Eğitim-İş’ten Kadınlar Günü mesajı

Eğitim-İş Edirne Şubesi Basın yayın Sekreteri Deniz Tetik, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayınladı.

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil; emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir” diyen Tetik, şunları paylaştı:

Bugün, özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı yapısal sorunların görünür kılınması ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanması açısından kritik bir eşiktir.

Türkiye’de kamusal çalışma yaşamı, uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılmakta; güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışı kalıcı hale getirilmektedir. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesim ise kadın emekçilerdir. Kadınlar kamuda hem emekleri üzerinden sömürülmekte hem de toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla sistematik biçimde ikincilleştirilmektedir.

Kadın kamu emekçileri, aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların sorumluluğuna bırakılması, kamuda çalışan kadınları çifte yük altında ezmektedir. Bu durum bireysel tercihlerle değil, bilinçli sosyal ve ekonomik politikalarla üretilmektedir.

Öte yandan kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte artması, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını göstermektedir. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesi aynı siyasal zihniyetin ürünüdür.

Eğitim-İş Sendikası açısından 8 Mart, kadınların yalnızca “temsil” edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesidir. Sendikal mücadelenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alması mümkün değildir. Eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamları sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemez.

Kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadele, sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadele aynı zamanda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin savunusudur.

Eğitim-İş olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunuyoruz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanmasını ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanmasını talep ediyoruz.

8 Mart, kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günüdür. Eğitim-İş, emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye; kamuda ve toplumda bu eşitsiz düzeni değiştirme kararlılığını sürdürmeye devam edecektir.

Emekçi kadınların örgütlü mücadelesi, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun özgürleşmesinin ön koşuludur.
[15:56, 07.03.2026] +90 505 597 52 41: Eğitim-İş Edirne Şubesi olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü basın açıklamamız, Eğitim-İş Edirne Şubesi Basın yayın Sekreteri DENİZ TETİK adına yayınlarsanız sevinirim, teşekkürler

Ofis ve konutlarda akustik düzenleme: Panel ve ahşap delikli panel seçenekleri

Mekanlarda gürültü ve yankı sorunu, hem konfor hem de iş verimliliği açısından önem taşıyor. Özellikle açık ofisler, toplantı odaları, restoranlar ve eğitim mekânlarında sesin kontrol altına alınması, kullanıcı deneyimini doğrudan etkiliyor. Bu noktada akustik panel uygulamaları, hem ses yutma hem de mekân estetiği açısından sık tercih edilen çözümler arasında yer alıyor.

Akustik panel çeşitleri, malzeme ve yüzey yapısına göre farklılaşıyor. Kumaş kaplı paneller, ofis ve otel projelerinde sık kullanılırken; ahşap görünümlü veya ahşap delikli panel modelleri, daha sıcak ve doğal bir görünüm arayan mekânlarda tercih ediliyor. Ahşap delikli panel, hem ses yutma performansı hem de dekoratif bir duvar veya tavan kaplaması olarak kullanılabiliyor. Delik çapı ve aralığı, akustik performansı etkileyen parametreler arasında sayılıyor.

Yüksek tavanlı veya geniş hacimli mekânlarda akustik baffle panel uygulamaları da yaygın. Tavandan sarkıtılan bu paneller, sesin yukarı doğru yansımasını azaltarak yankıyı düşürüyor. Fabrika, depo, spor salonu ve büyük ofis alanlarında baffle panel çözümleri sık görülüyor. Hem teknik hem de görsel olarak mekâna uyum sağlayacak renk ve boyut seçenekleri sunulabiliyor.

Türkiye’de akustik malzeme üretimi ve uygulama projeleri yapan firmalar, farklı ihtiyaçlara yönelik ürün gamı sunuyor. Tasarimakustik.com, akustik panel, akustik baffle panel ve delikli duvar paneli gibi ürünlerle bu alanda hizmet veren adreslerden biri olarak biliniyor. Proje öncesi mekân analizi ve doğru ürün seçimi, istenen akustik performansın elde edilmesi için önemli görülüyor.

Uzmanlar, akustik düzenlemede yalnızca malzeme seçiminin değil, montaj detayları ve mekândaki diğer yüzeylerin de hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Ahşap delikli panel veya baffle panel gibi çözümler, doğru konumlandırıldığında hem estetik hem işlevsel bir sonuç verebiliyor. Özellikle ofis ve konut projelerinde ses konforunun baştan planlanması, sonradan yapılacak müdahalelere göre daha verimli ve ekonomik olabiliyor.

Meme Büyütme (Augmentasyon Mamoplasti) Nedir?

Meme büyütme ameliyatı, göğüslerin hacmini artırmak, şeklini düzeltmek veya asimetrik görünümleri dengelemek amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir. En sık kullanılan yöntem, silikon implantlar ile meme hacminin artırılmasıdır. Bunun yanı sıra bazı durumlarda hastanın kendi vücut yağından da (yağ enjeksiyonu) faydalanılabilir.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) Nedir?

Göz kapağı ameliyatı, alt veya üst göz kapaklarındaki sarkma, torbalanma, fazla deri ve yağ birikimini düzeltmek amacıyla uygulanan cerrahi bir işlemdir. Blefaroplasti olarak da bilinen bu operasyon, hem estetik hem de fonksiyonel nedenlerle yapılabilir.

Liposuction (Yağ Alma) Nedir?

Liposuction, vücudun belirli bölgelerindeki inatçı yağ birikimlerinin özel kanüller ve vakum cihazları yardımıyla alınması işlemidir. Kilo verme yöntemi değil, vücut kontürünü düzeltmeye yönelik bir şekillendirme operasyonudur.

Bu Üç Estetik İşlem Nasıl Birbirini Tamamlar?

Meme büyütme, göz kapağı estetiği ve liposuction, farklı bölgelere uygulanıyor gibi görünse de aslında estetik bütünlük açısından birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Vücudu bir bütün olarak düşündüğümüzde, tek bir bölgenin estetik olarak iyileştirilmesi, diğer bölgelerdeki uyumsuzlukları daha belirgin hale getirebilir. Bu nedenle birçok kişi birden fazla bölge için kombine estetik çözümlere yönelmektedir.

Estetik Müdahale Kararı Kişisel Bir Süreçtir

Estetik cerrahinin temel amacı, bireyin kendini iyi hissetmesi, aynaya baktığında mutlu olmasıdır. Her bireyin ihtiyaçları, beklentileri ve fiziksel özellikleri farklıdır. Bu nedenle:

Kimi kişi sadece göz kapaklarını aldırmak isterken,

Kimisi vücut hatlarını şekillendirmeyi,

Kimisi ise daha feminen bir silüet için meme büyütmeyi tercih edebilir.

Bu süreçte en önemli adım, alanında uzman bir plastik cerrah ile görüşmek, beklentileri açıkça ifade etmek ve kişinin sağlık durumu doğrultusunda en uygun planı oluşturmaktır.

Kombine Estetik Uygulamalar Güvenli Midir?

Meme büyütme, liposuction ve göz kapağı ameliyatı gibi işlemler genellikle ayrı ayrı yapılabilir, ancak cerrahın değerlendirmesi ve hastanın sağlık durumu uygun olduğunda bu işlemler aynı seansta da gerçekleştirilebilir. Bu hem toparlanma süresini kısaltır hem de genel iyileşme sürecinde zaman tasarrufu sağlar.

Ancak her işlemde olduğu gibi burada da detaylı sağlık değerlendirmesi, ameliyat öncesi tetkikler ve iyileşme sürecine uygun bilgilendirme yapılmalıdır.

Meme büyütme ameliyatı sonrası doğal bir görünüm elde edilir mi?

Evet. Uygun implant seçimi, cerrahın tecrübesi ve vücut yapısına uygun planlama ile doğal ve estetik bir görünüm elde edilebilir.

Göz kapağı estetiği sadece yaşlılar için midir?

Hayır. Genetik olarak göz kapağında sarkma yaşayan genç bireyler de bu ameliyatı yaptırabilir. Fonksiyonel ve estetik nedenlerle her yaş grubuna uygulanabilir.

Liposuction ile kaç kilo verilir?

Liposuction kilo verme yöntemi değildir. Genellikle 2–4 litre arasında yağ alınabilir, ancak hedef vücut şekillendirmektir, zayıflatmak değil.

Aynı anda meme büyütme ve liposuction yapılabilir mi?

Evet. Uygun hastalarda kombine estetik işlemler hem zaman hem de maliyet açısından avantaj sağlayabilir. Bu karar, cerrahın değerlendirmesiyle alınır.

Göz kapağı ameliyatı sonrası iz kalır mı?

İzler genellikle göz kapağının doğal katlanma çizgisine denk geldiği için zamanla belirsizleşir. Estetik dikiş teknikleriyle iz minimuma indirilir.

Liposuction sonrası tekrar yağlanma olur mu?

Alınan yağ hücreleri geri gelmez, ancak hasta yaşam tarzına dikkat etmezse kalan hücrelerde hacim artışı olabilir. Dengeli beslenme ve egzersiz önemlidir.

Meme büyütme sonrası emzirmek mümkün mü?

Evet. Doğru teknikle yapılan ameliyatlarda süt kanallarına zarar verilmediği sürece emzirme fonksiyonu korunur.

Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılabilir mi?

Evet. Üst göz kapağı ameliyatı genellikle lokal anestezi ile, alt kapak ise çoğu zaman sedasyon veya genel anestezi ile yapılır.

Estetik ameliyat sonrası iyileşme süreci ne kadar sürer?

Her işlem için farklılık gösterir. Göz kapağı estetiğinde ortalama 7–10 gün, meme büyütme ve liposuction işlemlerinde ise 2–4 hafta arasında tam iyileşme sağlanır.

Lazer Epilasyon Nedir ve Nasıl Çalışır?

Lazer epilasyon, kıl köklerini ışık enerjisi yoluyla zayıflatan ve yok eden bir prosedürdür. Sonuç, kullanılan cihaz tipine, kıl yapısına ve cilt tonuna bağlıdır. Doğru cihazla ve uygun seans aralıklarında uygulandığında, tüy azalması uzun vadeli bir hedeftir.
Açık tenli ve koyu kıl yapısına sahip kişiler için Alexandrite Lazer en iyi seçimdir.
Diode Lazer, kalın ve derin yerleşimli kıllarda etkilidir ve çok çeşitli cilt türlerinde kullanılabilir.
Nd:YAG Lazer, koyu tenli kişiler için idealdir ve damarsal yapılarda da kullanılabilir.
Buz Lazer: Soğutma sistemi, acısız ve konforlu seanslar sağlar.

Sarıyer Lazer Epilasyon: Doğal Ortamda Estetik Konfor

İstanbul’un kuzeyinde, doğayla iç içe bir yaşam alanı sunan Sarıyer lazer epilasyon hizmetinde de farklılaşıyor. Tarabya, Zekeriyaköy, İstinye gibi bölgelerdeki butik güzellik merkezleri, kişiye özel hizmet anlayışıyla dikkat çekiyor. Kalabalıktan uzak, sakin bir ortamda lazer epilasyon yaptırmak isteyenler için ideal bir tercih sunan Sarıyer’de, genellikle Buz Lazer ve Alexandrite gibi modern cihazlar kullanılıyor.

Sarıyer’deki merkezler, doğallıkla estetiği birleştirmek isteyenlere hem rahat ulaşım hem de kaliteli hizmet sağlıyor. Özellikle özel aracı olan kullanıcılar için ulaşım oldukça pratik.

Beşiktaş Lazer Epilasyon: Şehir Hayatının Kalbinde Pratik ve Ekonomik Çözümler

İstanbul’un en merkezi bölgelerinden biri Beşiktaş. Beşiktaş’taki lazer epilasyon merkezlerinin erişilebilirliği ve çeşitliliği, toplu taşıma olanaklarının bolluğu ve öğrenci yoğunluğundan kaynaklanmaktadır. Her bütçeye uygun merkezler bu bölgede bulunabilir.
Beşiktaş’ta erkek ve kadın lazer epilasyon klinikleri, hızlı hizmetleriyle öne çıkıyor. Dönemsel kampanyalar, öğrenci indirimleri ve paket seçenekleri dahil olmak üzere uygun fiyatlı alternatifler de mevcuttur. Diode ve Alexandrite teknolojileri en yaygın sistemlerdir.

Levent Lazer Epilasyon: Lüks ve Teknolojinin Buluştuğu Nokta

İş dünyasının merkezi olarak bilinen Levent, profesyonel yaşamın yoğun temposunda pratik çözümler arayanlar için yüksek kaliteli lazer epilasyon hizmetleriyle öne çıkıyor. Genellikle plaza çalışanlarına hitap eden klinikler, öğle arası veya iş çıkışı seans imkanı sunarak zaman yönetimi açısından büyük kolaylık sağlıyor.

Levent lazer epilasyon klinikleri genellikle daha üst segment hizmet verir. VIP odalar, son teknoloji cihazlar (özellikle Buz Lazer), uzman estetisyenler ve steril ortamlar sayesinde kullanıcılar kendilerini hem güvende hem de özel hissediyor. Estetik ve hijyenin bir arada sunulduğu bu merkezler, özellikle kaliteden ödün vermek istemeyen bireylerin tercihi oluyor.

Bu Üç Bölge Arasında Seçim Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?

Lazer epilasyon süreci uzun vadelidir. Bu nedenle, kullanılan cihaz teknolojisi, uzman kadrosu ve müşteri memnuniyeti, merkezin konumu kadar önemlidir.
Sarıyer, sakin bir ortamda işlem yapmak isteyenler için mükemmel bir yerdir.
Beşiktaş, öğrenciler ve şehirde uygun fiyatlı seçenekler arayanlar için idealdir.
Levent, yüksek kaliteli hizmet ve konfor arayanlar için uygundur.
Her üç bölgede de iyi hizmet veren birçok merkez vardır, bu yüzden seçim yaparken deneyimi, hijyen koşulları ve kullanılan lazer teknolojilerini düşünmelisiniz.

Seans Süreci ve Sonuçlar

Lazer epilasyon, ortalama altı ila sekiz seans sürer ve başarılı olacaktır. Bu sayı, cilt tipine ve kıl yapısına göre değişebilir. Kılların azalması ilk seanslardan sonra görülebilir, ancak etkili bir etki için düzenli olarak uygulanmalıdır.
Yüz için seanslar dört ila altı hafta sürer, vücut için altı ila sekiz hafta. Her seans, kılların daha seyrek ve zayıf olmasını sağlar.
Lazer Epilasyon Uygulaması Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler: Seanstan 3-4 hafta önce makyaj yapılmalı, bronzlaşmadan kaçınılmalıdır ve cımbız veya ağda gibi tüyler alınmamalıdır. Uygulamadan sonraki 24 saat: Sıcak su, hamam veya sauna gibi ortamlardan uzak durun. Güneşe çıkmadan önce güneş kremi kullanmak çok önemlidir. Lazer epilasyon düzenli olarak uygulandığında, cilt daha uzun süre pürüzsüz ve sağlıklı kalacaktır.

Sarıyer, Beşiktaş ve Levent’te lazer epilasyon fiyatları ne kadar?

Fiyatlar merkeze, kullanılan cihaza ve bölgeye göre değişir. Beşiktaş genellikle daha uygun fiyatlıdır. Levent’teki merkezler ise premium hizmet sundukları için fiyatları daha yüksek olabilir.

Lazer epilasyon kalıcı mı?

Evet, düzenli seanslarla birlikte %85-95 oranında kalıcı tüy azalması sağlar. Ancak hormonal değişiklikler etkileyebilir.

Hangi lazer cihazı daha iyi sonuç verir?

Cilt ve kıl tipine göre değişir. Açık tenli bireylerde Alexandrite, koyu tenlilerde Diode veya Nd:YAG, acısız seanslar isteyenlerde ise Buz Lazer tercih edilir.

Seans aralıkları ne kadar olmalı?

Yüz bölgesinde 4-6 hafta, vücut bölgelerinde 6-8 hafta arasında olmalıdır.

Bu bölgelerdeki merkezler arasında nasıl seçim yapmalıyım?

Kendi yaşam tarzınıza, bütçenize ve beklentinize uygun merkezi seçmelisiniz. Konfor, ulaşım, cihaz kalitesi ve hijyen şartları mutlaka değerlendirilmelidir.

Erkekler de lazer epilasyon yaptırabilir mi?

Evet. Sarıyer, Beşiktaş ve Levent’te birçok merkez erkeklere özel lazer epilasyon hizmeti de sunmaktadır.

Konut hayaline yoksulluk engeli

TOKİ tarafından Süloğlu ilçesinde yapılacak sosyal konutlar için 2022 yıllında çekilen kurada hak kazanan % 80 engelli Mükerrem Akgün 277 bin TL, peşinatı ödeyemeyip hakkını kaybedince oğlu Sadık Akgün isyan etti. Süloğlu’nun Hacıumur köyünde yaşlı ve engelli annesi ile birlikte çok hisseli eski bir evde yaşayan Sadık Akgün, çok zorlu ve sağlıksız koşullarda yaşam savaşı veriyor. Akgün, “Anneme ve bana verilen 8’er bin liradan toplam 16 bin lira engelli yardımı ile yaşamaya çalışıyoruz. Ev denemeyecek, eski ve çok hisseli bir yerde barınıyoruz” dedi.

Yüksek Okul mezunu engelli Sadık Akgün durumunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletmek için bir dilekçe yazarak vilayet bahçesinde açtı. Daha sonra aynı dilekçe pankartla gazetemize geldi.

 ADALET ÖN LİSANS MEZUNU SORUNLAR YUMAĞINDA

Sadık Akgün 79 yaşındaki yüzde 80 engelli annesi Mükerrem Akgün’ü yaşatabilmek ve kötülüklerden korumak adına, kendi psikolojik sıkıntıları ve yüzde 50 engeli nedeniyle çalışamıyor. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Hukuk Bölümü Adalet Ön Lisansa Mezunu olan 55 yaşındaki Sadık Akgün, kimseden sadaka değil destek ve yol gösterici olmalarını beklediklerini belirterek şöyle konuştu.

Engelli anne Mükerrem Akgün’ün sevinci yarım kaldı.

PEŞİNATI ÖDEMEK İÇİN TARLAYI SATAMADIK                                 

“Anneme çıkan sosyal konut hakkını kullanıp konut sahibi olabilmek için annemin 17 dönüm tarlasını satışa çıkardık. Ancak ödenecek peşinat açıklandıktan sonra kısa bir zaman içinde ödeme süresi doldu. Bankaya gidip süre istedim, bana bir gün süre verildi. Ancak bu süre de yeterli olmadı, maalesef  tarlayı da satamadık. Annem hem umutlarını hem ev sahibi olma hakkını kaybetti, 277 bin TL tutarındaki peşinata takılmasının üzüntüsünü yaşıyoruz. Devletin verdiği 16 bin lira ile geçinmeye, ölmemeye çalışıyoruz.

Engelli sağlık raporu

“3 BİN 500 TL İÇİN SAĞLIK RAPORU ALAMADIK”

Geçtiğimiz aylarda köyde yaşadığımız yer, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden gelen görevliler tarafından incelendi. Yoksunluğumuzu, yoksulluğumuzu ve annemin durumunu gördüler. İl Müdürlüğü; anneme ve bana vasi atanması konusunda bir, ‘Sosyal İnceleme’ raporu hazırlayarak adli makamlara sundu. Bunun üzerine ikimiz de jandarma eşliğinde sağlık kontrolüne götürüldük. Ancak rapor için 3 bin 500 lira gerektiği söylenince kontrolü yaptıramayıp köye geri döndük. Kimsesiz, yoksul ve engelli olunca sesimizi kimse duymak istemiyor.”

Roman kadınların sorunlarına mercek

Olgay GÜLER

Edirne Roman Gençlik Derneği tarafından düzenlenen ‘Kadının Sessiz Çığlığı’ etkinliğinde, Roman kadınların yaşadıkları zorluklar ve talepleri masaya yatırıldı.

Derneğin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği etkinlik, bir restoranda gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 Roman kadının katıldığı programda, kadınlar hem yaşadıkları zorlukları anlattı hem de geleceğe dair taleplerini dile getirdi. Kadınların eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal dışlanmaya kadar karşılaştıkları pek çok sorunun konuşulduğu etkinliğe Roman Gençlik Derneği Kadın ve Çocuk Güçlendirme Odaklı Sosyal Program Koordinatorü Nilay Karadeniz ve 29 Ekim Kadınları Derneği Edirne Şube Başkanı Kezban Buyruk ile çok sayıda dernek üyesi de katıldı.

Programda, kadınlar; yoksulluk, erken yaşta evlilik ve günlük hayatta maruz kaldıkları ayrımcılıkla ilgili deneyimlerini paylaştı. Kadınlara ihtiyaç anında başvurulabilecek resmi kurumlar ve destek mekanizmaları hakkında bilgi verilen etkinlik sonunda çözüm önerileri ve talepler kayıt altına alındı. Hazırlanacak raporun, hak temelli politikaların geliştirilmesi amacıyla ilgili kurumlarla paylaşılmasının hedeflendiği belirtildi.

Süloğlu’nun bereketi umudu yeşertti!

Olgay GÜLER

Edirne’de, tarımsal sulama ve içme suyu amaçlı kullanılan Süloğlu Barajı’nda, Aralık ayında yüzde 18’e kadar gerileyen doluluk oranı, Şubat ayında metrekareye düşen 145 kilogramlık yağışla yüzde 96 seviyesine ulaştı.

Yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle son 2 yıldır kuraklık yaşanan Edirne’de, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynakları, kuruma noktasına geldi. Bölgedeki üreticilerin en önemli geçim kaynaklarından ayçiçeği ve buğdayda verim kayıpları yaşanırken, Edirne’nin içme suyunun sağlandığı Süloğlu ve Kayalıköy barajlarında doluluk dip seviyeleri gördü. Vatandaşlar gözünü mevsim yağışlarına çevirdi. Bölgede Aralık ayıyla başlayan sağanak, Ocak ve Şubat aylarında da devam etti. Şubatta metrekareye düşen 145 kilogramlık yağışın ardından Süloğlu Barajı’nda doluluk oranı yüzde 96’ya ulaştı. Barajın taşma seviyesine gelmesi nedeniyle, suyun bir kısmı kontrollü olarak salındı. Barajda yaşanan doluluk başta tarımsal üretimle uğraşanlar olmak üzere vatandaşlar tarafından sevinçle karşılandı.

‘ÜRETİM AÇISINDAN VERİMLİ BİR SEZON OLACAK’

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, bölgedeki son yağışlarla çiftçilerin mutlu olduğunu belirterek, “Bölgemiz son yılların en güzel yağışını aldı. Bu anlamda çiftçilerimiz ve tarımsal üretimle ilgilenen hemşerilerimiz büyük bir mutluluk içerisinde. Süloğlu Barajımız maksimum doluluk seviyesine ulaşmış durumda. Kooperatif başkanımızla da görüştük. Suyun bir dere aracılığıyla Osmanlı’ya kadar uzanan bir hat boyunca salındığını ve doğal akışında ilerlemeye devam ettiğini öğrendik. Biliyorsunuz geçtiğimiz sene bölgemiz adeta bir kuraklıkla imtihan yaşadı. Bölgemizin afet bölgesi ilan edilmesi için yoğun taleplerimiz olmuştu. Çünkü özellikle ayçiçeği üretiminde çok ciddi sıkıntılar yaşadık ve önemli verim kayıpları oldu. Bu yıl ise çok kuvvetli bir ihtimalle bu kayıplar yaşanmayacak ve tarımsal üretim açısından verimli bir sezon olacak” dedi.

‘SUYU TASARRUFLU KULLANMAMIZ GEREKİYOR’

Özellikle kuraklık yaşanan dönemlerin ardından suyun öneminin daha da arttığına dikkat çeken Ilgın, “Daha önce de ifade edildiği gibi artık su çok önemli bir meta haline geldi. Bölgemiz açısından da su son derece kritik bir konu. Suyu, doğru kullanmak çok önemli. Yani suyun olması kadar onu doğru yönetmek ve doğru şekilde kanalize edebilmek tarımsal üretim açısından hayati önem taşıyor. Bu sene çiftçilerimiz, ‘Su çok bol, sulama rahat olur’ diye düşünüyor olabilir. Ancak yine de suyu tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Özellikle bazı ürünlerde damlama sulama sistemlerinin kullanılması son derece önemli. Bahçe işlerinde ve mısır üretiminde damlama sulama tercih edildiği zaman çok ciddi su tasarrufu sağlanacaktır. Şu anda ülkemizdeki tatlı suyun büyük bir kısmı tarımsal sulamada kullanılıyor. Geleneksel dediğimiz salma sulama sisteminde ise su oldukça hoyratça kullanılabiliyor. Bitki ihtiyacından fazla su alabiliyor. Bu hem bitkinin gelişimine zarar veriyor hem de yabancı ot mücadelesinde çiftçinin elini kolunu bağlayan bir durum oluşturuyor. Damlama sulama sisteminde ise yüzde ellilere varan bir verimlilik ve tasarruf sağlanabiliyor. Ayrıca su sadece bitkinin kök bölgesine verildiği için ihtiyaç duyulan noktaya ulaşmış oluyor. Bu da başta yabancı ot kontrolü olmak üzere birçok konuda çiftçimize avantaj sağlıyor” diye konuştu.

‘BARAJ VE GÖLETLERİN ETRAFI AĞAÇLANDIRILMALI’

Ilgın, suyun dikkatli kullanılmasının önemine değinerek, “Uzmanların görüşlerine baktığımız zaman, 2050 yılına kadar su ihtiyacının yüzde 30 artacağı ifade ediliyor. Dolayısıyla suyumuzu hala dikkatli kullanmamız gerekiyor. Barajlarımız doldu, derelerimiz doldu. Biliyorsunuz havalar da ısınmaya başladı. Buharlaşma, suyun kaybına neden olan ciddi bir sorun. Barajlarımızdaki ve göletlerimizdeki suların buharlaşmasını önlemek amacıyla bazı çalışmaların hızlanması gerekiyor. Özellikle doğal yöntemlerle barajlarımızın ve derelerimizin çevresinin ağaçlandırılması bu konuda faydalı olacaktır. Eskiden derelerde sazlıkların bulunmasının nedeni de buydu. Bu sazlıklar buharlaşmayı azaltarak suyun korunmasına yardımcı olur. Bu konuda gerekli çalışmaların yapılması, gelecek yıllarda suyun daha verimli kullanılması açısından oldukça önemlidir” dedi.

‘SUYU YÖNETMEK KRİTİK ÖNEME SAHİP’

Geride kalan sezonlarda yaşanan kuraklığa bakıldığında, ilerleyen ayları kimsenin kestiremediğini, bu nedenle baraj doluluğunun çok önemli olduğunu belirten Ilgın, “İstatistiklere baktığınız zaman böyle bir yağışı uzun süredir almamıştık. Tabii 3 ay sonra ne olacağını bile kestiremiyoruz. Bu açıdan sevindirici bir gelişme. Ancak suya sahip olmak kadar suyu doğru yönetmek de çok kritik bir öneme sahip. Bu yıl ayrıca yağmur sularıyla mücadele etmek zorunda kaldık. Bulgaristan’ın baraj kapaklarını açması sonucunda taşkınlar meydana geldi. Çok ciddi kayıplar olmasa da bazı buğday tarlalarında ve hayvancılık yapan çiftçilerimizde belli zararlar oluştu. Hepsine geçmiş olsun diyoruz. Bu tür taşkınların tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeniimaret’e Kadın Merkezi

Edirne Belediyesi, sosyal belediyecilikten altyapı çalışmalarına, istihdam desteklerinden çevre projelerine kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürürken, Yeniimaret Kadın Merkezi’ni de 8 Mart’ta hizmete açmaya hazırlanıyor.

Edirne Belediyesi, kentin farklı noktalarında yürüttüğü çalışmalarla vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Sosyal belediyecilik uygulamalarından altyapı yatırımlarına kadar birçok alanda çalışmalar sürdürülüyor.

Bu kapsamda Yeniimaret Mahallesi’nde açılışı gerçekleştirilecek Yeniimaret Kadın Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hizmete açılacak. Kadınların bir araya gelebileceği merkezde meslek edindirme kursları, atölye çalışmaları ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenecek.

İstihdam alanında ise “İstihdam Edirne” uygulaması ile iş arayan vatandaşlar ile işverenlerin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Proje ile özellikle gençler ve kadınlar için yeni iş olanaklarının oluşturulması amaçlanıyor.

Ramazan ayı boyunca kent genelinde düzenlenen iftar programları ve sosyal destek çalışmalarıyla dayanışma kültürü güçlendiriliyor. Edirne Belediyesi, Ramazan’ın bereketini vatandaşlarla paylaşmayı sürdürüyor.

Kent genelinde altyapı çalışmaları da devam ediyor. Kaleiçi, Kıyık ve Kurtuluş mahallelerinde içme suyu ve kanalizasyon hatlarına yönelik çalışmalar sürdürülürken, Kıyık Caddesi’nde yapılacak düzenlemelerle bölgenin daha modern ve düzenli bir görünüme kavuşması hedefleniyor.

Öte yandan Edirne Belediyesi’nin hayata geçirdiği Sıfır Atık Market projesi, aldığı çevre ödülüyle ulusal ölçekte dikkat çekmeye devam ediyor. Projenin gördüğü ilgi üzerine ikinci Sıfır Atık Market için de çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Edirne Belediyesi ayrıca Zübeyde Hanım Kadın Merkezi bünyesinde başlatılan ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti ile vatandaşlara destek sunmaya devam ediyor.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kent genelinde yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede, Edirne’nin daha yaşanabilir bir şehir olması için çalışmaya devam ettiklerini belirterek, “Kentimizin farklı noktalarında hizmet üretmeye ve dayanışmayı büyütmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.