

Nehirler düşüşe devam!
Olgay GÜLER
Edirne’de ‘kırmızı alarm’ verilerek taşkına neden olan Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerinde düşüş devam ederken, alarm seviyelere sarıya düşürüldü.
Son yağışlar, karların erimesi ve Bulgaristan’daki barajlardan su bırakılması ile birlikte Edirne’deki nehirlerde su seviyesi, 19 Şubat’ta artışa geçti. Tunca Nehri’nin taşması sonrası tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi ve Kırkpınar Er Meydanı, su altında kaldı. Meriç Nehri’nin yatağından taşması sonucu da kent merkezine bağlı Bosnaköy civarında, bağ evlerinin bulunduğu bölgede kısmi taşkınlar meydana geldi. Bu bölgelerdeki çiftlik ve bağ evlerinde mahsur kalan çiftlik hayvanları ile diğer hayvanların kurtarılması için AFAD koordinesinde çalışma başlatıldı. Kırklareli, Sakarya, Bursa, Tekirdağ ve Yalova’dan gelen ekiplerin de katıldığı çalışmada, hayvanlar alınıp güvenli bölgelere götürüldü.
İKİ NEHİRDE DE DÜŞÜŞ SÜRÜYOR
Su debileri artan ve ‘kırmızı alarm’ verilen Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerinde salı günü başlayan düşüş sürüyor. Bugün, saat 14.00 itibarıyla Tunca Nehri’nin debisi 111 metreküp/saniyeye, Meriç Nehri’nin debisi 1000 metreküp/saniyeye düştü. DSİ, iki nehrin de alarm seviyesini sarıya düşürdü.
Soğuk hava uyarısı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yapılan son meteorolojik değerlendirmelere göre hava sıcaklığının hissedilir derecede azalacağına dikkat çekerken, Edirne’de hafta sonu termometrelerin sıfırın altına inmesi bekleniyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, soğuk havanın 5 Mart 2026 Perşembe gününe kadar devam etmesinin beklendiğini bildirdiği paylaşımında özetle şunlara yer verdi:
“01.03.2026 Pazar günü itibarıyla yerini soğuk ve yağışsız bir hava kütlesine bırakacağı öngörülmektedir. Bu periyotta özellikle pus ve sis gibi görüş mesafesini azaltan meteorolojik hadiselerin görülmesi beklenmektedir. Bu durumlara bağlı olarak atmosferdeki kirletici maddelerin artışı nedeniyle oluşabilecek sağlık sorunlarına karşı dikkatli olunmalıdır.
Hâlen mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, azalarak mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin edilmektedir. Yağışsız dönemde gündüz sıcaklıklarında bir miktar artış beklenmesine rağmen, gece sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyredeceği öngörülmektedir. Düşük sıcaklıklar ve kar yağışına bağlı olarak buzlanma ve don olayları meydana gelebileceğinden, ulaşımda aksamalar ile zirai faaliyetlerin sürdüğü bölgelerde zirai don riskine karşı tedbirli olunmalıdır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından kuvvetli yağış,kuvvetli rüzgâr ve fırtınaya ilişkin hazırlanacak ve yayımlanacak meteorolojik tahmin ve erken uyarıların takip edilmesi önem arz etmektedir.”
EDİRNE’DE HAVA
Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bu süreç içerisinde beklenen değerler şöyle:
27 Şubat 2026 Cuma
Parçalı bulutlu, 0°C – 10°C, Nem (%) 41-80, rüzgar (km/sa), kuzeyden 8
28 Şubat 2026 Cumartesi
Parçalı bulutlu, -1°C – 11°C, nem (%) 45-93, rüzgar (km/sa) kuzeyden 7
1 Mart 2026 Pazar
Parçalı bulutlu, 0°C – 13°C, nem (%) 49-92, rüzgar (km/sa), kuzeydoğudan 7
2 Mart 2026 Pazartesi
Az bulutlu, 1°C – 14°C, nem (%) 44-96, rüzgar (km/sa), doğudan 5
3 Mart 2026 Salı
Parçalı bulutlu, 3°C – 19°C, nem (%) 48-87, rüzgar (km/sa), kuzeydoğudan 8
‘Edirne Sarayı’ temalı konferans
Edirne Yerel Tarih Grubu, 28 Şubat Cumartesi günü Edirne’nin önemli bir tarihi mirasının bilimsel ve akademik olarak ele alınacağı bir konferans düzenliyor. “Mimari Özellikleri ve Kent Kültürüne Katkılarıyla Edirne Sarayı” başlıklı konferansın konuşmacısı. Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi, Türk ve İslam Sanatları Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu olacak
Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu
Edirne Yerel Tarih Grubu Başkanı Güngör Mazlum bu önemli ve merak edilen konuya ilişkin bir davetiye grubu oluşturarak, sosyal medya üzerinden bu isimleri tek tek davet etti. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde 28 Şubat Cumartesi günü saat 1400’de başlayacak konferansın davetliler arasında da ilgi ve heyecan uyandırdığı izleniyor. Fatih Sultan Mehmet’in doğup büyüdüğü, evlendiği, İstanbul’un fetih kararını aldığı Saray, 93 Harbi’nde cephanelik olarak kullanılmış ve Ruslar tarafından patlatılmış, içindeki çiniler ve değerli eşyalar da Rusya’ya kaçırılmış.
Tunca Sarayı, Hünkar Bahçesi Sarayı, Edirne Saray-ı Hümayunu gibi isimlerle de anılan Edirne Sarayı (Sarây-ı Cedîd-i Âmire); Yeniimaret Mahallesi Sarayiçi bölgesinde, II. Murad’ın son zamanlarında (1450 ) Tunca Nehri’nin iki yakasında inşa edilmeye başlanmış. Topkapı Sarayı’ndan sonra İmparatorluğun en büyük ikinci sarayıdır. Büyük meydanlar etrafında konumlanan değişik işlevli yapılarıyla Türk saray mimarisinin genel karakterini de yansıtan birçok yapıyı bünyesine alan yapı geniş bir alanı kapsıyor..
Saray; restorasyon ve ihyası için Cumhurbaşkanlığı kararıyla Milli Saraylar Başkanlığı’na tahsis edilen Edirne Sarayı’nın ihyası için planlanan 5 yıllık master plan çerçevesinde kazı, ikmal, inşa, teşhir, tanzim ve çevre düzenleme çalışmaları halen devam ediyor.
Çiçek TIR’ında kokain-altın
Bulgaristan’da gümrük ekipleri, Edirne’nin Kapıkule Gümrük Kapısı’na çıkış yapmak üzere olan Hollanda’dan Türkiye’ye çiçek taşıdığı beyan edilen Türk plakalı bir TIR’da 1 milyon 430 bin Euro değerinde 11 kilo 180 gram kokain ile 5 kilo 199 gram altın ele geçirdi.
Hollanda’dan Türkiye’ye çiçek taşıdığı beyan edilen Türk plakalı çekici ve yarı römork, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda Bulgar gümrük görevlilerince risk analizi kapsamında detaylı kontrole alındı.
11 KİLODAN FAZLA KOKAİN
Belge kontrolü ve aks tartımı sonrası araç, röntgen taramasına sevk edildi. Görüntülerde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine narkotik dedektör köpeği de aramaya dahil edildi. Yapılan fiziki kontrolde sürücü kabininde preslenmiş 10 paket halinde beyaz toz madde bulundu. Yapılan hızlı testte maddenin kokain olduğu belirlendi.
Ele geçirilen kokainin toplam brüt ağırlığının 11 kilo 180 gram olduğu ve değerinin 1 milyon 28 bin 923 Euro olduğu açıklandı.
5 KİLODAN FAZLA ALTIN
Sürücünün üzerindeki aramada ise mont ceplerinde 3 paket içerisinde toplam 4 adet külçe halinde eritilmiş altın bulundu. Uzman incelemesi sonucu altınların toplam ağırlığının 5 kilo 199 gram olduğu ve yaklaşık 402 bin 982 Euro değer taşıdığı tespit edildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Uyuşturucu madde, altın külçeler, sürücü ve suçta kullanıldığı belirtilen araç muhafaza altına alındı. Olayla ilgili soruşturma, Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde yürütülüyor.
Ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında Bulgaristan Organize Suçlarla Mücadele birimiyle yapılan ortak çalışmalar sonucu olayla bağlantılı iki kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.
Nöbetçi Eczaneler
Lodos Sultaniçe’yi talaşa boğdu!
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Saros Körfezi’nde kuvvetli lodos Sultaniçe sahilini deniz çayırı (Posidonia oceanica) ya da bölge halkı halk arasında “talaş” olarak anılan bitki yığınları ile doldurdu.
Sultaniçe Köyü muhtarı Ergün Ertaş yaptığı açıklamada; “Liman olduğundan beri sahilimiz her yıl lodos sonrası talaş doluyor. Geçen yıl 150 kamyonu gecik attık. Bu yılda daha fazla oldu. Burasını temizlemek yine bize düşüyor ama, Kaymakamlığımızın, Özel İdaremizin de katkılarını bekliyoruz.” dedi.
Limandaki durumu fotoğraflayarak sosyal medya hesabından paylaşan gazeteci Ömer Çakıcı, balıkçılar ve sahilde yaşayan vatandaşların, “Liman mendireği uzatılması lazım, sirkülasyon nedeniyle sahil lodos havalarda talaş doluyor. Bunu her yıl yaşıyoruz” şeklindeki ifadelerini de aktardı..
DENİZ ÇAYIRI
Uzmanlar, özellikle Saros Körfezi gibi Kuzey Ege kıyılarında en sık görülen türün Posidonia oceanica olduğunu belirtiyor. Fırtına ve lodos sonrası köklerinden kopan yapraklar kıyıya yığılıyor ve sahilde kahverengi-siyah bir bant oluşturuyor.
Bu birikintiler kötü bir görüntü oluşturuyor gibi görünse de kıyı erozyonunu azaltıyor, kumun denize taşınmasını engelliyor.
Deniz ekosistemi için son derece değerli olduğu belirtiliyor ve ekolojik açıdan tamamen temizlenmesi önerilmiyor.
Aramızdan ayrılanlar
İBRAHİM KANPOLAT VEFAT ETTİ
Fatma Kanpolat’ın eşi, Behiye, Mustafa Alim Kanpolat’ın babaları, Derya, İrem, Hülya Kanpolat’ın dedeleri İbrahim Kanpolat 84 yaşında vefat etti. Merhum; dün Eski Camide öğle namazını Takiben Kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
AYŞE AYDIN VEFAT ETTİ
Lalapaşa ilçesi Çallıdere Köy sakinlerinden merhum İdris Aydın’ın eşi, Özer, Özgün, Nur Jale Aydın ve Nurgül Koç’un anneleri Ayşe Aydın 75 yaşında vefat. Merhume, Çallıdere Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
TEVHİDE ELİF TUNCA VEFAT ETTİ
Merhum Selçuk Akçal ve Tülin Saraç’ın kızları, Ali Tunca’nın eşi, Emel Buse Çalıklardan’ın annesi, Mehmet Cem Çalıklardan’ın kayınvalidesi, Fatih Akçal’ın kardeşi, Aylin Ege ve Aytek Saraç’ın ablaları Cemre Çalıklardan, Nehir Çalıklardan ve Deniz Cem Çalıklardan’ın anneanneleri Tevhide Elif Tunca 56 yaşında vefat etti. Merhume; Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazından sonra Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ÖĞRETMEN SALİM AY VEFAT ETTİ
Merhum Gönül Ay’ın eşi, Gazanfer Ay ve merhum Ömer Ay’ın babaları, Serap ve Nuray Ay’ın dedeleri Emekli Öğretmen Salim Ay 87 yaşında vefat etti. Merhum. Dün Hacılar Ezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
RUKİYE KAÇIK VEFAT ETTİ
Merhum Hacı Hüseyin Kaçık’ın eşi, Mehmet Metin’in annesi, Orhan, Oktay, Bora ve Emir’in babaanneleri Rukiye Kaçık 93 yaşında vefat etti. Merhume; dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ADD Hasan Ali Yücel’i unutmadı
Atatürkçü Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 65. yılında bir kez daha saygı, minnet ve özlemle andı.
ADD Edirne Şubesi’nden yapıla açıklamada, 17 Aralık 1897’de İstanbul’da doğan, Atatürk’ün ölümünden sonra 1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali Yücel’in Cumhuriyet döneminin seçkin bir eğitim, kültür ve siyaset adamı olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“3 Mart 1931’e kadar devam eden üç aylık yurt gezisi sırasındabir gün Mustafa Kemal Paşa, yanında bulunanlara “Türk milleti ne zaman kendini kurtulmuş sayabilir?” diye sorar. Yanındakiler doğal olarak görüşlerini bildirirler. Sonra Hasan Ali söz alır; “Paşam,” der; “Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacını duymayacak hale gelirse o zaman kurtulmuş olur.” Mustafa Kemal Paşa, kendisine, “Bu çocuğun ileri attığı, üstünde bizi derin derin düşündürmeye değer bir fikirdir.” diyerek takdirlerini bildirir.
12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin (Türk Dil Kurumu) kurulmasıyla Hasan Ali Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden, İzmir Milletvekili olarak Meclise girdi, art arda dört dönem milletvekilliği yaptı.
Hasan Ali Yücel 28 Aralık 1938’de Milli Eğitim Bakanlığı’na getirildi. Üniversite reformu, Köy Enstitüleri’nin kurulması, Dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmi ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi’nin ön çalışmaları O’nun Bakanlığı döneminde gerçekleşmiştir. Devlet Konservatuvarının kurulması (20 Mayıs 1940), Türkiye’nin UNESCO’ya girişi onun çabaları sonucunda olmuştur. 25 Haziran 1946’da Üniversiteler Yasası ile yükseköğretim kurumlarının Bakanlıkla olan sıkı bağı önemli ölçüde gevşetilmiş, mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturulmuş, böylece üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da “içeriden denetim”in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur.
Hasan Ali Yücel katıksız bir Atatürk Devrimcisidir. Yolu, düşüncesi, pusulası bilimdir, akıldır. Laik, çağdaş bir eğitim anlayışına sahiptir. Düşünce ve vicdan özgürlüğünden, akıl bağımsızlığından yanadır.
17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri yasası çıkarılarak Köy Enstitüleri kurulmaya başlanır. 1942-43 öğretim yılında, bu okullara öğretmen, yönetici, gezici başöğretmen ve müfettiş yetiştirmek için, Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü kurulur.
İsmail Hakkı Tonguç ile birlikte Atatürk’ün “Köylü Ulusun efendisidir” sözünü ilke edinmiş olan Hasan Ali Yücel, Türk toplumunu ve köylüsünü gözlemlemiş, köylüye inanmış, yeni devleti kuran halkın eğitim sistemini de başarıyla kuracağına yürekten inanmıştı.
1939 yılında rakamlar bu işin önemini anlatmaya yeterdi; nüfusun yüzde 81’ini meydana getiren köylünün ancak yüzde 14’ü okuma yazma bilmekte; 2 milyon köylü çocuğundan ancak 348 bini ilkokula gidebilmekteydi. 40 bin köyden 35 bin 67’sinde okul yoktu.
Böyle bir ortamda yoğun bir çalışma başladı. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik bunalımlar içinde; destansı büyük bir devrim harekâtıydı bu. 1940-1946 yılları arasında enstitü sayısı 20’ye çıktı. Kız öğrenci sayısı 6 bini, erkek öğrenci sayısı 11 bini buldu. Derslik, yatakhane, mutfak, işlik, ahır, depo, garaj, öğretmenevi gibi türlü ihtiyaçları için 800 bina yapıldı.
Köy enstitüleri, iş eğitimi ilkelerine göre kurulmuş okullardı. Gerçekte çağdaş eğitimin en son aşamasıydı bu. Eğitimin yapıcı, yararlı olması için öğrenci yaparak, deneyerek, görerek öğrenmeliydi. Öğrencinin tüm organları eğitime katılmalı, tüm öğrenciler beyin ve beden uyumuna dayalı bir öğrenme eğitimi içinde olmalıydı.
Kısa zamanda, 15 bin dönüm arazi işlenerek, 750 bin fidan dikildi. 1500 dönümlük sebzelik, 1200 dönüm bağ yapıldı. Enstitü işliklerinin birçoğu 16 bin 400 öğrencinin bir kısmı yiyecek ve giyecek gereksinimlerini sağlar duruma getirildi. Köylünün demircilik, tarım işleri ile ilgili birçok gereksinimi öğrencilerce yapılmaya başlandı. Bu 6 yıl içinde öğrenci ve öğretmenin ortaklaşa çalışmasıyla 20 enstitü elektriğe kavuştu.
Ne var ki, 1946’dan itibaren bu öğretim kurumları karşı devrimcilerce tartışma konusu olmaları nedeniyle kapatılmıştır.
Hasan Ali Yücel 5 Ağustos 1946’da 7 yıl 7 ay sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı görevinden ayrıldı. 26 Şubat 1961 tarihinde konuk olarak kaldığı Prof. Dr. Tevfik Sağlam’ın evinde vefat etti. 2 Mart 1961 tarihinde Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Atatürkçü Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 65. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.”
Edirne’de dış ticarette ağırlık Balkanlar
Edirne’de Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 8 milyon 915 bin dolar, ithalat 30 milyon 469 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu 2026Yılı Ocak Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Ocak2026” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda özetle şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2026 yılı Ocak ayında ihracat 8 milyon 915 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026 yılı Ocak ayında ihracat 243 milyon 414 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Ocak ayında ihracat 21 milyon 997 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat %0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2026 yılı Ocak ayında ithalat 30 milyon 469 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026 yılı Ocak ayında ithalat 196 milyon 343 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Ocak ayında ithalat 15 milyon 554bin dolar olarak gerçekleşti.”
Edirne Ocak ayında ülke geneline ihracatta 59, Kırklareli 43 ve Tekirdağ 16, ithalatta Edirne’de 29, Kırklareli 37 ve Tekirdağ ise 14’üncü sırada yer aldı.
Edirne’de Ocak ayında en çok ihracat Kosova, Bulgaristan ve Almanya en çok ithalat Moldova, Romanya ve Sırbistan ile yapıldı.
Kırklareli’nde Ocak ayında en çok ihracat Venezuela, Bulgaristan ve Küba, çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Fas ve Çin ile gerçekleştirildi.
Tekirdağ’ da Ocak ayında en çok ihracat Almanya, ABD ve Mısır, en çok ithalat ise Çin, Güney Kore ve Endonezya ile yapıldı.
·