Kentleşme ve çevre Saadet merceğinde

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda bu kez  “Kentleşme ve Çevre Sorunları” konusu ele alındı.

Türkiye’de hızla artan kentleşmenin beraberinde getirdiği çevresel, sosyal ve yapısal problemler kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Türkiye’de hızlı kentleşme süreci şehirlerde birçok çevre sorununu beraberinde getirmiştir. Plansız yapılaşma, nüfus yoğunluğu ve betonlaşma; hava kirliliği, su kıtlığı, sel riski, atık sorunları ve yeşil alan kaybını artırmıştır. Özellikle büyükşehirlerde motorlu taşıt yoğunluğu ve sanayi faaliyetleri çevre kirliliğini ciddi boyutlara ulaştırmaktadır.

Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve taşkınlar şehir yaşamını daha da zorlaştıran hale getirmektedir. Bu nedenle suyun korunması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve çevre dostu ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak Türkiye’de şehirlerin daha yaşanabilir hale gelmesi için çevre bilincinin artırılması, güçlü yerel yönetimlerin oluşturulması ve uzun vadeli şehir planlamalarının yapılması gerekmektedir. Sürdürülebilir, dayanıklı ve çevreyle uyumlu şehirler geleceğin en önemli hedeflerinden biridir” ifadelerine yer verildi.

Rapora ilaveten, “Daha yaşanabilir şehirler için çevre seferberliği” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada ise şöyle denildi:

“Türkiye’de hızlı kentleşme, beraberinde birçok çevre sorununu da getirmektedir. Artan nüfus, plansız yapılaşma, trafik yoğunluğu, hava kirliliği, su kaynaklarının azalması ve yeşil alan kaybı şehir yaşamını olumsuz etkilemektedir. Kuraklık, sel ve aşırı hava olayları da şehirler için önemli bir risk haline gelmiştir.

Bugün şehirlerimizin daha yaşanabilir, sağlıklı ve dayanıklı hale gelmesi için yeni şehircilik anlayışlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Çevre dostu ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kaynaklarının korunması ve yeşil alanların artırılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bu kapsamda yağmur suyunun değerlendirilmesi, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması ve yürünebilir şehirlerin oluşturulması hem çevresel hem de sosyalaçıdan büyük katkılar sağlayacaktır.

Daha temiz hava, daha güçlü altyapı, daha fazla yeşil alan ve sürdürülebilir şehirler için yerel yönetimlerin, kurumların ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”

Edirne’de 2025’te trafik canavarına 40 can

Edirne’de 2025 yılında meydana gelen 1279 adet trafik kazasında 40 kişi hayatını kaybederken, 1 726 kişinin yaralandığı bildirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu 2025Yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerinden “Edirne İli Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşım şöyle:

“Edirne’de 1279 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi.

Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %86,5’i yerleşim yeri içinde %13,5’i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti.Ölümlü yaralanmalı trafik kazası en çok 39bin 266kaza ile İstanbul’da gerçekleşmiştir. İstanbul’u 17 bin 548kaza ile Ankara, 15 bin 516 kaza ile İzmir ve 14 bin 423kaza ile Antalya izlemiştir. 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasının en az gerçekleştiği il ise 169 kaza ile Ardahan olmuştur. Ardahan ilini 233 kaza ile Bayburt, 253 kaza ile Tunceli ve 318kaza ile Hakkari illeri takip etmiştir. Edirne ili bu sıralamada 1 279 ölümlü yaralanmalı kaza ile 53. sırada yer almıştır.

Edirne’de trafik kazalarında 40 kişi hayatını kaybederken, 1 726 kişi yaralandı.

Türkiye’de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi. Edirne’de meydana gelen 1 279adet ölümlü yaralanmalı  trafik kazası sonucunda toplam 40kişi ölürken bunların, 18’i kaza yerinde, 22’si ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle30 gün içinde hayatını kaybetti.1 726 kişi ise trafik kazası sonucunda yaralandı.

Türkiye’de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi.

Türkiye’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0’a geriledi.

Türkiye’de 2025 yılında il düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara’da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul’da görülürken;  en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan’da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan’da gerçekleşti.”

TAKSAV yine dolu dolu

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakfı (TAKSAV) Edirne Temsilciliği’nce 22 Mayıs tarihine kadar sağlıklı yaşamdan sinemaya, psikolojiden kitap analizine kadar farklı başlıklarda pek çok ücretsiz etkinlik gerçekleştirilecek.

 TAKSAV Edirne tarafından hazırlanan program kapsamında ilk etkinlik dün akşam Uzman Diyetisyen Esra Bilge yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Sağlıklı Yaşam Seminerleri – Beslenme Metaforları” oldu.

13 Mayıs Çarşamba günü ise Dr. M. Baki Demirtaş eşliğinde “Film Okuması – Dark City” etkinliği düzenlenecek. Sinema üzerine gerçekleştirilecek söyleşi ve çözümleme programı saat 20.00’de katılımcılarla buluşacak.

Program kapsamında 18 Mayıs Pazartesi günü Dr. Fizyoterapist Gülnur Öztürk tarafından “Nefes Atölyesi – 3. Aşama Uygulama ve Derinleşme” etkinliği gerçekleştirilecek. Atölye çalışmasının saat 20.30’da başlayacağı belirtildi.

20 Mayıs Çarşamba günü Uzman Psikolog Nergis Özdinç yürütücülüğünde “Psikoloji Sohbetleri – Öz Şefkat” başlıklı etkinlik düzenlenecek.

Programın son etkinliği ise 22 Mayıs Cuma günü gerçekleştirilecek “TAKSAV Kitap Kulübü” buluşması olacak. Moderatörlüğünü Esra Kılavuz’un üstleneceği etkinlikte, konuk Mehmet Berk Yaltırık ile “Hünaşamzade” kitabı üzerine analiz ve söyleşi yapılacak.

TAKSAV Edirne yetkilileri, kültür ve sanat etkinliklerine ilgi duyan tüm yurttaşları programlara davet etti.

Aramızdan ayrılanlar

NAİDE DUĞAN VEFAT ETTİ
Yağcılı Köyü sakinlerinden Naide Duğan, 92 yaşında vefat etti.
Ömer Duğan’ın eşi, Sezgin, Ersin, Erdinç Duğan, Nurcan Akgün ve merhum Mustafa’nın anneleri Naide Duğan için dün Yağcılı Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Naide Duran’ın cenazesi köy mezarlığında toprağa verildi.
KAMİL URAN VEFAT ETTİ
Veteriner Hekim Kamil Uran, 57 yaşında vefat etti.
Keşan ilçesinden merhum camcı Kadir Uran ve merhume Emine Uran’ın oğulları, Ayşe Üstün ve Neşe Günay’ın kardeşleri, Saliha Uran’ın eşi, Ilgın ve Başak Uran’ın babaları Veteriner Hekim Kamil Uran için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Kamil Uran’ın cenazesi Keşan Asri Mezarlığı’na defnedildi.

ERGENE YALVARARAK AĞLIYOR!

Hüseyin ERKİN

DSİ em. Böl. Müd. Yrd.

Kırk yıl önce bir iki damarı hastalanmaya başlayan Ergene Nehri diğer damarlarının da giderek hastalanması sonrası ana damar ERGENE kolunun tıkanması sonucu kalp krizi geçirmeye devam ediyor. Bitkisel hayata giren Ergene Nehri yaşam mücadelesine devam ediyor. Sorumlu hekimler zaman zaman yaptıkları açıklamalarda oksijen oranında yükselme olduğu, iyileşme belirtileri görüldüğü açıklamaları yapılıyor. Dualarınızı ihmal etmeyin çağrısı yapılıyor. Hasta Ergene Nehri hayatını kaybetmeden radikal cerrahi tedavinin yapılmaya başlanması şarttır.

Geriye doğru baktığımızda 2003 yılında Edirne – Kırklareli – Tekirdağ milletvekilleri (AKP ve CHP) tamamı ve diğer milletvekillerinin imzaları ile ‘Ergene Kirliliği ve Çevreye Etkileri Meclis Araştırması Önergesi’ verilmişti. Zamanın Edirne Milletvekili Rasim Çakır ve 33 arkadaşı, Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ve 24 arkadaşı önerge sahipleri olarak konuyu canlı tutup meclis kürsüsünden detaylı dile getirmişlerdi. Meclis tutanaklarından konu üzerinde yapılan konuşmaları tekrar detaylı olarak okudum. Önergeler kabul görüp ‘Ergene Kirliliği ve Çevreye Etkileri Meclis Araştırma Komisyonu’ kuruldu. Komisyon bölgede detaylı çalışmalar yaptı. DSİ olarak bizde önerilerimizi ve çözüm projelerimizi komisyona ilettik. Güzel ve detaylı bir rapor hazırlandı. Bu rapor içinde benimde çok desteklediğim‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulması maddesi vardı. Lakin Meclis Araştırma Komisyon Raporu sonrasında bir gelişme olmadı. Yıl sonuna doğru Edirne Milletvekili Rasim Çakır, 24 Aralık 2003 tarihli yazılı soru önergesi ile Başbakana ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulması konusunu soruyor. Zamanın Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe bu soru önergesine verdiği cevapta ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü kurulması ile ilgili bakanlığımızda herhangi bir çalışma yoktur’ denmiştir.

Maalesef bu güzel araştırma raporu konusunda sonraki yıllar dahil ciddi bir çalışma yapılamamıştır. Başta Uzunköprü olmak üzere Ergene kirliliği ile ilgili birçok tepki eylemi ve mitingler yapıldı. Sonuç alınıp kimse bu konu ile ilgili bir meclis araştırma komisyonu raporunda yapılması gerekenler var zaten en azından bunları uygulayalım demedi. Ta ki 2011 yılında zamanın Çevre Bakanınca ‘Şafak Harekatı’ olarak bir eylem planı açıklanarak ‘Ergene de yüzülecek. Balık tutulacak’ dendi. Milyonlarca para harcandı. Çerkezköy-Çorlu hinterlandında gayri nizami sanayi düzenini yeni oluşturulacak 7 OSB ile arıtmalardan çıkan sular toplanıp ‘Marmara Denizi Derin Deşarj Projesi’ ile denize verilecekti. Deniz deşarj hattı yapıldı (hat üzerine bir de 2 MW HES) planlanmıştı. Maalesef denize deşarj sistemi tamamen işler hale henüz getirilemedi. Belediyelerin atıksuları yapılan arıtmalar ile arıtılarak Ergene’ye veriliyor. Lakin bunlarında bir kısmı istenilen standartlarda işletilemiyor. (2003 yılı meclis araştırma raporunda öngörülen belediye atıksu arıtma tesisleri 20011-2025 yılları arasında ancak tamamlanabildi)

Ergene gene aynı kirlilik parametrelerinde 4. – 5. sınıf su olarak akmaya devam ediyor. Hatta bir çok firma arıtma yapmadan proses sularını gece geç saatlerde Ergene’ye boşaltmaktadır. Gelişen arıtma teknolojisi ve imkanlar çok artmasına rağmen ‘Ergene Kabusu’ devam etmektedir. Trakya’da evsel ve sanayi arıtma tesisleri atık çamurları ve evsel katı atıklar da ayrı bir sorun olmuştur. ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulmasının ne kadar önemli olduğu günümüzde çok daha net görünmektedir.

Ergene kirliliği ve çevre etkileri zararları, telafisi mümkün olmayan boyutlara ulaşmıştır. Konunun acilen ‘Bölgenin Öncelikli Geleceği’ hem tarım hem de sağlık açısından ele alınması gerekir. Ergene Ovası yok edilmek üzere, Ergene Nehri Meriç Nehri’ne birleştiği için Saros Körfezi de risk altındadır. Ayrıca DSİ Sulama Projeleri Pompaj Depolamalı Barajlar ve Aşağı İpsala Ovası Meriç Nehri’nden sulanacak şekilde planlandığından kullanılan sulama suyunun da standartlara uygun olması gerektiği unutulmamalıdır.”

Belgesiz büyükbaş taşıyan sürücüye; 42 bin 86 lira ceza!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Havsa ilçesinde sevk belgesiz ve veteriner sağlık raporu olmayan 2 büyükbaşın bulunduğu kamyonetin sahibine, 42 bin 86 lira ceza uygulandı.

İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen yol kontrol uygulamasında, büyükbaş hayvan taşıyan kamyonet durduruldu. Kamyonette yapılan kontrollerde, 2 büyükbaşın sevk belgeleri ve veteriner sağlık raporlarının bulunmadığı tespit edildi. Araç sürücüsüne 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında 42 bin 86 lira ceza uygulandı, büyükbaşlara el konuldu.

Konuyla ilgili İl Tarım ve Hayvan Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; hayvan sevklerinde belge ve veteriner sağlık raporlarının eksiksiz olmasının, hayvan sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

2.Amatör’e 5 maçla devam

Cemal KUDAY

Edirne 2.Amatör Futbol Ligi’ne 5 karşılaşma ile devam edilirken, A Grubu’nda İstasyon, B Grubu’nda da Beyendik maç fazlalığıyla liderliğe yükseldi.

5 karşılaşmadan 2’si merkez, 1’i Keşan, diğer 2’si ise Beyendik ve Uzunköprü’de oynandı. Y.Muhacır – Aslıhan arasındaki karşılaşma ise oyuncu yetersizliği nedeniyle yapılamadı.

HAFTANIN TOPLU SONUÇLARI

A Grubu:

İstasyon 3-1 Edirne Birlik

K.Pazar 1–3 Hıdırağa

B Grubu:

Beyendik 3-2 Mescidpaşa

Y.Muhacır – Aslıhan (iptal)

C Grubu:

Keşan Genç Ordu 2-2 Meriç

Havsa 3-0 1964 Yıldız

U12’lerde 3 takım namağlup

Edirne U12 Futbol Ligi’ne A Grubu’nda 6, B Grubu’nda 4 olmak üzere toplam 10 karşılaşma ile devam edildi.

U12 Futbol Ligi’nde A Grubu’nda 48, B Grubu’nda 27 olmak üzere fileler tam 75 kez havalandı

Edirne U12 Futbol Ligi’nde A Grubu’nda Alsancak, B Grubu’nda ise Keşan Gençordu ve İpsalaspor yollarına namağlup olarak devam ediyor.        

A GRUBU 7. HAFTA SONUÇLARI

Sancaktar 0–3 Alsancak

Edirnespor 3–1 Aslantepe

Çınar 11-0 25 Kasım

Şükrüpaşa 5-0 Şükrüpaşa Atletik

Edirne Birlik 14-0 Özel İdare

Trakya Kartalları 10-1 Yıldırım GB

B GRUBU 4. HAFTA SONUÇLARI

Keşan Genç Ordu 10-1 Keşan İdmanyurdu

Keşan Zafer 0-3 Keşan GB

Uz. Veteranlar 4-6 İpsala

Uzunköprüspor 0–3 Keşan

TÜRKİYE YOLLARINDA – 1

2019 yılından beri Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gezmeye gidiyoruz eşimle birlikte. Sadece 2020 yılında pandemi nedeniyle gidememiştik.

Genellikle yaz başlangıcı veya sonbahara denk geliyordu gezilerimiz. Bu yıl ilk defa ilkbaharda görelim dedik memleketimizi ve 23 Nisan’da başlattık gezimizi.

15 gün boyunca Türkiye’nin her bölgesinde olmak üzere 30 ilin sınırlarında teker izimiz kaldı. 5580 km’lik yolculuğumuz büyük bir bölümü kasabalar, ilçeler, köyler arasında geçti. Güney’de 30 derecelerde yaptığımız yolculuklar doğuda dağlarda 2 derecelerde yağan kar ve buzlu yollarda devam etti. Gün geldi bir günde üç mevsimi yaşadık.

Edirne’den başlayan yolculuğumuz Ege, Akdeniz, Güneydoğu, Doğu, İç Anadolu ve Karadeniz’in kıyısından sonra yine kendi bölgemizde sona erdi

Ağırlıklı olarak Öğretmen Evlerinde ve otellerde geceledik bütçemiz sınırlarında. Sabah kahvaltısı verilmeyen yerlerde çorba veya gittiğimiz bölgenin yerel fırınlarının ürünleriyle kahvaltılarımızı geçiştirdik. Öğlenleri ve akşamları da yöreleri özgü yemeklerin tadına bakmaya çalıştık.

Gittiğimiz her bölgede, kentte, kasabada yörenin insanlarıyla kültürleriyle iletişim kurmaya çalıştık. Genellikle de olumlu karşılandık.

Türkiye insanı misafir seviyor. Dünya’da böyle bir başka ulusun olamayacağını düşünüyorum. Kimden yardım isteseniz geri çevirmiyor. Kime bir şey sorsanız yardımcı olmaya çalışıyor. Yıllar önce bir sohbette kulaklarıma kazınmıştı;

“Bu ülkede hangi kapıyı çalsanız, açım deseniz, size mutlaka ekmek ve su verirler”

Böyle işte memleketimizin insanı. Adeta tek bir olumsuz bir durumla bile karşılaşmadık yollarda, konakladığımız yerlerde. Yolu yitirdiğimizde kullanmayı pek beceremediğimiz teknolojik navigasyon(Türkçe’si yolbul)’a değil de yörenin insanlarına güvendik, öyle bulduk yolumuzu, yönümüzü.

Otoban ve duble yollara mecbur olduğumuz zaman girdik, genelde kasabalar, köyler arasında sürdü yolculuklarımız.

Konaklamak için genellikle küçük yerleşim yerlerini tercih ettik her seferinde. Kent olarak sadece Hatay’da kaldık. Küçük yerleşim birimlerinde insanlarla daha iyi iletişim içinde olabildik. Yörelerin insanlarını, kültürlerini daha iyi tanımak imkanı bulduk. Oysa mecburen girmek zorunda kaldığımız büyük kentlerde beton yığınları içimizi kararttı, tekrar tekrar yine küçük kasabalara, köylere, doğanın içine attık kendimizi.

Ege ve Akdeniz’in kıyı güzelliklerinin yanında diğer bölgelerde ovaların, yaylaların, dağların güzel manzaraları eşliğinde kendimizden geçtik.

Hatay ve çevresinde son depremde yaşanmış yıkımlar, insanların ayakta kalma mücadeleleri içimizi acıttı.

Yörelerin insanlarıyla yaptığımız sohbetlerde birkaç tane de öykü konusu çıktı benim için. Gittiğimiz bir ilçede eşimin parkta yörenin bir kadınıyla yaptığı sohbet, kadının kısa sürede anlattıkları, kumalığının öyküsü, yaşam mücadelesi, çektiği sıkıntılar romanlara konu olacak türden. Öykülerimize yansıyacaktır ilerleyen zamanlarda bu anılar.

Yaşadığımız güzelliklerin yanında yorgunluklarımız, tek sürücü olduğum için sürekli araç kullanmaktan yorgun düştüğüm anlar da oldu. Yolun kenarında düşmüş taşın üstünden geçerken yaşadığımız korku da; yağmurlu bir havada Karlıova ile Erzincan arasında Yedisu ilçesinin o daracık, bozulmuş asfalt yolunda, yer yer toprak kaymaları, dağlardan düşen taşlar yüzünden korku içinde yolculuklarımız da oldu.

Yorgunluktan uyuya kaldığımız yerlerde uyandığımızda iyi ki gelmişiz buralara diyerek uyandık her sabah.

15 gün sürdü gezimiz 2026 yılı programımız şimdilik sona erdi. Önümüzdeki sene nereye mi? Kısmet artık diyelim.