

Makedon Kulesi’nde ‘geri sayım’
Olgay GÜLER
Edirne’de geçmişi milattan önce 137’ye dayanan, Osmanlı döneminde saat kulesi olarak kullanılan Makedon Kulesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan restorasyon çalışmalarında sona gelindi.
Osmanlı İmparatorluğu’na 88 yıl başkentlik yapan Edirne’nin simgelerinden, Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırılan ve Osmanlı’da saat kulesi olarak kullanılan Makedon Kulesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021 yılının Aralık ayında restorasyona alındı. Restorasyonla eş zamanlı olarak kulenin çevresinde arkeolojik kazı çalışmaları yapıldı. Bahçesinde Roma ve Bizans dönemine ait tarihi yapılar da bulunan alan bir yandan arkeopark olarak düzenlenirken, tarihi yapıysa müze haline getirildi. Yerden 48 metre yükseklikteki yapının en üst katının seyir terası olarak ziyarete açılması planlanırken, Edirne Valisi Yunus Sezer çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
‘MAYIS AYI İÇİNDE BİTİRİLECEK’
Vali Sezer, Makedon Kulesi’ndeki çalışmaları bitirip, 21 Mayıs – 28 Haziran tarihleri arasındaki Edirne Bienali’ne hazır hale getirmeyi planladıklarını söyledi. Kulenin, Edirne’nin en eski yapılarından birisi olduğunu kaydeden Vali Sezer, “Edirne’nin en önemli mihenk taşlarından, tarih yapılarından bir tanesi. Yaklaşık 4 yıldır süren bir restorasyon çalışması var. Biliyorsunuz kule buradaki sus gözetleme kulelerinden bir tanesi ve çok eski döneme dayanıyor. Galata Kulesi’nden eski bir tarihi var, Milattan Sonra 137’ye dayanıyor ve buranın restorasyonu ve içerisinde bulunduğumuz hem Roma dönemine, hem Bizans, hem de Osmanlı dönemine ait, hatta üzerinde Cumhuriyet dönemine ait katmanların bulunduğu alanla beraber, gezi alanlarıyla beraber inşallah mayıs ayının içerisinde buranın bitirilerek Edirne Bianeli’ne burayı yetiştirmeyi çalışıyoruz. Hem ziyaretçilerimize açacağız, hem de burada çeşitli aktivitelerin yapıldığı bir alan oluşturulacak” dedi.
‘MÜZE VE SEYİR ALANI OLUŞTURULACAK’
Kulenin hem müze, hem de seyir terası olarak kullanılacağını belirten Vali Sezer, “Edirne’miz açısından çok önemli bir eser. Aynı zamanda tarihi de ışık tutacak bir Osmanlı döneminde saat kulesi olarak kullanılmış bir eser. İnşallah hayırlı olur diye temenni ediyorum. Alt katmanlarında tabii buranın yapılışı ve diğer hususlarla ilgili bir tür müze gibi gezi alanları oluşturulacak. En üst katta da seyir alanı oluşturulacak. Belki kafe olarak da kullanılabileceği bir alan oluşturmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
Köylüden bentonit ocağına hayır!
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Hasköy, Şehitler ve Işıklı köylerinde kurulması planlanan bentonit ocağına yönelik tepkiler büyüyor. Bölge halkı, projeye karşı sadece üç gün içinde 310’u aşkın itiraz dilekçesi toplayarak Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etti.
Şehitler Köyü Muhtarı Adem Dağlı tarafından üst yazıyla sunulan dilekçelerde, projenin hem çevresel hem de sosyo-ekonomik açıdan ciddi riskler barındırdığı vurgulandı. Köylüler, Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) eksik, hatalı ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek iptal edilmesini ya da proje için “ÇED Gereklidir” kararı verilmesini talep etti.
“Tarım alanları ve su kaynakları tehlikede”
İtiraz dilekçelerinde, planlanan maden sahasının bölge halkının temel geçim kaynağı olan tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Projenin uygulanması halinde tarım arazilerinin zarar göreceği, sulama sistemlerinin risk altına gireceği ve yer altı ile yer üstü su kaynaklarının kirlenebileceği kaydedildi.
Ayrıca taşınacak malzemenin tarım alanlarından geçecek olması nedeniyle ürün kayıpları yaşanabileceği, arıcılık faaliyetlerinin sona erebileceği ve pasa atıklarının tarım arazilerini işlevsiz hale getirebileceği dile getirildi.
“Doğal sit alanı ve orman varlığı göz ardı edildi”
Dilekçelerde proje alanının önemli bir bölümünün doğal sit statüsünde olduğu, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve orman sahalarını kapsadığına dikkat çekildi. Buna rağmen PTD’de biyolojik çeşitlilik verilerinin sahaya dayalı olmadığı, endemik türlere ilişkin yeterli inceleme yapılmadığı belirtildi.
Köylüler, ekosistem kaybının dosyada olduğundan daha küçük gösterildiğini savunarak, orman örtüsünün tahribatının karbon yutak alanlarını da ortadan kaldıracağı uyarısında bulundu.
“Kümülatif etki ve yaşam kalitesi hesaba katılmadı”
Projenin çevresel etkilerinin yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirildiği, oysa bölgedeki mevcut tarımsal faaliyetlerle birlikte oluşacak toplam etkinin hesaplanmadığı ifade edildi. Toz, gürültü ve yoğun araç trafiğinin köy yaşamını olumsuz etkileyeceği, nakliye güzergâhlarının yerleşim alanlarından geçmesinin ciddi sorunlar yaratacağı belirtildi.
“Göç yolu üzerindeki kuşlar da risk altında”
Proje sahasının kuş göç yolu üzerinde bulunduğu ve göç dönemlerinde dinlenme alanı olarak kullanıldığına dikkat çekilen itirazlarda, bu durumun da yeterince değerlendirilmediği vurgulandı.
Anayasal hak vurgusu
Şehitler Köyü Muhtarlığı’nın İl Müdürlüğü’ne sunduğu üst yazıda ise Anayasa’nın 56. maddesine atıf yapılarak, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” hükmü hatırlatıldı. Bölge halkı, ekolojik dengenin korunması ve kamu yararı gözetilerek projenin durdurulmasını istedi.
Talep: “ÇED Gereklidir” kararı verilsin
Köylüler, mevcut haliyle bilimsel ve teknik yeterliliğe sahip olmadığını belirttikleri Proje Tanıtım Dosyası’nın iptal edilmesini ya da kapsamlı bir çevresel etki değerlendirme süreci işletilmesi için “ÇED Gereklidir” kararı verilmesini talep etti.
Üç kuruma da dilekçe
Bu arada itiraz dilekçelerinin Edirne “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne teslim edildiği gün Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Edirne 11. DSİ Bölge Müdürlüğü ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne de proje ile ilgili uygun kurum görüşü bildirmemeleri için dilekçeler verildi. Söz konusu dilekçelerde özetle şöyle denildi:
“Bu proje hayata geçirildiği takdirde; Boru hatlarının geçiş güzergahları ve patlatma/kazı faaliyetlerinin bu hatlara vereceği yapısal zararlar dosyada teknik olarak analiz edilmediği, Sulama suyunun bentonit tozu ile kirlenmesi riski (sedimantasyon) göz ardı edildiği, Planlanan proje alanının büyük bir bölümü tarıma elverişli sahalar içinde yer aldığı, İşleme tesislerine taşınacak olan malzemenin mevcut tarım arazilerinin içinden geçmesi sonucu mahsullere zarar vereceği, Arıcılık faaliyetlerini yok edeceği, Mevcut alanlardaki yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kirleteceği dikkate alınmadığı, Oluşacak pasa atıklarının tarım arazilerinde depolanacağı ve bu alanlardaki tarım arazilerinin vasıflarını kaybedeceği açıktır.
Bu nedenlerle projenin durdurulması ve iptal edilmesi için projeden doğrudan etkilenecek köylerden topladığımız 310 adet itiraz dilekçesi Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne teslim edilmiştir.
Yöre halkı olarak bu projeye rızamız yoktur. Kurum görüşünüzde bu durumun dikkate alınmasını arz ederiz.”
Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
HASAN DİZ VEFAT ETTİ
Emlak Bankası’ndan emekli Hasan Diz, vefat etti. Merhum emekli öğretmen Saliha Diz’in eşi, merhum Erdal Diz ve Ergül Kapancı’nın babaları, Coşkun Kapancı’nın kayınpederi, İlkim Çakır ve Oğulcan Kapancı’nın dedeleri Hasan Diz için dün Mevlana Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hasan Diz’in cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
NURCAN GÜLLÜ VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Nurcan Güllü, vefat etti.
Merhum Raşit ve Gülseren Güllü’nün kızları, Nurten Güllü, Nursel Yeşil ve Aysel Balgalmış’ın ablaları Nurcan Güllü için dün Bademlik Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nurcan Güllü’nün cenazesi Bademlik Mezarlığı’na defnedildi.
TÜ’de voleybol coşkusu
Trakya Üniversitesi tarafından düzenlenen Birimler Arası Voleybol Turnuvası’nın final etabı, Ayşekadın Yerleşkesi Spor Salonu’nda büyük bir heyecana sahne oldu. Üniversite birimlerinin kıyasıya mücadele ettiği turnuva, sporseverlerin yoğun ilgisiyle tamamlandı.
Final karşılaşmalarında takımlar, ortaya koydukları mücadele gücü ve takım ruhuyla dikkat çekti. Şampiyonluk mücadelesinde T.Ü. Balkan Akademi ile T.Ü. Aile Hekimliği karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan final karşılaşmasının ardından T.Ü. Balkan Akademi şampiyonluğa ulaşırken, T.Ü. Aile Hekimliği turnuvayı ikinci sırada tamamladı.
Üçüncülük mücadelesinde ise Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Uzunköprü Meslek Yüksekokulu karşı karşıya gelirken, sahadan galip ayrılan Tıp Fakültesi Dekanlığı turnuvayı üçüncü sırada tamamladı.
Final müsabakalarının ardından dereceye giren takımlara ödülleri Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, Genel Sekreter Yardımcıları Doç. Dr. Ali İhsan Meşe ve Nurdan Cankaya, Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın tarafından takdim edildi.
Yapay zekâ, veri ve gelecek aynı sahnede
Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Dijital Pazarlama Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen Dijital Pazarlama Zirvesi, 5 Mayıs 2026 tarihinde Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Bölgedeki en kapsamlı dijital pazarlama etkinliklerinden biri olma özelliği taşıyan zirve; üniversite öğrencilerini, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek, pazarlama dünyasının bugünü ve geleceğini odağına alıyor.
Zirve, yalnızca Trakya Üniversitesi öğrencilerine değil; bölgedeki diğer üniversitelerden öğrencilere, lise öğrencilerine ve dijital dünyaya ilgi duyan herkese ücretsiz ve açık olarak düzenleniyor.
Sektörün Önde Gelen İsimleri Aynı Sahnede
Zirvede, Türkiye’nin önde gelen markalarından, ajanslarından ve medya kuruluşlarından deneyimli isimler katılımcılarla buluşacak.
Etkinlikte yer alacak konuşmacılar ve oturum başlıkları şu şekilde:
Günseli Özen (Marketing Türkiye) – Yapay Zekâ Çağında Kariyer
Gözde Elönü (English Home) – Dijital Pazarlamada Herkes Reklam Veriyor… Peki Kim Kazanıyor ve Siz Bu Oyuna Nasıl Girersiniz?
Baturay Elönü (Sosyal Medya Kampüsü) – İnsan Zekâsı vs AI
Doğuş Uçar – Yaşayan Bir Sektörde Dinamik Kalmak
Erkam Mısır (Socialfamous Influencer Marketing Agency) – Influencer Marketing’in Evrimi: Creator Economy
Kadir Kadıoğlu (LC Waikiki) – Dijital Pazarlama ve Yapay Zekâ Uygulamaları Kullanımı
Özge Dincel & Ecenur Biçer (Türk Telekom) – Dijital Pazarlamada Performans ve Veri Kullanımı
Ulvi Acar (Yataş) – Seçim senin… peki karar?
Hasan Erol (Kuveyt Türk) – Sınırlar İçinde Sınırsız İletişim Yapay Zekâdan Influencer Ekonomisine: Dijitalin Tüm Dinamikleri Zirvede
Zirve kapsamında ele alınacak başlıklar; yapay zekânın pazarlamaya etkisinden veri odaklı performans yönetimine, influencer ekonomisinden tüketici karar süreçlerine kadar dijital dünyanın en güncel konularını kapsıyor.
Katılımcılar, hızla dönüşen pazarlama dünyasında: Yapay zekânın kariyerlere etkisini, Markaların rekabet stratejilerini, Veri ve performans odaklı pazarlama yaklaşımlarını, Creator economy ve influencer marketing dönüşümünü, Tüketici davranışlarını ve karar süreçlerini doğrudan sektör profesyonellerinden dinleme fırsatı bulacak.
Zirve Kapsamında Ödül Töreni de Düzenlenecek
Dijital Pazarlama Zirvesi kapsamında ayrıca farklı kategorilerde ödüllerin verileceği bir tören de gerçekleştirilecek.
Zirve ödül kategorileri arasında: Sabahların En Sevilen Radyo Programcısı, Yılın En Duygusal Sesi, Ekranın Yükselen Oyuncu Çifti, Ekranın Parlayan Yıldız Ödülü, Sosyal Medyanın En Samimi Yüzü yer alıyor.
Amaç: Öğrencileri Sektörle Buluşturmak
Dijital Pazarlama Zirvesi’nin temel amacı; öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurmasını sağlamak, gerçek deneyimleri dinleyerek kariyer yolculuklarına katkı sunmak ve pazarlama dünyasına dair farkındalık oluşturmak.
Etkinlik, katılımcılara yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir networking ortamı da sunacak.
Kayıtlar Ücretsiz Olarak Devam Ediyor
Dijital pazarlamaya ilgi duyan herkesin katılımına açık olan zirve için kayıtlar ücretsiz olarak devam ediyor.
Etkinlik programı ve detaylı bilgilere https://dijitalpazarlamazirvesi.com/ üzerinden ulaşılabiliyor. Ücretsiz biletlere de Biletimgo’dan ulaşılabiliyor.
Pedallar dostluk için dönecek
İsmail DEMİRAY
Avrupa Günü 23. Uluslararası Bisiklet Turu ve 12.Uluslararası Edirne Bisiklet Festivali 17 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek.
Edirne Doğa Sporları Spor Kulübü’nden (EDOSK) yapılan açıklamada, Oristeada’da düzenlenen toplantıda Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’dan bisikletçilerin katılımıyla gerçekleşecek olan “Üç Ülke Turu” için belediye düzeyinde tam destek sağlandığı belirtilerek şunlara yer verildi:
“15 Nisan 2026 tarihinde, sporun birleştirici gücü adına sınır komşularımızla bir araya gelerek tarihi bir görüşme gerçekleştirdik. Edirne Doğa Sporları Spor Kulübü olarak, başkanımız Sezgin Kondal ve başkan yardımcımız Kutlu Kağan Bayrak önderliğinde, 17 Mayıs’ta düzenlenecek olan dev organizasyonun detaylarını masaya yatırdık.
Ortak Gelecek İçin Güç Birliği
Toplantıda, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’dan bisikletçilerin katılımıyla gerçekleşecek olan Üç Ülke Turu için belediye düzeyinde tam destek sağlandı.
Edirne Belediyesi’nin desteği ve işbirliği ile şehrimizde keyifli bir organizasyon yapılacak.
Görüşmeye katılan isimler:
Oristeada: Belediye Başkanı Adamantios Papadipoulos ve Turizmden Sorumlu Başkan Yardımcısı Athanasios Dobas.
Edirne: Edirne Belediyesi Kültür Müdürü Tayfun Zafer ve Yardımcısı Erkan Erdal.
Svelingrad: Svelingrad Belediyesi Spor ve Kültür Dairesi Başkanı Anton Penchev Stoyanov ve Yardımcısı Tanya Kostadinova Kostadinova.
Spor: En Güçlü Dostluk Köprüsü
Üç şehrin belediye başkanlarının aynı turda buluşacak olması, bölgedeki komşuluk ilişkilerinin ne kadar güçlü olduğunu simgeliyor. Samimi bir atmosferde geçen toplantı, karşılıklı hediyeleşmelerin ardından ‘sporun bir dostluk köprüsü olduğu’ vurgusuyla sona erdi.
Bizleri büyük bir güler yüz ve misafirperverlikle ağırlayan Oristeada Belediye Başkanı Sayın Adamantios Papadopoulos ve Sayın Athanasios Dobas’a en içten şükranlarımızı sunarız.
17.05.2026 tarihinde pedalların dostluk için döneceği bu büyük günde buluşmak dileğiyle.”
BAL’da play-off tarihleri belli oldu
Bölgesel Amatör Lig’den Nesine 3. Lig’e çıkacak takımların belirleneceği 2025-2026 Sezonu Bölgesel Amatör Lig (BAL) play-off takvimi belirlendi.
Yeni sistemde gruplarında ilk 5 sırada yer alan takımların mücadele edeceği play-off’lar, 9 Mayıs’ta başlayacak ve 24 Mayıs’ta sona erecek.
Tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off’lar sonunda başarılı olan 5 takım, gelecek sezon Nesine 3. Lig’de mücadele edecek. BAL play-off final kura çekimi ile müsabakalarının oynanacağı il merkezleri ve stadyumlar için bilgilendirmeler yapılacaktır.
Play-off müsabaka tarihleri
1. tur play-off: 09 Mayıs 2026
2. tur play-off : 13 Mayıs 2026
3. tur play-Off : 17 Mayıs 2026
Play-off final tarihleri: 22-23-24 Mayıs
BAL’DA SON HAFTA
Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü ligin son haftasında 3 Mayıs Pazar günü 10. Grup’ta 2 puanla son sırada bulunan Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. ile deplasmanda karşılaşırken, Uzunköprüspor da hem sezon hem de Bölgesel Amatör Lig’deki son maçında ikinci sıradaki grubun güçlü ekibi İstanbul Beylikdüzüspor’u ağırlayacak.
Uzunköprüspor – İstanbul Beylikdüzüspor
Ergene Velimeşe Spor – İFA
Çatalcaspor – Vefa Spor Kulübü
Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. – Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü
Levent Futbol Spor Kulübü – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
Tekirdağspor – Küçükçekmece Spor
Bigaspor – Kapaklıspor
HERKES İŞÇİ
Yarın İşçi Sınıfının evrensel günü. Senede bir gün işçi sınıfı, hikayesini unutmamak adına anma yapacak, bayram edecek. Üzülecek veya kazandıklarını anımsayacak, kazanacakları uğruna ant içecek.
1 Mayıs; işçinin emekçinin bayramı. Bir uyanış günü. Birlikte olmanın emeğine nasıl değer kattığını dosta düşmana gösterme günü.
1 Mayıs; olmaması gereken “Çocuk işçi” tanımının acı gerçeğini yaşadığımız gün. Daha geçen hafta“oynaya oynaya gelin çocuklar” diye mutluluklar vaat ettiğimiz gün iken bugün çocuklarımızın emekçi olduğu gün. Daha dün “ele ele verin çocuklar” diye bir ve birlikte olmalarını öğütlediğimiz gün. Milyonlarca çocuk işçinin olduğu gerçeğini yaşadığımız gün. Ölümlerin dahi gizlendiği ülkemizde maalesef gizlenemeyen çocuk işçi ölümlerini yaşadığımız gün. Ölümler o kadar çok ki, 2025 yılında çalışırken hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı en az 94 olarak raporlara girmiş.
Çocukların büyüyüp genç olduğu zaman ani üretimde olması gerekenlerine işsiz olduğu ve iş bulanların da mutsuz olduğu bir ülkedeyiz. Sosyal devlette olmaması gereken bir diğer tanım “işsiz genç” tanımıdır. Çocukların ucuz emekçi olarak çalıştırıldığı ülkemizde gençler işsizdir. Diplomalı işsizler ordusu her gün büyümektedir. 2025 yılında genç işsizlik oranı TÜİK verilerine göre yaklaşık %15,8 seviyelerinde. Genç kadınlar ise her zaman olduğu gibi daha fazla işsiz; %24,4 dolayında.
Bir başka olmaması gereken tanım da “emekli işçi” tanımı.Bir iş kolunda onlarca yıl çalışıp emekli olmuş 17 milyon insan maalesef geçinemiyor ve iş arıyor. Onlarca yıl çalışan, emekli olunca ilgi alanlarına uygun etkinlikleri, geziler yapmayı, hobileri ile mutlu olmayı düşünen milyonlarca emeklinin iş aradığı gerçeğini yaşıyoruz.
Bu tanımların yanında “işçi ölümleri” en büyük acıyı yaşatıyor hepimize. İş kazalarında artış. 2023’te 1932 ve 2024’te 1897 işçi iken2025 yılında 94’ü çocuk 2.105 olmuş. Artık bunlar iş kazası değil iş cinayetidir. 2025 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin önemli bir bölümünü 50 yaş ve üzeri emekçiler.
Bu tanımlarla birlikte bir de “kadın işçi” tanımı var. İş kolunun cinsiyeti olmadığı gibi emeğin de cinsiyeti olmuyor. Ama yoksulluğu daha çok hisseden kadın, daha düşük ücretle çalışma seçeneğini kullanmak zorunda kalabiliyor.
1 Mayıs sadece kentlerde çalışanların günü değildir. Sanayi, hizmetler veya başka bir alanda çalışanın günü olduğu kadar kırsal alandaki emekçinin de günüdür. “Tarım işçisi” konumuna getirilmiş köylüler artık aile işletmesi olarak kendi işinin patronu değildir.
Ve en acısı iş cinayetlerinde ölenlerin %97’si sendikasız. Beğensek de beğenmesek de sendikalı olmak örgütlenmeye ilk adımdır. Birlikte olabilmenin, dayanışmanın, insani duygularımızın ve emekçi dünyasının acı gerçeğine karşı direnmenin ilk adımıdır. 1 Mayıslar bu gerçekleri görebilmemizi sağlayan gündür.
Bu durum bize bir kez daha gösteriyor ki; emeği ile yaşama katılan herkes hiçbir etnik, inanç veya cinsiyet ayrımı yapmadan hepimiz işçiyiz, emekçiyiz. Safımızı da tarafımız da budur ve bu bir yaşam kavgası ise sınırları aşan bir anlayış ile birlikte olacaktır, olmalıdır.
1Mayıs bizi çağırıyor. Emek savunusunda hayata emekçi gözüyle bakış ve en önemlisi sınıf çelişkisini anlamamız gerekiyor. Bu birliktelik bizi eşitliğe, özgürlüğe, dayanışmaya çağırıyor. Sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünya mücadelesi bizi bekliyor.
1 Mayıs’ta meydanları doldurmamız gerekiyor. Meydanlarda işçi sınıfının gür sesini yükseltmeliyiz. Her 1 Mayıs önemlidir ama bu yıl farklı; çok despot bir iktidarla karşı karşıyayız. Onları göndermeliyiz ve işçi sınıfının aydınlık günlerine doğru adım adım yürümeliyiz. Bu kararlılık ile işçi ve emekçi önce hırsızdan ve gaspçıdan sandıkta hesap soracak ve bu talan iktidarının sonunu getirecektir.
Emeğiyle üreten, alın teriyle yaşayan işçilerimiz, emekçilerimiz, çalışanlarımız ile birlikte alanlarda buluşmak dileğiyle, 1 Mayıs kutlu olsun.