Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapan otomobilde, 8 kilo 60 gram kokain ele geçirildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik çalışmalar sonucunda, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giren Bulgar plakalı otomobili durdurdu. Otomobilde yapılan aramada, zulalanmış halde 8 kilo 60 gram kokain ele geçirildi, Bulgaristan uyruklu sürücüsü gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Burun, yüzün tam ortasında yer aldığı için estetik açıdan büyük öneme sahiptir. Burnun şekli, yüzün genel oranlarını etkiler; kemerli, eğri ya da orantısız bir burun, kişinin görünümünde dikkati dağıtabilir.
Burun Estetiği Nedir?
Burun şeklini değiştirmek için yapılan bir cerrahi operasyon, burun estetiği olarak da bilinir. Günümüzde, rinoplasti, yalnızca “daha küçük bir burun” elde etmek yerine, kişiye özel, doğal ve yüze uygun bir burun görünümü sağlamak için yapılır. Burunun kemerli veya eğri olması, burun ucu düşüklüğü, nefes alma sorunları ve burunun yüz hatlarıyla orantılı olması gibi estetik ve fonksiyonel nedenlerle yapılabilir.
Revizyon Rinoplasti: İkinci Bir Şans
Her burun estetiği ameliyatı istenilen sonucu vermeyebilir. İlk operasyondan sonra şekil bozukluğu, solunum problemleri veya memnuniyetsizlik gibi durumlar yaşanabilir. Bu noktada devreye revizyon rinoplasti girer.
Revizyon Rinoplasti Nedir?
Revizyon rinoplasti, daha önce burun estetiği yapılmış ama sonucu istenilen gibi olmayan kişilere uygulanan ikinci (veya daha fazla) düzeltme operasyonudur. Bu işlem genellikle:
Yetersiz ya da aşırı müdahale sonrası ortaya çıkan deformasyonları düzeltmek
Nefes alma sorunlarını gidermek
Burnun estetik görünümünü iyileştirmek için yapılır
Neden Daha Zor ve Özel Bir Müdahaledir?
Revizyon rinoplasti, ilk ameliyatla dokuların hasar görmüş olabileceği, kıkırdakların zayıfladığı, yara dokularının oluştuğu durumlarda gerçekleştirilir. Bu nedenle deneyimli bir estetik cerrah tarafından yapılması son derece önemlidir.
Kulak Estetiği: Yüzdeki Gizli Denge Unsuru
Burun estetiği kadar dikkat çekici olmasa da kulak estetiği, yüzün simetrisini etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle kepçe kulak yapısına sahip bireylerde, kulaklar yüz oranlarına göre daha dışa açık görünebilir ve bu durum kişinin özgüvenini zedeleyebilir.
Kulak Estetiği (Otoplasti) Nedir?
Otoplasti, kulakların yeniden konumlandırılması, boyutlarının küçültülmesi ya da şeklinin düzeltilmesi için uygulanan cerrahi bir operasyondur. En sık uygulanan işlem türü kepçe kulak düzeltmesidir.
Genellikle lokal anestezi ile yapılır ve iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde uygulanabilir.
Burun ve Kulak Estetiği Birlikte Düşünülebilir mi?
çünkü her iki prosedür de yüz simetrisini iyileştirmek için kullanılır. Burun küçüldüğünde veya şekli değiştiğinde kulağın konumu daha belirgin hale gelebilir. Kulağın yüzde uyum sağlaması için burunla uyumlu olması gerekir. Bu nedenle, kepçe kulağı olan insanlar için kulak estetiği planlanabilir. Burun, kulak ve yüz hatları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Aksi takdirde işlem yüzün diğer parçalarıyla tutarsız kalabilir ve bu da yapay bir görüntü oluşturabilir. Burun küçüldüğünde çene geride kalabilir. Burun şeklini değiştirmek kulakların daha net görünmesine yardımcı olabilir. Burun düz ve simetrik olabilir. Sonuç olarak, simetri, uyum ve doğallık, estetik işlemlerin planlanmasında en önemli kriterlerdir.
Estetik Operasyon Süreci Nasıl Planlanmalı?
Birden fazla estetik işlem planlandığında, dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
Uzman değerlendirmesi: Yüz analizi yapılarak hangi bölgelerde orantısızlık veya asimetri olduğu belirlenmelidir.
Kişiye özel planlama: Her yüz farklıdır, bu nedenle standart çözümler yerine bireysel yaklaşımlar tercih edilmelidir.
Tek seansta kombine işlem: Uygun adaylarda burun ve kulak estetiği aynı anda yapılabilir, bu da iyileşme sürecini kısaltır.
Revizyon ihtimali göz önünde bulundurulmalı: İlk ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar için revizyon planı gerektiğinde hazır olmalıdır.
Estetik İşlemler Sonrası Psikolojik Etki
Burun ya da kulak estetiği sonrası yalnızca fiziksel değişim değil, kişilik algısında da olumlu değişimler gözlemlenir. Daha simetrik bir yüz, kişinin sosyal ortamlarda daha özgüvenli olmasını sağlar. Revizyon rinoplasti gibi düzeltici işlemler ise estetik travmanın önüne geçerek bireyin yeniden kendini iyi hissetmesine katkıda bulunur.
Estetik cerrahinin amacı sizi baştan yaratmak değil; zaten sahip olduğunuz doğal güzelliği daha uyumlu ve dengeli hale getirmektir.
Burun ve kulak estetiği aynı anda yapılabilir mi?
Evet, uygunsa tek seansta hem burun hem kulak estetiği yapılabilir. Bu durum iyileşme sürecini kısaltır ve estetik denge açısından avantaj sağlar.
Revizyon rinoplasti ne zaman yapılabilir?
İlk ameliyatın ardından burnun tamamen oturması için genellikle 6-12 ay beklenmesi gerekir. Dokular iyileştikten sonra revizyon işlemi planlanmalıdır.
Kulak estetiği sonrası kulaklar tekrar eski haline döner mi?
Hayır. Kulak estetiği kalıcı bir işlemdir. Uygulanan teknikle kıkırdak yapısı yeniden şekillendirilir ve geri dönüş nadirdir.
Revizyon burun ameliyatı riskli midir?
İlk operasyona göre daha zordur çünkü doku hasarı olabilir. Ancak deneyimli bir cerrah tarafından yapıldığında başarı oranı yüksektir.
Bu işlemler sonrası iz kalır mı?
Burun estetiği ve revizyon rinoplasti genellikle iz bırakmaz. Kulak estetiği izleri ise kulak arkasına gizlendiği için dışarıdan görünmez hale getirilir.
Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, Edirne Valiliği tarafından hayata geçirilen ve Edirne esnafının tezgâh açtığı Ramazan Sokağı’nın esnaf ve sanatkârlara önemli bir katkı sağladığını belirterek, bu organizasyonun şehir ekonomisine de canlılık kattığını ifade etti.
Selimiye Camii’nin restorasyon çalışmalarının tamamlanarak yeniden ibadete açılmasının ardından şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşandığını belirten Başkan Özen, Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte Edirne’de hareketliliğin arttığını söyledi.
Özen açıklamasında, “Ramazan Sokağı’nın açılması hem esnaflarımız hem de şehrimizi ziyaret eden misafirlerimiz açısından çok güzel bir buluşma noktası oldu. Bu Ramazan ayında şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında önemli bir artış yaşandı. Bunda Selimiye Camii’nin restorasyonunun tamamlanarak yeniden ibadete açılmasının büyük etkisi var. Aynı zamanda Valiliğimiz tarafından düzenlenen Ramazan Sokağı etkinliği de şehrimize ayrı bir canlılık kazandırdı” dedi.
Sokakta tezgâh açan esnafın organizasyondan son derece memnun olduğunu ifade eden Başkan Özen, “Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna uygun şekilde hazırlanan bu güzel organizasyon sayesinde hem esnafımızın yüzü güldü hem de vatandaşlarımız aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirme imkânı buldu” diye konuştu.
Başkan Özen, organizasyona katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, “Bu güzel organizasyon için başta Sayın Valimiz Yunus Sezer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Valiliğimizin organizasyonu ile Ramazan Sokağı’nda tezgâh açan esnaflarımız oldukça memnun. Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken henüz ziyaret etme fırsatı bulamayan tüm hemşehrilerimizi de Ramazan Sokağı’nı görmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kozmetik sektörü son yıllarda hızla büyüyen ve sürekli yenilenen bir alan haline gelmiştir. Güzellik, bakım ve kişisel hijyen ürünlerine olan talebin artması, hem perakende satıcıların hem de güzellik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin güvenilir tedarikçilere yönelmesini sağlamıştır. Bu noktada İstoç bölgesi Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıkar. Özellikle İstoç Toptan Kozmetik arayışında olan işletmeler için geniş ürün çeşitliliği, uygun fiyat avantajı ve hızlı tedarik imkanı büyük önem taşır. İstoç’ta faaliyet gösteren firmalar, Türkiye’nin dört bir yanındaki işletmelere ürün sağlayarak kozmetik ticaretinin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu bölgede doğru tedarikçiyle çalışmak, hem ürün kalitesini hem de işletmenin kârlılığını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.
Kozmetik ticaretinde başarı elde etmek isteyen işletmeler için doğru ürün seçimi kadar güvenilir tedarikçiyle çalışmak da önemlidir. Özellikle güzellik salonları, e-ticaret satıcıları, parfümeri mağazaları ve kozmetik dükkânları için toptan ürün alımı maliyet avantajı sağlar. Bu nedenle birçok işletme kaliteli Kozmetik Ürünleri tedarik edebileceği firmaları araştırır. Güvenilir firmalar yalnızca geniş ürün çeşitliliği sunmakla kalmaz, aynı zamanda ürünlerin orijinalliğini garanti eder. Tedarik sürecinin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi de işletmeler için büyük bir avantajdır. Çünkü kozmetik sektöründe ürün çeşitliliği sürekli artar ve trendler hızlı değişir. Bu nedenle stokların hızlı şekilde yenilenebilmesi, işletmelerin rekabet gücünü artırır.
İstanbul’un ticari açıdan en önemli bölgelerinden biri olan İstoç, kozmetik ticaretinde de önemli bir merkezdir. Bu bölgede faaliyet gösteren firmalar, hem yerel hem de uluslararası müşterilere ürün tedarik etmektedir. Özellikle İstanbul Toptan Makyaj ürünleri arayan işletmeler için İstoç büyük bir avantaj sunar. Burada makyaj malzemelerinden cilt bakım ürünlerine, saç bakım ürünlerinden parfümlere kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunur. Bu çeşitlilik sayesinde işletmeler farklı müşteri ihtiyaçlarını tek bir tedarikçiden karşılayabilir. Ayrıca toptan alım yapan işletmeler için uygun fiyat politikası sayesinde daha yüksek kâr marjı elde etmek mümkün olur.
Kozmetik sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren firmalar, hem deneyimleri hem de müşteri ilişkileri sayesinde güvenilir bir konuma ulaşır. Bu firmalardan biri de Aydinç Kozmetik’tir. 1984 yılından bu yana kozmetik sektöründe faaliyet gösteren firma, İstanbul İstoç’ta bulunan mağazasıyla müşterilerine kaliteli ve güvenilir ürünler sunmaktadır. Toptan kozmetik satışı konusunda uzmanlaşmış olan Aydinç Kozmetik, geniş ürün yelpazesi ve müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla sektörde güçlü bir konuma sahiptir. Firma, her zaman en iyi markalarla çalışarak güzellik ve bakım ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamayı hedefler. Bu yaklaşım sayesinde hem yeni girişimciler hem de köklü işletmeler için güvenilir bir tedarik noktası haline gelmiştir.
Aydinç Kozmetik’in en önemli özelliklerinden biri geniş ürün çeşitliliğidir. Makyaj malzemeleri, cilt bakım ürünleri, saç bakım ürünleri, parfümler ve kişisel bakım ürünleri gibi birçok farklı kategoride ürün sunulmaktadır. Bu çeşitlilik sayesinde işletmeler tek bir yerden birçok farklı ürünü temin edebilir. Özellikle kozmetik mağazaları ve online satış yapan işletmeler için bu durum büyük kolaylık sağlar. Çünkü farklı tedarikçilerle çalışmak yerine tek bir güvenilir firmayla çalışmak hem zaman kazandırır hem de tedarik sürecini daha düzenli hale getirir.
Türkiye’de toptan kozmetik alanında büyümek isteyen birçok işletme için güvenilir tedarikçilerle çalışmak oldukça önemlidir. Aydinç Kozmetik, kaliteli ürünleri ve uygun fiyat politikasıyla dikkat çeken firmalar arasında yer alır. Türkiye’de toptan kozmetik alanında ilk 100 firma arasında yer almak isteyen işletmeler için doğru ürünleri sunan firma, sektördeki deneyimi sayesinde müşterilerine profesyonel çözümler sunar. 10 yılı aşkın sektör deneyimi sayesinde hem yerel hem de uluslararası müşterilere hizmet veren marka, son müşterilerinden aldığı memnuniyet geri bildirimleriyle de dikkat çekmektedir. Bu memnuniyet oranı, firmanın güvenilirliğini gösteren önemli bir göstergedir.
Toptan kozmetik ticaretinde en çok merak edilen konulardan biri ürünlerin orijinalliğidir. Aydinç Kozmetik yalnızca orijinal ve CE belgeli ürünler satmaktadır. Ürünler satışa sunulmadan önce kalite kontrol süreçlerinden geçirilir. Bu sayede müşterilere güvenli ve kaliteli ürünler sunulur. Orijinal ürünlerle çalışmak hem işletmelerin güvenilirliğini artırır hem de müşteri memnuniyetini yükseltir. Özellikle güzellik ve bakım sektöründe sahte ürünler ciddi sorunlara yol açabileceği için güvenilir tedarikçilerle çalışmak büyük önem taşır.
Edirne merkez Yeniimaret semtinde bulunan Sultan 2’nci Bayezid Külliyesi Darüşşifa Bahçesi’nde 2024 yılı Mayıs ayında açılışı yapılan, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin yerinde yeller esiyor. Ekilen bitkiler aradan geçen iki yıllık sürede bakımsızlık ve ilgisiz nedeniyle kuruyup çalı çırpıya dönüştü.
Trakya Üniversitesi tarafından, Osmanlı döneminde kullanılan tıbbi ve aromatik bitkileri tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bir açılış töreni düzenlenmişti. Vali Yunus Sezer, dönemin T.Ü. Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Trakya ve Kırklareli Üniversitelerinden rektör yardımcıları bilim insanları ve yöneticiler katıldığı törende amaçlanan hedeflere yer verildi.
Sultan II. Bayezid Külleyesi Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, hem Edirne’ye hem Sağlık Müzesi’ne önemli ve anlamlı bir yer kazandırdıklarını ifade etmiş ve konuşmasında şunlara yer vermişti.
“Sultan II. Bayezid Külliyesi Tıp Medresesi ve darüşşifası ile dönemin en önemli tıp merkezlerinden biriydi. Burada görev alan hekimler ilaç hazırlarken tıbbi ve aromatik bitkilerden faydalanıyordu. Bu çok derin, kadim bir kültür. Kimyasal tıbbın başlamasıyla, yüzyıllardır şifa dağıtan bu bitkiler biraz unutuldu. Ama biz Sultan II. Bayezid Külliyesinin bahçesinde ki tam da ait olduğu yerde, tıbbi ve aromatik bitkiler ekerek insanlarımızın, yeni nesillerimizin bu bitkileri tanımasını sağlayacağız. Aynı zamanda Osmanlı döneminde bu bahçede çeşitli bitkilerin ekildiğine dair bir anekdot gördüğümüz için o geleneği canlandırmak adına bu bahçeyi açmak istedik. Bahçemiz 38 tür bitki ve 1800 adet fidandan oluşuyor. Ziyaretçilerimiz burayı gezdiklerinde her bitkiye ait tabelalarda bulunan QR kod sayesinde bitkiler hakkında ayrıntılı bilgi edinebilecekler. Belki ileride Eczacılık Fakültesi’nde bu tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili yeni çalışmalar yapıp, yeni ilaç terkiplerini deneyeceğiz”
Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi’nin hem Edirne hem de önemli bir destinasyon noktası olan Sultan II Bayezid Külliyesi için önemli kazanım olduğunu ifade etmişti.
Çok pozitif ve anlamlı düşüncelerle açılan bahçe, ne yazık ki aradan geçen iki yılda hiçbir verim alınamadan, ilgisizlik ve bakımsızlıktan yarınlara kalamadı ve kısa ömrünü tamamlayıp çalı çırpıya dönüştü.
Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Federasyonu Genel Başkanı Bayram Karakaş, yaklaşan federasyon seçimleri öncesi Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’ni ziyaret etti.
Edirne’de esnaf temsilcileriyle bir araya gelen federasyon başkanı Karakaş’ı Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, birlik binasında ağırladı. Ziyarette Karakaş’a, EDESOB Başkanvekili aynı zamanda Edirne Berberler, Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Esnaf Odası Başkanı Selçuk Gül de eşlik etti.
‘KEMAL CİNGÖZ, TEŞKİLAT BÜYÜĞÜMÜZ’
Ziyaretle ilgili konuşan Genel Başkan Karakaş, Edirne’nin tarihi önemine dikkat çekerek, “Türkiye genelinde 121 odamız bulunuyor. Dün ise 118’inci odamızın kongresini gerçekleştirdik. Edirne, Payitaht olma özelliği taşıyan, Osmanlı’ya başkentlik yapmış çok kıymetli bir şehir. Geçmiş dönemde birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz Edirne Berberler, Kuaförler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selçuk Gül’ü ziyaret ettik. Yol arkadaşımız olarak gördüğümüz kendisini ziyaret ederek hem hasbihal ettik hem de teşkilat çalışmalarımız hakkında değerlendirmelerde bulunduk. Edirne, Türkiye Berberler ve Kuaförler teşkilatı açısından üç odayla temsil edilen önemli bir ilimiz. Teşkilat büyüğümüz, Ahi babamız olarak gördüğümüz Kemal Cingöz de esnaf ve sanatkâr camiasının göz bebeği isimlerden biridir. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde iki değerli kurum yöneticimizle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Onlardan aldığımız bilgi ve tecrübeler bizim için son derece kıymetli. Bilindiği üzere Mayıs ayında birlik seçimleri, Haziran ayında ise federasyon seçimleri nihai olarak sonuçlanacak. Bu süreç bir bayrak yarışı niteliğinde. Biz de geçmişte olduğu gibi bugün de tüm ziyaretlerimizi sürdürerek teşkilatımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz” dedi.
‘MESLEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MASAYA YATIRILDI’
Karakaş, Edirne ziyaretinin mesleki sorunların tespiti noktasındaki kritik önem taşıdığını da söyleyerek, “Türkiye genelinde bize bağlı yaklaşık 86 bin berber, kuaför ve güzellik salonu bulunuyor. Bu meslek grubunun en uç noktalarından biri olan Edirne’de de bugün meslektaşlarımızla bir araya gelerek mevcut durum hakkında bilgi paylaşımında bulunacağız. Karşılıklı fikir alışverişleri yapacağız. Mesleğimizin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini değerlendireceğiz. Elde ettiğimiz tüm bu bilgi ve görüşleri de federasyon genel merkezimizle paylaşacağız. Bunun ardından üzerimize düşen ne varsa; gerek Edirne için, gerek Kırklareli için, gerekse bölge esnafı için ve elbette tüm Türkiye’deki esnaf ve sanatkârlarımız için gerekli çalışmaları hayata geçireceğiz” diye konuştu.
‘TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA’
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu coğrafyada, ülkenin ateş çemberi içerisinde olduğunu kaydeden Karakaş, “Dünya siyasetine baktığımızda da aslında oldukça problemli bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibarıyla doğusuyla, batısıyla, güneyiyle ve kuzeyiyle adeta bir ateş çemberinin ortasında olduğunu görüyoruz. Ancak Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bu ateş çemberinden çıkma noktasında bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Esnaf ve sanatkârımız, ahi teşkilatı geleneğiyle her zaman devletinin yanında olmuştur. Devlet yönetimiyle, milletin birlik ve beraberliğiyle bugüne kadar birçok badireyi atlattık. Tarih boyunca devletler kurmuş, çağ açıp çağ kapatmış bir ecdadın torunlarıyız. Bu zorlu süreçleri de aynı dayanışma ruhuyla aşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.
‘ESNAFIN OCAĞINI SÖNDÜRMEYECEĞİZ’
Ülke genelindeki siyasi aktörlere sorumluluk çağrısında bulunan Karakaş, “Ülkeyi yöneten devlet başkanımızdan ana muhalefetine, iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi aktörlerin bu ateş çemberine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sokmadan gerekli tedbirleri alacağına inanıyoruz. Bizler de esnaf ve sanatkâr temsilcileri olarak üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz. Bu zorlu günleri hep birlikte aşacağız. Esnafın sokakta yanan ocağını söndürmeyeceğiz. Esnafımız ayakta kalırsa toplum da ayakta kalır” ifadelerini kullandı.
Enez’de gerçekleştirilen “Sivrisineksiz Bir Enez Mümkün” konulu toplantıda, bunun başarılması halinde ilçe turizminin önündeki en büyük engelin aşılmış olacağına dikkat çekilerek, “Çünkü sivrisineksiz bir Enez”in değeri 3-4 misli artacaktır. Konutlar yok pahasına satılmayacaktır. Daha çok turist, daha çok pansiyon müşterisi ağırlanabilecektir. Esnaf daha çok kazanacaktır” denildi.
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği Danışma Kurulu bünyesinde yapılan toplantıda, Enez’de bugüne kadarki uygulamalar gözden geçirildi yeni öneriler tartışıldı. Enez Belediyesi adına toplantıya katılan Başkan Vekili Hüseyin Çakaloğlu, Enez’de yaklaşık 1200 dönüm alanda yapmaya gayret edilen mücadelenin 2 araçla ve kısıtlı personelle zor koşullarda sürdürüldüğünü, larva dönemlerindeki mücadelenin İlçe Tarım Müdürlüğü ile müşterek ve değişimli olarak yapılmaya başlandığını belirtti. Çakaloğlu “Uçkun sineklerle yapılan mücadelenin saat 20.00 sıralarında uygulanması gerekiyor. Bu geniş alanda 2 araçla aynı anda bu mücadelenin yapılması mümkün olmuyor. O nedenle dronla mücadele önem kazanıyor” dedi..
Toplantıda, Kartopu Enez gönüllüleri ile Sahil Derneği Yönetimlerinin hazırladığı “Yeni Bir Yol Önerisi” de sunularak tartışmaya açıldı. Sunumda ve sonrasında toplantıya katılanların öneri ve katkıları ile aşağıdaki hususlara yer verildi:
“Öncelikle bu konuda çevremizdeki üniversitelerin ve uzmanların görüş ve önerileri istenmeli ve mücadelenin yol haritası bilimsel olarak belirlenmelidir.
Bu konunun etkin ve sürdürülebilir olması için Enez Belediyesi bünyesinde liyakatli ve uzman bir yönetici Başkanlığında ‘Temizlik ve haşere ile mücadele birimi’ oluşturulması yani Enez’de bu konunun birinci derecede sahibinin belirlenmesi ve bu birimin 10-15 kişiden oluşması, eğitilmesi ve yıl boyunca bu soruna odaklanması gerektiği vurgulandı.
Mücadelenin etkin ve sürdürülebilir olması için öncelikle kontrol altında bulundurulması gereken yerlerin -yağmurlardan sonra oluşan küçük su birikintilerine, göl kenarlarına kadar- bir haritasının yapılması bu alanların Belediye Haşere Mücadelesi Birimi’nin devamlı gözetimi altında bulunması vurgulandı.
İpsala Çeltik Komisyonu, Trakya kalkınma Ajansı, Edirne Valiliği katkıları ile Enez Belediyesi’ne bir DRON kazandırılmasının şart olduğu belirtildi.
Belediye ile sahil sitelerinin koordineli çalışmasının gerektiği, sitelere Belediye tarafından temin edilecek etkin ilaçların ücretsiz verilerek, haftanın belirli bir gününde ve aynı saatte hep birlikte yapılacak ilaçlamanın yararlı ve etkili olacağı önerildi.
Sitelerle koordinasyon sonucunda site görevlileri ve gönüllülerinin katkısıyla bu mücadelenin yaklaşık 200 personelle yapılabileceği hesaplandı. Sitelerin ayrı ayrı değil bu koordinasyon içerisinde ve kurulacak Mücadele Birimi’nin öncülüğünde topyekun yapılacak bir mücadelenin çok başarılı olacağı hatırlatıldı.
İl çapında kullanılacak mücadele ilaçları için valilikçe üniversitelerin, uzmanların önerilerinin dikkate alınması ve aracılar karıştırılmadan imalathanelerden birinci elden sağlanmasının hem sağlıklı, hem bilimsel hem de hesaplı olabileceği belirtildi.
Mücadelede temizliğin önemi hatırlatıldı. Bu anlamda çöp konteynrlarına çöplerin poşet içinde atılması, konteynrların sık sık ilaçlanması gibi öneriler dile getirildi.
Özel konutlarda yapılacak ilaçlamaların önemi hatırlatıldı. Bu konuda da Belediyenin ücret karşılığı geniş bir kampanya başlatarak ev dışı balkon ve duvarlarının ilaçlanmasının çok yaralı olacağı belirtildi.”
Sunulan taslağın sonunda “Elbette etkin bir mücadele için para/ bütçe çok önemlidir. Şimdiki Belediye bütçesi ile bu işleri yapmak mümkün olmayabilir. Yani yılda ödeyeceğimiz konut başına 7-800 TL yeterli olmayabilir. Ancak gerçekten bu mücadele de başarılı olabilirsek halkımız bu ödentinin birkaç mislisini seve seve verecektir. Vermelidir. Çünkü sivrisineksiz bir Enez”in değeri 3-4 misli artacaktır. Konutlar yok pahasına satılmayacaktır. Turizmin önündeki en büyük engel aşılmış olacaktır. Daha çok turist, daha çok pansiyon müşterisi ağırlanabilecektir. Esnaf daha çok kazanacaktır.”denildi.
Toplantı sonunda bu belirlenen konu ve önerilerin uygun ve uygulanabilir olduğu ve ilgililere iletilmesi gerektiği yapılan açık oylama ile kabul gördü.
Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği üyesi muhtarlara yönelik, ‘Çevresel Farkındalık Odaklı Etkili İletişim’ eğitimi verildi.
Trakya Kalkınma Ajansı teknik destek programı kapsamında, kentte köy ve mahalle muhtarlarına yönelik ‘Çevresel Farkındalık Odaklı Etkili İletişim’ eğitimleri başlatıldı. Eğitimler kapsamında, ilk program, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) toplantı salonunda gerçekleştirildi. Anlayarak hızlı okuma, yaratıcı drama ve zeka oyunları konularında uzman eğitimci Muradiye Akça tarafından verilen eğitimde nefes kontrolü ve etkili iletişimle ilgili pratik bilgiler verildi.
‘İLETİŞİM VE ÇEVRESEL FARKINDALIĞI ARTTIRMAK İSTEDİK’
Programın açılışında konuşan Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Mehmet Karlatlı, muhtarların vatandaş ve devlet arasında köprü oluşturduğunu belirterek, “Biz de bu köprüyü desteklemek istedik. İletişimi arttırmak, çevresel farkındalığı biraz daha üst seviyeye çıkarmak istedik. Toplantımızın asıl amacı budur. Toplantıya katılan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘SİZİ ÖNCE KENDİNİZLE TANIŞTIRACAĞIM’
Uzman eğitimci Muradiye Akça da, verdikleri eğitimlerle insanların hayatlarına dokunduklarını belirterek, “İnsanın hayatına dokunabilmek güzeldir. Çocukların hayatına dokunuyorum. Kitap okumayı sevdiriyorum. Bu ülkenin okuyan genç çocuklara ihtiyacı var. Hangi partiden olursa olsun, insanım ben. Benim için Laz’ı Kürt’ü, Çerkez’i hepsi birdir. Elimden geldiğince insan hayatına dokunmaya çalışıyorum. Bu eğitimleri de yaklaşık yedi yıl oldu, çeşitli kamu kurumlarında eğitimler veriyorum. Dört gün boyunca birer saat de olsa gelin, çok güzel şeyler anlatacağım. Bu yaşa gelip de bu yaştan sonra İstanbul’a git 10 bin lira ver ‘nefes’ eğitimi al, 50 bin lira ver iletişim eğitimine git. Kimse ne zaman harcar, ne yemek harcar. Ben bütün bilgimi sizinle paylaşacağım. Ben iletişimi anlatırken sizi uyutmayacağım. İletişimi anlatırken en çok önemsediğim şey şu; ben önce sizi kendinizle tanıştıracağım. Çeşitli kişilik testleri yapacağız hep beraber sizinle burada. Herkesin kendisi gibi olmasını istiyoruz. Kendimiz gibi hızlı düşünmesini. Kendimiz gibi çabucak karar vermesini, kendimiz gibi işi hızlı bitirmesini ama farklıyız” diye konuştu.
Muhtarlara yönelik eğitimin hafta boyu süreceği belirtildi.
Olgay GÜLER Edirne’nin sevilen simalarından, emekli matematik öğretmeni Suat Özpranga, 71 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Merhume Sıdıka Zeren’in oğlu, Semra Özpranga’nın eşi ve Selen ile Serkan Özpranga’nın babaları olan Suat Özpranga’nın vefatı, ailesi ve dostları arasında büyük üzüntü oluşturdu. Özpranga için Hacılarezanı Camisi’nde cenaze namazı kılındı.
Öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazında Özpranga ailesini, yakınları ve dostları yalnız bırakmadı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen cenaze töreninin ardından Özpranga’nın naaşı, Yeniimaret Mezarlığı’na defnedildi.