Kandili dolayısıyla, 5 bin kandil simidi dağıtıldı.

İslam aleminde ‘üç ayların’ başlangıcını simgeleyen Regaip Kandili dolayısıyla, Edirne Belediyesi ekipleri tarafından Saraçlar Caddesi ve Eski Cami önünde kandil simidi ikramında bulunuldu.

İkram etkinliğine Edirne Belediye Başkan Vekili Onur Öktem, Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve bazı belediye meclis üyeleri katıldı.

Vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği ikramda konuşan Belediye Başkan Vekili Onur Öktem, tüm İslam aleminin Regaip Kandili’ni tebrik ederek, bu vesileyle Edirne Belediyesi olarak 2 noktada 5 bin kutu kandil simidi dağıttıklarını belirtti.

KEŞAN BELEDİYESİ LOKMA DAĞITTI

Keşan Belediyesi, Regaip Kandili dolayısıyla vatandaşlara lokma ikramında bulundu.

Düzenlenen etkinlikte konuşan Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Bilgin Atlı, kandillerin birlik ve beraberliği pekiştiren özel günler olduğuna dikkat çekerek, “Mübarek Regaip Kandili vesilesiyle hemşehrilerimizle bir arada olmak, lokma ikramında bulunmak bizler için büyük bir mutluluk. Bu mübarek gecenin; birlik, beraberlik ve dayanışmamızı daha da güçlendirmesini temenni ediyor, tüm hemşehrilerimizin Regaip Kandili’ni gönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Lokma ikramına katılan vatandaşlar ise, böylesine anlamlı bir günde yapılan ikram nedeniyle, Keşan Belediyesi’ne teşekkür etti.

Otomobilde 22 kilo esrar!

Olgay GÜLER

Edirne’den yurda giriş yapmak üzere Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen otomobilin koltuk altları ve motor kaputunda, narkotik köpekler ‘Füge’ ve ‘Bodri’ ile yapılan aramada 22 kilo 662 gram esrar ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen bir otomobili şüphe ve risk analizleri neticesinde x-ray taramasına sevk etti. Burada narkotik köpekler ‘Füge’ ve ‘Bodri’ ile yapılan aramada, aracın koltuk altları ve motor kaputunda özel tertibatla hazırlanmış düzenek içerisinde 68 naylon poşet içinde 22 kilo 662 gram esrar ele geçirildi.

Gözaltına alınan otomobil sürücü, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Ayhan: Yılbaşında sahada olacağız

Olgay GÜLER

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirnelilerin yılbaşını huzur ve güven içerisinde geçirmesi için kapsamlı önlemler aldıklarını belirterek, “Bütün arkadaşlarımız Edirne halkının yılbaşını huzur ve güven içerisinde geçirebilmesi için görev başında olacak. Bizler de aynı şekilde sahada olacağız” dedi.

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Kocasinan Mahallesi’nde bir kafede düzenlenen huzur toplantısında mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Toplantıya şube müdürleri de eşlik ederken, Kocasinan Mahallesi Muhtarı Canan Koca ve çok sayıda mahalleli katıldı. Toplantıda mahalle sakinlerinin özellikle asayiş ve trafik konularında dile getirdiği sorun ve talepleri dinleyen Ayhan, çözüm önerilerini paylaşarak, gerekli çalışmaların yapılacağını ve sürecin yakından takip edileceğini söyledi.

Toplantıda, yaklaşan yılbaşı gecesine yönelik alınacak güvenlik önlemlerine değinen Ayhan, “Yılbaşı sürecine ilişkin olarak bakanlığımızda, merkezde kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantının ardından sayın bakanımız tarafından valilerimize, jandarma komutanlarımız tarafından da bizlere gerekli talimatlar iletildi. Sayın valimizin de aynı şekilde yönlendirmeleri doğrultusunda, ilimize özgü olarak neler yapılabileceği konusunda detaylı bir çalışma yürüttük. Bu kapsamda; yılbaşı gecesinin huzur ve güven ortamı içerisinde geçirilebilmesi, vatandaşlarımız eğlenirken başka vatandaşlarımızın rahatsız edilmemesi, özellikle trafik kazalarının önlenmesi, alkollü araç kullanımının engellenmesi, olası kazaların ve üzücü olayların yaşanmaması, sahte alkol ve kaçak içkiyle mücadele edilmesi gibi birçok başlıkta ayrıntılı bir planlama yaptık. Tüm bu konular tek tek ele alındı ve gerekli tedbirler belirlendi. Yarın da kendi birimlerimizle birlikte, ilçelerimiz dahil olmak üzere bu planlamayı yeniden gözden geçirecek, son değerlendirmeleri yapacağız. Bütün arkadaşlarımız, Edirne halkının yılbaşını huzur ve güven içerisinde geçirebilmesi için görev başında olacak. Bizler de aynı şekilde görevimizin başında olacağız. Ben bu vesileyle, şimdiden tüm vatandaşlarımıza sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yıl diliyor, yeni yıllarını kutluyorum” dedi.

Ön Muhasebe Programı

Günümüzde işletmelerin sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilmesi için finansal süreçlerini düzenli, hızlı ve hatasız şekilde yönetmesi büyük önem taşır. Fatura takibi, cari hesap kontrolü, stok yönetimi ve kasa işlemleri gibi günlük operasyonlar manuel yapıldığında hem zaman kaybına hem de mali hatalara yol açabilir. Bu noktada dijital muhasebe çözümleri devreye girerek işletmelere büyük kolaylık sağlar. Ön Muhasebe Programı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal düzenini tek panelden yönetmesine yardımcı olan pratik bir yazılım çözümüdür.

Program sayesinde gelir-gider takibi anlık olarak yapılabilir, müşterilerin borç-alacak durumları kolayca görüntülenebilir ve stok hareketleri otomatik şekilde kayıt altına alınır. Böylece işletme sahipleri finansal durumlarını net biçimde görebilir ve daha sağlıklı kararlar alabilir. Ayrıca fatura ve irsaliye işlemlerinin hızlıca oluşturulması, e-fatura entegrasyonları ve raporlama sistemleri ile iş yükü minimum seviyeye iner.

Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde teknik bilgiye ihtiyaç duymadan rahatlıkla kullanılabilen Ön Muhasebe Programı, işletmelerin hem zamandan tasarruf etmesini hem de mali süreçlerde kontrolü elinde tutmasını sağlar. Bulut tabanlı altyapıya sahip sistemler sayesinde verilere her yerden erişilebilir, yedekleme ve güvenlik sorunları da ortadan kalkar.

Finansal süreçlerini düzenli ve profesyonel bir yapıya kavuşturmak isteyen işletmeler için bu tür yazılımlar, verimliliği artıran ve hata payını minimuma indiren vazgeçilmez bir dijital yardımcıdır.

Özdağ: Bu millet, bu fakirliği hak etmiyor

Olgay GÜLER
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, açıklanan 28 bin 75 liralık asgari ücretin açlık sınırının bile altında olduğunu, AKP’nin ekonomi üzerindeki hakimiyetini kaybettiğini söyledi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla temaslarda bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Kentte ilk olarak bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Özdağ, burada ülke gündemini değerlendirdi. Konuşmasına, önceki gün açıklanan yeni asgari ücreti değerlendirerek başlayan Özdağ, “Asgari ücret açıklandı, yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL oldu. Bu ücret Kasım 2025’teki açlık sınırı olan 29 bin 878 liranın altında bir rakam. İnanılır gibi değil. Bunu, bu kararı verirken hiç mi vicdanınız sızlamadı? İşçiye, emekçiye reva görülen bu ücret; ‘İşçinin, emekçinin, aç bırakılmasına karar verdik’ demektir. Çünkü asgari ücret Türkiye’de başlangıç ücreti olmaktan çıkmış, yaklaşık 10-11 milyon işçi için uygulanan genel ve standart ücret haline gelmiştir. Bununla birlikte en düşük emekli aylığında asgari ücretin bile uygulanmaması 16 milyon emekli, dul ve yetimi inanılmaz bir açlığa terk edildiğini göstermektedir. Gelinen aşamada AKP hükümeti sığınmacı ve kaçaklara ayırdığı bütçeyi artık kendi memuruna, işçisine, emeklisine ayırmama konusunda kararlı olduğunu bir kez daha göstermektedir” dedi.
‘AKP EKONOMİ ÜZERİNDEKİ HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ’
AKP’nin ekonomi üzerindeki hakimiyetini tamamen yitirdiğini söyleyen Özdağ, “AKP hükümeti, ekonomi üzerindeki hakimiyeti tamamen yitirmiştir. Meclisten geçen 2026 bütçe yasasına göre toplam öngörülen harcama miktarı 19 trilyon; tahmin edilen gelir ise 16.2 trilyondur. Yani daha bütçe uygulamaya konulmadan 2.8 trilyon bir bütçe açığı olduğu görülüyor. Diğer yandan bütçe açığı kadar; yani 2.8 trilyon faiz ödemesi yapılacak. Her fırsatta faize karşıyız diyorlar ama en büyük rantiye yanlısı, faiz lobisi savunucusu iktidar AK Parti iktidarıdır. Sözün özü ekonomi bağlamında 2026 geçtiğimiz 8 senede olduğu gibi çalışanın, emeklinin, emekçinin aleyhine, memurun aleyhine milli gelirin kaynaştırıldığı bir yıl olmaya devam edecek” diye konuştu.
‘BU MİLLET BU FAKİRLİĞİ HAK ETMİYOR’
Özdağ, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, milli gelirin 22 yılda 6 kat artarak 1.5 trilyona ulaştığı yönündeki sözlerini hatırlatarak, “2002’de asgari ücretli, aldığı asgari ücretle 8.5 çeyrek altın alıyordu. 2026’daki asgari ücretle 2.8 çeyrek altın alıyor. Bu 6 kat artan milli gelirden; emekçinin, emeklinin, dulun, yetimin, aldığı pay nerede? Evet ticaret bakanı; nerede? Madem 6 kat arttı, neden bu insanlar 6 kat fakirleştiler. Küçük bir sınıf rantiye, inanılmaz gelirler elde ederken, lüks tüketim zirveye çıkmışken, antikacı dükkanlarına girip; ‘Bu heykelin daha pahalısı yok mu?’ diye soran edepsizler, vergi dahi ödemeden ortada dolaşırken, halk pazar yerlerinde boş filelerle dolaşıyor. Küçük bir azınlık Londra’da daire üzerine daire satın alıyor, Londra’da gayrimenkul fiyatları kontrol dışına çıkmış. Küçük bir azınlık Türkiye’de adeta İsviçre’de yaşar gibi yaşarken, Türk halkının büyük bir bölümü sanki Bağdat’ın varoşlarında yaşar duruma düşmüş. İşte AK Parti’nin ekonomiyi getirdiği nokta budur. Ticaret Bakanı; çok övünme. Türkiye’yi getirdiğiniz nokta bu. Bu millet, bu fakirliği hak etmiyor” şeklinde konuştu.


‘DAHA SİZİ ÇOK RAHATSIZ EDECEĞİZ’
Kendisine, Şeyh Sait’e ‘hain’ dediği için açılan davaya değinen Özdağ, “ Şeyh Sait adlı vatan hainine ‘hain’ dediğim için birileri rahatsız olmuş ve hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Hatırlıyorum bir televizyon programında yandaş bir gazeteciyle konuşurken; ‘Suriyelilere sürekli Arap’ diyorsunuz dedi, ‘Kardeşim adamlar Eskimo değil ki Arap, ne diyeyim?’ demiştim. Yahu Şeyh Sait de vatan haini, ne diyeyim ben ona?’ Savcılık da dava açmış. Bu Cumhuriyet Savcılığı, Cumhuriyet Savcılığı olarak var çünkü Mustafa Kemal Şeyh Sait’in kafasını ezdirdi. Eğer ezmeseydi Cumhuriyet Savcılığı da olmazdı. Rahatsız oluyorlarmış, daha sizi çok rahatsız edeceğiz. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Bizden sakın o hain ve benzerlerinin adını bulvarlara, sokaklara vermemizi ya da onlar gibi anma törenleri ve toplantıları yapmamızı beklemeyin. Zafer Partisi’nde terörle müzakere değil mücadele vardır” ifadelerini kullandı.
‘ASIL HEDEF UYUŞTURUCU BARONLARI VE TERÖR ELEBAŞLARIDIR’
Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşının 12’ye kadar indiğine dikkat çeken Özdağ, “Bu durum uyuşturucu ve terör baronlarının iş birliği yaptığı hibrit bir savaştır. Uyuşturucu baronları sınırlarımızdan girmek isteyen, işgal kuvvetlerinin öncü birlikleridir. İngiltere’nin Çin’i uyutmak için 19. yüzyılda gerçekleştirdiği Afyon Savaşı’nın bir benzeri şimdi Türk gençliğine karşı sürdürülüyor. Bu savaşı kazanmak için uyuşturucu kullanımını özendirenler, normalleştirenler ile elbet mücadele edilmeli. İstanbul’da şimdi bir operasyon yürüyor. Onu da dikkatle izliyoruz. Son dönemde sanki ‘şunu kullansan bir şey olmaz, bunu herkes kullanıyor’ gibi laflarla, uyuşturucunun bazı çevreler tarafından normalleştirilmeye çalışıldığını da biliyoruz. Bu operasyonun bir faydası olmuş mudur? Olmuştur. Bunun normal olmadığını, suç olduğunu, kim kullanırsa kullansın cezalandırılması gerektiğini göstermiştir. Dileriz siyasi amaçlar için her zaman olduğu gibi, yanlış kullanıma doğru gitmez. Ancak bu savaşı sadece meşhur kullanıcılarla mücadele ederek kazanamazsınız. Bu savaş sadece torbacılar toplanarak yapılamaz. Asıl hedef uyuşturucu baronları ve terör elebaşlarıdır” dedi.
‘TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ YANDAŞLARINA ŞİRİNLİK BİZE UYMAZ’
Vatan Partisi olarak Abdullah Öcalan’a kurucu önder ya da sayın demeyeceklerini söyleyen Özdağ, “Durum böyleyken şimdi şu soruları da sormamız gerekiyor. İnsanlık katili Apo’ya sayın mı diyeceğiz? Bebek katili Öcalan’ı kurucu önder diye mi isimlendireceğiz? Kim yapar bilmiyoruz ama bizden kimse bunu beklemeyeceğini biliyor. Siyasi hesaplarla terör örgütünün siyasi yandaşlarına şirinlik yapmak bize uymaz. Bizde öyle bir kan yok. Bu bizim kanımıza dokunur. Kanına dokunmayanlar bunu rahatlıkla yapıyorlar, görüyoruz. Biz Atatürk’ten yana, Cumhuriyet’ten yana, İstiklal Harbi’nden yana kalmaya ve haine hain, teröriste terörist demeye, bölücülerle tavizsiz şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘İHMALİN SEBEBİ; SAVUNMADAKİ STRATEJİK BOŞLUKLAR’
Son günlerde düşen İHA’lar ve Libya Genel Kurmay Başkanı’nın da içerisinde bulunduğu askeri heyeti taşıyan uçağın düşüşünü değerlendiren Özdağ, “Son dönemde gökten insansız hava araçları yağmaya başladı. Dün de Libya Askeri Heyeti’ni taşıyan uçak Ankara semalarında düştü. Geçen hafta Karadeniz’den gelen ve ancak Elmadağ üzerinde, yani sahilden 200 kilometre içeride düşürülen bir İHA ortaya çıktı. Gerçekçi olalım, hiçbir çağdaş, modern devlet, başkentine 100 km kalana kadar bir yabancı İHA’nın yaklaşmasına izin veremez. Eğer veriyorsa, burada büyük bir güvenlik zafiyeti vardır. İHA’nın düşürüldüğü bölgede yer alan stratejik savunma tesisleri de dikkate alındığında yaşananın, ihmalkarlık ve skandal boyutunun üzerinde bir hadise olduğunu görüyoruz. Ardından Balıkesir ve Kocaeli’nde de düşen 2 İHA ortaya çıktı. Daha da ilginci bu İHA’lardan bir tanesinin kuyruğunda Kızıl Yıldız armasının olması. Herhalde Ruslar düştüğünde anlaşılsın bizim olduğumuz diye, İHA’nın üzerine bir de Kızıl Yıldız çizmişler. Bu tür konularda çok dikkatli olmak gerekir. Ancak bu gelişmeler bize şunu gösteriyor. AK Parti 23 yıldan beri iktidarda ama Çelik Kubbe projesi hala gerçekleşmemiş durumda. TSK günün ihtiyaçlarına uygun yeterli modernizasyon sürecinden ne yazık ki geçmemiş bir vaziyette. Yaşadığımız ihmal ve kusurlarının ana sebebi savunma alanındaki ciddi ve stratejik boşluklardır.
‘EN HAYIRLISI 2026’DA YAPILACAK BİR ERKEN SEÇİM’
Özdağ, 2026 yılında erken seçim olması gerektiğini de belirterek, “Türkiye için en hayırlısı, bir an önce sandığın Türk milletinin önüne konması ve 2026 yılı içerisinde yapılacak bir erken genel seçimdir. Çözüm, Türk milletinin iradesidir. Ana temennim, yeni yılda milletimizin demokratik tercihini ortaya koyup, Zafer Partisi iktidarıyla Türkiye’mizin en seri ve dinamik şekilde AKP hükümetlerinin yol açtığı hasarların onarımına başlanmasıdır. Bu duygu ve temennilerle hem kandilinizi kutluyor hem de 2026’nın Türk milleti için hayırlı ve güzel gelişmelere vesile olmasını diliyorum” dedi.

Minik yüreklere yılbaşı sürprizi

Edirne’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Edirne Kırkpınar Lions Kulübü, yeni yıl öncesinde anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.

Kulüp üyeleri, Trakya Üniversitesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi’nde tedavi gören küçük hastalara yılbaşı hediyeleri dağıttı.

Zorlu bir tedavi süreci geçiren çocuklar için moral ve motivasyon kaynağı olan bu etkinlik, Lions Kulübü’nün geleneksel yardımseverlik anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi

‘Asgari ücret, açlık sınırının altında olamaz’

Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER), 2026 yılı için asgari ücretin %27 artışla 28.075 TL olarak açıklanmasının toplumda yaratılan beklentilerin çok gerisinde kaldığına dikkat çekerek, açlık sınırının altındaki asgari ücretin sosyal çöküş olduğunu bildirdi.

TÜKODER Edirne Şube Başkanı Tarık Kenan Parlar tarafından paylaşılan derneğin açıklamasında son günlerde kamuoyunda yeniden servis edilen“Ücretler artarsa enflasyon artar” söyleminin gerçeklerle bağdaşmayan bir korku siyaseti ve algı yönetimi olduğunun altı çizilerek şunlara yer verildi:

“Kasım ayı sonu itibarıyla;Yıllık enflasyon %31,07 olarak açıklanmış,TÜRK-İŞ verilerine göre açlık sınırı 29.828 TL’ye ulaşmıştır.

Bu rakamlar ışığında açıklanan asgari ücret, daha ilk günden açlık sınırının altında kalmıştır.Asgari ücret belirlenirken seçim bir kez daha üreten işçiden yana değil, sermayeden yana yapılmıştır. Sermaye kar rekorları kırarken işçiler açlıkla mücadele etmeye zorlanmaktadır.

Bu durum, sadece bir ekonomik başarısızlık değil; asgari ücretle çalışan milyonlarca insanın aklıyla alay edilmesi anlamına gelmektedir. Bu bir ücret değil, asgari ücretle çalışanları yoksulluğa değil, açlığa ve ölüme mahkûm etme kararıdır.

Bir ücret; Barınma hakkını karşılamıyorsa, gıdaya erişimi ve sağlıklı beslenmeyi imkânsız kılıyorsa, enerjiye erişimi kısıtlıyorsa, çocukların eğitimde eşitliğini ortadan kaldırıyorsa, orada artık ‘asgari ücret’ değil, sosyal çöküş vardır.

‘ÜCRETLER ENFLASYONU ARTIRIR’ SÖYLEMİ GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZ!

Son günlerde kamuoyunda yeniden servis edilen“Ücretler artarsa enflasyon artar” söylemi,gerçeklerle bağdaşmayan bir korku siyaseti ve algı yönetimidir.

Gerçek şudur:Ücretler enflasyonu artırmamıştır.Ücretler, enflasyon karşısında korunamamıştır. Fiyatlar sürekli artarken,asgari ücret bu artışların gerisinde bırakılmıştır. Enflasyonu yaratan;asgari ücretliler, emekçiler, halk değildir.Enflasyonu yaratan, fiyatları belirleyenlerdir.

Ama bedelini kim ödüyor?Asgari ücretli ödüyor. Emekçi ödüyor. Halk ödüyor. Bu adaletsiz tabloyu kabul etmiyoruz.

EVRENSEL TÜKETİCİ HAKLARI AÇIKÇA İHLAL EDİLMEKTEDİR!

Açıklanan bu ücret, Evrensel Tüketici Hakları arasında yer alan; Temel ihtiyaçların karşılanma hakkını,İnsanca yaşam hakkını açıkça ihlal etmektedir.

İşçi temsilcilerinin olmadığı, teklif ve müzakere olmadan işverenler ve hükümetin tek taraflı kararıyla belirlendiği, uluslararası kurallara uyulmadan, hane halkının geçimi, yoksulluk sınırı değil; açlık sınırı bile gözetilmeden belirlendiği, işçilerin büyümeden yine payını alamadığı bir masanın, halkı derin yoksulluk sarmalına iten, açlığa, hatta ölüme mahkum eden asgari ücret masasının açıkladığı bu karar meşruiyetini yitirmiştir.

TALEBİMİZ NETTİR!

Asgari ücret, açlık sınırının altında olamaz. Asgari ücret, insanca yaşamı mümkün kılacak düzeyde temel ihtiyaçların karşılanabileceği alım gücüne göre yeniden belirlenmelidir. Ücret belirleme süreci, kapalı kapılar ardında değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla yürütülmeli, tüketici örgütleri ve sendikalar masada yer almalıdır.

Asgari ücret;yoksulluğu yöneten değil,yoksulluğu ortadan kaldırmayı hedefleyen bir sosyal politika aracı olmak zorundadır.Bu ülkenin emekçileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm değildir. Çalıştığı halde aç kalan, çalıştığı halde barınamayan, çalıştığı halde çocuğuna eşit bir gelecek sunamayan bir toplumda, sorun kaynak değildir, sorun adalettir. TÜKODER olarak; Bu adaletsizliğe karşı susmayacağız. Gelirde, vergide ve ülkede adalet sağlanana dek, tüketicinin ve emekçinin insanca yaşam hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”