Ceren’in ölümü yasa boğdu

Olgay GÜLER

Edirne’de, Abdurrahman Mahallesi’ndeki evinde ölü bulunan Ceren Önüt (26), Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Olay Cuma akşam saatlerinde Abdurrahman Mahallesi Uzunkaldırım Caddesi üzerindeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir Ceren Önüt’ten haber alamayan yakınları durumu kontrol etmek üzere Uzunkaldırım Caddesi’ndeki apartman dairesine gitti. Çilingir yardımıyla eve giren yakınları, genç kadını banyoda hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, Önüt’ün hayatını kaybettiğini belirledi. İncelemenin ardından Önüt’ün cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin tespiti için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

GÖZYAŞLARIYLA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Merhum Cengiz Önüt ve merhume Hatice Önüt’ün kızları olan 26 yaşındaki Ceren Önüt için Meriç ilçesine bağlı Küplü Beldesi’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Ceren Önüt, yakınlarının ve sevenlerinin gözyaşları arasında belde mezarlığında toprağa verildi.

Şimşek’ten ‘Yeni Parti’ eleştirisi

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti’ye geçmek üzere CHP’den ayrılan eski partililerin, 2020-2021 yılı itibarıyla ayrılmaya karar verdiklerini iddia etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Şimşek, Edirne’de partilileriyle bir araya geldi. Parti teşkilatında CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, İl Başkanı Özlem Becan ve partililerin bulunduğu toplantıda basın açıklaması yapan Şimşek, devir teslim ve kurultay sürecini değerlendi.

‘BU ARKADAŞLARA PARTİ KURDURULDU’

Parti içi yarış ve oy kullanma süreçlerine ilişkin iddialarda bulunan Şimşek, “Bizim hiçbir şeyle alakamız yok, ama Sayın Erdoğan’dan haberi var. Erdoğan’ın 4-5 kez dedi ki ‘şaibeli kurultay’ diye. Sayın Özgür Özel, sayın bugünkü genel merkez yöneticisi arkadaşlar, 103 yıllık bir partidir diyoruz ama sizin ağzınıza yakışmıyor. Kalkıp niye ‘Sayın Erdoğan, eğer şaibe varsa, istihbarat elinde, emniyet elinde, devlet elinde, çık açıkla’ demediniz. Açıklamadı. Döndük bu tarafa, evet. 2 milyon üye falan diyorsunuz. Örgüte gel yarışalım. Sabırsızlığınız ne kardeşim? Şurada 6 ay sonra kurultay var. Senin döneminde 600 bin üye yapmışsınız. Madem örgüt seni istiyor, halk seni istiyor. 600 bin üye de sen yapmışsın. Bekle 6 ay sonra gel, kantara çık. Acelen ne? Çünkü bu arkadaşlar parti kurmadılar. Bu arkadaşlara parti kurduruldu” ifadelerini kullandı.

’20 ARABAYI KİM GİYDİRMİŞ OLABİLİR?’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında ABD’de araçlara Ekrem İmamoğlu’nun adının yazıldığını söyleyen Şimşek, “FETÖ’nün adamları beni anlatmıyor, onları anlatıyor. New York’ta, Washington’da 20 tane araç, İmamoğlu yazıyor. Fiş olmadan fatura olmadan hamburger yiyemezsin. Eğer birisi iyilik yaptıysa o faturayı göndersin. Ama 2 aydır bu fatura gelmedi. Şimdi size soruyorum: 20 arabayı kim giydirmiş olabilir? Ama ‘İmamoğlu FETÖ’cüdür’ falan demiyorum. Öyle bir şey demiyorum gerçekten. FETÖ’nün kanalında yorumculuk yapmış ama yine de demiyorum. Bunlar emir kulu bunu bilin” diye konuştu.

‘İŞ BANKASI HİSSELERİNİ SATACAKLARDI’

 Yeni Parti’ye geçen partililerin daha önceden partiden ayrılmaya karar verdiğini ileri süren Şimşek, “Bu arkadaşlar 2020-2021 yılı itibarıyla bu partiden ayrılmaya karar verdiler. Eğer kurultayı kazanmasaydı da yine partiden ayrılacaklardı. Eğer bu arkadaşlar Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalsalardı, İş Bankası’nın 28.7 hisselerini satacaklardı. Bunlardan korkulur. Bakın, Kemal Bey’in dönemi 2010-2023: Kemal Bey’in döneminde 5-6 tane belediyeye operasyon ve dava açtılar. Arkadaş, 2,5 yılda 39 tane dava, operasyon, bir de AK Parti’nin kuyruğuna takılanlar” dedi.

‘BUNLARDAN DEVLET ADAMI OLMAZ, SERVET ADAMI OLUR’

Şimşek, vicdanlara seslendiğini belirterek, “İlleri, ilçeleri yakan, yıkan, yediği yemeğin kabını kıran, döken, baba deyip babayı hançerleyen, baba ocağı değil, baba ocağını bu hale getiren adamların Edirne’ye, Türkiye’ye faydası olur mu? Vicdan ve ahlak sahibi herkese sesleniyorum. Bunlardan ne olur biliyor musunuz? Bunlardan sorumluluk sahibi devlet adamı olmaz. Bunlardan devlet adamı olmaz. Bunlardan servet adamı olur. Siyaset, millete hizmet etme sanatıdır. Gidenlere selam olsun. Oy veren vatandaş ne demeyecek mi, ‘Bu adam yediği kabı kırmış, babasını hançerlemiş, evini ocağını yakmış gitmiş. Ben bu adamı nasıl büyüteyim? demeyecek mi?” şeklinde konuştu.

Gençlerin Yeni Ev Hesabı: Yazın Boş Eve Kira Ödenmeyecek

İstanbul’da yüksek konut fiyatları ve fahiş kiralık ev piyasası, şehirde eğitim gören üniversite öğrencilerini ve iş hayatına yeni adım atan genç profesyonelleri bütçelerini korumak adına son derece pratik ve radikal çözümler üretmeye yöneltiyor. Her yıl akademik takvimin sona ermesiyle birlikte binlerce öğrenci yaz tatili, staj programları veya Erasmus gibi uluslararası değişim projeleri sebebiyle yaşadıkları şehri aylarca terk etmek durumunda kalıyor. Geçmiş yıllarda yaz aylarında boş kalan dairelerin kirası aile bütçesinden karşılanabilirken, günümüz ekonomik şartlarında kalınmayan bir eve 3-4 ay boyunca fahiş kira ve aidat ödemek imkansız bir mali yük haline dönüştü. Bu durum kente okumaya gelen gençlerin barınma ve yaşam stratejilerini tamamen değiştirmiş durumda.

Boş Eve Kira Ödeme Devri Kapanıyor

“Yaz dönemi memleketime dönerken ya da yurt dışı stajına giderken kalmadığım boş eve binlerce lira kira ödemek bütçemi tamamen çökertiyordu. Ev sahibiyle konuşup kontratı bitirdim, eşyalarımı da güvenli bir yere kilitledim” diyen gençlerin sayısı günden güne artıyor. Evlerini kapatıp eşyalarını profesyonel muhafaza tesislerine teslim eden öğrenciler, dönüş döneminde yeni bir eve geçerek binlerce liralık kira tasarrufu elde ediyor. Üstelik çalışma masaları, yatak takımları, kişisel kitaplar ve elektronik eşyalar rutubetsiz ve kilitli alanlarda güvenle saklanıyor. Öğrencilerin ve gençlerin bu ekonomik dönüşümüne bütçe dostu çözümlerle destek veren öğrenci eşyası depolama hizmetleri, sadece ihtiyaç duyulan koli veya eşya hacmi kadar ödeme yapılmasına imkan tanıyarak genç bütçelerine nefes aldırıyor.

Kampüs Çevrelerinde Lojistik Sirkülasyon

Üniversite kampüslerinin ve öğrenci nüfusunun yoğunlaştığı hatlarda bu lojistik hareketlilik yaz aylarında zirve noktasına ulaşıyor. Özellikle ulaşım ağlarının kesişim noktasında bulunan, metro ve metrobüs duraklarına yakınlığı sebebiyle öğrencilerin sıkça tercih ettiği yerleşim merkezlerinde ev boşaltma trafiği tavan yapıyor. Şirinevler, Yenibosna ve İncirli aksında ikamet eden gençler, eşyalarını taşırken hem mesafeyi hem de nakliye maliyetlerini minimumda tutmak istiyor. Bölgedeki yüksek öğrenci nüfusunun geçici alan ihtiyaçlarını karşılayan Bahçelievler eşya depolama merkezleri, gençlerin eğitim hayatlarına verdikleri aralarda eşyalarını sıfır riskle ve ekonomik koşullarda saklamalarına olanak tanıyor.

Üniversite Aksında Güvenli Muhafaza

Benzer şekilde devasa kampüs alanlarına ve yoğun öğrenci yerleşimine ev sahipliği yapan batı ilçelerinde de benzer bir yaz hareketliliği yaşanıyor. Üniversite döneminde ev arkadaşlarıyla birlikte tutulan daireler, yaz mevsiminin gelişiyle birlikte dönem sonlarında boşaltılıyor. Kütüphane kaynakları, kişisel bilgisayarlar ve ev eşyaları korunaklı tesislerde yeni öğretim yılının başlayacağı sonbahar aylarına kadar bekletiliyor. Kampüs çevresinde yaşayan öğrencilerin en büyük lojistik destekçisi olan Avcılar eşya depolama tesisleri, nem kontrollü ve 7/24 güvenlik kameralı kilitli odalarıyla gençlerin gözünün arkada kalmasını engelliyor.

Genç Bütçesini Koruyan Kurumsal Yaklaşım

Eğitim hayatının ve gençliğin getirdiği bu dinamik sirkülasyonda güvenilir bir kurumsal muhatap bulmak kritik bir önem taşıyor. Eşyaların adresten teslim alınmasından ambalajlanmasına kadar her aşamada profesyonellik sunan İstanbul Eşya Depolama, öğrencilere ve genç profesyonellere özel esnek ödeme planları sunuyor. Gençlerin binbir emekle bir araya getirdiği eşyaları hırsızlık, yangın ve su baskını gibi olumsuzluklara karşı tam kapsamlı poliçelerle sigortalayan İstanbul Eşya Depolama, megakentte okuyan gençlerin boş evlere servet ödeme devrine son vererek akılcı ve ekonomik bir gelecek kurgulamalarına yardımcı oluyor.

Aramızdan ayrılanlar

KEVSER ONAYLI VEFAT ETTİ
Merhum Ahmet ve merhume Kevser Onaylı’nın kızları, Serdar Karstır’ın eşi, Gökhan, Gökmen ve Sultan’ın anneleri Kevser Onaylı 61 yaşında vefat etti. Merhume dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
İLYAS UYSAL VEFAT ETTİ
Edirne Fatih Mahallesi sakinlerinden Merhume Hafize Uysal’ın eşi, İlter Uysal ve Gülder Beşdallı’nın babaları İlyas Uysal 85 yaşında vefat etti. Merhum dün Kırklareli’de ikindi namazını takiben Kırklareli Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verilecek.

Denizanaları Saros’da

Saros sahillerinde bazı yıllarda popülasyonu anormal artış gösteren bir deniz canlısı olan denizanaları bu yıl da ziyaretlerini sürdürüyor. Keşan ve Enez sahillerinde yaşayan yazlıkçıların sosyal medya paylaşımlarından sahilin çeşitli bölümlerinde bu canlının varlığı anlaşılıyor. Sultaniçe ve Gülçavuş kıyı şeridinde, Enez’de tatilcilerin denizanası paylaşımları giderek artıyor. Geçtiğimiz dört beş yıl öncesinde de Saros sahillerinde büyük bir denizanası varlığı yaşanmış ve kıyıya ulaşan bu canlı nedeniyle yazlıkçılar denize girmekten çekinir hale gelmişti.

 Olağanüstü uyum ve dayanıklılıkları sayesinde birçok kitlesel yok oluştan etkilenmeyen, hatta ölümsüzlükle anılan denizanaları, dünyanın en eski canlılarından sayılıyor. Bilimsel araştırmalar dinozorlardan önce de var olan ve 3 binden fazla türü bulunan bu canlının hala, keşfedilen yeni türleri olduğunu ortaya koyuyor..

SICAKLIK ÜREMELERİNİ KİRLİLİK BESLENMELERİNİ

Denizanası çoğalmasının nedenleri arasında iklim değişikliği ve artan deniz suyu sıcaklıkları, aşırı avlanma ve deniz kirliliği etken. Bu faktörler bir araya geldiğinde denizanaları hızla çoğalıyor. Deniz suyunda yükselen sıcaklık bu canlıların hızlı üremesine,  kirlilik nedeniyle suya karışan azot ve fosfor gibi atıklar algleri ve planktonları çoğalmasıyla bol besin bulmalarına, aşırı avlanma sonucu, denizanası yiyen balıkların azalmasına ve  sayılarının patlamasına neden oluyor. Çoğu denizanası türü, biyolüminesans yoluyla ışık üretme yeteneğine sahip. Boyutları 5 milimetreden 30 metrenin üzerine kadar olabiliyor.

DÜNYANIN EN ESKİ ÖLÜMSÜZ CANLILARI

Dinozorlardan da önce 500 milyon yıldan fazla bir geçmişe sahip olan bu canlılar  beyin, kalp ve kemiklerden yoksun, %95’i sudan oluşan çan şeklinde basit bir vücut yapısına sahipler. Ancak, avcılıklarıyla ünlü denizanalarının basit yaratıklar olmadıkları bilimsel kaynaklarda şu ifadelerle yer alıyor; Denizanası gözle görünenin ötesinde bir yapıya sahip ve merkezi olmayan bir sinir ağı bulunuyor. Bu, ışık, sıcaklık ve avı hissetme gibi çevrelerindeki değişiklikleri algılamalarını, hareketlerini ve uyaranlara tepki vermelerini sağlıyor.

DENİZANASI SOKMALARINDA NE YAPMALISINIZ?

 Denizanalarına ilişkin ilginç bazı gerçekler ile tüplü dalış, yüzme veya şnorkelli yüzme sırasında bu canlı tarafından sokulursanız yapmanız gerekenler de şöyle sıralanıyor.

Denizanası tarafından sokulduğunuzda, ağrıyı hafifletmek ve komplikasyonları en aza indirmek için şu adımları izleyin:

1. Daha fazla sokmayı önlemek ve acı veya şok nedeniyle boğulmayı önlemek için sudan çıkıp güvenli bir yere ulaşın. 2. Etkilenen bölgeyi en az 30 saniye sirke (asetik asit) ile yıkayın. Sirke yoksa tuzlu su kullanın. (Tatlı su kullanmayın.)

3.  Ciltte kalan dokunaçları cımbız veya eldiven kullanarak çıkarın. Cildi ovalamayın

4.  Ağrıyı azaltmak ve toksinleri etkisiz hale getirmek için sokulan bölgeyi 20-45 dakika boyunca sıcak suya batırın. 5. Ağrıyı kontrol altına almak için ağrı kesiciler kullanın. Nefes almada zorluk, göğüs ağrısı veya şiddetli şişlik gibi ciddi vakalar ile ‘Kutu Denizanası’ gibi çok zehirli türlerin sokmalarında hayati tehlike arz eden bir alerjik reaksiyona karşı derhal tıbbi yardım alın.

DENİZANASI ÖLÜMSÜZ OLABİLİR

“Ölümsüz denizanası” olarak da bilinen türü olgunluğa ulaştıktan sonra gençlik polip evresine geri dönme gibi benzersiz bir yeteneğe sahip. Transdiferansiyasyon adı verilen bu süreç, denizanasının potansiyel olarak ölümü atlatıp yaşam döngüsüne yeniden başlamasını sağlayarak, doğru koşullar altında biyolojik olarak ölümsüz olmasını sağlıyor. Denizanaları okyanus akıntılarıyla sürüklenip yüzlerce mil boyunca uzanan sürüler oluşturabiliyor.

Denizanasının tıp alanında da potansiyel kullanımları bulunuyor.

‘Basketbolu öğretirken sevdirmeye çalışıyoruz’

İsmail DEMİRAY

Edirne basketboluna uzun yıllardır hizmet eden başarılı Koç Mülkü Karadeniz ile basketbol üzerine kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Biz sorduk kendisi samimiyetle yanıtladı bizi.

-Hocam Edirne’de altyapı maçlarını tamamladık. Yaş gruplarına göre erkek ligleri sizce nasıl geçti?

ALT YAPILARDA BAŞARILIYIZ

“Biz bu sene U16, U14, U12, U11 ve U10 yaş gruplarına yarışmacı ekiplerimiz ile katıldık. Geçen sezon 6 lig kategorisinde 5 tane Edirne 1.’ liği, 1 tane Edirne 2. ‘liği alarak kapatmıştık. Bu sezon U18’de lige katılmadık. 3 tane Edirne 1. ‘liği, 2 tane Edirne 2.’liği elde ettik.”

-Finalin adı denildiğinde mutlaka M&M var diyorsunuz yani?

“Aslında kurulalı sadece 6 sene oldu. Bunun bir senesi Covid ile geçti ve sadece tek bir yaş kategorisinde değil tüm yaş kategorilerinde istikrarlı olmamız bizim en büyük kazancımız. Dereceler öğrencilerimiz ve velilerimiz için önemli istikrar bizim için önemli olan.”

-Edirne de A Takım seviyesi ve Altyapı Milli Takımlarında görev alan tecrübeli bir antrenörün Edirne’deki altyapılarda gördüğü eksiklikler nelerdir?

BASKETBOLU ÖĞRETİRKEN SEVDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

“U18, U16 ve U14 yaş grupları Edirne 1. olduğu takdirde şehrimizi temsil hakları kazanıyorlar. Bu yaş gruplarında tüm hücum ve savunma tekniklerine evet diyebiliriz. Fakat U12, U11 ve U10 yaş kategorileri küçük evlatlar hem hücumda hem savunmada sırf velilere şirin gözükmek için (Kazanmak) Zone Deff, Zone Press ve Pick And Roll efsane çeşitleri öğretiliyor. Bence çocuklarımıza büyük ihanet bu durum basketbol açısından.”

-Bu durumu biraz daha açar mısınız.

“Bizler Edirne de erkek basketbolunda yarışmacı bir A Takım olmadığı için yetiştirici ve çocuklarımızın hayallerine gidebildikleri limanlar olmalıyız. Fakat bilhassa bu kadar küçük yaş gruplarında hücumda 1×1 oynayamayan, give and go yapamayan vb savunmada man to man oyun kurallarını bilmediklerinde evlerinde muhtemelen bulunan Curry, Lebron, Alperen Şengün, Cedi Osman posterlerine ulaşmalarına aracı olamıyoruz.”

-Peki hocam çocuk sadece spor yapmak istiyorsa?

“41 yaşındayım 14  senedir antrenörlük yapıyorum her veli kapıdan içeriye çocuğum spor yapsın diye girdi. Sonra beklentiler çok farklı yönlere gidebiliyor. Fakat benim anlattıklarım çocukların spor yapmasına engel değil. Bir branşı doğru öğrenip doğru ilerlemek ile alakalı. Basketbolcu olmak zorunda değil tabi ki herkes. Belki Dr, belki Ceo vb olacaklar.”

-Peki hocam uzun zamandır A Takım seviyesi yok sizce daha da bekleyecek miyiz?

“Ben bu sorunun muhatabı değilim. Bence maddi imkanlar insanların bakış açıları vs vs vs. Başka bir cevap daha sonra tepki görmeme neden oluyor.”

Eskikadın En Felsefi Köy


Edirne’nin merkez köylerinden Eskikadın, bu günlerde ikinci kez düzenlenecek Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Kampı ile akademisyenleri, sanatçıları ve farklı kentlerden katılımcıları ağırlayacak. Edirne Tuna Art Academy Kurucusu ve Eğitimci Hakan Coşkuntuna , kamp çadırlarını kurma çalışmalarına başladıklarını kaydetti
Bu yıl 10-15 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek kamp boyunca katılımcılar, çadır kampı konseptiyle doğayla iç içe bir ortamda bulunacak. Hem akademik hem de sanatsal etkinliklerde önemli akademisyen, uzman, tiyatro, drama , yönetmen, şair, yazar ve müzisyen kimlikleri ile tanınan isimler, konulara ilgi duyan katılımcılarla bir arada bulacak.
Program kapsamında yaşam felsefesi, Nietzsche, Spinoza, Sokrates, Freud, Homeros, Gılgamış Destanı, tiyatro, drama, sosyoloji, nefes teknikleri, yaratıcı drama ve heykeltıraşlık gibi birçok farklı başlık ele alınacak.
Kampın son gününde ise “Gündelik Hayatımızda Yapay Zekâ” başlıklı sunumun yanı sıra belgesel gösterimleri ve söyleşiler de gerçekleştirilecek.
Etkinlik süresince solo konserler, tiyatro gösterileri, drama uygulamaları, mask ve heykeltıraş atölyeleri ile katılımcılar yalnızca akademik içeriklerle değil, sanat etkinlikleriyle de buluşacak.
“Çadırını kap gel” sloganıyla düzenlenen organizasyon, Edirne Belediyesi başta olmak üzere çeşitli Tuna Art Academy Uygulamalı Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Eskikadın Köy Muhtarlığı ve Uygulamalı Felsefe Derneği’nin katılımı ve katkılarıyla gerçekleştirilecek.
Organizasyon, farklı disiplinlerden katılımcıları aynı ortamda buluşturarak düşünce, sanat ve sosyal bilimler ekseninde paylaşım kültürünü geliştirmeyi amaçlıyor.

Köyde geçen yıl ilki yapılan Felsefe Günleri etkinliklerinden bir kolaj


PROGRAMDAN ÖNE ÇIKANLAR
10 Ağustos Pazartesi
Ahmet Er: Nietzsche ve Spinoza’da Yaşam ile Ölüm
Veli Kişioğlu: Drama ve Kaynaşma Etkinliği
Uğur Özkaya: “Vampir Köylü” Role Play
Edirne Oda Sahnesi “Hayır Bülbüldü” tiyatro gösterisi
11 Ağustos Salı
Can Karaböcek: Socrates’i Kim Öldürdü?
Şahver Höbek: Doğru Nefes Alma Teknikleri ve Atölyesi – Uygulamalı Nefes Kontrolü Atölyes
Fatih Ermiş: Sihir ve Tiyatro
Veli Kişioğlu: Yaratıcı drama çalışmaları
12 Ağustos Çarşamba
Elife Kılıç: Yaşamdan, Yaşama Felsefesine Yolculuk
Rasim Aşın: Drama ve tiyatro söyleşileri
Zekeriya Hocalar Tiyatro atölyesi
Ali Emre Kurulu solo konseri
13 Ağustos Perşembe
Saadet Yediç: Freud’dan Sonra Özne
Mertol Akansu: Markopaşa Dergisinin Serüveni
Salih Hakan Coşkuntuna: Drama, felsefe ve sosyoloji
Mert Urdal: Tiyatro analizi
Zekeriya Hocalar solo konseri
14 Ağustos Cuma
Nedim Yıldız: Felsefe Atölyesi
Mustafa Ambarlı: Gılgamış Destanı
Emel Benzet: Heykeltıraş ve Maske Atölyesi

15 Ağustos Cumartesi
Ali Sertan Beşer: Homeros’un İlyada ve Odysseia’sında Felsefe
Murat Berkay Özbek: Gündelik Hayatımızda Yapay Zekâ
Emel Benzet: Heykeltıraş ve Maske Atölyesi
Batuhan Kurt ve Emircan Yanık ile belgesel gösterimleri ve söyleşiler

Kuzucu ve Şerbettar’ta yangın incelemesi

Havsa ilçesine bağlı Kuzucu ve Şerbettar köylerinde geçtiğimiz meydana gelen yangın sonrası ilgili kurum yetkilileri tarafından incelemelerde bulunuldu.

Kuzucu ve Şerbettar köylerinde meydana gelen yangın sonucunda tarım arazileri, bağ ve meyve bahçeleri ile çeşitli tarımsal alanlarda zarar meydana geldi.

Edirne Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Volkan Diriker, Havsa İlçe Tarım Müdür V. Vedat Tamboğa, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nadi Aygen, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Ramazan Sel, teknik personellerle birlikte yangından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

Yangın alanlarındaki incelemelerin ardından köy kahvesinde üreticilerle bir araya gelen İl Müdürü Köse ve beraberindeki heyet, üreticilerin yaşadığı sorunları ve talepleri dinledi. Yapılabilecek çalışmalar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Unutmayalım: Anız yangınları; toprağa, tarımsal üretime, doğal yaşama ve çevreye ciddi zarar vermektedir. Özellikle hasat döneminde ateş kullanılmaması, anızların yakılmaması ve yangın riskine karşı gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Yangından etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, zararlarının en kısa sürede telafi edilmesini temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi..