Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Edirne İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen RitimFit Projesi kapsamında düzenlenen Ritim ve Hareket Festivali, İlhami Ertem Anadolu Lisesi Aktif Gönüllü Gençlerinin katılımıyla İlhami Ertem Anadolu Lisesi Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.
Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde, katılımcılar atık malzemelerden hazırladıkları müzik aletleriyle ritim çalışmaları yaparak hem eğlenceli anlar yaşadı hem de çevre bilincine dikkat çekti. Ritim ve hareketin bir araya geldiği etkinlikte gençler, takım çalışması ve üretmenin keyfini deneyimleme fırsatı buldu.
Programa Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak, Edirne İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Müzekka Bayrak ve şube müdürleri katılarak gençlerin hazırladığı etkinlikleri yerinde takip etti ve öğrencilerle bir araya geldi.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Edirne İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen RitimFit Projesi kapsamında gerçekleştirilen festivalde gençler hem sosyal hem de kültürel gelişimlerine katkı sağlayan bir etkinlikte buluşurken, ritim ve hareketin enerjisiyle unutulmaz bir deneyim yaşadı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında şehrin üretim lokomotifi olan fabrikaları ziyaret ederek emekçi kadınlarla bir araya geldi. Başkan Gencan’ın ziyaretleri sırasında fabrikalarda adeta bir “sevgi seli” oluştu.
ÜRETİMİN MERKEZİNDE ÇİÇEKLERLE KARŞILANDI Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 8 Mart mesaisine Edirne’nin önemli istihdam merkezleri olan Edirne Giyim, Modavizyon ve İpekyol fabrikalarıyla başladı. Üretim bandındaki kadınları tek tek ziyaret eden Başkan Gencan, kadın çalışanlara çiçek takdim ederek günlerini kutladı.
Gittiği her tesiste yoğun ilgi ve alkışlarla karşılanan Başkan Gencan, kadınların ekonomik hayattaki rolünün önemine dikkat çekti. Ziyaretler sırasında işçilerle sohbet eden ve taleplerini dinleyen Gencan, şu mesajı verdi:
“Emeğin, alın terinin ve mücadelenin şehri Edirne’de, hayatın her alanında var olan kadınlarımızla bir arada olmaktan onur duyuyorum. Şehrimizi ve geleceğimizi kadınların azmiyle, el birliğiyle inşa edeceğiz.”
Başkan Gencan’ın yoğun programı paralelinde, Edirne Belediyesi başkan yardımcıları ve meclis üyeleri de diğer üretim tesislerini ziyaret etti. Carrare Tekstil, Cem Fashion, Üç Kardeşler ve Murat Yapı ziyaret edilerek Başkan Filiz Gencan’ın selamları ve tebrikleri iletildi.
Belediye heyeti, emekçi kadınlara çiçek dağıtımı gerçekleştirerek işlerinde kolaylıklar diledi. Fabrika çalışanları, bu anlamlı günde kendilerini unutmayan Başkan Gencan’a ve belediye yönetimine teşekkürlerini sundu.
DAYANIŞMA RUHU FABRİKALARDA YANKILANDI 8 Mart’ı bir kutlamadan öte, bir dayanışma günü olarak gören Başkan Gencan’ın bu hamlesi, emekçi kadınlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Fabrikalarda yankılanan alkışlar ve samimi görüntüler, Edirne’de kadın dayanışmasının gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Burun dolgusu, ameliyat gerektirmeden küçük şekil bozukluklarını düzeltmek için yapılır. Bu dolgu, özellikle çöküklük, burun ucu düşüklüğü ve burun sırtındaki kemer gibi sorunları geçici olarak düzeltmek için kullanılabilir.
Burun dolgusu ile neler sağlanabilir?
Burun kemeri kamufle edilebilir, burun sırtını düzleştirilebilir, burun ucu kaldırılabilir veya burun simetrisini geçici olarak düzeltilebilir. Uygulama on ila on beş dakika sürer ve sonuçlar hemen görülebilir. Hyaluronik asit içeren dolgular genellikle 9-12 ay sürer.
Jawline (Çene Hattı) Dolgusu Nedir?
Jawline dolgusu, alt yüz bölgesinin belirginliğini artıran, çene hattını keskinleştiren ve yüz konturunu daha net hale getiren popüler bir dolgu uygulamasıdır. Kadınlarda daha zarif, erkeklerde ise daha maskülen bir görünüm elde etmek amacıyla tercih edilir.
Jawline dolgusu hangi amaçlarla uygulanır?
Çene hattını belirginleştirmek, gıdı görünümünü azaltmak, alt yüzü yukarı çekmek (lifting etkisi), daha simetrik bir yüz profili oluşturmak ve dudak ve burunla orantılı bir çene yapısı sağlamak. Bu işlem, burun dolgusu ile birlikte uygulandığında yüz profili çok daha çekici hale gelir. Yüzün profilini çene ve burun oluşturur.
Dudak Dolgusu Nedir?
Dudak dolgusu, ince, hacimsiz ya da asimetrik dudakları şekillendirmek, dolgunluk vermek ve yüz ifadesini yumuşatmak için uygulanan bir medikal estetik operasyondur. Dudak dolgusu ile elde edilebilecek sonuçlar şunlardır: üst ve alt dudakların oranını ayarlamak, dudaklara hacim kazandırmak, dudak konturunu belirginleştirmek, ince çizgileri doldurarak gençleştirmek ve gülüş estetiğini iyileştirmek.
Burun ve çene ile birlikte dudaklara da uygulanan dolgu, yüzün alt-orta bölümünü dengeler. Özellikle jawline dolgusu ile birlikte uygulandığında, yüz ifadesi daha enerjik, dinamik ve dengeli görünür.
Neden Bu Üç Dolgu Birlikte Planlanmalı?
Yüzü güzelleştirmek için tek bir bölgeye müdahale gerekmez. Tüm yüz hatlarının birbiriyle uyumlu çalışması, gerçek bir estetik görünüm için gereklidir. Bu nedenle dudak, çene ve burun birlikte değerlendirildiğinde daha doğal, dengeli ve çekici bir görüntü elde edilir. Yüz Profilinde Orantılı Sağlar: Burun ve çene yüz profilini büyük ölçüde etkiler. Bu iki yapının arasında yer alan dudaklar ise denge sağlar. Bu nedenle, üç bölgenin birlikte düzenlenmesi ideal profil görünümü oluşturur. Jawline hattı belirginleştirildiğinde yüz yukarı çekilmiş gibi görünür. Buna ek olarak, dolgun dudaklar ve burun ucu kalkık olması gençliği temsil eder. Bu üçlü kombine edildiğinde, yaş almış yüzler bile anında gençleştirilebilir. Doğal Ama Dikkat Çekici Sonuç: Doğru dozda ve doğru teknikle yapılan dolgular abartısız, doğal bir değişim sağlar. Burun, dudak ve çene arasında simetri olduğunda, kişi “estetik yaptırmış” yerine “yüzünde bir ışıltı var” yorumu alır. Uygulama Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler: Uygulama öncesi bir uzman tarafından yüz analizi yapılır ve kişinin beklentileri, yüz yapısı ve cilt tipi değerlendirilir; gerekirse kombine uygulama önerilir. Uygulama süresi yaklaşık otuz ila altmış dakikadır ve üç bölge için yapılır. Anestezik krem kullanılarak işlem öncesi uyuşturma sağlanır ve genellikle bir ila üç gün içinde geçer.
Kimler İçin Uygundur?
Cerrahi olmayan ancak yüzünde belirginlik isteyenler Asimetrik veya silik yüz hatlarından rahatsız olanlar Daha dengeli ve orantılı bir yüz profili isteyenler
Her bireyin yüz yapısı farklı olduğundan, rinoplasti sonrası küçük düzeltmeler yapmak isteyen kişiler ve yüz ifadelerinde yorgunluk veya sarkma hisseden kişiler Bu nedenle, dolgu işlemleri kişiye özel olarak tasarlanmalıdır.
Bu üç dolgu aynı anda yapılabilir mi?
Evet. Uzman bir hekim tarafından planlandığında burun, jawline ve dudak dolgusu aynı seansta güvenli şekilde yapılabilir. Kombine uygulamalar daha dengeli sonuç verir.
Dolgular ne kadar süre kalıcıdır?
Hyaluronik asit bazlı dolgular genellikle 6-12 ay arası kalıcılığa sahiptir. Tekrarlayan uygulamalarda kalıcılık süresi uzayabilir.
Dolgular sonradan eriyebilir mi?
Evet. Hyaluronik asit bazlı dolgular zamanla vücut tarafından emilir. İstenmeyen durumlarda özel eriticilerle çözülebilir.
İşlem sonrası ne zaman sonuç alınır?
İşlem sonrası sonuçlar hemen görülebilir. Ancak dolgunun oturması ve ödemin geçmesiyle birlikte 3-7 gün içinde nihai görünüm ortaya çıkar.
Dolgular yüzde yapay bir görüntü yaratır mı?
Doğru miktarda ve doğru teknikle uygulandığında yapay değil, doğal ve dengeli bir görünüm elde edilir. Etkileyici ama abartısız sonuçlar mümkündür.
Dolgu işlemleri acı verir mi?
Uygulama öncesi anestezik krem sürüldüğü için işlemler minimal düzeyde rahatsızlık verir. Birçok kişi işlem sırasında neredeyse hiç ağrı hissetmez.
Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, kamuoyunda APP plaka olarak bilinen harf ve rakam karakterlerinde değişiklik yapılan, kalınlaştırılan veya standart ölçülere aykırı şekilde basılan plakaların yasal olmadığına dikkat çekerek, Trafik Kanunu’ndaki yeni düzenlemelerle birlikte uygulanan ciddi cezaları anımsattı.
Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Dilci,” APP plaka kullanan araçlar dikkat!!! Cezalar 280 bin TL’ye kadar çıkıyor” başlığı altındaki yazılı açıklamasında şunları kaydetti:
“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 23. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile birlikte plaka ihlallerine uygulanan cezalar ciddi şekilde artırılmıştır. Kamuoyunda APP plaka olarak bilinen; harf ve rakam karakterlerinde değişiklik yapılan, kalınlaştırılan veya standart ölçülere aykırı şekilde basılan plakalar yasal değildir.
Yeni düzenlemeye göre;
Yönetmelikte belirtilen ölçü ve niteliklere aykırı plaka kullanan sürücülere 4.000 TL idari para cezası uygulanacak ve araç plaka uygun hale getirilene kadar trafikten men edilecektir.
Plakanın farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde değişiklik yapan sürücülere 140.000 TL idari para cezası verilecek ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilecektir.
Aynı ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde ceza 280.000 TL’ye çıkacak ve araç 60 gün süreyle trafikten men edilecektir.
Plakasız araç kullanan sürücülere 46.000 TL ceza uygulanacak, ayrıca sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilecektir.
Başka araca ait plaka, sahte plaka veya yetkisiz basılmış plaka kullananlara 140.000 TL ceza uygulanacak, ayrıca sürücü belgeleri geri alınacak ve araç trafikten men edilecektir. Bu kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında adli işlem yapılacaktır.
APP plaka; harf ve rakam gruplarında yapılan değişiklikler, kalınlaştırmalar ve Şoförler Odası dışında yapılan plaka basımları olarak değerlendirilmektedir.
APP plakalı araç sahiplerinin izlemesi gereken yol ise şu şekildedir:
Öncelikle karakola giderek plaka kayıp başvurusunda bulunmaları,
Yapılan başvurunun ardından karakoldan alacakları belge ile notere giderek gerekli işlemleri tamamlamaları,
Daha sonra plaka basım talep belgesi ile Şoförler Odası’na bağlı plaka basım atölyesine başvurarak plakalarını mevzuata uygun şekilde yenilemeleri gerekmektedir.
Vatandaşlarımızın ağır cezalarla karşılaşmamaları ve mağduriyet yaşamamaları adına standart dışı plaka kullanımından kaçınmaları ve plakalarını yasal ölçülere uygun hale getirmeleri büyük önem taşımaktadır.”
Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Bereket Sofrası’ iftar programı kapsamında; Atatürk, Cumhuriyet, Şükrüpaşa, Fatih, 1. Murat, Kocasinan ve 100. Yıl mahalleleri sakinleri Cumartesi Pazarı’nda bir araya geldi.
Belediyenin iftar programları kapsamında, Cumartesi Pazarı’nda Atatürk, Cumhuriyet, Şükrüpaşa, Fatih, 1. Murat, Kocasinan ve 100. Yıl mahalleleri sakinleri buluştu. İftar programına katılan Belediye Başkanı Filiz Gencan, vatandaşlarla selamlaşarak sohbet etti. Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda, ezanın ardından dua okunup oruçlar açıldı.
‘RAMAZAN’IN BEREKETİNİ PAYLAŞIYORUZ’
İftarın ardından konuşan Belediye Başkanı Gencan, Ramazan ayının gönülleri birleştirip, dayanışmayı arttırdığını belirterek, “Ramazan ayı boyunca bizler her akşam ailelerimizle birlikte sizlerle iftar sofralarında buluşuyoruz. Ev ziyaretlerimizi gerçekleştiriyor, komşularımızla bir araya geliyor, aynı sofranın bereketini paylaşıyoruz. Bu akşam da gerçekten çok ama çok mutluyum. Yine alanlara sığmadık, komşularımız bizleri yalnız bırakmadı. Geldiniz, bu güzel akşamın bereketini hep birlikte paylaştık. Ramazan ayı çok özel bir ay. Şehrimizde dayanışmanın büyüdüğü, sofraların çoğaldığı, paylaşmanın arttığı bir ay. İşte bu anlamlı gecede sizlerle, komşularımla birlikte olmak beni gerçekten çok mutlu etti. Sizlerle bir arada olduğumuz her an bizler için çok kıymetli. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
‘ATA’MIZA VEFA BORCUMUZ VAR’
Gencan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kentte düzenlenecek etkinliklere de değinerek, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşıyor. Bu vesileyle tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Evinde emek veren, burada üretici pazarımızda alın teriyle kazanç sağlayan, iş hayatının her noktasında mücadele eden, hayatın her alanında büyük bir azimle ayakta duran tüm kadınlarımıza selam olsun. Sizlerle gurur duyuyorum. 8 Mart’ta tüm kadınlarımızla birlikte önce Zübeyde annemizin huzurunda olacağız. Ardından Ata’mızın huzuruna çıkacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anacağız. Bugün burada, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak sizlere sesleniyorsam, bunu Cumhuriyetimize ve Ulu Önderimizin kadınlara açtığı yola borçluyuz. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm kadınların Ata’mıza büyük bir vefa borcu olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
SON İFTAR PROGRAMI KADİR GECESİ
Edirne Belediyesi’nce 13 Mart Cuma günü ise dördüncü iftar programı Kurtuluş Mah. Babademirtaş Mah., Umurbey Mah., Meydan Mahallerine yönelik olarak Eski TOKİ’de (Mutfak Edirne üstü) gerçekleştirilecek.
Ramazan ayının en mübarek gecelerinden biri olan Kadir Gecesi’nde 16 Mart Pazartesi günü Selimiye Meydanı’nda geniş katılımlı olarak düzenlenecek.
Mehmet ŞELECİ Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup, CHP’liler tarafından Saraçlar caddesinde okundu. İmamoğlu mektubunda, “Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler” dedi.
Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, İlçe Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Belediye Meclisi üyeleri, parti yöneticileri ve partililerin katıldığı açıklamada, İmamoğlu’nun mektubunu CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı okudu. Balkanlı konuşmasında, “Kıymetli aileler, sevgili Edirneliler tam 26 hafta oldu. Aile Dayanışma Ağı çatısı altında, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her Cuma Saraçhane’de bir araya geliyor, yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar” dedi. “Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var” diyen Başkan Balkanlı, “19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri… Adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa, yalnızca Saraçhane’den değil Türkiye’nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun! Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu, memleket meselesidir. “Her şey çok güzel olacak” diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir. Şimdi sizlere Silivri Zindanı’nda milletin refahı için, hukuk, demokrasi ve adalet için mücadele eden, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyoruz” diye konuştu.
İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU Değerli yol arkadaşlarım, Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim… Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi. Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur. İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor.
MÜSAMERE SERGİLEYECEKLER Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk partililer böyledir. Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor. Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var. Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. İnandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu Silivri Zindanı
Hava koşulları nedeniyle çürüyerek yıkılan yaklaşık 8 metrelik ağaç direğin üzerindeki leylek yuvasının inşası için seferber olan köy sakinleri imece usulü direği yeniden dikerek her yıl göçle birlikte gelen iki leyleği beklemeye başladı. Kırklareli merkeze bağlı Arizbaba Köyü’nde çürüyen ahşap telefon direği rüzgârın da etkisiyle yıkıldı. Köy muhtarı Semih Aykut, duruma anında müdahale ederek, leylek yuvasının yeniden dikilmesi için çalışma başlattı. Bir grup köy sakinini de yanına alan Muhtar Aykut ve beraberindekiler bir saat içinde leylek yuvasını yeni bir direğe montajını yaparak dikti.
Aykut, “Her yıl göçle birlikte iki leyleği köyümüzde misafir etmekteyiz. Onların rahat etmesi, bazen de beslenmeleri için yardımcı oluyoruz. Birkaç gün içerisinde gelecek olan leylekleri hayal kırıklığına uğratmamak için yıkılan yuvayı yeniden yerine diktik” dedi. Arizbaba Köyü’nde imece usulü direğin dikilmesinden sonra etkinliğe katılanlar hatıra fotoğrafı çekilerek, yuvayı gelecek olan leyleklere emanet etti.
Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Nefrolog Prof. Dr. Sedat Üstündağ, toplumun %30’undan fazlasını ilgilendiren, kalp krizinden inmeye kadar hayati riskler taşıyan hipertansiyon konusunu tüm yönleriyle üniversitenin YouTube kanalındaki söyleşide ele aldı. Prof. Dr. Sedat Üstündağ, hastalığın damar sağlığı üzerindeki etkilerinden yanlış beslenme alışkanlıklarına, tuz tüketiminin gizli tehlikelerinden yaşam biçimi değişiklikleriyle elde edilebilecek %70’lik başarı oranına kadar pek çok kritik başlığı söyleşide paylaştı.
Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan söyleşide hipertansiyonun nedenleri, risk faktörleri ve korunma yolları ele alındı. Prof. Dr. Sedat Üstündağ, yüksek tansiyonun erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Söyleşide Sedat Üstündağ hipertansiyonun günümüzde en yaygın kronik hastalıklardan biri olduğunu belirterek, hastalığın nedenleri, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdi.
“Düzenli ölçüm önemli”
Üstündağ, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, özellikle belli bir yaştan sonra tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi gerektiğini ifade etti.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyonla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Üstündağ, dengeli beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli fiziksel aktivite ve stresin kontrol altına alınmasının tansiyonun dengede tutulmasına katkı sağladığını kaydetti.
Erken teşhis vurgusu
Erken teşhis ve düzenli doktor kontrolünün hipertansiyonun yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Üstündağ, vatandaşların bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyledi.
Trakya Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi koordinasyonunda ve Trakya Üniversiteler Birliği paydaşlığında düzenlenen Bilim Kafe etkinliklerinin üçüncüsü, Trakya Üniversitesi Aheste Ayşekadın Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır’ın yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katılırken, Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Ali Kaya “Türkiye’nin Deprem Gerçeği”ni anlattı.
Açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır, depremin Türkiye için kaçınılmaz ve acı bir gerçek olduğunu; bu durumu teknik, psikolojik ve sosyoekonomik boyutlarıyla anlamanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Eylem Bayır’ın moderatörlüğünde, konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya söyleşide depremin oluşum mekanizmalarını, deprem derinliği ve şiddeti kavramlarını detaylandırdı. Türkiye’nin deprem haritası üzerinden veriler paylaşan Kaya, son 125 yılda ülkemizde 7 ve üzeri büyüklükte çok sayıda deprem yaşandığını hatırlatarak 1923’ten günümüze kadar meydana gelen kayıplara değindi.
Çevre ve arkeolojik amaçlı afetler ve deprem ile ilgili TÜBİTAK desteği dahil, birçok projenin yürütücülüğünü yapan Prof. Dr. Kaya, depremin her zaman olduğunu ve olmaya devam edeceğini, asıl odak noktasının depremden ziyade yapı stoğu, lokal zemin koşulları ve mikrobölgeleme çalışmaları olması gerektiğini vurgulayarak depremin ikincil etkilerine dikkat çekti.
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.