İmamoğlu’nun mektubu Saraçlar’da okundu

Mehmet ŞELECİ
Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup, CHP’liler tarafından Saraçlar caddesinde okundu. İmamoğlu mektubunda, “Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler” dedi.


Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, İlçe Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Belediye Meclisi üyeleri, parti yöneticileri ve partililerin katıldığı açıklamada, İmamoğlu’nun mektubunu CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı okudu.
Balkanlı konuşmasında, “Kıymetli aileler, sevgili Edirneliler tam 26 hafta oldu. Aile Dayanışma Ağı çatısı altında, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her Cuma Saraçhane’de bir araya geliyor, yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar” dedi.
“Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var” diyen Başkan Balkanlı, “19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri… Adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa, yalnızca Saraçhane’den değil Türkiye’nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun! Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu, memleket meselesidir. “Her şey çok güzel olacak” diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizlere Silivri Zindanı’nda milletin refahı için, hukuk, demokrasi ve adalet için mücadele eden, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyoruz” diye konuştu.


İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU
Değerli yol arkadaşlarım,
Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim…
Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum.
Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi.
Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur.
İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü.
Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor.

MÜSAMERE SERGİLEYECEKLER
Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler.
Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk partililer böyledir.
Dürüsttürler, çalışkandırlar.
Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun.
Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur.
Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar.
Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir.
Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler.
Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor.
Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor.
Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek.
Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var.
Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız.
İnandık ve başaracağız.
Her şey çok güzel olacak.
Ekrem İmamoğlu Silivri Zindanı

Leyleklerini bekliyorlar

Hava koşulları nedeniyle çürüyerek yıkılan yaklaşık 8 metrelik ağaç direğin üzerindeki leylek yuvasının inşası için seferber olan köy sakinleri imece usulü direği yeniden dikerek her yıl göçle birlikte gelen iki leyleği beklemeye başladı.
Kırklareli merkeze bağlı Arizbaba Köyü’nde çürüyen ahşap telefon direği rüzgârın da etkisiyle yıkıldı. Köy muhtarı Semih Aykut, duruma anında müdahale ederek, leylek yuvasının yeniden dikilmesi için çalışma başlattı. Bir grup köy sakinini de yanına alan Muhtar Aykut ve beraberindekiler bir saat içinde leylek yuvasını yeni bir direğe montajını yaparak dikti.


Aykut, “Her yıl göçle birlikte iki leyleği köyümüzde misafir etmekteyiz. Onların rahat etmesi, bazen de beslenmeleri için yardımcı oluyoruz. Birkaç gün içerisinde gelecek olan leylekleri hayal kırıklığına uğratmamak için yıkılan yuvayı yeniden yerine diktik” dedi.
Arizbaba Köyü’nde imece usulü direğin dikilmesinden sonra etkinliğe katılanlar hatıra fotoğrafı çekilerek, yuvayı gelecek olan leyleklere emanet etti.

Hipertansiyon en yaygın kronik hastalık

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Nefrolog Prof. Dr. Sedat Üstündağ, toplumun %30’undan fazlasını ilgilendiren, kalp krizinden inmeye kadar hayati riskler taşıyan hipertansiyon konusunu tüm yönleriyle üniversitenin YouTube kanalındaki söyleşide ele aldı. Prof. Dr. Sedat Üstündağ, hastalığın damar sağlığı üzerindeki etkilerinden yanlış beslenme alışkanlıklarına, tuz tüketiminin gizli tehlikelerinden yaşam biçimi değişiklikleriyle elde edilebilecek %70’lik başarı oranına kadar pek çok kritik başlığı söyleşide paylaştı.

Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan söyleşide hipertansiyonun nedenleri, risk faktörleri ve korunma yolları ele alındı. Prof. Dr. Sedat Üstündağ, yüksek tansiyonun erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Söyleşide Sedat Üstündağ hipertansiyonun günümüzde en yaygın kronik hastalıklardan biri olduğunu belirterek, hastalığın nedenleri, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

“Düzenli ölçüm önemli”

Üstündağ, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, özellikle belli bir yaştan sonra tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyonla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Üstündağ, dengeli beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli fiziksel aktivite ve stresin kontrol altına alınmasının tansiyonun dengede tutulmasına katkı sağladığını kaydetti.

Erken teşhis vurgusu

Erken teşhis ve düzenli doktor kontrolünün hipertansiyonun yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Üstündağ, vatandaşların bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin deprem gerçeği

Trakya Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi koordinasyonunda ve Trakya Üniversiteler Birliği paydaşlığında düzenlenen Bilim Kafe etkinliklerinin üçüncüsü, Trakya Üniversitesi Aheste Ayşekadın Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır’ın yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katılırken, Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Ali Kaya “Türkiye’nin Deprem Gerçeği”ni anlattı.

Açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır, depremin Türkiye için kaçınılmaz ve acı bir gerçek olduğunu; bu durumu teknik, psikolojik ve sosyoekonomik boyutlarıyla anlamanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Eylem Bayır’ın moderatörlüğünde, konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya söyleşide depremin oluşum mekanizmalarını, deprem derinliği ve şiddeti kavramlarını detaylandırdı. Türkiye’nin deprem haritası üzerinden veriler paylaşan Kaya, son 125 yılda ülkemizde 7 ve üzeri büyüklükte çok sayıda deprem yaşandığını hatırlatarak 1923’ten günümüze kadar meydana gelen kayıplara değindi.

Çevre ve arkeolojik amaçlı afetler ve deprem ile ilgili TÜBİTAK desteği dahil, birçok projenin yürütücülüğünü yapan Prof. Dr. Kaya, depremin her zaman olduğunu ve olmaya devam edeceğini, asıl odak noktasının depremden ziyade yapı stoğu, lokal zemin koşulları ve mikrobölgeleme çalışmaları olması gerektiğini vurgulayarak depremin ikincil etkilerine dikkat çekti.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.

AYŞE YILDIZ VEFAT ETTİ

Karakasım Köyü sakinlerinden merhum Mehmet Yıldız’ın eşi, Ahmet Yıldız ve Nesrin Buğday’ın anneleri, Gül Çaylar ve Çağla Yıldız’ın babaanneleri, Başak Buğday ve Yaren Buğday’ın anneanneleri Ayşe Yıldız 75 yaşında vefat etti.
Merhume; dün Karakasım Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan’da geri dönüşüm seferberliği

Keşan Belediyesi, sürdürülebilir atık yönetimi uygulamaları kapsamında geri dönüşüm çalışmalarına devam ediyor.

Keşan Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından, atıkların kaynağında ayrı toplanarak geri dönüşüme kazandırılmasını teşvik etmek amacıyla ambalaj atığı geri dönüşüm konteynerleri tasarlanarak ilçenin cadde ve meydanlarına yerleştirilmeye başlandı.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmayı hedefleyen Keşan Belediyesi, kentte atık oluşumunun engellenmesi ve azaltılması amacıyla geri dönüşüm seferberliğini kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması için vatandaşların kolaylıkla kullanabileceği yeni konteynerler kent genelinde yaygınlaştırılıyor.

Konuyla ilgili yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

 “Toplumda geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırmak ve bu bilinci bir yaşam biçimi haline getirmek amacıyla farklı tip ve boyutlarda konteynerler yerine tek tip geri dönüşüm konteyneri tasarlandı. Bu sayede vatandaşların konteynerlere görsel olarak daha kolay aşinalık kazanması hedefleniyor. Kullanımı pratik şekilde tasarlanan geri dönüşüm konteynerlerinde yalnızca kağıt, karton, plastik ve metal ambalaj atıkları biriktirilecek. Ana cadde, bulvar ve meydanlara yerleştirilen konteynerlerle birlikte geri dönüşüm çalışmalarının daha etkin hale getirilmesi amaçlanıyor.”

Açıklamada ayrıca vatandaşlara çağrıda bulunularak, başlatılan geri dönüşüm seferberliğine destek olunması istendi. Açıklamada, ambalaj atıklarının geri dönüşüm konteynerlerine atılması konusunda duyarlılık gösterilmesi gerektiği vurgulanarak, bu çalışmalarla geri dönüşüm bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi.

Filenin minik sultanları mücadeleye 4 maçla devam

İsmail DEMİRAY

Edirne’de 2 Mart Pazartesi günü başlayan 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarına bugün 4 karşılaşma ile devam edilecek.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen müsabakalarda 5’erli 4 grupta 20 ilkokul takımı mücadele ediyor.

Müsabakalar 2 Nisan 2026 Perşembe günü oynanacak final karşılaşması ile  tamamlanacak.

BUGÜNKÜ PROGRAM

10:00 Cumhuriyet İlkokulu – Mithatpaşa İlkokulu

11:00 Fevzipaşa İlkokulu – Mustafa Necati İlkokulu

12:00 Şehit Asım İlkokulu / Tayakadın İlkokulu

13:00 Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu – Ticaret Borsası İlkokulu

İLK TOPLU SONUÇLAR

Fevzipaşa İlkokulu 2-1 Gazi İlkokulu

Mustafa Necati İlkokulu 2-1 Mithatpaşa İlkokulu

Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu – İnönü İlkokulu (İnönü çıkmadı)

Ticaret Borsası İlkokulu 0-2 Tayakadın İlkokulu

İKİNCİ TOPLU SONUÇLAR

50. Yıl İlkokulu 2-0 Kurtuluş İlkokulu

Plevne İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu

Vali Fahri Yücel İlkokulu 2-0 Şükrüpaşa İlkokulu

Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Yüksek Yeşil İlkokulu

U13’te maraton başladı

Edirne bölgesi U13 Futbol Ligi’nde 2025-2026 Futbol Sezonu B Grubu’nda oynanan 3 karşılaşma ile başlarken, Süper Amatör ve 1. Amatör Lig’deki 2 erteleme maçı da oynandı.

U13 Ligi’nde 8 takımdan oluşan A Grubu’nda sezon 7 Mart Cumartesi günü başlarken, 6 takımdan oluşan B Grubu’nda ise maraton Çarşamba günü start aldı.

A Grubu’ndaki takımlar merkezde, B Grubu’ndaki takımlar ise Keşan ve Uzunköprü ilçeleri takımlarından oluşuyor.

ERTELEME MAÇLARI

Süper Amatör Lig’de Kırcasalih – Anafartalar arasındaki erteleme maçı Kırcasalih’te oynandı. Mücadele karşılıklı atılan gollerle 2-2 sonuçlandı.

Subaşı>’da oynanan Subaşı – Yeni Mahalle maçından da aynı skor geldi ve iki takım 1’er puanla yetinmek zorunda kaldı.

U13 Ligi’nde 8 takımdan oluşan A Grubu’nda sezon 7 Mart Cumartesi günü başlarken, 6 takımdan oluşan B Grubu’nda ise maraton Çarşamba günü start aldı.

A Grubu’ndaki takımlar merkezde, B Grubu’ndaki takımlar ise Keşan ve Uzunköprü ilçeleri takımlarından oluşuyor.

U13’TE İLK SONUÇLAR:

B Grubu:

Keşan Genç Orduspor 3–0 Keşanspor

Keşan Gençlerbirliği Spor 8-0 Keşan İdmanyurdu Spor

Uz. Veteranları Spor 2–1 Uzunköprüspor