Aramızdan ayrılanlar

ERHAN KALBURCU VEFAT ETTİ
Hayri ve Çiğdem Kalburcu’nun oğulları Erhan Kalburcu, 38 yaşında vefat etti.
Merhum Yaşar ve merhume Gülhan Kalburcu’nun torunu, Hayri ve Çiğdem Kalburcu’nun oğlu, Vildan, Remziye ve Ali Kalburcu’nun yeğenleri Erhan Kalburcu için Salı günü İsmail Ağa Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Erhan Kalburcu’nun cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ŞABAN VATANSEVER VEFAT ETTİ
İstasyon Mahallesi sakinlerinden Şaban Vatansever, 88 yaşında vefat etti.
Emin ve Mert Vatansever ile Alaaddin Özlem’in dedeleri Şaban Vatansever için Salı günü İstasyon Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şaban Vatansever’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.
NAZMİ BAYRAM VEFAT ETTİ
Ayşekadın semti sakinlerinden Nazmi Bayram, 79 yaşında vefat etti.
Ayten Bayram’ın eşi, Meltem Bayram’ın babası, Berkay Akay’ın dedesi Nazmi Bayram için Salı günü Ayşekadın Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nazmi Bayram’ın cenazesi Söğütlüdere Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
NURİYE CIĞALI VEFAT ETTİ
Merhum Nihat Cığalı’nın Nuriye Cığalı, vefat etti.
Merhum Nihat Cığalı’nın eşi, Levent ve Bülent Cığalı’nın anneleri Nuriye Cığalı için dün Mevlana Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nuriye Cığalı’nın cenazesi Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi.

YRP’den Kakava Alanı eleştirisi

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, Kakava Şenlikleri kapsamında ortaya çıkan bazı görüntülere ilişkin açıklamasında, Sarayiçi’nin tarihî ve manevî önemine dikkat çekti.

Çalışkan, Edirne’nin köklü geleneklerinden biri olan Kakava’nın birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir kültürel miras olduğunu belirterek, son dönemde yaşanan bazı görüntülerin bu geleneğin ruhuna zarar verdiğini ifade etti.

Açıklamasında Sarayiçi’nin tarihî ve manevî önemine dikkat çeken Çalışkan, bölgenin sıradan bir etkinlik alanı olmadığını vurguladı. Hemen yanı başında bulunan Balkan Şehitliği’ni hatırlatan Çalışkan, bu alanın ecdadın emaneti olduğunu dile getirdi.

Hakan Çalışkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu bölgede bulunan hazirede yüzlerce şehidimiz yatmaktadır. Böylesine mukaddes bir mekânda herkesin davranışına dikkat etmesi gerekir. Yapılmaması gereken hareketlerin sergilenmesi, ölçüsüz eğlence anlayışı ve toplumumuzun değerleriyle bağdaşmayan görüntüler kabul edilemez.”

Çalışkan, açıklamasının devamında eğlenceye ve kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını ancak bu tür organizasyonların milletin değerlerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yetkililere çağrıda bulunan Çalışkan, Edirne’nin tarihine ve maneviyatına uygun bir etkinlik anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade ederek, benzer görüntülerin tekrar yaşanmaması için gerekli adımların atılması gerektiğini kaydetti.

Lalapaşa’da 19 Mayıs Futbol Turnuvası

Cemal KUDAY

Lalapaşa Belediyesi tarafından gençleri spora teşvik etmek ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak amacıyla köyler arası futbol turnuvası düzenlenecek.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ilçede ve köylerde amatör olarak futbol oynayan gençler arasında kardeşlik ve dayanışma duygularını güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilecek turnuva, ilçe merkezindeki halı sahada oynanacak.

Turnuva, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Edirne Şubesi’ne kayıtlı hakemlerin gözetiminde yapılacak. Takımlar, köy ve mahallelerden oluşturulacak, 6+1 kişiden meydana gelecek ve en fazla 12 kişilik kadrolarla turnuvaya katılabilecek.

Katılımcı takımların oyuncu listelerini belediyeye iletmesinin ardından kura çekimi yapılacak. Müsabakaların Mayıs ayı boyunca akşam saatlerinde eleme usulüyle oynanacağı bildirildi.

Turnuva sonunda dereceye giren takımlara kupaları, “19 Mayıs Gençlik Kupası” adıyla düzenlenecek törende takdim edilecek.

Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, organizasyonla gençlerin hem sportif faaliyetlere yönlendirilmesinin hem de sosyal bağların güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek tüm takımlara başarılar diledi.

K.Arda ilk maçta Kapaklı’da

Edirne Karaağaç Arda Spor’un 1. Grup’ta mücadele edeceği Kadınlar 3. Ligi’nde 2025-2026 sezonu fikstürü belli oldu.

Karaağaç Arda Spor, sezonun ilk maçında Kapaklı Kartal Spor’a konuk olacak. Karşılaşma 10 Mayıs Pazar günü Kapaklı İlçe Stadı’nda oynanacak.

Karaağaç Ardaspor, Kadınlar 3. Ligi’nde Büyük Yoncalıspor, Kapaklı Kartalspor ve Lüleburgaz Yıldız Spor olmak üzere bu yıl olduğu gibi geçen sezon da aynı takımlarla birlikte 5. Grup’ta yer aldı.

Edirne temsilcisi 6 maçta 3 galibiyet ve 3 mağlubiyet alarak 9 puanla sezonu ikinci sırada tamamladı. Büyük Yoncalıspor’un 6’da 6 yaparak birinci olduğu grupta Kapaklı Kartalspor sezonu 3,  Lüleburgaz Yıldız Spor ise son sırada tamamladı.

Karaağaç Ardaspor geçen sezon 6 maçta 22 gol sevici yaşarken; kalesinde ise 11 gol gördü.

2025-2026 sezonu TFF Kadınlar 3. Ligi; takımların coğrafi konumuna bağlı olarak 32 farklı grupta, çift devre lig usulünde gerçekleştirilecek.

Play-Off müsabakaları bölgesel olarak 8’er takımdan oluşan 4 ana grupta tek maç eleme usulüne göre oynanacak. 8’er takım 4 ana grup içinde kura çekimi ile eşleşerek Çeyrek Final müsabakalarını oynayacak. 

Çeyrek final müsabakalarını kazanan takımlar önceden ilan edilmiş Play – Off eşleşme fikstürüne göre gruplarında Yarı Final müsabakası oynamaya hak kazanacak.

Yarı Final müsabakaları sonunda kazanan takımlar Final müsabakalarını TFF tarafından belirlenecek tek merkezde oynayacak. Gruplarında final müsabakalarını kazanan toplam 4 takım 2025 -2026 sezonu yükselen takımları olacak ve 2026-2027 sezonunda TFF Kadınlar 2. Liginde mücadele etmeye hak kazanacak.

1.GRUP 1.HAFTA PROGRAMI                                           

Büyük Yoncalıspor – Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü

Saray Şehit Fatih Berkay Akgün Stadı – 14.00

Kapaklı Kartal Spor – Karaağaç Arda Spor

Kapaklı İlçe Stadı – 14.00

EMEK ANNE

Aile içinde veya eğitim süreçlerinde dinlediğimiz, öğrettiğimiz şarkıdır Küçük Ayşe. Şarkıdan giyime, ev işlerinden masallara dişi; doğurmak ve yetiştirmekten ev işlerine, erkek ise dış işlerden güvenlik işlerine, hamiliğe yönlendirilir. Şarkımızda ne diyorduk; “Küçük Ayşe, küçük Ayşe / Napıyorsun bana söyle? / Bebeğime bakıyorum, / Ona ninni söylüyorum. // Küçük asker, küçük asker, / Napıyorsun bana söyle? / Tüfeğimi çatıyorum, / Vatanımı bekliyorum. / Ben askere gidiyorum…”

Binlerce yıldır egemen olan ataerkil, daha geniş anlamıyla patriyarkal kültürü yani “soyun babadan geçtiği, ailede ve toplumda erkeğin (babanın) birincil güç, otorite ve mülkiyet sahibi olduğu toplumsal düzen” aşamadık.

Erkekler bebeğe bakmaz onlar çalışır, kazanır, karar verir, vatanı korur. Erkek güçlüdür, koruyucudur. Dişi güçsüzdür, korunması gerekendir, ev işleri, çocuk yaşlı bakımı dişinin işidir ve evde olmalıdır.

Kültürümüz olarak kuşaktan kuşağa aktardığımız bu yanlış kurgu gerçek hayata uymasa da düşünsel aidiyet, her kesimde çoğunlukla devam ediyor. Kültürel kodlamalar devam ettiğinden kadın çalışsa da bu değişim kolay olmuyor. Bu nedenle zaten iş hayatında da kadın ezilmekte ve sayılmamaktadır. Çalışan kadınların sadece yüzde onu kayıtlı. Çalışan diğer yüzde 90 ev-aile işlerinin kayıtlara girememesindendir. Oysa en ağır işler ev-aile işleridir. Ev emeği mevzuatlara girse hizmet sektörü en büyük iş kolu olacaktır.

Bakış açılarımızı genişlettiğimizde,emek eksenli bakışı egemen kıldığımızda; ev işleri, çocuk-yaşlı bakımı, ev ihtiyaçlarının karşılanması gibi birçok emeğin karşılığı olacaktır.Kırsal alanda ise ev işlerine birde tarımsal emek eklenir ki bu sayılar istatistiklerde bile görülmez.

Emek alanları, iş kolları sayılırken kayıtlı yani formel çalışmadır ve kayıtlanır. O nedenle ev/aile işleri kayıtsız yani informel alanlardır. Kadınlar bu alanlara mahkûm edilir. Formel alanda çalışan erkeklerin ikisinden biri kayıtlı iken kadınlarda bu oran beş kadından biri kayıtlıdır.

Tüm bu eşitsizliklerin sebebi dünyayı kavrama felsefemizdir. Öğretildiği gibi yaşamayı yeterli görmemizdir. Binlerce yıldır egemen olan emeğe ve özellikle kadın emeğine bakış; bizi öncelikle köle kadınlara devamında köleliğe giden bir düzeni yaşatıyor. Bilim ve bilimsel teknoloji gelişirken düşünsel sistem patriyarkal kültürünü devam ettiriyor.

Kadınlar bu düzeni değiştirecek tek güçtür. Dünya Emekçi Kadınlar Günü gibi anlamlı günler yılın her gününü kapsamalıdır. Hafta sonu egemen kültür tarafından kutlanacak Anneler Günü de bir mücadele günü olmalıdır. Resmi sözcülerin, egemenlerin dilinden Anne! Ailenin direği Anne! Cennetin ayaklarının altında olduğuna inandırılan kutsal Anne! Her gün iki-üç rakamlarıyla kayıtlara giren, hayattan koparılan Anne! Nazım dedikçe ‘soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen’ Anne! Kurum amirleri veya eşleri, çocukları tarafından uğruna yemek verilecek Anne. Eşleri tarafından bir gün onurlandırılan Anne!…

Ya Emek Anne?

Anımsayalım, 2025 yılı Aile Yılı’ydı. 2026-2035 yılları ise ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan edildi patriyarkal düzenin yöneticileri tarafından. Amaç; azalan nüfusu arttırmak. Kadın, aile ve çocuk üzerinden sömürüyü devam ettirmek. Bundan sonra Mayıs ayının son haftası ‘Milli Aile Haftası’ olarak kutlanacakmış. Ne olacak?

Oysa anneler yoksulluğu en önce hissedenlerdir. Son yüz yılın Neoliberalizmi sadece kentteki değil, kırsaldaki kadınları da yoğun bir yoksullaşmaya itti. İşçi sınıfı da kadınla birlikte yoksullaştı. Bu labirentten çıkışın reçetesidir kadınların emek mücadelesi.

Emeğin değerini bulmadığı günlerde kadınlara yüklenen işlerin de emek sayılması ve değerinin karşılanması talep olmalıdır. Bu nedenle kadını aile direği sayıp kutsallaştırmak çözüm değildir. Çözüm herkesi birey olarak görmektir. Çünkü anneler dişilikleriyle, esirlikleriyle değil emekleriyle güncellenmeli ve ‘Emek Anne’ olarak toplumdaki yerini bulmalıdır. Bu önce kadınların sonra hepimizin talebi olmalıdır.Değişim ailede başlar deriz ya, o halde öncelikle kız çocuklarımızı bebek bakmaya, erkek çocuklarımızı askerlik yapmaya yönlendirmemek gerekiyor.

Emeğinin değerini bilen ve binlerce yılın esaretine alkış tutmayan ‘Emek Anne’lerin tüm günlerini kutlarım.

MHC Teknik Hırdavat: Türkiye’nin Öncü Nalbur ve Hırdavat Firması

Hızlı Başarı ve Güçlü Tedarik Ağı

MHC Teknik Hırdavat, Türkiye’nin nalbur ve hırdavat sektöründe kısa sürede adından söz ettiren firmalardan biri olarak öne çıkıyor. Burak ve Uğur Mıhcı kardeşlerin sahadan gelen tecrübesi ve disiplinli çalışmaları, firmayı sadece ürün sağlayan bir yapıdan sektörde fark yaratan bir çözüm merkezine dönüştürdü. MHC Teknik Hırdavat, 81 ilde aktif hizmet verebilen güçlü tedarik ağıyla işletmelerin hızlı ve güvenilir çözüm ortağıdır.


Geniş Ürün Yelpazesi ve Marka Çeşitliliği

Firma, 30.000’in üzerinde ürün ve 777 marka seçeneği ile müşterilerine geniş bir portföy sunuyor. Küçük nalbur işletmelerinden büyük projelere kadar tüm ihtiyaçlara yanıt verebilecek kapasiteye sahiptir. Hızlı teslimat ve aynı gün ambar çıkışı, MHC Teknik Hırdavat’ı sektörde tercih edilen bir tedarikçi yapmaktadır. Gelişmiş B2B altyapısı sayesinde siparişler dijital olarak takip edilebilir, böylece operasyonel süreçler kolaylaştırılır.


Teknoloji ile Desteklenen Operasyon

MHC Teknik Hırdavat, sektörde fark yaratmasını sağlayan sistem altyapısına büyük önem verir. Depo yönetimi, barkod sistemi ve mobil sipariş uygulamaları sayesinde işletmeler ihtiyaç duydukları ürünlere hızlıca ulaşır. Web ve mobil tabanlı B2B sistemi, sipariş ve sevkiyat süreçlerini kolaylaştırarak zaman tasarrufu sağlar. Bu altyapı, MHC Teknik Hırdavat’ı sadece ürün sağlayan bir firma olmaktan çıkarıp, iş ortakları için çözüm üreten bir merkeze dönüştürür.


Profesyonel Kadro ve Tecrübe

MHC Teknik Hırdavat’ın başarısının arkasında, Burak Mıhcı’nın pazarlama stratejileri ve Uğur Mıhcı’nın operasyonel disiplini yatıyor. Sahadan gelen deneyim ve güçlü bir ekip ile birleşen bu yaklaşım, firmayı sektörde güvenilir bir marka haline getiriyor. 20’den fazla çalışan ve aktif saha pazarlama ekibi, müşterilere hızlı, etkili ve kişiselleştirilmiş hizmet sunuyor. Bu profesyonel kadro sayesinde MHC Teknik Hırdavat, sektörde kısa sürede büyük bir ivme yakalamıştır.


Sürdürülebilir Büyüme ve Gelecek Vizyonu

“Bizden başkası yapamaz” sloganı, MHC Teknik Hırdavat’ın sektördeki iddiasını ve güçlü hizmet anlayışını özetliyor. Firma, hızlı teslimat, geniş stok kapasitesi ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’nin her noktasındaki nalbur ve hırdavat işletmeleri için güvenilir bir çözüm ortağıdır. Planlı ve sistemli büyüme stratejisi sayesinde MHC Teknik Hırdavat, sektördeki liderliğini önümüzdeki dönemde de pekiştirmeyi hedefliyor.

EDESOB Başkanı Özen mazbatasını aldı

Olgay GÜLER
Edirne’de, geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen olağan genel kurulda, Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) yönetim kurulu başkanlığına seçilen Harun Özen ve ekibi, mazbatalarını alarak göreve başladı.


EDESOB’un seçimli olağan genel kurulu, 3 Mayıs Pazar günü Sanayi Sitesi’ndeki düğün salonunda gerçekleştirildi. Genel kurulda, birliğin iki dönemdir başkanlığını yapan Kemal Cingöz ile Edirne Tatlıcı Büfeci ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, yeni dönem başkanlık için yarıştı. Genel kurulda gülen taraf, 2 oyla farkla sandıktan galip çıkan Özen oldu. Özen ve ekibi, bugün Edirne Adliyesi’ne gelerek mazbatalarını aldılar.


Mazbatasını almadan önce açıklama yapan EDESOB’un yeni başkanı Özen, birlikte yeni bir sayfa açmak istediklerini belirterek, “3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilen genel kurulumuzda bizlere oy veren, vermeyen tüm delegelerimize çok teşekkür ediyoruz. Genel kurulumuz çok şeffaf ve demokratik bir şekilde gerçekleşti. Bugün burada mazbatamızı alarak resmen göreve başlayacağız. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Edirne esnafını geleceğe hep birlikte taşınmak istiyoruz. Bu önemli görevin öncelikle yaklaşık 20 bin esnafımıza, sonra da Edirne’mize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Yediemin otoparkından kamyon çaldılar!

Olgay GÜLER

Edirne’de yediemin otoparkından çalınan kamyon, jandarmanın takibi sonucu Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı Osmancık köyünde bulundu.

Olay, Edirne’nin 100. Yıl Mahallesi’ndeki 22 Yediemin Otoparkı’nda meydana geldi. İşletme sahibi Mustafa E., otoparkta muhafaza edilen 34 AJ 8011 plakalı kamyonun yerinde olmadığını fark ederek durumu İl Jandarma Komutanlığı’na bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı.

Araştırmalar sonucunda kamyonun E.A., V.A. ve U.Y. isimli şüpheliler tarafından çalındığı, ardından Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı Osmancık köyüne götürüldüğü tespit edildi. Jandarmanın düzenlendiği operasyonda şüpheliler yakalanarak gözaltına alınırken, çalınan kamyon Edirne’deki otoparka teslim edildi.

Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, Jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.

Doğancan Müyan Avrupa Şampiyonu

Edirne Kültür ve Doğa Sporları Spor Kulübü sporcusu Doğancan Müyan, 2026 Avrupa Genel Klasik Vücut Geliştirme Şampiyonu ve Fit Klasik Fizik Açık Sıklet Şampiyonu oldu.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Doğancan Müyan’ın bu önemli başarısını şöyle duyurdu: 

“1–3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Santa Susanna’da, IFBB tarafından düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda, Edirne Kültür ve Doğa Sporları Spor Kulübü sporcusu Doğancan Müyan, Avrupa Şampiyonu olmuştur.

Sporcumuz, geçtiğimiz yıl İran’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda genç erkeklerde dünya üçüncüsü, büyük erkeklerde ise dünya dördüncüsü olmuştur. Bu yıl ise büyük erkeklerde Avrupa Şampiyonu olarak başarılarına devam etmiştir.

Edirneli sporcumuzu ve emeği geçenleri tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.”

Lalapaşa’da ‘Kakava ve Hıdrellez’ coşkusu!


Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde gelenekse hale gelen Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri, renkli görüntüler eşliğinde kutlandı.


Lalapaşa Belediyesi tarafından düzenlenen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, ilçede kortej yürüyüşüyle başladı. Şenliklere Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, belediye meclis üyeleri, ilçe protokolü katılırken, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Yürüyüşün ardından yakılan Kakava ateşiyle birlikte dostluk, kardeşlik ve baharın bereketi hep birlikte karşılandı.

Renkli görüntülere sahne olan gecede vatandaşlar müzikler eşliğinde eğlence dolu anlar yaşadı.
Belediye Başkanı Geldi, asırlardır süregelen Kakava ve Hıdırellez kültürünü yaşatmaya devam edeceklerini belirterek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.