Kategori arşivi: Siyaset

Martin’in rozeti Özel’den!

Olgay GÜLER
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, İYİ Parti’den istifa etmesinin ardından bir süre bağımsız olarak belediye başkanlığını görevini yürüten ve 18 Eylül’de resmen Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katılan Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’e, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında CHP lideri Özgür Özel rozetini taktı.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ni kazanan belediye başkanı Ediz Martin, İYİ Parti’den istifa etmesinin ardından 18 Eylül’de ilçe başkanlığında düzenlenen törenle resmen Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katıldı. Martin’e parti rozetini, bugün TBMM’de düzenlenen grup toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel takarak, ‘baba evine hoş geldin’ dedi. Martin’e mecliste, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İl Başkanı Harika Taybıllı ve Uzunköprü İlçe Başkanı Turgut Özgüç de eşlik etti.


‘BİR ROZET DE GENEL BAŞKANDAN’
Grup toplantısında konuşan CHP lideri Özel, baba evinin kapılarının herkes için açık olduğunu söyleyerek, “Üçüncü yasama yılının ilk günü, büyük bir coşku var. Sokaktaki heyecanı hissediyorsunuz. Ayrıca bu coşkunun, bu sahiplenmenin ne anlama geldiğini de biliyorum, ona da birazdan değineceğim ama bir çağrı yaptık; ‘baba evinin kapıları açık’ dedik. Edirne Uzunköprü’de partimizden aday adayı olmayan, demokratik bir şekilde yarıştığımız, seçimi kazanan ama kökü Cumhuriyet Halk Partisi’nde olan, Cumhuriyet Halk Partisi onun da baba evi olan Ediz Martin başkanımız belli bir süredir bağımsızdı. Bugün baba evine dönmeye karar verdi. İlçe başkanlığımızda rozetini il başkanımız baba evinde taktı. İlk toplantıda bir rozet de genel başkandan, Cumhuriyet Halk Partisi grubundan, hoş geldin başkanım. Eğer baba evine bir dönüş olacaksa önce ilçe başkanlığı, il başkanlığı ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütüyle kenetlenilecek, ondan sonra böyle el ele, kol kola gelinecek, başımızın üstünde baba evindeki yeri alınacak” dedi.
Özel, Martin’e rozetini takmasının ardından Milletvekili Yazgan, İl Başkan Taybıllı ve Uzunköprü ilçe başkanı Özgüç ile beraber el kaldırıp kameralara poz verdi.

‘Eğitim sistemi çöküşe geçti’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne’nin eğitim alanında yaşadığı gerilemeye dikkat çekerek, bu durumun yalnızca Edirne’ye özgü olmadığını, tüm Türkiye’de benzer sorunların hissedildiğini ifade etti. Balkanlı, Edirne’nin eğitimdeki gerilemesinin ülkenin eğitim politikasındaki eksikliklerin bir yansıması olduğunu vurguladı.

“Edirne eğitimde Türkiye’nin ilk 3’ünden, 50. sıraya düştü”

Balkanlı, Edirne’nin yıllar önce eğitimde Türkiye’nin en başarılı illerinden biri olduğunu hatırlatarak, son dönemde yaşanan dramatik düşüşün altını çizdi. CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, “Edirne, bir zamanlar eğitimde Türkiye’nin ilk üç sıralamasındayken, şimdi ne yazık ki 50. sıraya kadar geriledi. Bu durum sadece Edirne’ye özgü değil; ancak Edirne’deki düşüş çok daha fazla hissediliyor. Eğitimde Türkiye’nin her bölgesinde nitelik ve nicelik olarak ciddi bir gerileme söz konusu” dedi.

“Eğitim sistemi çöküşe geçti”

Balkanlı, Türkiye genelinde eğitim sisteminin çöküşe geçtiğini belirterek,  öğretmen eksikliğinden müfredat sorunlarına kadar birçok alanda sorunlar yaşandığını söyledi. Balkanlı, “Eğitim sistemi, öğrencilerimize yeterli bilgi ve beceriyi kazandıramıyor. Nitelikli öğretmen sayısı yetersiz, okulların fiziki koşulları sorunlu ve müfredat öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap veremiyor. Tüm bu sorunlar, gençlerimizin geleceğini olumsuz etkiliyor. Eğitim, bir ülkenin kalkınmasında en temel unsurdur. Ancak Türkiye, bu alanda hızla geri gidiyor” diye konuştu.

“Edirne’deki eğitim gerilemesi geleceğimizi tehdit ediyor”

Edirne’nin eğitimde yaşadığı gerilemenin il genelinde büyük bir endişe yarattığını vurgulayan Balkanlı, bu durumun öğrencilerin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. “Eğitimde bu kadar geride kalmak, sadece bugünümüzü değil, geleceğimizi de tehdit ediyor. Edirne’nin gençleri, en iyi eğitim olanaklarına sahip olmayı hak ediyor. Ancak eğitim sistemimizdeki bu çöküş, gençlerimizin geleceğini karartıyor. Bu sorunu acil olarak ele almazsak, ilerleyen yıllarda çok daha büyük bir krizle karşı karşıya kalacağız” dedi.

“CHP olarak eğitimde reform şart”

CHP’nin eğitimde reform yapmayı birinci öncelik olarak gördüğünü belirten Yücel Balkanlı,  “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, eğitimde nitelikli ve eşit bir sistemi yeniden kurmak için çalışıyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, okulların fiziki ve eğitimsel şartlarını iyileştirmek ve öğretmenlerimizin özlük haklarını güçlendirmek için kapsamlı bir reform programına sahibiz. Türkiye’nin geleceği, gençlerimizin iyi bir eğitim almasına bağlıdır. Bu sorunu çözmek için kararlıyız” ifadelerini kullandı.

‘İsrail durdurulmalı, Netanyahu hesap vermeli’

Olgay GÜLER
AK Parti Edirne teşkilatı İnsan Hakları Başkanlığı tarafından, İsrail’in Gazze’de 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırının yıldönümünde basın açıklaması gerçekleştirilerek, devam eden vahşet karşısında İslam dünyasının ortak adım atamaması eleştirildi.
AK Parti il başkanlığı tarafından, Gazze’de başlayan katliamın birinci yılında gerçekleştirilen basın açıklamasıyla İsrail devleti bir kez daha protesto edildi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasını AK Parti Edirne İl Başkan Yardımcısı, İnsan Hakları Birim Başkanı Murat Nalça okudu. Nalça, Filistin halkının maruz kaldığı zulmü bir kez daha güçlü bir şekilde kabul etmediklerini ve Filistin davasını savunmaya devam edeceklerini kaydetti.


‘1 YILDA 42 BİNDEN FAZLA MASUM SİVİL ŞEHİT DÜŞTÜ’
İsrail’in, Gazze Şeridi’ne yönelik başlattığı saldırılar ile Filistinli savunmasız sivilleri hedef aldığını söyleyen Nalça, uluslararası hukuku hiçe sayarak büyük bir insanlık suçuna imza attığını kaydetti. Nalça, “İşlediği soykırım suçunun üzerini örtmek için de 7 Ekim’i bahane etmektedir. Bu noktada çok önemli bir gerçeğin altını çizmek istiyoruz: 7 Ekim’i, meselenin sanki sıfır noktasıymış gibi ele alan bir yaklaşımı kesinlikle kabul etmiyoruz. 7 Ekim esasında İsrail katliam ve soykırım makinasının hız ve şiddetinin daha da artmasıdır. Bir yılın içinde 17 binden fazla çocuk, 11 binden fazla kadın olmak üzere 42 binden fazla masum Filistinli sivil İsrail’in acımasız ve insanlık dışı saldırılarında şehit düştü. Hiçbir şey 7 Ekim’de başlamadı! Süre giden soykırıma 7 Ekim sebep olmadı. 77 yıllık bir işgal, zulüm ve katliam tarihinden bahsediyoruz. Topraklarından edilmiş; hakları ve malları gasp edilmiş; öldürülmüş; katliama uğramış milyonlardan bahsediyoruz. Böyle bir gasp ve hırsızlığın üstüne kurularak, uluslararası hamilerinden yüz bulup günümüze kadar gelen bu suç şebekesinden zaten ne hak ne hukuk ne de adalet beklenebilir” dedi.


‘BATILI DEVLETLER KINAMA CESARETİ BİLE GÖSTEREMEDİ’
Uluslararası hiçbir kurumun, söz konusu insanlık dışı durumun durdurulması için yeterli çaba sarf etmediğini söyleyen Nalça, “İnsan haklarını ağzından düşürmeyen bazı Batılı devletler maalesef ki İsrail’i kınama cesareti bile gösterememiştir. Bugün hala uluslararası toplum gereken adımları atmaktan, uluslararası hukuku işletmekten son derece uzaktır. İsrail, bölgenin ortasına Batılı güçlerce bırakılmış bir bomba misali on yıllardır bölgede istikrarsızlık ve kaos kaynağı olmayı sürdürmektedir. İsrail, kurulduğu günden bu yana, Batı’nın çifte standardını, iki yüzlülüğünü ve ikircikli tavrını gösteren bir örnek olmuştu. 7 Ekim’den bu yana da acizlik, zayıflık ve sefaletini de göstermiş oldu. Bugün bu katliama ses çıkarmayan hiçbir devletin kendini ciddi bir devlet olarak görme hakkı yoktur. Yine bugün bu soykırıma itiraz edemeyen hiçbir ülkenin insanlığa söyleyecek tek bir sözü kalmamıştır” diye konuştu.
‘İSRAİL DURDURULMALI, NETANYAHU HESAP VERMELİDİR’
Nalça, İsrail’in 1930’ların Nazi Almanyası’ndan farksız olduğunu belirterek, “Tıpkı Nazi Almanyası gibi soykırımcı, saplantılı ve ırkçı bir ideolojiye sahiptir. Yine tıpkı Nazi Almanyası gibi saldırgan, şımarık, küstah davranışlar sergilemektedir. İsrail bugün Ortadoğu’da etrafına bulaşan ve tüm bölgenin düzen ve istikrarını tehdit eden bir yapıdır. Nazi Almanyası’nın durdurulmamasının dünyanın başına açtığı dertleri tarihten biliyoruz. Bugün de İsrail durdurulmadığı takdirde tüm bölgeyi ateşe atana kadar devam edecektir. Bu nedenle tüm gücümüzle haykırıyoruz: İsrail durdurulmalıdır, Netanyahu hesap vermelidir” şeklinde konuştu.
‘TEK CEPHEDE BİRLEŞMELİYİZ’
Devam eden vahşet karşısında İslam dünyasının ortak adım atamamasını da eleştiren Nalça, “Bu anlamda güçlü bir Türkiye’nin daha adil bir dünya ve daha etkin bir İslam dünyası için ne kadar elzem olduğunu bir kez daha görüyoruz. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Filistin’in haklı davasını her zaman ve her platformda savunduk; savunmaya da devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca diplomatik yollarla değil, aynı zamanda insani yardımlar ve kalkınma projeleriyle de Filistin halkının yanında olmuştur. Filistin’e yapılan insani yardımların büyük çoğunluğu bugün ülkemiz tarafından yapılmaktadır. Konuyu insani boyutlarının yanı sıra stratejik boyutlarıyla da en ince ayrıntılarına kadar ele alıyoruz. İsrail saldırganlığının ülkemize de yönelebileceği riskini tüm bölge ülkeleri gibi biz de görüyoruz. Vadedilmiş topraklar safsatasının içine ülkemiz topraklarını da katan bu suç şebekesinin planlarının farkındayız. Stratejik tüm hazırlıklarını yapan bir ülkenin özgüvenini taşıyoruz. Fakat aynı zamanda toplumsal istikrarın da hayati olduğunu bildiğimizden iç cepheyi güçlü tutmak için vatandaşlarımızı ülkemizin karşılaşabileceği uluslararası tehditler konusunda siyasi ve ideolojik tutumlarından bağımsız olarak tek bir cephede birleşmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘FİLİSİN TÜM İNSANLIĞIN VİCDAN DAVASIDIR’
Güçlü Türkiye’nin ve siyasi iradenin hem bölge hem de insanlık için hayati öneme sahip olduğunun da altını çizen Nalça, “Filistin davasına sahip çıkan Cumhurbaşkanımızın küresel çeteler ve onların yerli işbirlikçileri tarafından yıllardır neden hedef alındığını bugünlerde yeniden idrak ediyoruz. Filistin, sadece bir coğrafi bölge ya da bir halkın mücadelesi değildir; Filistin, tüm insanlığın vicdan davasıdır. Filistin’in bağımsızlık mücadelesi, aynı zamanda evrensel insan hakları mücadelesidir. İsrail’in işgal politikalarına, Filistin halkına uyguladığı zulme ve insan hakları ihlallerine karşı mücadelemiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devam edecektir” dedi.

Katliamın yıldönümünde YRP’den protesto!

Olgay GÜLER

Yeniden Refah Partisi (YRP) Edirne İl Başkanlığı tarafından, İsrail’in Gazze’de başlattığı katliamın birinci yıldönümünde, öğle namazı çıkışı basın açıklaması gerçekleştirilerek lokma dağıtıldı.

YRP İl Başkanlığı’nca gerçekleştirilen basın açıklaması, Eski Cami önünde öğle namazı sonrası yapıldı. Basın açıklamasıyla eş zamanlı olarak cami önünde lokma dağıtıldı. Açıklamayı okuyan YRP İl Başkanı Hakan Çalışkan, İsrail’in hukuk önünde ve vicdanlarda hesap vermesi gerektiğini söyledi.

‘AÇIK BİR SOYKIRIM GİRİŞİMİ’

İl Başkanı Çalışkan, İsrail’in soykırım yaparak, insanlık suçu işlemeye devam ettiğini belirtti. Çalışkan, “7 Ekim 2023 tarihinden bu yana soykırımın 1. yılında işgalci Siyonist İsrail tüm dünyanın gözü önünde insanlığı yok ederek, soykırım yaparak savaş suçu islemeye devam etmektedir. Dünyanın neresinde olursa olsun başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere sivillere yönelik gerçekleştirilen tüm saldırıları; saldırılar kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun en sert şekilde kınıyoruz. Sivilleri doğrudan hedef alan, hastaneleri, okulları vuran bir zihniyetin uluslararası hukuk önünde ve vicdanlarda hesap vermesi kaçınılmazdır. Ortaya konulan tüm veriler ve görüntüler 12 Ocak 1951’de yürürlüğe giren Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin 2. maddesine göre çok açık bir soykırım girişimidir” dedi.

’16 BİN 859 ÇOCUK ŞEHİT EDİLDİ’

İsrail’in 1 yıllık süreçteki saldırılarında yaralanan ve hayatını kaybedenlere dair rakamlar paylaşan Çalışkan, “Sizlerle birkaç rakamı paylaşmak istiyoruz. Bugüne kadar 10.000 kişi kayıp, 51.495 şehit ve bunların 41.495’inin sadece cansız bedenleri hastaneler ulaşmıştır. 16.859 çocuk şehit edilmiş ve bunların içerisinde ki 171’i bebektir. Gazze şeridinde yaklaşık 2 milyon insan evlerinden yerinden edilmiştir. 125 okul ve üniversite tamamen yıkılmıştır. 5.000 kişi esir alınmıştır ve bunların 310’u sağlık personelidir. İsimleri bilinen 36 gazeteci de tutukludur. 12.000’e yakın yurtdışında tedavi olması gereken beklenen yaralılar vardır. Buradaki her rakamın arkasında katil işgalci Siyonist İsrail devleti tarafından öldürülen bir hikaye ve bir hayal vardır” diye konuştu. 

‘İSLAM ALEMİ GEREKLİ SOMUT ADIMLARI ATMALI’

İsrail devletinin çok açık bir şekilde soykırım suçu, ırk ayrımcılığı ve insanlığa karşı suç işlediğini belirten Çalışkan, “Kendisini, insan hakkı ihlalleri konusunda hiçbir kural ve kurum tarafından engellenemez olarak görüyor. Filistin’deki bu vahşeti sadece kınayarak seyretmeye devam etmek, dünyada da ahirette de yakamızı bırakmayacak bir vebaldir. Başta Türkiye olmak üzere tüm İslam aleminin gerekli somut adımları atmasını bekliyoruz. Yaşanan vahşeti durdurmak, insan haklarını esas alan adil ve kalıcı bir barış inşa etmek için; insan haklarını korumakla yükümlü uluslararası kuruluşları, uluslararası kamuoyunu ve tüm devletleri göreve davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışkan ayrıca, dün vefat eden Saadet Partisi kurucu başkanı Recai Kutan’a da Allah’tan rahmet diledi.

CHP’nin 81 il başkanından ortak tepki!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il başkanı tarafından gerçekleştirilen ortak basın açıklamasında Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a atılan adi iftiraların karşısında oldukları belirtilerek, “Genel Başkanımıza veya herhangi bir partilimize gelebilecek her türlü saldırı ve itibarsızlaştırmaya karşı tek vücut olarak en sert ve net tavrı göstereceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerine yer verildi.
CHP Edirne İl Başkanlığı’nca paylaşılan, partilerinin 81 il başkanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, Gülşah Durbay’ın bütün gücü ve kararlılığı ile görevinin başında olduğunun altı çizilerek şunlara yer verildi:
“Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay’a atılan adi iftiraların karşısındayız. 18 yaşından bugüne dek cumhuriyet değerlerini savunmak için partimizin her kademesinde mücadele eden, gençlik kollarımızda yetişmiş, bizlerin yoldaşı ve kardeşi olan Gülşah Başkanımıza 81 il örgütü olarak sahip çıkıyor ve kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Gülşah Başkanımız gün geldi gözaltına alınan genç yoldaşları için adliye önlerinde sabahladı, gün geldi partimize omuz vermek için çantasında bir kuru ekmek ile köy köy dolaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Manisa’nın en zor ilçelerinden biri olan Şehzadeler’de belediye başkan adayımız oldu. Örgütümüzle birlikte Manisa’da canını dişine takarak çalıştı; genç kız kardeşlerinin rol modeli, çocukların Gülşah ablası, Manisalıların evladı oldu ve imkansız denileni başararak genç yaşında Şehzadeler Belediye Başkanı seçildi.
Gülşah Durbay, kadınların siyasette, iş hayatında ve karar alma mekanizmalarında daha aktif roller üstlenmesi gerektiğine inanan ve bu uğurda mücadele eden bir cumhuriyet kadınıdır. Türkiye’de kadınların kimlik mücadelesi her alanda olduğu gibi siyasetin de temel mücadelesidir.
İstanbul Sözleşmesi’nden haksız ve hukuksuz şekilde çıkılmasının ardından artan kadına yönelik şiddet vakaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha da görünür hale gelmiştir. Kadına yönelik şiddetin bir türü olan psikolojik şiddet, sadece evlerin içinde değil siyasette ve iş hayatında kazanılan başarıların hazmedilememesi sonucu mücadele edilen başka bir konudur. Söz konusu saldırı tüm kadına yönelik şiddet olaylarında olduğu gibi politiktir ve sistematik bir yapının sonucudur.
Gülşah Başkanımızın verdiği büyük mücadeleler sonrasında zor bir hastalığa yakalandığını üzülerek öğrendik. Morale ve manevi güce en çok ihtiyaç duyduğu anda maruz kaldığı insanlık dışı saldırıyı kabul etmiyoruz. Gülşah Durbay, bütün gücü ve kararlılığı ile görevinin başındadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleri ve yol arkadaşları olarak bizler de onun yanındayız.
Şu unutulmasın; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde girdiğimiz 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl aradan sonra Türkiye’nin birinci partisi olduk. Genel Başkanımızdan Anadolu’nun en küçük beldesindeki baba ocağında çay demleyen sade üyemize kadar tüm Cumhuriyet Halk Partililer omuzlarındaki ağır yükün farkındadırlar. Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi ülkemizi içinde bulunduğu siyasi, sosyal ve ekonomik buhrandan kurtaracak olan, milletimizin sarsılmaz iradesi ve bu iradeyi kendine güç kabul eden Cumhuriyet Halk Partililerdir.
Zor şartlar altında iktidar mücadelesi veren partimize, Genel Başkanımıza ve Belediye Başkanımıza karşı ahlaksızca saldıranların hangi siyasi partiye mensup olurlarsa olsunlar kişisel menfaatlerinden başka hiçbir şey düşünmeyen zavallılar olduğunu çok iyi biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri olarak bu cinsiyetçi zihniyete karşı en ufak bir taviz vermeden mücadele etmeye devam edeceğiz.
Şunu herkes çok iyi bilsin ki, İktidar hedefine kilitlenmiş ve birbirlerine kenetlenmiş Cumhuriyet Halk Partilileri hiçbir güç yolundan çeviremeyecektir. 81 İl başkanı olarak tarihi bir yolculukta olduğumuzu ve bizi bu yoldan çevirmeye çalışacak odakların olduğunun ve olacağının bilincindeyiz. Bu yüzden Genel Başkanımıza veya herhangi bir partilimize gelebilecek her türlü saldırı ve itibarsızlaştırmaya karşı tek vücut olarak en sert ve net tavrı göstereceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ne Genel Başkanımızı ne de herhangi bir yoldaşımızı karanlık odaklara ve onların kirli maşalarına kurban etmeyeceğiz.
Halkımızın bizden beklediği gibi tek yürek olup çok çalışmaya devam edecek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini ilk genel seçimlerde mutlaka iktidar yapacağız.”

‘Adam gibi muhalefet yapın’


Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, ülkede kadınlara yönelik giderek artan vahşet ve şiddet olaylarına dikkat çekerek, Edirne siyasetinin bunlara sessiz kalmaması çağrısında bulunurken, iktidara da oldukça sert tepki gösterdi.
Memleket Partisi İl Başkanı Tunçyürek, yaptığı yazılı açıklamada, Edirne halkın temsilcilerinden bu konuda duyarlılık beklediğini, bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına kararlı adımlar atılmasını istediğinin altını çizerek şunları kaydetti:
“Edirne siyasetinin, Türkiye’de yaşanan kadınlara yönelik vahşet ve şiddet olaylarına karşı sessiz kalması, kabul edilemez bir durumdur. Tecavüz girişimlerine, kadınların kesilip parçalanmasına ve bu tür insanlık dışı saldırılara karşı tepki vermeyen ya da bu konuda açık bir duruş sergilemeyen siyasetçiler, halkın güvenini sarsar. Kadınlara yönelik şiddet, sadece bir bölgenin değil, tüm toplumun sorunudur. Edirne’deki siyasi liderlerin bu tür olaylar karşısında sessiz kalmak yerine, güçlü bir tavır alıp, adaletin sağlanması için gereken mücadeleyi vermesi gerekir.
Edirne halkı, temsilcilerinden bu konuda duyarlılık beklemekte ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına kararlı adımlar atılmasını istemektedir. Siyasetin görevi, halkın çıkarlarını korumak, adaleti sağlamak ve toplumsal değerleri savunmaktır. Eğer Edirne siyaseti bu tür olaylar karşısında suskun kalmaya devam ederse, bu sadece bölgedeki insanlara değil, tüm Türkiye’ye ihanet anlamına gelir.
Aklınızı başınıza alın adam gibi muhalefet yapın. AKP iktidarı ülkeyi cehenneme çevirmiştir. AKP’nin acilen ülkeden silinmesi bu zihniyetin silinmesi temizlenmesi lazım.Çıkın sesinizi çıkarın açılışları göstermelik gezmelerinizi bırakın. Yakında kimse sokağa çıkamayacak duruma gelecek!! Bugün ses çıkarmazsanız yarın sizin başınıza gelecek! Artık yeter…”

‘Belediye Başkanlarımız gözbebeğimiz’

Marmara Bölgesi CHP İl Başkanları, Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’nun ev sahipliğinde Bilecik’in Bozüyük ilçesinde buluştu. Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’na ziyaret gerçekleştiren CHP Marmara Bölgesi il başkanları, Türkiye’de örnek proje olarak gösterilen “BOZTRAM”a binerek tur gerçekleştirdi. Marmara Bölgesi CHP İl Başkanları , Bozüyük’te yaptıkları ortak açıklamada şunları kaydetti:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve koruyucusu Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kurulduğumuz ilk günden bugünlere, yüz yılı aşkın süre boyunca, türlü engellerle baş ederek; kurumsallaşmış köklü bir demokrasi geleneği ortaya koyduk.
Maruz kaldığımız baskı ve yıldırma girişimleri, tarihimiz açısından ilk defa karşı karşıya kaldığımız bir durum değildir.


Türkiye siyasi tarihinin her döneminde baskılara rağmen; ülkemizi daha ileri noktaya taşıma vazifemizin farkında olarak, güçlü mirasımızın ışığında ilerlemekten bir an olsun geri durmadık.
Bugün de yargıyı bir sopa olarak kullanarak siyaseti dizayn etmek isteyenlere, türlü iftira ve karalamalarla partimizi yıpratmak isteyenlere geçit vermeyeceğiz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel önderliğinde, partimizin tüm bileşenleri ve üyeleriyle birlikteliğimizi hiçbir güç hiçbir şekilde yalan, iftira ve riya ile bozamayacaktır. Bizler buna müsaade etmeyeceğimizi açıkça bildiriyoruz. Herkes tarafından bilinsin ki, tüm Belediye Başkanlarımız örgütlerimizin gözbebeğidir. Hiçbir kurgulanmış dava ya da komplo ve kumpas partimizin iktidar yürüyüşünü durduramayacaktır.”

MHP’ye 643 taze kan!

Olgay GÜLER
Edirne’de Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) yeni üye olan 643 kişi düzenlenen törenle partiye katıldı.
MHP Edirne İl Başkanlığı tarafından Irmak Düğün Salonu’nda üye katılımı ve Kuran tilaveti programı gerçekleştirildi. Programa MHP MYK Üyeleri İlker Yücel, Murat Kotra, Yavuz Tellioğlu ve Osman Gür ile birlikte çok sayıda partili katıldı. Yağlı güreş gösterileriyle başlayan programda İstiklal Marşı okundu. Ülkücü şehitler için Kur’an tilaveti ve dualar okunmasıyla süren programda açılış konuşmasını, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu yaptı.
“HERKES HADDİNİ BİLECEK, KAPIMIZIN ÖNÜNDE BAYKUŞ ÖTTÜRMEYİZ”
Ülkücülerin yuvasının ve partisinin MHP olduğunu söyleyen Tokluoğlu, başka partilerde ülküdaşlarının olmadığını belirtti. Ülkücüleri öz ailesi gibi gördüğünü ve kimseye ezdirmeyeceğini söyleyen Tokluoğlu, “Herkes haddini bilecek, kapımızın önünde baykuş öttürmeyiz, kanat çırpan akbabaların da kanatlarını koparırız” dedi.
Tokluoğlu’nun konuşmasının ardından Edirne ve ilçelerinde MHP’ye üye olan toplam 643 kişiye parti rozeti takıldı.

Yaz saatine çifte önerge!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, özellikle ikili eğitimdeki öğrenciler ile çalışanları olumsuz etkilediği gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesiyle kalıcı yaz saati uygulamasını TBMM gündemine taşıdı.
TBMM Başkanlığı’na ayrı ayrı yazılı soru önergesi sunan Yazgan, günlerin kısalmaya başlamasıyla sorunun derinleşeceğini vurguladı ve olumsuz sonuçların giderilmesi için çalışma yapılmasını isteyerek uygulamanın olumsuz etkilerine işaret etti. Gün ışığından daha fazla yararlanmak için saatlerin ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınması uygulamasının 7 Eylül 2016’daki kararname ile terk edildiğini ve kalıcı yaz saati uygulamasına geçildiğini anımsatan Yazgan, “Uygulama 2017’de yargı kararıyla durdurulmuş olsa da 2 Ekim 2018’de kalıcı hale getirilmiştir” dedi.
Söz konusu uygulamadan en çok ikili eğitim kapsamındaki öğrenciler ile işçilerin olumsuz etkilendiğine işaret eden Yazgan, “Sabahçı olarak adlandırılan gruptaki öğrencilerin okula sabah karanlıkta gittiği, öğlenci olarak adlandırılan gruptaki öğrencilerin ise okuldan karanlıkta çıktığı bilinmektedir. Günlerin kısalmaya başlamasıyla birlikte sorunun yeniden ağırlaşacağı tahmin edilmektedir” ifadelerini kullandı. Yazgan, okula ve işe karanlıkta gidilmesi ve gelinmesi sırasında yaşanan trafik kazalarının da kamuoyuna yansıdığını anımsatarak, soru önergesinde “Uzmanlar, uygulama nedeniyle enerji tüketiminde tasarruf sağlanmadığını, aksine elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin daha fazla kar ettiğini vurgulamıştır” ifadelerine yer verdi.
‘Çalışma yürütüyor musunuz?’
Yazgan, iki bakana da ayrı ayrı sorular yöneltti. Milli Eğitim Bakanı Tekin’e özellikle ikili eğitim sorununu hatırlatan Yazgan, “Bakanlığınız ikili eğitim sorununu çözmek için ne gibi çalışmalar yürütmektedir? İkili eğitim kapsamında olan öğrenci sayısı kaçtır? İkili eğitim görülen okul sayısı kaçtır ve tüm okullara oranı nedir? İkili eğitim kapsamındaki öğrencilerin eğitim kademelerine göre dağılımı nedir? Bakanlığınız kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin mağduri-yetlerin giderilmesi için çalışmalar yürütmekte midir? Kalıcı yaz saati uygulamasının olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla okula giriş ve çıkış saatlerinde düzenleme öngörülmekte midir?” diye sordu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a ise uygulamanın enerji tasarrufu nedeniyle getirildiğini hatırlatan Yazgan, şu soruları sordu:
“Kalıcı yaz saati uygulamasına devam edilmesinin gerekçesi nedir?
Uygulamanın yaşama geçirildiği 2016’dan Eylül 2024’e kadar enerji tasarrufu sağlanmış mıdır?
Eğer enerji tasarrufu sağlandıysa yıllara göre dağılımı nedir?
Uygulamanın enerji tasarrufuna katkı sağladığına yönelik açıklamaların dayanağı nedir ve bu verilere hangi yöntemle ulaşılmıştır?
Uygulamaya geçilmesine dayanak olduğu belirtilen ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nce hazırlandığı kaydedilen raporun kamuoyuyla paylaşılmamasının gerekçesi nedir?
Özellikle öğrenci ve çalışanların uygulamadan olumsuz etkilendiği yönündeki uzman açıklamaları dikkate alındığında olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması için çalışma yürütülmekte midir?
Kalıcı yaz saati uygulamasının ilk kez uygulandığı 2016’dan bu yana uygulamanın ekonomik ve sosyal etkileri araştırılmış mıdır?”

‘Çözüm Cumhuriyet Halk Partisi’nde’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Türkiye genelinde yaşanan ekonomik sorunlara dikkat çekerek, bu sorunların ülkenin her bölgesinde benzer olduğunu vurguladı. Balkanlı, tarımda, sanayide ve günlük yaşamda halkın karşı karşıya kaldığı zorlukların birbirinden farkı olmadığını belirtti ve çözüm için CHP’nin kararlılığına işaret etti.
“Sorunların hiçbiri birbirinden farklı değil”
Balkanlı, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan ekonomik sıkın-tıların birbirinden farklı olmadığını dile getirerek, şunları söyledi:
“Ekonomik sorunlara baktığı-mızda, Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum. Ülkenin neresine giderseniz gidin, emekçiler, tarım işçileri, esnaf, sanayiciler, kadınlar ve gençler aynı sorunlarla boğuşu-yor. Herkesin ortak derdi, geçim sıkıntısı, işsizlik ve adaletsizlik. Çalışanlar emeğinin karşılığını alamıyor, üreticiler ürettiği ürünün karşılığını göremiyor, halkımız ise her geçen gün daha da yoksullaşıyor. Sorunların hiçbiri birbirinden farklı değil, hepsi aynı yangının parçaları.”
“Kadınlar, gençler ve çiftçiler büyük zorluklarla karşı karşıya”
Balkanlı, özellikle kadınlar, gençler ve çiftçilerin karşı karşıya kaldığı zorluklara da dikkat çekti. “Kadınlarımız, ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerden biri. İş bulmakta zorlanıyorlar, sosyal güvenceden yoksun çalışmak zorunda kalıyorlar. Gençlerimiz ise gelecek kaygısı içinde. İşsizlik oranı her geçen gün artıyor ve bu gençlerimiz için büyük bir umut kırıklığı yaratıyor. Çiftçilerimiz, üretim maliyetlerinin sürekli artması nedeniyle üretimden kopma noktasına geldi. Tarımda destek eksikliği, çiftçilerimizi büyük bir sıkıntının içine sokuyor” dedi.
“Çözüm Cumhuriyet Halk Partisi’nde”
Türkiye’nin içinde bulunduğu bu derin krizden çıkış yolunun Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu belirten Balkanlı, CHP’nin halkın gerçek sorunlarına çözüm üretecek tek parti olduğunu ifade etti. “Cumhuriyet Halk Partisi, halkın içinde bulunduğu bu yangını söndürecek birikime ve kararlılığa sahiptir. Bizler, halkımızın yaşadığı bu sorunları çok iyi biliyoruz ve çözüm önerilerimiz hazır. Adalet, eşitlik ve refahı sağlayacak politikalarla Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. CHP olarak, tarımdan sanayiye, eğitimden sağlığa her alanda reformlar yaparak halkımızın hak ettiği refahı getireceğiz” diye konuştu.
“Tüm Türkiye’de adalet ve refahı sağlamak için çalışıyoruz”
Balkanlı, CHP’nin yalnızca Edirne’de değil, Türkiye’nin her köşesinde aynı sorunlara karşı mücadele ettiğini belirterek, “Türkiye’nin her yerinde adaletsizlik, yoksulluk ve geçim sıkıntısı yaşanıyor. Biz, bu sorunların çözümü için çalışıyoruz ve tüm Türkiye’de adalet ve refahı sağlamak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımızın bize olan güvenini boşa çıkarmayacağız” ifadelerini kullandı.