Odanıza Göre Yatak Odası Gardırobu Seçimini Nasıl Yapmalısınız?

İdeal bir depolama ünitesi, odanın zemin alanını yutmadan maksimum kullanım alanı sunan yapısal bir çözümdür.

Kullanıcılar yatak odası gardrop modelleri arasında karar verirken sadece dış görünüşe odaklanıp odanın yürüme yollarını hesaba katmayı unutur. Doğru yaklaşım, yatak ile dolap arasında en az 60 santimetrelik net bir sirkülasyon boşluğu bırakmaktır. Bu boşluk bırakılmadığında, dolap ne kadar şık olursa olsun oda boğucu bir depoya dönüşür.

Görünür kapak hacminden ziyade iç modüllerin yerleşimi gerçek kapasiteyi yaratır. Piyasada doğru bilinen en büyük yanlış, devasa dış boyutların her şeyi çözeceği yanılgısıdır. Oysa ki iç raf diziliminin matematiği toplam depolama kapasitesini belirler. Kısa askılık alanları, gizli takı çekmeceleri ve pantolonluk gibi fonksiyonel eklentiler, kör noktaları sıfıra indirerek standart ölçülerdeki bir dolabı bile işlevsel bir organizatöre çevirir.

Raylı mı, Menteşeli mi?

Dar metrekareli alanlarda raylı yatak odası gardrop sistemler alternatifsiz bir zorunluluktur. Menteşeli kapakların dışa doğru açılma payı, özellikle yatak ucu mesafesinin dar olduğu planlarda hareket kabiliyetini tamamen kilitler. Raylı mekanizmalar, kendi ekseninde kayarak çalıştığı için ölü alan yaratmaz ve odanın mevcut derinliğini korur. Rabi Mobilya’nın tasarımlarında kullandığı yavaşlatıcılı ray sistemleri, kapakların sert çarpmasını engelleyerek hem sessiz bir kullanım sunar hem de mekanizma aşınmasını durdurur.

Sahada şunu çok görürüz: Mağazanın devasa aydınlatılmış alanında menteşeli dolabın heybetine aldanıp satın alan müşteri, evde yatak ile dolap arasına sıkışıp kalır. Kurulum bittikten sonra kapakların yatağa çarptığını fark etmek en acı verici ve geri dönüşü zor tecrübelerden biridir. Bu hataya düşmemek için ölçüm yaparken dolap derinliğine kapağın açık haldeki uzunluğunu mutlaka eklemelisiniz.

Uzun Ömürlü Kullanım ve Donanım Kalitesi

Gövde malzemesi ne olursa olsun, bir gardırobun ömrünü bağlayıcı donanımlar tayin eder. Tüketiciler levha kalınlığına odaklanırken asıl yükü çeken hareketli parçaları gözden kaçırır. Yıllarca sarkmadan, takılmadan ve ses çıkarmadan çalışan bir mobilya istiyorsanız menteşe ve ray sistemlerinin mukavemetini sorgulamalısınız.

Fonksiyonelliği ve dayanıklılığı garantileyen kritik bileşenler şunlardır:

  • Çift açılımlı ve stoperli menteşeler kapakların zorlanmaya bağlı sarkmalarını durdurur.
  • Alüminyum profil destekli raylar ağır kapakların zamanla yuvadan çıkmasını ve esnemesini önler.
  • Kalınlaştırılmış kanallı arkalıklar mobilyanın bel vermesini engelleyerek rijit yapıyı korur.

Sürgülü sistemlerde zemin rayının temizliği doğrudan sistemin sağlığını yönetir. Alt kızaklarda biriken toz ve tekstil havları zamanla tekerlekleri sararak mekanizmayı bozar. Periyodik olarak ray kanallarının vakumla temizlenmesi şarttır. Mekanizmanın akıcılığı mobilyanın gerçek ömrünü dikte eder. Bir dolabın kalitesi, kapağı hafifçe ittiğinizde kendi kendine yuvasına sıfır sesle oturmasından net şekilde anlaşılır.

88 cana sıcak yuva!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, jandarmanın yasadışı yollarla cins köpek üretimi yapan çiftliğe yaptığı operasyonunda kurtarılan 88 köpek için Edirne Belediyesi tarafından sahiplendirme süreci başlatıldı.

Edirne İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Lalapaşa ilçesinde bir çiftlikte izinsiz ve sağlıksız koşullarda köpek üretimi yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Çiftlikte yapılan operasyonda, ticari amaçla üretildiği tespit edilen 88 Poodle ve Toy Poodle cinsi köpek koruma altına alınarak Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Barınağı Geçici Bakımevi Birimi’ne teslim edildi. Köpeklerden rehabilitasyon süreci tamamlananlar, Sokak Hayvanlar Barınağı Geçici Bakımevi’nde yeni sahipleriyle buluşmaya başladı.

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yunus Emre Şahin

‘SÜREÇLE İLGİLİ TİTİZ ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR’

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yunus Emre Şahin, teslim alınan köpeklerin, rehabilitasyon süreçlerinin tamamlanıp, kısırlaştırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini söyledi. Şahin, “Rehabilitasyonu tamamlanan köpeklerimizi hayvanseverlerle buluşturmaya başladık ve hatta bu güzel kızlarımızdan birini yeni yuvasına kavuşturduk. Süreçle ilgili olarak; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Milli Parklar İl Müdürlüğü koordinesinde titiz bir çalışma yürütülmektedir. Olayla ilgili hukuki süreç halen devam etmektedir. Yapılan incelemelerde çipli olduğu tespit edilen köpekler yasal sahiplerine iade edilmektedir. Bizim sahiplendirme ve rehabilitasyon sürecini yürüttüğümüz köpekler ise ilgili kurumlarca ‘sahiplendirilebilir’ onayı verilen çipsiz hayvanlardır” dedi.

‘EDİRNE’DE İKAMET ŞARTI ARIYORUZ’

Köpeklerin ticari suistimale uğramaması için sıkı tedbirler aldıklarını kaydeden Şahin, “Kurtarılan köpeklerin büyük çoğunluğu Poodle ve Toy Poodle cinsi, piyasa değeri yüksek olan cins köpeklerden oluşmaktadır. Bu noktada kurum olarak suiistimallerin önüne geçmek adına çok net bir karar aldık: Bu köpeklerin ticari bir meta gibi elden ele dolaşmasını engellemek amacıyla, sahiplenecek kişilerin mutlaka Edirne’de ikamet etmesi şartını arıyoruz. Üçüncü şahıslara devredilmesini kesinlikle uygun görmüyoruz ve sürecin takibini bizzat sağlıyoruz. Eğer sahiplendirme sonrası şartlarımıza aykırı veya olumsuz bir durum gelişirse, köpeğin vakit kaybetmeden tarafımıza iade edilmesini talep ediyoruz. Netice itibarıyla, ister sokak köpeği olsun ister bu şekilde kurtarılan cins köpekler; her bir can bizim için çok kıymetlidir. Temel amacımız, bir can dostumuzu daha sağlıklı bir ortamda kurtarabilmek ve onları vatandaşlarımızla buluşturabilmektir” diye konuştu.

ADI ‘FOX’ OLDU

Barınağa gelerek köpek sahiplenen 17 yaşındaki İlkim Bozkurt da mutluluğunu dile getirerek, “Buraya köpek sahiplenmek için geldim. Edirne Belediyesi’ne sundukları imkanlardan dolayı teşekkür ederim. Üretilmesine ve satılmasına karşıyım, sahiplendirilmesinin yanındayım. Çok mutluyum. İsmini ‘Fox’ koyduk, Atatürk’ün köpeğinin adı” şeklinde konuştu.

Lunaparkta ‘kamikaze’ kazası; 1 yaralı

TEMSİLİ

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde lunaparkta kamikaze isimli oyun aletinin korumalığının açılması sonucu başını ve bacağını vurarak yaralanan S.D. (19), tedavi altına alındıç

Olay, Pazartesi akşam saat 22.30 sıralarında Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan lunaparkta meydana geldi. Lunaparka giden S.D., kamikaze olarak bilinen oyun aletine bindi. S.D. bu sırada, kamikazenin korumalığının açılması sonucu başını ve bacağını vurarak yaralandı.

İhbar üzerine gelen ambulansla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırılan S.D., tedaviye alındı.

Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen S.D., lunapark yetkililerinden davacı ve şikayetçi oldu. Olayın ardından denetim yapılan lunapark, mühürlendi. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

BirGün okurlarından Arı’ya destek!

Olgay GÜLER

Edirne BirGün Okur İnsiyatifi, BirGün muhabiri İsmail Arı’nın ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla tutuklanmasına tepki amaçlı bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

BirGün Muhabiri Arı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Cumartesi akşamı bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alınarak Ankara’ya getirildi. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltilen Arı, savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Arı’nın tutuklanmasının ardından Edirne BirGün Okur İnsiyatifi, Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.

‘SİYASİ KUMPAS’

Basın açıklamasını, BirGün Gazetesi Muhabiri Yaren Çolak okudu. Çolak, Arı’nın siyasi kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldığını söyleyerek, “Bugün burada Edirne BirGün Okur İnisiyatifi olarak; AKP iktidarının yargıyı bir operasyon aparatına dönüştürmesine ve gazeteciliği suç ilan etmesine karşı toplandık. Çalışma arkadaşımız, yoldaşımız, dostumuz İsmail Arı, tamamen siyasi bir kumpasla özgürlüğünden mahrum bırakıldı. İsmail tutuklu; çünkü bu ülkede halkın bütçesinin ‘vakıf’ maskesi takmış karanlık yapılara akıtılmasına, kamu kaynaklarının parsel parsel yandaşlara peşkeş çekilmesine sessiz kalmadı. İsmail bugün Sincan’da; çünkü AKP iktidarının belediyeler eliyle yandaş kasalara aktardığı milyonları, adrese teslim ihale çarklarını, halkın arazilerinin nasıl yağmalandığını belge belge ortaya döktü. Bu talan düzeninde yolsuzluğu teşhir etmek, rantın tekerine çomak sokmak, siyasal iktidar nezdinde en büyük suç” dedi.

‘KARANLIK DÜZENE KARŞI ÜLKENİN SESİ OLDU’

Yürürlükte olan ‘Sansür Yasası’nın, halkın gerçeği öğrenmesini engellemek için kurulan bir giyotin olduğunu dile getiren Çolak, “Ancak İsmail Arı, kalemini ranta teslim etmeyen onurlu bir gazetecidir. O; Kızılay’ın halkın kanını ve çadırını sattığı o holdingleşme skandallarını ifşa ettiği için, belediyelerdeki ihale çarklarını ve yandaş kasalara akan halkın paralarının hesabını sorduğu için, vakıf adı altında kamu arazilerine çöken tarikat-cemaat ağlarını korkusuzca deşifre ettiği için, kamu kaynaklarının nasıl birer siyasi rant aracı olarak yandaşlara peşkeş çekildiğini belgelediği için bugün Sincan’dadır. İsmail sadece yolsuzlukları yazmadı; o, bu ülkenin karanlık düzenine karşı hepimizin sesi oldu. Alkollü bir sürücü tarafından öldürülen bisikletçi Umut Gündüz’ün ailesinin adalet arayışında, 6 Şubat depreminde yıkılan Ezgi Apartmanı enkazında yakınlarını kaybedenlerin feryadında; cemaat yurtlarında hayatı karartılan çocukların çığlığına kadar her yerde İsmail’in imzası var” şeklinde konuştu.

‘ÇALIŞKAN VE KORKUSUZ OLDUĞU İÇİN SUSTURULMAK İSTENİYOR’ 

İsmail Arı’nın korkusuz ve çalışkan  olduğu için susturulmak istendiğini kaydeden Çolak,  “İktidar, gazeteciliği biat etmek sanıyor olabilir; ama İsmail Arı, tehditlerden, baskılardan, gözaltılardan zerre korkmayan, kalemini halkın çıkarlarına adamış onurlu bir gazetecidir. İsmail çok çalışkan, çok korkusuzdur ve tam da bu yüzden susturulmak istenmektedir. Bizler, Edirne’den yükselen bu sesle ilan ediyoruz: İsmail Arı’yı tutuklayarak ne onu, ne BirGün Gazetesi’ni, ne de BirGün okurlarını susturabilirsiniz. Bu karanlığı beraber aşacağız. Bizler onun haberlerinin takipçisi, o gerçeklerin savunucularıyız. İsmail, Sincan’dan başı dik çıkacak ve halkın parasıyla zenginleşenlerin, baronlaşanların, kamu kaynaklarını peşkeş çekenlerin ensesinde olmaya devam edecek. Önce kendi ve tüm gazeteciler için adalet arayacak” diye konuştu.

TIR’da 53 kilo skunk ele geçirildi

Olgay GÜLER

Kapıkule’den Türkiye’ye giren TIR’da polisin yaptığı aramada, 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Edirne Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik çalışmaları kapsamında Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giren TIR durduruldu. TIR’da narkotik köpeği yardımıyla yapılan aramada 53 kilo 206 gram skunk ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler hakkında ‘Uluslararası Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı’ suçundan işlem başlatıldı.

Açlık sınırı 36 bin lira sınırında

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Mart’ta açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira artarak 35 bin 819 liraya çıktığını, yoksulluk sınırının ise 3 bin lira artarak 107 bin liraya yaklaştığına dikkat çekerek, açlık sınırının 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 7 bin 774 lira üzerine çıkarken, en düşük emekli aylığının da açlık sınırının 15 bin lira 819 lira altında kaldığını bildirdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mart 2026 sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. KAMU-AR’ın araştırmasında şunlara yer verildi:

“Açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira arttığı martta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1 bin 153 liralık yükselişle 71 bin 7 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 3 bin 9 lira artarak 106 bin 826 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 10 bin 94 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 502 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 596 lira arttı.

ÜCRETLER VE AÇLIK-YOKSULLUK SINIRI

Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin 7 bin 744 lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 15 bin 819 lira üzerine çıktı. Yıl başında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk üç ayında eridi.

Asgari ücret martta dört kişilik bir ailenin sadece 24 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 26’sını karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 22 bin 601 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.

Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 57,7’sini, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 653’ünü karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 72,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 58 oranında artırılması gerekiyor.

AÇLIK SINIRI

Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden Ankara’da derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Mart’ta 493 lira, son bir yılda ise 3 bin 12 lira artarak 10 bin 660 liraya yükseldi.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.

Martta 3 lira azalarak 7 bin 288 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.975 lira artış kaydedildi.

Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 96 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 706 lira artarak 3 bin 127 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 1.254 lira artarak 5 bin 564 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.081 lira arttı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama martta değişmedi ve 2 bin 747 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.654 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 20 liralık yükselişle 837 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 624 lira, pirinç, bulgur harcaması 668 lira, yağ harcamaları da 239 lira artış kaydetti.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 4 lira yükselerek 2 bin 495 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 689 liralık, zeytin harcamalarında ise 185 liralık artış oldu.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 10 bin 458 liraya, yetişkin kadın için 8 bin 210 liraya, çocuk için 5 bin 961 liraya ve genç için de 11 bin 190 liraya yükseldi.

GIDA DIŞI HARCAMALAR

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da martta 71 bin 7 liraya çıktı.

Martta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 609 lira oldu. Barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 586 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 577 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 994 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 490 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 118 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.988 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 773 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 442 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 430 liraya kadar çıktı.

YOKSULLUK SINIRI

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart 2026 itibariyle 106 bin 826 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında martta 3 bin 9 liralık, yılın ilk üç aylık döneminde 11 bin 913 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 596 liralık artış oldu.”

[

İpsala’da 35 kilo 392 gram uyuşturucu!

Olgay GÜLER

Edirne’de Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda yapılan iki ayrı operasyonda, otomobil ve minibüste toplam 35 kilo 392 gram uyuşturucu ele geçirildi, 2 sürücü gözaltına alındı.

İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Yunanistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen Kuzey Makedonya plakalı otomobili şüphe üzerine x-ray taramasına sevk etti.  Otomobilde şüpheli yoğunluk tespit edilen tarama sonucu, narkotik dedektör köpeği İda’yla arama yapıldı. Aramada bagaj kapağı ve stepne bölgesi yanlarındaki boşluklarda, şeffaf poşetler içerisinde gizlenmiş 8 kilo 467 gram skunk ele geçirildi.

LPG TANKLARINDA UYUŞTURUCU BULUNDU

Türkiye’ye girmek üzere sınır kapısına gelen Bulgaristan plakalı minibüs de şüphe üzerine x-ray taramasına yönlendirdi. Şüpheli yoğunluk tespit edilen minibüste narkotik köpekleri İda ve Rose ile yapılan aramada LPG tanklarına gizlenmiş 26 kilo 925 gram skunk bulundu. Toplam 35 kilo 392 gram uyuşturucu ele geçirilen operasyonlarda, araç sürücüleri gözaltına alındı

Sınırda kaçak hayvan

Olgay GÜLER

Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda minibüste, yasadışı yollardan yurda sokulmak istenen 2 alpaka, 9 tavuk ve 58 güvercin ele geçirildi.

İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yurda giriş yapmak üzere Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’na gelen B.Ö. idaresindeki minibüsü durdurdu. Sürücü B.Ö. aracında yasaklı veya kaçak ürün bulunmadığını belirtirken, ekipler şüphe üzerine arama yaptı. Araçta yapılan aramada 2 alpaka, 58 cins güvercin ve 9 cins tavuk ele geçirildi.

Hayvanlar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edilirken, sürücü gözaltına alındı.

Yine akran dehşeti!

Olgay GÜLER

Edirne’de eski TOKİ konutlarında T.A. (17), aynı yaştaki H.G.’yi, çocuk parkında pompalı tüfekle vurarak yaraladı, olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün öğleden sonra Kurtuluş Mahallesi Eski TOKİ Konutları’ndaki çocuk parkında meydana geldi. T.A., aralarında husumet olan H.G.’nin parkta olduğunu öğrenince yanına aldığı pompalı tüfekle parka gitti. T.A., burada H.G.’ye tüfekle ateş açtı. H.G. kaçmaya çalışırken, halı sahada top oynayan çocuklar da silah sesleri üzerine büyük panik yaşayarak sağa sola kaçıştı.

Bölgedeki Aile Sağlığı Merkezi’nde bulunan polisler olaya müdahale etti. T.A. kullandığı pompalı tüfekle yakalanıp, gözaltına alındı. Yaralanan H.G., Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

T.A.’nin pompalı tüfekle ateş açtığı ve çocukların kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansırken, olaya ilişkin başlatılan soruşturması sürüyor.

T.C.’ne alenen meydan okuma

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, terör örgütü yardakçılarının Nevruz kutlamaları kisvesine

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, terör örgütü yardakçılarının Nevruz kutlamaları kisvesine bürünerek meydanları işgal ettiğini, ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik alçak emellerini bir kez daha ortaya koyduklarını bildirdi.

Zafer Partisi İl Başkanı Konak, vatan şairi Namık Kemal’in dizeleri ile başlayıp, yine Namık Kemal’in dizeleri ile sonlandırdığı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Vatan şairi Namık Kemal 93 harbi sonrası Rumeli topraklarının işgal edilmesi sebebiyle vatanın içine düştüğü durumu ‘Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini / Yoğimiş kurtaracak bahtı kara maderini’ dizeleriyle ifade etmiştir. Bu dizelerden yaklaşık yarım asır sonra Mustafa Kemal, ‘Vatanı kurtaracak kimse yok mu?’ diye inleyen vatan şairine 24 Aralık 1919 da Kırşehir Gençler Derneği’nde ve 13 Ocak 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden seslenerek, ‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini / Bulunur, kurtaracak bahtı kara mâderini’ dizeleriyle cevap vermiştir. Nihayet 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi’nde ‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ denilerek hürriyet ve istiklalin sadece Türk milletinin direnci ile kazanılabileceği vurgulanmıştır.

Türk milleti Ramazan Bayramı’nı idrak ederken terör örgütü yardakçıları Nevruz kutlamaları kisvesine bürünerek meydanları işgal etmiş ve bölünmez bütünlüğümüze yönelik alçak emellerini bir kez daha ortaya koymuştur. Sözde çözüm sürecinden cesaret olan bu şakiler, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamaları adı altında düzenlenen anarşi ve tedhiş hareketlerinde Tusaş saldırısını gerçekleştirip 5 vatan evladını şehit eden teröristlerin fotoğraflarını sergileyerek Türkiye Cumhuriyeti’ne alenen meydan okuma cüretini göstermişlerdir.

Yine bu anarşi ve terör hareketleri esnasında bazı paçavralar ve terörist başının posterleri açılarak terör örgütünün lehine sloganlar atılmıştır. Vergisini ödeyip kanunlara uyan vatandaşlar olarak bizler, Anayasa’dan kaynaklı vatandaşlık haklarımızı kullanmaya kalktığımızda her türlü baskıya ve tutuklamaya maruz bırakılırken Türkiye Cumhuriyeti’ne açıkça meydan okuyup bizlerin huzur ve refahına kasteden şakilerin herhangi bir yaptırım ile karşılaşmamaları kelimeler ile ifade edilebilecek sınırı çoktan aşmıştır. Türk milleti tarih boyunca birlik ve beraberliğine kastedenlere ve onların işbirlikçilerine gereken cevabı vermiştir. Yine vereceğinden hiç şüphemiz yoktur! Zira gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az önceki halidir!

Sözlerime son verirken Türk milletine Vatan şairi Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’ndeki son iki mısrası ile seslenmek istiyorum;

-Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar

 Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletden.”