Keşan Belediyesi ile Özel Keşan Hastanesi arasında, belediye personeline yönelik sağlık hizmetlerinde indirim uygulanmasını kapsayan Sağlık Hizmetleri İndirim Protokolü imzalandı.
İmza törenine; Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Özel Keşan Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Tayyar Sayim Tavşanoğlu, Genel Müdür Sadık Ceylan ile Halkla İlişkiler ve Kalite Direktörü Çiğdem Çeliktuğ Öztürk katıldı.
Protokol kapsamında belediye personeline indirimli sağlık hizmeti sunulacağını belirten Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan,“Özel Keşan Hastanesi ile belediye personelimize indirimli sağlık hizmeti sunulmasına yönelik bir protokol imzaladık. Personelimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Protokole ilişkin detayları paylaşan Halkla İlişkiler ve Kalite Direktörü Çiğdem Çeliktuğ Öztürk ise şu bilgileri verdi:
“İmzalanan protokol; Keşan Belediyesi çalışanları ile birlikte birinci derece yakınları olan anne, baba, eş, çocuk ve kardeşleri kapsamaktadır. Belediye personel kartlarıyla hastanemize başvurmaları halinde; tahlil, tetkik, tedavi ve ameliyatlarda %10 indirim uygulanacaktır. Estetik amaçlı işlemler ve özel nitelikli uygulamalar protokol kapsamı dışındadır. Belediye çalışanlarımıza sağlık alanında hizmet vermekten memnuniyet duyacağız.”
Özel Keşan Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Tayyar Sayim Tavşanoğlu da yaptığı açıklamada, “İmzalanan sözleşmenin hayırlı olmasını diliyorum. Sağlık alanında imkânlarımız dâhilinde Keşan Belediyesi personeline destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Edirne Aile Hekimleri Derneği Başkanı Uzm. Dr. Emel Peker, aile hakimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıpratıcı bir performans sisteminin baskısı altında bulunduğunu belirterek, başka hiçbir meslekte bu kadar ağır, bu tarz performansa dayalı ödeme sistemi bulunmadığını bildirdi.
Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Emel Peker, yaptığı açıklamada, Aile Hekimliği sisteminde çalışan aile hekimleri, aile sağlığı çalışanlarından, son bir yılda aile sağlığı merkezlerine gelmeyen kayıtlı hastaları için ilk kez ücret katsayıları yarıya indirilerek kesintiye uğratıldığının altını çizerek, “Aile hakimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımız yıpratıcı bir performans sisteminin baskısı altındadır. Günlük 70’leri geçen yoğun poliklinik sayılarına rağmen, veri giriş memuru gibi günlük binlerce farklı veriyi sisteme girmemiz bekleniyor. Onlarca farklı parametre ile hesaplanmaya çalışılan ücretlerimizin %65 ‘ini, bu öngörülebilirliği imkansız olan parametreler belirliyor. Eğer uzun süre izin alırsak veya bizde her insan gibi bir gün hastalanmak durumunda kalırsak ücretlerimiz en düşük memurun ücretinden bile düşük hale geliyor. Aile Hekimlerinin aldığı ücretin sadece %35 ‘i taban ödemedir , 2. 3. Basamakta bu oran %72’dir. Başka hiçbir meslekte bu kadar ağır, bu tarz performansa dayalı ödeme sistemi yoktur!” dedi.
‘BİZLER HEKİMİZ HAFİYE DEĞİLİZ!’
Aile Hekimlerine daha önce söz verilen nüfus düzenlemesiyle ücretlerin düşmeyeceği yönündeki sözlerin yerine getirilmediğini belirten Dr. Peker, şöyle devam etti:
“Aile Hekimleri bu konuda sükutu hayale uğratılmıştır. Nüfus başı katsayıların artırılması yerine bin bir parametreyle pozitif performans adı altında kesintiler devreye konmuştur. Temel ücretlerde kayıp yetmezmiş gibi hekimler bu ülkenin en çok vergi veren çalışan grubudur. Türkiye’deki kuyumcuların 5 katı , avukatların 7 katı , taksi çalışanlarının 18 katı , Berberlerimizin 70 katı ortalama vergi beyanımız mevcuttur. Kamu da çalışan hekimler bir çok ilde vergi sıralamasında en çok vergi ödeyen meslek grubu olarak öne çıkmaktadır. Vergi yükü kamuda çalışan hekimlerinin sırtındadır. Vergi alanında düzenleme yapılarak hekimler üzerinden alınan astronomik vergilerin düzenlenmesine ihtiyaç vardır.
Bizler gerçekten ağır bir iş yükü altındayız. Bizlerin önüne konan akıl, mantık ve bilim dışı zorlama uygulamaların artık değiştirilmesini istiyoruz. Devlet tarafından aranan, hakkında arama kararı bulunan 1 milyon insan ASM’ye uğramazsa, bizim ücretimizden kesiliyor. Bizlerden hem dedektiflik , hem hekimlik yapmamızı istiyorlar. Akıbeti belli olmayan 30.000 insanı bulun, Aile Sağlığı Merkezine getirin yoksa ücret katsayılarınızı yarıya indiririz diyorlar . Devletimizin polisinin , jandarmasının bulamadığı hakkında arama kararı çıkan bu insanları bizler nasıl bulalım? Bizler hekimiz hafiye değiliz !
‘HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ’
Dernek Başkanı Dr. Peker, her gün değişen ve bilimle uzaktan yakından alakası olmayan bu kriterler ile hekimlik yapmalarının her gün daha zor bir hale getirildiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Hastalarımıza ayıracağımız değerli zamanımız, bilgisayarların başında veri girmeye zorlanmakla geçiyor. Bir sene içinde hastanın niye gelmediğinin hesabı, bizler kesilmeye çalışılıyor. Bizlerden telefon başında tele sekreterlik bekleniyor. Bu ülkenin en zeki, en çalışkan, en özverili evlatları olan bizlere, halen uygulanmakta olan bu akıl dışı uygulamaların başta vatandaşa karşı hafiyelik görevi olmak üzere kaldırılmasını aklı, mantığı, vicdanı olan herkesten talep ediyoruz.
Bizler hastalarımıza daha kaliteli muayene hizmeti vermek ve hekimlik yapmak istiyoruz. Bırakın hekimlik yapalım ! Bırakın tıp diplomamızın hakkını vererek çalışalım! Bırakın kendi planladığımız bir sistemde çalışalım! Bizler aile hekimleri olarak sağlık sistemini en iyi hale getirilmesini sağlayacak formülü biliyoruz. Aile Hekimlerimize ve sağlık çalışanlarına içi boş iş yükleri yükleyerek, mutsuz,umutsuz hale getirmeyin! Saha da çalışan aile hekimini hastayı muayene etmekten uzaklaştıran, sekreterliğe zorlayan bu yönetmeliğin kaldırılarak, yerine saha da ki aile hekimlerinin yazdığı gerçek bir yönetmeliğin yürürlüğe konmasını istiyoruz! Hastanın en iyi şartlarda hizmet aldığı, Aile Hekiminin de insancıl şartlarda hizmet verdiği, sağlıklı bir çalışma ortamı istiyoruz !”
Sağlık emek – meslek örgütleri ve çalışanları, nedeniyle “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırdıkları yönetmelik karşısında bir yılı aşkındır sürdürdükleri mücadeleye kayıtsız kalan, dahası yeni sorunlar getiren Sağlık Bakanlığı’na, “Dayatmalarınızı kabul etmiyoruz! Haklarımıza kavuşana dek mücadelemizi sürdüreceğiz!” diyerek seslendi.
Sağlık emek – meslek örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) çalışan hekim, ebe, hemşire ve diğer sağlık personellerinin 2025 yılının son ayında da artarak devam eden sorunlarını çözecek sağlık yönetimi aradıklarına dikkat çekilerek şöyle denildi:
‘ASM’LERDE İŞLER İYİYE GİTMİYOR’
Bugün buradan bir kez daha sesleniyoruz: ASM’lerde işler iyiye gitmiyor; hem biz sağlık çalışanları hem de hizmet verdiğimiz halkımız için durum vahim.
Haykırıyoruz! Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz!
Sesimizi duyurmak için, sağlık yönetiminin sorunlarımıza kulak vermesi için dört defa, toplam 14 gün iş bırakmak zorunda kaldık. Sağlık Bakanlığı’nın sorunlarımıza kulak vermek yerine, cezalar vererek ve performans adı altında kesintiler yaparak sağlık sistemini yönetemez hale geldiğini ilan ediyoruz.
Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni 30 Ekim 2024 tarihinde yayımlamadan önce aşağıda imzası olan tüm sağlık emek-meslek örgütleri ve çalışanları olarak itirazlarımız yaptık. Bakanlık ise bizi dinlemeyip yönetmeliği hayata geçirdi.
Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına performansa dayalı ödeme ve ücret kesintisini dayatan, iş güvencesini tamamen ortadan kaldıran; çalışanları sevk memuruna, ASM’leri çağrı merkezine dönüştüren; topluma ve sağlık çalışanlarına zarar veren ve içeriği nedeniyle “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırdığımız yönetmelik karşısında bir yılı aşkındır sürdürdüğümüz mücadeleye kayıtsız kalan,dahası yeni sorunlar getiren Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz:
‘DAYATMALARINIZI KABUL ETMİYORUZ’
Yine sağlık müdürlükleri önlerindeyiz! Dayatmalarınızı kabul etmiyoruz! Haklarımıza kavuşana dek mücadelemizi sürdüreceğiz!
Aşı, bebek izlem, gebe izlem, aile sağlığı birimine başvuru yapan nüfus sayısı, kronik hastalık takibi, muayene başvuru sayısı, antibiyotik yazma oranı, ağrı kesici yazma oranı, mide ilacı yazma oranı ve memnuniyet anketi üzerinden yapılan değerlendirmeler ve her ay yeni eklenen çeşitli kalemlerden oluşan kriterleriş yükümüzü artırarak tükenmemize sebep olmaktadır. Yaptığımız işleri sayısal istatistiklerden ibaret gibi göstererek ve aldığımız tüm ücretin %60’ını kaplayan bu performans ödeme sistemi ile ücret vermek değil, ücret kesmek amacını taşıdığını görüyor ve bunu kabul etmiyoruz.
ASM’lerde birlikte çalıştığımız ebe ve hemşire arkadaşlarımızdan tavan ödemesine takıldı bahanesiyle, aile hekimlerinden bordro verilerini gizleyerek, aile hekimliği birimine hastane başvurusu çok oldu diyerek yüz milyonlarca lira kesinti yaptınız. Sağlık Bakanı’na buradan sesleniyor ve soruyoruz: Son bir senede ücretlerimizden kestiğiniz parayla ne yaptınız?
Sağlık Bakanı bir yıl önce ‘Modellediğimiz yeni sistem ile aile hekimlerimizin vatandaşlarımıza ayıracağı süreyi artırdık’ derken, sağlık emekçilerine ve yurttaşlarımıza soruyoruz:Son bir yılda size ayrılan süre arttı mı? Bakanlığın formülündeki gibi sayılarla soralım: Hekim sayısı artmayıp muayene sayısı artıyorsa, hastamıza nasıl daha fazla zaman ayırmış olabiliriz?
‘1.000 TANE ASM NEREDE?’
Sağlık Bakanı geçen yıl ‘Her yıl bin ASM yapacağız’ diyordu. Ancak aynı bakan, 21 Kasım 2025 günü TBMM’de yaptığı bütçe sunumunda 1.202 tesisin hâlâ yatırım programında olduğunu söyledi. Soruyoruz: Bir yılda vadettiğiniz 1.000 tane ASM nerede?
Bir sabah uyanıp tüm ASM çalışanlarına bağışıklama eğitimi verme kararı alıyorsunuz. Eğitim önemlidir, bağışıklama önemlidir, biliyoruz. Ama eğitimini verdiğiniz bağışıklama çalışmaları için Aşı Takip Sistemi donanımını vermiyorsunuz. Aşı dolabını da ısı takip sistemlerini de sağlamıyorsunuz. Bazı aşıları bile vermiyorsunuz. Sahi; aralık ayında HPV aşısı uygulanacaktı, vaz mı geçtiniz?
Hastalıkların tanısını koyuyoruz, tedavisini yapamıyoruz. Kanserin taramasını yapıyoruz, hastaları kanser şüphesi ile aylarca bekletiyoruz, erken tedavi edemiyoruz. Her gün hastalarımız da tükeniyor, biz de tükeniyoruz. Yarattığınız yönetmelik ile ekrana veri girmekten başka bir şey yapamıyoruz. Ay sonunda ne ücret alacağımızı bilmiyor, aldığımız ücretle de geçinemiyoruz.Bugün anlıyoruz ki; bu yönetmelikle hedeflenen, biz sağlık emekçilerinin daha az ücretle, daha ağır şartlarda çalıştırılmasıdır.
Son yıllarda sağlık çalışanlarının mutlu olamadığı, işine yabancılaştığı, tükendiği, halkın da iyi sağlık hizmeti alamadığı bir düzen yarattınız.Verdiğiniz sözlerin birini bile tutmadınız. Bizi de bu düzenin parçası haline getirmek için baskı ve cezalarınızla saldırdınız. Ancak biz kendimize ve hastalarımıza verdiğimiz sözle, mesleğimizin onurunu korumak için, sağlığa ve mesleğimize yaptığınız bu saldırılara karşı bugün buradayız.
‘NE İSTİYORUZ?’
•Halkımıza, eşit, ücretsiz, yeterli süre ile koruyucu, nitelikli, sürekli, kapsayıcı birinci basamak temel sağlık hizmeti vermek istiyoruz.
•Performansa dayalı olmayan, emekliliğe yansıyan, emeğimizin tam karşılığı olan, tüm insani ihtiyaçlarımızı rahatça karşılayabileceğimiz, tek kalem ücret istiyoruz.
•%35’e varan vergi kesintilerinin en çok %15’e indirilmesini, vergide-gelirde adalet sağlanmasını istiyoruz.
•Kamu tarafından yapılan, donanımı ve tüm ihtiyaçları karşılanan, sağlık hizmeti vermeye uygun, depreme dayanıklı, güvenli ASM’ler istiyoruz.
•Mesleğimize müdahale etmeyen, sağlık çalışanlarını memnuniyet nesnesine dönüştürmeyen, baskılara ve cezalara son veren, halka koruyucu ve iyi sağlık hizmeti verilebilmesine olanak sağlayan sağlık yönetimi istiyoruz.
Sağlık çalışanlarının hakları ve halkın sağlık hakkı için mücadelecimizi sürdüreceğiz!”
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN)
Aile Sağlığı Çalışanları Ebe ve Hemşire Dernekleri Federasyonu (ASEF)
Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası(BDS)
Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Anadolu Sağlık-Sen)
Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş)
Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği)
Hürriyet Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası (Hürriyet Sağlık Sen)
Sağlık Çalışanları Hak Mücadele Derneği (SA-HA DER)
Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-Sen)
Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçileri Sendikası (SES)
Tabip ve Diğer Sağlık Çalışanları Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kamu Görevlileri Sendikası (Tabip-SEN)
Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikleri Derneği(TÜMRAD-DER)
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Burak Sayhan, bir basın toplantısıyla üniversite yerleşkelerine yerleştirilen Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını tanıttı.
Trakya Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği’nde düzenlenen basın toplantısında, Prof. Dr. Sayhan, hastane dışında meydana gelen kalp durmalarında, sağlık ekibi gelene kadar hastaya etkin yaşam desteği sağlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Sayhan, kalp durmalarında ilk 4 dakikada yapılan doğru müdahalenin, kişinin sağlıklı şekilde hayata dönme şansını büyük ölçüde artırdığını belirtti.
ASELSAN tarafından Türkiye’de üretilen ve yerli teknoloji ile geliştirilen OED cihazlarının kullanımının 2010’lu yıllardan bu yana dünyada ve ülkemizde yaygınlaştığını ifade eden Sayhan, Trakya Üniversitesi’nin bu cihazları kullanıma sunan iki üniversiteden biri olduğunu söyledi. Proje kapsamında Üniversitenin farklı noktalarına 11 adet OED cihazı yerleştirildiğini aktaran Sayhan, “Bir Cihaz, Bin Hayat” sloganıyla yürütülen çalışmanın, yalnızca üniversite için değil, tüm Edirne için örnek teşkil ettiğini ifade etti.
Cihazların, kullanıcı ve hasta açısından herhangi bir tehlike barındırmadığını dile getiren Sayhan, “OED cihazları, şok uygulanması gereken hastayı kendisi belirleyen akıllı sistemlerle donatılmıştır. Dolayısıyla yanlış kullanım riski yoktur.” dedi ve Üniversite olarak hem öğrencilere hem de halka cihaz kullanımının öğretilmesini amaçladıklarını ve bu nedenle eğitim programları hazırladıklarını ifade etti.
Prof. Dr. Sayhan konuşmasının sonunda, “Ülkemizin en güvenli kampüsü olmayı hedefliyoruz. Kurtarılacak çok hayat var ve biz bunu başarabiliriz.” diyerek projenin önemine dikkat çekti.