Sultan 1. Murat’a ek bina

Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde yaşanan otopark ve kapasite yetersizliği sorununun çözümüne yönelik olarak hastane yanında otopark ihtiyacını da karşılayacak şekilde yeni bir ek bina yapılmasının planlandığı bildirildi.

Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde yaşanan otopark ve kapasite yetersizliği sorununa yönelik yeni bir adım atılıyor. Genç Sağlık Sendikası Edirne İl Başkanlığı, konuyu yalnızca gündeme taşımakla kalmayarak çözüm için ilgili kurumlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Sendika tarafından yapılan açıklamaya göre, İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yönetimi ve ilgili yetkililerle yapılan görüşmeler sonucunda, hastane yanında otopark ihtiyacını da karşılayacak şekilde yeni bir ek bina yapılmasının planlandığı bildirildi. Projenin Bakanlık planlaması kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.

Ayrıca hastane başhekiminin de mevcut otopark ve hastane kapasite yetersizliğini göz önünde bulundurarak ek bina yapılması gerektiğini sorumlu mercilere ilettiği öğrenildi. Bu doğrultuda, hem otopark sorununun hem de artan hasta yoğunluğuna bağlı kapasite ihtiyacının çözümü için ek bina projesinin gündeme alındığı belirtildi.

Öte yandan sendika tarafından geçici çözüm olarak önerilen cami yanındaki alanın otopark olarak kullanılması talebi ise, alanın özel mülkiyete ait olması nedeniyle uygun bulunmadı.

Genç Sağlık Sendikası Edirne yetkilileri, sürecin yakından takip edildiğini vurgulayarak, kalıcı ve etkin çözümün bir an önce hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.

Sumud filosuna ‘tam destek’

Olgay GÜLER

Edirne Filistin’e Destek Platformu tarafından, Cuma namazı sonrası Eski Cami önünde gerçekleştirilen açıklamayla, 12 Nisan’da İspanya’dan Gazze’ye doğru ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna destek mesajı verildi.

Edirne Filistin’e Destek Platformu tarafından, Eski Cami önünde Cuma namazı çıkışı basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya platform üyeleri ve çok sayıda cemaat destek verdi.

Platform adına basın açıklamasını, Eyüp Açıkgöz okudu. Açıklamada, 12 Nisan’da İspanya’dan Gazze’ye doğru, ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna destek mesajı verildi.

‘İDAM KARARININ NAZİ ZULMÜNDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR’

Açıkgöz, Gazze’de ve bölgede tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçildiğini belirterek, “İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz.  Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul şıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması, bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır” dedi.

‘GÜN GELECEK, HAK ETTİKLERİ MUAMELEYE MARUZ BIRAKILACAKLAR’

Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Açıkgöz, “Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sivar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır. Gözü dönmüş Netanyahu’nun yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her gözyaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır” diye konuştu.

SUMUD FİLOSUNA TAM DESTEK

Filistin’e Destek Platformu olarak, ikinci kez yola çıkacak Sumud filosuna tam destek verdiklerinin de altını çizen Açıkgöz, “Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz” şeklinde konuştu.

SUMUD FİLOSU

Gazze’deki Filistinlilerin çağrısına yanıt olarak, filo 12 Nisan 2026’da İspanya’nın Barselona kentinden yola çıkacak ve Gazze’ye giderken İtalya’nın Siraküza ve Yunanistan’ın Lerapetra kentlerinde mola verecek. Filo, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden yardım ablukasına doğrudan karşı çıkmayı amaçlayan yetmişten fazla gemi ve binden fazla katılımcıdan oluşacak. 11 Nisan Cumartesi günü Barselona’da halka açık bir dayanışma mitingi düzenlenecek. Sumud Filosu en son Eylül 2025’te 42 tekne ve 462 kişiyle denize açılmıştı. İsrail güçleri filoyu yasadışı bir şekilde durdurup zorla gemilere çıkmış, gemide bulunanları gözaltına alıp İsrail’e götürmüştü.

Birleşik Kamu-İş’te 18 yaş gururu

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ankara’da yapılan 18. kuruluş yıldönümü programına Eğitim-İş Edirne Şubesi’ni temsilen Başkan Nedim Zobar, Şube Sekreteri Olcay Dal, Eğitim-İş Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Murat Akçay katıldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nca 18. kuruluş yıldönümü dolaysıyla yapılan “18 yıl önce dikilen o fidan, bugün Cumhuriyet’in ve emeğin sarsılmaz çınarıdır!” başlıklı açıklamasında, “Bundan tam 18 yıl önce; karanlığın koyulaştığı, rüzgârın tersine estiği ve ‘suskunluğun konforuna’ sığınanların çoğaldığı bir dönemde, bu toprakların devrimci damarından beslenen bir umut yeşerdi. Kamu emekçilerinin emeğini onuruyla, Cumhuriyet’in kazanımlarını devrimci bir ruhla savunmak için yola çıkan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak bugün 18. yaşımızı kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz” denilerek şunlara yer verildi:

“18 yıl önce bir ‘demokrasi çatısı’ kurmak için yola çıktığımızda dudak bükenler, bugün karşısında yüz binlerin sarsılmaz iradesini ve kamu emekçisinin güvenli limanını görmektedir. Birleşik Kamu-İş, sadece bir sendikal üst kuruluş değil; Türkiye’nin vicdanı, emeğin barikatı ve aydınlanmanın kalesidir.

Sendikacılığı sadece dört duvar arasına sıkıştırılmaya, hak mücadelesinin yalnızca maaş pazarlığından ibaret kılınmaya çalışıldığı bir dönemde Birleşik Kamu-İş olarak biz, emek ve demokrasi kavgasını aynı potada eriterek ilerlemenin gururunu yaşıyoruz.

Çünkü biz biliyoruz ki: Öğretmenin hakkı laik eğitimden, sağlıkçının hakkı kamucu bir dünyadan, kamu emekçisinin huzuru ise liyakatin esas alındığı bir devlet yönetiminden ayrı değildir.

Sarı sendikacılığın iktidar tarafından sırtının sıvazlandığı bir dönemde, hiçbir yere yaslanmayıp sadece kamu emekçisinin emeğinden aldığımız güçle yürüttüğümüz 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecindeki faaliyetlerimiz, sendikal vizyonumuzun en güncel yansıması olmuştur.

‘Emeği satmayız, sattırmayız’ dedik. ‘Müzakere yerine müsamere yapılırsa ifşa ederiz’ dedik. ‘Oldu bittiye getirtmeyiz, sonrasında da mücadele ederiz’ dedik ve öyle de yaptık.

TİS masasındaki ortaoyununu kamuoyuna duyurmaktan geri kalmadığımız gibi, kamu emekçisi ve emeklisinin gasp edilen hakları için kanun tasarıları hazırlayıp Meclis’e sunduk; gerçekleri kamuoyuna raporlarla izah ettik.

Bugün, çatısı altında toplanan her biri birer emek kalesi olan sendikaları ve neferleşmiş üyeleriyle Birleşik Kamu-İş, artık bir fidan değil; kökleri toprağın en derinlerine salınmış koca bir çınardır.

Ülkemizin varlıkları yağmalanırken, yargı siyasallaşırken ve Cumhuriyet’in taşıyıcı kolonları hedef alınırken tarafsızlık maskesinin arkasına gizlenmedik. Her kırılma noktasında, her zorlu dönemeçte sesimizi en gür şekilde çıkardık.

Çünkü bizim kavgamız; toprağımıza, suyumuza, hürriyetimize ve onurumuza sahip çıkma kavgasıdır.

Selam olsun bu kavgaya omuz vermiş herkese!

Yaşasın Birleşik Kamu-İş! Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

Hms Otel Programı ile Misafir Deneyimini Geliştirme

Konaklama sektöründe başarı, büyük ölçüde misafir memnuniyetine bağlıdır. Bu nedenle hms otel programı, yalnızca operasyonel süreçleri değil, aynı zamanda müşteri deneyimini de iyileştirmeyi hedefler. Misafir bilgilerini detaylı şekilde saklayan ve analiz eden sistemler, kişiselleştirilmiş hizmet sunma imkânı yaratır. Örneğin, daha önce konaklayan bir misafirin tercihleri kayıt altına alınarak sonraki ziyaretinde özel bir deneyim sunulabilir. Bu tür küçük ama etkili dokunuşlar, müşteri sadakatini artırır ve işletmenin marka değerini güçlendirir.

HMS Otel ile Hms Otel Programı Seçiminde Doğru Adres

Piyasada pek çok yazılım çözümü bulunmasına rağmen, doğru sistemi seçmek işletmenin geleceği açısından kritik bir rol oynar. hms otel programı, kullanıcı dostu arayüzü ve kapsamlı özellikleriyle öne çıkan çözümler arasında yer alır. Bu alanda dikkat çeken HMS Otel, sektörel ihtiyaçları analiz ederek geliştirdiği yazılım ile otel yönetimini daha kolay ve etkili hale getirir. Esnek yapısı sayesinde farklı büyüklükteki işletmelere uyum sağlayabilen sistem, hem küçük butik oteller hem de büyük zincirler için ideal bir çözüm sunar. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen modüller, işletmelere maksimum verimlilik sağlar.

Hms Otel Programı ile Dijital Dönüşümün Gücü

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, otel işletmelerinin teknolojik altyapıya yatırım yapması kaçınılmaz hale gelmiştir. hms otel programı, bu dönüşüm sürecinde işletmelere rehberlik eden bir araç olarak dikkat çeker. Online rezervasyon kanalları ile entegre çalışabilen sistemler, oda satışlarını artırırken aynı zamanda çifte rezervasyon gibi sorunların önüne geçer. Ayrıca mobil uyumlu yapısı sayesinde yöneticiler, işletmelerini bulundukları yerden bağımsız olarak kontrol edebilir. Bu esneklik, özellikle birden fazla tesisi olan işletmeler için büyük bir avantaj sunar.

Kaynak: https://www.hmsotel.com/otel-yazilimi/

Fenerbahçeliler Derneği’nden 10 Nisan kutlaması

Edirne Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Nedim Mercan, Edirne Emniyet Müdürlüğü Spor Şube ve Çevik Kuvvet Başkomiseri Murat Cahan’ı ziyaret ederek Polis Haftası’nı kutladı.

Edirne Fenerbahçeliler Derneği’nden yapılan ziyarete ilişkin açıklamada şunlara yer verildi:

“Edirne Fenerbahçeliler Derneği olarak, Polis Haftası kapsamında Dernek Başkanımız Sayın Nedim Mercan, Edirne Emniyet Müdürlüğü Spor Şube ve Çevik Kuvvet Başkomiseri Sayın Murat Cahan’ı makamında ziyaret etmiştir.

Nazik kabulleri dolayısıyla kendilerine teşekkür eder, şahsında tüm emniyet teşkilatımızın Polis Haftası’nı en içten dileklerimizle kutlarız.

Kamu düzeninin sağlanması ile vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin temini için fedakârca görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunar, görevlerinde başarılar dileriz.”

‘Hekimler arasındaki ayrımcılık bitirilmeli’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, özel sektörde 15 yıl çalışan hekimler ve diş hekimlerine yeşil pasaport hakkı verilmesi için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilirse, özel sektörde 15 yıl görev yapan hekimler ve diş hekimleri yeşil pasaport hakkına kavuşacak.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, sunduğu kanun teklifinde, hekimlik ve diş hekimliği mesleklerinin icra edildikleri kurumun mülkiyet yapısından bağımsız olarak özü itibarıyla doğrudan kamu hizmeti niteliği taşıyan ve toplum sağlığını korumayı amaçlayan kutsal görevler olduğuna dikkat çekti. Kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:

“Anayasamızın sosyal devlet ilkesi gereği, vatandaşlarımızın sağlık hakkına erişimini sağlayan her bir sağlık çalışanı, devletin sağlık sisteminin temel taşıyıcısı konumundadır. Ancak mevcut yasal düzenlemelerde, kamu sektöründe çalışan hekimlerimiz belirli bir kıdeme ulaştıklarında hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabilirken, meslek hayatının tamamını veya büyük bir kısmını özel sağlık kuruluşlarında geçiren hekim ve diş hekimlerimizin bu haktan mahrum bırakılması ciddi bir eşitsizlik yaratmaktadır.

Bir hekimin özel hastanede, tıp merkezinde veya muayenehanesinde şifa dağıtıyor olması, onun topluma sunduğu katkının değerini eksiltmediği gibi devletin bu emeğe olan vefa borcunu da ortadan kaldırmaz.

Tıp biliminin dinamik yapısı, hekimlerimizin dünyadaki teknolojik gelişmeleri ve yeni tedavi yöntemlerini yerinde takip etmelerini, uluslararası kongre ve sempozyumlara katılarak ülkemizi temsil etmelerini zorunlu kılmaktadır. Hususi damgalı pasaport, bu bilimsel köprülerin kurulması noktasında karşılaşılan bürokratik engellerin ve vize süreçlerinin aşılması için lüks değil, mesleki bir ihtiyaçtır.

Özellikle sağlıkta şiddetin tırmandığı ve yetişmiş insan kaynağımızın yurtdışına yöneldiği bu kritik dönemde, devletin tecrübeli hekimlerine sahip çıktığını hissettirmesi, mesleki motivasyonu ve aidiyet duygusunu güçlendirecektir.

Bu kanun teklifi ile 15 yılını insan sağlığına adamış, belirli disiplin şartlarını taşıyan tüm hekim ve diş hekimlerimizin uğradığı hak kaybının giderilmesi, seyahat özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması ve ‘sağlıkta ayrımcılık olmaz’ ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Sağlık hizmeti bir bütündür ve bu hizmeti onuruyla yürüten her bir nefer, devletin sunduğu imkânlardan adil bir şekilde yararlanmayı hak etmektedir.”

Vali Sezer’den polislere kutlama

Edirne Valisi Yunus Sezer, Türk Polis Teşkilatı’nın ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sonsuza dek sahip çıkacağını, üstlendiği tüm görevleri yasalar çerçevesinde yerine getirmeye devam edeceğini söyledi.

Vali Sezer,10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında şunlara yer verdi:

“10 Nisan 1845 tarihinde kurulan Emniyet Teşkilatımız, yaklaşık iki asırdır vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak, halkımızın huzurunu, can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla büyük bir özveriyle görev yapmaktadır.

Şanlı mazisi boyunca milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinen Türk Polis Teşkilatımız; hukukun üstünlüğünü esas alan, temel hak ve özgürlüklere saygılı bir anlayışla görev yapmayı ilke edinmiştir. Terörle mücadeleden organize suçlara, uyuşturucuyla mücadeleden düzensiz göçle mücadeleye, trafik güvenliğinden asayişin sağlanmasına kadar çok geniş bir alanda; gece gündüz demeden büyük bir cesaret, fedakârlık ve kararlılıkla görevini yerine getirmektedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Polis, asker kadar disiplinli, hukukçu kadar adaletli, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. Herkesin polisi kendi vicdanıdır; ancak polis, vicdanı olmayanların karşısındadır’ sözü, teşkilatımızın görev anlayışını en güzel şekilde ortaya koymaktadır.

Bu anlayışla Türk Polis Teşkilatımız, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sonsuza dek sahip çıkacak ve üstlendiği tüm görevleri yasalar çerçevesinde yerine getirmeye devam edecektir.

Milletimizin huzuru, güvenliği ve esenliği için gece gündüz demeden görev yapan polislerimizin ve emekli teşkilat mensuplarımızın 10 Nisan Polis Günü’nü kutluyor; bu vesileyle görevi başında şehit düşen tüm güvenlik güçlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.”

Polisin 181’inci gurur yılı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıldönümü kapsamında, Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi.

Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıldönümü dolayısıyla, İl Emniyet Müdürlüğü’nce düzenlenen tören, Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi. Törene; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, emniyet müdür yardımcıları, birim amirleri ve personelin yanı sıra Polis Emekliler Derneği Başkanı Ali Bilgin, Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi Başkanı Ahmet İsmailoğlu, siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, anıta çelenk bırakıldı.

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, buradaki konuşmasında Türk Polis Teşkilatı’nın 181 yıllık köklü geçmişine vurgu yaptı.

Ayhan, “Köklü geçmişinden aldığı güçle bugün dünyanın saygın güvenlik teşkilatları arasında yer alan Türk Polis Teşkilatımız, yüksek sorumluluk bilinciyle suç ve suçluyla mücadelesini kesintisiz olarak sürdürmektedir. Mensuplarımızın toplumun huzurunu sağlamak adına ortaya koyduğu gayret, teşkilatımızın itibarını her geçen gün daha da güçlendirmektedir. Görev anlayışımızın merkezinde hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler ile insan haklarına saygı yer almaktadır. Kamu düzeninin sağlanmasından asayiş hizmetlerine, terör ve organize suçlar ile mücadeleden düzensiz göç ve uyuşturucu ile mücadeleye, trafik güvenliğinden vatandaşımızın can ve mal emniyetine kadar geniş bir alanda kararlılıkla hizmet veriyoruz” dedi.

Anıttaki törenin ardından, İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, cadde üzerinde geçiş yaptı. Yunus ekipleri, asayiş ve diğer ekiplerin araçlarıyla geçişi sırasında, vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi.

‘Polisimiz masal dinlemek istemiyor’

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Türk polisinin artık masal dinlemek istemediğini, dertlerine çözüm istediğini söyledi.

Başkan Balkanlı, TBMM’de polislerin çalışma koşullarının düzeltilmesi ile ilgili verilen önergeye ‘’ Ben de polisim, teşkilattan geldim‘’ diyen ancak oylamada önergeye RET oyu veren AKP Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu ile ilgili olarak açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada, “Sayın Milletvekili Ben de polisim, polisler dertli” diyerek kürsüde konuşacaksınız” dedi.

Balkanlı açıklamasında, “Ama polisimizin sorunlarının araştırılması, çözüm yollarının bulunması için verilen önergeye “RET” oyu vereceksiniz! Bu ikiyüzlülük nedir?” şeklinde görüşlerine yer verdi.

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP grubu adına görüş belirten Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu’nun 35 yıl emniyet teşkilatında görev yaptığını, sahadan geldiğini ve sorunları bildiğini söylediğini hatırlattı.

“BU NASIL ÇELİŞKİ”

Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

Ama konu çözüm üretmeye gelince, polisimizin hakkını arayan Meclis araştırmasına “hayır” diyor! Bu nasıl bir çelişkidir? Bu nasıl bir samimiyetsizliktir? 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı; Sadece polislerimizi değil, bu ülkenin tüm emekçilerini ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakmıştır. Emniyet çalışanlarımız uzun mesai saatleri, artan iş yükü, yetersiz özlük hakları ve ekonomik zorluklar altında adeta ezilmeye  mahkûm edilmiştir.

Bugün gelinen noktada;

Ekonomi derin bir kriz içindedir, alım gücü düşmüş, emekçinin alın teri değersizleştirilmiştir. Toplumsal yapı zedelenmiş, adalet duygusu yara almıştır.

Sosyal devlet anlayışı zayıflatılmış, vatandaş yalnız bırakılmıştır.

Polislerimiz, gecesini gündüzüne katan, bayramını ailesinden uzakta geçiren, canı pahasına görev yapan bu ülkenin onurlu emekçileridir.

‘MASAL ANLATMAYIN’

Buradan açıkça söylüyoruz:

Polisimize masal anlatmayın. Zor şartlar altında görev yapan polislerimizin duygularını sömürmeyi bırakın. Polisimiz artık sizlerden hamasi sözler duymak istemiyor, çözüm bekliyor. AKP iktidarı olarak bu sesi duyun ve gereğini yapın.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz polisimizin insanca çalışma koşullarına kavuşmasını, özlük haklarının iyileştirilmesini, görev yükünün adil dağıtılmasını, emeklerinin karşılığını almasını savunuyoruz.

Çünkü biz biliyoruz ki;

Hak, hukuk, adalet sadece sözle değil, alınan kararlarla hayat bulur.

POLİSLERE SESLENDİ

Buradan emniyet teşkilatımıza ve polislerimize de sesleniyoruz: Artık yaşanan bu tabloyu görmezden gelmeyin. Duygularınızın sömürülmesine izin vermeyin. Alın terinizin değersizleştirilmesine sessiz kalmayın. Sandık önünüze geldiğinde; yaşadığınız gerçekleri, çalışma şartlarınızı ve size reva görülen bu düzeni unutmayın…

Ve gereğini yapın!

Çünkü bu ülkenin emekçileri sahipsiz değildir!

“Narko Anne” eğitimi!

Edirne’de “En İyi Narkotik Polisi Anne” projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, annelere uyuşturucuyla mücadelede izlenecek yollar anlatıldı.

Edirne Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı.

Dernek binasında gerçekleştirilen organizasyon çerçevesinde, İçişleri Bakanlığı’nın vizyon projelerinden biri olan “Narko Anne” eğitimi düzenlendi. Narkorehber ve Narkolog Eğitmen Hakan Yılmaz tarafından gerçekleştirilen sunumda; uyuşturucu ile mücadelede annelerin stratejik rolü, bağımlılık belirtilerinin erken fark edilmesi ve yasal destek mekanizmaları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktarıldı.

Eğitim programının ardından bir açıklama yapan Edirne Cumhuriyetin Özgür Kadınları Derneği Başkanı Zuhal Azseven, toplumsal huzurun tesisi ve gençlerin korunması noktasında annelerin bilinçlenmesinin önemine dikkat çekti.

Azseven, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın güvenliği için fedakarca görev yapan emniyet teşkilatımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu anlamlı eğitim vesilesiyle Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutluyoruz,” ifadelerini kullandı.