2019 yılından beri Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gezmeye gidiyoruz eşimle birlikte. Sadece 2020 yılında pandemi nedeniyle gidememiştik.
Genellikle yaz başlangıcı veya sonbahara denk geliyordu gezilerimiz. Bu yıl ilk defa ilkbaharda görelim dedik memleketimizi ve 23 Nisan’da başlattık gezimizi.
15 gün boyunca Türkiye’nin her bölgesinde olmak üzere 30 ilin sınırlarında teker izimiz kaldı. 5580 km’lik yolculuğumuz büyük bir bölümü kasabalar, ilçeler, köyler arasında geçti. Güney’de 30 derecelerde yaptığımız yolculuklar doğuda dağlarda 2 derecelerde yağan kar ve buzlu yollarda devam etti. Gün geldi bir günde üç mevsimi yaşadık.
Edirne’den başlayan yolculuğumuz Ege, Akdeniz, Güneydoğu, Doğu, İç Anadolu ve Karadeniz’in kıyısından sonra yine kendi bölgemizde sona erdi
Ağırlıklı olarak Öğretmen Evlerinde ve otellerde geceledik bütçemiz sınırlarında. Sabah kahvaltısı verilmeyen yerlerde çorba veya gittiğimiz bölgenin yerel fırınlarının ürünleriyle kahvaltılarımızı geçiştirdik. Öğlenleri ve akşamları da yöreleri özgü yemeklerin tadına bakmaya çalıştık.
Gittiğimiz her bölgede, kentte, kasabada yörenin insanlarıyla kültürleriyle iletişim kurmaya çalıştık. Genellikle de olumlu karşılandık.
Türkiye insanı misafir seviyor. Dünya’da böyle bir başka ulusun olamayacağını düşünüyorum. Kimden yardım isteseniz geri çevirmiyor. Kime bir şey sorsanız yardımcı olmaya çalışıyor. Yıllar önce bir sohbette kulaklarıma kazınmıştı;
“Bu ülkede hangi kapıyı çalsanız, açım deseniz, size mutlaka ekmek ve su verirler”
Böyle işte memleketimizin insanı. Adeta tek bir olumsuz bir durumla bile karşılaşmadık yollarda, konakladığımız yerlerde. Yolu yitirdiğimizde kullanmayı pek beceremediğimiz teknolojik navigasyon(Türkçe’si yolbul)’a değil de yörenin insanlarına güvendik, öyle bulduk yolumuzu, yönümüzü.
Otoban ve duble yollara mecbur olduğumuz zaman girdik, genelde kasabalar, köyler arasında sürdü yolculuklarımız.
Konaklamak için genellikle küçük yerleşim yerlerini tercih ettik her seferinde. Kent olarak sadece Hatay’da kaldık. Küçük yerleşim birimlerinde insanlarla daha iyi iletişim içinde olabildik. Yörelerin insanlarını, kültürlerini daha iyi tanımak imkanı bulduk. Oysa mecburen girmek zorunda kaldığımız büyük kentlerde beton yığınları içimizi kararttı, tekrar tekrar yine küçük kasabalara, köylere, doğanın içine attık kendimizi.
Ege ve Akdeniz’in kıyı güzelliklerinin yanında diğer bölgelerde ovaların, yaylaların, dağların güzel manzaraları eşliğinde kendimizden geçtik.
Hatay ve çevresinde son depremde yaşanmış yıkımlar, insanların ayakta kalma mücadeleleri içimizi acıttı.
Yörelerin insanlarıyla yaptığımız sohbetlerde birkaç tane de öykü konusu çıktı benim için. Gittiğimiz bir ilçede eşimin parkta yörenin bir kadınıyla yaptığı sohbet, kadının kısa sürede anlattıkları, kumalığının öyküsü, yaşam mücadelesi, çektiği sıkıntılar romanlara konu olacak türden. Öykülerimize yansıyacaktır ilerleyen zamanlarda bu anılar.
Yaşadığımız güzelliklerin yanında yorgunluklarımız, tek sürücü olduğum için sürekli araç kullanmaktan yorgun düştüğüm anlar da oldu. Yolun kenarında düşmüş taşın üstünden geçerken yaşadığımız korku da; yağmurlu bir havada Karlıova ile Erzincan arasında Yedisu ilçesinin o daracık, bozulmuş asfalt yolunda, yer yer toprak kaymaları, dağlardan düşen taşlar yüzünden korku içinde yolculuklarımız da oldu.
Yorgunluktan uyuya kaldığımız yerlerde uyandığımızda iyi ki gelmişiz buralara diyerek uyandık her sabah.
15 gün sürdü gezimiz 2026 yılı programımız şimdilik sona erdi. Önümüzdeki sene nereye mi? Kısmet artık diyelim.
DÜNYANIN, O CEFAKARLIK, VEFAKÂRLIK, MASUMİYET, SADAKAT TİMSALİ OLAN “EŞEK” hakkında ne bir söz, kitap, şiir ne duydum ne gördüm!.. Gözleri, kulakları, vicdanları, beyinleri, yürekleri, İNANÇLARI, BİLİMLERİ, SANATLARI neredeymiş acaba?.. Bu da yetmezmiş gibi, bir de birbirlerine KÜFÜR, HAKARET TİMSALİ YAPMIŞLAR, O SADAKAT, O MASUMİYET, O VEFAKÂRLIK TİMSALİ OLAN “GÜZELİM EŞEK’İ” VERİLMİŞ YA PEŞİN PEŞİN, İNSANIN EMRİNE, “Her şey tesadüf eseri; yok bir sahibi; benim sahibi; ölünce yok olacağız; bir gören yok!..” diyen çoğunluğa anlatamazsın ki, KIYMETİN KIYMETİNİ!.. İMKÂNSIZI İMKÂNLI KILIP, o EŞEK’İ YARATAN, insanların hizmetine emanet eden, Rabbinin kıymetini anlamayanlara “KIYMETİN ŞÜKRÜNÜ”ANLATAMAZSIN!..
ZULÜMKÂR, NANKÖR, İNKÂRCI TİMSALLERİNİN, çok yakın, huzurda, “Bunları bir söyleyen olsaydı, bize” diye kıvırtamasınlar diye yazdım bunu.
Kuran’ı Kerim. Sure 18/48: Ve hapsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır. Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa size vaadedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?
Edirne, İstanbul’un fethinin 573’üncü yılı kapsamında tarihî mirasına yakışır anlamlı bir programa ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Edirne Valiliği tarafından düzenlenecek “İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar” programı, 15-16 Mayıs 2026 tarihlerinde geniş katılımla gerçekleştirilecek.
Fetih ruhunu yeniden canlandırmayı amaçlayan program kapsamında; mehteran konserlerinden fetih yürüyüşüne, İHA ve SİHA gösterilerinden drone gösterilerine kadar birçok özel etkinlik vatandaşlarla buluşacak. Programın ana teması ise “Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi” olacak.
Etkinlikler, 15 Mayıs Cuma günü Selimiye Camii’nde gerçekleştirilecek Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Mevlid-i Şerif programıyla başlayacak. Ardından Selimiye Meydanı’nda Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği konseri ile İHA ve SİHA gösterileri gerçekleştirilecek.
16 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek Fetih Yürüyüşü ise programın en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, temsili fetih ordusu ve Şahi toplarının yer alacağı yürüyüşe ayrıca 57’nci Piyade Alay Komutanlığı unsurları, komandolar ve T129 ATAK helikopteri de eşlik edecek.
Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilecek kapanış programında mehteran ve bando konserlerinin ardından “Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi” temalı özel drone gösterisi izleyicilerle buluşacak.
Tarihin akışını değiştiren büyük fethin hazırlık merkezi olan Edirne’de gerçekleştirilecek programla birlikte, fetih ruhu ve medeniyet mirası yeniden yaşatılacak.
Edirne’de Meriç ve Tunca köprüleri için 17 Nisan’da alınan tek yöne kararı, İl Trafik Komisyonu’nun aldığı kararla hafta içi çift, hafta sonu tek yön olarak değiştirildi.
Edirne’de yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği noktaların başında gelen Karaağaç Mahallesi’ne ulaşımın sağlandığı tarihi Tunca ve Meriç köprüleri, İl Trafik Komisyonu kararıyla 17 Nisan’da tek yöne düşürüldü. 1 Ekim’e kadar geçerli olacağı belirtilen uygulama kapsamında araçların; Edirne’den Karaağaç’a gidişte Meriç ve Tunca Köprüleri’ni kullanabileceği, dönüşteyse Müezzinoğlu Köprüsü ya da NATO Köprüsü’nü kullanabilecekleri duyuruldu.
TEK YÖN UYGULAMASINDA REVİZE
Yaklaşık 20 günden bu yana devam eden uygulamaya özellikle kent içi ulaşımı sağlayan taksi sürücüleri bu süreçte karşı çıktı. Sürücüler; taksimetre tariflerinin harcanan yakıt bazında zarar oluşturduğunu savunurken, konu yeniden İl Trafik Komisyonu’nun gündemine geldi. İddiaya göre Edirne Valiliği’nde toplanan komisyon, alınan kararı güncelledi. Yeni karara göre, Tunca ve Meriç köprülerindeki trafik akışının hafta içi çift, hafta sonu tek yön olacağı belirtildi.
İl Trafik Komisyonu’nda alınan kararın, Edirne Valisi Yunus Sezer’in onayını beklediği, onayın ardından uygulamaya geçileceği öğrenildi.
Edirne Belediyesi, yerel tarımı desteklemek ve ata tohumlarını gelecek nesillere aktarmak amacıyla geleneksel hale getirdiği “Yerli Tohum Takas Şenliği”nin beşincisini 14 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirecek. Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenecek etkinlikte üreticilere destek sağlanırken, vatandaşlara da tarımsal üretim konusunda önemli bilgiler aktarılacak.
Karaağaç Ortaokulu bahçesinde düzenlenecek şenlik, halk oyunları gösterileriyle başlayacak. Program kapsamında gerçekleştirilecek protokol konuşmalarının ardından üreticilere hibe fide desteği sunulacak. Daha sonra ise vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği tohum takası etkinliği ile ücretsiz fide dağıtımı gerçekleştirilecek.
Etkinlik boyunca Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle katılımcılara yönelik bilgilendirme faaliyetleri de yapılacak. Enstitü Müdür Yardımcısı İrfan Öztürk tarafından saat 16.00’da verilecek eğitim seminerinde; sebze yetiştiriciliği, doğru gübreleme ve ilaçlama teknikleri hakkında profesyonel bilgiler paylaşılacak.
Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından sürdürülebilir tarıma dikkat çekmek amacıyla etkinlik alanında binlerce domates, biber ve patlıcan fidesi ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtılacak.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da şenliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Toprağın bereketi, paylaşmanın gücüyle çoğalır. Edirne Belediyesi olarak hem yerel tarımı canlandırmak hem de ata tohumlarımızı gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlediğimiz 5. Yerli Tohum Takas Şenliği’nde sizlerle buluşacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Doğaya ve üretime gönül veren tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı buluşmaya davet ediyorum.”
Süloğlu ilçesine bağlı Keramettin köyünde köy muhtarlığı tarafından geçtiğimiz Pazar günü Yağmur ve Şükür Duası düzenlendi. Duaya Süloğlu Kaymakamı Emin Cevat Tutar, CHP İl Başkanı Yücel Bakanlı’nın da aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.
Köydeki düğün salonunda düzenlenen yağmur duasına katılanları Muhtar Halil Uzun ve azaları karşıladı. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen dua, köy halkı, civar köylerdeki vatandaşlar ve davetlilerin katılımı ile gerçekleştirildi. Süloğlu Kaymakamı Emin Cevat Tutar, Keramettinlileri bu anlamlı günlerinde yalnız bırakmadı.
Okunan duaların ardından katılanlara etli pilav ve tatlı ikramında bulunuldu.
MUHTARDAN TEŞEKKÜR
Keramettin Muhtarı Halil Uzun , Yağmur ve Şükür Duası’na katılan davetlilere teşekkür ederken, tüm çiftçileri bol bereketli bir sezon geçirmeleri dileğinde bulundu.
CHP’DEN KATILIM
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, Süloğlu İlçe Başkanı Lütfü Serbest , CHP İl Genel Meclisi üyeleri Remzi Subaş, İrfan Yeğiyoğlu, CHP İl ve İlçe yönetim kurulu üyeleri de Keramettin Köyü halkının düzenlediği “Yağmur ve Şükür Duası” programına katılım sağladı.
Başkan Balkanlı, “Bu anlamlı günde bizleri ağırlayan başta Köy Muhtarımız Halil Uzun olmak üzere, tüm Keramettin Köyü halkına misafirperverlikleri için teşekkür ederiz. Çiftçilerimize bereketli ve bol kazançlı bir yıl diliyoruz” paylaşımında bulundu.
Edirne Belediye Başkanlığı, 2026 mali yılına ait Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi ile İlan ve Reklam Vergisi’nin 1. taksit ödemelerine ilişkin son günün 1 Haziran Pazartesi günü olduğunu hatırlatarak, mükelleflerin mağduriyet yaşamaması adına gerekli bilgilendirmeleri kamuoyuyla paylaşmıştır.
Edirne Belediyesi, Mayıs ayı takvimi kapsamında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı süresince belediye veznelerinin resmi tatil nedeniyle hizmet veremeyeceğini duyurdu. Ayrıca idari izin kapsamında, veznelerin 25 Mayıs Pazartesi günü tam gün, 26 Mayıs Salı günü ise yarım gün açık olacağı belirtildi.
Bayram tatili sonrası oluşabilecek yoğunluğun önüne geçilmesi ve vatandaşlarımızın işlemlerini zaman kaybetmeden tamamlayabilmeleri için ödemelerin son haftaya bırakılmaması önemle hatırlatıldı.
DİJİTAL ÖDEME KANALLARI İLE 7/24 ERİŞİM
Belediyemiz, vatandaşlarımıza fiziki vezne zorunluluğu olmaksızın hızlı ve güvenli ödeme imkanı sunmaktadır. Bu kapsamda mükelleflerimiz; Edirne Belediyesi Resmi Web Sitesi (E-Belediye modülü), e-Devlet Kapısı (Turkiye.gov.tr), Anlaşmalı Bankaların mobil uygulamaları ve internet bankacılığı kanalları üzerinden, tahakkuk eden ödemelerini zaman ve mekan sınırı olmaksızın gerçekleştirebilmektedir.
GECİKME ZAMMI UYARISI
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereğince, 1 Haziran 2026 tarihinden sonra yapılacak ödemelerde gecikme zammı uygulanacaktır. Vatandaşlarımızın herhangi bir cezai müeyyide ile karşılaşmamaları adına yasal süre içerisinde ödemelerini gerçekleştirmeleri rica olunur.
Moda her geçen gün daha kapsayıcı hale geliyor. Bu kapsayıcılığın en güçlü temsilcilerinden biri olan Hatice Sağlam Ceylan, büyük beden modasına getirdiği yenilikçi bakış açısıyla dikkat çekiyor. Artık “bulabildiğini giymek” değil, “istediğini giymek” mottosu ön planda.
Büyük Beden Kadın Giyimde Renklerin Gücü
Siyahın zayıf gösterdiği algısı artık geride kaldı. Büyük beden kadın giyim dünyasında canlı kırmızılar, zümrüt yeşilleri ve soft pastel tonlar hakimiyetini ilan ediyor. Hatice Sağlam Ceylan, tasarımlarında kullandığı doğru renk blokları ile vücut proporsiyonunu dengelerken, kadınların enerjisini dışa vurmasına olanak tanıyor.
Her Mevsimin Favorisi: Büyük Beden Tişört Modelleri
Yazın tek başına, kışın ise hırkaların içine giyilen büyük beden kadın tişört modelleri, çok yönlü kullanım avantajı sunar. Hatice Sağlam Ceylan koleksiyonunda yer alan tişörtler, kaliteli dikişleri sayesinde defalarca yıkansa bile ilk günkü formunu koruyor. Rahat kesimli modeller, gün boyu süren bir konforun garantisi haline geliyor.
Genç Büyük Beden Kadın Giyim ile Stilinizi Yansıtın
Kendini genç hisseden ve moda trendlerini takip eden kadınlar için genç büyük beden kadın giyim ürünleri özgürlük demektir. Dar kalıplara hapsolmadan, trend parçalarla tarz oluşturmak artık çok kolay. Hatice Sağlam Ceylan, gençlerin ruhuna hitap eden modern dokunuşlarla büyük beden modasını yeniden tanımlıyor.
Genç Sağlık Sendikası Edirne, Uzunköprü’de faaliyet gösteren Çağlanur Uçar Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi için “Çalışanlar tükendi, destek bekliyor” diyerek Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne çağrıda bulundu.
Genç Sağlık Sendikası’ndan yapılan açılamada, Uzunköprü Çağlanur Uçar Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan çalışanların yaşadığı sorunlarla ilgili Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne gerekli resmi başvurular ve görüşmeler gerçekleştirildiği belirtilerek şöyle denildi:
“Merkezde görev yapan çalışanların; personele dayatılan ağır iş yükü, düzensiz çalışma saatleri ve kurum içindeki baskılar nedeniyle ciddi şekilde yıprandığı ve tükenme noktasına geldiği ifade edilmektedir.
Yapılan resmi girişimlere rağmen çalışanlar üzerindeki baskının arttığı, sendikal girişimlerin faturasının personele çıkarıldığı yönünde şikayetler tarafımıza ulaşmaktadır. Oluşan bu ortamın hem çalışma huzurunu hem de verilen hizmetin kalitesini olumsuz etkilediği görülmektedir.
Genç Sağlık Sendikası Edirne olarak hiçbir çalışanın baskı altında bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çalışan personeller ile gerekli toplantı ve görüşmelerin yapılmasını, çalışanların sesine kulak verilmesini ve yaşanan sorunlara yönelik somut adımlar atılmasını talep ediyoruz.
Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu’ndan sürece destek vermesini ve çalışanların yaşadığı sorunlara çözüm odaklı yaklaşılmasını bekliyoruz. Emek veren, fedakârca çalışan hiçbir personel yalnız değildir.”
SENDİKANIN YAZILI BAŞVURUSU
Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Vekili Furkan Ali Çiftçioğlu da, Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulundu.
Merkezdeki çalışma koşullarına ilişkin mevzuata aykırılıklar hakkında inceleme ve işlem talebinde bulunulan başvuruda şunlara yer verildi:
“Sendikamıza ulaşan başvuru ve beyanlar ile yapılan değerlendirmeler neticesinde, Uzunköprü Çağlanur Uçar Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan personelin çalışma koşullarına ilişkin ciddi ve çok yönlü mevzuata aykırılıklar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; kurum personelinin 24 saat esasına dayalı şekilde sesli ve görüntülü olarak izlenmesi, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca personelin mesai bitimi sonrasında yeterli dinlenme süresi tanınmaksızın yeniden göreve çağrıldığı, bu suretle dinlenme hakkının ihlal edildiği; haftada altı gün çalışma düzeninin benimsendiği ve vardiya sisteminin düzensiz ve öngörülemez biçimde uygulandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, çalışanlara görev tanımları dışında işler yaptırıldığı, ağır yük taşıma gibi işlerin personele yüklenmesi suretiyle angarya yasağının ihlal edildiği değerlendirilmektedir. Yıllık izin haklarının eksik kullandırıldığı, izin süresine denk gelen resmi tatil ve hafta tatillerinin izin süresinden düşülmesi gerekirken bu günlerin izin süresine dahil edilmesi suretiyle çalışanların izin hakkının fiilen kısıtlandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Bununla birlikte, raporlu personel yerine görevlendirilen çalışanlara ‘borçlandırma’ yaklaşımıyla ilerleyen süreçte zorla fazla mesai yaptırıldığı, bu uygulamanın hukuka aykırı fazla çalışma ve angarya niteliği taşıdığı görülmektedir. Personelin mesai saatleri dışında sürekli aranması, baskı kurulması ve görev dışı zamanlarda rahatsız edilmesi suretiyle psikolojik taciz (mobbing) iddiaları da sendikamıza yansımıştır.
Öte yandan, süt izninden yararlanan personele yemek verilmemesi gibi uygulamalarla eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı; çalışanların yemek ve dinlenme haklarının kısıtlandığı ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük yaşadıkları ifade edilmektedir. Kurum içerisinde tuvaletlerin kapalı tutulması ve temizlik gibi işlerin personele yaptırılması ise hem çalışma koşullarına hem de hijyen kurallarına açıkça aykırıdır.
Ayrıca çalışanlara yönelik insan onurunu zedeleyici söylem ve uygulamaların bulunduğu; Kuruluş Müdürü Vekili S.D. tarafından personelin kamera ile izlendiği ve personele bu yönde beyanlarda bulunularak baskı oluşturulduğu; aynı yönetici tarafından personelin sık sık aranmak suretiyle baskı altında tutulduğu iddiaları da tarafımıza iletilmiştir. Bunun yanı sıra personele kurum dışından eşya taşıtıldığı ve yöneticilerin mesaiye riayet etmediğine ilişkin beyanlar da mevcuttur.
T.C. Anayasası’nın ‘Çalışma hakkı ve ödevi’ başlıklı 49’uncu maddesinde ‘Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.’ hükmü amirdir.
Yukarıda belirtilen tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu uygulamaların başta Anayasa, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu olmak üzere ilgili mevzuata açık aykırılıklar içerdiği açıktır.
Bu nedenle, iddiaların ciddiyeti ve çalışanların temel haklarına doğrudan etkisi dikkate alınarak, konunun ivedilikle ve kapsamlı şekilde incelenmesi zorunludur.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz edilen hususlar çerçevesinde; Belirtilen iddiaların tüm yönleriyle araştırılarak gerekli idari inceleme ve soruşturmanın başlatılmasını, mevzuata aykırı uygulamaların derhal sonlandırılmasını, sorumlular hakkında gerekli idari ve disiplin işlemlerinin tesis edilmesini ve çalışanların temel haklarının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasını,yapılacak inceleme ve soruşturma neticesinde tesis edilecek her türlü iş ve işlemler ile alınacak kararlar hakkında sendikamıza yazılı olarak bilgi verilmesini sendikamız adına arz ederiz.”