

Aramızdan ayrılanlar
MEMNUNE UZUNER VEFAT ETTİ
Fahri Uzuner’in eşi, Aysu Aladağ, Emine Uzuner , Gözde Babayiğit ve merhum Hasan Uzuner’in anneleri, Yavuz Özbaş, Erkan Aladağ, Hasan Babayiğit ve Ayten Uzuner’in kayınvalidesi, Deniz İrem Özbaş, Bahtiyar, Fahrican Uzuner’in babaanneleri Memnune Uzuner 78 yaşında vefat etti.
Merhume; dün, Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MURAT SOYDAN VEFAT ETTİ
Talatpaşa Mahallesi sakinlerinden merhum Hasan Pırasa Soydan ve merhume Mazlume Soy-dan’ın oğulları, Emine Soydan’ın eşi, Boray ve Orbay Soydan’ın babaları Murat Soydan 62 yaşında vefat etti. Merhum; dün, Kıyık Kıyak Baba Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Doğum izninin artırılmasına destek
Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifine destek vererek, düzenlemenin aile kurumunu koruyan ve güçlendiren önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Yerli ve Milli Parti İl Başkanı Ağırbasan, mevcut 16 haftalık doğum izni süresinin annelerin doğum sonrası ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, bu sürecin daha sağlıklı yönetilebilmesi için iznin uzatılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
“ANNELERİMİZİN HAKKI TESLİM EDİLMELİ”
Ağırbasan, “Doğum izninin 24 haftaya çıkarılması, annelerimizin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Yerli ve Milli Parti İl Başkanı Ağırbasan, annelere verilen desteğin toplumun geleceğine yapılan yatırım anlamına geldiğini vurguladı.
AİLE YAPISI VE TOPLUMSAL DENGE VURGUSU
Ağırbasan, aile kurumunun korunmasının toplumsal istikrar açısından büyük önem taşıdığını belirterek, doğum izni süresinin artırılmasının aile içi bağları güçlendireceğini ifade ederek, bu düzenlemenin sosyal dengeyi destekleyen önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
“BU DÜZENLEME GECİKTİRİLMEMELİ”
Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, açıklamasının sonunda, doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına yönelik düzenlemenin bir an önce yasalaşması gerektiğini belirterek, bunun sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu ifade etti.
Aydıncan’dan uluslararası başarı
Edirne Serhad Şehri Spor Kulübü sporcusu Aydıncan Gümüşdağ, Antalya’da düzenlenen Uluslararası Zafer Kupası Turnuvası’nda 65 kg kategorisinde 3. oldu.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Edirneli sporcu Aydıncan Gümüşdağ’ın bu başarısını sosyal medya hesabından şöyle paylaştı:
“Edirneli Güreşçimizden Uluslararası Başarı
12–14 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Uluslararası Zafer Kupası Turnuvası’nda ilimiz ve Serhad Şehri Spor Kulübü sporcumuz Aydıncan Gümüşdağ, 65 kg kategorisinde 3. olmuştur.
Sporcumuz, Mayıs ayında Samokov’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi ve ilimizi temsil edecektir. Sporcumuzu ve antrenörlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. “
NÜKLEER HANÇERİ
Artık iletişim kolaylığı sayesinde herkes her şeyi bilir durumda. O zaman neden bu kadar farklı düşünceler var denebilir. Fark bilgilerin bireysel ve kamusal yarar olarak değerlendirilmesi ve bilginin derinliğinden olabilir. Ülkemizin elektrik gereksinimi hakkından enerji üretim tesislerine kadar her bilgiyi anında öğrenebiliriz. Eksiğimiz; dünyaya bakışımızdır aslında. Bir kesimde doğru bilgi; duruma kamusal bakan, doğaya, ekolojik yapıya zarar vermeyen yatırımların olması konusundan yana iken bir başkası gidene yok edilene değil gelene değer verir.
En az on yıldır Trakya ve İstanbul dahil Marmara ve Karadeniz kıyılarını ilgilendiren bir nükleer santral öyküsü var. Bu tür tesisler deniz kıyısına kurulmak zorunda imiş. Çünkü denizin suyunu kullanacak. Bu nedenle Mersin Akkuyu, Sinop ve Kırklareli seçilmiş bölgeler. Akkuyu onlarca yıldır yapılma aşamasında ve Sinop’ta da bir başlangıç oldu. Şimdi Kırklareli gündemde. Geçmiş yıllarda İğneada denmişti. Şimdi İğneada ve Kıyıköy arasında Kışlacık köyü sınırları içinde. Çalışmalar başlamış deniyor ama resmi başvurulara ya yanıt verilmiyor ya da planlarımızda henüz yok gibi yanıtlar veriliyor.
2024 yılında vali ve bürokratlarının Vize ile ilgili bir toplantıda elektrik hattının tamamlandığı bilgisi veriliyor. Ama asıl resmi evraklardaki bilgiyi Kırklarelili yaşam savunucuları buluyor ki hem de yazılı.
Olay şudur; bir şirket aynı araziye RES başvurusu yapar. Yaşam savunucuları tüm ÇED dosyaları gibi bunu da inceler. Şirkete verilen yanıtta bu alanın nükleer santral için ayrıldığı bilgisine ulaşırlar. Böylece resmi kayıtlarda görülüyor nükleere santral. Oysa yıllardır gelen giden tüm bakanlar birkaç kelam ettiler ama resmiyette yok! Yahu devlet gizli iş yapar mı diyoruz ama yapıyor demek ki.
Bu bölge; Trakya Alt Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında “orman alanı”, “tarım arazisi” ve “mutlak içme suyu koruma alanı” olarak tescilli. Doğal bir eşik olan İstrancalar’ın kalbine nükleer santral kurmak deniz çayırlarını sıcak su deşarjıyla yok etmek ve Trakya’nın nefesini kesmek demek.
Santral alanı Trakya’nın Karadeniz’e dokunduğu yer.14 bin dönümlük ormanlık alan feda edilecek ki bu iki milyon civarında orman ağacının katli demek. Bölgenin ekolojik dengesinin bozulmasıdır. Bu bölge Longoz Ormanları’nın yanıdır. Bu ormanlar sıradan ormanlar değildir. Yağmur rejimiyle, yeraltı sularıyla, gölleri ve dereleriyle yaşayan bir ekosistemdir. Burası Istranca Dağları’nın kalbidir.
Bu sakin alan eşsiz doğası, tarihi kalıntıları yanında bölgenin balık ambarı olan bir balıkçı kasabasıdır. Olağanüstü bir biyoçeşitliliğe sahip alan İstanbul’un havasına, suyuna can veren doğal bir sigortadır. Aynı zamanda Ergene Havzası’nın su kaynağıdır. Koruma altındadır. Buralardan çıkan sular içme suyu kıvamındadır. Ergene’ye ulaşmak için kıvrım kıvrım akan derelerdir hepsi. Bu temiz sular Çerkezköy, Çorlu, Muratlı’ya doğru akarken yanlış politikalar sonucunda kirli sanayi alanından geçerler ve zehir taşımaya başlarlar.
Trakya’da 1970’lerden beri devam eden denetimsiz sanayi yetmemiş. Tüm bölgeye yayılan taş ve maden ocakları, yanlış yerlere dikilen rüzgâr enerji santralleri yetmemiş. Trakya’mız ve İstanbul yapılanmaya açılan tarım ve orman arazileri ile suyu, havası, toprağı ve ormanı ile tüketilmeye çalışılmıştır. İşte bu özel ve güzel bölge nükleer santral ile topluca hançerleniyor.
Yaklaşık 14 bin dönümlük ormanlık alan risk altında. Milyonlarca ağaç, sayısız canlı yok edilecek ve geri dönüşü olmayan bir yıkım, ekokırım yaşanacak. Bu alan; Trakya Alt Bölgesi çevre düzeni planında orman ve tarım alanı olarak belirlenmiş, hem de bu iktidar tarafından. Üstelik içme suyu koruma kuşağında. Anayasa’nın 169. maddesi devlete ve yurttaşa ormanları koruma görevi veriyor.
Tüm bu olumsuzlukları taşıyan nükleer santral tesisine karşı yöre halkı savunma yapacaktır haklı olarak. Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde Vize’de panel düzenleniyor. Panelde projenin bilimsel, çevresel ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alınacak.18 Nisan 2026 tarihinde saat 13.00’te Vize Belediye Kapalı Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek panelde, enerji politikalarından halk sağlığına, ekosistem üzerindeki etkilerden hukuki süreçlere kadar birçok başlık masaya yatırılacak. Uzman konuşmacılar, nükleer santralin olası risklerini bilimsel veriler ışığında değerlendirecek.
Trakya ve İstanbul dahil olarak tüm bölgeyi, ülkeyi ve de Karadeniz halklarını ilgilendiriyor. Bizlerin 1986 yılında yaşadığı Çernobilleri çocuklarımız ve torunlarımızın yaşamaması için bu santrale “dur” demeliyiz.
AKTAN TRAKYA’NIN GURURU İDİ…
Sevgili büyüğümüz Sn. Feyzullah AKTAN’ı kaybettik. Aktan, sadece Keşan’da değil, Trakya’da, hatta ulusal ölçekte gazetecilere ve yerel gazeteciliğe örnek olan saygın ve duayen bir isimdi.
Onurlu meslek yaşamının yanı sıra toplumsal yaşamındaki duruşu ve kişiliği ile Trakya Bölgesi’nde “Örnek Kıdemli Vatandaş” ödülüne layık görülen birisi için daha fazla söze gerek olduğunu düşünmüyorum.
Hem kişisel duruşu ile hem de ÖNDER GAZETESİ ile yarım asırdan fazla sürdürdüğü basın yaşamı ile Keşan’ı önemsettiren, Keşan’a, değer ve saygınlık kazandıran AKTAN’ı toprağa verdik.
***
Cenazesinde göreceğimi umduğum pek çok ismi göremedim. En azından Enez’den katılan hiç kimseye rastlamadım. Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi Üyeleri neredeydiler? Bilemedim. Edirne ve Keşan CHP örgütünün de yeterli bir katılım sağlamadığı gibi bir izlenim edindim.
Suçlamak için yazmıyorum. Demek ki gençler kendi yörelerinin değerlerini yeterince bilemiyorlar. Örgütlülük sadece birilerini bazı makamlara taşımak için değildir. Örgütlülük aynı zamanda değer bilmektir, saygıdır, vefadır.. Sevinçte ve tasada ortak olmaktır.
Örgütü yönetenler bu konularda duyarlı ve hiç yoksa il bazında bu cenazenin önemini duyurmak örgütlerini harekete geçirmek zorunda olmalıydılar…
***
1980 yılında çıkarttığım ve Önder Matbaası’nda basılan “ENEZ’DE BARIŞ” isimli gazete döneminde yakından tanıma şansına eriştiğim Sevgili Feyzullah AKTAN’ın rahle-i tedrisinden geçen gazeteciler sayesinde Keşan yerel basını ayakta duruyor.
Enez’e olan ilgisinin ve sevgisinin de yakın tanığıyım. Günbatımı Gecelerimize konuk olduğunu hatta kendisine “İbrahim Bitikli” ödülünü verdiğimizi hatırlıyorum. Keşan’da Önder Gazetesi’ndeki keyifli sohbetlerimizin ve “DOMUZ DOLABI” kitabının arka kapak sayfasını bana ayırmasının bana verdiği övünç’ün unutulması mümkün mü?
(Bazen merak ederim; “Domuz Dolabı” başlıklı o kitabı acaba kaç hakim, kaç savcı, kaç avukat okudu?)
***
Öncelikle tüm Keşan halkına ve sonrasında çocuklarına, torunlarına başsağlığı diliyorum.. Keşan’a ve aileye yaşattığı onurlu sürecin kıymetini bilmelerini ve onu unutturmamalarını bekliyorum.
Ben, O’nu tanımaktan duyduğum gururu, yaşadığım sürece taşıyacak ve onu çok özleyeceğim.
Gencan: Kaleiçi’ni 2 hafta içinde tamamlayacağız
Olgay GÜLER
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kentin Kaleiçi bölgesinde Darül Hadis Caddesi’nden başlayan dört ana arterde, kısa süre içerisinde asfaltlama çalışmalarına başlayacaklarını belirtti.
Belediye Başkanı Gencan, kentte altyapısı biten ve abone bağlantılarının sürdüğü Kaleiçi semtinin Darül Hadis Caddesi üzerinde incelemelerde bulundu. Bölgenin, yol bozukluğu nedeniyle kronik sorun haline gelen, Darül Hadis Caddesi’nin de aralarında bulunduğu dört ana caddede, kısa süre içerisinde asfaltlama çalışmalarının başlayacağını kaydeden Gencan, hava şartlarının el vermesi durumunda, bu çalışmaları bir ay içerisinde sonuçlandırmayı hedeflediklerini söyledi.
‘1 AYLIK SÜREÇTE ASFALT ÇALIŞMALARINI NETİCELENDİRECEĞİZ’
Gencan, vatandaşlara verdikleri söz doğrultusunda; altyapısını tamamladıkları bölgelerde hava koşulları elverdiği müddetçe üstyapı çalışmalarına hızla devam ettiklerini belirterek, “Bu kapsamda çalışmalarımıza ilk olarak Buçuktepe ve Talatpaşa Caddesi’nden başladık. Bugün itibarıyla Kıyık mevkiindeki çalışmalarımızın son günündeyiz; asfaltlama işlemini bugün orada tamamlıyoruz. Bir sonraki aşamada ise bu bölgemizde orta refüj düzenlemelerine başlayacağız. Şu an Darülhadis Caddesi’ndeyiz. Buradaki altyapı çalışmalarımızı bitirdik, abone bağlantılarıyla sürecimize devam ediyoruz. Planlamalarımızın iki gün önünde, gayet iyi bir tempoda ilerliyoruz. Özellikle hemşerilerimizi ve şehrimize gelen misafirlerimizi zorlayan dört ana arterimiz mevcut. Hava muhalefeti yaşamadığımız takdirde, yoğun şikayet aldığımız bu bölgelerdeki asfaltlama çalışmalarını iki hafta içerisinde tamamlamış olacağız. Ardından hızlıca ara sokaklarımıza gireceğiz. Altyapısı biten bölgelerdeki tüm işlerimizi yaklaşık bir aylık bir süreçte neticelendirip, şehrimizin üstyapı sorunu yaşayan diğer noktalarına ulaşacağız” diye konuştu.
‘PLANLADIĞIMIZ TÜM HEDEFLERE ULAŞMAYI BEKLİYORUZ’
Edirne Belediyesi’nin tüm birimleriyle sahada olduğunu dile getiren Gencan, “Şu an tüm birimlerimizle sahadayız. Bir yandan asfaltlama sürerken, Fen İşleri ekiplerimiz etap etap sorunlu noktalara müdahale ediyor. Saraçlar başta olmak üzere kaldırım düzenlemelerimizi yaparken; Park ve Bahçeler ekibimiz de yepyeni parkları ve yeşil alanları Edirnelilere kazandırmak için yoğun bir mesai harcıyor. Biliyoruz ki su krizi ve ardından gelen sert kış koşulları hem alt hem de üstyapıda ciddi aksamalara neden oldu. Bu süreç hepimizi yordu, yollarla ilgili şikayetler hepimizi üzdü; ancak gelinen nokta oldukça memnuniyet verici. Ben de bizzat sahadayım ve mahalle ziyaretlerimize başladık. Hemşerilerimizin çalışmalarımızdan duyduğu memnuniyeti duymak bizleri mutlu ediyor. Tüm sezon boyunca bu tempoyu düşürmeyeceğiz. Edirneli hemşerilerim her sokakta, her mahallede belediye ekiplerini görmeye devam edecek. Bizler de büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla, bu yıl için planladığımız tüm hedeflere ulaşmayı bekliyoruz” dedi.
Otogar ihalesine ‘fahiş fiyat’ tepkisi
Olgay GÜLER
Edirne Otogarı için, 21 Nisan’da gerçekleştirilecek ihale öncesi bir araya gelerek basın açıklaması düzenleyen sektör temsilcileri, belirlenen kira fiyatlarının yüksekliğine tepki gösterdi.
Edirne Belediye Başkanlığı, şehirlerarası otobüs terminalindeki 16 yazıhanenin 10 yıllığına kiralanması için 21 Nisan Salı günü ihaleye çıkacak. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca kapalı teklif (artırma) usulüyle ve her yazıhane için ayrı ayrı yapılacak ihalede aylık kiralama bedelleri, yazıhanelerin konumuna göre 170 bin TL ile 220 bin TL arasında belirlendi. Edirne Otogarı’nda faaliyet gösteren otobüsçü ve taşımacı esnafı da, ihale öncesi bir araya gelerek belirlenen fiyatlara tepki gösterdi. Açıklamaya Otogar işletmecisi Mustafa Altunhan, Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak ve firma temsilcileri katıldı.
‘OTOBÜSÇÜNÜN ÇOK PARA KAZANDIĞI ZANNEDİLİYOR’
Otogarı İşletmecisi ve Volkan Metro Turizm Sahibi Mustafa Altunhan, amacının kimseyi kötülemek değil, esnafın içinde bulunduğu zor durumu anlatmak olduğunu söyleyerek, “Öngörülen bu kira bedelleri o kadar yüksek düzeyde ki, sanki otobüsçünün çok para kazandığı zannedilerek bu rakamlar belirlenmiş. Bugün burada ilçe hatlarında çalışan minibüsçü ve otobüsçü arkadaşlarımla konuşuyorum; pek çoğu bir memur kadar bile para kazanamıyor. Uzunköprü’ye, Kırklareli’ne, Keşan’a veya Çorlu’ya çalışan bir araba ayda 40-50 bin lira kazansa dahi bu rakam günümüzde bir memur maaşının alım gücünden bile az kalıyor. Üstelik bu adamın sorumlulukları var; muavini var, şoförü var. Şoförler cemiyeti başkanımız da her zaman giderlerin yüksekliğinden dert yanıyor. Onların hali bizden, bizim halimiz onlardan kötü. Türkiye’nin dört bir yanından gelen arkadaşlarla bunu anlatmak istiyoruz” dedi.
‘BU PARALAR NASIL ÖDENİR?’
Belediyeden makul fiyat istediklerini dile getiren Altunhan, “Bizim istediğimiz makul bir fiyattır. Peki, makul fiyat nedir? 16 milyonluk İstanbul’da koca yazıhanenin aylık kirası 54 bin lira. İstanbul’dan gelen pek çok firma sahibi var, onlar da bilir; Uzunköprü’de 15 bin lira, Tekirdağ Büyükşehir’de 16-17 bin lira civarında. Ama Edirne Otogarı’nda, amacın ne olduğunu veya kimin böyle istediğini bilmiyorum ama 250 bin liraya kadar varan kiralar söz konusu. Bu paralar nasıl ödenir? Eğer kira böyle olursa bu maliyet yine halkın cebinden çıkacak. Kiraları ödemek için bilet fiyatları artacak, insanların seyahat özgürlüğü kısıtlanacak. Artık herkes biletini %85 oranında internet üzerinden alıyor. Yani fiziki yazıhaneler artık eskisi gibi yüz kişiye bilet kesmiyor, belki on beş kişiye kesiyor. Geri kalan satış internet üzerinden yapılıyor. Bunu da göz önünde bulundurmak lazım” diye konuştu.
‘GİDERLER TAŞINAN RİSKLERİN ÇOK ÜSTÜNDE’
Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci de, ulaşım sektörünün darboğazda olduğunu söyleyerek, “Türkiye’deki bütün taşımacılar şu an ciddi bir sıkıntı içerisinde. Biz daha çok işin şehir içi taşımacılık kısmındayız ve basın mensubu arkadaşların önünde de her zaman dile getiriyorum; akaryakıt fiyatları ve işletme masrafları şu an çok yüksek. Türkiye’deki tüm ulaşım sektörü darboğazda. Giderleri karşılamak artık çok zor; kazanılan paralar, taşınan risklerin çok altında kalıyor. Bu durumun hükümetlerin ve belediyelerin el birliğiyle düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde sadece esnaf değil, Edirne ve tüm Türkiye halkı da sıkıntı çeker. Giderler bu seviyedeyken fiyatlar ister istemez yüksek olur. Biz de daha makul şartların oluşmasını bekliyoruz. Ayrıca şunu da belirteyim, Belediye Başkanımızın da selamı var; konuyu bizzat değerlendireceğini iletti” şeklinde konuştu.
‘GERİYE KAR KALMIYOR’
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak da, maliyet artışlarına dikkat çekti. Irmak, “Şu an benim de piyasada çalışan 35-40 tane aracım var ve yükümüz gerçekten çok arttı. 10-15 yıl önce akaryakıtın işletme giderleri içindeki oranı %1-1,5 civarındayken, şimdi %6-8 seviyelerine geldi. Gıda dağıtım işi de yapıyorum; brüt kar marjımız %13, ancak mazotu ve personel giderini düştüğümüzde geriye kar kalmıyor, adeta bedavaya çalışıyoruz. Ancak her gecenin bir sabahı vardır. Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu bu belirsizliğin bir nedeni de küresel siyaset. Bir devlet başkanının akşam ‘siyah’ dediğine ertesi gün ‘beyaz’ demesi piyasaları sarsıyor. Dileğim, Ukrayna’daki ve diğer bölgelerdeki savaşların bir an önce barışla sonuçlanmasıdır. Savaşı körükleyenler vazgeçsin ki akaryakıt fiyatları makul seviyelere gelsin. Yoksa bu mazot maliyetleriyle iş yapılamaz hale gelir. Bakıyorum sabit iş yapanlara; 10 metrekare dükkanı olup tek başına çalışanlar daha mesut. Ama araçla, servisle iş yapan herkes zor durumda. Allah yardımcımız olsun” ifadelerini kullandı.
Edirne Fuarı, 25’inci kez kapılarını açtı
Olgay GÜLER
Edirne’de bu yıl 25’incisi düzenlenen Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin katkılarıyla, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Edirne Belediyesi iş birliğinde düzenlenen 25’inci Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı, Balkan Pazarı’nda kapılarını açtı. Fuarın açılışına; Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Filiz Gencan, kurum ve kuruluş ile siyasi parti temsilcileri ve üreticiler katıldı.
Açılışta katılımcıları selamlayan ETSO Başkanı Sezai Irmak, fuarın yıllarca Sarayiçi’nde Kırkpınar Haftası’na sıkıştırıldığını hatırlatarak, “Biz bunu geçen sene bir rayına oturtmaya çalıştık. Bu sene ve bundan sonraki yıllarda inşallah Nisan ayının ikinci haftası iki veya üçüncü haftasına sabitleyip daha makul bir havada burada yapacağız” dedi.
‘TARIM ALETLERİ VE TEKNOLOJİSİNE DAYALI FABRİKALARI ÇOĞALTMAMIZ LAZIM’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, kentte tarım aletleri üreten firmaların sayısını arttırmayı hedeflediklerini söyledi. Sezer, “Trakya bölgesi gerçekten de münbiç tarım topraklarına sahip olan bir bölge. Aynı zamanda Edirne’miz dışında Kırklareli’nde ve Tekirdağ’da önemli sanayi kurumları var. Bizde de aynı şekilde bu işe emek harcayan, sermaye harcayan ve önemli şekilde tarım aletlerinin üretimi için atadan gelen bir silsileyi devam ettiren firmalarımız var. Gönül istiyor ki hem Uzunköprü’de hem Keşan’da hem merkezde bu firmaların sayılarının çoğalması, tarım aletlerinin ve teknoloji üreten firmalarımızın Edirne’de sayılarının çoğalması ve burada bu alan değil bunun gibi onlarca alan dolduracak firmalar ve teknolojilerle yine çiftçilerimizi, üreticilerimizi buluşturalım diye gerçekten ümit ediyorum. Üretim yapıyoruz, teknolojiyi seviyoruz, teknolojiyi takip ediyoruz. Fakat aynı zamanda bu üretimi destekleyecek, sanayiyi de aynı şekilde ayağa kaldırmamız lazım. Bu alanda yatırım yapmak isteyenler olursa onları her alanda desteklemeye hazırız. Organize sanayilerimizin önemli bir kısmının tarım aletleri ve teknolojisine dayalı fabrikaların doldurmasını çok ümit ederiz. Çünkü burası az önce de söylediğim gibi tarım şehri. Bunu kaybetmememiz lazım” diye konuştu.
‘FUAR ŞEHİR AÇISINDAN ÇOK KIYMETLİ’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, fuarın, tarım ve hayvancılıkla uğraşan şehir için çok önemli olduğunu belirterek, “Tarım, bölgemiz ve şehrimiz için en önemli dinamiklerden bir tanesi. Biz de Edirne Belediyesi olarak hem bunun farkındayız. Hem zaman üreticimizin yanında olmak için de çaba sarf ediyoruz. İşte bu nedenledir ki göreve geldiğimiz ilk anda tarımsal hizmetler müdürlüğümüzü kurduk. Hem üreticimizin yanında onlara her anlamda destek olabilmek, diğer taraftan doğru tarım tekniklerini onlara ulaştırabilmek adına da mücadele veriyoruz. Böyle de yapmaya devam edeceğiz. Bu anlamda bu fuarların da şehir açısından, bölge açısından birlikte olmak, tecrübe paylaşımları açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, fuarın açılış kurdelesi kesildi. Vali Sezer ve Belediye Başkanı Gencan, beraberindekilerle fuarı gezerek firma temsilcilerinden bilgi aldı.
Fuar, Balkan Pazarı’nda 15-18 Nisan tarihleri arasında gezilebilecek.
‘Çiftçi hayatta kalma mücadelesi veriyor’
Olgay GÜLER
Edirne’de gerçekleştirilen 25’inci Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı’nda partisinin tarım politikalarının anlatıldığı broşürü dağıtan İYİ Parti İl Başkanı Hakan Şahin, hükümetin tarım politikasını eleştirdi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, Balkan Pazarı’nda kapılarını açan 25’inci Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı’nda, partisinin tarım politikalarının anlatıldığı broşürleri dağıttı. Şahin, çiftçin içinde bulunduğu durumdan dolayı, fuarın boşluğuna dikkat çekti. Şahin, çiftçinin ayakta kalma değil, hayatta kalma mücadelesi verdiğini dile getirdi.
‘ÇİFTÇİ AYAKTA DEĞİL, HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR’
Ülkenin tarım politikalarının, milli güvenlik politikaları kadar önemli olduğunu kaydeden Şahin, “Dolayısıyla bu fuarda da çiftçilerimizle, esnafımızla buluşup parti politikalarımızı anlatan broşürlerimizi dağıtıyoruz. Güzel bir fuar geçmesini dilerdim ama sizler de görüyorsunuz, çiftçinin olmadığı, sadece protokolün olduğu bir fuar gerçekleşiyor. Bu da çiftçimizin hangi halde, ne durumda olduğunu çok iyi anlatıyor. Burada kalabalıkların artması gerekiyordu. Çiftçilerin buralarda olması, alışveriş yapması gerekiyordu ama çok üzücüdür ki çiftçi artık günümüzde ayakta kalma mücadelesi değil, hayatta kalma mücadelesi veriyor ve hükümetin yanlış tarım politikaları ısrarla devam ediyor” dedi.
‘ULUSLARARASI DÜZEYDE FUAR ALANI ŞART’
Edirne olarak artık uluslararası düzeyde fuarların gerçekleştirilebileceği, yıl içerisinde 10-12 fuarın düzenlenebileceği bir uluslararası fuar alanına ihtiyaç olduğunu da dile getiren Şahin, “Buradan da çağrımızı yapalım: Öncelikle Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’na her zaman teşekkür ederiz. Bu organizasyonu üstlendi. Ama Belediyemiz, Ticaret ve Sanayi Odamız Ticaret Borsamız başta olmak üzere KOSGEB’in de işin içine girerek Edirne’mize acilen bir uluslararası düzeyde tarım fuar alanı yapılması gereklidir elzemdir diyoruz. İYİ Parti olarak her zaman çiftçinin yanındayız. Esnafımızın da yanındayız ve parti politikalarımızı buralarda anlatmak istiyoruz. Ama maalesef az önce de dile getirdiğim gibi çiftçiye ulaşamıyoruz, esnafla ulaşamıyoruz, bomboş alanlarda fuar düzenlenmek zorunda kalınıyor” diye konuştu.