ATATÜRK’ÜN EDİRNE – KIRKLARELİ GEZİSİ, SİYASET KÜLTÜRÜMÜZDE EDİRNE – KIRKLARELİ MAYASI

Hüseyin ERKİN
DSİ em. Böl. Müd. Yrd.

Dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulan Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin muhafazakâr toplum yapısı, cumhuriyet devrimlerini hızlı bir şekilde benimseyememesi, yaşanan kuraklık ve 1929 yılındaki büyük buhranla birlikte yaşanan ekonomik kriz, yoksulluk ve ağır vergiler toplumda gerginlik ve sıkıntı yaratmıştır.


Her şeye rağmen Genç Türkiye Cumhuriyeti 1923’ten 1930’a kadar o günün şartlarında devletçilik anlayışı ile sağlam para, denk bütçe ve sıkı bir mali disiplinle korumacı ekonomi politikası izlenerek büyük bir atılım yapmıştır. Uygulanan bu politikalar, az da olsa toplumsal bir muhalefet yaratmıştır. Yaşanan kuraklığın tarımsal üretimdeki etkilerini dünyayı kasıp kavuran büyük buhranın ülke genelinde etkisini ve Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren uygulamaya sokulan devrim ve düzenlemelerin toplum üzerindeki etkilerini yerinde görmek üzere Büyük Önder Atatürk yurt gezileri yapmıştır. Aldığı izlenimlerde de yurttaşların bu sıkıntılar içinde zorluk çekildiğini ve tepkilerini gördü.
30 Haziran – 5 Eylül 1930 tarihleri arasında kaldığı Yalova’da yakın arkadaşı ve Türkiye’nin Paris Büyükelçisi ve okul arkadaşı Fethi Okyar ile görüşerek, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurması konusunda onu ikna etti.12 Ağustos 1930’da parti kuruldu. Bu sayede hem Cumhuriyet Halk Fırkası’nın gayretli ve azimle çalışmasının azalmasına, hem de kontrolsüz bir muhalefetin doğmasına engel olunacaktı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası kısa sürede Trakya ve Ege bölgesi ile sahil bölgelerinde teşkilatlanarak taraftar bulmuştur. 1930 Eylül ve Ekim aylarında gerçekleştirilen yerel seçim, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk çok partili seçimdir. Bu seçimlerde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri arasından ve meclis üyeleri tarafından iki kademeli olarak seçildi.


Bu seçimlerin önemli bir özelliği de kadınların da ilk kez seçme ve seçilme hakkına sahip olmasıdır. Seçimlerde kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın 18 yaşını tamamlamış olan tüm vatandaşlar seçme, 25 yaşını tamamlayanların ise seçilme hakkına sahip olması ilk kez çıkarılan yerel seçim kanunuyla gerçekleşmiştir
Yerel seçimden bir ay önce kurulmasına rağmen birçok ilde hızlıca teşkilatlanan Serbest Cumhuriyet Fırkası, yapılan seçimlerde 502 seçim bölgesinde 31 belediye seçimini kazanan parti olmuştur. Edirne, Kırklareli, Çanakkale, İzmir, Aydın, İstanbul, Bursa, Samsun, Amasya, İçel ilçelerinde bir kısım belediye başkanlıklarını Serbest Cumhuriyet Fırkası kazandı. Bir çok ilçede de başa baş seçim yarışı geçmiştir.
Bu seçim yılında Edirne ilimizin ekonomik durumuna göz attığımız da, Balkan Savaşları sonrası ve Cumhuriyetin kuruluşu ilk yıllarında yaşanan zorluklar ve tarımsal üretim sıkıntısı oluşan ekonomik durum, Edirne ve bölgedeki ticaretin Yahudi işadamlarının eline geçmesine sebep olmuştur.
Edirne merkez ve Uzunköprü ilçesi, 1873 tarihinde inşa edilen demiryolları bağlantısı ve 1925 yılında kurulan ticaret borsası ile Edirne’nin önemli bir ziraat ve ticaret merkezi konumundadır. Azalan talep dolayısıyla bu ekonomik kriz bölgenin önde gelen borsası konumunda bulunan ve “ticaret iskelesi” olarak tanımlanan Uzunköprü başta olmak üzere Keşan ve İpsala gibi civar ilçeleri de olumsuz yönde etkilemiştir.
Ülke genelinde ve bölgemizde bu sıkıntıların yaşandığı günlerde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası Trakya illerinde kısa sürede teşkilatlanmış ve yapılan yerel seçimlerde Edirne merkez ve Uzunköprü de Cumhuriyet Halk Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası arasında başa baş bir mücadele olmuş, Keşan’daki seçimi Serbest Cumhuriyet Fırkası kazanmıştır. Keşan belediye başkanı daha sonra idari ve hukuki yolla görevden alınmıştır.


Kırklareli de Pınarhisar, Lüleburgaz ve Vize’de Serbest Cumhuriyet Fırkası seçimlerde başarılı olmuştur. Ankara’daki siyasi bakış açısından güdümlü ve Cumhuriyet Halk Fırkası yararına kurulmuş bir muhalefet partisi olsa da Kırklareli ve birçok ilde ve Edirne’deki halkın nazarında Serbest Cumhuriyet Fırkası gerçek bir muhalefet partisi olarak algılanıp siyasal açıdan bir alternatif olarak düşünülmüştür.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, çok önemsediği bu seçim sonuçları sonrasında çok sayıda bakan ve kalabalık bürokrat ekibiyle halkın nabzını tutmak ve sorunları yerinde inceleyip çözüm bulabilmek için yurt gezisine çıkmaya karar verdi.
17 Kasım 1930 da Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılır. 17 Kasım 1930 – 6 Ocak 1931 ve 26 Ocak 1931 – 2 Mart 1931 tarihleri arasında yurt gezisi yaptı. 19-25 Aralık 1930 tarihleri arasında Trakya gezisine çıktı. Ardından muhalefete desteğin olduğu bölgelerdeki toplumsal ve iktisadi sorunları yerinde görmek ve halkın içinde görünmek amacıyla Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 19 Aralık 1930 da Kırklareli’ni, 21 Aralık 1930’da Edirne’yi ziyaret etmiştir.
Kırklareli’de Alpullu Şeker Fabrikası’nı ve kurumları ziyaret ederek halkla görüşerek bir gece kaldı. Edirne’de beş gün kalmayı planladığı halde Menemen Olayı dolayısıyla geziden erken ayrılmıştır.Trakya’nın gönülden bağlı oldukları Mustafa Kemal Paşa’nın Kırklareli ve Edirne’ye gelişi vilayet sakinlerinde büyük heyecan yaratmıştır. Edirneliler, bölgelerine yatırım yapılamamasından, Yahudilerin idare ettiği piyasaların neden olduğu vilayetteki ekonomik yılgınlığın bir de üzerine çöken büyük buhrandan, geri kalmışlıktan ve Bulgar tehlikesinin neden olduğu gelecek endişesinden mağdur olsalar da, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e bağlılığı ve sevgisi, ulusal bağımsızlığa giden yolda büyük kurtarıcı ve siyaset üstü bir yerdedir.
Havsa Hasköy’de çiftçiler sıkıntılarını mektuplarla ve şifahi olarak iletmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa Edirne’ye gelişi sırasında bazı köyleri ziyaret etmiş, Edirne’deyken de okul, cami ve belediye ziyaretlerinde halkla iç içe olmuş, Edirne’deki yoğun sevgi gösterileri arasında halkın iktidara olan muhalefetini anlamaya çalışmıştır. Hatta köylülerin şikayeti üzerine Kemal köye giderek köyde Kara Bekir adlı çiftlik sahibi ile olan sorunu yerine giderek çözmüştür.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK on gün kadar kalmayı planladığı şehirden Menemen Olayı dolayısıyla ayrılmıştır. Planlanan diğer illere yapılan geziler tamamlanarak Atatürk Ankara’ya döner. Ekonomik ve toplumsal anlamda köklü değişiklikler için genel seçimler erkene alınıp, milletvekili listelerinde daha az bürokrata, daha fazla işçi ve köylü vekillere yer verilerek 1931 yılında yapılmaya karar verilir.(1935 genel seçimlerinde seçilen ilk 18 kadın vekillerden biri de Edirne vekili Dr Fatma Şakir Memik tir.)
Atatürk’ün ”Köylü Milletin Efendisidir” sözünü bu yıllarda söylediği ifade edilmektedir. Gezinin sonunda siyasal ve ekonomik birtakım yeniliklerin yapılmasının zorunlu olduğu görülmüştür. Devletçiliğe yönelme, ekonomide hızlı bir kalkınma ve radikal bir politika değişikliğine gidilmesinde ülke gezilerinin sonucu büyük rol oynamıştır. Keza ülkenin bu zorluklar içinde yaşadığı ekonomik sıkıntıları aşmak için aldığı önlemlerden biri de, “Tasarruf tedbirleri kapsamında milletvekili maaşları aylık 500 liradan 350 liraya düşürülmüştür.”
Edirne ve Trakya ekonomisinde 1934’e kadar henüz yerli ve milli bir burjuva sınıfının inşa edilememiş olması, Yahudi ticareti hegemonyası tepkileri sonucu 1934 Trakya Yahudi olayları vuku bulmuştur. Yaşanan olaylar sonrasında Edirne ve bölgedeki bir kısım Yahudi aile İstanbul ve başka şehirlere göç etmek zorunda kalmışlardır.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1939-1945) başta Edirne ve Trakya olmak üzere Türkiye de en ağır savaş ekonomisi yaşamış olmasına rağmen İsmet İnönü hükümetinin başarılı dış politikası sonucu ülkemiz savaşa girmemiştir.
Savaş sonrası yapılan 1946 Genel Seçimlerinde (ilk muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi) CHP içinden çıkarak kurulan yeni muhalefet partisi Demokrat Parti’ye oy veren Edirne, 63 il içinde Demokrat Parti’nin başarılı olabildiği 7 vilayetten biri olmuştur. Yirmi üç yıldan beri muhalefet anlayışını sürdürmektedir.( Kaynak; TBMM tutanakları, İ. YILDIRIM, ÇAKÜ Karatekin Edebiyat Fakültesi Dergisi 2021)

‘Orman ve su, hayatın can damarı’

Türkiye Çevre Platformu’nca (TÜRÇEP) 21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü & 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha derinden hissedilen ülkemizde; acil ve kararlı adımlar atılmasının gerektiğine dikkat çekilerek, yaşamın, ekonominin ve geleceğin temeli olan orman ve su değerlerini korumanın yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, toplumsal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

ORMANLAR

TURÇEP’in ormanlar ile ilgili açıklamasında, “21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü’nün 2026 yılı teması olan ‘Ormanlar ve Ekonomi’ çerçevesinde; ormanların yalnızca doğal yaşamın değil, aynı zamanda gıda güvenliği, insan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından vazgeçilmez bir rol oynadığını bir kez daha vurguluyoruz” denilerek şunlara yer verildi:

“Ormanlar; temiz hava sağlayan ‘doğanın akciğerleri’ olmanın ötesinde, milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturan, gıdaya erişimi destekleyen ve sağlıklı ekosistemlerin devamlılığını sağlayan hayati alanlardır.

Orman ekosistemleri, doğrudan sundukları gıda kaynaklarının yanı sıra, tarımsal üretimin temelini oluşturan toprak ve su döngüsünü düzenler. Bu nedenle sürdürülebilir ormancılık ve tarım uygulamalarının teşvik edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Artan ormansızlaşma, arazi tahribatı ve iklim krizi; bu hayati sistemleri geri dönüşü zor bir noktaya sürüklemektedir.

Türkiye’de ise orman yangınları, aşırı ve kontrolsüz odun üretimi, orman alanlarının ve milli parkların rant odaklı kullanıma açılması ile iklim değişikliğinin etkileri ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sorunlar yalnızca doğal varlıklarımızı değil, toplumun geleceğini de doğrudan etkilemektedir. Orman yangınlarının önlenmesi için etkin bir yangın yönetim sistemi kurulmalı, erken uyarı mekanizmaları güçlendirilmeli ve toplumsal farkındalık artırılmalıdır.

DÜNYA SU GÜNÜ

TURÇEP, açıklamasının Dünya Su Günü bölümünde ise şu ifadelere yer verdi:

“Öte yandan, her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, suyun yaşamsal önemini hatırlatmak açısından kritik bir gündür. 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen bu özel gün, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda küresel farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

Dünya üzerindeki toplam su miktarı yaklaşık 1,4 milyar km³ olup, bunun %97,5’i tuzlu sudur. Tatlı su oranı yalnızca %2,5’tir ve bunun da sadece %0,4’ü erişilebilir durumdadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 2 milyar insan güvenli suya erişememektedir. NASA verileri ise son 60 yılda dünya genelinde 2 milyar hektar sulak alanın yok olduğunu göstermektedir.

Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1.519 m³ su miktarı ile “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle Konya Kapalı Havzası’nda yeraltı su seviyeleri hızla düşmekte, sulak alanlar yok olmakta ve göller tek tek kurumaktadır. Türkiye’nin yıllık ortalama yağışı 636 kg/m² iken, bu değer Konya Kapalı Havzası’nda 335 kg/m²’ye kadar düşmektedir. Bölgedeki su bütçesi yıllık yaklaşık %50 açık vermekte, bu açık ise yeraltı sularının aşırı kullanımıyla kapatılmaya çalışılmaktadır.

Bununla birlikte, ülkenin her köşesinde madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşme de temiz su kaynakları üzerinde giderek artan bir baskı oluşturmaktadır. Özellikle denetimsiz veya yetersiz çevresel önlemlerle yürütülen madencilik faaliyetleri; yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesine, su havzalarının tahrip edilmesine ve ekosistemlerin geri dönüşü zor zararlar görmesine yol açmaktadır. Plansız kentleşme ise su havzalarının yapılaşmaya açılması, betonlaşmanın artması ve doğal su döngüsünün bozulması sonucunda hem su kalitesini hem de suya erişimi olumsuz etkilemektedir. Temiz su kaynaklarının korunması, yalnızca doğal varlıkların değil, doğrudan halk sağlığının korunması anlamına gelmektedir.

Bu tablo açıkça göstermektedir ki; su politikası olmayan, suyu etkin yönetemeyen ülkeler, gıda krizleri ve ekolojik yıkımlarla karşı karşıya kalacaktır. Nitekim bir Afrika atasözünün ifade ettiği gibi: ‘Kimin kimi yiyeceğine su karar verir.’

İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha derinden hissettiğimiz ülkemizde; acil ve kararlı adımlar atılması gerekmektedir. Bu kapsamda:

Sürdürülebilir ve bütüncül bir Su Yasası çıkarılmalı,

Madencilik faaliyetleri ve kentsel gelişim süreçleri, su havzalarını koruyacak şekilde yeniden planlanmalı,

Endüstriyel Tarım ile endüstriyel hayvancılık politikaları gözden geçirilmeli,

Ekosistem temelli üretim modellerine geçilmeli,

Herkes için sağlıklı gıdaya ve temiz suya erişim bir temel hak olarak güvence altına alınmalıdır.

Ormanlar ve su; yaşamın, ekonominin ve geleceğin temelidir. Bu değerleri korumak, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, toplumsal bir zorunluluktur.”

‘Dijital bağımlılık ciddi sorun’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Edirneli Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda “Dijital Bağımlılık” konusunun ele alındığı raporda, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan dijital teknoloji kullanımının nedenleri, bireysel ve toplumsal etkileri ile çözüm yollarına dikkat çekildi.

Raporda; Dijital bağımlılığın tanımı, kapsamı ve ortaya çıkış nedenleri, yalnızlık, stres, sosyal medya etkisi ve teknolojik unsurların bağımlılığa katkısı, aşırı dijital kullanımın fiziksel, psikolojik ve sosyal etkileri,  çocuklar, ergenler ve gençlerin risk grubu olarak değerlendirilmesi ve dijital bağımlılıkla mücadelede bireysel farkındalık, aile desteği ve eğitim politikalarının önemi başlıkları altında tespit ve değerlendirmeler yer alıyor.

Söz konusu rapora ilaveten “Dijital Bağımlılık Toplumumuz İçin Ciddi Bir Sorun Haline Gelmiştir” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada da şunlara yer verildi:

“Günümüzde dijital teknolojilerin hızlı gelişimi hayatımızın birçok alanını kolaylaştırmış, bilgiye erişimi hızlandırmış ve iletişim imkânlarını genişletmiştir. Ancak teknolojinin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı toplumumuzda yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında dijital bağımlılık gelmektedir.

Akıllı telefonlar, internet, sosyal medya ve dijital oyunların aşırı kullanımı özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Yapılan araştırmalar, dijital teknolojilerin kontrolsüz kullanımının bireylerin psikolojik, fiziksel ve sosyal hayatını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Uzun süre ekran karşısında kalmak göz yorgunluğu, boyun ve sırt ağrıları gibi fiziksel sorunlara yol açarken; dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri ve akademik başarıda düşüş gibi sorunlara da sebep olabilmektedir.

Özellikle çocuklar, ergenler ve üniversite öğrencileri dijital bağımlılık açısından risk grubunda bulunmaktadır. Gençlerimizin önemli bir kısmı günlerinin büyük bölümünü sosyal medya ve dijital platformlarda geçirmektedir. Bu durum hem bireysel gelişimi hem de toplumsal ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir.

Saadet Partisi olarak bizler, teknolojinin hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmekle birlikte, teknolojinin insan hayatını olumsuz etkileyecek şekilde kullanılmasına karşıyız.

Teknolojinin insanı geliştiren, eğiten ve topluma fayda sağlayan bir araç olarak kullanılması gerektiğine inanıyoruz.

İnsanların zamanlarını boş ve faydasız işlerle harcamaması gerekir. Özellikle gençlerimizin zamanlarını ilim öğrenerek, eğitimle, kültürel faaliyetlerle ve sosyal etkinliklerle değerlendirmesi gerekir.

Bu nedenle dijital bağımlılıkla mücadele konusunda toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düşmektedir. Aileler çocuklarının teknoloji kullanımını yakından takip etmeli, eğitim kurumları dijital okuryazarlık ve bilinçli teknoloji kullanımı konusunda farkındalık çalışmaları yapmalı, kamu kurumları ise bu konuda gerekli politika ve projeleri geliştirmelidir.

Saadet Partisi olarak gençlerimizin sağlıklı bir gelecek kurabilmesi için dijital bağımlılık konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyoruz. Gençlerimizin enerjilerini spor, sanat, eğitim ve faydalı sosyal etkinliklere yönlendirebilmeleri için uygun ortamların oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Teknoloji hayatımızın bir gerçeğidir; ancak insan hayatını yöneten bir unsur haline gelmemelidir. Sağlıklı bireyler ve güçlü bir toplum için teknolojinin bilinçli, dengeli ve faydalı bir şekilde kullanılması gerektiğine inanıyoruz”

Aramızdan ayrılanlar

RAMİZ KARABACAK VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Pehlivan Şafak Karabacak ve Ufuk Karabacak’ın babaları Ramis Karabacak 68 yaşında vefat etti. Merhum; dün Şahmelek Camisinde öğle namazının takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.


SABAHAT FİDAN VEFAT ETTİ
Merhum Arif Fidan’ın eşi, Efkan Fidan ve Nuriye Akkurt’un anneleri, Bülent Akkurt ve Mine Dağıstan Fidan’ın kayınvalidesi, Ecegül Gümüş, Edagül Yavaş’ın anneannesi Meydan Mahallesi sakinlerinden Sabahat Fidan 82 yaşında vefat etti. Merhume; Kıyık Merkez Yeni Camide dün öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.


YILMAZ VEZNİKLİ VEFAT ETTİ
Necmiye Veznikli’nin eşi, Hakan ve Simla Veznikli’nin babaları Yılmaz Veznikli 88 yaşında vefat etti. Merhum; dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.


MUSTAFA RIZA CANFİLİZ VEFAT ETTİ
Ayşekadın semti sakinlerinden Namık Kemal Canfiliz ve Yıldız Canfiliz’in oğulları, Nilüfer Canfiliz’in eşi, Sergen ve Sercan Canfiliz’in babaları, Esin Kum ve Nesrin Canfiliz’in ağabeyleri Mustafa Rıza Canfiliz 65 yaşında vefat etti. Merhum; dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.


EMİNE ŞAHİN VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet Şahin’in eşi, Cevat Şahin, Sevgi Şahin Gündoğan, Fuat Şahin, Hanife Şahin, Öner Öztoprak ve Sermin Öztoprak’ın anneleri Emine Şahin 97 yaşında vefat etti. Merhume, dün Sarı Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan’da 1.500 haneye Ramazan kolisi

Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu Keşan’da bir kez daha güçlü bir şekilde hissedildi. Keşan Belediyesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sosyal destek çalışmalarını aralıksız sürdürerek yüzlerce haneye umut oldu.

Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilçe genelinde titizlikle belirlenen ihtiyaç sahibi ailelere 1.500 adet gıda paketi ve erzak kolisi ulaştırıldı. Belediye ekipleri, Ramazan’ın bereketini sofralara taşırken, dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Kapı kapı gerçekleştirilen dağıtımlarla vatandaşların temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunulurken, aynı zamanda yalnız olmadıkları hissettirildi. Keşan Belediyesi’nin bu anlamlı çalışması, sosyal belediyecilik anlayışının sahadaki güçlü yansıması olarak takdir topladı.

Ramazan ayı boyunca devam eden desteklerle, paylaşmanın ve yardımlaşmanın önemine dikkat çeken Keşan Belediyesi, her zaman olduğu gibi ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor.

Filenin minik sultanları kaldıkları yerden

Fevzipaşa İlkokulu grup birincisi

İsmail DEMİRAY

Edirne 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarına 3 karşılaşma ile devam edildi.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda bugüne kadar 22 karşılaşmanın yapıldığı müsabakalara ikinci dönem ara tatili nedeniyle verilen aranın ardından dün 3 maç yapıldı. İnönü İlkokulu maç saatinde hazır olmadığından dolayı Şehit Asım İlkokulu’na karşı 2-0 hükmen mağlup sayıldı.

Günün son maçında Mithatpaşa İlkokulu’nu 2-0 yenen Fevzipaşa İlkokulu grup birincisi olmayı başardı.

Müsabakalara 4 maçla daha devam edilecek. Müsabakalar 2 Nisan 2026 Perşembe günü oynanacak final karşılaşması ile  tamamlanacak.

İLK TOPLU SONUÇLAR

Fevzipaşa İlkokulu 2-1 Gazi İlkokulu

Mustafa Necati İlkokulu 2-1 Mithatpaşa İlkokulu

Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 2-0 İnönü İlkokulu (İnönü çıkmadı)

Ticaret Borsası İlkokulu 0-2 Tayakadın İlkokulu

İKİNCİ TOPLU SONUÇLAR

50. Yıl İlkokulu 2-0 Kurtuluş İlkokulu

Plevne İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu

Vali Fahri Yücel İlkokulu 2-0 Şükrüpaşa İlkokulu

Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Yüksek Yeşil İlkokulu

ÜÇÜNCÜ TOPLU SONUÇLAR

Cumhuriyet İlkokulu 0-2 Mithatpaşa İlkokulu

Fevzipaşa İlkokulu 0-2 Mustafa Necati İlkokulu

Şehit Asım İlkokulu 2-0 Tayakadın İlkokulu

Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 2-0 Ticaret Borsası İlkokulu

DÖRDÜNCÜ TOPLU SONUÇLAR

75.Yıl İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu

50. Yıl İlkokulu 0-2 Plevne İlkokulu

Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Vali Fahri Yücel İlkokulu

Trakya Birlik İlkokulu 2-1 Şükrüpaşa İlkokulu

BEŞİNCİ TOPLU SONUÇLAR

Şehit Asım İlkokulu 0-2 Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu

İnönü İlkokulu 0-2 Ticaret Borsası İlkokulu (İnönü maça çıkmadı)

Gazi İlkokulu 2-0 Mustafa Necati İlkokulu

Cumhuriyet İlkokulu 0-2 Fevzipaşa İlkokulu

ALTINCI TOPLU SONUÇLAR

Yüksek Yeşil İlkokulu 1-2 Vali Fahri Yücel İlkokulu

Trakya Birlik İlkokulu 2-0 Lalaşahinpaşa İlkokulu

 75.Yıl İlkokulu 2-0 50. Yıl İlkokulu

 Kurtuluş İlkokulu 0-2 Plevne İlkokulu

YEDİNCİ TOPLU SONUÇLAR

İnönü İlkokulu 0-2 Şehit Asım İlkokulu (H)

Tayakadın İlkokulu 2-0 Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu

Mithatpaşa İlkokulu 0-2 Fevzipaşa İlkokulu

Gazi İlkokulu 0-2 Cumhuriyet İlkokulu

SEKİZİNCİ HAFTA MAÇLARI

Yüksel Yeşil İlkokulu  – Trakya Birlik İlkokulu

Şükrüpaşa İlkokulu – Lalaşahinpaşa İlkokulu

Kurtuluş İlkokulu – 75.Yıl İlkokulu

Kadripaşa İlkokulu – 50. Yıl İlkokulu

Edirne’de U16 grup birinciliği

2025-2026 Futbol Sezonu U16 Türkiye Şampiyonası Birinci Kademe Grup Müsabakaları 4 takımın katılımıyla 27-28 Mart tarihlerinde Edirne’de gerçekleştirilecek.

Müsabakaların teknik toplantısı ve kura çekimi 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 15.30’da Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu sosyal tesislerinde yapılacak. 4 takımın katılacağı birinci kademe maçları eleme usulüne göre oynanacak.

KATILACAK TAKIMLAR

Tekirdağ – Maramaraspor

Tekirdağ – 100.Yıl Spor

Kırklareli – Lüleburgaz Atletikspor

Çanakkale – Bigaspor

STATÜNÜN BAZI MADDELERİ

2025 – 2026 sezonu U16 Türkiye Şampiyonası 1. Kademe Müsabakaları 78 ilden 139 takımın katılımı ile 24 grup merkezinde oynanacaktır. 8’er takım10 grup, 7şer takımlı 1 grup, ve 4er takımlı 13 grup, oluşan 24 grupta müsabakalar 26 – 28 Mart 2026 tarihlerinde oynanacaktır.

U-16 Yerel Amatör Lig müsabakalarında; 2010 ve 2011 doğumlu futbolcular oynayabilir, 2012 doğumlu 2 (iki) futbolcu müsabaka isim listesine yazılabilir ve oynayabilir. U-16 Yerel Amatör Lig müsabakalarında 2013 ve sonrası doğumlu futbolcular oynayamaz.

Müsabaka süresi 40’ar dakikalık 2 devre olmak üzere 80 dakikadır. Devre arası 15 dakikadır. Yedek oyuncu sayısı 7’dir. Müsabakalarda 5 oyuncu değişikliği yapılabilir.

U16 Türkiye Şampiyonası müsabakalarında; beraberlik halinde uzatma oynatılmaz. Doğrudan 5’er penaltı atışlarına geçilir. 5’er penaltı atışlarında eşitlik bozulmaz ise seri penaltı atışlarına geçilir.

Edirnespor’dan 3. Lig’e veda maçları

Edirnespor, veda ettiği Nesine 3. Lig’deki son 5 maçından ilkinde bugün deplasmanda Polatlı 1926 Spor Kulübü ile karşı karşıya gelecek.

Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 26. hafta programında yer alan 8 karşılaşmadan Polatlı 1926 Spor Kulübü – Edirnespor dahil 4’ü bugün, 4’ü ise yarın oynanacak. Polatlı 1926 Spor Kulübü – Edirnespor  karşılaşması Polatlı İlçe Stadı’nda saat 16.00’da başlayacak.

Edirnespor ligin ilk yarısında rakibini Tunca sahasında 1-0 yenmişti.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 265. HAFTA PROGRAMI

24 Mart 2026 Salı

Polatlı 1926 Spor Kulübü – Edirnespor 

Polatlı İlçe – 16.00

Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. – Yalova Fk 77 Spor Kulübü 

İbrahim Yazıcı Nilüfer Stadı – 16.00

Silivrispor – Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. 

Silivri Müjdat Gürsu – 16.00

Kestel Çilek Spor Kulübü – Bulvarspor 

Minareli Çavuş Spor Tesisleri – 16.00

25 Mart 2026 Çarşamba

Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Galata Spor Kulübü 

Alemdağ Stadyumu –  14.00

İnkılap Futbol Spor Kulübü – İnegöl Kafkas Spor Kulübü 

Ömerli Stadı –  16.00

Çorlu Spor 1947 – Bursa Yıldırım Spor Kulübü  

General Basri Saran – 16.00

Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü – Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü

Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı – 16.00

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 25. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş . 0-0/Kestel Çilek Spor Kulübü 

Edirnespor 0-0 Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 

Bursa Yıldırım Spor Kulübü 1-1 Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 

İnegöl Kafkas Spor Kulübü 3-2 Çorlu Spor 1947 

Galata Spor Kulübü 0-1 İnkılap Futbol Spor Kulübü 

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. 3-0 Bulvarspor 

Yalova Fk 77 Spor Kulübü 0-0 Silivrispor 

Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 0-0 Polatlı 1926 Spor Kulübü