Dermoskin ile Güneş Kremi Kullanımında Günlük Koruma

Cilt sağlığını korumak ve dış etkenlerin olumsuz etkilerini en aza indirmek, özellikle hassas ve akneye yatkın cilt yapısına sahip bireyler için son derece özenli, bilinçli ve disiplinli bir yaklaşım gerektirir. Günlük yaşam koşturmacası içinde zararlı güneş ışınlarına maruz kalmak, cilt bariyerinin zamanla zayıflamasına, nem dengesinin bozulmasına ve çeşitli dermal hassasiyetlerin artmasına neden olabilir. Bu noktada doğru ürün seçimi, istikrarlı alışkanlıklar kazanmak ve düzenli bir bakım rutini oluşturmak çok önemlidir.

Cilt bakım ürünleri kategorisinde yer alan modern formülasyonlar, cildin doğal dengesini ve koruyucu katmanını bozmadan gün boyu güvenli bir koruma sağlamayı hedefler. Cildin yapısını tanıyan ve ona uygun adımlar atan herkes, uzun vadeli bir sağlıklı görünüm elde edebilir.

Sivilceye Meyilli Ciltlerde Güneş Koruması Neden Zorlaşır?

Sivilceye ve akneye meyilli cilt yapısına sahip olan bireyler için güneş kremi kullanımı zaman zaman oldukça zorlu ve kaçınılan bir sürece dönüşebilir. Klasik, yoğun ve gözenekleri bloke eden yapılı koruyucu ürünler, cilt yüzeyinde ağırlık hissedilmesine, terlemenin artmasına, yağlanmanın tetiklenmesine ve aşırı parlama görünümüne yol açabilir.

Yaz aylarında veya yıl boyunca kapalı ortamlarda dahi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak zorunluyken, yanlış ürün tercihi ciltte iltihaplanma riskini ve tıkanıklıkları artırabilir. Bu durum, kullanıcıların koruyucu krem kullanmaktan tamamen kaçınmasına sebep olabilir.

Ancak doğru bileşenlere ve hafif dokulara sahip dermokozmetik ürünler tercih edildiğinde bu kronik sorunlar büyük ölçüde ortadan kalkar. Cildin rahatça nefes almasını sağlayan, su bazlı ve akışkan alternatifler sayesinde hem güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı güçlü bir kalkan oluşturulur hem de cilt yüzeyindeki aşırı yağlanma kontrol altında tutulur.

Dermoskin, bu hassas dengeyi titizlikle gözeterek geliştirdiği formüllerle kullanıcıların günlük bakım rutinini kolaylaştırır ve cildin konforunu artırır. Böylece bireyler, cilt sağlığından ödün vermeden güvenle korunma imkânı yakalar.

Akne Karşıtı Rutinde Mat Bitişli Güneş Kremi Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde parlama, gün içerisinde en sık karşılaşılan estetik ve yapısal problemlerin başında gelir. Seçilecek güneş kreminin mat bitişli olması, cildin gün boyu taze, temiz ve dengeli görünmesine büyük oranda yardımcı olur. Parlama yapmayan formüller, gün içindeki fazla sebum salgısını dengede tutarak yüzde rahatsız edici, yapışkan bir tabaka bırakmaz.

SPF 50+ ve UVA – UVB koruması sunan AcnMat Yağlı ve Akneli Ciltler İçin Geniş Spektrumlu Güneş Koruma Kremi, özellikle yağlı ve akneli cilt tiplerinin özel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak formüle edilmiştir. Cilt yüzeyinde parlama yapmayan yapısıyla günlük kullanımda üst düzey konfor sağlayan bu tür özel koruyucu kremler, cildin günün her anında güneşe karşı dirençli olmasını desteklerken ağırlık hissi yaratmayan yapısıyla da öne çıkar. Düzenli kullanımda cilt dokusunun çevresel faktörlerden korunmasına ve dayanıklılığın artırılmasına katkıda bulunur.

Gözenek Tıkamayan (Komedojenik Olmayan) Formüllerin Önemi

Akne oluşumuna zemin hazırlayan ve süreci tetikleyen en temel faktörlerden biri hiç şüphesiz gözeneklerin tıkanmasıdır. Yanlış seçilen kozmetik ürünler ve ağır koruyucular, gözeneklerin içerisini doldurarak siyah nokta, milia ve yeni sivilce oluşumunu hızlandırabilir. Bu nedenle sivilceye meyilli ciltler için üretilen ürünlerin komedojenik olmaması, yani gözenekleri tıkamadığının bilimsel testlerle doğrulanması şarttır.

Geniş gözenek görünümüne sahip, sebum üretimi yüksek ve lekelenmeye yatkın ciltlerde, günlük bakım rutini desteklenirken aynı zamanda lipid dengesinin korunması gerekir. Bu süreçte Dermoskin markasının sunduğu hedef odaklı çözümler devreye girer.

Markanın cilt bakım ürünleri arasında yer alan Be Bright Niasinamid Kompleks Serum, ciltteki yağ dengesinin düzenlenmesine yardımcı olur, geniş gözeneklerin görünümünün azaltılmasına destek sağlar ve sivilce lekelerinin görünümünün hafiflemesinde etkili bir bakım sunar. Böylece cilt yüzeyi daha pürüzsüz, mat ve dengeli bir görünüme kavuşur.

Parlama Yapmayan Güneş Koruması İçin Günlük İpuçları

Parlama yapmayan, pürüzsüz ve sağlıklı bir görünüm elde etmek için günlük bakım rutininde bazı temel kurallara, ürün katmanlama sırasına ve doğru uygulama tekniklerine dikkat etmek gerekir. Sabah rutininin doğru aşamalarla yapılması, kullanılan ürünlerin performansını ve cilt üzerindeki kalıcılığını doğrudan artırır. Öncelikle cildin nazik ve arındırıcı bir jelle temizlenmesi, ardından yağ dengesini koruyan ve gözenek sıkılaştıran serumların uygulanması, en son adımda ise geniş spektrumlu koruyucu kremin nazikçe sürülmesi önerilir.

Gün içinde cildin aşırı sebum üretmesini engellemek adına komedojenik nemlendiricilerden kaçınılmalı ve cildin nem ihtiyacını dengeli bir şekilde karşılayan hafif formüllere yönelmelidir. Güneş kremi uygulamasının her gün, mevsim koşulları ve hava durumu gözetmeksizin düzenli olarak yenilenmesi, cildin erken yaşlanma belirtilerine ve kalıcı lekelere karşı korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. Dermoskin ürünleri ile oluşturulacak bilinçli bir rutin, cildin hem sağlıklı kalmasını hem de gün boyu mat, taze ve bakımlı görünmesini uzun vadede destekler, cildin direncini artırır.

Aramızdan ayrılanlar

FAHRİYE SÖNMEZ VEFAT ETTİ
Avarız Köyü sakinlerinden Ali Sönmez’in eşi, Yasemin Durucan ve Canan Kaya’nın anneleri, Sadi, Serhat ve Serdar Baliç’in ablaları Fahriye Sönmez 66 yaşında vefat etti. Merhume dün Avarız Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

REFİK AK VEFAT ETTİ
Bostanpazarı semti sakinlerinden Berra Ak’ın eşi, Yüksel Ak ve Yücel Ak ile merhume Gülseren Paşaoğulları ve Gülşen Yılmaz’ın babaları Refik Ak 90 yaşında vefat etti. Merhum, dün Hasan Sezai Dergahı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HASENE ÇAPKAN VEFAT ETTİ
Merhum Galip ve merhume Hasibe Çapkan’ın kızları, Cambaz Hüsmen Çapkan’ın gelini, Niyazi Çapkan’ın eşi, Hüsmen Çapkan’ın annesi Hasene Çapkan 47 yaşında vefat etti. Merhume dün Küçükpazar Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

AKIN İLTE VEFAT ETTİ
Kıyık semti esnaflarından Mustafa İlte ile Fatma İlte’nin oğulları, Funda İlte’nin eşi, Deniz İlte’nin babası, Neşe Çetin’in ağabeyi, Mesut ve Semra Altınbaş’ın damatları, Fulya Altınbaş’ın eniştesi, Fatma, Havva, Necati ve kıyık semtinin ünlü Et Lokantasının Sahibi merhum Ali İlte’nin yeğenleri olan Akın İlte 43 yaşında vefat etti. Merhum dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takeben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

VEDİYE KISAÇTUTAN VEFAT ETTİ
Merhum Ahmet Kısaçtutan’ın eşi, Mustafa Kısaçtutan ve Hediye Bağcı’nın anneleri Vediye Kısaçtutan 87 yaşında vefat etti. Merhume dün Kadı Bedrettin Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

TÜ’den komşuya çalışma ziyareti

Interreg Bulgaristan-Türkiye Sınır Ötesi İşbirliği Programı’nın 2028-2034 dönemine ilişkin Programlama Çalışma Grubu toplantısına katılmak üzere Burgaz’da bulunan Trakya Üniversitesi Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu ile Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tarık Yerlikaya, program kapsamında oluşturulan Görev Gücünde yer alan Burgaz Free Üniversitesi’ne çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Ziyaret kapsamında Burgaz Free Üniversitesi Rektörü Prof. Milen Baltov, Hukuk Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Hristo Pavlov, Yüksek Lisans Programı Başkanı Doç. Dr. Hasan Azis ve Uluslararası İlişkiler Ofisi Erasmus Sorumlusu Gergana Kirova ile görüşmeler gerçekleştirildi.

Görüşmelerde, iki üniversitenin çalışma alanları doğrultusunda uluslararası projeler, Avrupa Birliği destekli programlar, teknoloji transferi, üniversite-sanayi iş birliği ve araştırma çıktılarının ticarileştirilmesi konuları ele alındı.

Ayrıca üniversiteler arasındaki mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi, ortak proje kapasitesinin artırılması ve akademik bilgi birikiminin yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemine aktarılmasına yönelik olası çalışma alanları değerlendirildi.

Çeltikte ithalat sancısı!

Türkiye’nin çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının gerçekleştirildiği Edirne’de üreticiler hasat döneminde ithalatın durdurulması için Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) peş peşe çağrıda bulunurken, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da aynı yöndeki açıklamasında, “Çeltikte hasat döneminde ithalat durdurulmalı, üretici mağdur edilmemelidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hasadı başlayan çeltik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Ülkemizde çeltik hasadı başladı. Çiftçimiz aylar boyunca emek verdiği ürününü şimdi pazara çıkarıyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Bu dönemde alınacak kararlar, üreticimizin yalnızca bu yılki gelirini değil, gelecek yıl yeniden üretim yapıp yapamayacağını da belirleyecek.

Türkiye’nin 2025 yılında 998 bin 98 ton olan çeltik üretiminin, 2026 yılı birinci tahminine göre yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin 810 tona ulaşması bekleniyor.

Hasatta yerli ürün kısa sürede yoğun biçimde piyasaya çıkıyor. Aynı dönemde ithalatın sürmesi, çeltik işleyen işletmelerin yerli ürün alımını ertelemesine ve üreticiye teklif edilen fiyatlar üzerinde baskı oluşmasına yol açabilir. Gübre, mazot, tohum, ilaç, sulama, işçilik ve finansman giderlerini ödemek zorunda olan çiftçimizin ise ürününü satmak için aylarca bekleme imkânı yoktur.

TMO alım fiyatını gecikmeden açıklamalıdır. Fiyat belirlenirken çiftçilerimizin gerçek üretim maliyetleri esas alınmalı, emeklerinin karşılığını almalarını sağlayacak makul bir gelir gözetilmelidir. Ayrıca, hasat döneminde çeltik ithalatı durdurulmalıdır.

Alım koşulları ve takvimi önceden duyurulmalı; ihtiyaç duyulan yerlerde TMO fiilen alım yaparak piyasada üretici lehine güvence oluşturmalıdır. Çiftçimiz, maliyetinin altında satış yapmaya mecbur bırakılmamalı ve mağdur edilmemelidir.

Sanayici ve çeltik işleyen işletmelerin öncelikle yerli üreticiden ürün temin etmesi teşvik edilmeli; gümrük vergileri ve ithalat uygulamaları hasat takvimi ile yerli üretimin sürdürülebilirliği gözetilerek düzenlenmelidir.”

İpsala MYO’da yeni akademik yıl heyecanı

Trakya Üniversitesi İpsala Meslek Yüksekokulu, 2026-2027 Akademik Yılı’na düzenlenen açılış töreniyle başladı. Yeni akademik yılın ilk dersini veren Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, öğrencilere değişen dünyada eğitim, teknoloji ve insani değerler üzerine seslendi.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, ilk ders kapsamında yaptığı konuşmada teknolojinin ve bilginin dönüştüğüne dikkat çekti. Mekanik çağların geride kaldığını, robotik gelişmeler ile dijitalleşmenin ön plana çıktığını belirten Hatipler, bu hızlı dönüşümün insanlığın sürdürülebilirliğine katkı sunarken insan olma değerlerinin korunmasını da gerekli kıldığını ifade etti. Eğitimin ve eğitimci olmanın en önemli görevlerden biri olduğunu dile getiren Hatipler, öğrencilere değişime ayak uydururken insani değerleri korumanın önemini hatırlatarak yeni akademik yılda başarılar diledi.

İpsala Kaymakamı Hayrettin Buğra Güzel ise ilçedeki kurum ve paydaşlarla birlikte öğrencilerin ve Trakya Üniversitesinin her zaman yanında olduklarını belirterek üniversite ile ilçe arasındaki dayanışmanın önemini vurguladı.

Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ da konuşmalarında üniversitelerin ve mesleki eğitimin bölgeye sağladığı katkıları ele alarak öğrencilere akademik yolculuklarına ilişkin tavsiyelerde bulundu.

İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hayati Arda ise yüksekokulun mesleki ve teknik eğitim vizyonunu aktararak öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerle donatılmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Törende akademik çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenlere, yüksekokula katkı sağlayan personele ve yüksekokula en yüksek puanla yerleşen öğrencilere teşekkür belgeleri ile hediyeler verildi.

Törene dekanlar, okul müdürleri, ilçe protokolü, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Dolandırıcılıkta her gün yeni vaka

Edirne merkezde bir kişi sosyal medya üzerinden yatırım yapmak amacıyla iletişime geçtiği kişi ya da kişiler tarafından 1 milyon 133 bin lira dolandırıldı.

Edinilen bilgilere göre, Ş.K. isimli kişi polis merkezine başvurarak sosyal medya üzerinden yatırım yapmak amacıyla bir sayfayla iletişime geçtiğini, yaptığı görüşmeler sonucu kendisine yönlendirilen hesap numaralarına parça parça toplamda 1 milyon 133 bin 465 TL gönderdiğini, daha sonrasında parasını geri alamayınca dolandırıldığını anladığını belirterek, kendisini dolandıran ve maddi ve manevi zarara uğratan şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi.

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158)( (TCK Md. 158/1f) – Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarından yasal işlem başlatıldı.

Bu arada Keşan Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran S.D. isimli kişi de adına kayıtlı bulunan aracını satmak için sosyal medya üzerinden ilan verdiğini, bunun üzerine satın almak isteyen bir şahısla iletişime geçtiğini ertesi gün şahıs noter huzurunda kendisine kaparo vereceğini belirttiğini daha sonrasında kendisini noter çalışanı olarak tanıtan bir şahısla iletişime geçtiğini ve şahsın iban üzerinden para istediğini göndermiş olduğu paranın üzerine tekrar bir miktar isteyince dolandırıldığını anladığını belirterek şikayetçi olduğunu söyledi. Başvuru üzerine nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal işlemlere başlandı.

Gelişim Ligi U19’da 2. hafta geride kaldı

Cemal KUDAY

Şükrüpaşa Spor’un yer aldığı Gelişim Ligleri U19 kategorisinde sezonun ikinci haftası geride kalırken,  Edirne temsilcisini 3-0 yenen Silivrispor ile birlikte 3 takım ilk iki haftayı kayıpsız kapadı.

Şükrüpaşa U19. ligin 3. haftasında 7 Ekim Çarşamba günü Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.’ne konuk olacak.

U19 GELİŞİM LİGİ 2. HAFTA SONUÇLAR

Küçükçekmece Spor 1-2 Gazi Mahallesispor

İstanbul Beylikdüzüspor 0- 0Alibeyköyspor 

Fevzipaşaspor 0-3 Kırklarelispor       

Edirne Şükrüpaşa Spor 0-3 Silivrispor

Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. 0-1 İfa   

Başakşehirspor            3-2 Batı Trakya Türklerispor

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-1 Güngören Belediyesi Spor Kulübü

Başakşehir Şamlar Spor Kulübü         0-2 Çorlu Spor 1947

Irak’tan Asker Çekince ABD…

ABD, Irak’tan çekildi… Muhteşem bir haber bu… İnanılmaz… Şaka yapıyorum. Bakalım yeni askeri iş birliği anlaşması ne zaman yapılacak? ABD’nin askeri varlığının şimdilik kaydıyla Irak’tan çekilmesi olağanüstü bir durummuş etkisi yarattı.

Sanırım bunun altında eee bugün ne haber yapacağız da yayın saatlerini dolduracağız kaygısı da yatıyor tabii güzide basınımızda. Öyle ya yayın saati doldurmak zor iş. İki üç saat ABD’nin azalan gücü bak asker çekiyorlar falan diye de tartışınca mesele kalmaz.

Peki bu kadar basit mi? İran’ın bu denli zayıfladığı ve küresel güç uygulama kapasitesinin yalnızca askeri güce eşit olmadığı bir ortamda bu denli zayıf olması hayli zor görünüyor. Peki bu durum ne anlam ifade ediyor.

Taa Obama döneminden beri ABD askeri operasyonların getirdiği maddi yükü hafifletmeye çalışan savunma politikaları yürütür. Yani bu mesele Irak’ın işgali sonrasında Irak’ı işgal kararı veren Bush yönetiminin sona ermesinden beri planlanan bir meseledir.

Burada asıl unsur güvenilir bir müttefik yaratımıdır. Trump’ın açıklamasına dikkat ediniz “Zeydi benim dostum” …Yani Trump’ın gösterişli, yüksek tonlu açıklama anlayışı bir kenara konulup uluslararası politika bağlamında soğukkanlı bir ifade kullanılacak olsa; ABD-Irak ittifak ilişkileri belli bir seviyeye geldi demek bu ifade. Dostluk falan yok tabii o ayrı.

Bu şartlarda ABD’nin azaltmaya çalıştığı askeri harcama kapasitesi için de şimdilik bir imkân doğmuş görünüyor. Bu anlayışın temelinde iki devletin birlikte hareket edeceği ve ABD’nin çıkarlarının gözetileceği hipotezi yer alıyor. Elbette ilk krize kadar…

Bir müddet sonra ne zaman bilemem ABD ile Irak bir kriz yaşayacak… İşte o zaman Irak’ın kuzeyindeki de facto yapı ile Vaşington ilişkilerinin o dönemki ABD başkanına verdiği yetkiye dayanarak yeniden bir konuşlanma izleyeceğiz. Elbette kimse de o tarihte yahu durun Trump ile Zeydi dosttu böyle yapmamız gerekiyor mu diye sormayacak.

Bakacakları şeyler Vaşington’un çıkarlarının neyi gerektirdiği olacak. Zira zaten işgal sonrası Irak belli bir seviyede ABD tarafından kurgulanmış bir devlet olduğu gibi kuzeyindeki de facto yapının da ABD harici bir alternatifi pek fazla görünmüyor. Dolayısıyla ABD’nin Irak’tan bilmem kaçıncı kez asker çekme şenliği de yine yeni ve yeniden kutlu olsun. Eğlenin a dostlar… Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…