Aydoğdu Tesisat Uzmanları Uyarıyor: Su Tesisatçısı, Su Kaçağı ve Gider Sorunlarında Gecikme Yapısal Hasara Yol Açıyor

İSTANBUL
İstanbul genelinde konut ve iş yerlerinde yaşanan tesisat sorunları, son yıllarda hem maddi hem de yapısal açıdan ciddi riskler oluşturmaya başladı. Özellikle gizli su kaçakları ve mutfak gideri tıkanıklıkları, fark edilmediğinde binalarda kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Su kaçağı tespiti, su tesisatçısı hizmetleri ve mutfak gideri açma alanlarında faaliyet gösteren Aydoğdu Tesisat, bu tür sorunlarda erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre tesisat problemlerinin büyük bölümü küçük belirtilerle başlıyor. Duvarlarda oluşan hafif nemlenme, zeminlerde hissedilen rutubet kokusu, lavabonun yavaş akması ya da ay sonunda gelen beklenmedik su faturaları, çoğu zaman göz ardı ediliyor. Ancak bu işaretler, tesisat sisteminde ilerleyen daha büyük bir sorunun habercisi olabiliyor.

Gizli Su Kaçakları Sessizce İlerliyor

Aydoğdu Tesisat yetkililerinden alınan bilgilere göre, en sık karşılaşılan sorunların başında gizli su kaçakları geliyor. Bu kaçaklar genellikle duvar içlerinde, zemin altında ya da fayans aralarında meydana geliyor. Dışarıdan bakıldığında herhangi bir akıntı görülmediği için fark edilmesi gecikebiliyor.

Bu süreçte akan su, beton ve demir aksamla temas ederek zamanla yapının taşıyıcı unsurlarına zarar verebiliyor. Nem ve küf oluşumu hem binanın ömrünü kısaltıyor hem de insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle çocuklu ailelerde ve yaşlı bireylerin bulunduğu evlerde bu durum daha büyük risk oluşturuyor.

Cihaz Destekli Su Kaçağı Tespiti Öne Çıkıyor

Günümüzde su kaçağı tespiti, teknolojik cihazlar sayesinde çok daha kontrollü ve noktasal şekilde yapılabiliyor. Aydoğdu Tesisat, termal kamera, akustik dinleme cihazları ve basınç test sistemleri kullanarak kaçağın yerini net şekilde belirliyor.

Bu yöntemler sayesinde evin ya da iş yerinin tamamı kırılmadan, yalnızca sorunlu bölgeye müdahale ediliyor. Uzmanlar, eski yöntemlerle yapılan rastgele kırma işlemlerinin hem maliyeti artırdığını hem de gereksiz tadilatlara yol açtığını belirtiyor.

Su Tesisatçısı Hizmetlerinde Bilinçli Müdahale Vurgusu

Haber merkezine yansıyan bilgilere göre, tesisat arızalarının önemli bir kısmı yanlış müdahaleler nedeniyle büyüyor. Musluk değişimi, batarya montajı, klozet iç takımı arızası ya da tesisat bağlantı problemleri, basit gibi görünse de uzmanlık gerektiriyor.

Aydoğdu Tesisat, su tesisatçısı hizmetlerinde önce arızanın kaynağının tespit edilmesi gerektiğini vurguluyor. Sorunun neden oluştuğu anlaşılmadan yapılan geçici çözümler, kısa süre içinde aynı arızanın tekrar etmesine neden olabiliyor. Bu da kullanıcıyı hem zaman hem de bütçe açısından zor durumda bırakıyor.

Mutfak Gideri Tıkanıklıkları Günlük Hayatı Zorluyor

Mutfak gideri tıkanıklıkları, evlerde en hızlı fark edilen ancak çoğu zaman yanlış yöntemlerle müdahale edilen sorunlar arasında yer alıyor. Lavabodan geri gelen su, kalıcı kötü kokular ve yavaş akan giderler, günlük yaşamı doğrudan etkiliyor.

Uzmanlara göre bu tür tıkanıklıkların başlıca nedenleri arasında yağ birikintileri, yemek artıkları ve zamanla daralan boru iç yüzeyleri bulunuyor. Kimyasal ürünlerle yapılan müdahaleler geçici rahatlama sağlasa da boru yapısına zarar vererek sorunu daha da büyütebiliyor.

Aydoğdu Tesisat, mutfak gideri açma işlemlerinde robotlu cihazlar kullanarak boru içinin mekanik olarak temizlendiğini belirtiyor. Bu yöntemle tıkanıklığın kaynağına inilerek kalıcı çözüm sağlanıyor.

Apartmanlarda Gecikme Komşu Sorunlarına Yol Açıyor

Özellikle apartman dairelerinde yaşanan tesisat sorunları, sadece ilgili daireyi değil alt ve üst katları da etkileyebiliyor. Geciken su kaçağı müdahaleleri, alt kata sızan su nedeniyle komşular arasında anlaşmazlıklara yol açabiliyor.

Aydoğdu Tesisat yetkilileri, apartman yönetimlerinin ve daire sakinlerinin bu tür durumlarda vakit kaybetmeden profesyonel destek almasının önemine dikkat çekiyor. Erken yapılan tespitler sayesinde hem bina sakinleri arasındaki sorunlar azalıyor hem de yüksek tadilat masraflarının önüne geçiliyor.

“Önce Tespit, Sonra Müdahale” Yaklaşımı

Firma tarafından paylaşılan bilgilere göre, tesisat hizmetlerinde en önemli adım doğru tespit. Aydoğdu Tesisat, su kaçağı tespiti, su tesisatçısı hizmetleri ve mutfak gideri açma işlemlerinde bu yaklaşımı benimsiyor. Sorunun kaynağı netleşmeden yapılan işlemlerin kalıcı çözüm sunmadığı vurgulanıyor.

Uzmanlar, tesisatla ilgili en küçük şüphede bile kontrol yaptırmanın, ileride oluşabilecek büyük masrafları önlediğini belirtiyor. Küçük bir kaçak ya da basit bir tıkanıklık, zamanında müdahale edilmediğinde kapsamlı tadilatlara dönüşebiliyor.

Vatandaşlara Uyarı: Belirtileri Göz Ardı Etmeyin

Aydoğdu Tesisat, vatandaşlara duvarlarda nemlenme, zeminde kabarma, giderlerden gelen kötü koku ve açıklanamayan fatura artışları gibi belirtilerin dikkate alınması çağrısında bulunuyor. Uzmanlara göre bu işaretler, çoğu zaman tesisat sisteminde ilerleyen bir sorunun erken sinyalleri oluyor.

Erken müdahale sayesinde hem yaşam alanları korunuyor hem de bütçe açısından daha kontrollü çözümler mümkün hale geliyor.Detaylı bilgi için: https://aydogdutesisat.com/ ve https://aydogdutesisat.com/su-tesisatcisi/ Sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Konak’ta anlamlı buluşma!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi tarafından kısa süre önce hizmete açılan Konak Edirne, merkez ve Uzunköprü Huzurevi sakini kadınları ağırladı.

Kentte kadınların buluşma noktası haline gelen Konak Edirne, huzurevi sakini kadınları ağırladı. Tarihi binada düzenlenen programda, kent merkezi ve Uzunköprü Huzurevi’nden gelen yaşlı vatandaşlar ağırlanırken, ebru sanatı etkinliği gerçekleştirildi. Programa katılan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, huzurevi sakinleriyle tek tek sohbet ederek hal ve hatırlarını sordu, taleplerini dinledi. Buluşma kapsamında huzurevi sakinleri, Başkan Gencan ile birlikte ebru sanatını öğrendi.

‘ÇOK ANLAMLI BİR BULUŞMA’

Etkinlikte konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, huzurevi sakinlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kıymetli büyüklerimizi bugün burada ağırlıyoruz. Hem Edirne’deki huzurevlerimizden hem de Edirne Huzurevi’nden misafirlerimiz, büyüklerimiz aramızda. Biz biliyorsunuz kendilerini sıklıkla ziyaret ediyoruz. Ancak zaman zaman belediyemizin sosyal tesislerinde onlarla bir araya gelmekten de büyük mutluluk duyuyoruz. Geçtiğimiz günlerde gölette birlikte sabah kahvaltısı yaptığımızda özellikle hanımefendilerimize ‘Sizleri bir gün de Konak’ta ağırlamak isteriz’ demiştim. Sağ olsunlar, bizleri kırmadılar ve bugün misafirimiz oldular. Hem birlikte etkinlik yapıyoruz hem sohbet ediyoruz. Bu yüzden benim için de çok güzel, çok anlamlı bir buluşma. Zaten burası bizim için son derece önemli, çok kıymet verdiğimiz bir hizmet alanı” dedi.

‘OLUMLU ETKİLER ALIYORUZ’

Her yaştan kadınların Konak Edirne’den faydalandığını kaydeden Gencan, “Kadınlarımız her yaştan bu alanı hem bir toplantı mekânı hem de bir eğitim alanı olarak kullanıyor. Okuma-yazma sınıflarından farklı eğitimlere kadar pek çok faaliyet burada yürütülüyor. Özellikle yarın da burada çok önemli bir eğitim olacak; aile içinde sınırlarımızla ilgili bir çalışma yapılacak. Aslında burada birçok alanda çok olumlu etkiler yaratıyoruz. Buradaki etkinliklere biz de katılıyoruz ama sınırları ve içerikleri kadınlarımız kendileri belirliyor. Biz bir hayal kurduk ve bu büyük hikâyenin merkezine kadınları koyduk. Onlar da buraya geliyor, üretiyor ve hayatlarında olmasını istediklerini bizlerle paylaşıyorlar. Katılmak istediklerinde burada şekillendirerek bizlere sunuyorlar. Biz de onları sıkıştırmadan, tamamen memnuniyetle bunu kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KONAK EDİRNE HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR’

Konak Edirne’nin giderek daha fazla kadına ve misafire ulaştığını da söyleyen Gencan, “Her geçen gün burası büyüyor, daha çok kadınımızın ulaştığı bir yer hâline geliyor. Kapıları kadınlarımıza açık ve onlar da buna gerçekten çok güzel bir karşılık veriyorlar. Biz de bundan dolayı çok mutluyuz. Gün içerisinde belirli periyotlarla buraya geliyoruz; özellikle kıymetli büyüklerimizi ağırlıyoruz. Şehit ailelerimizi ağırladık, çok değerli başka misafirlerimiz de oldu. Ben de bütün yorgunluğumu burada unutuyor, buradan aldığım enerjiyle çalışmaya devam ediyorum” diye konuştu.

Mevsime Göre Kapadokya Tatil Planı Nasıl Değişir? Neye Hazırlıklı Olmalı?

Ülkemizdeki en popüler destinasyonlardan biri olan Kapadokya’da manzara, kültür ve deneyim seçenekleri son derece geniştir. Buna rağmen Kapadokya’da her tatilin otomatik olarak iyi geçeceğini varsaymak risklidir. Çünkü mevsim değiştiğinde, aynı plan aynı sonucu vermez.

Hava ve gün ışığı günün temposunu belirler, kalabalık seviyesi bekleme sürelerini değiştirir, konaklama düzeni ise dinlenme ihtiyacını karşılayıp karşılamadığını gösterir. Bu üç başlık doğru okunmadığında, iyi niyetle yapılan program yorucu bir rutine dönebilir. Doğru hazırlık ise aynı süreyi daha dengeli ve daha yüksek memnuniyetle geçirmenizi sağlar.

İlkbaharda Planı Esnek Tutun

İlkbaharda Kapadokya’nın en belirgin özelliği değişkenliktir. Güneşli başlayan hava, kısa sürede rüzgâr veya yağışa dönebilir. Bu da açık hava ağırlıklı programı yeniden kurgulamanızı gerektirir. Bu yüzden tüm beklentiyi tek bir aktiviteye yüklemek, günün geri kalanını şansa bırakmak demektir.

En akılcı yaklaşım, kesin saatlerle plan yapmak yerine günün doğal ritmine ayak uydurmaktır. Sabahın erken saatlerini dışarıdaki keşiflere, öğlenin yakıcı güneşini daha korunaklı ziyaretlere, akşamı ise sakin bir kapanışa ayırmak size esneklik kazandırır. Bu esneklik aynı zamanda tatilinizin sigortasıdır. Gün içinde kısa bir mola verme ihtimalini baştan kabul ettiğinizde, küçük hava değişimleri veya aksaklıklar planınızı bozamaz; yalnızca yönünü değiştirir. Özellikle bahar aylarında hedef daha çok yere yetişmek değil, hava değişse bile keyfi koruyacak bir akışta kalmak olmalıdır.

Yazın Sıcağını ve Kalabalığı Konforla Dengeleyin

Yaz aylarında tatilin iki belirleyicisi vardır: Sıcaklık ve kalabalık. Öğle sıcağı enerjinizi düşürürken, kalabalık bekleme sürelerini uzatabilir. Bu yüzden yazın en verimli strateji, siesta mantığıyla hareket etmektir. Dışarıdaki deneyimleri sabahın serinliğine denk getirmek, öğlenin en yoğun saatlerinde otelinizin havuzunda veya serin bir odasında dinlenmek, akşamı ise dinlenmiş bir zihinle karşılamak günü kurtarır.

Kalabalığın etkisi sadece çok insan görmek değildir, ulaşım ve servis hızını da yavaşlatır. Bu yüzden yaz planında en yoğun saatlerde kendinize dinlenme alanları açarak tatil keyfinizi koruyabilirsiniz.

Sonbaharda Kısalan Günlerin Tadını Yavaşlayarak Çıkarın

Sonbahar, Kapadokya’nın en romantik zamanıdır. Ancak sonbaharda günler kısaldığı için fark etmeden programı sıkıştırma riski doğar. Hava kararmadan her yeri görme telaşı, sonbaharın benzersiz güzelliğini bir koşturmacaya çevirebilir. Doğru olan ise daha az noktaya daha nitelikli zaman ayırmak ve günü erken başlatmaktır.

Bu mevsimde otelinizin konumu daha da önemlidir. Gün ışığı azaldığında otele dönmek ve akşamı otelde geçirmek isteyeceğiniz için, seçtiğiniz yerin size sunduğu atmosfer tatilinizin kalitesi üzerinde belirleyici olur. Unutmayın, sonbaharda doğru plan, saatin değil günün ritminin sizin kontrolünüzde olmasıdır.

Kışın Tatil, Otelin İçinde Başlar

Kışın dışarıda geçirilen sürenin doğal olarak azalması, konakladığınız yerin tatildeki rolünü başrole taşır. Yazın sadece uyumak için kullandığınız oda, kışın tatilin ana sahnesi olur. Kapadokya otel seçenekleri arasından beklentilerinizi ve ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılayacak bir seçim yapmak, tatilinizin hem konforunu hem de kalitesini artırır.

Kışın birçok çiftin aradığı şey daha fazla aktivite değil, Kapadokya’yı mevsim şartlarına en uygun şekilde keşfetmek ve konforlu bir ortamda dinlenmektir. Bu yüzden Kapadokya balayı otel seçimi yapılırken kriter sadece manzara değil; otelin size sunduğu yaşam kalitesi, konfor ve lüks olmalıdır. İç mekân konforunu ve dinlenme alanlarını merkeze alan Alden Hotel Cappadocia, kış aylarında planladığınız balayı tatilini dört duvar arasına sıkışmaktan çıkarıp ruhunuzu dinlendirdiğiniz keyifli bir inzivaya dönüştürür. Kış masalınızı kusursuz bir deneyime çevirmek için, sizi Alden Hotel Cappadocia’nın sıcaklığına davet ediyoruz.

Belediye’de bir garip görev değişikliği!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, hiçbir neden gösterilmeden, ‘görülen lüzum üzerine’ görevden alındı.

Belediye’ye bağlı, 2024 yılında kurulan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nde yaklaşık 2 yıldan bu yana yönetici olarak görev yapan Egemen Ilgın, görevden alındı. Ilgın’ın görevden alınması, şok etkisi yaratırken, yerine kapatılan İşletme ve İştirakler Müdürü Kader Pajo atandı.

Ilgın’ın görevine aynı müdürlükte memur olarak devam edeceği belirtildi.

Kadınların emeği sergiyle taçlandı

Olgay GÜLER

Edirne’de Sosyal Dayanışma Merkezleri’nde (SODAM) eğitim gören kursiyer kadınların ürettiği ele emeği ürünlerden oluşan sergi, Edirne Valisi Yunus Sezer’in de katıldığı açılışla tarihi Bedesten Çarşısı’nda beğeniye sunuldu.

Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na bağlı merkez SODAM, Şehit Mustafa Tezgider SODAM ve Şehit Özer Camcı SODAM olmak üzere üç merkezde, kadınların emekleriyle üretilen el işi ürünler için sergi düzenlendi.

Tarihi Bedesten Çarşısı’nda düzenlenen serginin açılışına Edirne Valisi Yunus Sezer, vali yardımcıları Turgut Subaşı ve Ömer Sevgili, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Tezcan Fidan, kurum müdürleri, çok sayıda kursiyer ve öğretmen katıldı.

Açılışta, çalışmalara katılan 15 kursiyere sertifikaları Vali Sezer ve kurum müdürleri tarafından takdim edildi.

Serginin açılışında konuşan vali yardımcısı Turgut Subaşı, devletin SODAM çatısı altında çok iyi imkanlar sunduğunu belirterek, “Devletimiz özellikle SODAM’larda insanımızın en iyi şekilde yetişmesi, öz güvenini kazanması, rekabetçi duruma gelmesi, fikri dünyasında, duygusal bünyesinde, hayal dünyasında değişiklikler oluşması için her türlü imkanı sunuyor. Bugün de SODAM’a katılan kursiyerlerimizden 15 katılımcıya hem katılım belgelerini vereceğiz, onlara ayrıca çalışmalarda teşvik ödemelerini yapıyoruz. Burada çıkardıkları ürünleri amacımız halka göstermek, gerektiğinde ticari amaçta sipariş verebilmelerine imkan sağlamak ve onların ne kadar becerikli, kadına imkan verildiğinde neler yapabildiğini, bütünleşmeye hazır olduklarını göstermek” dedi. 

Edirne Valisi Yunus Sezer de, SODAM’ların okul gibi çalıştığını söyleyerek, “Kadınlarımızın bir çok konuda seminer alarak kendilerini de geliştirdikleri, okullarımız gibi çalışan merkezlerimiz SODAM’larımız. Hem vali yardımcımıza, hem mütevelli heyetimize, müdürümüze, vakıf personelimize, halk eğitimimize teşekkür ediyoruz. İnşallah buradan aldıkları sertifikalarla kendi meslekleriniz kendilerine icra edecekleri, kendilerine bir yön çizecekleri bir alan oluştururlar diye temenni ediyoruz” diye konuştu

Akalın’dan DEM Parti önergesine sert tepki

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti tarafından verilen önergeye sert tepki gösterdi. Akalın, insan hakları söylemi üzerinden Suriye’deki siyasal gerilimlerin Türkiye’ye taşınmak istendiğini ifade etti.

İnsan onurunun herkes için ortak bir değer olduğunu vurgulayan Akalın, “Buna hiçbir itirazımız yok. Ancak samimiyetle sormak zorundayız: DEM Parti’nin verdiği bu önergenin amacı gerçekten Türkiye’de hukuk düzenini güçlendirmek midir, yoksa Suriye’de yaşananların siyasal uzantılarını ülkemize taşıyarak yeni bir kamuoyu üretmek midir?” dedi.

Önergede Türkiye Cumhuriyeti devletini sistematik biçimde suçlayan bir dil kullanıldığını, kolluk güçlerinin töhmet altında bırakıldığını belirten Akalın, daha önceki söylemlerle çelişen bu yaklaşımın insan hakları kaygısından değil, siyasi hesaplardan kaynaklandığını söyledi.

Suriye’de yaşanan trajedilerin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yürütülen, Suriye’nin ulusal bütünlüğünü hedef alan projeler olduğunu dile getiren Akalın, bölgeyi istikrarsızlaştıran emperyalist ve siyonist müdahalelerin bugün farklı biçimlerde Türkiye’ye taşınmak istendiğini ifade etti.

Bu sürecin doğal olarak bir güven sorunu yarattığını belirten Akalın, benzer sonuçların yakın geçmişte Nusaybin’de yaşandığını hatırlattı. Mağduriyet dili üzerinden sorunlu politikalar üretildiğini söyleyen Akalın, gerçek problemlerin çözülmek yerine yeni gerilim alanları açıldığını vurguladı.

Her iddianın araştırılması gerektiğini ifade eden Akalın, ölçüsüz güç kullanımı varsa bunun hesabının sorulması gerektiğini belirtti. Ancak bunun Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bütünlüğünü, kurumsal yapısını ve değerlerini hedef alarak değil, kendi kurumları içinde hukuk devleti ilkeleri ve sağduyu çerçevesinde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Akalın, “Türkiye Cumhuriyeti’nde anayasal hakkını kullanan vatandaşlara yönelik haksız bir müdahale söz konusuysa gereken cezalar en üst sınırdan verilmelidir. İnsan onurunu elbette savunacağız ancak bunun başka siyasi hesapların aracı hâline getirilmesine de asla müsaade etmeyeceğiz,” dedi.

Motosiklet kazasının o anları kamerada!

Olgay GÜLER

Edirne’de torunuyla yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada motosikletin çarptığı Ş.A., ağır yaralandı.

Kaza, Şükrüpaşa Mahallesi İlhami Ertem Caddesi üzerinde meydana geldi. Torunu N.A. ile yolun karşısına geçmek isteyen Ş.A., refüje geldiği sırada koşarak geçişini sürdürmek istedi.

Torun N.A. refüjde beklerken Ş.A.’ya bu sırada, E.L. idaresindeki 06 DAD 199 plakalı motosiklet çarptı. Çarpmanın etkisiyle Ş.A. ve motosiklet sürücüsü E.L. yola savruldu. Ş.A., kazada ağır yaralanırken, ihbarla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Ş.A., ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Çevredeki bir iş yerinin kamerasına da yansıyan kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Rize Günübirlik Turlar ile Karadeniz’in Saklı Cennetlerini Keşfedin

Karadeniz’in doğa harikası illerinden biri olan Rize, kısa süreli tatillerde bile ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunuyor. Yemyeşil yaylalar, berrak şelaleler ve zengin kültürel dokusuyla dikkat çeken bu şehir, Rize Günübirlik Turlar sayesinde tek bir gün içinde keşfedilebilir. Profesyonel rehberler eşliğinde planlanan turlar, konforlu ulaşım ve güvenli organizasyon ile dolu dolu bir gezi imkânı sağlıyor.

Rize Günübirlik Turlarında Kaçırılmaması Gereken Duraklar

Rize Günübirlik Turlar boyunca ziyaretçilere hem doğa hem kültür dolu deneyimler sunulur:

  • Ayder Yaylası: Doğal kaplıcaları, şelaleleri ve yayla evleriyle Karadeniz’in simgesi.
  • Huser Yaylası: Bulut denizi ve gün batımı manzaralarıyla huzur dolu bir kaçamak.
  • Pokut ve Gito Yaylası: Sessizlik ve doğa fotoğrafçılığı için ideal.
  • Anzer Yaylası: Endemik bitkiler ve ünlü Anzer balı ile eşsiz bir deneyim.

Turlar boyunca rehberler, yaylaların tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini detaylı şekilde anlatır. Ayrıca bölgenin yöresel lezzetlerini deneme fırsatı da sunulur.

Batum Turu ile Farklı Bir Kültür Deneyimi

Rize’den günübirlik çıkabileceğiniz bir diğer popüler seçenek ise Batum Turudur. Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki bu şehir, tarihi yapıları, modern yaşam alanları ve sahil manzaraları ile kısa sürede farklı bir kültürel deneyim yaşamanıza olanak tanır.

Batum Turu’nda Deneyimleyebilecekleriniz:

  • Batum Bulvarı ve sahil yürüyüşleri
  • Tarihi yapılar ve ikonik heykeller
  • Gürcü mutfağı ve yöresel tatlar
  • Hızlı ve güvenli sınır geçişleri

Batum Turu, kültür ve tarih meraklıları için eşsiz bir fırsat sunarken, kısa sürede unutulmaz bir macera vaat eder.

Rize Günübirlik Turlarının Faydaları

  • Tek Günlük Keşif: Zamanı kısıtlı olanlar için ideal.
  • Profesyonel Rehberlik: Tarih ve kültürü yakından tanıma imkânı.
  • Konforlu Ulaşım: Modern araçlar ve güvenli yolculuk.
  • Doğa ve Fotoğraf: Yaylalar, şelaleler ve panoramik manzaralar eşliğinde fotoğraf fırsatları.
  • Yöresel Lezzetler: Karadeniz mutfağının özgün tatlarını deneyimleme olanağı.

Rize’de Hızlı, Keyifli ve Unutulmaz Bir Gezi

İster Rize’nin yemyeşil doğasını keşfetmek, ister Batum ile sınır ötesi bir macera yaşamak isteyin, Rize Günübirlik Turlar ve Batum Turu, kısa sürede maksimum deneyim sunuyor. Konforlu ulaşım, deneyimli rehberler ve özenle planlanmış rotalar sayesinde Karadeniz’in doğa ve kültür zenginliklerini doyasıya yaşamak artık çok kolay.

Eksi 4’te ‘kuyruk’ çilesi!

Olgay GÜLER

Türkiye’den aldıkları ihracat yüklerini Avrupa’ya götürmek için Edirne’den Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’na gelen TIR sürücüleri, 11 kilometre kuyruk oluşturdu.

Edirne’de, Lalapaşa ilçesine bağlı Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda, yurtdışına çıkmak için bekleyen TIR sürücüleri, 11 kilometre kuyruk oluşturdu. Dün, kuvvetli kar yağışının etkili olduğu kentte sürücüler, gece saatlerinde sıfırın altında 4 dereceyi bulan soğuk havada kuyrukta bekledi. Sürücüler, dondurucu soğukta zor anlar yaşarken, işlemlerin daha hızlı yapılması için yetkililere çağrıda bulundu.

‘SIRADA 7 KİLOMETRE GİDEBİLDİM’

İstanbul’dan aldığı yükü Bulgaristan’a götüren Hayrettin Aynacı (43), dün girdiği kuyrukta, halen sırada beklediğini belirterek, “Dün sabah saat 9’da geldim, akşam dokuzda çalışmam bitti. Bu esnada 3 kilometre yol gittim. Bu sabah kalktım yani büyük ihtimal bu akşam içeriye gireceğim. Yani 7 kilometre yol tükettim bugün sabah 6’dan itibaren. Bulgaristan durumlar biraz değişti, Schengen bölgesine girdiler. Biraz daha ciddi aramalar yapılıyor. Çalışmalar biraz daha ağırlaştı. Yani buradakiler de tabii ki işini yapıyor. Daha detaylı arama, evrak kontrolleri oluyor. Bundan dolayı işler biraz daha yavaşladı. Ama farklı bir gümrük kapısı daha olsa, ya da içeride çalışma peronlarını biraz çoğaltsalar daha bu biraz daha hızlanır benim düşüncem. Bulgaristan’da kardan dolayı birçok yerde yolların kapandığını gördük. Bu da buradaki çalışmayı da etkilemiş olabilir” dedi.

‘AKŞAM 6’DAN BERİ SIRADAYIM’

TIR sürücüsü Ferhat Sırtlan da, yetkililerden çözüm beklediklerini söyleyerek, “Dün akşam saat 6’da sıraya girdim. Halen daha sıradayım. Neden sıranın yavaş gittiğini bilmiyorum. Hava da oldukça soğuk. Arabaları çalıştırmasak, resmen donarız yani. Ekmeğimizin hatırı için mecbur katlanıyoruz. Halen daha parka giremedik. Yetkililerden buna bir el atmalarını istiyoruz” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK SORUNUMUZ TUVALET’

İstanbul’dan gelip Romanya’ya giden Sadi Tüysüz de, sıradaki en büyük sorunlarının tuvalet olduğunu belirterek, “En büyük sorunumuz tuvalet sorunu burada. Yeni gelecek yeni yetişen gençlere şunu tavsiye ederim; bu işe yönelmesinler. Evimden ayrıldığım zaman aşağı yukarı 20-25 gün gibi uzun bir süre bu arabanın içerisinde yaşıyorum. Soğuğunu yiyorsun, sıcağını yiyorsun bunlar yetmiyor, buradaki hayat pahalılığı. Lokantasına giriyorsun pahalı, berberine gidiyorsun pahalı, marketine gidiyorsun, pahalı. Gidip geliyorum, 500 avro para alıyorum. 25 gün içerisinde ben bu 500 avrodan en az 200 – 250’sini yiyorum zaten. 250’sini ben evime götürüyorum. Normal düşünecek olursan yani aldığın paralar para değil” ifadelerini kullandı.