Enes Sencer cevaplıyor: IBAN mağdurları düzenlemesi ne getirir?

Soru: Son günlerde “IBAN mağdurları” düzenlemesi çok konuşuluyor. Bu tartışmanın merkezinde ne var?
Av. Enes Sencer: Tartışmanın merkezinde, hesabını başka birine kullandıran ya da kullandırdığı iddia edilen herkesin aynı şekilde değerlendirilmesi sorunu var. Uygulamada birçok kişi, olayın niteliği tam araştırılmadan doğrudan ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. Oysa ceza hukukunda esas olan, herkesin kendi kastı, bilgisi, iradesi ve menfaat ilişkisi çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesidir.

Soru: Sizce burada asıl hukuki problem nedir?
Av. Enes Sencer: Asıl problem, hesap sahibinin otomatik biçimde suç örgütünün bir parçası ya da dolandırıcılık failı gibi görülmesidir. Bir kişinin hesabını kullandırmış olması tek başına, onun nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini göstermeyebilir. Hesabın ne şekilde kullanıldığı, kişinin bundan gelir elde edip etmediği, olayın içeriğini bilip bilmediği ve suç planına bilinçli katkı sunup sunmadığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Soru: Yani herkes aynı kefeye konulmamalı mı?
Av. Enes Sencer: Kesinlikle konulmamalı. Gerçekten örgütlü şekilde hareket eden, menfaat sağlayan ve dolandırıcılık planının parçası olan kişiyle; saflık, bilgisizlik, ekonomik zorluk ya da kandırılma nedeniyle hesabını kullandıran kişi aynı hukuki kategoride değerlendirilemez. Ceza adaletinin temel ilkesi budur: fiil ve fail bireyselleştirilerek ele alınmalıdır.

Soru: Kamuoyunda “300 bin kişiyi ilgilendiriyor” deniyor. Bu ne anlama geliyor?
Av. Enes Sencer: Bu ifade bize şunu gösteriyor: Karşımızda artık münferit birkaç dosya değil, kitlesel hale gelmiş bir ceza hukuku sorunu var. Bu kadar geniş bir kitleyi ilgilendiren bir meselede, hızlı ve toptancı değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açabilir. O nedenle yasal düzenleme hazırlanırken hem toplumsal gerçeklik hem de ceza hukukunun temel ilkeleri birlikte gözetilmelidir.

Soru: Beklenen düzenleme sizce neyi hedeflemeli?
Av. Enes Sencer: Beklenen düzenleme, öncelikle kast ayrımını netleştirmelidir. Kimin bilinçli şekilde suç organizasyonunun içinde yer aldığı, kimin ise olayın ağırlığını ve sonuçlarını bilmeden hareket ettiği ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yalnızca hesap hareketine bakılarak değil; iletişim kayıtları, para akışındaki rol, komisyon alınıp alınmadığı, yönlendirme olup olmadığı ve suçtan elde edilen fayda gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.

Soru: Mevcut uygulamada en çok hangi hata yapılıyor?
Av. Enes Sencer: En sık yapılan hata, banka hesabının kullanılmış olmasını tek başına yeterli görmektir. Oysa hesap, suçta bir araç olarak kullanılmış olabilir; fakat hesabın sahibi her zaman suçun asli faili olmayabilir. Ceza hukukunda görünüşe değil, somut iradeye ve delile bakılır. Bu ayrım yapılmadığında, gerçek fail ile tali düzeyde kalan ya da hiç kastı bulunmayan kişi aynı yaptırımla karşı karşıya kalabiliyor.

Soru: Peki bu dosyalarda savunmanın merkezinde ne olmalı?
Av. Enes Sencer: Savunmanın merkezinde kastın yokluğu, menfaat ilişkisinin bulunmaması ve kişinin olayın bütünü üzerindeki bilgisizliği yer almalıdır. Ayrıca kişinin hesabı hangi koşullarda kullandırdığı, kimin yönlendirdiği, para üzerinde tasarrufunun bulunup bulunmadığı ve olaydan sonra gösterdiği tutum da önemlidir. Her dosya kendi delil yapısına göre incelenmelidir; ezberle hareket edilmemelidir.

Soru: Yeni düzenleme mağduriyetleri tamamen çözer mi?
Av. Enes Sencer: Tek başına bir düzenleme bütün sorunları çözmez; ancak doğru yazılmış bir düzenleme çok önemli bir başlangıç olur. Esas mesele, yargı pratiğinin de buna uygun şekilde değişmesidir. Yasa ne kadar doğru olursa olsun, uygulamada yine otomatik suçlama mantığı devam ederse mağduriyetler tam anlamıyla sona ermez. Bu nedenle hem norm hem uygulama birlikte düzeltilmelidir.

Soru: Son olarak kamuoyuna vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Av. Enes Sencer: Ceza hukukunda kolay genellemeler çok tehlikelidir. Her hesap sahibi dolandırıcı değildir. Her para transferi bilinçli suç ortaklığı anlamına gelmez. Adil olan, dosyaları tek tek incelemek; kastı, bilgiyi, iradeyi ve menfaati ayrı ayrı ortaya koymaktır. Beklenen düzenlemenin de tam olarak bu adalet ihtiyacına cevap vermesi gerekir.

‘Girişimci kadınlarımızın yanındayız’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kadın çalışanların ihracata katkı sağladığı iller sıralamasında Edirne’nin %45,8 oranıyla Türkiye 4’üncüsü olduğunu duyurdu.

“Kadın Elinin Değdiği Her İş Büyüyor”

Türkiye genelinde kadın istihdamının dış ticarete sağladığı katkıların verilerine değinen AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne’nin elde ettiği %45,8’lik payın şehrin ekonomik geleceği adına gurur verici olduğunu ifade etti. Kadın emeğinin üretim zincirindeki önemine dikkat çeken İba, şu ifadeleri kullandı:

“Kadın elinin değdiği her yer güzelleşiyor, kadın emeğinin girdiği her iş büyüyor. Edirne’miz, tekstilden gıdaya, tarımdan sanayiye kadar her alanda üretim zincirinin en güçlü halkası olan kadınlarımız sayesinde Türkiye genelinde büyük bir başarıya imza atmıştır. İhracat katkısında Türkiye 4’üncüsü olmak, sadece bir rakam değil; Edirne kadınının çalışkanlığının ve üretimdeki kararlılığının bir sonucudur.”

Stratejik Sektörlerde Kadın İmzası

Edirne’nin dış ticaret hacminde kadınların rolünün her geçen yıl arttığını belirten Belgin İba, özellikle tekstil, gıda ve tarıma dayalı sanayi kollarında kadınların aktif rol üstlenmesinin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını vurguladı. İba, kadınların üretim süreçlerine daha fazla dahil olmasının yerel ekonomiyi güçlendirirken, Edirne’nin adını dünyaya duyurduğunu ifade etti.

“Girişimci Kadınlarımızın Her Zaman Yanındayız”

Şehrin kalkınmasında kadınların en ön safta yer almasından büyük mutluluk duyduklarını belirten İba, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Serhat şehrimizin ekonomisini büyüten, alın teriyle ihracatımıza değer katan tüm kadın çalışanlarımıza ve kadın girişimcilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Edirne’nin bu alandaki başarısı, tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmektedir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üreten, emek veren ve şehrimizi geleceğe taşıyan kadınlarımızın yanında olmaya, başarılarını desteklemeye devam edeceğiz.”

KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ

İLANEN TEBLİGAT
KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN

MELİPAN MARKETİNG SRL isimli firma adına Müdürlüğümüzce düzenlenen 04.11.2025 tarihli ve 115242489 sayılı ödeme emri (161.000,00-TL para cezası), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 97., 101. ve 102. maddeleri uyarınca tebliğ edilememiştir. Bu ilanın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde Müdürlüğümüze müracaat edilmemesi veya açık adres bildirilmemesi halinde, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılacağı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103., 104., 105., 106. maddesi uyarınca ilanen tebliğ olunur.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2437149)

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ

İLAÇ SATIN ALINACAKTIR



İlaç Alımı (18 Kalem) mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/530281
1- İdarenin
1.1. Adı:TRAKYA ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842352729
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:30.04.2026 – 10:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:T.Ü. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Toplantı Salonu


3- İhale konusu mal alımının

3.1. Adı:İlaç Alımı (18 Kalem)
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:18 kalem ilaç alımı yapılacaktır.
Ayr
ıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Trakya Üniversitesi Hastanesi Ecza Deposu
3.4. Süresi/teslim tarihi:İhale edilen ilaçlar sözleşmenin imzalandığı günden itibaren 30.06.2027 tarihine kadar (son teslim günüdür) hastane eczanesinin ihtiyaçları ve stoklama durumu göz önüne alınarak eczane tarafından acil ve rutin kodlu siparişlerle Malzeme Talep Yönetim Birimine bildirilecek olup, Malzeme Talep Yönetim Birimi gelen talepler ile ilgili olarak firmalara siparişi geçecektir. Acil kodlu siparişlerin teslim süresi 48 (kırksekiz) saat , rutin kodlu siparişlerin teslim süresi 15 (onbeş) gündür
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı gündür.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1 İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:
Ecza Depo Ruhsatnamesi
İthal İzin Belgesi veya İmalatçı İzin Belgesi
4.3.2 Katalog ve/veya fotoğraf ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren dokümana ilişkin belgelere ait bilgiler:
Ürün bilgileri



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.


10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:


Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2437385)

Pirinç ithalatı 5’e katladı

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, çeltik üretiminin uzun yıllardır aynı seviyede kaldığını, buna karşın pirinç ithalatının sürekli artığını belirterek, Türkiye’nin pirinç ve çeltikte adeta  ithalat cennetine dönüştüğünü söyledi. Geçen yıl Ocak-Şubat döneminde 11 bin ton olan pirinç ithalatının bu yıl aynı dönemde 52 bin tona yükselerek 5’e katlandığına dikkat çeken Ün, “İthalat bu denli artarken üretimin yerinde sayması kabul edilemez” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, yılın ilk iki ayına ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaştı. Ün, “Geçen yıl ocak-şubat döneminde 10 bin ton olan pirinç ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 30 azalarak 7 bin tona düştü. Buna karşılık ithalat, geçen yılın aynı dönemindeki 11 bin tondan yüzde 376 artışla 52 bin tona yükseldi. Neredeyse 5 katlık bir artış söz konusu. Türkiye, pirinçte ve çeltikte adeta bir ithalat cennetine dönüştü” dedi.

İthalatın ülkelere göre dağılımına da değinen Ün, bu yıl yapılan 52 bin tonluk pirinç ithalatın yüzde 23’ünün Hindistan’dan, yüzde 17’sinin Arjantin’den, yüzde 13’ünün Çin’den, yüzde 12’sinin Uruguay’dan ve yüzde 11’inin Yunanistan’dan gerçekleştirildiğini ifade etti. Ün, “İthalat bu denli artarken üretimin yerinde sayması kabul edilemez” diye konuştu.

Türkiye’nin 1990 yılından itibaren çeltik üretimini artırdığını ancak 2019’dan bu yana üretimin ortalama 1 milyon ton seviyesinde sabit kaldığını vurgulayan Ün, bu durumun AKP’nin yanlış tarım politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Ün, “Üretim artmayınca ithalata yönelmek zorunda kalıyoruz. Oysa Trakya Bölgesi, Türkiye çeltik üretiminin yüzde 52’sini karşılıyor. Türkiye üretiminin yüzde 38’i Edirne’de üretiliyor. Edirne’m Türkiye’nin çeltik üretiminde lider ili konumunda. Ancak Edirne’mizde üretim 2019 yılında 432 bin ton iken, 2024 yılında 391 bin tona geriledi. 2025 yılına ilişkin veriler henüz açıklanmadı ancak üretimde düşüşün sürdüğü görülüyor” ifadelerini kullandı.

Çeltik üretiminin artırılması için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Ün, AKP iktidarını doğrudan hedef alarak şunları söyledi:

“İthalatın azaltılması, çiftçiye kazanç sağlayacak alım fiyatlarının belirlenmesi ve üretim maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması şarttır. Ancak AKP iktidarı üretimi planlamak yerine ithalatı tercih ediyor. Bu anlayış, Türkiye’yi kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olmaktan uzaklaştırmıştır.”

Gıda güvenliğinin sağlanması için üretimin artırılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Ün, hükümetin önceliklerini de eleştirdi:

“Komşu coğrafyada yaşanan savaşın etkisini tüm dünya hissediyor. Kriz dönemlerinde birçok ülke çiftçisini desteklerken, AKP iktidarı aynı kararlılığı göstermiyor. Faiz ödemelerine kaynak bulunurken, çiftçiye yeterli destek sağlanmıyor. Çiftçiyi desteklemek, ülkeyi desteklemektir. Ancak AKP bunu görmezden gelmektedir.”

Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Ün, sözlerini şöyle tamamladı:

“Cumhuriyet nasıl tarımla ayağa kalktıysa, ülkemiz de yeniden üretimle güçlenecektir. Ancak bunun için bu yanlış politikaların değişmesi gerekiyor. Üreten ve paylaşan bir Türkiye mümkündür ve o günler çok yakındır.”

TCDD’den ot ilaçlama uyarısı

T.C. Devlet Demiryolları (TCDD) İşletmesi Genel Müdürlüğü, 06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı, Muratlı – Tekirdağ, Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri arasındaki gar, istasyon ve saydinglerde otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacağını belirterek, belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresindeki vatandaşları uyardı.

TCDD’nin açıklamasında, “Mücadelede kullanılan ilaçlar, insan ve hayvan sağlığını etkileyici özellik taşıması sebebiyle tehlike oluşturmaktadır. Belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresinde vatandaşların dikkatli olmaları gerekmektedir. Demiryolu güzergâhı ve yakınındaki arazilerde ilaçlama tarihlerinden itibaren 15 gün boyunca; vatandaşların ilaçlama yapılan sahaya yaklaşmamaları, belirtilen yerlerde hayvanlarını otlatmamaları, ot hasadı ve arıcılık faaliyetlerinde bulunmamaları önemle duyurulur.

İLAÇLAMA TARİHLERİ ve GÜZERGÂHI

Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ hatları üzerinde;

06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ,

Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hatları üzerinde;

06.04.2026 – 08.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Uzunköprü,

09.04.2026 – 10.04.2026 tarihleri arasında Muratlı – Pehlivanköy,

13.04.2026 – 16.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri üzerindeki gar ve istasyonlar arasında otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.

Bildirt ile Gerçek Çerez Kontrolü: Banner’dan Fazlası

Birçok web sitesi, çerez yönetimini yalnızca bir “uyarı banner’ı” olarak görür. Kullanıcıya kısa bir mesaj gösterilir ve sürecin tamamlandığı düşünülür. Ancak günümüzde bu yaklaşım hem yetersiz hem de risklidir. Gerçek çerez yönetimi, yalnızca bir arayüz değil, arka planda çalışan güçlü bir kontrol mekanizması gerektirir. Bu noktada Bildirt, sunduğu gelişmiş altyapı ile banner’dan çok daha fazlasını sunar.
Banner Görünür, Sistem Asıl İş Yapar
Piyasadaki birçok çözümde banner sadece görsel bir katmandır. Kullanıcı “reddet” seçeneğini seçse bile çerezler çalışmaya devam edebilir. Bu durum hem KVKK hem de GDPR açısından ciddi bir ihlal anlamına gelir.
Gerçek bir çerez yönetimi sistemi ise kullanıcı izin verene kadar hiçbir scriptin çalışmasına izin vermez. Bildirt, bu kontrolü gerçek anlamda sağlayarak yalnızca görünürde değil, teknik olarak da doğru çalışan bir yapı sunar.
Script Yönetimi ve Otomatik Bloklama
Bildirt’in en güçlü özelliklerinden biri, site üzerindeki scriptleri kontrol altına almasıdır. Analytics, reklam ve üçüncü parti araçlar, kullanıcı iznine göre aktif hale getirilir.
Bu sayede hem yasal uyum sağlanır hem de veri toplama süreci optimize edilir. Kullanıcı izin verdiğinde tüm sistem doğru şekilde çalışır, izin vermediğinde ise tamamen durur.
Bu yaklaşımın neden kritik olduğunu anlamak için çerez yönetimi konusuna teknik açıdan bakmak gerekir.
Veri Kalitesi ve Performans Dengesi
Gerçek çerez kontrolü yalnızca uyum sağlamak için değil, veri kalitesini artırmak için de önemlidir. Kullanıcı izniyle toplanan veriler, daha doğru analizler yapılmasını sağlar.
Aynı zamanda gereksiz scriptlerin yüklenmemesi, site performansını olumlu yönde etkiler. Bu da hem kullanıcı deneyimine hem de SEO’ya katkı sağlar.
Kullanıcıya Gerçek Kontrol Sunmak
Bildirt, kullanıcıya yalnızca “kabul et” veya “reddet” seçeneği sunmaz. Çerez kategorileri üzerinden detaylı kontrol imkânı sağlar.
Bu sayede kullanıcı hangi verileri paylaşacağını net şekilde belirleyebilir. Bu yaklaşım, kullanıcı güvenini artırır ve daha sağlıklı veri elde edilmesini sağlar.
Banner’dan Platforma
Çerez yönetimi artık sadece bir banner meselesi değildir. Bu, veri yönetimi, kullanıcı deneyimi ve yasal uyumun birleştiği bir sistemdir.
Bildirt, bu süreci tek bir platform üzerinden yöneterek işletmelere büyük kolaylık sağlar. Kurulumdan yönetime kadar tüm süreç merkezi bir yapı ile kontrol edilir.

Ev Düzeninde Pratik ve Düzenli Saklama Çözümleri

Ev düzenini korumak için kullanılan küçük ama işlevsel ürünler, günlük yaşamın akışını doğrudan kolaylaştırır. Kıyafetlerin daha düzenli saklanması, çocuk odalarında kullanımın daha pratik hale gelmesi ve dolap içi alanın daha verimli değerlendirilmesi gibi ihtiyaçlar, doğru ürün seçimiyle çok daha rahat yönetilebilir.

Bu nedenle askılık ve giysi düzenleme ürünleri yalnızca saklama amacı taşımaz; aynı zamanda yaşam alanlarında daha planlı, temiz ve kullanışlı bir görünüm oluşturulmasına da katkı sağlar.

Giysi Düzeninde Kullanışlı Ürün Seçimi

Ocean Home ev düzeni ve saklama çözümlerinde günlük kullanımı kolaylaştıran farklı ürün gruplarıyla öne çıkan bir yapı sunar. Ev içinde düzen kurarken hem estetik görünümü hem de işlevselliği birlikte düşünmek önemlidir. Özellikle dolap içi yerleşimde, askı kullanımının doğru planlanması kıyafetlerin kırışmasını azaltabilir, alan kullanımını iyileştirebilir ve ürünlere daha rahat erişim sağlayabilir.

Giysi askısı ürünleri yalnızca kıyafet asmak için kullanılan basit parçalar olarak düşünülmemelidir. Farklı kullanım alanlarına uygun seçenekler, gömlekten cekete, günlük kıyafetlerden özel parçalara kadar birçok ürünün daha düzenli biçimde yerleştirilmesine yardımcı olur. Dolap içi görünümün toparlanması ve kıyafetlerin daha sistemli kategorize edilmesi açısından doğru askı tercihleri günlük yaşamda pratik bir avantaj yaratır.

Çocuk Odalarında Düzen ve Kullanım Kolaylığı

Çocuklara ait kıyafetlerin düzenlenmesinde ise ürün ölçüsü, erişim kolaylığı ve kullanım pratiği daha da önem kazanır. Daha küçük boyuttaki giysilerin birbirine karışmadan yerleştirilmesi, günlük giyinme sürecini hızlandırırken aynı zamanda düzenin korunmasını da kolaylaştırır.

Çocuk askılık seçenekleri, çocuk odalarında veya çocuklara ayrılan dolap alanlarında daha planlı bir kullanım oluşturmak açısından değerlidir.

Bu ürünler sayesinde küçük ebatlı kıyafetler uygun ölçüde asılabilir, dolap içi yerleşim daha düzenli hale gelebilir ve aileler için günlük kullanım daha pratik bir yapıya kavuşabilir. Sonuç olarak doğru askılık seçimi, yalnızca düzen kurmakla kalmaz; yaşam alanlarında kullanım konforunu da belirgin biçimde artırır.

Belgelendirme Süreçlerinde Kurumsal Uyum ve Güvenin Önemi

Belgelendirme süreçleri, işletmeler için yalnızca resmi bir gereklilik değil; aynı zamanda kurumsal düzenin, kalite anlayışının ve sektörel güvenilirliğin daha görünür hale gelmesini sağlayan önemli bir yapı taşını oluşturur.

Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için kalite yönetimi, süreç standardizasyonu ve uygunluk yaklaşımı her geçen gün daha fazla önem kazanırken, doğru belge türünün seçilmesi de bu sürecin temel parçalarından biri haline gelir. Bu nedenle belgelendirme yaklaşımı, yalnızca evrak odaklı değil, işletmenin genel yapısını güçlendiren bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.

Kurumsal Belgelendirmede Doğru Çerçeveyi Oluşturmak

Kurumsal belgelendirmede iso 15504 spice belgesi odağında ilerleyen bir belgelendirme yaklaşımı, süreç olgunluğu, kalite yönetimi ve sektörel uygunluk başlıklarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Özellikle teknik süreçlerin daha sistemli biçimde izlenmesi, kurumsal işleyişin kayıt altına alınması ve belirli standartlara göre yapılandırılması, işletmelerin hem iç düzenini hem de dış paydaşlar nezdindeki güven algısını güçlendirebilir. Belgelendirme sürecinin doğru planlanması, yalnızca sonuca değil, hazırlık ve uygulama aşamalarına da dikkat edilmesini zorunlu kılar.

Bu süreçte iso 9001 yaklaşımı da bu çerçevede en çok bilinen kalite yönetim başlıklarından biri olarak öne çıkar. Süreçlerin standardize edilmesi, görev ve sorumlulukların daha net tanımlanması, müşteri beklentilerinin daha düzenli biçimde ele alınması ve sürekli iyileştirme anlayışının kurumsal yapıya yerleşmesi açısından bu belge türü önemli bir referans oluşturur. İşletmeler için kalite odaklı bir sistem kurmak, uzun vadede yalnızca operasyonel düzen sağlamaz; aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirliği de destekler.

Sektörel Güven ve Uygunlukta Belgenin Rolü

Belgelendirme ihtiyaçları yalnızca kalite yönetimiyle sınırlı değildir. Faaliyet alanına göre güven, uygunluk ve hedef pazara erişim açısından farklı belge türleri de ön plana çıkabilir. Bu noktada işletmenin hizmet sunduğu sektör, hedef kitlesi ve pazardaki konumlanma biçimi değerlendirilerek daha doğru bir yol haritası oluşturulabilir.

Helal belgesi gibi özel uygunluk belgeleri de özellikle belirli pazarlarda güven oluşturmak, ürün veya hizmetin belirli hassasiyetlere göre değerlendirildiğini göstermek ve kurumsal itibarı desteklemek açısından önem taşır.

Doğru belgelendirme yaklaşımı; işletmenin süreçlerini düzenleyen, kalite algısını güçlendiren ve sektörel beklentilere daha sağlam cevap vermesini sağlayan stratejik bir adıma dönüşebilir.

Edirne’nin en büyük barınağı fidanlık gibi

Keşan Belediye Başkanı Op.Dr. Mehmet Özcan, Keşan Belediyesi Hayvan Bakımevi’nde yürütülen ağaçlandırma çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Bakımevi alanını daha yeşil ve sağlıklı bir yaşam alanına dönüştürmek amacıyla çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirten Başkan Özcan, 2024-2025 yılları arasında bakımevi sahasında toplam 2 bin 200 adet fidanın toprakla buluşturulduğunu ifade ederek, “Hayvan Bakımevimizde ağaçlandırma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, müdürlüğümüz tarafından yapılan tespitler doğrultusunda yeni dikim alanları belirledik.” dedi.

Yeni alanlarda yapılacak dikim çalışmalarına da değinen Mehmet Özcan, “Fıstık çamı, katalpa, akçaağaç ve dişbudak türlerinden oluşan fidanların ekimini planladık. Bu çerçevede 750 adet fidanı daha toprakla buluşturduk” ifadelerini kullandı.

Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte bakımevinin doğal yapısının güçlendirildiğini vurgulayan Başkan Özcan, hem sahipsiz hayvanlar için daha uygun bir yaşam alanı oluşturmayı hem de çevreye katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtti, Keşan Belediyesi’nin çevreye duyarlı projelerle kenti daha yaşanabilir hale getirmek için çalışmalarına devam edeceği ifade etti.

Fidan ekiminin ardından Başkan Özcan, Keşan Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Hayvan Bakımevi’nde gelinen son durumla ilgili açıklamalarda bulunarak, tesisin yıllar içinde önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtti.

Göreve ilk geldikleri dönemi hatırlatan Mehmet Özcan, “Mezbahanın altında yalnızca 500 metrekarelik bir alanı köpek barınağı olarak kullanıyorduk. Bu durum içimize sinmiyordu ve eksikliğini her zaman hissettik. 2011 yılında katı atık bertaraf tesislerinin bulunduğu alanın tahsisini alırken, ormana ait yaklaşık 73 dönümlük alanı hayvan barınağı yapılmak üzere kazandırdık. O dönem burası çukurlarla dolu, bakımsız ve adeta mezbelelik bir alandı. Kendi imkanlarımızla düzenleyerek bugünkü hale getirdik.” dedi.

Alan Genişletildi, Kapasite Artırıldı

2023 yılında, sokak hayvanlarına yönelik yasal düzenleme henüz yapılmadan önce padok yapımına başladıklarını ifade eden Başkan Özcan, yasanın ardından Edirne Valisi Yunus Sezer’in tesisi ziyaret ettiğini ve incelemeler sonrası 50 dönümlük ek alanın daha tahsis edildiğini söyledi.

Bugün gelinen noktada yalnızca kedi ve köpeklerin değil, başıboş durumda bulunan at ve eşek gibi büyük hayvanların da barınabildiğini belirten Mehmet Özcan, tesisin mevcut kapasitesinin 3 bin olduğunu vurguladı. Bakımevinde ara yolların tamamlandığını, özellikle meşelik alanların yaz aylarında doğal yaşam için ideal bir ortam sunduğunu ifade eden Başkan Özcan, bu alanların bakım ve temizliğinin düzenli olarak yapıldığını ve 2025 yılı içerisinde yeni tahsis edilen alanlarda padok yapımının tamamlandığını kaydetti.

Edirne’nin En Büyük Barınağı

Tesisin bugün Edirne’nin en büyük hayvan barınağı olduğunu dile getiren Mehmet Özcan, “Bakımevimiz mevzuata tamamen uygun şekilde inşa edilmiştir. Toplam 32 doğal yaşam alanımız bulunuyor. Tam kapasiteye ulaşıldığında 3 binin üzerinde sahipsiz hayvana bakabilecek durumdayız. Aynı zamanda doğal yaşam alanları açısından Türkiye’de örnek tesisler arasında yer alıyoruz.” diye konuştu.

Bakımevinde her gün ortalama 10 ila 15 kısırlaştırma operasyonu gerçekleştirildiğini belirten Başkan Özcan, iki ameliyathanenin bulunduğunu ve gerekli durumlarda bu sayının 20’ye kadar çıkabildiğini söyledi. Mehmet Özcan, bu hizmette görev alan personele de teşekkür ederek, “Gerçekten Keşan’ın yüz akı bir hizmet sunulmaktadır” dedi.

Bölgesel İş Birliğiyle Hizmet Veriliyor

Yasal düzenlemelerin ardından yalnızca Keşan’a değil; İpsala, Enez, Yenikarpuzlu, Yenimuhacir, Beyendik beldeleri ve köylerden gelen sahipsiz hayvanlara da hizmet verdiklerini belirten Başkan Özcan, Edirne genelinde sistemin üç bölgeye ayrıldığını ifade etti.

Bu kapsamda Güney Edirne Katı Atık Birliği, Keşan Belediyesi ve İl Özel İdaresi arasında protokol imzalandığını aktaran Mehmet Özcan, “Her bölgenin getirdiği hayvan sayısına göre bakım ve personel giderleri ortak şekilde karşılanıyor” dedi.

Son İki Yıl İçinde 411 Kedi Ve Köpeğin Sahiplendirildi

Hayvanların sağlığı için tüm imkanların seferber edildiğini belirten Başkan Özcan, kısa süre önce 200 ton mama ve ilaç alımı yapıldığını, ayrıca vektör mücadelesi kapsamında karasinek, sivrisinek ve keneye karşı çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Bakımevinde sahiplendirme çalışmalarının da devam ettiğini vurgulayan Mehmet Özcan, son iki yıl içinde 411 kedi ve köpeğin sahiplendirildiğini açıkladı.

Hayvanseverlere çağrıda bulunan Başkan Özcan, “Vatandaşlarımız kimlikleriyle birlikte gelerek hayvanlarımızı sahiplenebilirler. Ancak sahiplenmek büyük bir sorumluluktur. Sahiplendiğiniz bir hayvanı tekrar sokağa bırakmanız hem vicdani hem de yasal olarak doğru değildir” dedi.

Ev ortamında kedi bakımının kolay olduğunu, bahçeli evlerde ise köpeklerin rahatlıkla bakılabileceğini ifade eden Mehmet Özcan, Keşan Belediyesi olarak tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyan bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

Konuşmasının ardından Mehmet Özcan, ağaç dikimi yapılacak alanda, fidanı toprakla buluşturdu.