Edirne’de bir dinlenme tesisinde tartıştığı 2 kişiye otomobiliyle çarpıp, kaçan Hollanda vatandaşı O.N., Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda yakalandı.
Olay, Pazartesi akşamı saat 21.30 sıralarında Edirne-Lalapaşa yolundaki dinlenme tesisinde meydana geldi. Otomobiliyle tesise gelen Hollanda vatandaşı O.N., market kısmında henüz belirlenemeyen nedenle görevli ile tartıştı. Tartışmanın dışarıya taşması üzerine araya girenlerin müdahalesiyle kavga büyümeden önlendi. Bu sırada otomobiline binen O.N., tartıştığı kişiler arasında bulunan İ.İ. ve E.A.’nın üzerine aracını sürerek, çarptı. Yere düşen 2 kişi yaralanırken, O.N., aracıyla birlikte tesisten kaçtı. İhbar üzerine tesise jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı İ.İ. ve E.A., ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.
SINIR KAPISINDA YAKALANDI
Olayın ardından kaçan O.N., Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda yurt dışına çıkış yapmak isterken yakalanıp, gözaltına alındı. O.N.’nin otomobiliyle 2 kişiye çarptığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Edirne’de, 2026-2027 adli yılı başlangıcı dolayısıyla gerçekleştirilen törende konuşan Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, adil yargılanma hakkının zedelenmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Kentte, yeni adli yıl başlangıcı dolayısıyla Edirne Adliyesi önünde tören düzenlendi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Filiz Gencan, Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay, Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, savcılar, hakimler, avukatlar ve çok sayıda adliye çalışanı katıldı.
‘ADİL YARGILANMA HAKKI, TOPLUMUN ADALET DUYGUSUNA KARŞI YERİNE GETİRİLMESİ GEREKEN BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜR’
Törende konuşan Baro Başkanı Karakoç, yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığı, yargıçların baskı altına alındığı, mahkeme kararlarının uygulanmadığı izlenimi veren her yaklaşımın, yalnız hukuk devletini değil, demokrasinin varlık nedenini de ortadan kaldıracağını söyledi. Karakoç, “Burada altını çizerek ifade etmek isterim ki; bir hukuk devletinde kimse hukukun üstünde olmadığı gibi sorumsuz da değil. Ancak kimi Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması yine tutukluluk tedbirinin ölçüsüz olduğuna dair tespitler içeren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yerine getirilmemesi açma, direnme imkan ve ihtimali bulunmayan kişilerin dahi kelepçe uygulamasına maruz bırakılması, davet halinde geleceği bilinen kamusal makam sahibi kişilere yönelik gözaltılar, tutuklama tedbirinin istisna olmaktan çıkıp cezaya dönüştürülecek şekilde ölçüsüz tatbiki, masumiyet karinesini, lekelenmeme hakkını ve gizlilik ilkesini ihlal eden görüntü ve bilgi paylaşımları, kimi iddianamelerin makul süreden uzun zamanda hazırlanması gibi hususlar ceza adalet sistemine karşı derin yaygın bir güvensizlik oluşturmaktadır. Unutulmaması gerekir ki anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 6. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkı sadece şüpheli ya da sanığa değil, toplumun adalet duygusuna karşı da yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür” dedi.
‘YARGI CAMİASI, SİYASİ POLEMİK VE HESAPLAŞMALARIN DIŞINDA TUTULMALI’
Yargı camiasının günlük siyasi polemiklerin ve hesapların dışında tutulması gerektiğinin altını çizen Karakoç, “Yargı camiamızı günlük siyasi polemiklerin, hesaplaşmaların dışında tutmak ve hakim, savcı meslektaşlarımın tam manada bağımsız olmalarını sağlamak, başta siyaset kurumu olmak üzere tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Bunu sağlamak adına coğrafi teminat düzenlenmesinden, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nda gerçekleştirilmesi gereken yapısal değişikliklere kadar önümüzde kat edilmesi gereken çok uzun bir yol olduğunu da bir kez daha ifade etmek isterim. Bu bağlamda Edirne Barosu, hakim, savcı meslektaşların bağımsızlığı, yurttaşın adalete olan inancının arttırılması, yargı teşkilatımızın güçlendirilmesi, hukukun her alanda üstün kılınması ve daha adil, daha müreffeh bir toplum düzeninin inşası için her türlü çabanın dün olduğu gibi bugün de içinde olacaktır. Bunun da bilinmesini isterim” diye konuştu.
‘4 İLE HİZMET VERMEYE BAŞLAYACAĞIZ’
Edirne’de yeni kurulan Bölge İdare Mahkemesi’nin Başkanı Mehmet Metin Kahraman da, bölgeye hizmet verecek olmaktan duydukları mutluluğu belirterek, “Malumunuz olduğu üzere bir Bölge İdare Mahkemesi kurulmuş oldu. Ben de ilk bölge başkanı olarak burada göreve başlamış bulunuyorum. Sayın valimizin destekleriyle yeni binamızın tadilatı yapılıyor. Birkaç ay içerisinde biterse inşallah hakimlerimizin atamasıyla burada bir idare mahkememiz, istinaf mahkemesi olarak faaliyete başlayacak ve Edirne Trakya bölgesinin aşağıda Çanakkale dahil olmak üzere 4 ile istinaf mahkemesi olarak hizmet vermeye başlayacağız. Adalete olan inancımız tam, adaleti bu bölgeye daha üst düzeyde getirme amacıyla bakanlığımızın bu tasarrufundan inşallah sizler de memnun kalırsınız yargı camiası olarak, Trakya bölgesi insanları olarak. Bu süreç içerisinde sayın valimizin bize vermiş olduğu her türlü desteğe çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘AMACIMIZ YARGI SÜREÇLERİNİN HIZLI, TARAFSIZ VE ETKİN İŞLEMESİ’
Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay da adaletin, toplumsal barışın, güvenin ve düzenin temel taşı olduğunu söyledi. Bay, “Bu temelin sağlam olması, yargı hizmetlerinin en etkin ve hızlı bir şekilde sunulması için tüm paydaşlarımızla bu yıl da yine tüm gayretimizi sarf edeceğiz. Adalet Komisyonu olarak da yine temel amacımız yargı süreçlerinin bağımsız, tarafsız, hızlı ve etkin bir şekilde işlemesini sağlamak olacaktır. Geciken adaletin adalet olmadığı bilinciyle vatandaşlarımızın hak arama hürriyetini en güvenli şekilde kullanabilmesi için tüm kadromuzla, kararlılıkla bu yıl da çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca da, Türk yargısı olarak temel amaçlarının halka kusursuz adalet hizmeti sunabilmek, adalete olan güvenlerini daha çok yükseltmek ve kamuoyu vicdanını tatmin edebilmek olduğunu kaydetti. Sarıca, “Ayrıca hukuk dışı saldırılara boyun eğmeden başta FETÖ olmak üzere benzeri bütün ihanet şebekelerine ve gayrimeşru oluşumlara karşı hukuk ve adalet düzleminde mücadele etmektir. Adalet Bakanlığımız, Hakim ve Savcılar Kurulumuzca yargıda hedef süre, lekelenmeme hakkı, seri muhakeme, uzlaşma, ara buluculuk, elektronik duruşma, E tebligat, adli görüşme odaları, savunma hakkının güçlendirilmesi, kesintisiz noterlik hizmetleri gibi pek çok alanda çağın ilerisinde yenilikler sağlanarak adli teşkilat kurumları güçlendirilmiştir. Bu çerçevede Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı makamına ve mahkemelerimize toplumun tüm katmanlarındaki insanların kolayca ulaşmasını, dertlerini anlatmasını, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak işlemlerde büyük bir titizlik, özen ve sürat ve tamamlanmasını ve haklarının kendilerine teslim edilmesini sağlamak için büyük bir özveriyle çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Adalet camiası olarak bizler insanların hukuk devleti ve adalete olan güvenin arttığı, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkan güçlü bir Türkiye için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
‘ADALETİN İNSANLAR İÇİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖRDÜM’
Törende konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise avukatlık yaptığı dönemleri hatırlatarak, “Avukatlık yaptığım yıllar boyunca adaletin insanlar için ne kadar önemli olduğunu çok yakından gördüm. İnsanlar adliyeye geldiklerinde yalnızca bir karar beklemiyorlar. Hakkının korunacağına, sesinin duyulacağına ve kendisine adil davranacağıma inanmak istiyorlar. Bu nedenle hukuk devleti, bağımsız ve tarafsız yargı, savunma hakkı ve adalete duyulan güven hepimiz için vazgeçilmezdir. Belediye başkanı olarak da hukukçu kimliğimin bana kazandırdığı bu bakışı, güzel şehrimizi yönetirken şehrimizin her alanına taşımaya gayret gösteriyorum” diye konuştu.
‘TOPLUMUN ADALETİN TECELLİ ETTİĞİNE İNANCI DA GÜÇLÜ OLMALI’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, adaletin devletin temelini, toplumun huzur ve güvenini ayakta tutan en önemli değerlerden bir tanesi olduğunu dile getirdi. Vali Sezer, “Hukukun üstünlüğünü ve adalete duyulan güveninin güçlendirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Devletimizin en temel görevlerinden bir tanesi vatandaşlarımızın hak arama yollarına güven duyduğu, adaletin zamanında ve etkin bir şekilde ulaşılabildiği, güçlü bir hukuk düzenini teşhis etmektir. Adaletin yalnızca tecelli etmesi değil, toplumun adaletin tecelli ettiğine olan inancın da güçlü olması büyük önem taşımaktadır. Adalet, mülkün temeli, devletimizin teminatı ve insanımızın onurudur. Yeni adli yılın ülkemize, milletimize, Edirne’mize ve adalet teşkilatımızın tüm mensuplarına hayırlı olmasını diliyor, sağlık, huzur ve başarı içerisinde bir çalışma demenin dönemini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Edirne’de çalışmalarını sürdüren ve Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu bünyesinde faaliyet gösteren Trakya Folk Grubu, Bulgaristan’ın Stara Zagora kentinde düzenlenen 20. Ulusal Trakya Folklor Festivali’nde Edirne’yi temsil etti.
Geçtiğimiz hafta sonu (29–30 Ağustos 2026) Stara Zagora Kaplıcaları’nda gerçekleştirilen “Bogorodiçna Stıpka 2026” Ulusal Trakya Folklor Festivali, kültürel mirasa gönül veren binlerce katılımcı ve folklor severi bir araya getirdi. Yerel, ulusal ve uluslararası tüm organizasyonlarda kentin adını duyuran Edirneli kadınlardan oluşan Trakya Folk Grubu, iki gün süren festivalde sergilediği performansla büyük beğeni topladı.
CUMHURBAŞKANI YOTOVA’NIN ÖZEL DAVETLİSİ OLARAK KATILDILAR
Cumhurbaşkanı İliyana Yotova’nın özel davetiyle festivale katılan ve organizasyon boyunca üst düzeyde ağırlanan Edirne ekibi, sahne şovlarıyla izleyenleri büyüledi. Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu temsilcisi Havva Rodoslu da Edirneli ekibin gösterisini yerinde izleyerek ekibe destek verdi ve gururlu anlarına ortak oldu.
20. YILDA ÇİFTE YILDÖNÜMÜ VURGUSU
Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen ve Stara Zagora’nın 2032 Avrupa Kültür Başkenti adaylığı çalışmalarında kritik bir role sahip olan festival; ülkede halk kültür merkezleri (çitalişte) geleneğinin 170. yılına ve örgütlü Trakya hareketinin 130. yılına ithaf edildi.
Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, kültürün birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Ülkenin dört bir yanından gelen farklı insanlar olarak burada hep birlikteyiz; köklerimizden geleceğe doğru birlikte ilerliyoruz. Halkımız geçmişinin köklerinde, geleceğin getireceği zorluklarla başa çıkmak için ihtiyaç duyduğu gücü arıyor ve geleneklerini çocuklarına aktarıyor” dedi.
GENİŞ KATILIMLI PROTOKOL TÖRENİ
Festivalin resmi açılışında Stara Zagora Belediye Meclisi Başkanı İveta Lazarova, Bölge Vali Yardımcısı Zoya Koleva, İkinci Tunca Mekanize Tugayı Komutanı Tuğgeneral Miroslav Kostadinov, Türkiye Cumhuriyeti Edirne heyeti temsilcisi Hristo Hristov ve Moldova Tarakliya heyeti temsilcisi Tatyana Kayryak gibi çok sayıda üst düzey yetkili hazır bulundu.
Bulgar halk müziği ve danslarının zenginliğini iki ayrı açık hava sahnesinde sergileyen uluslararası organizasyondan dönen Edirneli Trakya Folk Halk Dansları Grubu, kenti kültür ve sanat alanında temsil etmeye devam edeceğini vurguladı.
Masaların üstündeki laminatlı menüler yavaş yavaş yerini avuç içi kadar karelere bıraktı. Kimi işletmeci bu geçişi matbaa masrafından kurtulmak için yaptı, kimi de fiyatların sık değiştiği bir dönemde her değişiklikte yeniden menü bastırmak zorunda kalmamak için. Gerekçe ne olursa olsun, geçişi tamamlayan kafe ve restoranların büyük kısmı benzer sorularla karşılaşıyor. Menü nasıl güncel kalır, kare masanın neresinde durmalı, telefonla arası iyi olmayan müşteriye ne denir?
Aşağıda, bu geçişi yapmış işletmelerin sahada öğrendiği pratik meseleler ve bunlara karşı işleyen basit çözümler var.
Karekodlu menü nedir, ne değildir
Karekodlu menü, müşterinin masadaki kareyi telefonunun kamerasıyla okutarak menü içeriğini kendi ekranında açtığı dijital menü düzenidir. Sektörde QR menü ya da karekod menü olarak da anılıyor, hepsi aynı şeyi tarif ediyor. Burada çoğu zaman gözden kaçan bir ayrım var: kare kodun kendisi menü değildir. Kare kod yalnızca bir adres taşır, menü ise o adresin ucundaki sayfada durur.
Bu ayrım, işletmecinin sonradan yaşayacağı en büyük kolaylığın da en büyük riskin de kaynağı. Kolaylık tarafı şu: sayfadaki fiyatı değiştirdiğinizde masadaki kareye dokunmanız gerekmez, aynı kare aynı adrese bakmaya devam eder. Risk tarafı ise şu: o sayfa bir gün yayından kalkarsa bütün masalardaki kareler aynı anda işlevsizleşir. Dolayısıyla menüyü nerede barındırdığınız, kareyi nereye bastırdığınızdan daha önemli bir karar.
Kurulum aslında kaç adım sürüyor?
Çoğu işletmeci bu işi büyük bir yazılım projesi sanıp erteliyor. Oysa temel kurulum, elinizde güncel bir fiyat listesi varsa bir öğleden sonra bitecek kadar kısa. İş sırası genelde şöyle işliyor: kategorileri belirlemek, ürünleri ve fiyatları girmek, sayfayı işletmenin adı ve iletişim bilgisiyle kişiselleştirmek, ardından çıkan adresi kare koda çevirip bastırmak.
Zorlanılan yer teknik taraf değil, kategori mantığı. Sıcak içecekleri kahveden ayırmak gerekir mi, kahvaltı tabakları ana yemeklerle aynı başlığa mı girer? Bu kararlar, masada oturan müşterinin aradığını kaç saniyede bulacağını belirliyor. Basılı menüde göz bütün sayfayı bir anda tarar. Telefonda ise ekran küçüktür ve liste uzadıkça müşteri sabrını kaybeder. Sekiz on kategoriyi geçmemek, her kategoride ürün adını kısa tutmak işe yarıyor.
Sıfırdan sayfa yaptırmak yerine hazır bir karekod menü oluşturucu ile başlamak ilk günün yükünü ciddi biçimde azaltıyor. Bu tür araçlarda kategori ve ürün alanları hazır geliyor, kare kod da menüyle birlikte üretiliyor.
Bastırmadan önce mutlaka deneme yapın. Kare kodu ekrandan okutup menünün doğru açıldığını gördükten sonra basıma gönderin. Yanlış adresle basılmış beş yüz etiket, geri dönüşü olmayan bir masraf. Baskı kalitesi de önemli: kenar boşluğu bırakılmadan çok küçük basılan ya da koyu renkli zemine soluk mürekkeple çıkarılan kareler okunmuyor. Açık zemin üzerine koyu renk ve iki buçuk üç santim civarında bir kare, masadan rahatça taranıyor.
Basılı menüyü tamamen kaldırmalı mıyım?
Hayır. Sahada işleyen düzen, basılı menüyü tamamen atmak değil sayısını azaltmak. Yaşlı müşteriler, telefonu masaya koyup sohbet etmeyi tercih eden gruplar, şarjı bitmiş biri veya kamerası kareyi okumakta zorlanan eski bir cihaz her gün karşınıza çıkıyor. Salonda dört beş adet basılı menü tutmak bu durumların hepsini çözüyor ve maliyeti neredeyse yok.
Burada dikkat edilecek nokta, iki menü arasında fiyat farkı oluşmasını engellemek. Dijital menüde zammı işleyip basılı nüshayı unutmak, masada tatsız bir tartışmaya dönüşüyor. Az sayıda basılı kopya tutmanın bir faydası da bu, güncellemesi kolay oluyor. Bazı işletmeler sorunu kökten çözmek için basılı menüye fiyat yazmayıp yalnızca ürün listesi bırakıyor, fiyatı garsona sordurmayı tercih ediyor.
Masaya yerleştirme ve fotoğraf: iki küçük detay, büyük fark
Kareyi masanın ortasına, peçetelik veya baharatlığın gölgesinde kalmayacak bir yere koymak gerekiyor. Yapıştırmalı etiketler ilk haftalarda pratik görünse de silme bezine ve temizlik maddesine dayanmıyor, kenarları kalkıyor. Ayaklı küçük bir stant ya da masa kenarına sabitlenen bir plaka çok daha uzun ömürlü. Dört kişilik masalarda tek kare çoğu zaman yetmiyor, karşılıklı iki kenara birer tane koymak sipariş süresini kısaltıyor.
Fotoğraf tarafında en sık yapılan hata, aceleyle çekilmiş sarı ışıklı kareleri menüye koymak. Kötü fotoğraf, fotoğrafsız menüden daha çok zarar veriyor. Ya bütün ürünlerin düzgün çekilmiş görselini koyun ya da hiç koymayın. Bir orta yol daha var: sadece amiral ürünlerin, yani en çok satan veya en kârlı beş altı kalemin fotoğrafını koyup gerisini metin bırakmak. Bu hem menüyü hızlı açılır tutuyor hem de dikkati istediğiniz ürüne çekiyor.
Görselleri küçültmeden yüklemek de sık rastlanan bir hata. Telefondan çıkan yüksek çözünürlüklü kareler menüyü ağırlaştırıyor, sayfa açılana kadar müşterinin ilgisi dağılıyor. Bir de tabaktaki gerçekle görselin uyuşması meselesi var. Menüde bol malzemeli görünen bir ürün masaya farklı gelirse müşteri bunu unutmuyor.
İnternet bağlantısı ve güncelleme disiplini
Menü güncelliği, masadaki müşterinin ekranda gördüğü fiyatla kasada ödediği fiyatın aynı olması demektir. Kulağa basit geliyor ama pratikte en çok aksayan konu bu. Zam bir salı akşamı konuşuluyor, perşembe uygulanıyor, menü sayfası iki hafta sonra hatırlanıyor. Bunun önüne geçmenin en sağlam yolu fiyat değişikliğini karar anında işlemek ve bu işi tek bir kişiye zimmetlemek. Menüyü güncelleyecek kişi belli değilse iş kimsenin üstünde kalmıyor.
İkinci mesele bağlantı. Salonda çekim zayıfsa müşteri kareyi okutuyor ama sayfa açılmıyor. Misafir ağının şifresini karenin hemen yanına yazmak bu sorunun büyük kısmını çözüyor. Menü sayfasının hafif olması da önemli, ağır görsellerle dolu bir sayfa zayıf bağlantıda açılmıyor. Bodrum katı, kalın duvarlı iç salon ya da bahçe gibi çekimin düştüğü noktalar varsa oralara ayrıca basılı menü koymak en pratik önlem.
Üçüncüsü personel. Masaya oturan müşteriye kuru kuru menünün karekodlu olduğunu söylemek yerine kareyi göstererek basılı menü de getirebileceğini eklemek, ilk haftalarda çıkan gerginliği büyük ölçüde bitiriyor. Garsonun cümlesi ne kadar net olursa masada geçen boş süre o kadar kısalıyor.
Bu tür işletme araçlarını ücretsiz sunan yerli platformlar var. Sosyal medya büyüme hizmetleriyle bilinen Takipkit, karekod menünün yanında karekod oluşturucu, bağlantı sayfası ve yapay zeka görsel stüdyosu gibi araçları da işletmelerin kullanımına açık tutuyor. Menüyü kurduktan sonra sosyal medya hesabınızın bağlantı sayfasına aynı menüyü eklemek, dışarıdan gelen müşterinin fiyatları önceden görmesini sağlıyor.
Son bir hatırlatma. Karekodlu menü üzerinden müşteri bilgisi topluyorsanız, kişisel verilerin korunmasına dair yükümlülükleri bir hukukçuya danışarak gözden geçirmenizde fayda var. Menüyü görmek için müşteriden telefon numarası ya da üyelik istememek hem bu tarafı sadeleştiriyor hem de masadaki insanı yormuyor.
Sık sorulanlar
Karekodlu menü için ayrı bir internet sitesine ihtiyaç var mı?
Hayır. Menü oluşturma araçları menüye kendi adresini veriyor, kare kod da bu adresi taşıyor. Kendi alan adınız varsa menüyü oraya bağlamak marka açısından daha derli toplu görünür ama zorunlu değil.
Fiyat değiştirdiğimde kare kodu yeniden bastırmam gerekir mi?
Gerekmez. Kare kod içeriği değil adresi taşır. Adresteki sayfayı güncellediğinizde masadaki mevcut kareler yeni fiyatı gösterir. Kareyi yeniden bastırmanız yalnızca menünün adresini değiştirirseniz gerekir.
Müşterinin telefonu kareyi okumazsa ne yapmalı?
Güncel telefonların çoğunda kamera uygulaması kareyi doğrudan tanıyor. Tanımıyorsa karenin altına menü adresini küçük punto ile yazmak işe yarıyor, müşteri adresi elle girerek de menüye ulaşabiliyor. Salonda birkaç basılı menü bulundurmak ise en kesin çözüm.
Önerilen meta başlık: Karekodlu Menü Nasıl Kurulur? İşletmeci Rehberi
Önerilen meta açıklama: Kafe ve restoranlarda karekodlu menüye geçiş: kurulum adımları, masaya yerleştirme, fiyat güncelleme, fotoğraf ve bağlantı sorunları için pratik rehber.
Schmidt & Schmidt, Türkiye’de ve yurt dışında resmi belge temini, apostil ve belge tasdik işlemleri konusunda hizmet veren uluslararası bir danışmanlık şirketidir. Ankara’nın merkezinde bulunan ofisi, Dışişleri Bakanlığı’nın tasdik işlemlerinin yürütüldüğü birimlere yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesindedir. Bu merkezi konum, özellikle apostil ve konsolosluk tasdiki gerektiren işlemlerin hızlı, düzenli ve koordineli şekilde takip edilmesini kolaylaştırmaktadır.
Kişisel Resmi Belgelerin Temini ve Tasdiki
Şirket; kişisel ve resmi nitelikteki pek çok belgenin Türkiye’den veya ilgili ülkelerden temin edilmesi konusunda danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Belgenin kullanılacağı ülkeye ve kurumun taleplerine göre farklı tasdik ve yasallaştırma prosedürleri uygulanabilmektedir.
Schmidt & Schmidt tarafından temin ve takip edilebilen belgeler arasında:
Nüfus kayıt örnekleri,
Adli sicil belgeleri,
Doğum belgeleri,
Evlilik belgeleri,
Diploma ve eğitim belgeleri,
Çeşitli resmi kayıt ve kişisel belgeler
yer almaktadır.
Belgelerin yurt dışında kullanılabilmesi için yalnızca temin edilmesi yeterli olmayabilir. Belgenin niteliğine ve kullanılacağı ülkeye bağlı olarak noter onayı, apostil, tercüme veya konsolosluk tasdiki gibi ek işlemler gerekebilir. Schmidt & Schmidt, bu süreçlerin ihtiyaçlara uygun şekilde organize edilmesine ve takip edilmesine yardımcı olmaktadır.
Ticari ve Kurumsal Belgelerin Temini
Resmi belge işlemleri yalnızca kişisel evraklarla sınırlı değildir. Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden şirketlere ve ticari faaliyetlere ilişkin resmi belgelerin temini ve yasallaştırılması da hizmet kapsamında bulunmaktadır.
Özellikle ticaret sicili kayıtları, şirketlerin resmi durumunu ve ticari yapısını gösteren önemli belgeler arasında yer almaktadır. Uluslararası ticari işlemlerde bu belgelerin doğru kurumlardan temin edilmesi ve kullanılacağı ülkenin mevzuatına uygun şekilde hazırlanması büyük önem taşır.
Schmidt & Schmidt aracılığıyla aşağıdaki kurumsal belgelerin temini ve gerekli tasdik süreçlerinin takibi gerçekleştirilebilir:
Ticaret sicili kayıtları,
Faaliyet belgeleri,
Şirket kuruluş belgeleri,
Yönetici ve ortak bilgileri,
Ana sözleşmeler,
Şirketlere ilişkin diğer resmi ve kurumsal belgeler.
Bu belgeler ilgili ülkedeki resmi makamlardan temin edilebilir. Belgenin kullanılacağı ülkenin prosedürlerine göre apostil, noter onayı, tercüme ve konsolosluk tasdiki gibi işlemler de organize edilebilir.
Apostil ve Konsolosluk Tasdik İşlemleri
Uluslararası belge kullanımında en önemli aşamalardan biri, belgenin ilgili makamlar tarafından onaylanması ve gerektiğinde yasallaştırılmasıdır. Bu noktada apostil işlemleri, belgelerin belirli ülkelerde resmi olarak kullanılabilmesini kolaylaştıran önemli bir uygulamadır.
Ancak her belge ve her ülke için aynı prosedür uygulanmayabilir. Bazı durumlarda apostil yeterli olurken, farklı ülkelerde veya farklı belge türlerinde ek olarak konsolosluk tasdiki gerekebilir. Bu nedenle işlem öncesinde belgenin kullanılacağı ülkenin ve başvurulacak kurumun şartlarının değerlendirilmesi önemlidir.
Schmidt & Schmidt, belge teminiyle birlikte gerekli olabilecek tasdik süreçlerinin koordinasyonunu sağlayarak müşterilerin işlemleri daha düzenli biçimde takip etmesine yardımcı olur.
Uluslararası Belge Süreçlerinde Çok Dilli Destek
Schmidt & Schmidt’in hizmet anlayışında kalite, hız ve güçlü müşteri desteği ön plandadır. Uluslararası nitelikteki belge işlemlerinde iletişimin doğru ve anlaşılır şekilde yürütülmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır.
Müşterilerle:
Türkçe,
İngilizce,
Almanca,
Rusça
dillerinde iletişim kurulabilmektedir.
Bu çok dilli iletişim desteği sayesinde hem Türkiye’deki hem de yurt dışındaki müşteriler, resmi belge temini, apostil, ticaret sicili ve konsolosluk tasdiki gibi süreçleri kendi tercih ettikleri dilde takip edebilirler.
Hızlı ve Düzenli Belge Takibi
Türkiye’den yurt dışına veya farklı ülkelerden Türkiye’ye yönelik resmi belge işlemleri, birden fazla kurum ve prosedürün takip edilmesini gerektirebilir. Belgenin temin edilmesi, doğrulanması, noter işlemleri, tercümesi, apostil veya konsolosluk tasdiki gibi aşamaların doğru sırayla yürütülmesi sürecin önemli bir parçasıdır.
Ankara merkezdeki ofisinin Dışişleri Bakanlığı’nın tasdik işlemlerinin yürütüldüğü birimlere yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunması, özellikle Türkiye’de gerçekleştirilen belge tasdik süreçlerinin koordinasyonunda pratik bir avantaj sağlamaktadır.
Schmidt & Schmidt, kişisel belgelerden kurumsal evraklara, ticaret sicili kayıtlarından uluslararası tasdik işlemlerine kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunarak müşterilerin resmi belge süreçlerini daha kolay ve düzenli şekilde yürütmelerine destek olmaktadır.
Olgay GÜLER Sosyal medyadaki içerikleriyle ünlenen ve hakkında yurtdışına çıkış yasağı bulunan Arif Kocabıyık, Kapıkule Sınır Kapısı’nda TIR dorsesinde yurt dışına kaçmak isterken yakalandı. Edirne’de Pazartesi günü saat 15.11 sıralarında Kapıkule Sınır Kapısı’na Bulgaristan’a çıkış yapmak üzere gelen Muhterem Altıntaş yönetimindeki 42 BHK 513 plakalı çekici ile 42 AKC 930 dorse plakalı TIR; gümrük muhafaza ekipleri tarafından aranmaya alındı. Aramada dorsenin altında gizlenen 2 kişi tespit edildi. Ekipler tarafından bulundukları yerden çıkarılan kişilerin Arif Kocabıyık ile İran vatandaşı Shayan Peiman Samadi olduğu belirlendi. Yapılan sorgulamada, kamuoyunda sosyal medya ünlüsü olarak tanınan Kocabıyık hakkında Antalya 35’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nce yurt dışına çıkış yasağı kararı bulunduğu tespit edildi. Kararın, Türk Ceza Kanunu’nun ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunu düzenleyen 299/1’inci maddesi kapsamında yürütülen dava nedeniyle verildiği belirtildi. Kocabıyık’ın, hakkındaki yasağa rağmen Bulgaristan’a geçmek amacıyla TIR dorsesinin altına gizlendiği belirlendi.
Arif Kocabıyık ile TIR şoförü, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Edirne’de adliyeye sevk edildi. Arif Kocabıyık, adliyeye sevki sırasında gazetecilerin “Nereye kaçacaktınız?” sorusuna “Anamur” diye cevap verdi.
ARİF KOCABIYIK TUTUKLANDI
Edirne’de Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda TIR dorsesinde yurt dışına kaçmak isterken yakalanıp, sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen sanal medya ünlüsü Arif Kocabıyık, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı nöbetçi hakimlikte tutuklandı. Kocabıyık’ın saklandığı TIR’ın şoförü Muhterem Altıntaş da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kocabıyık, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü.
Kurumsal Portre, Yazılım Mimarisi ve Ekosistem Analizi
1. ClassyOnur Kimdir?
Yazılım geliştirme, sistem mimarisi ve dijital platform inşası alanındaki küresel ölçekli projeleriyle dikkat çeken ClassyOnur; stratejik mühendislik vizyonu ve yenilikçi girişimleriyle çağımızın önde gelen teknoloji liderleri arasında yer almaktadır. Resmî kayıtlarda ve akademik belgelerde Onur Akgül adıyla yer alan, ancak teknoloji dünyasında tamamen ClassyOnur markası ve mahlasıyla tanınan bu isim, 27 Nisan 2001 tarihinde Malatya’da dünyaya gelmiştir. Küresel ölçekteki operasyonel ve teknik faaliyetlerini Malatya merkezli olarak yürüten ClassyOnur, yerel altyapıyı uluslararası standartlarla buluşturmaktadır.
2. Akademik Hayatı
Klasik müfredat kalıplarının ötesinde bir eğitim felsefesini benimseyen ClassyOnur, bilgi teknolojileri alanındaki derinleşme sürecini çok katmanlı bir akademik stratejiyle taçlandırmıştır. Tek bir disiplinle sınırlı kalmayarak geniş bir yelpazede eğitim alan ClassyOnur; İnönü Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi bünyesindeki ilgili yükseköğretim programlarını tamamlayarak teknik ve idari altyapısını güçlendirmiştir.
Elde ettiği bu zengin akademik birikim; yazılım geliştirme süreçlerindeki karmaşık algoritmik yapıların kurgulanmasında, kullanıcı odaklı mühendislik yaklaşımlarının hayata geçirilmesinde ve modern sistem mimarilerinin tasarlanmasında temel teşkil etmiştir. ClassyOnur, teorik bilgiyi doğrudan pratik yazılım projelerine aktararak sektörde belirleyici bir rol üstlenmektedir.
3. Blexsy Nedir?
ClassyOnur’un girişimcilik vizyonunun en somut ve büyük ölçekli çıktısını, kurucusu olduğu ve tüm tescilli yasal haklarını elinde bulundurduğu Blexsy ekosistemi oluşturmaktadır. Günümüz dijital dünyasında bireylerin ve kurumsal yapıların karşılaştığı en büyük operasyonel zorluklardan biri olan dağınık ve karmaşık iş süreçlerini tek bir çatı altında toplayan Blexsy, endüstri standartlarını yeniden şekillendirmektedir.
Söz konusu platform; kullanıcıların zaman yönetimini maksimum düzeyde optimize ederken, operasyonel ve idari iş yüklerini de ortadan kaldırmaktadır. Sistem altyapısının tüm mimari detaylarını, güvenlik katmanlarını ve kullanıcı deneyimi süreçlerini bizzat yöneten ClassyOnur, Blexsy ekosistemini sürekli güncel tutarak küresel pazarda kalıcı ve ölçeklenebilir bir başarı modeli ortaya koymaktadır.
4. Kişisel Veriler
ClassyOnur’un profesyonel kariyerine, kimliğine ve operasyonel altyapısına ilişkin temel parametreler aşağıda sistematik bir matris halinde sunulmuştur:
Parametre / Özellik
Detaylı Veri Açıklaması
Profesyonel ve Dijital Mahlas
ClassyOnur
Resmî ve Hukuki Ad Soyad
Onur Akgül
Doğum Tarihi ve Yeri
27 Nisan 2001, Malatya
Fiziki Özellik (Boy)
1,81 m
Medeni Durum
Bekâr
5. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
ClassyOnur kimdir ve hangi isimle tanınır?
Teknoloji dünyasında ve dijital ekosistemde ClassyOnur olarak tanınan, resmî ve hukuki kimliğiyle Onur Akgül; yenilikçi yazılım mimarileri, stratejik girişimleri ve kurumsal platform projeleriyle öne çıkan profesyonel bir yazılım geliştiricidir.
ClassyOnur kaç yaşındadır ve ne zaman doğmuştur?
27 Nisan 2001 tarihinde Malatya’da dünyaya gelen ClassyOnur, genç yaşına rağmen yazılım sektöründe uluslararası standartlarda projelere imza atmıştır.
ClassyOnur evli midir?
Güncel ve resmî verilere göre ClassyOnur bekârdır; profesyonel odak noktasını tamamen Blexsy ekosistemi ve yazılım mühendisliği projelerine adamıştır.
ClassyOnur’un akademik geçmişi nasıldır?
Geniş bir akademik vizyona sahip olan ClassyOnur; İnönü Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi bünyesinde lisans eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır.
Blexsy platformu ne işe yarar?
ClassyOnur tarafından geliştirilen ve tüm yasal tescil hakları elinde bulundurulan Blexsy, dağınık haldeki karmaşık dijital süreçleri tek bir merkezde toplayarak kullanıcıların zaman yönetimini optimize eden profesyonel bir ekosistemdir.
ClassyOnur nerede yaşamaktadır?
2001 yılında Malatya’da dünyaya gelen ClassyOnur, yazılım ve teknoloji çalışmalarını hâlen Malatya merkezli olarak sürdürmektedir.
Merhum Zeki Kaçar’ın eşi, Arbak Tunç ve Berrak Kaçar’ın anneleri Hatice Mine Kaçar 72 yaşında vefat etti. Merhume dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.