‘Okullar güvenli alanlar olmalı’

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı, Çekmeköy’de bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan menfur saldırı kendilerini derinden sarstığını bildirdi.

Yeniden Refah Partisi İl Başkanlığı’nca yapılan açıklamada, “17 yaşındaki bir öğrencinin gerçekleştirdiği saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesi, milletçe yaşadığımız büyük bir acıdır.Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, öğrencilerine ve tüm eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz” denildi..

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu elim hadise, eğitim sistemimizin yalnızca akademik başarı odaklı değil; ahlak, maneviyat ve değerler temelli bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bizim anlayışımız nettir: Önce ahlak ve maneviyat. Gençlerimizi sadece bilgiyle değil, sağlam bir karakter ve güçlü bir değer dünyasıyla yetiştirmek zorundayız.

Okullarımız güvenli alanlar olmalıdır. Eğitimcilerimizin can güvenliğini sağlayamayan bir sistem kabul edilemez. Rehberlik ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmeli, okullarda güvenlik tedbirleri artırılmalı ve aile-okul iş birliği daha etkin hale getirilmelidir.

Bu mesele siyasi polemik konusu değil, milli bir sorumluluktur. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve köklü adımlar atılmalıdır.”

Anıtta ‘Muhasebe Haftası’ buluşması

Olgay GÜLER

Edirne Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SMMO) tarafından, Muhasebe Haftası kapsamında, Atatürk anıtında tören düzenlendi.

Ülke genelinde her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanan Muhasebe Haftası kapsamında, Edirne SMMO tarafından Atatürk anıtında tören gerçekleştirildi. Törene Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, İl Defterdarı Hasan Ahmet Erdal, oda temsilcileri ve üyeleri katıldı. Törende, Edirne SMMO Başkanı Cüneyt Keskin, haftanın önemine yönelik konuşma yaptı.

‘MESLEKTAŞLARIMIZ KAMU MALİYESİNE VE ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SUNMAKTA’

Keskin, mali müşavirlerin beyannamelerin hazırlanması, gönderilmesi ve denetim süreçleriyle birlikte, sağlıklı veri akışını da temin ettiğini belirterek, “Bununla birlikte Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Hazine Müsteşarlığı ve KOSGEB gibi ekonominin düzenleyici ve destekleyici kurumlarına da hizmet sunmaktadırlar” şeklinde konuştu.

Keskin, Sistemin sağlıklı ve başarılı bir şekilde işlemesinde kamu görevlileri kadar meslektaşlarımızın da büyük payı bulunmaktadır. Meslektaşlarımızın yerine getirdiği görevler, kamu maliyesine ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlamaktadır. TÜRMOB ve odalarımız kamu yararına faaliyet gösteren kuruluşlar olarak muhasebe ve denetim mesleğinin gelişimi için çalışmalar yürütmekte; tüm kurum ve kuruluşlarla karşılıklı anlayış ve iş birliği içerisinde projeler üretmektedir. Bu iş birliği ve ortak akılla ortaya koyduğumuz çalışmaların başarıya ulaşması, ülke ekonomisine güç katmakta ve katmaya devam edecektir” dedi.

Konuşmaların ardından tören, toplu fotoğraf çekilmesiyle sona erdi.

Plastik Küpeşte ve Cam Merdiven Çözümleri

Gold Küpeşte, estetik tasarım ile güvenliği bir arada sunan korkuluk ve küpeşte sistemleri alanında uzmanlaşmış bir markadır. Modern mimarinin ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiren Gold Küpeşte, özellikle plastik küpeşte ve cam merdiven uygulamalarıyla hem konut hem de ticari projelerde dikkat çekmektedir.

Kaliteli malzeme kullanımı, projeye özel üretim anlayışı ve profesyonel montaj hizmeti sayesinde uzun ömürlü sistemler sunmaktadır.

Plastik Küpeşte ile Dayanıklı ve Ekonomik Çözümler

Plastik küpeşte sistemleri, pratik kullanım ve dayanıklılığı bir arada sunan çözümler arasında yer alır. Özellikle yoğun kullanılan alanlarda tercih edilen plastik küpeşte uygulamaları, darbelere karşı dayanıklı yapısıyla güvenli bir kullanım sağlar. Gold Küpeşte, plastik küpeşte üretiminde kaliteli malzeme tercih ederek uzun ömürlü ve sağlam sistemler geliştirmektedir.

Plastik küpeşte çözümleri, hafif yapısı sayesinde montaj kolaylığı sunar. Aynı zamanda bakım gereksinimi düşük olduğu için hem iç hem de dış mekân uygulamalarında avantaj sağlar. Merdiven korkuluklarında, balkonlarda ve farklı geçiş alanlarında kullanılan plastik küpeşte sistemleri, işlevselliği ön planda tutan projeler için ideal bir tercihtir.

Gold Küpeşte her projeye özel ölçülendirme yaparak plastik küpeşte sistemlerini mekânın mimari yapısına uygun şekilde tasarlar. Bu yaklaşım sayesinde hem güvenli hem de estetik açıdan uyumlu sonuçlar elde edilir.

Cam Merdiven ile Modern ve Şık Mekânlar

Cam merdiven uygulamaları, modern tasarım anlayışının en dikkat çekici unsurlarından biridir. Şeffaf yapısı sayesinde mekâna ferahlık katan cam merdiven sistemleri, minimal ve çağdaş projelerde sıkça tercih edilmektedir. Gold Küpeşte, cam merdiven çözümlerinde güvenlik ve estetiği bir arada sunarak projelere değer katar.

Cam merdiven sistemlerinde kullanılan sağlam ve güvenli cam yapılar, hem dayanıklılık hem de uzun ömür açısından yüksek performans sağlar. Işık geçirgenliği sayesinde alanın daha geniş ve aydınlık görünmesine katkıda bulunan cam merdiven uygulamaları, özellikle iç mekân tasarımlarında güçlü bir görsel etki oluşturur.

Gold Küpeşte, cam merdiven projelerinde ölçüye özel üretim ve titiz montaj süreci ile profesyonel çözümler sunar. Her detayın dikkatle planlandığı uygulamalar sayesinde hem güvenlik standartları korunur hem de estetik bütünlük sağlanır.

Gold Küpeşte ile Güvenli ve Uzun Ömürlü Sistemler

Gold Küpeşte, plastik küpeşte ve cam merdiven alanında kalite odaklı üretim anlayışıyla hareket eder. Dayanıklı malzeme seçimi, doğru mühendislik hesaplamaları ve uzman montaj ekibi sayesinde projelerde güvenli ve estetik sonuçlar elde edilir.

Fonksiyonelliği ön planda tutan plastik küpeşte sistemleri ile modern ve şık tasarım sunan cam merdiven çözümleri, Gold Küpeşte’nin geniş ürün yelpazesini yansıtmaktadır. Mekânınıza değer katan, uzun ömürlü ve güvenli sistemler için Gold Küpeşte profesyonel bir çözüm ortağıdır.

Reklam Bütçesini Satışa Dönüştüren Dijital Yaklaşım

Günümüzde birçok küçük işletme dijital reklama yatırım yapıyor ancak beklediği geri dönüşü alamıyor. Sosyal medya aktif, kampanyalar yayında, fakat satış artışı sınırlı kalıyor. Bunun temel nedeni, dijital çalışmaların stratejik ve ölçülebilir bir sistemle yönetilmemesi.

Uğur Growth, KOBİ’ler için sade ama etkili bir dijital büyüme modeli geliştiriyor. Reklam kampanyaları yalnızca yayınlanmakla kalmıyor; analiz ediliyor, test ediliyor ve sürekli optimize ediliyor. Böylece bütçe kontrol altında tutulurken dönüşüm oranları artırılmaya odaklanılıyor.

Dijital pazarlama, markaların internet ortamında görünürlük kazanmasını ve doğru hedef kitleye ulaşmasını sağlar. Performans pazarlama ise yapılan bu çalışmaların tıklama, form doldurma veya satış gibi ölçülebilir sonuçlara dönüşmesini hedefler. Bu yaklaşım sayesinde reklam harcamaları daha verimli hale gelir.

Uğur Growth’un çalışma modelinde şeffaflık ön plandadır. İşletme sahipleri hangi kampanyanın ne kadar performans gösterdiğini düzenli raporlarla takip edebilir. Böylece “Reklam verdim ama işe yaradı mı bilmiyorum” dönemi sona erer.

Süreç yalnızca reklam yönetimiyle sınırlı değildir. Dönüşüm odaklı web sayfaları, kullanıcı deneyimi iyileştirmeleri ve satış hunisi kurgusu da stratejinin parçasıdır. Çünkü dijitalde trafik çekmek kadar, o trafiği müşteriye dönüştürmek de kritik öneme sahiptir.

Özellikle büyümek isteyen KOBİ’ler için kontrollü, veri temelli ve sürdürülebilir bir sistem kurmak dijital başarının anahtarıdır.

Detaylı bilgi için: https://ugurgrowth.com

Akgüngör’den emekli ikramiyesi tepkisi

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, 2026 yılı için emekli bayram ikramiyesine herhangi bir artış yapılmayacağı açıklamasına tepki gösterdi. Akgüngör, “Bayram ikramiyesi bir lütuf değildir” dedi.

İkramiyenin 4.000 TL olarak ödenmeye devam edeceği yönündeki açıklamayı büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını kaydeden başkan Akgüngör, “Türkiye’de emekliler artık bir bayram ikramiyesiyle değil, hayat mücadelesiyle karşı karşıyadır. Açıklanan 4.000 TL’lik tutar; bırakın bir bayramı karşılamayı, temel gıda ve fatura giderlerinin küçük bir bölümünü dahi karşılamaktan uzaktır. Bugün Edirne’de bir emeklimizin pazara çıktığında karşılaştığı fiyatlar ortadadır. Elektrik, doğalgaz, kira ve sağlık harcamaları ortadadır. Bu gerçekler varken “artış yok” demek, milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı görmezden gelmektir” dedi.

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, açıklamasında şunlara yer verdi:

Emekliler bu ülkenin yükü değil; üretmiş, çalışmış, vergi vermiş ve bu ülkeye ömrünü adamış insanlardır. Sosyal devlet anlayışı; bütçe disiplinini korurken, vatandaşın insanca yaşam hakkını da korumayı gerektirir. Kaynak sorunu varsa öncelik tercihi sorgulanmalıdır. Sorun bütçe değil, tercihtir.

Bayram ikramiyesi bir lütuf değildir. Emeklilerin en azından bayramda torununa harçlık verebilmesini, evine rahatça bir sofra kurabilmesini sağlayacak düzeyde olmalıdır. 4.000 TL bugün sembolik bir rakama dönüşmüştür. Gerçek enflasyon karşısında alım gücü ciddi biçimde erimiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; emeklilerin gelirlerinin insanca yaşam koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bayram ikramiyeleri, enflasyon oranı ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak güncellenmelidir. Emekliler sadaka değil, haklarını istemektedir.

Edirne’den açıkça ifade ediyoruz:

Emeklinin sesi duyulana, hak ettiği yaşam standardı sağlanana kadar bu konunun takipçisi olacağız.

Türk şoförün TIR’ında 300 bin euroluk kokain

Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda Türkiye’ye çıkış yapmak üzere olan Türk şoförün yönetimindeki bir TIR’da piyasa değeri yaklaşık 293 bin 583 euro olan 3 kilo 190 gram kokain ele geçirdi.

Operasyon, 27 Şubat 2026 günü öğle saatlerinde Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirildi. Türk plakalı çekici ve yarı römorktan oluşan araç, Danimarka’dan Türkiye’ye beyaz eşya taşıdığı beyanıyla sınır kapısına giriş yaptı.

Risk analiz sistemi kapsamında detaylı aramaya alınan araç, X-ray taramasından geçirildi. Tarama sonucunda şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine aramaya narkotik dedektör köpeği de dahil edildi. Yapılan fiziki kontrolde sürücü kabininin çeşitli bölümlerine gizlenmiş üç preslenmiş paket bulundu. Beyaz toz madde üzerinde yapılan hızlı testte kokain olduğu belirlendi.

Ele geçirilen uyuşturucunun toplam ağırlığının 3 kilo 190 gram, adli makamlarca belirlenen değerinin ise 293 bin 583,80 euro olduğu açıklandı.

Olayla ilgili 30 yaşındaki Türk vatandaşı sürücü M.Y. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında daha sonra 58 yaşındaki bir başka Türk vatandaşı K.A.’nın da uyuşturucuyu kamyon sürücüsüne bir TIR parkında teslim ettiği tespit edildi. Uyuşturucunun Türkiye’ye sevk edilmesinin planlandığı bildirildi.

Şüpheliler hakkında Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı. İki zanlının da savcılık kararıyla 72 saat süreyle gözaltında tutulduğu belirtildi.

Altında ‘Ortadoğu’ depremi!

Olgay GÜLER

Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırının ardından gram altın, hafta sonu serbest piyasada 8 bin TL seviyesini aştı.

Orta Doğu’da yükselen tansiyon, küresel piyasaları dalgalandırırken, yatırımcıların güvenli liman olarak gördükleri altına yönelmesi, fiyatların yükselmesine neden oldu. Özellikle İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ölümü sonrası derinleşen kriz, piyasalardaki belirsizliği artırırken, gelişmelerin etkisiyle gram altın hafta sonu 8 bin TL’yi aştı, çeyrek altın 12 bin 500 TL seviyesine kadar yükseldi.

‘YENİ HAFTADA BİR MİKTAR GERİ ÇEKİLME GÖRÜYORUZ’

Yeni haftada tansiyonu bir nebze düşen gram altının seyrini değerlendiren Edirneli kuyumcu Zeki Kalkan, “Açıkçası cumartesi günkü gelişmelerden sonra piyasada bir hareketlilik vardı. Cumartesi günü fiyatlar bugüne göre biraz daha yüksekti. Ancak bugün itibarıyla bir miktar geri çekilme görüyoruz. Yani tabiri caizse biraz gazı alınmış gibi diyebiliriz. Zaten yaşanan gelişmeler ve savaş atmosferi daha önceden fiyatlara yansımıştı, altın o süreci büyük ölçüde fiyatlamıştı. Bu nedenle hafta sonuna doğru daha yukarı seviyeleri test etmişti. Hafta sonu özellikle satış fiyatları 8 bin 200 – 8 bin 250 lira bandına kadar çıkmıştı neredeyse. İşler biraz karışık ve dalgalıydı açıkçası. Fakat şu anda baktığımızda fiyatların 8 bin lira civarında dengelendiğini ve bu seviyelerde işlem gördüğünü söyleyebiliriz” diye konuştu.

‘GELİŞMELERE BAĞLI YUKARI YÖNLÜ HAREKET DEVAM EDEBİLİR’

Bölgedeki gelişmelerin, altının seyrini belirleyeceğini ifade eden Kalkan, “Tabii bu süreç uzadığı takdirde, yani jeopolitik gerginlik devam ederse, altın fiyatlarının yeniden yukarı yönlü hareket etmesi muhtemel. Çünkü altın, bilindiği üzere belirsizlik ve gerginlik dönemlerinde daha fazla talep görüyor ve fiyatlar da buna paralel olarak yükseliyor. O yüzden önümüzdeki günlerde gelişmelere bağlı olarak yukarı yönlü hareketlerin devam edebileceğini düşünüyoruz” dedi.

İki otomobil çarpıştı; 4 yaralı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin İpsala ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 4 kişi yaralandı.

Kaza, Pazar günü saat 16.30 sıralarında İpsala ilçesindeki Dörtyol Kavşağı’nda meydana geldi. İpsala’dan Keşan yönüne giden E.Ö. yönetimindeki 34 NOJ 484 plakalı otomobil, kavşaktan Enez istikametine dönüş yapmak isteyen R.Y. idaresindeki 22 BK 100 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle devrilen 34 NOJ 484 plakalı otomobilde,  yolcu olarak bulunan M.K.B., D.B., E.K. ve A.Y. yaralandı.

İhbarla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınırken, durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Avukatlık mesleğinde gelecek kaygısı!

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, partisinin Sosyal İşler Başkanlığı olarak hazırladıkları “02 – 09 Mart 2026 Sosyal Gündem Analiz Raporu” kamuoyu ile paylaştı.

 “Türkiye’de Hukuk Fakülteleri ve Hukuk Eğitimi” başlığı ele alınan raporda, hukuk eğitiminin son yıllardaki niceliksel büyümesi, meslek alanlarına yansımaları ve ortaya çıkan yapısal sorunlar kapsamlı biçimde değerlendiriliyor.

Raporda; Hukuk fakültesi ve öğrenci sayılarındaki artışın mesleki arz-talep dengesi üzerindeki etkileri, Avukatlık mesleğinde yaşanan yoğunlaşma ve gelecek kaygısı, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve kontenjan düzenlemelerinin değerlendirilmesi, Akademik kadro dağılımındaki dengesizlikler, Nitelik odaklı ve planlı bir yükseköğretim politikası ihtiyacı başlıkları altında tespit ve değerlendirmeler yer alıyor.

Av. Tekin söz konusu rapora ilişkin yaptığı basın açıklamasında şunlara ver verdi:

HUKUK EĞITIMINDE NITELIK VE PLANLAMA ŞARTTIR

“Türkiye’de hukuk eğitimi uzun yıllardır niceliksel olarak büyümekte, ancak bu büyümenin nitelik boyutu yeterince tartışılmamaktadır. Hukuk fakültesi sayısındaki hızlı artış, öğrenci kontenjanlarının kontrolsüz biçimde genişlemesi ve buna bağlı olarak hukuk mezunlarının sayısındaki ciddi yükseliş, bugün hukuk sistemimizin karşı karşıya olduğu yapısal sorunların başlıca nedenlerinden biri haline gelmiştir.

Adalet, devletin temelidir. Hukuk eğitimi ise adalet sisteminin kalbidir. Eğer hukuk eğitimi sağlıklı değilse, adalet sistemi de sağlıklı işlemez. Son 25 yılda hukuk fakültesi sayısındaki artış, ciddi bir planlama ve ihtiyaç analizi yapılmadan gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda özellikle avukatlık mesleğinde arz fazlası oluşmuş, genç hukukçularımız ciddi bir gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalmıştır. Bugün birçok hukuk mezunu, yıllarca süren emeğin ardından mesleki güvenceden ve ekonomik istikrardan yoksun şekilde hayat mücadelesi vermektedir.

Son dönemde getirilen meslek sınavı ve kontenjan azaltımı gibi düzenlemeler, sorunun büyüklüğünü ortaya koymaktadır. Ancak bu adımlar geç kalmış ve kısmi çözümler olarak kalmıştır. Sorunun kaynağı, yükseköğretimdeki plansız büyüme anlayışıdır.

Saadet Partisi olarak diyoruz ki:

Hukuk fakülteleri toplumsal ihtiyaçlara göre planlanmalıdır.

Akademik kadro dağılımı dengeli ve liyakat esaslı olmalıdır.

Hukuk eğitimi ticari bir alan değil, kamusal sorumluluk alanıdır.

Gençlerimizin emeği günübirlik politikaların konusu yapılamaz.

Adalet sistemini güçlendirmek için önce hukuk eğitimini güçlendirmek gerekir. Bu da ancak uzun vadeli planlama, liyakat temelli akademik yapı ve mesleki arz-talep dengesi gözetilerek mümkündür. Hukuk eğitimi kalite üzerinden değerlendirilmelidir. Bir ülkede hukuk fakültesi sayısının çokluğu değil, yetişen hukukçuların niteliği önemlidir. Türkiye’nin ihtiyacı; plansız genişleme değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir yükseköğretim politikasıdır.”