TREDAŞ’ta 60 milyarlık yatırım hedefi

Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yaklaşık 1,4 milyon aboneye hizmet veren Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından düzenlenen organizasyonda gelecek vizyonunu aktardı. Şirket, dijitalleşen şebeke yönetimi ve yapay zekâ tabanlı operasyonel süreçlerinin yanı sıra, bölge ekonomisine katma değer sağlayacak yatırım hedeflerini de paylaştı.

TREDAŞ, özelleştirme sürecine dahil olduğu 2012 yılından 2025 yılı sonuna kadar Trakya genelinde toplam 30 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirdi. 2026 yılı için 6 milyar TL bütçe ayıran şirket, 2026–2030 yıllarını kapsayan 5. Tarife Dönemi planlarını da açıkladı. Bu dönemde toplam 30 milyar TL yatırım hedefleyen TREDAŞ, böylece bölgedeki toplam yatırım hacmini 60 milyar TL seviyesine çıkaracak.

Kesintisiz ve güvenilir bir enerji altyapısı her zaman önceliğimiz ”

Trakya’da hayata geçirdikleri yatırımlarla şebeke altyapısını güçlendirdiklerini vurgulayan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Önümüzdeki dönemde, artan sanayi ve yerleşim dinamiklerine paralel olarak kapasiteyi geliştirmeye devam edeceğiz. 2026–2030 döneminde planladığımız yatırımlar; arz güvenliğini artıran, kesinti sürelerini azaltan ve şebekeyi daha esnek hâle getiren bir yapıyı hedefliyor. Dijitalleşme ve veri odaklı şebeke yönetimi yaklaşımımızla yatırımlarımızı doğru noktalara yönlendiriyor, sistemimizi gerçek zamanlı izleyerek daha proaktif bir işletim modeli benimsiyoruz. Trakya’nın büyüme potansiyeline uyumlu, kesintisiz ve güvenilir bir enerji altyapısını her zaman önceliğimiz. Elbette teknolojiyi yalnızca operasyonel verimlilik için değil, sahada görev yapan ekiplerimizin güvenliğini artırmak ve müdahale süreçlerini daha etkin yönetmek için kullanıyoruz. Yapay zekâ destekli uygulamalarımız, arızaları daha hızlı tespit etmemize, etki alanını daraltmamıza ve enerji verme sürelerini kısaltmamıza katkı sağlarken, ekiplerimizin sahadaki risklerini de azaltıyor” şeklinde konuştu.

“Çevre ve doğa odaklı projelerle kalıcı değer üretmeye odaklanıyoruz”

TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çevre ve doğa odaklı projelerle kalıcı değer üretmeye odaklanıyoruz. 2020 yılından bu yana yürüttüğümüz ‘Leylek Popülasyonunu Koruma Projesi’ kapsamında, göç yolları üzerindeki elektrik direklerinde kuşların zarar görmesini önlemeye yönelik uygulamaları hayata geçiriyoruz. 2026 yılına kadar 1000 adet leylek yuvası kurduk; bakım ve kontrollerini ise drone destekli teknolojilerle düzenli olarak gerçekleştiriyoruz.

“Türkiye’deki ilk Şah Kartal halkalama çalışmalarına destek”

Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle, nesli tehlike altında olan Şah kartalın korunmasına yönelik çalışmalara da TREDAŞ olarak destek verdiklerini anlatan Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Projemizin en stratejik adımlarından biri olan “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” çalışması bizim için büyük önem taşıyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Şah kartal halkalama çalışması, TREDAŞ’ın sağladığı kritik destek ve vizyonla hayata geçirilerek bu türün korunmasında tarihi bir dönüm noktası oluşturdu. Proje kapsamında başta Şah kartal ve leylekler olmak üzere bölgedeki kuş türleri için güvenli güzergâhlar oluşturuyor, halkalama ve GPS ile izleme çalışmalarıyla bilimsel bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 47 leylek ve 11 Şah kartal halkaladığımız beş yıllık proje süresince, 500 leylek ve 100 Şah kartalın halkalanmasını planlıyoruz. İlk etapta 3 uydu vericisi (GPS) kartallara takılarak doğal yaşam koşulları incelenecek ve göç esnasındaki risk alanları belirlenecek.”

“Doğayı birlikte paylaştığımız dostlarımızın yanındayız”

Genel Müdür Ergin, sokak hayvanlarına yönelik birçok projeye de imza attıklarını ifade ederek, yaşamı birlikte paylaştığımız canlılara desteklerini sürdürdüklerini kaydetti.

Ergin, projelerle ilgili şu bilgileri aktardı: “Enerjimiz Küçük Dostlarımız İçin projesi kapsamında kullanım ömrünü tamamlamış 540 adet armatürü sahipsiz hayvanlar için mama ve su kaplarına dönüştürdük; böylece sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artırmayı ve kaynakların geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyoruz. Yeni bir adım olarak hayata geçirmekte olduğumuz ‘Işık Veren Yuvalar’ projesiyle ise, şirket envanterinde yer alan ve ekonomik ömrünü tamamlamış elektrik dağıtım panolarını ileri dönüşüm yaklaşımıyla yeniden değerlendirerek çevresel ve toplumsal fayda üreten sürdürülebilir bir değere dönüştüreceğiz. Bu projeyle elektrik dağıtım panoları, sokak hayvanları için güvenli, dayanıklı ve korunaklı yaşam alanlarına dönüştürülerek barınma ihtiyacına kalıcı çözümler sunacak. Doğayı birlikte paylaştığımız dostlarımızın her zaman yanındayız.”

Eşyalarınızı Koruyarak Yer Açmanın En Akıllı Yolu

Günümüzde birçok kişi evinde ya da iş yerinde biriken eşyalar nedeniyle alan sıkıntısı yaşamaktadır. Kullanılmayan ama atmaya da kıyılamayan eşyalar, zamanla yaşam alanını daraltır ve düzeni zorlaştırır. Bu noktada eşya depolama hizmeti, eşyalarınızı koruyarak yer açmanın en akıllı ve pratik yolu olarak öne çıkar. Depocum, sunduğu profesyonel depolama çözümleri ile eşyalarınızı güvenle saklamanızı sağlarken yaşam alanınızı daha verimli hale getirir.

Eşyaları tamamen elden çıkarmak yerine güvenli bir ortamda saklamak, hem ekonomik hem de uzun vadede daha mantıklı bir çözümdür. Özellikle sezonluk kullanılan eşyalar, fazla mobilyalar veya arşivler için depolama hizmeti büyük kolaylık sağlar.

Fazla Eşyalarınızı Koruyarak Alan Kazanın

Fazla eşyalar çoğu zaman evde gereksiz kalabalık oluşturur. Bu durum hem hareket alanını kısıtlar hem de yaşam konforunu düşürür. Profesyonel depolama hizmeti sayesinde kullanılmayan eşyalarınızı güvenli alanlara taşıyarak evinizde ciddi bir ferahlık sağlayabilirsiniz.

  • Yaşam alanınızı genişletirsiniz
  • Daha düzenli ve sade bir ortam oluşturursunuz
  • Eşyalarınızı kaybetmeden saklarsınız
  • İhtiyaç duyduğunuzda tekrar erişebilirsiniz

Depocum ile sunulan eşya depolama hizmeti, bu süreci hem kolay hem de güvenli hale getirir.

Eşyalarınızı Neden Saklamalısınız?

Birçok kişi fazla eşyalarından kurtulmak için satış ya da bağış yöntemini tercih eder. Ancak bazı eşyalar, ilerleyen süreçte tekrar ihtiyaç duyulabilecek değere sahiptir. Bu nedenle eşyaları koruyarak saklamak daha doğru bir tercih olabilir.

  • Maddi değeri olan eşyalar korunur
  • Manevi değeri olan eşyalar kaybolmaz
  • Tekrar satın alma maliyeti oluşmaz
  • Uzun vadede tasarruf sağlanır

Bu noktada eşya depolama hizmeti, eşyaları koruyarak saklamanın en etkili yoludur.

Ofis Eşyaları İçin Akıllı Depolama

Sadece evlerde değil, iş yerlerinde de fazla eşyalar ciddi bir problem yaratır. Özellikle arşivler, eski ekipmanlar ve kullanılmayan ofis mobilyaları alan kaybına neden olur. Bu durumda ofis depolama çözümleri, iş yerlerinde düzen ve verimlilik sağlar.

  • Ofiste daha fazla çalışma alanı oluşur
  • Evrak ve arşivler düzenli şekilde saklanır
  • Gereksiz kalabalık ortadan kaldırılır
  • İş süreçleri daha verimli hale gelir

Depocum, ofis depolama hizmetleri ile işletmelere düzenli ve güvenli çözümler sunar.

Güvenli Depolama ile İçiniz Rahat Olsun

Depolama hizmeti alırken en önemli konulardan biri güvenliktir. Profesyonel depolama alanlarında eşyalar, dış etkenlere karşı koruma altına alınır ve uzun süre güvenle saklanabilir.

  • 7/24 güvenlik sistemleri ile korunur
  • Nem ve toza karşı korumalı alanlarda saklanır
  • Sigortalı depolama hizmeti sunulur
  • Düzenli ve kontrollü depo ortamı sağlanır

Depocum ile eşyalarınız sadece saklanmaz, aynı zamanda maksimum güvenlik altında korunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşya depolama güvenli mi?
 Evet, profesyonel hizmetlerde eşyalar güvenlik sistemleri ile korunur.

Eşyalar ne kadar süre depolanabilir?
 İhtiyaca göre kısa veya uzun süreli depolama yapılabilir.

Ofis eşyaları da depolanabilir mi?
 Evet, ofis depolama hizmeti ile arşiv ve ekipmanlar güvenle saklanabilir.

Depolanan eşyalara tekrar ulaşabilir miyim?
 Evet, ihtiyaç duyduğunuzda eşyalarınıza erişim sağlanabilir.

Eşyalarınızı koruyarak yer açmak, hem yaşam kalitenizi artırır hem de düzenli bir alan oluşturmanızı sağlar. Depocum ile sunulan profesyonel eşya depolama hizmeti sayesinde eşyalarınızı güvenle saklayabilir, daha ferah ve kullanışlı bir yaşam alanına sahip olabilirsiniz.

İcra Dosyası Sorgulama ve Ödeme İşlemleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

İcra takip süreçleri, teknolojinin gelişmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Özellikle abonelik sözleşmelerine dayalı alacaklar için geliştirilen yeni sistemler sayesinde işlemler daha hızlı ve pratik hale gelmiştir. Vatandaşlar ise bu süreçlerde en çok icra dairelerinin iletişim bilgileri, adresleri ve ödeme detaylarına ulaşmak istemektedir.

Abonelik Sözleşmelerine Dayalı İcra Takibi Nedir?

Elektrik, su, doğalgaz, internet gibi abonelik hizmetlerinden doğan borçlar, belirli bir hukuki süreç çerçevesinde icra takibine konu olabilmektedir. Bu tür alacaklar için geliştirilen Merkezi Takip Sistemi (MTS), icra süreçlerinde önemli bir kolaylık sağlamaktadır.

İstanbul’da bu alanda hizmet veren birimlerden biri olan İstanbul Anadolu abonelik sözleşmeleri icra dairesi abonelik kaynaklı alacakların takibinde görev almaktadır. Ancak bu daire, İstanbul’daki icra dairelerinden yalnızca biri olup, farklı türde alacaklar için ayrı daireler de bulunmaktadır.

MTS Sistemi ile İcra Süreçlerinde Dijital Dönem

Merkezi Takip Sistemi (MTS) ile birlikte avukatlar, icra takip işlemlerini fiziksel olarak daireye gitmeden başlatabilmektedir. Bu sistem sayesinde:

  • Takip işlemleri online olarak açılabilmekte
  • Ödeme emirleri avukatlar tarafından hazırlanabilmekte
  • Süreçler daha hızlı ve verimli ilerlemektedir

Bu yenilik, icra dairelerinin iş yükünü azaltırken aynı zamanda işlemlerin daha kısa sürede sonuçlanmasına katkı sağlamaktadır.

Vatandaşlar İcra Dairelerinde Hangi Bilgileri Arıyor?

İcra daireleriyle ilgili yapılan aramalarda kullanıcıların en çok ulaşmak istediği bilgiler şunlardır:

  • İcra dairesi adres ve telefon bilgileri
  • Dosya sorgulama ve takip işlemleri
  • Ödeme yapılacak banka hesap bilgileri (IBAN)
  • Güncel icra bilgileri

Bu bilgilerin tek bir platformda toplanması kullanıcılar açısından büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu noktada kapsamlı içerik sunan icra.net.tr, icra dairelerine ilişkin güncel verilere ulaşmak isteyenler için önemli bir rehber niteliğindedir.

İcra Dairelerine Ödeme Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?

İcra dosyalarına ödeme yapılırken en önemli konulardan biri doğru banka hesap bilgisinin kullanılmasıdır. Yanlış IBAN’a yapılan ödemeler, ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Bu nedenle ödeme öncesinde bilgilerin mutlaka resmi kaynaklardan kontrol edilmesi gerekmektedir.

Adalet Bakanlığı tarafından sunulan icra daireleri IBAN bilgileri  tüm icra dairelerine ait güncel banka hesap bilgilerinin güvenli şekilde doğrulanmasını sağlamaktadır.

Sonuç

Abonelik sözleşmelerine dayalı icra takipleri, yeni sistemler sayesinde daha hızlı ve pratik hale gelmiştir. Özellikle MTS ile birlikte dijitalleşen süreçler, hem vatandaşlar hem de hukuk profesyonelleri için önemli kolaylıklar sağlamaktadır.

İcra işlemlerinde doğru bilgiye ulaşmak ve resmi kaynakları kullanmak, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kullanıcıların güvenilir bilgi platformları ile resmi sistemleri birlikte değerlendirmesi önerilmektedir.

TBB’den belediyelere eğitim hamlesi

TBB, yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini artırmaya yönelik eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda TBB Belediye Akademisi Müdürlüğü tarafından yürütülen eğitim programı çerçevesinde “Yönetici Geliştirme Programı” başladı.

Belediyelerin artan ve karmaşıklaşan görev ve sorumluluklarını daha etkin ve verimli şekilde yerine getirebilmelerini amaçlayan program; büyükşehir, il ve büyükşehir ilçe belediyeleri ile bu belediyelerin iştiraklerinde görev yapan şef, müdür ve üstü pozisyondaki personeli kapsıyor.

Türkiye genelinden 352 yöneticinin yer aldığı programla, kamu yararını gözeten ve kamu kaynaklarını stratejik biçimde yöneten yetkin kamu yöneticilerinin yetiştirilmesi hedefleniyor.

Program kapsamında katılımcıların yetkinlik düzeylerinin artırılması, liderlik ve karar alma becerilerinin geliştirilmesi ve buna bağlı olarak belediyelerin sunduğu yerel hizmet kalitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi de programın temel hedefleri arasında yer alıyor.

İki dönem halinde planlanan program, Mart–Haziran 2026 ile Eylül–Aralık 2026 tarihleri arasında toplam sekiz ay sürecek. Ankara, Hacettepe, Orta Doğu Teknik, Sabancı, Anadolu, Marmara, Hacı Bayram Veli, Gazi, Namık Kemal, Ankara Sosyal Bilimler, Yıldırım Beyazıt, Bandırma ve Çankaya üniversitelerinden öğretim üyeleri ile merkezi ve yerel yönetimlerin deneyimli bürokratları tarafından yürütülecek.

Teorik içerikler bahar döneminde mart-haziran, güz döneminde ise eylül-kasım aylarında uzaktan eğitim yöntemiyle verilecek. Grup çalışmaları, uygulamalar ve atölye çalışmalarını içeren yüz yüze eğitimler ise haziran ve aralık aylarında Ankara ve İstanbul’da gruplar halinde gerçekleştirilecek.

Programın öğrenme alanları arasında kamu yönetiminin temelleri, mevzuat bilgisi, Türkiye’nin idari, ekonomik ve toplumsal yapısı, kamu politikası, sosyal politika, kentleşme politikası ve toplumsal adalet-eşitlik politikaları, yönetim ve liderlik, bilgi teknolojileri ile ekolojik kriz ve yerel yönetimlere yansımaları gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca yüz yüze eğitim günlerinde deneyim paylaşımına yönelik seminerler de düzenlenecek.

Program Prof. Dr. Ruşen Keleş’in açılış sunuşu ile başladı

Belediye yöneticilerinin yönetsel becerilerini artırarak yerel hizmetlerin niteliğini iyileştirmeyi ve bu doğrultuda yerel yönetimlerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlayan program, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Ruşen Keleş’in açılış sunuşu ile başladı.

Keleş, açılış sunumunda yerel yönetimlerde görev alan yöneticilerin eğitimine ilişkin uluslararası örneklere değinerek, birçok ülkede belediye başkanları ve meclis üyelerinin göreve gelmeden önce bilimsel bir eğitim sürecinden geçtiğini vurguladı. 1950’li yıllarda Birleşmiş Milletler öncülüğünde kurulan Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yalnızca Türkiye’ye değil, Ortadoğu’daki ülkelere de kamu yönetimi alanında eğitim verdiğini hatırlatan Keleş, benzer kurumsal yapıların önemine ve yokluğunun yaratacağı sorunlara dikkat çekti.

TBB bünyesinde kurulan Belediye Akademisinin bu ihtiyaca karşılık verdiğini ifade eden Keleş, belediyecilik alanında devlet ve yerel yönetim görev ayrımı, vesayet yetkileri, yerel özerklik ve mali yapı gibi temel konuların eğitim programlarında ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Yerel yönetimlerin gerçek anlamda özerk olabilmesi için mali kaynaklarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Keleş, belediyelerin finansman yapısına ilişkin farklı modellerin de tartışılması gerektiğini dile getirdi.

Yerel yönetimlerin gelişiminde akademik bilginin rehberliğinin belirleyici olduğunu dile getiren Keleş, sözlerini “Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, bir çağdaş bilim esasına dayalı cumhuriyet olarak kurulmuştur ve zaten Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin alnında bir yazı vardır: ‘Hayatta en hakiki mürşit -yani yol gösterici- ilimdir.’ diyor. Belediyecilik de dahil olmak üzere bu türlü adımlarda onun gösterdiği bu ışıklı yoldan gitmenin çok yararlı olduğu düşüncesindeyim.” diyerek tamamladı.

TAPDK satış belgesinde son 2 gün

Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) işlemlerine ilişkin hatırlatmada bulundu.
Başkan Özen, 2026 yılı için TAPDK satış belgesi başvurularının 1 Ocak itibarıyla başladığını ve 31 Mart 2026 tarihinde sona ereceğini belirterek, açık içki satışı yapan işletmelerin başvurularını zamanında yapmaları gerektiğini vurguladı.
Özen ayrıca, tütün ve alkol perakende ile toptan ticareti yapan işletmeler için 2026 yılı TAPDK süre uzatım işlemlerinin de başladığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı:
“Bakanlık tarafından 2026 yılı için belirlenen ücretler; merkez için sigara ve alkol satışlarında 4.240 TL, köy yerleşimlerinde ise 1.017 TL olarak belirlenmiştir. Bu bedellerin Ziraat Bankası gişe, ATM veya internet bankacılığı tahsilat ekranı üzerinden yatırılması yeterlidir. Satıcılarımızın yeni bir belge düzenlemesine gerek bulunmayıp mevcut belgelerini muhafaza etmeleri yeterlidir. Ayrıca Bakanlığın ilçe müdürlüklerine başvuru yapılmasına gerek yoktur.”
Başkan Özen, tüm esnafların mağduriyet yaşamamaları adına işlemlerini son güne bırakmamaları gerektiğini hatırlatarak, “TAPDK ruhsatları için başvurular 31 Mart 2026 tarihinde sona erecektir. Tüm esnaflarımıza hayırlı işler ve bol kazançlı günler dilerim” dedi.

Anzer Balının Üretim Süreci: Doğadan Sofraya Uzanan Eşsiz Yolculuk

Anzer balı, yalnızca lezzeti ve faydalarıyla değil, üretim sürecinin doğallığı ve zorluğu ile de dikkat çeken özel bir bal türüdür. Türkiye’nin Rize iline bağlı Anzer Yaylası’nda üretilen bu değerli bal, tamamen doğal şartlarda ve sınırlı bir zaman diliminde elde edilir. Üretim sürecinin her aşaması titizlikle yürütülür ve bu da Anzer balını diğer bal çeşitlerinden ayıran en önemli faktörlerden biridir.

Yüksek Rakımda Başlayan Üretim

Anzer balının üretimi, ilkbahar aylarının sonlarına doğru başlar. Arıcılar, kovanlarını yaklaşık 2.000 metreyi aşan yüksek rakımlı yaylalara taşır. Bu bölgede hava şartları oldukça değişkendir ve üretim sezonu oldukça kısa sürer. Bu nedenle arıcıların doğru zamanı yakalaması büyük önem taşır.

Yaylada bulunan yüzlerce farklı çiçek türü, arılar için zengin bir nektar kaynağı oluşturur. Bu çeşitlilik, balın hem aromasını hem de besin değerini doğrudan etkiler. Arılar, tamamen doğal ortamda hiçbir yapay müdahale olmadan nektar toplar.

Doğal ve Katkısız Üretim Süreci

Anzer balının üretiminde kimyasal katkı maddeleri ya da yapay besinler kullanılmaz. Arılar tamamen doğadaki çiçeklerden beslenir. Bu durum balın saf ve doğal olmasını sağlar.

Arıcılar, üretim sürecinde geleneksel yöntemleri tercih eder. Kovan bakımı, hasat zamanı ve depolama koşulları büyük bir özenle kontrol edilir. Bu süreçte yapılan en küçük hata bile balın kalitesini etkileyebilir.

Hasat Dönemi ve Elde Edilen Bal

Anzer balı genellikle yaz aylarının ortasında hasat edilir. Hasat dönemi oldukça kısa sürer ve bu süre içinde elde edilen bal miktarı sınırlıdır. Bu durum, Anzer balının nadir ve değerli olmasının en önemli nedenlerinden biridir.

Toplanan bal, süzme işlemiyle peteklerden ayrılır ve hiçbir ısıl işlem uygulanmadan doğal haliyle korunur. Bu sayede balın içeriğindeki vitamin ve enzimler zarar görmez.

Laboratuvar Analizi ve Kalite Kontrol

Gerçek Anzer balı, hasat edildikten sonra çeşitli analizlerden geçirilir. Bu analizler sayesinde balın içeriği, polen çeşitliliği ve doğallığı doğrulanır. Özellikle polen analizi, balın Anzer Yaylası’na ait olup olmadığını belirlemede önemli bir rol oynar.

Kalite kontrol süreçlerinden başarıyla geçen bal, sertifikalandırılarak satışa sunulur. Bu aşama, tüketicinin güvenli ve gerçek ürün satın almasını sağlar.

Paketleme ve Tüketiciye Ulaşım

Analiz ve kalite kontrol aşamalarından geçen Anzer balı, uygun koşullarda paketlenir. Cam kavanozlar genellikle tercih edilir çünkü cam, balın doğal yapısını korumaya yardımcı olur.

Paketleme sırasında hijyen kurallarına büyük önem verilir. Ürünler etiketlenerek piyasaya sunulur ve tüketicilere ulaşır. Bu aşamada ürünün izlenebilir olması, güvenilirlik açısından büyük önem taşır.

Doğal Üretimin Değeri

Anzer balının üretim süreci tamamen doğaya bağlıdır. İklim koşulları, bitki örtüsü ve arıların sağlığı üretimi doğrudan etkiler. Bu nedenle her yıl aynı miktarda üretim yapılması mümkün değildir.

Bu doğal sınırlılık, Anzer balını hem nadir hem de değerli kılar. Seri üretim mantığıyla değil, doğanın sunduğu imkanlar doğrultusunda elde edilen bu bal, gerçek anlamda özel bir üründür.

Anzer balının üretim süreci, doğallığın ve emeğin en güzel örneklerinden biridir. Yüksek rakımda başlayan bu yolculuk, titiz bir üretim ve kontrol sürecinden geçerek sofralara ulaşır. Her aşamasında kalite ve doğallık ön planda tutulduğu için Anzer balı, dünyanın en değerli bal türlerinden biri olarak kabul edilir. Bu eşsiz ürün, doğanın sunduğu en saf lezzetlerden biri olma özelliğini taşımaktadır.

Bu oyunun ücreti; ‘sağduyu’

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde, ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılmak üzere yanlarında çocuklar için kıyafet getirenler, Çiğdem Tunç Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Aşk-ı Memnu: Hatıran Bende Saklı’ adlı oyunu ücretsiz izledi.

Dünya Tiyatro Günü etkinlikleri kapsamında, Keşan Belediyesi Selim Sesler Konferans ve Tiyatro Salonu’nda, Halid Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eseri ‘Aşk-ı Memnu: Hatıran Bende Saklı’ adlı oyun sahnelendi.

Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nun modern uyarlamasıyla sahneye taşınan oyunu izlemeye gelenler, ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılmak üzere yanlarında çocuk kıyafetleri getirdi. Kıyafetleri getirenler, oyunu ücretsiz izleme fırsatı buldu. Kıyafetler Keşan Belediyesi Paylaşım Mağazası’na bağışlandı.

Oyunun ardından konuşan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Çiğdem Tunç’a tiyatro ekibi adına çiçek takdim etti. Dünya Tiyatro Günü’nü kutlan Özcan, tiyatronun önemine vurgu yaparak hem sanat etkinliklerini hem de sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Yesevi Hareketi’nden vatandaşa ‘afet’ bilinci

Olgay GÜLER

Yesevi Hareketi Derneği Edirne Şubesi tarafından, vatandaşların başta deprem olmak üzere yangın ve sel gibi afetlere hazırlıklı olmaları amacıyla, broşür dağıtılarak bilgilendirme çalışması yapıldı.

Bünyesinde Yesevi Arama Kurtarma (YAK) birimi kurarak, afet durumlarına karşı hazırlıklarını sürekli güncelleyen Yesevi Hareketi Derneği, kentte broşür dağıtarak vatandaşları bilgilendirdi. Afetlere karşı hazırlık ve YAK birimiyle ilgili bilgilerin bulunduğu broşürlerin dağıtıldığı etkinliğe Şube Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, YAK ekip lideri Sadık Bektaş ve üyeler katıldı.

Şube Başkanı Cankaloğlu, Edirne’nin deprem riski az bölgeler arasında bulunmasına rağmen, herhangi bir afet durumunda lojistik anlamda büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Edirne deprem riskinin en az olduğu illerimizden bir tanesi. Buna rağmen İstanbul, Tekirdağ ve dolayısıyla ülkemiz deprem bölgesi. Lojistik anlamda en stratejik konumda olan illerden birisi Edirne’miz. Dolayısıyla biz bugün deprem başta olmak üzere; afet bilincini vatandaşlarımıza göstermek için broşürleri dağıtacağız” dedi.

Yesevi Arama Kurtarma (YAK) Edirne ekip lideri Sadık Bektaş da, Türkiye’nin deprem kuşağında bir bölgede bulunduğunu söyleyerek, “Türkiye’miz deprem bölgesinde ve birçok ilimizde de son depremde bunu yaşadık. Can kayıpları oldu, yaralılar oldu. Bu gerek insan olsun, gerek hayvanlar olsun hiçbir canlı ayırmadan hepsini içine katıyoruz. Bu gibi afetlerde sadece deprem değil bunda sel var, göçük var, dağda kalmak var. Bunlara yönelik arama kurtarma çalışmalarının eğitimlerini alıyoruz. Yeni katılan arkadaşlara da bu eğitimi vererek sertifikalarını temin ediyoruz. Aramıza katılacak yeni arkadaşlar da olabilir. Onları da bekliyoruz. Farkındalık yaratmak amacıyla burada toplandık ve inşallah vatandaşlarımıza bunun bilincini daha güzel veririz, nasıl hazırlıklı olacağının bilgisini aktarabiliriz” diye konuştu.

Kütüphane Haftası başlıyor

Hatice Erkurt Anaokulu Kütüphanesi Haftası kapsamındaki ziyaretini yoğunluk nedeniyle önceden gerçekleştirdi (Foto: İsmail DEMİRAY)

Her yıl Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan ve kütüphanelerin toplumsal yaşamdaki vazgeçilmez yerini vurgulayan Kütüphane Haftası, bu yıl “İyileştiren Kütüphane” ana temasıyla Edirne merkez ve tüm ilçelerinde büyük bir coşkuyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde kutlanılacak.

Geçtiğimiz yılın üretkenlik odaklı vizyonunu, bu yıl kitabın ve kütüphanenin rehabilite edici gücüyle birleştiren etkinlikler; 30 Mart – 5 Nisan 2026 tarihleri arasında vatandaşlarla buluşacak. Kitabın İyileştirici Gücü Odak Noktasında Haftanın açılış programı 30 Mart Pazartesi günü saat 14.00’te Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek açılış programıyla birlikte, diğer ilçelerde de aynı gün program açılışları hafta boyunca coşkulu kutlamalar devam edecek.

Edirne İl Halk Kütüphanesi açılış programında “Yılın Okurları Ödül Töreni” ve Uzman Psikolog Nergis Özdinç’in “Kitapla İyileşme: Bibliyoterapi” konulu sunumu ile başlayacak. Bu anlamda hafta boyunca tüm kütüphaneler sadece birer bilgi merkezi değil; drama atölyeleri, müzik dinletileri ve el sanatları sergileriyle, kitap sergileri birer “iyileşme alanı” olarak hizmet verecek.

Ayrıca bu yılki programların en önemli sacayaklarından birini toplum sağlığını korumaya yönelik iş birlikleri oluşturacak. Yeşilay şubeleri ile koordineli olarak;  Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde “Teknoloji Bağımlılığı ve Bilinçli İnternet Kullanımı” sunumları yapılacak, Keşan’da internet ve sosyal medya bağımlılığının gençler üzerindeki etkileri tartışılacak.Lalapaşa’da ortaokul öğrencilerine yönelik Yeşilay etkinlikleri düzenlenecek. Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek olan “Bir Fidan Bin Umut” ağaçlandırma etkinliği ile kütüphanelerin ekolojik farkındalığa katkısı vurgulanacak.

“81 İL OKUYOR, EDİRNE İLHAM OLUYOR”

1 Nisan Çarşamba günü saat 13.30’da, tüm Türkiye ile eş zamanlı olarak Edirne’nin sembol mekanlarından Selimiye Camii Mimar Sinan Heykeli önünde toplu kitap okuma etkinliği gerçekleştirilecek. Bu etkinlikte Karagöz ve Hacivat da okurlara eşlik ederek geleneksel kültürümüzü kitaba olan ilgiyle buluşturacak.

GEZİCİ KÜTÜPHANE HER YERDE

Kütüphane hizmetlerini şehrin her noktasına ulaştırmayı hedefleyen Gezici Kütüphane; hafta boyunca Uzunköprü’den Erasta AVM önüne, huzurevlerinden cezaevlerine kadar geniş bir yelpazede okuyucularla buluşacak.

Konuya ilişkin açıklamada, kitabın iyileştirici dünyasında buluşmak üzere il ve ilçe kütüphanelerdeki etkinliklere tüm vatandaşlar davet edildi.

İLK GÜN PROGRAMI

Kırkpınar Halk Kütüphanesi

Saat: 14.00 Kütüphane Haftası Açılış Programı

Yılın Okurları Ödül Töreni

Edirne Çocuk Hakları Derneği Çocuk Okurlara Hediye Takdimi

Saat:14.30 Uzman Psikolog Nergis Özdinç’in Sunumu ‘Kitapla İyileşme Bibliyoterapi’

‘Yeni Gelen Kitaplar Sergisi’ Açılışı

Yer: Kırkpınar Halk Kütüphanesi Gezici Kütüphane Uzunköprü’de Okuyucularla Buluşuyor.

Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Hafta Boyunca gelen ziyaretçilere kütüphane tanıtımı yapılacaktır.

‘Yeni Gelen Kitaplar Sergisi’ hafta boyunca tüm ziyaretçilere açık olacaktır

Keşan İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Saat:10.00 Kütüphane Haftası Açılış Programı ve Sunum

Saat:10.30 En çok kitap okuyan okuyucular için ödül töreni ve başarı belgesi

Saat:11.00 Kütüphaneci Soner Kutlubay “İyileştiren Kütüphane” temalı sunumu

Saat:14.00 “Kitap okumanın insan ve toplum psikolojisine olan faydaları” konulu söyleşi.

Keşan Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeli Psikolog İrem Çetintaş’ın katılımları ile

Uzunköprü İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü

Saat:10.00 açılış saygı duruşu ve İstiklal Marşı,  açılış konuşmaları

Saat:11.00 Ödül Töreni (İlçe Halk Kütüphanesinden en fazla kitap okuyanlara Ödül ve belge verilmesi)

Gün boyunca Gezici Kütüphane Tanıtımı

Hafta boyunca Okul Oryantasyonları yapılacaktır.

Enez İlçe Halk Kütüphanesi

Saat:15.00 Kitap Terapisi Saati

Süloğlu İlçe Halk Kütüphanesi

Saat:10.00 Lise Öğrencileriyle birlikte kitap okuma etkinliği

Lalapaşa İlçe Halk Kütüphanesi

Saat: 09.00-10.00 Açılış Programı

Saat:11.00 Ödül Töreni (Yılın Okurları Ödül Takdimi)

Saat:13.00 İlkokul 1. Sınıflarla Etkileşimli Kitap Okuma, Boyama, İzleme Saati.