

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesini yel aldı!
Edirne merkez Yeniimaret semtinde bulunan Sultan 2’nci Bayezid Külliyesi Darüşşifa Bahçesi’nde 2024 yılı Mayıs ayında açılışı yapılan, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin yerinde yeller esiyor. Ekilen bitkiler aradan geçen iki yıllık sürede bakımsızlık ve ilgisiz nedeniyle kuruyup çalı çırpıya dönüştü.
Trakya Üniversitesi tarafından, Osmanlı döneminde kullanılan tıbbi ve aromatik bitkileri tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bir açılış töreni düzenlenmişti. Vali Yunus Sezer, dönemin T.Ü. Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Trakya ve Kırklareli Üniversitelerinden rektör yardımcıları bilim insanları ve yöneticiler katıldığı törende amaçlanan hedeflere yer verildi.
Sultan II. Bayezid Külleyesi Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, hem Edirne’ye hem Sağlık Müzesi’ne önemli ve anlamlı bir yer kazandırdıklarını ifade etmiş ve konuşmasında şunlara yer vermişti.
“Sultan II. Bayezid Külliyesi Tıp Medresesi ve darüşşifası ile dönemin en önemli tıp merkezlerinden biriydi. Burada görev alan hekimler ilaç hazırlarken tıbbi ve aromatik bitkilerden faydalanıyordu. Bu çok derin, kadim bir kültür. Kimyasal tıbbın başlamasıyla, yüzyıllardır şifa dağıtan bu bitkiler biraz unutuldu. Ama biz Sultan II. Bayezid Külliyesinin bahçesinde ki tam da ait olduğu yerde, tıbbi ve aromatik bitkiler ekerek insanlarımızın, yeni nesillerimizin bu bitkileri tanımasını sağlayacağız. Aynı zamanda Osmanlı döneminde bu bahçede çeşitli bitkilerin ekildiğine dair bir anekdot gördüğümüz için o geleneği canlandırmak adına bu bahçeyi açmak istedik. Bahçemiz 38 tür bitki ve 1800 adet fidandan oluşuyor. Ziyaretçilerimiz burayı gezdiklerinde her bitkiye ait tabelalarda bulunan QR kod sayesinde bitkiler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilecekler. Belki ileride Eczacılık Fakültesi’nde bu tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili yeni çalışmalar yapıp, yeni ilaç terkiplerini deneyeceğiz”
Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin hem Edirne hem de önemli bir destinasyon noktası olan Sultan II Bayezid Külliyesi için önemli kazanım olduğunu ifade etmişti.
Çok pozitif ve anlamlı düşüncelerle açılan bahçe, ne yazık ki aradan geçen iki yılda hiçbir verim alınamadan, ilgisizlik ve bakımsızlıktan yarınlara kalamadı ve kısa ömrünü tamamlayıp çalı çırpıya dönüştü.
‘Türkiye ateş çemberinin ortasında’
Olgay GÜLER
Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Federasyonu Genel Başkanı Bayram Karakaş, yaklaşan federasyon seçimleri öncesi Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’ni ziyaret etti.
Edirne’de esnaf temsilcileriyle bir araya gelen federasyon başkanı Karakaş’ı Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, birlik binasında ağırladı. Ziyarette Karakaş’a, EDESOB Başkanvekili aynı zamanda Edirne Berberler, Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Esnaf Odası Başkanı Selçuk Gül de eşlik etti.
‘KEMAL CİNGÖZ, TEŞKİLAT BÜYÜĞÜMÜZ’
Ziyaretle ilgili konuşan Genel Başkan Karakaş, Edirne’nin tarihi önemine dikkat çekerek, “Türkiye genelinde 121 odamız bulunuyor. Dün ise 118’inci odamızın kongresini gerçekleştirdik. Edirne, Payitaht olma özelliği taşıyan, Osmanlı’ya başkentlik yapmış çok kıymetli bir şehir. Geçmiş dönemde birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz Edirne Berberler, Kuaförler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selçuk Gül’ü ziyaret ettik. Yol arkadaşımız olarak gördüğümüz kendisini ziyaret ederek hem hasbihal ettik hem de teşkilat çalışmalarımız hakkında değerlendirmelerde bulunduk. Edirne, Türkiye Berberler ve Kuaförler teşkilatı açısından üç odayla temsil edilen önemli bir ilimiz. Teşkilat büyüğümüz, Ahi babamız olarak gördüğümüz Kemal Cingöz de esnaf ve sanatkâr camiasının göz bebeği isimlerden biridir. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde iki değerli kurum yöneticimizle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Onlardan aldığımız bilgi ve tecrübeler bizim için son derece kıymetli. Bilindiği üzere Mayıs ayında birlik seçimleri, Haziran ayında ise federasyon seçimleri nihai olarak sonuçlanacak. Bu süreç bir bayrak yarışı niteliğinde. Biz de geçmişte olduğu gibi bugün de tüm ziyaretlerimizi sürdürerek teşkilatımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz” dedi.
‘MESLEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MASAYA YATIRILDI’
Karakaş, Edirne ziyaretinin mesleki sorunların tespiti noktasındaki kritik önem taşıdığını da söyleyerek, “Türkiye genelinde bize bağlı yaklaşık 86 bin berber, kuaför ve güzellik salonu bulunuyor. Bu meslek grubunun en uç noktalarından biri olan Edirne’de de bugün meslektaşlarımızla bir araya gelerek mevcut durum hakkında bilgi paylaşımında bulunacağız. Karşılıklı fikir alışverişleri yapacağız. Mesleğimizin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini değerlendireceğiz. Elde ettiğimiz tüm bu bilgi ve görüşleri de federasyon genel merkezimizle paylaşacağız. Bunun ardından üzerimize düşen ne varsa; gerek Edirne için, gerek Kırklareli için, gerekse bölge esnafı için ve elbette tüm Türkiye’deki esnaf ve sanatkârlarımız için gerekli çalışmaları hayata geçireceğiz” diye konuştu.
‘TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA’
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu coğrafyada, ülkenin ateş çemberi içerisinde olduğunu kaydeden Karakaş, “Dünya siyasetine baktığımızda da aslında oldukça problemli bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibarıyla doğusuyla, batısıyla, güneyiyle ve kuzeyiyle adeta bir ateş çemberinin ortasında olduğunu görüyoruz. Ancak Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bu ateş çemberinden çıkma noktasında bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Esnaf ve sanatkârımız, ahi teşkilatı geleneğiyle her zaman devletinin yanında olmuştur. Devlet yönetimiyle, milletin birlik ve beraberliğiyle bugüne kadar birçok badireyi atlattık. Tarih boyunca devletler kurmuş, çağ açıp çağ kapatmış bir ecdadın torunlarıyız. Bu zorlu süreçleri de aynı dayanışma ruhuyla aşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.
‘ESNAFIN OCAĞINI SÖNDÜRMEYECEĞİZ’
Ülke genelindeki siyasi aktörlere sorumluluk çağrısında bulunan Karakaş, “Ülkeyi yöneten devlet başkanımızdan ana muhalefetine, iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi aktörlerin bu ateş çemberine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sokmadan gerekli tedbirleri alacağına inanıyoruz. Bizler de esnaf ve sanatkâr temsilcileri olarak üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz. Bu zorlu günleri hep birlikte aşacağız. Esnafın sokakta yanan ocağını söndürmeyeceğiz. Esnafımız ayakta kalırsa toplum da ayakta kalır” ifadelerini kullandı.
Sivrisinek derdi Enez’i gerdi!
Enez’de gerçekleştirilen “Sivrisineksiz Bir Enez Mümkün” konulu toplantıda, bunun başarılması halinde ilçe turizminin önündeki en büyük engelin aşılmış olacağına dikkat çekilerek, “Çünkü sivrisineksiz bir Enez”in değeri 3-4 misli artacaktır. Konutlar yok pahasına satılmayacaktır. Daha çok turist, daha çok pansiyon müşterisi ağırlanabilecektir. Esnaf daha çok kazanacaktır” denildi.
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği Danışma Kurulu bünyesinde yapılan toplantıda, Enez’de bugüne kadarki uygulamalar gözden geçirildi yeni öneriler tartışıldı. Enez Belediyesi adına toplantıya katılan Başkan Vekili Hüseyin Çakaloğlu, Enez’de yaklaşık 1200 dönüm alanda yapmaya gayret edilen mücadelenin 2 araçla ve kısıtlı personelle zor koşullarda sürdürüldüğünü, larva dönemlerindeki mücadelenin İlçe Tarım Müdürlüğü ile müşterek ve değişimli olarak yapılmaya başlandığını belirtti. Çakaloğlu “Uçkun sineklerle yapılan mücadelenin saat 20.00 sıralarında uygulanması gerekiyor. Bu geniş alanda 2 araçla aynı anda bu mücadelenin yapılması mümkün olmuyor. O nedenle dronla mücadele önem kazanıyor” dedi..
Toplantıda, Kartopu Enez gönüllüleri ile Sahil Derneği Yönetimlerinin hazırladığı “Yeni Bir Yol Önerisi” de sunularak tartışmaya açıldı. Sunumda ve sonrasında toplantıya katılanların öneri ve katkıları ile aşağıdaki hususlara yer verildi:
“Öncelikle bu konuda çevremizdeki üniversitelerin ve uzmanların görüş ve önerileri istenmeli ve mücadelenin yol haritası bilimsel olarak belirlenmelidir.
Bu konunun etkin ve sürdürülebilir olması için Enez Belediyesi bünyesinde liyakatli ve uzman bir yönetici Başkanlığında ‘Temizlik ve haşere ile mücadele birimi’ oluşturulması yani Enez’de bu konunun birinci derecede sahibinin belirlenmesi ve bu birimin 10-15 kişiden oluşması, eğitilmesi ve yıl boyunca bu soruna odaklanması gerektiği vurgulandı.
Mücadelenin etkin ve sürdürülebilir olması için öncelikle kontrol altında bulundurulması gereken yerlerin -yağmurlardan sonra oluşan küçük su birikintilerine, göl kenarlarına kadar- bir haritasının yapılması bu alanların Belediye Haşere Mücadelesi Birimi’nin devamlı gözetimi altında bulunması vurgulandı.
İpsala Çeltik Komisyonu, Trakya kalkınma Ajansı, Edirne Valiliği katkıları ile Enez Belediyesi’ne bir DRON kazandırılmasının şart olduğu belirtildi.
Belediye ile sahil sitelerinin koordineli çalışmasının gerektiği, sitelere Belediye tarafından temin edilecek etkin ilaçların ücretsiz verilerek, haftanın belirli bir gününde ve aynı saatte hep birlikte yapılacak ilaçlamanın yararlı ve etkili olacağı önerildi.
Sitelerle koordinasyon sonucunda site görevlileri ve gönüllülerinin katkısıyla bu mücadelenin yaklaşık 200 personelle yapılabileceği hesaplandı. Sitelerin ayrı ayrı değil bu koordinasyon içerisinde ve kurulacak Mücadele Birimi’nin öncülüğünde topyekun yapılacak bir mücadelenin çok başarılı olacağı hatırlatıldı.
İl çapında kullanılacak mücadele ilaçları için valilikçe üniversitelerin, uzmanların önerilerinin dikkate alınması ve aracılar karıştırılmadan imalathanelerden birinci elden sağlanmasının hem sağlıklı, hem bilimsel hem de hesaplı olabileceği belirtildi.
Mücadelede temizliğin önemi hatırlatıldı. Bu anlamda çöp konteynrlarına çöplerin poşet içinde atılması, konteynrların sık sık ilaçlanması gibi öneriler dile getirildi.
Özel konutlarda yapılacak ilaçlamaların önemi hatırlatıldı. Bu konuda da Belediyenin ücret karşılığı geniş bir kampanya başlatarak ev dışı balkon ve duvarlarının ilaçlanmasının çok yaralı olacağı belirtildi.”
Sunulan taslağın sonunda “Elbette etkin bir mücadele için para/ bütçe çok önemlidir. Şimdiki Belediye bütçesi ile bu işleri yapmak mümkün olmayabilir. Yani yılda ödeyeceğimiz konut başına 7-800 TL yeterli olmayabilir. Ancak gerçekten bu mücadele de başarılı olabilirsek halkımız bu ödentinin birkaç mislisini seve seve verecektir. Vermelidir. Çünkü sivrisineksiz bir Enez”in değeri 3-4 misli artacaktır. Konutlar yok pahasına satılmayacaktır. Turizmin önündeki en büyük engel aşılmış olacaktır. Daha çok turist, daha çok pansiyon müşterisi ağırlanabilecektir. Esnaf daha çok kazanacaktır.”denildi.
Toplantı sonunda bu belirlenen konu ve önerilerin uygun ve uygulanabilir olduğu ve ilgililere iletilmesi gerektiği yapılan açık oylama ile kabul gördü.
Muhtarlara ‘etkili iletişim’ eğitimi
Olgay GÜLER
Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği üyesi muhtarlara yönelik, ‘Çevresel Farkındalık Odaklı Etkili İletişim’ eğitimi verildi.
Trakya Kalkınma Ajansı teknik destek programı kapsamında, kentte köy ve mahalle muhtarlarına yönelik ‘Çevresel Farkındalık Odaklı Etkili İletişim’ eğitimleri başlatıldı. Eğitimler kapsamında, ilk program, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) toplantı salonunda gerçekleştirildi. Anlayarak hızlı okuma, yaratıcı drama ve zeka oyunları konularında uzman eğitimci Muradiye Akça tarafından verilen eğitimde nefes kontrolü ve etkili iletişimle ilgili pratik bilgiler verildi.
‘İLETİŞİM VE ÇEVRESEL FARKINDALIĞI ARTTIRMAK İSTEDİK’
Programın açılışında konuşan Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Mehmet Karlatlı, muhtarların vatandaş ve devlet arasında köprü oluşturduğunu belirterek, “Biz de bu köprüyü desteklemek istedik. İletişimi arttırmak, çevresel farkındalığı biraz daha üst seviyeye çıkarmak istedik. Toplantımızın asıl amacı budur. Toplantıya katılan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘SİZİ ÖNCE KENDİNİZLE TANIŞTIRACAĞIM’
Uzman eğitimci Muradiye Akça da, verdikleri eğitimlerle insanların hayatlarına dokunduklarını belirterek, “İnsanın hayatına dokunabilmek güzeldir. Çocukların hayatına dokunuyorum. Kitap okumayı sevdiriyorum. Bu ülkenin okuyan genç çocuklara ihtiyacı var. Hangi partiden olursa olsun, insanım ben. Benim için Laz’ı Kürt’ü, Çerkez’i hepsi birdir. Elimden geldiğince insan hayatına dokunmaya çalışıyorum. Bu eğitimleri de yaklaşık yedi yıl oldu, çeşitli kamu kurumlarında eğitimler veriyorum. Dört gün boyunca birer saat de olsa gelin, çok güzel şeyler anlatacağım. Bu yaşa gelip de bu yaştan sonra İstanbul’a git 10 bin lira ver ‘nefes’ eğitimi al, 50 bin lira ver iletişim eğitimine git. Kimse ne zaman harcar, ne yemek harcar. Ben bütün bilgimi sizinle paylaşacağım. Ben iletişimi anlatırken sizi uyutmayacağım. İletişimi anlatırken en çok önemsediğim şey şu; ben önce sizi kendinizle tanıştıracağım. Çeşitli kişilik testleri yapacağız hep beraber sizinle burada. Herkesin kendisi gibi olmasını istiyoruz. Kendimiz gibi hızlı düşünmesini. Kendimiz gibi çabucak karar vermesini, kendimiz gibi işi hızlı bitirmesini ama farklıyız” diye konuştu.
Muhtarlara yönelik eğitimin hafta boyu süreceği belirtildi.
Emekli öğretmen Özpranga’ya veda
Olgay GÜLER
Edirne’nin sevilen simalarından, emekli matematik öğretmeni Suat Özpranga, 71 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Merhume Sıdıka Zeren’in oğlu, Semra Özpranga’nın eşi ve Selen ile Serkan Özpranga’nın babaları olan Suat Özpranga’nın vefatı, ailesi ve dostları arasında büyük üzüntü oluşturdu. Özpranga için Hacılarezanı Camisi’nde cenaze namazı kılındı.
Öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazında Özpranga ailesini, yakınları ve dostları yalnız bırakmadı.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen cenaze töreninin ardından Özpranga’nın naaşı, Yeniimaret Mezarlığı’na defnedildi.
Plevne’nin en minikleri TEMA gönüllüsü
Doğa bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği, gönüllülük faaliyetlerini eğitim kurumlarında yaygınlaştırmaya devam ediyor. Bu kapsamda Plevne Anasınıfı öğrencilerinin tamamı TEMA gönüllüsü oldu.
Gerçekleştirilen etkinlikte yaklaşık 150 öğrenci, doğayı koruma sorumluluğunu üstlenerek TEMA gönüllülük hareketine katıldı. Programda öğrencilere doğa sevgisi, çevre bilinci ve doğal varlıkların korunmasının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı.
Törende, TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği yönetim ekibi üyeleri Nurhan Akyüz, Adile Eren ve Salim Küçükuygun tarafından öğrencilere TEMA gönüllülük rozetleri takdim edildi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, çocukların doğayla güçlü bir bağ kurmasının geleceğin çevre bilinci açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Şirin Çoğal açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Doğayı koruma bilincinin erken yaşlarda kazanılması, sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşımaktadır. Plevne Anasınıfı öğrencilerimizin TEMA gönüllüsü olması bizler için son derece kıymetlidir. Doğaya duyarlı bireylerin yetişmesi adına gerçekleştirilen bu tür çalışmalar, geleceğe dair umutlarımızı güçlendirmektedir.”
Şirin Çoğal ayrıca etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan okul yönetimine, başta okul müdürü Zafer Tekçe olmak üzere Minik TEMA Koordinatör Öğretmeni Aysel Kozakoğlu’na ve tüm öğretmenlere teşekkür ederek, doğa bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
İşsiz kadının iş çığlığı!
Edirne’nin İpsala ilçesinde ikamet eden yüzde ellibir spastik engelli Aynur Ürek, engelli durumunu bildiren rapordaki temizlik işçisi olarak çalışamaz ibrası yüzünden Sağlık Bakanlığı asil listesinden çıkarılırken, daha sonra seçim zamanı işe girdiği İpsala Belediyesi’nin şirketi lisanlı depodaki işinden de seçimden sonra çıkarılması üzerine ne yapacağını şaşırdı.
Engelli Aynur Ürek’in dramını Keşan Halkın sesi Gazetesi, “İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman, AK Parti Milletvekili Fatma Aksal, İl Başkanı Belgin İba, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Bu Kadının Sesini Duyun!” başlığı ile kamuoyu ile paylaşırken, şu sözlerine yer verdi:
“Ben Edirne İpsala’dan yüzde elli bir spastik engelliyim. İlköğretim okulu beşinci sınıfa kadar örgün eğitim gördüm. Ortaokul lise açık öğretimden okudum. Üçüncüye lisans okuyorum. Dört kere EKPSS’ye, iki kere KPSS’ye, iki kere ALES’e girdim. Sağlık Bakanlığı’nda engelli temizlik işçisi olarak asillerde çıktım. Engelli durum bildirilen raporumda temizlik işçisi olarak çalışamaz ibrası yüzünden elendim. Seçim zamanı İpsala Belediyesi’nin şirketi lisanlı depoya işe alındım. Seçilen Belediye Başkanı beni işten çıkardı. İŞKUR iş ilanlarında yaş sınırı var. Ben 1989 doğumluyum. Başvuru da yapamıyorum. Ben bu kadar emeği eve hapis olmak, ailemin eline bakmak için mi verdim. Lütfen bizim gibi bireylere destek olun.”
‘Yeni nesil çeteleşme toplumsal sorun’
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Edirneli Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye’de Yeni Nesil Çeteleşme” raporunda son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığının görüldüğü, sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu grupların toplumda ciddi bir endişe oluşturduğuna dikkat çekildi.
Özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında giderek artan çeteleşme eğilimleri, bu olgunun sosyal ve ekonomik nedenleri ile toplum üzerindeki muhtemel etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirildiği rapora ilaveten “Türkiye’de Yeni Nesil Çeteleşme Toplumsal Bir Sorundur” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada şunlara yer verildi:
“Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığı görülmektedir. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu gruplar toplumda ciddi bir endişe oluşturmaktadır.
Ancak çeteleşmeyi yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görmemek lazım. Bu sorun; yoksulluk, eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik ve gençlerin gelecek konusunda umutsuz hissetmesi gibi daha derin toplumsal nedenlerden beslenmektedir. Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan bazı gençler kendilerini toplumdan dışlanmış hissedebilmekte ve aidiyet duygusunu yanlış ortamlarda arayabilmektedir.
Gençlerin çetelere yönelmesinde sosyal medya ve dijital ortamların da önemli bir rol oynadığı görülmektedir. İnternet ortamında başlayan tartışmaların gerçek hayatta şiddete dönüşebildiği örnekler giderek artmaktadır. Bu nedenle çeteleşmeyle mücadele yalnızca güvenlik önlemleriyle değil, sosyal politikalarla birlikte ele alınmalıdır.
Kalıcı çözüm; gençlere eğitim, iş ve gelecek umudu sunan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir. Dezavantajlı mahallelerde eğitim imkanlarının güçlendirilmesi, genç istihdamının artırılması, spor ve kültür faaliyetlerinin yaygınlaştırılması bu mücadelede büyük önem taşımaktadır.
Bunun yanında gençlerin ahlaki ve manevi değerlerle yetişmesi de toplumsal huzurun temel şartlarından biridir. Adalet, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin güçlendiği bir toplumda suç örgütlerinin gençleri kendilerine çekmesi çok daha zor olacaktır.
Gençlerimizi yalnız bırakmamak, onların yanında olmak ve onlara umut verebilmek hepimizin ortak sorumluluğudur.Güçlü bir toplum; gençlerine sahip çıkan, onları doğru yolda destekleyen ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir toplumdur.”