Kategori arşivi: Siyaset

Yazgan’dan daha fazla delege talebi

Olgay GÜLER
CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, 6-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek tüzük kurultayın öncesi, Edirne’nin genel merkez nezdinde daha fazla delegeyle temsil edilmesi için tekliflerini verdiklerini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 6-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek tüzük kurultayı öncesi, il ve ilçe teşkilatlarının çalışmalarını sürüyor. CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, parti genel merkezinde Edirne’nin daha fazla delegeyle temsil edilmesi için tekliflerini verdiklerini, olumlu bir sonuç çıkması için çabalarının sürdüğünü dile getirdi.
‘TEKLİFİMİZİ VERDİK, ÇABALARIMIZ SÜRÜYOR’
Türkiye’deki seçim kanununa göre partilerde, meclisteki milletvekili sayısının iki katı delegeyle temsil edilebildiğini anlatan Yazgan, “Bilindiği üzere Türkiye’deki seçim kanununa göre partiler meclisteki milletvekili sayısının tam iki katı yani 1200 delege ile temsil edilebiliyor. Bizim partimizin şu anki tüzüğünde de şu anki milletvekili sayısının iki katı. Bu her ile eşit bölüştürülmüş durumda ama insanlarımızın da dediğini anlıyorum. Sonuçta biz burada başarılıyız, burada milletvekillerimiz var, belediye başkanlarımız var ama temsiliyet noktasında hiç belediye başkanı veya milletvekili olmayan bir şehrin altında kalıyoruz. Bununla ilgili biz de teklifimizi verdik. En azından yüzde 50 artış ya da oy oranına göre her yüzde 25’e bir artış şeklinde bir beklentimiz var. Bu konu tüzük komisyonunda değerlendirilecek ve onun üzerine tüzük kurultayında görüşmeye gelecek. Ona göre de olumlu bir sonuç çıkması için çabamızı devam ettiriyoruz” dedi.
‘PARTİ 3 DÖNEM KONUSUNDA MUTABIK GİBİ GÖRÜNÜYOR’
Partinin tüzük kurultayında görüşülmesi beklenen belediye başkanları ve milletvekilleri için 3 dönem sınırı kuralını da değerlendiren Yazgan, “Bizim partimiz demokratik bir parti. Benim de şu anda siyasi okumama ve partiden okumama göre herkes 3 dönem milletvekilliği ve 3 dönem belediye başkanlığı noktasında mutabık gibi görünüyor. Kurultay’da da buna yönelik bir karar çıkacağını ön görüyorum. Ama genel başkanın da dediği gibi demokratik bir partide çıkıp; ‘bu şekilde olacak’ şeklinde söyleyemeyiz ama toplumdaki beklenti ve genel merkez sathındaki bu duruşun bunun çıkmasına sebebiyet vereceğini düşünüyorum” diye konuştu.

CHP’den ’30 Ağustos’ kutlaması


Olgay GÜLER
CHP İl Başkanlığı, 30 Ağustos’un 102’nci yılı dolayısıyla, Atatürk Anıtı’nda düzenlenen törenle büyük zaferi kutladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı tarafından, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’nci yılı dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Törene; CHP İl Başkanı Harika Taybıllı, CHP Edirne Milletvekilleri Baran Yazgan ve Ediz Ün, Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan Akın ile il ve ilçe teşkilatları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan programda, CHP İl Başkanı Harika Taybıllı konuştu.


’30 AĞUSTOS ZAFERİ DÖNÜM NOKTASIDIR’
Taybıllı, 30 Ağustos 1922’nin; Türk milletinin vatanını savunma azminin, bağımsızlık ve özgürlük tutkusunun en büyük zaferlerinden birisi olduğunu söyledi. Taybıllı, “Bu büyük zafer sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda vatanı için canını ortaya koyan bir milletin gücünü tüm dünyaya gösterdiği bir dönüm noktasıdır; milli bir uyanışın, birlik ve beraberliğin simgesidir. Bu zafer dünyaya, milletimizin gücünü ve azmini ortaya koyarak her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini kanıtlamıştır. Cumhuriyetimizin temellerini atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını yaşatmak ve ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımak için, güçlü bir Türkiye için birlik ve beraberlik içinde, el birliğiyle elimizden gelenin en iyisini yapma sorumluluğuna sahibiz. İçinde bulunduğumuz her zorluk, bizi birbirimize daha sıkı bağlanmaya ve her gün daha da güçlü bir Türkiye için çalışmaya teşvik etmelidir. Gazi Atamızın “Türk Milleti, zorlukların üstesinden gelmesini bilmiştir ve bilmeye devam edecektir.” sözleriyle bize miras bıraktığı bu inanç yolumuzu aydınlatmaktadır. İşte bu ruh, bize her zaman ileriye bakma gücünü verecek, yarının büyük zaferlerine ulaşmamızı sağlayacaktır” dedi.

‘Enflasyon Muhasebesi yeniden değerlendirilmeli’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, enflasyon muhasebesi uygulamalarının mükellefler için vergi adaletsizliği oluşturacağına dikkat çekerek, “Enflasyon Muhasebesinin matrah etkisi kaldırılmalıdır” dedi.
Saadet İl Başkanı Av. Tekin yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti.
“Enflasyon muhasebesinden kaynaklı yüklerden en fazla KOBİ’ler etkilenecek, bu durumun iflasa kadar gidebilecek sonuçları olacak. Bu konuda Mali Müşavirlerin sesine kulak verilmeli. Enflasyon muhasebesi, maliyetleri artırarak milletimize yüksek fiyat olarak geri dönecek uygulamalar içermektedir. Enflasyon muhasebesinin tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesi gerekir. Türkiye’deki şirketlerin öz kaynağı zayıftır ve kredi ile yaşamaktadır. Kredi faiz oranları %60-70 arasında ve şirketlerin KDV alacağı tahminen en az 10 milyar dolar civarında iken bir de varlıkların enflasyon oranında artmasından dolayı vergi ödeyecek olmaları yeni iflasları, konkordatoları arttırabilir. Sorunun çözümü için acilen enflasyon muhasebesinin matrah etkisi kaldırılmalıdır.”

Alkol satışına kanun teklifi

CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün, Edirne’nin Türkiye’nin en çok turist ağırlayan şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, Edirne Emniyeti’nin başarısı gurur verici ancak sosyal hayatın dengelenmesi için alkol yasağı esnetilmeli” dedi.
Edirne Milletvekili Ediz Ün,yaptığı yazılı açıklamada, Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nün 2023-2024 yıllarının ilk yedi ayında gerçekleştirdiği operasyonların sonuçlarını değerlendirdi. Milletvekili Ün, hırsızlık, göçmen kaçakçılığı ve uyuşturucu ile mücadele gibi kritik alanlardaki başarıların Edirne Emniyeti’nin etkin ve kararlı çalışmalarının bir göstergesi olduğunu belirtti.
“Edirne Emniyeti’nin raporlarına göre, 2024 yılında iş yeri ve kurumdan hırsızlık vakaları %55, evden hırsızlık vakaları %63, motosiklet hırsızlığı %66 ve oto hırsızlığı %63 oranında azalmıştır. Aynı dönemde, göçmen kaçakçılığı operasyonları %91 artmış, yakalanan organizatör sayısı %151 oranında yükselmiştir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçirme oranında ise %622 gibi rekor bir artış sağlanmıştır” diyen Edirne Milletvekili Ediz Ün, bu başarıların şehrin güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür etti.
Milletvekili Ün, aynı zamanda Edirne’nin Türkiye’nin en çok turist ağırlayan şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Ün, turizmle iç içe olan bu güzel şehirde, gece hayatının da önemli bir yer tuttuğunu belirterek, alkollü mekanlar üzerindeki denetimlerin sosyal hayatı zedelemeden, daha kolaylaştırıcı bir şekilde yapılmasının gerektiğini ifade etti. Edirne Emniyet Müdürlüğü’nün bu konuda da hassasiyetle çalıştığını belirten Ün, hem yerel halkın hem de turistlerin güvenli bir ortamda eğlenmelerinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Milletvekili Ün, esnaf ile emniyet personelinin karşı karşıya gelmemesi için alkol yasağının esnetilmesi gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda, yasağın yine kış aylarında ise 22.00’ye kadar devam edebileceğini ancak turizm sezonun açıldığı ve havanın geç karardığı yaz aylarında gece 24.00’e kadar alkol satışına izin verilmesi yönünde bir kanun teklifi sunacağını açıkladı. Ün, bu düzenlemenin hem şehir esnafını rahatlatacağını hem de sosyal hayatın daha dengeli bir şekilde devam etmesini sağlayacağını belirtti.
Edirne Milletvekili Ediz Ün, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Edirne, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle sadece ülkemizde değil, dünyada da tanınan bir şehir. Şehrimizin güvenliği için çalışan Edirne Emniyet Müdürlüğü’nü tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum. Aynı zamanda, sosyal hayatın daha sağlıklı bir şekilde devam etmesi için de gerekli adımların atılmasının takipçisi olacağım.”

‘Varsa sorumlular hesap vermeli’

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, son 1 ay içerisinde kentte 20’ye yakın su patlağı arızası yaşandığına dikkat çekerek, altyapı probleminin kronik hale gelmesi ve de kuraklığın iyice hissedildiği şu günlerde suların saatlerce boşa akmasının bir yerlerde bazı hataların, yanlışların yapıldığının alenen göstergesi olduğunu söyledi.
Zafer Partisi İl Başkanı Konak, yaptığı yazılı açıklamada, “Hepimizin çok yakından bildiği gibi Merkez ilçemizde altyapı problemleri bitmek tükenmek bilmemektedir. Gün geçmiyor ki bir sokakta ya da mahallede bir su patlağı meydana gelmesin” diyerek şunlara yer verdi:
“28 Temmuz’dan bu yana gerek sizden gelen gerekse bizim gördüğümüz gerekse de yerel basından takip ettiğimiz kadarıyla 20’ye yakın su patlağı arızasına şahit olduk. Bunlardan bir kısmı yeni arızalar olurken bir kısmı da kısa süre önce onarılmasına rağmen tekrarlayan arızalardır.
Altyapı probleminin kronik hale gelmesi ve de kuraklığın iyice hissedildiği şu günlerde suların saatlerce boşa akması bir yerlerde bazı hataların, yanlışların yapıldığının alenen göstergesidir.
7 Ağustos 2024 tarihinde Edirne Belediyesi’ne, su patlakları hakkında sağlıklı bilgi alabilmek maksadıyla; 1 Ocak-31 Temmuz 2024 tarihleri arasında meydana gelen su patlağı sayısını ve de ortalama müdahale süresini sormamıza rağmen verilen cevapta çeşitli dış etkenler öne sürülerek tarafımıza somut verilere dayalı bir açıklamada bulunulamamıştır. Oysa ki yapılan işin iyileştirilmesi açısından bazı verilerin istatistiki dökümlerinin yapılması önemlidir.
Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan Akın’ın seçim döneminde vermiş olduğu vaatlerden biri de Edirne’nin Dünü ve Yarını Raporu’dur. Sayın Başkan bu vaadinde ‘Edirne’nin geleceği için geçmiş muhasebemizin hayati önemde olduğunu’ düşündüğünü ifade ederek, ‘Edirne’nin gelişmesinin önünde engel teşkil etmiş her olayı, her ihaleyi, her görev sahibini yakından tetkik edeceğini, raporunu yazıp yayınlayacağını’ söylemiştir. Şu halde yapılması gereken geçmişe dönük ilgili ihalelerin gözden geçirilmesi, teknik şartnamelerinin irdelenmesi ve de uygunluk kontrollerinin tekrardan incelenmesidir. Çıkan sonuç vaad edildiği gibi tüm vatandaşlar ile paylaşılmalı, varsa sorumlular hakkında gerekenler yapılmalıdır.”

‘Beceriksizliğinin bedelini köylüye ödetme!’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik’ uyarınca 2 yıl üst üste ekilmeyen tarımsal araziler ihaleyle ve sezonluk olarak başkalarına kiralanmasını sert dille eleştirdi. İlçe Başkanı Çakır, “Ey AKP! Kendi beceriksizliğinin bedelini üreticiye, köylüye ödetme. Tarım arazilerinin boş kalmasının, çiftçinin tarlasını ekememesinin en büyük sebebi sensin.” dedi.
TARIMDA İHMALLER VE ÜRETİCİNİN MAĞDURİYETİ
AKP’nin tarlalara el koyma yoluna gittiğine dikkat çeken İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu ifadelerle başladı:
“Tarlalarda tonlarca karpuz, kavun, domates, sebze ve meyve, yüksek maliyetler nedeniyle çürümeye terk edilirken, ekilmeyen araziyi kiralayıp destek vermek, kaynak israfıdır. 18 yıldır yasayı çiğneyip destek için üreticiye ayrılması gereken kaynaklara el koyan iktidar, şimdi de tarlalara el koyma yoluna gidiyor!”
TARLADAKİ ÜRÜNLER ÇÜRÜYOR
Tarımsal üretimdeki çarpıklığın, plansızlığın sonucu olarak tar-lalarda sebze-meyvenin çürümeye terk edildiğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Medyaya da yansıyan haber-lere bakıldığında, çeşitli illerdeki üreticiler tarlalarındaki kavun, karpuz, sebze-meyveleri girdilerde, işçilikte, nakliyedeki yüksek maliyetler nedeniyle toplaya-madıkları için çürümeye terk ediyor. Bazı üreticiler ise tarlada para etmeyen ürün için yaptığı harcamalar maliyetini karşıla-mayınca, ürünü halka bedava dağıtıyor. Yaz ortasında karpuzun dilimi marketlerde 40-50 liraya satılırken, tarladaki karpuzun 50 kuruş bile etmemesi, tarladaki ürünün tüketiciye fahiş fiyatla ulaşması tarımsal üretimdeki çarpıklığın, plansızlığın, yıllardır siyasi ve ekonomik öngörüsüzlükle çözülemeyen sorunların sonucudur.”
TARIMSAL ÜRETİMDE ÇARPIKLIK VE LİYAKATSİZLİK
Tarımdaki liyakatsizlik sebebiyle mevsiminde sebze-meyvelerin vatandaşın bütçesini zorladığına dikkat çeken İlçe Başkanı Çakır, “Üretimin en bol olduğu yaz mevsimi ortasında domatesin kilosu 25-30 liradan, bamyanın 140-150 liradan satılması, biber, patlıcan, şeftali, kayısı mevsiminde bile vatandaşın bütçesini zorlayan fiyattan satılması hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur eden bir liyakatsizlik söz konusudur” ifadelerini kullandı.
TARIM ARAZİLERİNİN KİRALANMASI
İlçe Başkanı Çakır, 22 Ağustos 2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan tarımsal arazilerin kiralanması konusunda şunları söyledi:
“Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 22 Ağustos’ta Resmî Gazetede yayınladığı ‘İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik’ uyarınca 2 yıl üst üste ekilmeyen tarımsal araziler ihaleyle ve sezonluk olarak başkalarına kiralanacak. Yönetmelik, hazine mülkiyeti dışında, özel ve tüzel kişilere ait tarım arazilerini içeriyor. Her ilde Tarım ve Orman İl Müdürlüklerince Arazi Tespit Komisyonları il ve ilçedeki ekilmeyen tarım arazilerini belirleyip her yılın eylül ayında ihaleye çıkartarak sezonluk kiraya verecek. Ekilmediği saptanan araziler uydu fotoğrafları, kadastro parselleri, coğrafi bilgi sistemleri vb. yollarla belirlenerek beş gün süreyle muhtarlıklarda, il-ilçe tarım müdürlüklerinin internet sitelerinde ilan edilecek.”
ÜRETİCİYE ZARAR, KAYNAK İSRAFI
Bu düzenlemeyle tarlanın asıl sahibini cezalandırmak ve mükerrer kaynak israfı olacağını kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şöyle devam etti:
“Kiralanacak arazinin bulunduğu yerde ikamet edenler, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları kiralama ihalelerinde öncelikli olacak. Araziyi kiralayanlar tarımsal destek ve teşviklerden yararlandırılacak. Ektiği tarlada ürettiği ürünün girdi maliyetlerindeki enflasyon, işçilik ücretleri, mazot zamları, vb. nedenlerle mağdur olan üreticinin neden üretimden vazgeçtiğini sorgulamak yerine, ekmediği araziye el koyup başkasına kiralamak, tarlanın asıl sahibini cezalandırmak ve mükerrer kaynak israfıdır.”
ÜRETİCİYİ VE TOPRAĞINI SAVUNUYORUZ
Cumhuriyet Halk Partisi olarak üreticiyi ve toprağını savunduklarını dile getiren CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, eleştirilerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Ey AKP! Kendi beceriksizliğinin bedelini üreticiye, köylüye ödetme. Tarım arazilerinin boş kalmasının, çiftçinin tarlasını ekememesinin en büyük sebebi sensin. Çiftçiye vermen gereken desteği vermiyorsun, üstüne üstlük toprağını elinden almaya çalışıyorsun. Sen üreticinin ürününe adam gibi fiyat mı veriyorsun da çiftçi tarlasını ekmiyor? Mazota, gübreye, tohuma %200 zam yapıp çiftçiyi yüksek enflasyonda ezdiren sen değil misin? Bu uygulamanın amacı köylüyü toprağından etmek, boş kalan arazileri yabancılara peşkeş çekmektir. Derhal bu sistematik kötülükten vazgeçin.”

‘Çiftçi desteklenmezse tarım biter’

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, tarımın bir ülkenin olmazsa olmazı olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Çiftçiye kulak verin ve yanında olun” diye seslendi.
Çalışkan yaptığı yazılı açık-lamada “Bu sene Edirneli çiftçi-lerimiz bir önceki yıla göre buğdayda %50 verim kaybı ile buğdayını biçerek geçen yılki fiyatta ürününü satmak durumunda kaldı. Hükümet maalesef mazota, gübreye ve ilaca %100’e yakın zam gelmesine rağmen geçen yılki fiyat ile ürünü alarak çiftçiyi resmen cezalandırmıştır. Ayçiçeğinde de aynı şekilde maalesef görüyoruz ki verim düşüklüğü söz konusudur. Açıklanan %44 yağ oranı verimi imkansız görünmektedir. Verilen bu düşük fiyatlar yetmiyormuş gibi maalesef bu yıl özellikle olağan üstü bir kuraklık ile karşı karşıyayız. Buradan Edirne Milletvekillerimize sesleniyoruz! Çiftçilerimizin Edirne ve Trakya özelinde kredi borçlarının ertelenmesini dahi hiç gündeminize almadınız ve dile getirmediniz. Çiftçinin sesine kulak veriniz. Çiftçiye destek ödemeleri yerine mazottan alınan ÖTV’den indirim ve yine aynı şekilde gübrede indirim olması daha yararlı olacaktır çiftçi çünkü bunu istiyor” dedi.
Çalışkan yaptığı açıklamada ayrıca, “Tarımdan bahsetmişken hayvancılığa da değinmek istiyorum. Yem ve personel giderleri özellikle %100 yine artarken siz nasıl olur da süt fiyatını artırmaz ve artırmanız gerekirken 1 TL aşağıya çekersiniz. Çiftçinin arkasında değil aksine yanında olup destek vermemiz gerekir. Tarım ve hayvancılık sadece gıda ihtiyacımızı karşılamıyor; çevreden ekonomiye, çiftçi refahından toplumsal ilerlemeye kadar pek çok alanı da etkilemektedir. Bu nedenle tarımın sürdürülebilir olması, çok büyük önem taşımaktadır. Çiftçinin yanında olmazsanız tarım biter ve gençlik köyü bağı bahçeyi ter keder” diye konuştu.

‘Büyük Taarruz bağımsızlık ilanı’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomu-tanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un 102. yılı nedeniyle bir mesaj yayımladı.
İba mesajında, Atatürk’ün Büyük Taarruz öncesi söylediği “Ya istiklâl ya ölüm” sözünün iyi anlaşılması gerektiğini belirtti.
30 Ağustos 1922’nin tüm dünyaya örnek bir kurtuluş mücadelesinin zaferle taçlandığı gün olduğunun altını çizen İba, “Büyük Taarruz Türk Milletini boyunduruk altına almak, toprağımızı yağmalamak isteyen düşmana ve tüm dünyaya ders niteliğindedir. Bu büyük taarruzdur ve neticesinde elde ettiğimiz zafer, tüm dünyaya ilan ettiğimiz bağımsızlık ilanıdır. Bu ilanın 102. yılında aynı ruh ve cesaretle yolumuza devam ediyoruz. İstiklal mücadelemizin tarihi şartlarını, bu mücadelede kimin hangi safta yer aldığını, kazanılan zaferin yokluk içindeki bir milletin azim ve kararlılığının ürünü olduğunu iyi idrak etmek gerekir. En önemlisi de bunun bir var olma, onurunu ve toprağını çiğnetmeme savaşı olduğunu idrak etmektir ki bu milli şuurumuz açısından çok önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti, birlik ve beraberliğimizin, azim ve kararlılığımızın devamıyla ilelebet yaşayacaktır. Kahraman ecdadımızın emanetleri başımızın üstündedir. Ülkemizi daha güçlü bir konuma getirmek için verdiğimiz medeniyet ve demokrasi mücadelemiz uzun yıllardır olduğu gibi yarın da devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm aziz şehit ve gazilerimizi minnetle yâd ediyorum” dedi.

Saadet’ten “Malazgirt Zaferi” Mesajı

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel Merkez Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, 28 Ağustos Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayınladı.
Malazgirt Zaferi’nin Anadolu’nun, aziz milletimizin anavatanı haline gelmesine vesile olduğuna ve tarihe altın harflerle yazılmış şanlı bir zafer olduğuna vurgu yapan Av. Sinan Tekin, “Anadolu’nun kapılarını aziz milletimize açan, adil ve merhametli yönetim anlayışıyla tarihe geçen Sultan Alparslan, asırlar boyunca sürecek olan barış, hoşgörü ve sevgiyi esas alan ortak yaşam kültürünün temellerini atmıştır” açıklamasını yaptı.
1071’den bugüne Anadolu’nun barış, sevgi ve kardeşliğin merkezi olduğunu kaydeden Av. Tekin, “Ecdadımızdan emanet aldığımız bu köklü mirası korumak ve yüceltmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu da ancak kapitalist sömürü sistemi ile değil ecdadımızdan bize miras kalan ‘Adil Düzen’ ile olur” şeklinde konuştu.
Av. Tekin devamla; “Tarihte önemli bir dönüm noktası olan Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünde, Sultan Alparslan’ı ve cennet vatanımız uğruna canını veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.

‘Bu gidişat iyi değil!’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; Türkiye ekonomisindeki durgunluk ve yüksek enflasyonun etkisiyle başta inşaat sektörü olmak üzere iş dünyasının ciddi bir darboğaza girdiğine dikkat çekti.
Av. Tekin yaptığı açıklamada, Türkiye’de ekonomik krizin giderek derinleştiğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Özellikle son dönemde artan konkordato başvuruları, iş dünyasındaki çöküşün boyutlarını gözler önüne sermektedir. Konkor-dato takip.com verilerine göre, 2023 yılında 1516 olan konkordato başvurusu sayısı, 2024’ün ilk yedi ayında 1554’e yükseldi. En riskli sektörler arasında inşaat sektörü ilk sırada yer alıyor. Özellikle malzeme fiyatlarındaki artış, krediye erişimdeki zorluklar ve devletten ödeme alamama sorunları firmalarını ciddi sıkıntılara sokuyor.Hükümetin yanlış politikası yüzünden şirketler batıyor.Yılın ilk yarısında kapanan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 25.8 artarken birçok sektörde konkordato taleplerinin geçen yıla göre yüzde 50-55 arttığı konuşuluyor. Bu gidişat iyi değil! Enflasyonu milletin başına bela eden iktidarın seçimden önce sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. yüzyıl ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Ancak, seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız bu süreçte gelişmeler şunu göstermektedir; bu yıl, zam yılı, vergi yılı ve enflasyon yılı olacak.”