Edirne’de ‘imar ruhsatı’ operasyonu; 11 gözaltı!

Olgay GÜLER
Edirne’de bir iş yerinin ruhsat alma sürecinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine polisin düzenlediği operasyonda, Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A. ile Belediye Meclis Üyesi N.M.’nin de aralarında bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı.


İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentte faaliyet gösteren bir işyerinin imar ruhsatı sürecinde usulsüzlük yapıldığı, firmaya uygulanan para cezalarının da usulsüz şekilde kaldırıldığı iddiaları üzerine çalışma başlattı.

Yaklaşık 6 ay süren çalışma kapsamında polis, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale’de 14 adrese düzenlediği eş zamanlı operasyonlarda Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A., Belediye Meclis Üyesi N.M., işyeri ortakları H.K., A.O., Edirne adliyesi çalışanları E.E.K. ve U.Ç.’nin de aralarında bulunduğu 11 şüpheliyi gözaltına aldı.
Haklarında, ‘Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak’, ‘dosya gizliliğini ihlal’ ve ‘rüşvet” suçlamasıyla işlem başlatılan şüphelilerin Edirne Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri sürüyor.

Satın Almadan Önce İncelenecek Askeri Bot Rehberi

Zorlu arazi şartlarında ayak sağlığınızı korumak, görev disiplininizi sürdürmek ya da outdoor maceralarınıza güven katmak istiyorsanız iyi bir askeri bot seçimi vazgeçilmezdir. Doğru asker botu yalnızca çetin hava koşullarında değil, şehir içinde dahi konfor ve stil sunar. Bu kapsamlı rehberde, polis botu başta olmak üzere farklı kullanım senaryolarına yönelik bot alternatiflerini inceliyoruz. Hedefimiz, sizi marka kalabalığı içinde kaybolmadan bilinçli tercihler yapmaya yönlendirmek.

Askeri Bot Seçerken Püf Noktalar

Askeri bot arayışına girdiğinizde ilk etapta “su geçirmez mi, su itici mi?” sorusu akla gelir. Kışlık askeri bot alacaksanız tam boy su geçirmez membran, yazlık askeri bot içinse nefes alabilir su itici kumaş idealdir. Burada malzeme kalitesi ön plana çıkar:

  • Hakiki deri ve Cordura karışımı gövde, aşınmaya karşı yüksek direnç sunar.
  • Fermuarlı askeri bot modelleri, göreve hızlı hazırlık sağlayarak vakit kazandırır.
  • Ortholite taban veya benzeri köpük iç taban teknolojileri, uzun süreli devriyelerde ayağı yormaz.

Taban deseni de önemli bir detaydır. Çamurlu arazide kendini temizleyen (self-cleaning) diş yapısı kaymayı engeller. Son olarak kalıp seçimine dikkat edin; dar kalıp erkek askeri bot giyerken ayağınız şişebilir, geniş kalıp ise gereksiz sürtünmeye yol açabilir.

Polis Botu Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Görev botu denildiğinde akla ilk gelenlerden biri polis botu. Emniyet teşkilatı yönetmelikleri genellikle siyah renkte, parlak olmayan dış yüzey ve kaymaz taban şartı getirir.

  • Yağ ve asit direnci: Şehir içi devriyelerde kimyasal maddelere maruz kalabilirsiniz.
  • Hızlı aksiyon: Yüksek bilekli ama hafif tasarım, birim müdahalelerinde hareket kabiliyetini korur.
  • Sessiz taban: Operasyon esnasında ses çıkarmayan kauçuk taban, gizliliği artırır.

Ek olarak, özel harekâtçı botu veya özel harekat botu olarak pazarlanan modeller, balistik panel içermese de darbeye dayanıklı kompozit burun sunar. Aynı gereklilik havacı botu için de geçerlidir; metale karşı statik elektriği azaltan taban bileşeni şarttır.

Askeri Botların Özellikleri Hakkında Ne Biliyoruz?

Askeri botlar, yalnızca bir ayakkabı değil; görev sırasında güvenliğinizi ve konforunuzu sağlayan en önemli ekipmanlardan biridir. Bu botların en ayırt edici özelliği, zorlu doğa ve iklim koşullarına karşı yüksek direnç göstermesidir. Genellikle hakiki deri, süet ya da Cordura kumaş gibi yırtılmaya ve aşınmaya dayanıklı malzemelerle üretilirler. Taban yapısı çoğunlukla kauçuk ya da poliüretan olup, kaymayı önleyen derin dişli bir desenle donatılır. Böylece çamurlu, ıslak ya da taşlı zeminlerde sağlam tutunma sağlar ve olası düşme riskini azaltır.

Su geçirmezlik özelliği de askeri botlarda öne çıkan bir detaydır. Özellikle kış aylarında ya da yağışlı bölgelerde görev yapanlar için bu özellik vazgeçilmezdir. Su geçirmez membranlar, botun içine su girmesini önlerken aynı zamanda ayakta hava dolaşımını da destekler. Bu sayede terleme, mantar gibi sorunların da önüne geçilir. Yazlık askeri bot modellerinde ise nefes alabilir kumaşlar, fileli yapılar ve hafif taban kullanılarak ayakta ağırlık hissi oluşması engellenir.

Bileği saran ve destekleyen yüksek yapıları sayesinde burkulmaları önleyen askeri botlar, aynı zamanda uzun süre ayakta kalan kişiler için ortopedik konfor sunar. Özellikle iç taban kısmında darbe emici ve ayak kavisini destekleyen yastıklamalara yer verilir. Bazı modellerde fermuar desteği bulunur, bu da botun daha hızlı giyilip çıkarılmasına yardımcı olur.

Renk seçenekleri genellikle görev yapılan alana göre şekillenir. Siyah renkli polis botu ve özel harekât botu modelleri şehir içi görevlerde tercih edilirken, bej, haki ya da kamuflaj desenli botlar genellikle kırsal bölgelerde ve ormanlık arazilerde kullanılır. Kışlık modellerde iç yalıtım, kalın dış taban ve kar geçirmez yapı bulunurken, yazlık modeller daha ince astarlı, hafif yapılı ve nefes alabilir malzemelerle donatılır.

Son olarak, askeri botların en önemli avantajlarından biri uzun ömürlü olmalarıdır. Uygun şekilde bakıldığında bu botlar yıllarca deformasyon yaşamadan kullanılabilir. Gerek görevdeki profesyoneller, gerekse kampçılar, dağcılar ve outdoor sporlarla ilgilenenler için askeri bot; dayanıklılık, güvenlik ve konforu bir arada sunan vazgeçilmez bir tercihtir.

Öne Çıkan Askeri Bot Markaları

AskerMarketi.com bünyesinde global ve yerli pek çok askeri bot markası bulmak mümkündür:

  • Vaneda: Hafifliğiyle öne çıkar, yazlık-kışlık koleksiyonları mevcuttur.
  • Single Sword: Orta fiyat bandında, su geçirmez membranlı klasik komando botu modelleri sunar.
  • Vogel: Anatomik taban konforu ve hava sirkülasyonuyle bilinir.
  • Lowa: “En iyi askeri bot” listelerinde ilk sıralarda. Gore-Tex astar ve Vibram taban standarttır.
  • Scooter: Yerli üretim, jandarma botu ve subay botu segmentinde bütçe dostu seçenekler sağlar.

Renk seçenekleri haki, bej ve siyah ağırlıklıdır. Boy seçimi ise uzun, kısa ve orta bilek varyantlarından görev gereksinimine göre yapılmalıdır.

TSK’da Kullanılan Asker Botu ve Asker Ayakkabısı Hangisi?

Türk Silahlı Kuvvetleri tedariklerinde, farklı birlikler için ayrı bot spesifikasyonları bulunur:

  • Piyade/Komando Botu: Haki, tam boy, deri-Cordura karışımı gövde, çelik burun takviyesi.
  • Jandarma Botu: Jandarma çöl renginde, Jandarma asayiş ise siyah renkte, orta bilekli, çoğunlukla su itici membran ve kısmi deri yüzey.
  • Hava Kuvvetleri Ayakkabısı (havacı botu): Siyah renkte, statik elektrik deşarj tabanı, şok emici orta taban.

Bu botlar SSB ihale şartnamelerine uygun üretilir ve NATO standartlarına uyum taşır. Sivil kullanıcılar için birebir aynı modeller satılmasa da eşdeğer özellikli “komando botu” etiketiyle piyasaya sunulur.

Ekstra Başlık: Askeri Botların Sivil Hayattaki Yükselişi

Taktik giyim modasıyla beraber bot askeri tasarımlar, günlük kombinlerin vazgeçilmez parçası haline geldi. Sokak stiline uyum sağlayan askeri bot erkek koleksiyonları, kot pantolonla kullanıldığında hem dayanıklılık hem de karakteristik bir görünüm kazandırır. Özellikle fermuarlı askeri bot modelleri, metrodan doğa yürüyüşüne uzanan günlerde şıklığı ve pratikliği bir arada sunar. İster görev başında olun ister hafta sonu kamp planlayın, sağlam bir askeri bot sizi ve ayağınızı korur. Asker ayakkabısı seçerken malzemeden taban yapısına, markadan fiyata kadar her detayı göz önünde bulundurun. Unutmayın, doğru botun sağlayacağı güven hissi hem performansınızı artırır hem de olası sakatlık riskini minimuma indirir.

AskerMarketi.com’daki geniş ürün yelpazesi sayesinde askeri kışlık bot ile askeri yazlık bot arasında kolayca karşılaştırma yapabilir, ihtiyaçlarınıza en uygun modeli seçebilirsiniz. Sağlam adımlar, güvenli görevler ve keyifli outdoor anılar dileriz!

50 CC ve Altı Motosikletlerde Sigorta Uygulaması Ertelendi

50 cc ve altı motosikletlerde trafik sigortası zorunluluğuna ilişkin uygulama süreci 2027 yılına kadar ertelendi. Küçük hacimli motosiklet kullanıcılarını doğrudan ilgilendiren düzenlemenin ileri bir tarihe alınması, segmentteki mevcut avantajların korunmasını sağladı. Erteleme kararı, şehir içi mobilitede ekonomik ve pratik çözümleri tercih eden kullanıcılar açısından önemli bir maliyet avantajının devam edeceği anlamına geliyor.

Söz konusu erteleme kararıyla birlikte, 50 cc ve altı motosikletlerde mevcut kullanım koşulları devam edecek. Bu gelişme, özellikle şehir içi ulaşımda ekonomik ve pratik çözümler arayan kullanıcılar açısından önemli bir rahatlama olarak değerlendiriliyor.

50 CC Segmentinde Avantajlı Dönem Sürüyor

Son yıllarda şehir içi mobilitede dikkat çekici bir büyüme kaydeden 50 cc segmenti; düşük yakıt tüketimi, pratik kullanım özellikleri ve erişilebilir maliyet yapısıyla geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Sigorta zorunluluğuna ilişkin düzenlemenin ertelenmesi, bu avantajlı tabloyu güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.

Uzmanlara göre, erteleme kararı hem bireysel kullanıcıların maliyet planlamasını kolaylaştırıyor hem de küçük hacimli motosikletleri uzun vadeli ulaşım çözümü olarak değerlendirme eğilimini artırıyor. Özellikle yoğun şehir trafiğinde kolay manevra kabiliyeti, park kolaylığı ve düşük işletme giderleri, bu segmenti cazip kılan başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Küçük hacimli motosikletler, ekonomik ulaşımın yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik açısından da tercih edilen alternatifler arasında bulunuyor. Yakıt verimliliği ve kompakt yapısı sayesinde şehir içi karbon ayak izini azaltmaya katkı sunan bu araçlar, bireysel mobilite ihtiyacına pratik bir yanıt veriyor.

Pazarda Hareketlilik Beklentisi

Sigorta uygulamasının 2027’ye ertelenmesiyle birlikte, 50 cc ve altı motosiklet segmentinde talep artışı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, mevcut maliyet avantajlarının korunmasının hem yeni kullanıcı girişini hızlandırabileceğini hem de satın alma kararlarını öne çekebileceğini belirtiyor. Özellikle ekonomik ulaşım arayışının güçlendiği bir dönemde, küçük hacimli motosikletlerin erişilebilir yapısı pazardaki dinamizmi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Uzmanlara göre erteleme kararı, yalnızca bireysel kullanıcı ilgisini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda bayi ağlarında ve ikinci el pazarında da hareketlilik yaratabilecek bir gelişme niteliği taşıyor. Şehir içi ulaşımda pratik, düşük yakıt tüketimli ve işletme maliyeti avantajı sunan modellerin tercih edilirliğinin artması bekleniyor. Karar, küçük hacimli motosikletlerin şehir içi ulaşımda sağladığı pratik, ekonomik ve keyifli deneyimi güçlendiriyor ve kullanıcılarına ulaşılabilir bir mobilite seçeneği sunuyor.

Bu süreçte tüketiciler, resmî mevzuat açıklamalarını yakından takip ederek ulaşım tercihlerini şekillendirebilir. Erteleme kararı, küçük hacimli motosikletlerin şehir içi ulaşımında sağladığı pratik, ekonomik ve keyifli deneyimi güçlendiriyor ve kullanıcılarına ulaşılabilir bir mobilite seçeneği sunuyor.

Mediyamu Aydınlatma ile Cami Avizesi Seçiminde Doğru Karar Rehberi

Cami projelerinde doğru aydınlatma ürününü seçmek, uzun yıllar sorunsuz kullanım ve estetik bütünlük açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle büyük ibadethanelerde tercih edilen cami avizesi modelleri, hem teknik hem de görsel açıdan titizlikle değerlendirilmelidir. Yanlış ölçüde veya yetersiz ışık kapasitesine sahip bir model, mekânın genel atmosferini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle seçim sürecinde profesyonel destek almak büyük avantaj sağlar. Sektörde deneyimiyle öne çıkan mediyamu aydınlatma, cami avizesi seçiminde rehberlik sunan uzman firmalar arasında yer almaktadır.

Bir cami için en uygun cami avizesi belirlenirken öncelikle kubbe çapı, tavan yüksekliği ve iç mekân genişliği dikkate alınmalıdır. Avizenin çapı ile kubbe oranı dengeli olmalı, askı yüksekliği ise görüş alanını engellemeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Bu teknik hesaplamalar, doğru ürün seçiminin temelini oluşturur.

Cami Avizesi Seçiminde Teknik Kriterler

Cami avizesi seçerken ışık gücü en önemli kriterlerden biridir. İbadet sırasında Kur’an okunması ve saf düzeninin net şekilde görülebilmesi için homojen ışık dağılımı gereklidir. Aşırı parlak veya yetersiz aydınlatma göz konforunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle led sistemli ve dengeli ışık sunan modeller tercih edilmelidir.

Ayrıca taşıyıcı sistemlerin güvenliği de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle büyük çaplı cami avizeleri için askı sistemleri mühendislik hesaplamalarına uygun olmalıdır. Dayanıklı metal gövdeler ve kaliteli bağlantı aparatları, uzun ömürlü kullanım sağlar.

Cami Avizeleri Tasarım ve Estetik Uyumu

Teknik kriterlerin yanı sıra estetik uyum da büyük önem taşır. Klasik mimariye sahip camilerde geleneksel motifli tasarımlar tercih edilirken, modern yapılarda daha sade çizgiler ön plana çıkar. Cami avizesi, mekânın merkezinde yer aldığı için görsel açıdan dikkat çekici bir unsur olur.

Halka formlu, çok katmanlı veya minimal tasarımlar arasından seçim yapılırken caminin iç dekorasyonu dikkate alınmalıdır. Doğru tasarım seçimi, cami içerisinde huzurlu ve dengeli bir atmosfer oluşturur. Bu nedenle profesyonel tasarım desteği almak, estetik açıdan başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlar.

Profesyonel Destek ile Güvenli Yatırım

Cami avizesi seçimi uzun vadeli bir yatırımdır. Kaliteli malzeme, doğru projelendirme ve güvenli montaj süreçleri bir arada değerlendirilmelidir. Üretimden montaja kadar tüm aşamalarda profesyonel yaklaşım sunan mediyamu aydınlatma, cami avizesi seçiminde doğru karar verilmesine yardımcı olan güvenilir firmalar arasında yer almaktadır.

İlk cemre karla birlikte düştü

TOKİ çevresinde bademler çiçek açtı

(Fotoğraf : Sevcan Kalıpçinden Elmacı )

Sağanak yağışlar ve fırtınanın sular altında bıraktığı Edirne’ye ilk cemre karla birlikte düştü. Halk takviminde 18-19 Şubat günlerinde havaya düştüğü ve havaların ısınmaya başladığına inanılan ilk cemreyi bu yıl vatandaşlar karlı bir sabahla karşıladı.

Eski ve Yeni TOKİ bölgesinde tarlalar ve yollar suyla kaplanırken, diğer yandan da baharın ilk çiçekleri badem ağaçlarında tomurcuklanıp açmaya başladı. Gazeteci Sevcan K. Elmacı’nın çekip gönderdiği fotoğraf kareleri baharın müjdesi çiçekli badem ağaçlarını ve sular altında kalan tarlaları, yolları, köprüleri aynı karelerde buluşturdu.

ERMEYDANI ÇEVRESİ HAVUZ GİBİ

Halen Restorasyonu devam eden Edirne Yeni Sarayı’na, Kırkpınar adası üzerinden ulaşımı sağlamak amacıyla inşa edilen tarihi Kanuni ve Fatih Köprüleri arasında kalan Ermeydanı ve çevresi; adeta havuza döndü, Nehirlerin ‘anadan anaya’ deyimi ile ifade edilen doluluk oranına ulaşması Yalnızgöz – Bayezid ile Saraçhane köprülerinde yaya geçişlerine zaman zaman engel oldu.

DİĞER İKİ CEMRE

İkinci cemre 26-27 Şubat 2026 tarihlerinde suya düşecek.

Üçüncü cemre ise 5 – 6 Mart 2026 tarihlerinde toprağa düşecek ve bununla birlikte doğa uyanmaya başlayacak.

Trakya’da en az konut satışı Edirne’de

Ülke geneline ilk el konut satışları 34 bin 69, ikinci el konut satışları 77 bin 411 olarak gerçekleşirken, Trakya’daki 3 ilden Edirne genelinde Ocak ayında 459, Tekirdağ genelinde aynı ay 2 bin 836 ve Kırklareli genelinde aynı ay 576 konut satıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026Yılı Ocak Ayı Konut ve İşyeri Satış İstatistiklerinden “Edirne İli, Konut ve İşyeri Satış İstatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı.Söz konusu basın bülteninde şunlara yer verildi:

“Edirne’de 2026 yılı Ocak ayındatoplam459 konut satışından 135’i ilk el konut,324’ü ikinci el konut satışı olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,1 oranında azalarak 34 bin 69 oldu. İkinci el konut satışları ise Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,9 oranında azalarak 77 bin 411 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %30,6, ikinci el konut satışlarının payı %69,4 oldu.

Edirne’de 2026 yılı Ocak ayında toplam 75 işyeri satışından, 17’si ilk el işyeri, 58’i ikinci el işyeri satışı olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ilk el iş yeri satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,2 oranında azalarak 3 bin 444 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %14,5 oranında azalarak 9 bin 823 oldu.

Edirne’de ipotekli konut satış sayısı 79, diğer konut satışları 380 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,7 oranında artarak 20 bin 263 oldu. Diğer konut satışları ise Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,3 oranında azalarak 91 bin 217 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %18,2, diğer satışların payı %81,8 olarak gerçekleşti.

Edirne’de ipotekli işyeri satışları 4, diğer işyeri satışları 71 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %73,0 oranında artarak 576 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,1 oranında azalarak 12 bin 691 oldu.”                

Aramızdan ayrılanlar

KADİR BALKAN VEFAT ETTİ

Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden Kadir Balkan 75 yaşında vefat etti. Merhum; dün Süle Çelebi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HAKİM RECEP SELÇUK VEFAT ETTİ

Yüksel Selçuk’un eşi, Eren Selçuk ve Zübeyde Güler’in babaları, Murat Güler’in kayınpederi Emekli Askeri Hakim, Avukat Recep Selçuk vefat etti. Merhum; dün Hacılar Ezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

ALİ ER VEFAT ETTİ

Fethiye Er ve merhum Halil Er’in oğulları Neriman Er’in eşi, Gürkan Er’in babası, Gökçe Er’in kayınpederi, Ceylin Er ve Elif Er’in dedeleri Ali Er 63 yaşında vefat etti. Merhum, dün Hoca Ahmet Yesevi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

YAŞAR UZUN VEFAT ETTİ

Hacıumur Köyü sakinlerinden Emine Uzun’un eşi, Şeref Uzun, İsmail Uzun, Ülfet Kara’nın babaları, Zuhal, Zeynep ve Ali’nin kayınpederleri, Arda ve Kerim’in dedeleri Yaşar Uzun 79 yaşında vefat etti. Merhum; dün Hacıumur Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

‘Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Türkiye (İzmir) İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümünü kutladı.

ADD Edirne Şubesi’nden yıldönümü dolayısıyla ‘Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır’ başlığı altında yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

“Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ardından, daha Lozan Barış Antlaşması imzalanmadan toplanan İzmir İktisat Kongresi ve alınan Misak-ı İktisadi kararları, tam bağımsızlık yolunda yapılacak büyük devrimin habercilerindendi.

17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında 1135 delege ile İzmir’de Banka-Han binasında toplanan İzmir İktisat Kongresi (I. İktisat Kongresi)  yeni Türkiye’nin ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir kongredir.

Kongrenin en önemli kararlarını şöyle sıralamak mümkündür:

1.Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.

2.El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.

3.Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.

4.Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.

5.Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.

6.Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.

7.Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.

8.Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.

9.İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.

10.Sendika hakkı tanınmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923-1929 dönemi ekonomi politikasına damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi’nin oy birliği ile alınmış kararlarından biri de 1925’te ‘aşar’ın kaldırılmasıdır.

“Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır.” anlayışıyla hareket eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, milli ekonomiyi, “Karma ve Planlı Ekonomi Modeli” üzerine inşa etmiştir. Atatürk dönemi bu ekonomi anlayışıyla uluslararası alanda da takdir edilen bir görünüm sergilemiştir. Osmanlı Devleti’nden miras kalan dış borçlar ödendiği halde; fabrikalar, demiryolları, askeri teknoloji ve iletişim alanlarında dünyayı hayran bırakan büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir.

Kurulan kooperatifler, tarım ve sanayinin desteklenmesi, esnafa krediler, madenciliğin gelişmesi, hızla çoğalan işçi sınıfı, denizciliğin gelişmesi, ihracatın artması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımına rağmen kendi kendine yetebilen ülkeler sıralamasında hızla yükselmemiz bu büyük başarının göstergeleriydi.

Emperyalizmin büyük yenilgisi sonucu kurulan Atatürk Cumhuriyetinin; hayranlık uyandıran bu başarıları emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri aracılığıyla, Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışı sonrasında yıkım süreciyle baltalanmıştır. Bu süreç ne yazık ki devam etmektedir.

Atatürk’ün gösterdiği yoldan uzaklaşılarak, Tam bağımsız milli ekonomi yerine, dışa bağımlı bir ekonomi yaratıldı. Darbelerle ortam daha da uygun hale getirildi. Devrim karşıtı iktidarlar eliyle Türkiye yeniden “oltadaki balık” haline getirildi.

Madenleri özelleştirilen, milli varlıkları, fabrikaları, limanları, bankaları, arazileri özelleştirilen, satılan; parasını terörle mücadeleye harcamak zorunda bırakılan, AB ile yapılan “Gümrük Birliği Anlaşması” yla açık pazar haline getirilen Türkiye, 21.yüzyıla adeta bir yarı sömürge olarak girdi.

6 Şubat depreminde akıl ve bilimin yol göstericiliğinden uzaklaşmanın bedelini canlarımızla çok ağır ödedik.

Günümüzdeki yokluk, yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik ve bunun sosyal sonuçlarının, ölümlerin, intiharların temelinde bu yıkıcı, ihanet süreci vardır. Sorumlu açıkça ve tartışmasız bir şekilde liyakatı ortadan kaldıran, Atatürk’ün gösterdiği yoldan uzaklaşan siyasi iktidardır.

Halkımız ihaneti daha açık görmekte, Kemalist Devrimin kıymetini daha iyi anlamaktadır. İktidarın koltuğu bu nedenle sallanmaktadır.

Çözüm; akıl ve bilimi ışığında Atatürk’ün gösterdiği yolda hiç durmadan yürümektir. Kemalist Ekonomi Modelini çağın koşullarıyla, yeniden uygulamaktır.

Çözüm; Misak-ı iktisadi kararlarında bahsedildiği gibi imar etmektir, tahribatı önlemektir, memleketi yükseltmektir, ‘altın hazine” olarak adlandırılan ormanları korumak, madenleri kamulaştırmaktır, hırsızlık ve yalancılıktan kurtulmaktır.

Bilinmelidir ki, ‘Milli irade’ demek, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir’ demektir.

‘Efendiler!

 Yüce Kurulunuzla bugün başlamış olan Türkiye İktisat Kongresi çok önemlidir. Çok tarihîdir. Nasıl ki Erzurum Kongresi, felâket noktasına gelmiş olan bu milleti kurtarma konusunda, Misak-ı Millî’nin ve Anayasanın ilk temel taşlarını sağlamada neden olmuş, etken olmuş, öncü olmuş ve bundan dolayı tarihimizde, millî tarihimizde en önemli ve en yüksek hatırayı yaratmış ise; kongreniz de, milletin ve memleketin yaşantısını sağlayarak, gerçek kurtuluşuna yardımcı olacak kanunun temel taşlarını ve esaslarını ortaya koymak suretiyle tarihte çok büyük bir ad ve çok kıymetli bir yer almış olacaktır’ diyen Türkiye Cumhuriyet Devletimizin Kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e söz veriyoruz, Devrimlerini yaşama ve yaşatma yolunda ilelebet çalışacağız.

Türkiye (İzmir) İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümü kutlu olsun!”