“Hiç kapanmayacak bir yara”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe başkanı Volkan Akgüngör, “6 Şubat, sadece takvimlerde bir yaprak değil; kalplerimizde hiç kapanmayacak bir yaranın, yarım kalmış binlerce hikâyenin ve bir sabah ansızın sessizliğe bürünen şehirlerimizin adıdır” dedi.

Başkan Akgüngör, 6 Şubat depreminin yıldönümünde yayınladığı mesajda, “O gün yaşadığımız büyük yıkım, bizlere dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu gösterirken, yitirdiğimiz her canın hatırası omuzlarımıza ağır bir sorumluluk yükledi. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anarken, onların bıraktığı boşluğu sadece güvenli bir gelecek inşa ederek ve bu acı tecrübeyi asla unutmayarak bir nebze olsun teselli edebiliriz” şeklinde konuştu.

Akgüngör mesajında şunlara yer verdi:

Geleceğimizi afetlerin yıkıcı etkisinden korumak için en temel adım, bilimsel veriler ışığında inşa edilmiş, zeminle barışık yapılar üretmektir. Riskli binaların kentsel dönüşümle hızla yenilenmesi ve yapı denetim süreçlerinin hiçbir taviz verilmeden uygulanması artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. “Deprem öldürmez, bina öldürür.” sözünü bir slogan olmaktan çıkarıp, yaşamın her alanında bir güvenlik kültürü haline getirmeliyiz.Şehir planlamasında da doğaya direnç göstermek yerine, jeolojik gerçeklere uygun yerleşim alanları belirlemek, yarının felaketlerini bugünden önlemenin tek yoludur.

Bireysel düzeyde ise afet bilincini bir yaşam kültürü haline getirmeliyiz. Sadece deprem anında ne yapacağımızı bilmekle yetinmemeli; evimizdeki eşyaları sabitleyerek, acil durum çantalarımızı güncel tutarak ve aile afet planlarımızı yaparak hazırlıklı olmalıyız. Toplumsal olarak da toplanma alanlarının korunması ve acil müdahale ekiplerinin her an göreve hazır olması, olası bir sarsıntıda kaosu engelleyip hayat kurtaracak en önemli savunma hattımız olacaktır.

Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.

Hayvancılığın kapısına ‘kilit’

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde, artan maliyetler karşısında aile işletmelerinin kapısına kilit vurulurken, canlı hayvan ihtiyacı için ithalatla karşılanmaya devam ediyor.

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın,  aynı zamanda evinin de bulunduğu merkeze bağlı Sazlıdere köyünden yaptığı açıklamada, hayvancılık politikalarını eleştirdi. Kendi ailesine ait ahırın kapısına vurulan kilidi gösteren Ilgın, yerli üreticinin üretimden koparılması nedeniyle ithal hayvanların kente geldiğini ifade etti.

‘ÜRETENİN KOLU KANADI KIRILDI’

Edirne Ticaret Borsası’na gelen ithal angus cinsi sığırların fotoğraflarını gördükten sonra açıklama yapma gereği duyduğunu belirten Ilgın, “Köyümdeyim. Bugün Edirne Ticaret Borsası’na gelen ithal angusların fotoğrafını görünce, kapısına kilit vurduğumuz ailemize ait ahırın kapısını sizlere göstermek istedim. Biz, bizler ve komşularımız bu ahırlara kilit vurmak zorunda kaldığımız için bugün bu anguslar şehrimize geliyor. Üzgünüm. Üretenin kolunu kanadını kırarsanız, emeği cezalandırır, sürdürülemez hâle getirirseniz sonuç bu olur” dedi.

Artan maliyetler, yetersiz destekler ve sürdürülebilir olmayan tarım politikaları nedeniyle birçok üreticinin hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığına dikkat çeken Ilgın, bu durumun yalnızca köyleri değil, ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

Tarım ithalatına 990 milyar TL

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeterli bir ülkeyken bugün pek çok temel üründe ithalata bağımlı hale geldiğini belirterek, “Kendi çiftçimize 135 milyar destek verdik, başka ülkelerden 990 milyar liralık ürün ithal ettik. Yazıktır…..” dedi.

Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu sosyal medya hesabından “22,5 milyar Doları yani 990 milyar TL’yi verdik ithal ettik” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında, şunlara yer verdi:

“Buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, soya, tütün, pamuk, canlı hayvan, kırmızı et, nohut, fasulye, mercimek, soğan, patates, portakal, susam, ve diğerleri. Hepsi bizim topraklarımızda yetişiyor ama biz kendi çiftçimize kazandırmak yerine başka ülkelerin çiftçilerine kazandırıyoruz. Kendi çiftçimize 135 milyar destek verdik, başka ülkelerden 990 milyar liralık ürün ithal ettik. Yazıktır….”

Prof. Dr. Gaytancıoğlu, aynı konuyla ilgili açıklaması Nefes Gazetesi’nin dünkü nüshasında “Tarım ihtilatına 22.9 milyar dolar gitti” başlığı ile yer aldı. Yurdagfül Uygun imzalı haberde Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeterli bir ülkeyken bugün pek çok temel üründe ithalata bağımlı hale geldiğini söyledi. Gaytancıoğlu, ithal edilen ürünlerin büyük bölümünün Türkiye topraklarında rahatlıkla ve verimli şekilde yetiştirilebilecek ürünler olduğuna dikkat çekti.

Uygulanan tarım politikalarını eleştiren Gaytancıoğlu, üretimi desteklemek yerine ithalatın tercih edilmesinin hem çiftçiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Tarımda planlama eksikliği ve üreticinin yeterince desteklenmemesinin, ithalat faturasını her geçen yıl artırdığını ifade eden Gaytancıoğlu, bu durumun gıda enflasyonunu da düşürmediğini kaydetti.

Gaytancıoğlu, doğru ve sürdürülebilir bir tarım politikasının hayata geçirilmemesi halinde ithalatın artmaya devam edeceğini belirterek, üretimi önceleyen politikaların acilen uygulanması gerektiğini dile getirdi.

BAL-GÖÇ ve BULTÜRK’ten 20 sandık tepkisi!

BAL-GÖÇ ve BULTÜRK, Bulgaristan’da yurt dışı için seçim sandığı sayısının en çok 20 olması yönünde getirilen kısıtlamanın seçmenleri doğrudan etkileyeceği ve oy kullanma haklarını kesinlikle sınırlandıracağını öne sürdü. Seçim Kanunu değişiklikleri ile Avrupa Birliği üyesi olmayan devletlerde kurulan seçim sandıkları sayısına ilişkin getirilen kısıtlama, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlerde binlerce Bulgaristan vatandaşının oy hakkını uygulama imkanını doğrudan etkileyeceği belirtildi.

“Vazrajdane” partisi tarafından önerilen değişikliğin Hukuk ve Anayasa İşleri Meclis Komisyonu’nda ikinci okumada onaylanması üzerine AB dışı ülkelerde diplomatik temsilcilikler ve konsoloslukların dışında en çok 20 seçim sandığı açılabilecek.

BNR Kırcali Radyosu’nda yer alan Nahit Doğu’un söyleşilerine yer verilen Tanya Blagova’nın çevirdiği “Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşları siyasete daha aktif katılım istiyorlar” başlıklı haber şöyle:

“Büyük Britanya’da seçim gönüllüsü olan Bernard Konfortov’un Bulgaristan Radyosuna konuşurken öne sürdüğü gibi, bu durum seçmenler için büyük zorluklar yaratacak – insanlar uzun mesafeler katederek uzun kuyruklarda saatlerce beklemek mecburiyetinde kalacak.

Büyük Britanya, milletvekilleri tarafından alınan kararın ilişkin olduğu devletlerden sadece biridir. Fakat seçim sandığı kısıtlaması, ABD, Kanada ve Türkiye gibi büyük sayıda Bulgaristan vatandaşının bulunduğu diğer ülkelerdeki seçim sürecine de yansıyacak. Kıyaslama yapmak gerekirse, 2024 yılının Ekim ayında yapılan bir önceki genel seçimlerde Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda’da 112, ABD’de 15, Türkiye’de ise toplam 168 yerde seçim sandıkları kuruldu.

BNR Kırcali Muhabiri Valia Apostolova’nın aktardığı üzere Türkiye’de büyük göçmen örgütlerinden “BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” temsilcileri, seçim sandığı sayısının en çok 20 olması yönünde getirilen kısıtlamanın seçmenleri doğrudan etkileyeceği ve oy kullanma haklarını kesinlikle sınırlandıracağını öne sürüyor. Her iki örgüt yıllardır Bulgaristan politikasına daha aktif katılım konusunda ısrar ediyorlar.

Bal-Göç İzmir Temsilcisi Kenan Özgür, Kırcali Radyosu’ndan Nahit Doğu’ya konuştu:

“Bulgaristan Parlamentosu ve ülkedeki kurumlar, özellikle Türkiye’de oturan Bulgaristan vatandaşları olmak üzere sanki bazı seçmenleri oy hakkından yoksun bırakmak istiyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kesinlikle adil olmayan bu durum, insanlarda kırgınlık ve hayal kırıklığı yarattı. Bunun Bulgaristan devletinin şu an Türkiye’de yaşayanlara uyguladığı yeni ayrımcılık türü olduğunu söylüyorlar. Bilindiği üzere 1984-85 sonrasında adları zorla değiştirildi, sonra Türkiye’ye kovuldular. Şimdi aynı zihniyet, aynı kötü tutum, aynı ayrımcılık devam ediyor.”

AB üyesi olmayan ülkelerdeki temsilcilikler dışında en fazla 20 seçim sandığı

“BULTÜRK” Derneği Başkanı Rafet Ulutürk daha da sert konuştu. Sözlerine göre seçim sandığı sayısı kısıtlaması, göçmenleri oy hakkından mahrum bıraktığı gibi, onlara “ikinci el vatandaşlar” olduklarını gösteriyor.

“Yurt dışında bulunan Bulgaristan vatandaşları, seçim sürecinde rahatsızlık yaratan bir etken olarak görülemez. İlkesiz ve gerekçesiz olan bu kararın teknik ya da organizasyon yönünde hiçbir mantığı yoktur. Seçimlerin öncesinde getirilen öneri, gizli siyasi amaçların güdüldüğünü düşündürüyor. Seçimlere katılımı kolaylaştırmak yerine devlet, kaos ve uzun sıraların oluşmasına yol açan ve sonuç itibari ile vatandaşların oy hakkını elinden alan engeller getiriyor. Büyük Britanya, ABD ve Kanada gibi devletlerde mevcut olan çok sayıdaki Bulgar toplulukları, geniş coğrafyaya dağılmış olup sık sık diplomatik misyonlardan yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunuyorlar”diyen Rafet Ulutürk’e göre Türkiye’de sandık sayısının 20’ye düşürülmesinin binlerce vatandaşın saatlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılmaları ve bazılarının oy verme imkanından mahrum edilmeleri demek.

“Bu önlemin kontrol veya yasaya uygunluğun garantilenmesine yönelik olduğu yönündeki telkinleri kesinlike kabul etmiyorum. Avrupa Birliği’ne üye olmayan devletlerde seçim sürecinin şaibeli olduğuna veya özel kısıtlamalara ihtiyaç olduğuna dair deliller mevcut değildir. Her ne kadar formal ve görünürde tarafsız olan gerekçelerin arkasında gizli olsa da, getirilen değişikliklerin asıl amacının Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşlarının oy hakkının sınırlandırılması olduğu apaçıktır”.

“BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” Göçmen derneklerinin temsilcilerine göre Türkiye’de bulunan Bulgaristan vatandaşları, ülkedeki karmaşık siyasi hadiseleri anlamakta zorlanıyorlar. Bulgaristan’daki süreçler, oradaki seçmenlerin kafalarını karıştırırken icra yönetiminde Türk adları taşıyan temsilcilerin bulunmaması, vatandaşları siyasetten soğutuyor. Sonuça seçimlere katılım oranı ve partilere duyulan güven düşüyor.

Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS içindeki bölünme ve yeni siyasi oluşumların ortaya çıkması, Rumen Radev’in cumhurbaşkanlığından istifa etmesi gibi gelişmeler, Türkiye’deki seçmenlerin seçim tutumuna yansıyacak.

“Geleneksel olarak oylarımızı hep Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS’ye verdik” diyen Kenan Özgür, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlere katılım oranının düşük olacağı tahmininde bulundu ve şöyle devam etti:

“İnsanlar ümitsiz, bir şeylerin yoluna gireceğinden umutları kalmadı. Yapılacak seçimlerde Türkiye’deki göçmenleri temsil eden güçlü adaylar olmazsa, katılım oranı daha da düşük olacak.”

“Bugün apaçık ortada olan bir gerçek var – Bulgaristan Türkleri göz önüne alınmadan ve eşit haklı vatandaşlar oldukları tanınmadan tek başına iktidar olmak mümkün değil. Bunun anlaşılması için 35 yıl yeter sanırım. Sık sık sırf oy deposu veya tek bir parti içinde kapalı kalan bir topluluk olarak algılanan Türkler, bu ülkede geçici bir faktör değil, tarihi, kültürel ve demografik bir gerçektir” sözlerini kullandı Rafet Ulutürk. .

Türkiye’deki seçmenler cumhurbaşkanlığından istifa eden Rumen Radev’in siyasete girmesini bekliyor ve temsilcileri tarafından Türkiye’deki göçmenlerle görüşmenin yapılmasına ihtimal veriyorlar.

“Eğer Radev veya tarafınca temsil edilebilecek yeni siyasi çizgi, gerçekten kalıcı çözüm arayışı içindeyse bakış açısı, kökten değişmelidir. Gidilecek yol belli – Rumen Radev’in yanına saygı duyulan ve şimdiye kadar aktif parti politikasında yer almayan Bulgaristan Türkleri’ni çekmelidir. Rumen Radev’in istifa etmesi üzerine ortada olan en önemli soru şu: Bulgaristan sadece yeni seçimler mi istiyor, yoksa nihayet gerçek toplumsal uzlaşı sağlamaya mı cesaret edecek” diye konuştu Ulutürk.

Kenan Özgür de Rumen Radev’in Türkiye’den ve Kırcali bölgesi ve diğer büyük şehirlerden olan kişilere listelerin ön sıralarına girme şansını verirse eğer, Bulgaristan Türkleri’nden destek alabileceğini söyledi.

“İnanın, bizim insanlara şans veren, destek alacak. Öbür türlü bir şey olacağını zannetmiyorum” dedi Özgür, BNR Kırcali Radyosu’na verdiği röportajda.”

Ramazan Sokağı’nda 21 konser

Edirne Valiliği tarafından Selimiye Camii’nin gölgesinde düzenlenecek “Ramazan Sokağı” etkinlikleri, 18 Şubat – 16 Mart 2026 tarihleri arasında birbirinden değerli sanatçı ve toplulukları Edirnelilerle buluşturacak. Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak hazırlanan konser programları, Türk müziğinden ilahi ve tasavvuf musikisine uzanan geniş bir yelpaze sunacak.

Ramazan Sokağı kapsamındaki konserlerin tarih sıralı programı şöyle:

19 Şubat 2026 Perşembe – 21.25: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

20 Şubat 2026 Cuma – 22.00: Elhân-ı Güzîn Türk Müziği Topluluğu

21 Şubat 2026 Cumartesi – 21.25: Sami Özer

22 Şubat 2026 Pazar – 21.25: Abbas Yahya

24 Şubat 2026 Salı – 18.00: Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu (Solist: Berk Özçam)

25 Şubat 2026 Çarşamba – 21.30: Selimiye İlahi Korosu

27 Şubat 2026 Cuma – 22.00: İstanbul Mi’raciye Meşk Topluluğu

28 Şubat 2026 Cumartesi – 21.35: Ubeydullah Sezikli

1 Mart 2026 Pazar – 21.35: Fatih Koca

2 Mart 2026 Pazartesi – 22.00: Abbas Yahya

3 Mart 2026 Salı – 21.40: Selimiye İlahi Korosu

5 Mart 2026 Perşembe – 22.10: Aks-i Seda Müzik Topluluğu (Ender Doğan & Şükrü Alkan)

6 Mart 2026 Cuma – 22.10: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

7 Mart 2026 Cumartesi – 21.40: Mehmet Kemiksiz

8 Mart 2026 Pazar – 21.40: Serkan Kamacı (Neyler ve Defler Konseri)

9 Mart 2026 Pazartesi – 21.45: Abbas Yahya

11 Mart 2026 Çarşamba – 22.10: Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu

13 Mart 2026 Cuma – 21.50: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

14 Mart 2026 Cumartesi – 21.50: Bekir Köse

15 Mart 2026 Pazar – 21.50: Halil Necipoğlu

16 Mart 2026 Pazartesi – 22.15: Ender Doğan

Selimiye Camii çevresinde kurulacak Ramazan Sokağı’nda konserlerin yanı sıra çeşitli kültürel etkinlikler kapsamında; Kur’an-ı Kerim Tilavetleri, Söyleşiler, Tiyatro Gösterileri, Sinema Gösterimleri, Helva Sohbetleri, Çocuk Etkinlikleri, Hacivat–Karagöz Gölge Oyunları, Meddah Gösterileri, Geleneksel El Sanatları ve Yöresel Lezzet Durakları gerçekleştirilecek.

Erikli’ye doğal gazda yeni adım

Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 5 Şubat 2026 Perşembe günü gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayan toplantıya, Keşan Belediye Başkanvekili Rasim Ergene başkanlık yaptı. Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi konusundaki gündem maddesi oy birliği ile kabul edildi.

Meclisin ilk maddesinde Yukarı Zaferiye Mahallesi, 222 ada, 14 numaralı parsel hakkında açılan dava sonucunda; Edirne İdare Mahkemesi’nin 2020/791 Esas ve 2020/1733 sayılı kararı ile Keşan İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı ile Keşan Merkez 1. Etap İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planlarının iptal edilmesi, söz konusu kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından 16.09.2025 tarihinde kesin olarak onaylanması nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi gereğince imar planlarının yeniden hazırlanması hususunun Belediye Meclisince görüşülmesi oldu. Yapılan bilgilendirmelerin ardından madde, oybirliği ile İmar Komisyonu’na havale edildi.

İkinci gündem maddesinde, Belediye Meclis Kararı ile İmar ve Bayındırlık Komisyonuna havale edilen, Aşağı Zaferiye Mahallesi, Cadde-Sokak isimlerinin belirlenmesi hususu görüşmeye açıldı. İmar Komisyonu’nun kararı, meclisin oybirliği ile kabul edildi.

Şubat ayı meclisinin üçüncü gündem maddesi, Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından Belediyenin mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi amacıyla; 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 4’üncü maddesi ile Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, Belediyenin dağıtım bölgesine dahil edilmesi, dağıtım bölgesinin genişletilmesine ilişkin işlemlerde diğer belediyeler ve kamu kurumlarıyla müşterek hareket edilmesi, dağıtım şirketine kazı, şebeke yapımı, altyapı bilgi sistemlerinden yararlanma ve gerekli iş birliğinin sağlanmasına yönelik taahhütlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sunulmak üzere meclis tarafından görüşülmesi oldu. Yapılan bilgilendirmelerin ardından oylamaya sunulan madde, oy birliği ile kabul edildi.

Mecliste 4. gündem maddesi olarak, Paşayiğit Mahallesi, 140 ada, 7 numaralı parsel ile ilgili Nazım ve Uygulama İmar Plan Değişikliğinin 3194 Sayılı İmar Kanununun 8. Maddesi (b) Bendine göre Belediye Meclisince görüşmeye açıldı. Söz konusu plan değişikliği hakkında İmar Komisyonu tarafından verilen uygunluk kararı, sunulan oylamada oybirliği ile kabul edildi.

Beşinci gündem maddesinde Keşan Belediyesi’nin 04.12.2025 tarih ve 2025/207 sayılı Belediye Meclis Kararıyla onaylanan Belediyenin 2026 Yılı Vergi, Harç ve Ücret Tarifelerinde yer alan İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait cins değişikliği işlem ücreti ile teknik personel ücretlerine ilişkin düzenlemelerin yeniden belirlenmesi hususu görüşmeye açıldı. Yapılan bilgilendirmelerin ardından, meclis oturumuna ara verildi. Bu sırada Plan ve Bütçe Komisyonu toplanarak gerekli düzenlemeleri yapmasının ardından yeniden açılan oturumda, madde oybirliği ile kabul edildi.

Meclisin 6. Gündem maddesinde Keşan Belediyesi’nin 04.12.2025 tarih ve 2025/207 sayılı Belediye Meclis Kararıyla onaylanan “İçme ve Kullanma Suyu Satış Tarifeleri” başlıklı 10. maddesinde yer alan “Şehit Aileleri – Gaziler – Engelliler (%40 üzeri) meskenlerinde tükettikleri su bedeli Keşan Merkez Mesken tarifesi üzerinden aylık %50 indirim uygulanır.” hükmünün, “Şehit Aileleri – Gaziler ve eşleri – Engelliler (%40 üzeri) meskenlerinde tükettikleri su tarifeleri üzerinden aylık %50 indirim uygulanır.” şeklinde değiştirilmesi hususunun Belediye Meclisince görüşmeye açıldı. Madde hakkında Meclis Başkanı Rasim Ergene’nin bilgilendirme yapmasının ardından oylamaya sunulan madde, oybirliği ile kabul edildi.

Potada U-14 Kızlarda final günü

İsmail DEMİRAY

Edirne’de 3 Şubat Salı günü başlayan Türkiye Basketbol Federasyonu faaliyet programındaki U-14 Kızlar Bölge Şampiyonası 1. Grup müsabakaları bugün sona erecek.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda 3 gündür devam eden U-14 Kızlar Bölge Şampiyonası 1. Grup müsabakalarında A, B, C ve D olmak üzere 4 gruptaki karşılaşmalar dün tamamlandı. Bugün grup birincileri ve ikincileri arasında çapraz eşleşme müsabakaları yapılacak. İlk karşılaşma saat 10.00’da A Grubu 1. – B Grubu 2. arasında oynanacak.

SON GÜN PROGRAMI:

10.00 A Grubu 1. – B Grubu 2.

12.00 B Grubu 1. – A Grubu 2.

14.00 C Grubu 1. – D. Grubu 2.

16.00 D Grubu 1. – C Grubu 2.

ÜÇÜNCÜ GÜN İLK 3 SONUÇ

5 Şubat 2026 Perşembe

Havran Belediye 70-65 Kestel Belediye 1952

Kardeş Spor 33–57 Galatasaray

Başakşehir Belediyesi 72-30 Batı Marmara

İKİNCİ GÜN SONUÇLARI

4 Şubat 2026 Çarşamba

Sakarya Basketbol Ada 35-58 Oksijen Spor

Biga Gelişim 44-56 İzmit Zirve

Çerkezköy Belediye 60-46 Havran Belediye

Kocaeli Basket 59–29 Kardeş Spor

 Arka Spor 52-50 Başakşehir Belediyesi

Edirne DSI 41-53 Batı Marmara

İLK GÜN SONUÇLARI

3 Şubat 2026 Salı

Başakşehir Belediyesi 88-18 Edirne DSI

Batı Marmara 32-62 Arka Spor

Oksijen Spor 72-62  Biga Gelişim

İzmit Zirve 56-42 Sakarya Basketbol Ada

Kestel Belediye 1952 65-62 Çerkezköy Belediye

Galatasaray 65-58 Kocaeli Basket

Üniversiteli kadınlardan konser

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Edirne Şubesi, Türk Müziği Kadın korosu, önümüzdeki günlerde “Sevda Bahçeleri” adını verdikleri konsere hazırlanıyor.

Prof. Dr. Levent Öztürk yönetiminde 10 Şubat akşamı saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserle TÜKD Türk Müziği Kadın Korosu, izleyiciyle buluşacak.


TÜKD Edirne Şube Başkanı Vildan Yazıcı, Salı akşamı, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salonunda gerçekleşecek olan konsere tüm Türk Müziği sevenlerin davetli olduğunu belirtti. ‘Sevda Bahçeleri’ adlı konserde, topluluk sevilen Türk Müziği eserlerini icra edecek.