Kategori arşivi: Sağlık

42 yıllık ‘el emeği’ şifa!

Olgay GÜLER
Edirne’de eczacı Şükrü Ciravoğlu, gelişen teknolojiyle unutulmaya başlanan, halk arasında ‘yapma ilaç’ olarak bilinen ‘majistral ilaç’ yapımını eczanesinde 42 yıldır sürdürüyor.


İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 1975 yılında mezun olan Şükrü Ciravoğlu, İstanbul Eczacı Odası ve Edirne SSK Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra Edirne’de 1982’de kendi eczanesini açtı. Edirne’de 42 yıldır majistral ilaç yapan Ciravoğlu, vatandaşların ‘yapma ilaç’ olarak tanıdığı majistral ilacı, doktorların yazdığı formüle göre, hassas terazi ve özel ekip-manlarla eczanesinin laboratuva-rında hazırlıyor. Ciravoğlu, tekno-lojinin gelişmesiyle ilaçların muadillerinin çoğalmasına rağmen, majistral ilaç yapımının sürdüğünü söyledi.

Edirne’de eczacı Şükrü Ciravoğlu, gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya başlanan, halk arasında ‘yapma ilaç’ olarak bilinen ‘majistral ilaç’ yapımını eczanesinde 42 yıldır sürdürüyor. Doktorların yazdığı formüle göre hassas terazilerle ilaç hazırlayan


ESKİYE GÖRE AZALDI AMA DEVAM EDİYOR’
Eczacının önemli görevlerinden birinin majistral ilaç yapmak olduğunu belirten Şükrü Ciravoğlu, “Majistral ilaç diye bizim bildiğimiz, halkın da yapma ilaç olarak bildiği konu aslında eczacılık tarihinin başından beri var ama süreç içinde sanayi geliştikçe birçok şey de olduğu gibi burada da ilaçlar sanayi tarafından üretilmeye başlanarak seri üretimle halkın kullanımına sunulmuş durumda. Ancak bugüne kadar sürdürülen majistral ilaç olayında konu zaten bunun tanımının içinde yatıyor.
Majistral ilaç demek, kişinin rahatsızlığına özel olarak doktor tarafından kişiye özel yazılmış reçeteli ilaç demektir. Dolayısıyla genel kullanılan bir ilaç türü değil. Herkesin kendisine göre doktorun tanı koyup düzenlediği reçete. Bunların yapımı tabii ki eskiye göre azaldı ama yani bugün de yok değil.
Çünkü bütün rahatsızlıkların, bütün ilaçlarının piyasada sanayi tarafından üretilmesi ya da seri halde üretilmesi olanaklı değil. Dolayısıyla tek tek kişiye özel reçete yapım işi devam ediyor” ifadelerini kullandı.


‘ÜLKE EKONOMİSİNE DE KATKISI VAR’
Kendi eczanesinde günde ortalama 7 majistral ilaç yaptıklarını söyleyen Ciravoğlu, “Bizde de oldukça sık görülen bir olay bu. Yıllar içinde bugünkü tarihi itibarıyla son bir yıllık sürece baktığımız eczanemizde yapmış olduğumuz yapma ilaç adedi 2029. Bunu çalışma günü sayısına böldüğümüzde günde ortalama 7 adet ilaç yapıyoruz, demektir. Bu tabii eczacılık mesleğinin önemli yanlarından biri ama bunun dışında ülke ekonomisine de bir katkısı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Çünkü ham maddeleri ithal bile olsa buradaki işçilik, yardımcı maddeler vesaire maliyetleri bizler tarafından karşılandığı için yurt dışından direkt ithal edilen ilaca göre daha uygun fiyatla ve daha az bir döviz kaybıyla ülkemize kazandırmış oluyoruz. Halkımızın ve hastalarımızın da hizmetine sunmuş oluyoruz” diye konuştu.

Edirne’de eczacı Şükrü Ciravoğlu, gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya başlanan, halk arasında ‘yapma ilaç’ olarak bilinen ‘majistral ilaç’ yapımını eczanesinde 42 yıldır sürdürüyor. Doktorların yazdığı formüle göre hassas terazilerle ilaç hazırlayan


‘YAPAN ECZANE SAYISI AZALDI’
Şükrü Ciravoğlu, majistral ilaç yapımının eskiye göre azaldığını belirterek, “Yapan eczane sayısı da azaldı. Onunla uğraşmak istemiyorlar. Yani doktorun işi zaten yoğun. Bir de o reçetenin geri dönmesi, ilacın bulunamaması, yaptırılamaması gibi nedenlerle oldukça sıkıntı yaratan bir olay. Dolayısıyla herkes en kestirmeden işini görmeye çalışıyor. Eczaneler tarafından yapılmayışının nedenleri var. Yani reçete azalması bunun birinci etkeni. Ama bir başka etkeni daha var. Kullanılan ham maddeler de miatlı. Üzerinde son kullanma tarihleri var. Yani bunu o sürede tüketemezseniz imha etmek zorunda kalıyorsunuz. Alırken yarım kilo, bir kilo, yüz gram örneğin en ufak ambalajda alıp birer gram veya miligram olarak kullanıyorsunuz. Böyle bir sıkıntı yaşanabiliyor. Yoksa eğitim sürecinde bunlar okullarımızda ve laboratuvarlarımızda var” dedi.

Edirne’de eczacı Şükrü Ciravoğlu, gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya başlanan, halk arasında ‘yapma ilaç’ olarak bilinen ‘majistral ilaç’ yapımını eczanesinde 42 yıldır sürdürüyor. Doktorların yazdığı formüle göre hassas terazilerle ilaç hazırlayan


‘AĞIRLIKLI OLARAK CİLDİYE İLAÇLARI YAPIYORUZ’
Majistral ilaçları büyük ağırlığının cildiye alanında yaptıklarını anlatan Ciravoğlu, “Büyük ağırlığı cildiye ilaçları, dermatoloji uzmanlarının yazdığı reçeteler. Egzama, sedef veya başka alerjiye bağlı problemler. Onlarla ilgili merhemler, solüsyonlar, esas ağırlığı teşkil edenler bunlar. Onun dışında daha spesifik olarak kulak burun boğazın yazdığı damlalar var. Kulak ağrıları ve tıkanmaları için. Her türlü branştan reçete geliyor. Mesela şu an Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniği’nde ‘sihirli gargara’ diye tabir edilen bir ilaç var. Kemoterapi gören hastaların ağız florası bozulduğu için çok ciddi sorunlar ve sıkıntılı, sancılı bir süreç yaşıyorlar. Onu gidermek için majistral olarak bunu reçete ediyor, doktorlarımız. Biz de yapıp hastaya verdiğimizde son derece iyi sonuç alarak hastayı rahatlatmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

‘REÇETESİZ YAPMIYORUZ’
Fakültelerden mezun olan yeni öğrencilerin, majistral ilacı öğrenmek için istekli olduklarını da söyleyen Ciravoğlu, doktorun reçete etmediği hiçbir majistral ilacı yapmadıklarını belirtti. Şükrü Ciravoğlu, “Öğrencilerimiz istekli. Bunu bir kere net olarak söyleyebilirim. Bize staja gelenler de bizi seçme nedeni olarak burada majistral ilaç yapıldığını söylüyorlar. Dolayısıyla onlar istekli ve geliyorlar. Biz de önce birlikte yapıyoruz sonra onlar yapıyor biz seyrediyoruz. Başarıyla sürdürüyorlar. Halktan çok fazla sayıda başvuru oluyor; ‘Sizde yapma ilaç yapılıyormuş’ deyip; ‘Ben de sedef var, egzama var doktora gittim geçmedi.
Buna ilaç yapar mısınız?’ gibi çok fazla sayıda başvuru oluyor. Ama katiyen böyle bir şey yapmıyoruz. Yani majistral ilaç reçete karşılığı ve hastaya özel yapılır. Reçeteyi doktor yazacak ve o şekilde biz hazırlayacağız. Onun dışında; ‘O komşuya iyi geldi. Bana da iyi gelir’ gibi gerekçelerle ilaç isteyen çok ama maalesef mümkün değil reçetesiz yapmamız” diye konuştu.

Eczacılardan ‘yerli ve milli ilaç seferberliği’ çağrısı!


Olgay GÜLER
Edirne Eczacı Odası Başkanı Gürkan Kılıçcıgil, özellikle pandemi ve sonrasında ilaç tedarikinde yaşanan sorunların gelecekte yaşanacak daha büyük tedarik sorunlarını doğurabileceğine dikkat çekerek, hükümete yerli ve milli ilaç seferberliği çağrısında bulundu.
Ülke genelinde eczacılar bir yandan 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü’nü kutlarken, Edirne Eczacı Odası da 2024 yılı Olağan Mali Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Edirne Eczacı Odası toplantı salonunda düzenlenen genel kurula, Oda Başkanı Ecz. Gürkan Kılıçcıgil, yönetim kurulu üyeleri, denetleme kurulu üyeleri, büyük kongre delegeleri ve oda üyeleri katıldı. Mali Genel Kurulda divan başkanlığına Şükrü Ciravoğlu, başkan yardımcılığına Özlem Dinçer, kâtip üyeliklere Nermin Ergin ve Songül Taşkın seçildi.


‘SAĞLIKTA OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK ÖNEMLİ’
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Oda Başkanı Kılıçcıgil, bu yıl Dünya Eczacılar Günü te-masında, küresel sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasında, eczacıların üstlendikleri rollere odaklanıldığını söyledi.
Kılıçcıgil, “Bu tema ile eczacıların farklı alanlarda sağlık ihtiyaçlarını karşılamadaki rolünün daha sağlıklı toplumlar inşa etmek için ne denli önemli olduğu vurgulanıyor. Kronik hastalıkların görülme sıklığındaki artış, bulaşıcı hastalıkların küresel ölçekte engellenemeyen yayılımı, antibiyotik direnci, ilaçlara ve diğer sağlık ürünlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, sağlıktaki eşitsizlikler ve güçlü ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin geliştirilmesi tüm ülkelerin en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Bu gündemlere yönelik stratejilerin temelinde ise birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi, sağlık risklerinin önlenmesi ve sağlıkta olağanüstü durumlara karşı hazırlıklı olmak bulunuyor” diye konuştu.
‘YERLİ VE MİLLİ İLAÇ SEFERBERLİĞİ BAŞLATILMALI’
İlaca güvenli ve kolay erişimin, üretim ve tedarik zincirinin sağlamlaştırılmasının en etkili yolunun yerli ve milli ilaç üretiminden geçtiğini ifade eden Kılıçcıgil, “Özellikle pandemi ve sonrasında ilaç tedarikinde yaşanan sorunlar AB ülkelerini de harekete geçirmiştir. Geçtiğimiz Mayıs ayında yayınlanan tavsiye kararlarıyla özellikle kritik ilaçlar listesinde yer alan ilaçların üretim ve dağıtımındaki aksaklıkların giderilmesi ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi için ilaç üretimini Asya’dan yeniden Avrupa’ya geri getirmeye dair çalışmalar hızlandırılmıştır. Ülkemizde de acilen yerli ve milli ilaç seferberliği başlatılmalıdır” şeklinde konuştu.


‘ECZACI SAĞLIK SİSTEMİ İÇERİSİNDE DAHA ETKİN KONUMLANDIRILMALI’
Eczacıların; ilaçların üretiminden hastalara güvenli bir şekilde ulaştırılması ve takibine kadar sorumluluk üstlenen ilaç uzmanları olduğuna vurgu yapan Kılıçcıgil, “Eczacılar; bilgileri, uzmanlıkları ve kolay erişilebilirlikleri ile yetkin sağlık çalışanlarıdır. Eczacılar sahip oldukları bu yetkinlikleri kamuda, akademide, hastanelerde, serbest eczanelerde ve ilaç sanayinde gece gündüz demeden ülke yararına, toplum yararına kullanmaktadırlar. Farklı çalışma alanlarında hizmet sunan bütün meslektaşlarımızın çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kamuda ve ilaç sanayinde eczacı istihdamının artırılması ve eczacıların sağlık sistemi içerisinde daha etkin şekilde konumlandırılmaları mesleki devamlılığın sağlanmasının yanında sağlık sisteminin sürdürülebilirliği ve güçlendirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
‘SERBEST ECZANELER EKONOMİK DAR BOĞAZDAN KURTILMALI’
Kamuda görev yapan eczacıların çalışma koşullarında iyileştirilmelerin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizerek önerilerini sıralayan Kılıçcıgil, “Özlük haklarındaki yapısal sorunlar acilen çözüme kavuşturulmalıdır. Kamudan emekli meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Serbest Eczanelerde hizmet sunan meslektaşlarımızın koruyucu-önleyici sağlık hizmetleri, akılcı ilaç kullanımı, kronik hastalıkların takibi ve yönetimindeki rol ve sorumlulukları hem finansal açıdan hem de mevzuat çerçevesinde geliştirilmelidir. Serbest eczanelerin içinde bulundukları ekonomik dar boğazdan kurtulmaları ve hizmet sürekliliklerinin sağlanması adına gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Yardımcı Eczacılık uygulamalarının hem meslektaşlarımız hem de kamu ve toplum yararına daha iyi koşullara getirilebilmesi adına gerekli adımlar atılmalıdır. Kamuda, ilaç sanayinde ve akademide eczacı istihdamı artırılmalıdır” dedi.
‘ARTIK YENİ ECZACILIK FAKÜLTELERİ AÇILMAMALI’
Oda Başkanı Kılıçcıgil, ülke genelinde kontrolsüzce açılan eczacılık fakültelerine de dikkat çekerek, “Kontrolsüzce açılan eczacılık fakültelerinin yarattığı niteliksel ve niceliksel sorunlar gözetilerek artık yeni eczacılık fakültesi açılmamalı, mevcut fakültelerin akreditasyon gerekliliklerini tamamlamaları sağlanmalıdır. Akademik kadrolarda eczacıların sayısı artırılmalı ve önleri açılmalıdır. Kamuda, serbest eczanelerde, akademide, ilaç sanayisinde ve diğer çalışma alanlarında hizmet sunan 50 bini aşkın meslektaşımızla birlikte hayata değer katan bir mesleğin mensupları olmaktan gurur duyuyoruz. Toplum sağlığı için özveri ile çalışan ve bu onurlu mesleğe katkı koyan tüm meslektaşlarımızın 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü kutlu olsun” diye konuştu.
Kılıçcıgil’in konuşmasının ardından mali kongre gündem maddeleriyle devam etti.