Öğretmenler ‘yaşam nöbetine’ devam

Olgay GÜLER

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Edirne Şubesi, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren eğitim sendikalarıyla eş zamanlı, destek amacıyla Saraçlar Caddesi’nde başlattıkları ‘yaşam nöbetini’ sürdürdü.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 14 Nisan, Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da gerçekleşen okul saldırılarının ardından, 1’i öğretmen, 9’u öğrenci 10 kişinin hayatını kaybetmesi eğitim sendikalarını harekete geçirdi. Ankara’da bir araya gelen sendikalar, Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaşam nöbetine başladı. Sendikaların bakanlık önünde nöbeti sürerken, Eğitim-Sen Edirne Şubesi de destek amaçlı kentin Saraçlar Caddesi’nde nöbet başlattı. Sendika Edirne Şubesi’ne bağlı öğretmenlerin; ilkini 16 Nisan Perşembe günü gerçekleştirdiği yaşam nöbeti haftanın son günü de devam etti.

‘EĞİTİM KURUMLARI GÜVENLİ KAMUSAL YAŞAM ALANLARI OLMALI’

Etkinlikte konuşan Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, yaşanan vahim olayın eğitim emekçilerini ve tüm toplumu yasa boğduğunu söyleyerek, “Arka arkaya yaşanan bu saldırılar, okullarda şiddetin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Eğitim kurumları; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin güven içinde bulunması gereken kamusal yaşam alanlarıdır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği, koruyucu niteliğini yitirdiği acı bir biçimde ortaya çıkmıştır. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan bu saldırılar, eğitim sisteminin içinde bulunduğu yapısal sorunları, toplumsal şiddetin derinleşmesini ve kamusal sorumluluğun zayıflamasını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceği; eşitsizliklerin derinleştiği, gençlerin yalnızlaştırıldığı, geleceksizlik duygusunun büyütüldüğü ve eğitim politikalarının bilimsel-kamusal temellerden uzaklaştırıldığı koşullarda bu tablonun ağırlaşacağı açıktır” dedi.

‘SORUMLULAR KAMUOYU ÖNÜNDE HESAP VERMELİ’

Eğitimin, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal; piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir hak olduğunun altını çizen Acet, “Öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlamak, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Yaşamını yitiren öğrencilerimize ve öğretmenimize rahmet, ailelerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı; yaralılara acil şifalar diliyoruz. Eğitim Sen ve KESK olarak, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyor; eğitimin kamusal, bilimsel, laik, eşitlikçi ve güvenli bir alan olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” diye konuştu.

Sendikanın saat 13.00’da başlattığı yaşam nöbeti; akşam 17.30’da sona erdi.

Edirne Eğitim-İş Ankara’da

Eğitim-İş tarafından Ankara Kurtuluş Parkı’ndan başlatılan “Eğitime, Okuluna, Eğitimciye Sahip Çıkma Büyük Buluşması”na Edirne’den giden Eğitim-İş üyeleri de destek verdi.

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, yaptığı yazılı açıklamada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan saldırıların ardından, eğitimde şiddetin normalleştirilmesine ‘Artık Yeter!’ diyen binlerce Eğitim-İş üyesinin Ankara’da buluştuğunu belirterek, “Demokratik haklarımızı kullanarak Milli Eğitim Bakanlığı önüne yapmak istediğimiz yürüyüş, polis tarafından kurulan barikatlarla durduruldu. Barikatların önünde açıklama yapan Genel Başkanımız Kadem Özbay, güvenlik zafiyetine ve öğretmenlere yönelik şiddete dikkat çekti” dedi..

Polis ekiplerinin yolu açmaması üzerine “Öğretmene değil tarikata barikat” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla yürüyüşe devam edildiğini anlatan Zobar, “Sabah 10’da başlayan yürüyüş, barikatlarla engellediği için gece geç saatlere kadar sürdü. 10 saate yakın süren eylem barikatların kaldırılmasının ardından Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’ın  eğitimde şiddet ve yaşananlarla ilgili basın açıklaması ile son buldu” dedi.

Eğitim-İş Edirne Şubesi olarak Ankara’daki bu yürüyüşe Edirne’den giden Eğitim-İş üyelerinin de destek verdiğini belirten Zobar, şunları kaydetti:

“Eğitimdeki şiddet olaylarının son bulması için önce iş yerlerimizde iş bıraktık, çocuklarımız ve ülkemizin geleceği için Edirne’de alanlara inerek sesimizi duyurduk. Sonrasında genel merkezimizin çağrısıyla Ankara’da ülkemizin her yerinden gelen mücadele arkadaşlarımızla büyük ve anlamlı bir buluşma gerçekleştirdik.

Ankara’da büyük bir direniş göstererek yürüyüşümüzü ve basın açıklamamızı gerçekleştirdik. 

İş bırakma eyleminde duyarlılık gösterip iş yerlerinde iş bırakan, önce Edirne’de alanlarda olarak sonrasında da Ankara eylemine gelerek Edirne Şubemize alanlarda destek olan herkese çok teşekkür ederiz.

Eğitim-İş bir kez daha göstermiştir ki sendikal mücadelenin lokomotifi, öncüsü Eğitim-İş’tir. Eğitim-İş, üyeleri ile aydınlık ve güzel günler mücadelesine hep birlikte devam edecektir.”

Antalya’da Yüzme Eğitimi İçin Doğru Başlangıç: AquaWave

Antalya’da yüzme eğitimi almak isteyenler için kurs seçimi, yalnızca spor amaçlı bir karar değildir. Yüzme; su güvenliği, doğru nefes kontrolü, koordinasyon gelişimi ve özgüven kazanımı açısından da önemli bir beceridir. Bu nedenle tercih edilen kurumun eğitim anlayışı, eğitmen kadrosu ve ders planlaması büyük önem taşır. AquaWave, çocuklar ve yetişkinler için sunduğu grup ve özel ders seçenekleriyle Antalya yüzme kursu arayışında olanlar için dikkat çeken kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Kurum, yılın 12 ayı boyunca eğitim verdiğini, uzman ve sertifikalı eğitmenlerle çalıştığını ve hem başlangıç hem de gelişim odaklı programlar sunduğunu belirtiyor.

Antalya yüzme kursu seçerken neden eğitim sistemi önemlidir?

Yüzme eğitimi her katılımcı için aynı şekilde ilerlemez. Bazı kursiyerler suya ilk kez girerken bazıları temel becerilere sahip olup tekniğini geliştirmek ister. Bu yüzden iyi planlanmış bir kursun seviyeye göre eğitim vermesi gerekir. AquaWave sayfasında yer alan bilgilere göre kursiyerler başlangıçta seviye belirleme sürecinden geçiriliyor ve buna uygun gruplara yerleştiriliyor. Grupların genellikle sınırlı tutulması ve maksimum 8 kişilik yapıdan söz edilmesi de eğitmenlerin öğrencilerle daha yakından ilgilenebilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, hem yeni başlayanlar hem de daha teknik bir eğitim almak isteyenler için daha verimli bir öğrenme ortamı oluşturuyor.

Çocuklar için AquaWave nasıl bir eğitim sunuyor?

Çocuk yüzme eğitiminde en önemli konulardan biri, suya karşı güven duygusunun doğru şekilde geliştirilmesidir. AquaWave, Antalya merkezde çocuklara özel hazırlanan grup dersleriyle bu alanda kapsamlı bir yapı sunduğunu aktarıyor. Kalabalık olmayan gruplar, uzman ve sertifikalı eğitmenler, hafta içi ve hafta sonu seçenekleri, kapalı ve ısıtmalı havuz kullanımı gibi detaylar aileler açısından oldukça önemli avantajlar arasında yer alıyor. Kurum ayrıca çocuk kursları için ücretsiz deneme dersi imkânı sunduğunu belirtiyor. 4 yaşından itibaren kayıt alınması, 3,5 yaşını dolduran çocuklar için ise önce deneme dersi yapılması, yaşa uygun ve kontrollü bir değerlendirme sistemi uygulandığını gösteriyor. Küçük yaş gruplarında yardımcı antrenör desteği verilmesi de çocuklara yönelik eğitimin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sunuyor.

Yetişkinler için Antalya yüzme kursu neden ilgi görüyor?

Antalya gibi deniz ve havuz kültürünün güçlü olduğu bir şehirde yüzme bilmek, yalnızca sportif bir kazanım değil aynı zamanda günlük yaşam açısından da önemli bir avantajdır. Yetişkinlikte yüzme öğrenmek isteyen ya da mevcut seviyesini geliştirmeyi hedefleyen birçok kişi için doğru kurs ortamı büyük fark yaratır. AquaWave, yetişkinler için seviyelere ayrılmış gruplar, sabit gün ve saatler, temel ve teknik çalışmaları içeren programlar sunduğunu belirtiyor. Kadınlara özel grup seçeneğinin bulunması da bazı katılımcılar için daha rahat bir eğitim ortamı sağlayabiliyor. Bu yapı sayesinde yüzmeye sıfırdan başlayan biri de daha teknik gelişim isteyen bir kursiyer de kendine uygun bir programa dahil olabiliyor.

Özel yüzme dersi seçeneği hangi avantajları sunuyor?

Grup dersleri birçok kişi için yeterli olabilir; ancak bazı katılımcılar daha hızlı ilerlemek ya da tamamen kendi hedeflerine göre şekillenen bir eğitim almak isteyebilir. AquaWave tarafından sunulan Antalya özel yüzme dersi seçeneği, bu ihtiyaca birebir çözüm sunuyor. Kurum; kişiye özel program, esnek gün tercihi, esnek saat planlaması, farklı havuz seçenekleri ve hedefe yönelik çalışmalarla özel ders hizmeti verdiğini ifade ediyor. Ayrıca “hızlı öğrenme” vurgusu da birebir derslerin performans odaklı bir yapıda planlandığını gösteriyor. Yoğun çalışma temposuna sahip olanlar ya da kısa sürede ilerleme hedefleyenler için bu seçenek oldukça işlevsel bir alternatif oluşturuyor.

AquaWave neden öne çıkan bir tercih olarak görülüyor?

Bir Antalya yüzme kursu tercih edilirken kurumun deneyimi de önemli kriterlerden biridir. AquaWave, Antalya yüzme camiası içinde 20 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve eğitim süreçlerini spor bilimi tarafından kabul edilen güncel yöntemlerle planladığını belirtiyor. Derslerin Konyaaltı bölgesinde Akdeniz Üniversitesi kapalı yüzme havuzunda ve Muratpaşa bölgesinde Süleyman Erol Yüzme Havuzu’nda uygulanması da farklı bölgelerden katılımı kolaylaştırıyor. Çocuklara ve yetişkinlere hitap eden düzenli eğitim modeli, grup ve özel ders seçenekleri, kapalı ve ısıtmalı havuz imkânı ile AquaWave, yüzmeyi güvenli ve planlı şekilde öğrenmek isteyenler için güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.

En İyi Koltuk Yıkama Yöntemleri ve Hijyen Rehberi

İZMİR – Evlerde en çok vakit geçirilen alanlar olan koltuklar, zamanla toz, kir ve terin birikmesiyle bakterilerin en sevdiği yaşam alanlarına dönüşür. Google aramalarında sıkça karşımıza çıkan “yerinde koltuk yıkama fiyatları” ve “lekeli koltuk nasıl temizlenir” gibi başlıklar, İzmirlilerin bu konuda profesyonel çözüm arayışında olduğunu gösteriyor. Evde yapılan yüzeysel silme işlemleri kirleri genellikle daha derine iterken, profesyonel makinelerle yapılan yıkama işlemleri hem hijyen sağlıyor hem de mobilyaların ömrünü uzatıyor.

Profesyonel Yerinde Koltuk Yıkama Avantajları

Haber merkezimize ulaşan mikrobiyolojik verilere göre, koltuk liflerinin derinliklerine yerleşen akarlar (mitelar) sadece profesyonel vakumlama sistemleriyle ortadan kaldırılabiliyor. Standart temizlik bezleriyle yapılan silme işlemleri kumaşı nemli bırakarak küf oluşumuna zemin hazırlarken, profesyonel yerinde koltuk yıkama sistemleri suyu %95 oranında geri çeker. Yüksek emiş gücü ve bitkisel içerikli solüsyonlar sayesinde koltuklarınız saniyeler içinde kirden arınır ve çok kısa sürede kuruyarak kullanıma hazır hale gelir.

Kumaş Türüne Göre Leke Çıkarma Teknikleri

Her koltuk kumaşı (kadife, keten, nubuk veya deri) farklı bir temizlik yaklaşımı gerektirir. Yanlış deterjan kullanımı kumaşın lif yapısını bozabilir veya kalıcı renk değişimlerine neden olabilir. “Koltuk yıkamada hangi şampuan kullanılır” sorusunun cevabı, kumaşın pH dengesini bozmayan biyolojik ürünlerde gizlidir. Profesyonel ekipler, kumaş analizi yaparak en uygun leke çıkarıcıyı seçer ve inatçı kahve, çay veya kalem lekelerini kumaşa zarar vermeden ortadan kaldırır. Bu titiz süreç, evdeki hava kalitesini de anında yükseltir.

Karşıyaka Temizlik Şirketi ve Evde Yıkama Hizmeti

İzmir’in en nezih semtlerinde, özellikle evcil hayvan besleyen veya küçük çocuğu olan aileler için periyodik koltuk yıkama bir standart haline gelmiştir. Karşıyaka, Bostanlı ve Mavişehir bölgelerindeki konutlarda hijyen beklentisi oldukça yüksektir. Eğer siz de yaşam alanınızda gerçek bir ferahlık arıyorsanız, Karşıyaka Temizlik Şirketi aramalarınızda profesyonel yıkama ekipmanlarına sahip Egem Temizlik birimlerinden randevu alabilirsiniz. Firma, evinizin konforunda sunduğu bu hizmetle sizi koltuk taşıma derdinden tamamen kurtarıyor.

Çiğli Temizlik Şirketi ve Endüstriyel Tekstil Hijyeni

Çiğli bölgesindeki yoğun iş temposu ve yeni nesil plazalar, ofis koltukları ve ortak alan tekstilleri için kurumsal hijyen çözümlerini zorunlu kılıyor. Çiğli Temizlik Şirketi denildiğinde akla gelen ilk isim olan Egem Temizlik, sadece evlerde değil, geniş çaplı iş yerlerinde de yüksek kapasiteli vakum makineleriyle hizmet veriyor. Özellikle toplu kullanım alanlarındaki koltuk ve sandalyelerin sterilize edilmesi, çalışan sağlığını koruyan en önemli yatırımlardan biri olarak kabul ediliyor.

Egem Temizlik Şirketi İzmir Instagram Sayfası ve Uygulama Videoları

Yıkama esnasında koltuklardan çıkan kirli suyun analizini ve kumaşların ilk günkü parlaklığına nasıl kavuştuğunu görmek isterseniz sosyal medya hesabımız size rehberlik edecektir. Yapılan uygulamaların canlı videolarını, kumaşlardaki değişimleri ve müşteri geri bildirimlerini incelemek için Egem Temizlik Şirketi İzmirInstagram sayfasını takip etmeniz yeterlidir. Bu şeffaf paylaşım modeli, sunulan hizmetin kalitesini ve hijyen farkını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sağlıklı Bir Oturma Alanı İçin Egem Temizlik

Koltuklarınızdaki görünmez tehlikelere karşı profesyonel bir koruma kalkanı oluşturun. Egem Temizlik, İzmir’in her iki yakasında sunduğu uygun fiyatlı koltuk, yatak ve halı yıkama paketleriyle sağlığınızı koruma altına alıyor. Siz sadece sevdiklerinizle koltuğunuzun keyfini sürün, derinlemesine hijyeni biz sağlayalım. Detaylı bilgi ve randevu talepleriniz için web sitemiz üzerinden uzmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Elektrik Faturası Nasıl Ödenir? Pratik Ödeme Yolları

Günümüzün dijitalleşen dünyasında fatura ödeme süreçleri, geçmişe kıyasla çok daha pratik ve erişilebilir hale geldi. Uzun kuyruklarda beklemeye gerek kalmadan birçok işlemi saniyeler içinde tamamlamak artık mümkün. Özellikle elektrik faturası nasıl ödenir sorusuna yanıt arayanlar için hayatı kolaylaştıran çeşitli modern ödeme yöntemleri bulunuyor. Bu yöntemler sayesinde faturalarınızı hızlı, güvenli ve kolayca ödeyebilirsiniz. İster evinizden ister iş yerinizden hatta hareket halindeyken bile fatura ödeme işlemlerinizi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Rehber niteliğindeki bu seçenekler, zamanınızı daha verimli kullanmanıza olanak tanırken finansal yönetiminizde de büyük kolaylık sağlar.

Online Kanallar Üzerinden Fatura Ödeme Yöntemleri

Günümüzde fatura ödeme işlemleri, online kanallar sayesinde oldukça kolaylaştı. İnternet bankacılığı, mobil uygulamalar ve kurumların resmî web siteleri üzerinden elektrik faturalarınızı güvenli ve hızlı bir şekilde ödeyebilirsiniz. Bu yöntemler, zaman tasarrufu sağlamanın yanı sıra, ödeme geçmişinizi takip etme ve otomatik ödeme talimatı verme gibi ek avantajlar da sunar. Dijital platformların sunduğu 7/24 erişim imkânı, ödemelerinizi son güne bırakmadan dilediğiniz an gerçekleştirmenize yardımcı olur.

İnternet bankacılığı aracılığıyla faturalarınızı ödemek için bankanızın online platformuna giriş yaparak ilgili menüden fatura ödeme seçeneğini seçmeniz yeterlidir. Mobil uygulamalar ise akıllı telefonunuzdan dilediğiniz her an fatura ödemenizi gerçekleştirme imkânı sunar. Ayrıca elektrik dağıtım şirketlerinin resmî web siteleri üzerinden de doğrudan ödeme yapabilirsiniz. Örneğin, elektrik faturası nasıl ödenir diye merak eden kullanıcılar, Enerjisa’nın online işlem kanallarını ziyaret ederek ödeme noktalarını görebilir veya kolayca işlemlerini gerçekleştirebilirler.

Fiziksel Ödeme Noktaları ve Alternatifler

Dijitalleşen dünyaya rağmen, bazı kişiler için fiziksel ödeme noktaları hala tercih sebebi olmaya devam ediyor. Elektrik faturası nasıl ödenir sorusuna fiziksel bir yanıt arayanlar için PTT şubeleri, anlaşmalı banka vezneleri ve yetkili ödeme merkezleri önemli alternatifler sunar. PTT şubeleri, ülke genelindeki yaygın ağı sayesinde kolay erişim imkânı sağlar. Anlaşmalı bankaların vezneleri ise fatura ödeme işlemlerini yüz yüze gerçekleştirmek isteyenler için bir diğer seçenektir. Ayrıca, birçok semtte bulunan yetkili fatura ödeme merkezleri, hızlı ve pratik bir çözüm sunar.

Bu merkezlerde fatura numaranızla kolayca ödeme yapabilirsiniz. Fatura takip etme zahmetinden kurtulmak isteyenler için ise otomatik ödeme talimatı vermek büyük kolaylık sağlar. Bankanız aracılığıyla vereceğiniz otomatik ödeme talimatı sayesinde, faturalarınız her ay düzenli olarak hesabınızdan çekilir. Böylece ödeme gecikmesi gibi durumların önüne geçilerek olası mağduriyetler engellenmiş olur. Bu yöntem, özellikle yoğun tempoya sahip kişiler veya düzenli ödeme takibi yapmakta zorlananlar için ideal bir çözüm olabilir.

Türk yolcunun belinde uyuşturucu

Bulgaristan’ın Türkiye’ye açılan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen denetimlerde otobüs yolcusu bir Türk vatandaşının büyük bölümü beline bantla sarılmış 5,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Olay 14 Nisan gece saatlerine doğru meydana geldi. Bulgaristan’dan Türkiye’ye sefer yapan, Sofya –Filibe – Haskovo – İstanbul hattındaki bir otobüs, risk analizi sonucunda detaylı gümrük kontrolüne alındı.

Otobüste bulunan 13 yolcunun tamamı beyan edilecek eşya taşımadıklarını belirtirken, yapılan kişisel aramada 42 yaşındaki Türk vatandaşı S.T.’nin beline bantla sarılmış üç paket halinde uyuşturucu madde bulundu. Aynı kişiye ait olduğu belirlenen sırt çantasının altına gizlenmiş iki paket daha tespit edildi.

Toplam 5 paket halinde ele geçirilen maddenin yapılan hızlı testte marihuana olduğu belirlendi. Brüt ağırlığı 5 kilo 510 gram olan uyuşturucunun, adli hesaplamalara göre değerinin 45 bin 74 euro olduğu bildirildi.

Olayla ilgili olarak Bulgar gümrük yetkilileri tarafından soruşturma başlatılırken, dosyanın Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde yürütüldüğü kaydedildi.

Görselde dikkat çeken detay

Operasyona ilişkin paylaşılan görüntüde, şüphelinin beline şeffaf bantla sarılarak gizlenmiş paketler dikkat çekiyor. Kaçakçıların sınır geçişlerinde benzer yöntemlere başvurduğu biliniyor.

Aramızdan ayrılanlar

AYDIN SUAT KUVALI VEFAT ETTİ
Merhum Terzi Fuat Kuvalı ve merhume Sabiha Kuvalı’nın oğulları, merhume Muzaffer Kuvalı’nın eşi, Ayla, İdris ve Ergun Kuvalı’nnın ağabeyleri Emekli Kimya Mühendisi Aydın Suat Kuvalı 77 yaşında vefat etti. Merhum; dün Taşlık Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
FEVZİYE ÖZDEMİR VEFAT ETTİ
Merhum Tahir Özdemir’in eşi, Taner, Tamer ve Turgay Özdemir’in anneleri, Nilay Yiğit ve Aysun’un babaanneleri, Nigar Özdemir’in kayınvalidesi Fevziye Özdemir 77 yaşında vefat etti. Merhume; dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
SUAT ARABACI VEFAT ETTİ
Muratçalı Köyü sakinlerinden merhum Fuat ve Safiye Arabacı’nın oğlu, Çiğden ve İsmail Arabacı’nın babaları, Ehat ve Vedat Arabacı’nın ağabeyleri Suat Arabacı vefat etti. Merhum dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Muratçalı Köy Mezarlığında toprağa verildi.
BEHİCE KURTÇU VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Kurtçu’nun eşi, Ertan Kurtçu ve Emel Yıldız’ın anneleri Behice Kurtçu 86 yaşında vefat etti. Merhume; dün Lala Şahin Paşa Camisinre öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Köy Enstitüleri 86 yaşında

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ADD Edirne Şubesi, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yılında fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, öğretmenleri, yazar ve aydınları minnet ve şükranla andı…

ADD Edirne Şubesi’nin paylaştığı dernek genel merkezinin “Türk aydınlanmasının eğitim mucizesi: köy enstitüleri^başlıklı açıklamasında şunlara yer verildi: 

“Ekim 1923’de yanmış, yıkılmış, gırtlağına kadar borca batırılmış bir ülke ve yorgun, yoksul, cahil bırakılmış 12 milyon insanla başladık kurtuluşun muzaffer Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kuruluş yolculuğumuza.

Ekmeklik buğdayı bile ithal etmek zorundaydık. Anadolu’da tek bir fabrika, yaz kış kullanılabilen karayolu yoktu.  Şeker, kâğıt, bez, çivi, tel, aşı, ilaç, gübre, traktör, biçer yoktu. Limanlar, demiryolları, madenler bizim değildi. Mühendis, mimar, teknisyen, doktor, ebe, hemşire, diş hekimi, veteriner yoktu. 6 milyonu aşkın yurttaşımız salgın hastalıkların pençesinde inliyordu. Kadının adı yoktu.

Ulusu doyurmak ve ayağa kaldırmak için tarımı, hayvancılığı canlandırmak, sermaye bulmak, üretim tesisleri, fabrikalar kurmak, yollar, barajlar, elektrik santralleri yapmak, işçi, teknik eleman ve uzman yetiştirmek gerekiyordu.

Halk eğitilmeli, bilinçlendirilmeliydi. Ama ilkokuldan üniversiteye toplam öğrenci sayımız 347 bin 821 ile nüfusumuzun ancak %2,8’i idi ve kız öğrenci sayımız yok denecek düzeydeydi. Halkımızın sadece %3,5’i okuyup yazabiliyordu. (Erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4)

Bu yakıcı sorun için önce Harf Devrimi ile konuştuğu dilin alfabesine kavuşturulan halka Millet Mekteplerinde okuma yazma öğretilmeye başlandı, başarılı da olundu, okur – yazar oranı hızla yükseldi. Ancak eğitimsizlik o boyuttaydı ki, milletin %85’inin yaşadığı köylerde ne okul vardı, ne de gönderecek öğretmen.

Mucize çözüm, o güne dek dünyada örneği görülmemiş Köy Enstitüleri ile bulundu. Bize özgü, moda deyişle tamamen ‘Yerli ve Milli’ idi.

Atatürk’ün 1936’da askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapan gençlerle başlattığı Köy Eğitmenleri Kursları’nın devamı olan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940’da açıldı, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından bilimsel gerçeklerle, özveriyle ve yetkinlikle yönetildi. Ülkenin her bölgesinde açılan 21 enstitü “okul yapan okullar” olarak kurgulandı.

Yoksul köy çocukları hem bilimsel bilgiyle donatılıyor, edebiyat ve sanatla buluşturuluyor, hem de köylüyü üretici yapacak tarım, hayvancılık, arıcılık, balıkçılık, seracılık, rençperlik, demircilik, inşaatçılık, marangozluk, sağlık gibi alanlarda eğitici olarak yetiştiriliyordu. Her öğrencinin ayda en az 2 dünya klasiği okuması, bir enstrüman çalmayı öğrenmesi zorunluydu. Kümes nöbetçisi öğrencinin çantasında günlük azığı yanında Sofokles’in Antigone’si yahut Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i bulunuyordu. Öğrenciler okullarını, yatakhane, yemekhane ve mutfaklarını, öğretmen evlerini ve kütüphanelerini, işliklerini, bağlarını, bahçelerini, ahır, samanlık ve ambarlarını, elektrik santrallerini, su depolarını ve su kanallarını öğretmenleri, hatta müdürleri ile birlikte inşa ediyor, her hafta sonu müdür ve öğretmenleri ile haftalık eğitim programını değerlendirip tartılıyorlardı.

Bu harika eğitim yuvaları Hasan Ali Yücel’in 1946’da Milli Eğitim Bakanlığından alınıp yerine Reşat Şemsettin Sirer’in getirilmesi ile ilk darbeyi yedi. Önce haftalık öğrenci- öğretmen değerlendirme toplantıları ve uygulamalı dersler kaldırıldı, ardından Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürüldü ve nihayet Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954’de kapatıldı.

1940- 1954 yılları arasında Köy Enstitüleri’nden 1.398’i kız, 15.943’ ü erkek, toplam 17.341 Köy Öğretmeni mezun oldu. 1936’dan 1947 yılına kadar Köy Eğitmen Kursları’nda da 8.675 Eğitmen yetiştirildi. Sağlık bölümlerinden ise 1.248 Sağlık Memuru diploma aldı.

Enstitüler ilk günden itibaren, halkı cahil bırakarak sömürü düzenlerini sürdürmek isteyen emperyalizm işbirlikçisi Karşı Devrimci yobazların ‘Kız ve erkek çocukların bir arada okuması ahlaksızlıktır’, ‘Köy enstitülerinde verilen eğitim dinimize aykırıdır’, ‘Köy Enstitüleri komünist, dinsiz yetiştiren fuhuş yuvalarıdır’ gibi asılsız ve ahlaksız iftiralarıyla sürekli karalandı ve yok edildi.

Köy Enstitüleri’nde yetişen Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Dursun Akçam gibi Türk Edebiyatı’nın yüz akı yazarlar, aydınlar her dönemde dinci-gerici iktidarların hedefi oldular, sürgünlerde ezildiler, hapislerde çürütüldüler.

Atatürkçülerin bugün en önemli görevlerinden biri de kuşkusuz Köy Enstitüleri’ni günümüz koşullarında güncelleyerek yeniden milletimizin hizmetine sunmaktır.

Yıllar içinde bilimsel temelinden koparıp dinselleştirdikleri eğitim sitemini 4+4+4 ucubesi ile iyice çıkmaza sokan, Taşımalı Eğitim garabeti ile köy okullarını kapatıp çocuklarımızı imamlara ve Laik Cumhuriyet düşmanı tarikatçıların iflah olmaz cehaletine tutsak eden çağ ve akıl dışı zihniyet ancak Atatürk Cumhuriyeti’nin bilim ışığı yeniden yakılarak yenilgiye uğratılabilir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Köy Enstitüleri’nin fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, elleri öpülesi öğretmenlerimizi, yazar ve aydınlarımızı minnet ve şükranla anıyoruz.