Meydan Kafe’nin çalışanları ‘meydanda’ kaldı!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin, kendisi işletmek üzere ihaleye çıkmayıp, boşaltma kararı aldığı Meydan Kafe’nin 16 yıllık işletme müdürü Çağdaş Çağlayan, iş yerinde çalışan 6 personelin işsiz kaldığını belirterek, mağdur edildiklerini söyledi.

Edirne Belediyesi, geçtiğimiz Kasım ayında mülkiyeti kendisine ait 6 taşınmaz için ihaleye çıktı. Söz konusu işletmeler ihalelerde kiracılarına kavuşurken, belediyeye ait, Emirgan Çay Bahçesi, Meydan Kafe ve Uğur Mumcu Parkı’ndan oluşan 3 işletme için ihale gerçekleştirilmedi. Geçtiğimiz hafta Emirgan Çay Bahçesi boşaltılırken, bu hafta başındaysa Meydan Kafe ve Uğur Mumcu Parkı’nda tahliye işlemleri başlatıldı.

‘SÖZLEŞMEMİZ OLMADIĞI İÇİN YATIRIM YAPAMADIK’

Meydan Kafe’de 2010 yılından beri işletme müdürlüğü yapan Çağdaş Çağlayan, yapılan uygulamanın etik olmadığını söyledi. Çağlayan, “Biz burayı para verip devir aldık. O yıllarda çok ciddi para harcayarak büyük yatırımla açtık. İlk açtığımızda Edirne’de zaten o klasmanda bir yer yoktu. Ondan sonra problemler yaşamaya başladık. Belediyeyle olsun, anıtlar kuruluyla olsun sıkıntılar yaşadık. Devraldığımızda belediyeyle sözleşme yoktu. Pazarlık usulü yapılıyordu işler. Ondan sonra kanun değiştiği için problem yaşamaya başladık. Kanun belediye dükkanlarının ihaleye çıkartılıp kiralanması gerektiğini söylüyordu. Ancak burada 2017’den beri bizimle sözleşme yapılmadığı için bu şekilde atıl durumda kaldı. Çünkü biz de önümüzü göremediğimiz için yatırım yapamıyorduk. 8 yıldır sözleşmesiz bir şekilde ecrimisil usulüyle kirayı verdik. Belediyenin sahip olduğu bütün dükkanlar bu şekildeydi” dedi. 

‘ETİK OLARAK DOĞRU DEĞİL’

Çıkarılmalarıyla ilgili kararın kendilerinden önce Edirne Valiliği’ne gönderildiğini anlatan Çağlayan, “Bizim çıkarılma kararımızı belediye önce valiliğe haber vermiş geçen sene Mayıs ayında. Tabii bizimle hiçbir şekilde iletişime geçilmedi. Hani gelip şunu demediler; ‘Biz burayı boşaltmak istiyoruz. Ona göre kendinizi hazırlayın’ demediler. Bizim gibi 4-5 yer daha var aynı şekilde, onlara da bir tebligat gitmemiş. Bizim valilikten gelen tebligatla haberimiz oldu çıkarılacağımızdan. Belediye geri kalan bütün işletmeleri ihaleye çıkardı. Bizim ve diğer 4-5 yeri, kendileri işletmek için ihaleye çıkartmadılar. Bu kanuni olarak belediyenin hakkı olabilir ama etik olarak doğru bir şey değil. Biz burada 16 senedir yer işletiyoruz. En azından ticari hayatımızın devam etmesi için bize bir imkan sağlayabilirlerdi. Mesela bir yer gösterebilirlerdi. Bizimle hiçbir şekilde iletişim kurulmadığı için biz de mecbur boşaltmak zorunda kaldık. Belediye başkanından aşağı yukarı 2 aydır randevu almaya çalışıyoruz. Hiçbir şekilde görüşemedik. Gelinen noktada artık mecbur eşyaları toplayıp hepsini hurdaya gönderdik” diye konuştu.

‘ESNAFI MAĞDUR EDİYORSUNUZ’

Hali hazırda kafe olarak işletilen bir yeri, belediyenin ihaleye çıkmadan kafe olarak kendisinin işletmesinin doğru olmadığını savunan Çağlayan, “Şunu anlayabilirim; belediye burasını başka bir hizmet alanına açsa bunu anlayabilirim. Diyebilir ki biz burada kafenin dışında başka bir şey yapacağız. Ama kafeyi zaten kafe olarak işletilen yer, ihaleyi çıkartmayıp da burasını ‘halk kafe yapıyorum’ demek, bu çok doğru bir şey değil. Neden? Hem diyorsunuz ki esnaf zor durumda. Serbest piyasanın hiçbir kuralına uymuyorsunuz. Her şeyin bir satış bedeli var ve halka hizmet edeceğim diye esnafı mağdur ediyorsunuz. Kaldı ki burası öyle çok insanların rağbet ettiği bir bölge değil. Yazın turiste hitap eden bir yer. Dışarıdan gelen turistten iyi para alman lazım ki bu parayı Edirne’ye harcayın. Ama şimdi gelen insanlara 5 liraya, 10 liraya çay satarsan, hem çarşıdaki esnafı öldürürsün, hem de gelen turistten hiçbir şekilde faydalanmamış olursun” ifadelerini kullandı.

Çağlayan ayrıca, işyerinde çalışan 6 kişinin de, boşaltma kararıyla birlikte işsiz kaldığını belirterek, mağdur olduklarını belirtti.

Saadet iftarda Meriç’te buluştu

Saadet Partisi Meriç İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programı, teşkilat mensupları ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programa Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin ile Saadet Partisi İl Başkanı Tezcan Karakütük de katıldı.

Programda birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verilirken, Ramazan ayının toplumsal dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğine vurgu yapıldı. Katılımcılar iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini paylaştı.

Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Meriç İlçe Başkanı Arif Güngör, iftar programına katılım sağlayan tüm misafirlere teşekkür ederek Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Saadet Partisi İl Başkanı Tezcan Karakütük ise konuşmasında Ramazan ayının manevi ikliminin toplumda kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygularını güçlendirdiğini belirterek, teşkilat olarak vatandaşlarla her zaman iç içe olmaya devam edeceklerini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin de yaptığı konuşmada Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayarak bu tür programların toplumun farklı kesimlerini bir araya getirdiğini ifade etti.

Program, yapılan duaların ardından sona erdi. Saadet Partisi Meriç İlçe Başkanlığı yetkilileri, Ramazan ayı boyunca benzer etkinliklerle vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceklerini belirtti.

‘Araç aksesuarı cezaları esnafı mağdur ediyor’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Keşan’da faaliyet gösteren Keşan Tuning’i ziyaret ederek araç aksesuarı ve ses sistemi sektöründe çalışan esnafla bir araya geldi. Mustafa Padem’e ait iş yerinde gerçekleşen ziyarette sektörde son dönemde yaşanan sorunlar ve kesilen cezalar ele alındı.

Ziyaret sırasında esnafın yaşadığı sıkıntıları dinleyen Akalın, özellikle son dönemde araç aksesuarları ve ses sistemleri nedeniyle kesilen cezaların sektörde ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. Mevzuatta açık bir yasak bulunmamasına rağmen yalnızca araçta ses sistemi bulunmasının cezai işlem gerekçesi yapılmasının hem vatandaşları hem de bu sektörde faaliyet gösteren esnafı zor durumda bıraktığını dile getirdi.

Çevreyi rahatsız eden yüksek sese karşı olduklarını vurgulayan Akalın, denetimlerin elbette yapılması gerektiğini ancak cezaların açık ve net bir tanıma dayanması gerektiğini belirtti. Akalın, “Çevreyi rahatsız eden yüksek sese elbette karşıyız. Ancak araçta ses sistemi bulunmasının tek başına ceza gerekçesi yapılması doğru değildir.” dedi.

Akalın ayrıca yalnızca ses sistemleri değil, araç içi ve dışı aksesuarlar ile plaka uygulamaları nedeniyle kesilen cezaların da vatandaşlar ve esnaf açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Sektörde faaliyet gösteren birçok işletmenin bu belirsizlikler nedeniyle iş yapamaz hâle geldiğini ifade eden Akalın, uygulamada birlik sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, hem vatandaşların hem de sektör esnafının mağdur olmaması için yaşanan sorunların çözümü noktasında konuyu ilgili kurumlar nezdinde takip edeceklerini ve gerekli girişimlerde bulunacaklarını söyledi.

Bulgar sürücüde 8 kilo kokain!

Olgay GÜLER

Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapan otomobilde, 8 kilo 60 gram kokain ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik çalışmalar sonucunda, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giren Bulgar plakalı otomobili durdurdu. Otomobilde yapılan aramada, zulalanmış halde 8 kilo 60 gram kokain ele geçirildi, Bulgaristan uyruklu sürücüsü gözaltına alındı. 

Emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Burun Estetiği: Yüzünüzün Merkezinde Yeni Bir Duruş

Burun, yüzün tam ortasında yer aldığı için estetik açıdan büyük öneme sahiptir. Burnun şekli, yüzün genel oranlarını etkiler; kemerli, eğri ya da orantısız bir burun, kişinin görünümünde dikkati dağıtabilir.

Burun Estetiği Nedir?

Burun şeklini değiştirmek için yapılan bir cerrahi operasyon, burun estetiği olarak da bilinir. Günümüzde, rinoplasti, yalnızca “daha küçük bir burun” elde etmek yerine, kişiye özel, doğal ve yüze uygun bir burun görünümü sağlamak için yapılır. Burunun kemerli veya eğri olması, burun ucu düşüklüğü, nefes alma sorunları ve burunun yüz hatlarıyla orantılı olması gibi estetik ve fonksiyonel nedenlerle yapılabilir.

Revizyon Rinoplasti: İkinci Bir Şans

Her burun estetiği ameliyatı istenilen sonucu vermeyebilir. İlk operasyondan sonra şekil bozukluğu, solunum problemleri veya memnuniyetsizlik gibi durumlar yaşanabilir. Bu noktada devreye revizyon rinoplasti girer.

Revizyon Rinoplasti Nedir?

Revizyon rinoplasti, daha önce burun estetiği yapılmış ama sonucu istenilen gibi olmayan kişilere uygulanan ikinci (veya daha fazla) düzeltme operasyonudur. Bu işlem genellikle:

Yetersiz ya da aşırı müdahale sonrası ortaya çıkan deformasyonları düzeltmek

Nefes alma sorunlarını gidermek

Burnun estetik görünümünü iyileştirmek için yapılır

Neden Daha Zor ve Özel Bir Müdahaledir?

Revizyon rinoplasti, ilk ameliyatla dokuların hasar görmüş olabileceği, kıkırdakların zayıfladığı, yara dokularının oluştuğu durumlarda gerçekleştirilir. Bu nedenle deneyimli bir estetik cerrah tarafından yapılması son derece önemlidir.

Kulak Estetiği: Yüzdeki Gizli Denge Unsuru

Burun estetiği kadar dikkat çekici olmasa da kulak estetiği, yüzün simetrisini etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle kepçe kulak yapısına sahip bireylerde, kulaklar yüz oranlarına göre daha dışa açık görünebilir ve bu durum kişinin özgüvenini zedeleyebilir.

Kulak Estetiği (Otoplasti) Nedir?

Otoplasti, kulakların yeniden konumlandırılması, boyutlarının küçültülmesi ya da şeklinin düzeltilmesi için uygulanan cerrahi bir operasyondur. En sık uygulanan işlem türü kepçe kulak düzeltmesidir.

Genellikle lokal anestezi ile yapılır ve iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde uygulanabilir.

Burun ve Kulak Estetiği Birlikte Düşünülebilir mi?

çünkü her iki prosedür de yüz simetrisini iyileştirmek için kullanılır.
Burun küçüldüğünde veya şekli değiştiğinde kulağın konumu daha belirgin hale gelebilir.
Kulağın yüzde uyum sağlaması için burunla uyumlu olması gerekir.
Bu nedenle, kepçe kulağı olan insanlar için kulak estetiği planlanabilir.
Burun, kulak ve yüz hatları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Aksi takdirde işlem yüzün diğer parçalarıyla tutarsız kalabilir ve bu da yapay bir görüntü oluşturabilir.
Burun küçüldüğünde çene geride kalabilir.
Burun şeklini değiştirmek kulakların daha net görünmesine yardımcı olabilir.
Burun düz ve simetrik olabilir.
Sonuç olarak, simetri, uyum ve doğallık, estetik işlemlerin planlanmasında en önemli kriterlerdir.

Estetik Operasyon Süreci Nasıl Planlanmalı?

Birden fazla estetik işlem planlandığında, dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:

Uzman değerlendirmesi: Yüz analizi yapılarak hangi bölgelerde orantısızlık veya asimetri olduğu belirlenmelidir.

Kişiye özel planlama: Her yüz farklıdır, bu nedenle standart çözümler yerine bireysel yaklaşımlar tercih edilmelidir.

Tek seansta kombine işlem: Uygun adaylarda burun ve kulak estetiği aynı anda yapılabilir, bu da iyileşme sürecini kısaltır.

Revizyon ihtimali göz önünde bulundurulmalı: İlk ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar için revizyon planı gerektiğinde hazır olmalıdır.

Estetik İşlemler Sonrası Psikolojik Etki

Burun ya da kulak estetiği sonrası yalnızca fiziksel değişim değil, kişilik algısında da olumlu değişimler gözlemlenir. Daha simetrik bir yüz, kişinin sosyal ortamlarda daha özgüvenli olmasını sağlar. Revizyon rinoplasti gibi düzeltici işlemler ise estetik travmanın önüne geçerek bireyin yeniden kendini iyi hissetmesine katkıda bulunur.

Estetik cerrahinin amacı sizi baştan yaratmak değil; zaten sahip olduğunuz doğal güzelliği daha uyumlu ve dengeli hale getirmektir.

Burun ve kulak estetiği aynı anda yapılabilir mi?

Evet, uygunsa tek seansta hem burun hem kulak estetiği yapılabilir. Bu durum iyileşme sürecini kısaltır ve estetik denge açısından avantaj sağlar.

Revizyon rinoplasti ne zaman yapılabilir?

İlk ameliyatın ardından burnun tamamen oturması için genellikle 6-12 ay beklenmesi gerekir. Dokular iyileştikten sonra revizyon işlemi planlanmalıdır.

Kulak estetiği sonrası kulaklar tekrar eski haline döner mi?

Hayır. Kulak estetiği kalıcı bir işlemdir. Uygulanan teknikle kıkırdak yapısı yeniden şekillendirilir ve geri dönüş nadirdir.

Revizyon burun ameliyatı riskli midir?

İlk operasyona göre daha zordur çünkü doku hasarı olabilir. Ancak deneyimli bir cerrah tarafından yapıldığında başarı oranı yüksektir.

Bu işlemler sonrası iz kalır mı?

Burun estetiği ve revizyon rinoplasti genellikle iz bırakmaz. Kulak estetiği izleri ise kulak arkasına gizlendiği için dışarıdan görünmez hale getirilir.

Ramazan Sokağı bereketi

Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, Edirne Valiliği tarafından hayata geçirilen ve Edirne esnafının tezgâh açtığı Ramazan Sokağı’nın esnaf ve sanatkârlara önemli bir katkı sağladığını belirterek, bu organizasyonun şehir ekonomisine de canlılık kattığını ifade etti.

Selimiye Camii’nin restorasyon çalışmalarının tamamlanarak yeniden ibadete açılmasının ardından şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşandığını belirten Başkan Özen, Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte Edirne’de hareketliliğin arttığını söyledi.

Özen açıklamasında, “Ramazan Sokağı’nın açılması hem esnaflarımız hem de şehrimizi ziyaret eden misafirlerimiz açısından çok güzel bir buluşma noktası oldu. Bu Ramazan ayında şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında önemli bir artış yaşandı. Bunda Selimiye Camii’nin restorasyonunun tamamlanarak yeniden ibadete açılmasının büyük etkisi var. Aynı zamanda Valiliğimiz tarafından düzenlenen Ramazan Sokağı etkinliği de şehrimize ayrı bir canlılık kazandırdı” dedi.

Sokakta tezgâh açan esnafın organizasyondan son derece memnun olduğunu ifade eden Başkan Özen, “Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna uygun şekilde hazırlanan bu güzel organizasyon sayesinde hem esnafımızın yüzü güldü hem de vatandaşlarımız aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirme imkânı buldu” diye konuştu.

Başkan Özen, organizasyona katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, “Bu güzel organizasyon için başta Sayın Valimiz Yunus Sezer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Valiliğimizin organizasyonu ile Ramazan Sokağı’nda tezgâh açan esnaflarımız oldukça memnun. Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken henüz ziyaret etme fırsatı bulamayan tüm hemşehrilerimizi de Ramazan Sokağı’nı görmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

İstoçta Toptan Kozmetik ve Makyaj Tedariki

Kozmetik sektörü son yıllarda hızla büyüyen ve sürekli yenilenen bir alan haline gelmiştir. Güzellik, bakım ve kişisel hijyen ürünlerine olan talebin artması, hem perakende satıcıların hem de güzellik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin güvenilir tedarikçilere yönelmesini sağlamıştır. Bu noktada İstoç bölgesi Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıkar. Özellikle İstoç Toptan Kozmetik arayışında olan işletmeler için geniş ürün çeşitliliği, uygun fiyat avantajı ve hızlı tedarik imkanı büyük önem taşır. İstoç’ta faaliyet gösteren firmalar, Türkiye’nin dört bir yanındaki işletmelere ürün sağlayarak kozmetik ticaretinin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu bölgede doğru tedarikçiyle çalışmak, hem ürün kalitesini hem de işletmenin kârlılığını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.

Kozmetik ticaretinde başarı elde etmek isteyen işletmeler için doğru ürün seçimi kadar güvenilir tedarikçiyle çalışmak da önemlidir. Özellikle güzellik salonları, e-ticaret satıcıları, parfümeri mağazaları ve kozmetik dükkânları için toptan ürün alımı maliyet avantajı sağlar. Bu nedenle birçok işletme kaliteli Kozmetik Ürünleri tedarik edebileceği firmaları araştırır. Güvenilir firmalar yalnızca geniş ürün çeşitliliği sunmakla kalmaz, aynı zamanda ürünlerin orijinalliğini garanti eder. Tedarik sürecinin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi de işletmeler için büyük bir avantajdır. Çünkü kozmetik sektöründe ürün çeşitliliği sürekli artar ve trendler hızlı değişir. Bu nedenle stokların hızlı şekilde yenilenebilmesi, işletmelerin rekabet gücünü artırır.

İstanbul’un ticari açıdan en önemli bölgelerinden biri olan İstoç, kozmetik ticaretinde de önemli bir merkezdir. Bu bölgede faaliyet gösteren firmalar, hem yerel hem de uluslararası müşterilere ürün tedarik etmektedir. Özellikle İstanbul Toptan Makyaj ürünleri arayan işletmeler için İstoç büyük bir avantaj sunar. Burada makyaj malzemelerinden cilt bakım ürünlerine, saç bakım ürünlerinden parfümlere kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunur. Bu çeşitlilik sayesinde işletmeler farklı müşteri ihtiyaçlarını tek bir tedarikçiden karşılayabilir. Ayrıca toptan alım yapan işletmeler için uygun fiyat politikası sayesinde daha yüksek kâr marjı elde etmek mümkün olur.

Kozmetik sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren firmalar, hem deneyimleri hem de müşteri ilişkileri sayesinde güvenilir bir konuma ulaşır. Bu firmalardan biri de Aydinç Kozmetik’tir. 1984 yılından bu yana kozmetik sektöründe faaliyet gösteren firma, İstanbul İstoç’ta bulunan mağazasıyla müşterilerine kaliteli ve güvenilir ürünler sunmaktadır. Toptan kozmetik satışı konusunda uzmanlaşmış olan Aydinç Kozmetik, geniş ürün yelpazesi ve müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla sektörde güçlü bir konuma sahiptir. Firma, her zaman en iyi markalarla çalışarak güzellik ve bakım ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamayı hedefler. Bu yaklaşım sayesinde hem yeni girişimciler hem de köklü işletmeler için güvenilir bir tedarik noktası haline gelmiştir.

Aydinç Kozmetik’in en önemli özelliklerinden biri geniş ürün çeşitliliğidir. Makyaj malzemeleri, cilt bakım ürünleri, saç bakım ürünleri, parfümler ve kişisel bakım ürünleri gibi birçok farklı kategoride ürün sunulmaktadır. Bu çeşitlilik sayesinde işletmeler tek bir yerden birçok farklı ürünü temin edebilir. Özellikle kozmetik mağazaları ve online satış yapan işletmeler için bu durum büyük kolaylık sağlar. Çünkü farklı tedarikçilerle çalışmak yerine tek bir güvenilir firmayla çalışmak hem zaman kazandırır hem de tedarik sürecini daha düzenli hale getirir.

Türkiye’de toptan kozmetik alanında büyümek isteyen birçok işletme için güvenilir tedarikçilerle çalışmak oldukça önemlidir. Aydinç Kozmetik, kaliteli ürünleri ve uygun fiyat politikasıyla dikkat çeken firmalar arasında yer alır. Türkiye’de toptan kozmetik alanında ilk 100 firma arasında yer almak isteyen işletmeler için doğru ürünleri sunan firma, sektördeki deneyimi sayesinde müşterilerine profesyonel çözümler sunar. 10 yılı aşkın sektör deneyimi sayesinde hem yerel hem de uluslararası müşterilere hizmet veren marka, son müşterilerinden aldığı memnuniyet geri bildirimleriyle de dikkat çekmektedir. Bu memnuniyet oranı, firmanın güvenilirliğini gösteren önemli bir göstergedir.

Toptan kozmetik ticaretinde en çok merak edilen konulardan biri ürünlerin orijinalliğidir. Aydinç Kozmetik yalnızca orijinal ve CE belgeli ürünler satmaktadır. Ürünler satışa sunulmadan önce kalite kontrol süreçlerinden geçirilir. Bu sayede müşterilere güvenli ve kaliteli ürünler sunulur. Orijinal ürünlerle çalışmak hem işletmelerin güvenilirliğini artırır hem de müşteri memnuniyetini yükseltir. Özellikle güzellik ve bakım sektöründe sahte ürünler ciddi sorunlara yol açabileceği için güvenilir tedarikçilerle çalışmak büyük önem taşır.

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesini yel aldı!

Edirne merkez Yeniimaret semtinde bulunan Sultan 2’nci Bayezid Külliyesi Darüşşifa Bahçesi’nde 2024 yılı Mayıs ayında açılışı yapılan, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin yerinde yeller esiyor. Ekilen bitkiler aradan geçen iki yıllık sürede bakımsızlık ve ilgisiz nedeniyle kuruyup çalı çırpıya dönüştü.

Trakya Üniversitesi tarafından, Osmanlı döneminde kullanılan tıbbi ve aromatik bitkileri tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bir açılış töreni düzenlenmişti. Vali Yunus Sezer, dönemin T.Ü. Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Trakya ve Kırklareli Üniversitelerinden rektör yardımcıları bilim insanları ve yöneticiler katıldığı törende amaçlanan hedeflere yer verildi.

Sultan II. Bayezid Külleyesi Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, hem Edirne’ye hem Sağlık Müzesi’ne önemli ve anlamlı bir yer kazandırdıklarını ifade etmiş ve konuşmasında şunlara yer vermişti.

 “Sultan II. Bayezid Külliyesi Tıp Medresesi ve darüşşifası ile dönemin en önemli tıp merkezlerinden biriydi. Burada görev alan hekimler ilaç hazırlarken tıbbi ve aromatik bitkilerden faydalanıyordu. Bu çok derin, kadim bir kültür. Kimyasal tıbbın başlamasıyla, yüzyıllardır şifa dağıtan bu bitkiler biraz unutuldu. Ama biz Sultan II. Bayezid Külliyesinin bahçesinde ki tam da ait olduğu yerde, tıbbi ve aromatik bitkiler ekerek insanlarımızın, yeni nesillerimizin bu bitkileri tanımasını sağlayacağız. Aynı zamanda Osmanlı döneminde bu bahçede çeşitli bitkilerin ekildiğine dair bir anekdot gördüğümüz için o geleneği canlandırmak adına bu bahçeyi açmak istedik. Bahçemiz 38 tür bitki ve 1800 adet fidandan oluşuyor.        Ziyaretçilerimiz burayı gezdiklerinde her bitkiye ait tabelalarda bulunan QR kod sayesinde bitkiler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilecekler. Belki ileride Eczacılık Fakültesi’nde bu tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili yeni çalışmalar yapıp, yeni ilaç terkiplerini deneyeceğiz”

Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin hem Edirne hem de önemli bir destinasyon noktası olan Sultan II Bayezid Külliyesi için önemli kazanım olduğunu ifade etmişti.

Çok pozitif ve anlamlı düşüncelerle açılan bahçe, ne yazık ki aradan geçen iki yılda hiçbir verim alınamadan, ilgisizlik ve bakımsızlıktan yarınlara kalamadı ve kısa ömrünü tamamlayıp çalı çırpıya dönüştü.

‘Türkiye ateş çemberinin ortasında’

Olgay GÜLER

Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Federasyonu Genel Başkanı Bayram Karakaş, yaklaşan federasyon seçimleri öncesi Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’ni ziyaret etti.

Edirne’de esnaf temsilcileriyle bir araya gelen federasyon başkanı Karakaş’ı Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, birlik binasında ağırladı. Ziyarette Karakaş’a, EDESOB Başkanvekili aynı zamanda Edirne Berberler, Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Esnaf Odası Başkanı Selçuk Gül de eşlik etti.

‘KEMAL CİNGÖZ, TEŞKİLAT BÜYÜĞÜMÜZ’

Ziyaretle ilgili konuşan Genel Başkan Karakaş, Edirne’nin tarihi önemine dikkat çekerek, “Türkiye genelinde 121 odamız bulunuyor. Dün ise 118’inci odamızın kongresini gerçekleştirdik. Edirne, Payitaht olma özelliği taşıyan, Osmanlı’ya başkentlik yapmış çok kıymetli bir şehir. Geçmiş dönemde birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz Edirne Berberler, Kuaförler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selçuk Gül’ü ziyaret ettik. Yol arkadaşımız olarak gördüğümüz kendisini ziyaret ederek hem hasbihal ettik hem de teşkilat çalışmalarımız hakkında değerlendirmelerde bulunduk. Edirne, Türkiye Berberler ve Kuaförler teşkilatı açısından üç odayla temsil edilen önemli bir ilimiz. Teşkilat büyüğümüz, Ahi babamız olarak gördüğümüz Kemal Cingöz de esnaf ve sanatkâr camiasının göz bebeği isimlerden biridir. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde iki değerli kurum yöneticimizle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Onlardan aldığımız bilgi ve tecrübeler bizim için son derece kıymetli. Bilindiği üzere Mayıs ayında birlik seçimleri, Haziran ayında ise federasyon seçimleri nihai olarak sonuçlanacak. Bu süreç bir bayrak yarışı niteliğinde. Biz de geçmişte olduğu gibi bugün de tüm ziyaretlerimizi sürdürerek teşkilatımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz” dedi.

‘MESLEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MASAYA YATIRILDI’

Karakaş, Edirne ziyaretinin mesleki sorunların tespiti noktasındaki kritik önem taşıdığını da söyleyerek, “Türkiye genelinde bize bağlı yaklaşık 86 bin berber, kuaför ve güzellik salonu bulunuyor. Bu meslek grubunun en uç noktalarından biri olan Edirne’de de bugün meslektaşlarımızla bir araya gelerek mevcut durum hakkında bilgi paylaşımında bulunacağız. Karşılıklı fikir alışverişleri yapacağız. Mesleğimizin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini değerlendireceğiz. Elde ettiğimiz tüm bu bilgi ve görüşleri de federasyon genel merkezimizle paylaşacağız. Bunun ardından üzerimize düşen ne varsa; gerek Edirne için, gerek Kırklareli için, gerekse bölge esnafı için ve elbette tüm Türkiye’deki esnaf ve sanatkârlarımız için gerekli çalışmaları hayata geçireceğiz” diye konuştu. 

‘TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA’

Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu coğrafyada, ülkenin ateş çemberi içerisinde olduğunu kaydeden Karakaş, “Dünya siyasetine baktığımızda da aslında oldukça problemli bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibarıyla doğusuyla, batısıyla, güneyiyle ve kuzeyiyle adeta bir ateş çemberinin ortasında olduğunu görüyoruz. Ancak Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bu ateş çemberinden çıkma noktasında bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Esnaf ve sanatkârımız, ahi teşkilatı geleneğiyle her zaman devletinin yanında olmuştur. Devlet yönetimiyle, milletin birlik ve beraberliğiyle bugüne kadar birçok badireyi atlattık. Tarih boyunca devletler kurmuş, çağ açıp çağ kapatmış bir ecdadın torunlarıyız. Bu zorlu süreçleri de aynı dayanışma ruhuyla aşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

‘ESNAFIN OCAĞINI SÖNDÜRMEYECEĞİZ’

Ülke genelindeki siyasi aktörlere sorumluluk çağrısında bulunan Karakaş, “Ülkeyi yöneten devlet başkanımızdan ana muhalefetine, iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi aktörlerin bu ateş çemberine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sokmadan gerekli tedbirleri alacağına inanıyoruz. Bizler de esnaf ve sanatkâr temsilcileri olarak üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz. Bu zorlu günleri hep birlikte aşacağız. Esnafın sokakta yanan ocağını söndürmeyeceğiz. Esnafımız ayakta kalırsa toplum da ayakta kalır” ifadelerini kullandı.