Kategori arşivi: Sağlık

Edirne Belediyesi’nden ücretsiz hizmet

Edirne Belediyesi, kanser tedavisi gören vatandaşların hastaneye ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla başlattığı ücretsiz nakil desteğini sürdürüyor. Aralık 2025’te hayata geçirilen uygulama kapsamında bugüne kadar 162 kez ulaşım hizmeti sağlandı.

“Onkoloji Hastaları Nakil Desteği” uygulaması, tedavi sürecinde ulaşımda zorluk yaşayan vatandaşlara destek olmak amacıyla 153 Çözüm Edirne hattı üzerinden koordine ediliyor.

TEDAVİYE ERİŞİM KOLAYLAŞIYOR

Uygulama sayesinde özellikle hastaneye gidiş ve dönüşlerde güçlük yaşayan vatandaşların tedaviye erişimi kolaylaştırılırken, süreç boyunca düzenli destek sağlanıyor.

“BU SÜREÇTE YANLARINDAYIZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kanser tedavisi gören hemşehrilerimizin ne kadar zorlu bir süreçten geçtiğini biliyoruz. Bu süreçte onların yanında olmak, hayatlarını bir nebze olsun kolaylaştırmak bizim sorumluluğumuz. Nakil desteğimizle hastalarımızın tedaviye daha rahat ulaşmasını sağlıyoruz. Tüm hemşehrilerimizin her koşulda yanında olmaya devam edeceğiz.”

BAŞVURULAR 153 ÜZERİNDEN

Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Edirne Belediyesi’nin 153 Çözüm Edirne hattı üzerinden başvuru yaparak detaylı bilgi alabiliyor.

Vatandaşa ‘aşı’ çağrısı

Olgay GÜLER

Edirne İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Dünya Aşı Haftası kapsamında çocukluk çağı aşılarının mutlaka yapılması konusunda çağrıda bulundu.

İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, 24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında Barutluk Mahallesi’nde bulunan TOKİ Aile Sağlığı Merkezi’nde (ASM) vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve aşılama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, İl Sağlık Müdürü Mustafa İshak Yıldırım’ın katılımıyla, tanıtım etkinliği düzenlendi. ‘Kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan’ temasıyla düzenlenen etkinlikte, hem bebeklik dönemi aşıları hem de yetişkinlere yönelik hatırlatma dozlarının önemine dikkat çekildi.

’13 FARKLI ÇOCUK HASTALIĞINA KARŞI ÜCRETSİZ AŞILAMA SÜRÜYOR’

İl Sağlığı Müdürü Yıldırım buradaki açıklamasında, aşılama sayesinde birçok hastalığın görülmediğine dikkat çekerek, “1980’li yıllardan beri Sağlık Bakanlığımız tarafından Genişletilmiş Bağışıklık Programı uygulanıyor. Bu program sayesinde Dünya’da çok büyük salgınlara sebebiyet veren çok büyük ölümlere ve engelli kalmaya sebebiyet veren suçiçeği, çiçek hastalığı gibi poliomyelit gibi hastalıklar neredeyse yok oldu. Çiçek hastalığı 1977’de eradike edildi. Poliomyelit çocuk felci ise 1988’den beri ülkemizde görülmemekte. Bu başarının tek sebebi bizim evlatlarımızı aşılamamız. Bu genişletilmiş bağışıklık poliomun bir başarısı. Şu anda da 13 farklı çocuk hastalığına karşı ücretsiz aşılamalarımızı yapmaya devam ediyoruz” dedi.

“ÜCRETSİZ BİR ŞEKİLDE AŞILARIMIZI YAPIYORUZ”

Aşıların yapılmaya devam edilmesinin çocuklar ve toplum sağlığı açısından önemine vurgu yapan Yıldırım, “Aile Sağlığı Merkezi’nde, Toplum Sağlığı Merkezi’nde ücretsiz bir şekilde aşılarımızı yapıyoruz. Aşıları yaptırmamız hem kendi evlatlarımızı hem de toplumumuzun sağlığı açısından çok çok önemli. Çünkü hem evlatlarımızı hastalıklara karşı koruyacağız hem de bakterilerin, hastalıkların toplum içerisinde dolaşımını engelleyerek diğer vatandaşlarımızı da koruyacağız. Bu tüm yakınlarımız ve sevdiklerimiz için olmazsa olmaz bir durum” diye konuştu.

Yıldırım, vatandaşları gerekli durumlarında aşılarını yaptırmaları için Aile Sağlığı Merkezi ve Toplum Sağlığı Merkezleri’ne davet etti.

Işık kirliliğinde ‘depresyon’ riski!

Olgay GÜLER
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, gece aydınlatmaları ve cep telefonlarının yaydığı mavi ışıkların gençler ve hamilelerde depresyon riskini arttırdığını söyledi.
TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, gece kentlerdeki suni aydınlatmalar ve cep telefonları gibi elektronik aletlerin yaydığı mavi ışıkların, insan sağlığına zararlarına yönelik açıklamalarda bulundu. Son dönemlerde aşırı aydınlatmanın ışık kirliliği haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Öztürk, son 8 yılda aydınlatma seviyesinin gece 2 katına çıktığını belirtti.
‘AYDINLATMAYI SÜS ARACI GİBİ GÖRMEMEK GEREKİYOR’
Aşırı aydınlatmanın, sorunları da beraberinde getirdiğini aktaran Prof. Dr. Öztürk, “Bunun yarattığı tabii bazı sorunlar var. Artık aydınlatmayı güzel bir şey, bir süs aracı gibi görmemek gerekiyor. Çünkü bunun çok boyutlu etkileri oluyor. Birincisi; aydınlatma için gereken enerji desteği, bunu sağlayabilmek için ortaya çıkan karbondioksit emisyonu çok yüksek. Aşağı yukarı 200 milyar kilo civarında karbondioksit emisyonuna yol açıyor ki yaklaşık 400 teravat saatlik bir aydınlatma gücü sağlayabilmek açısından. Bu, işin ekonomik ve çevre kirliliği boyutu olarak düşünülebilir. Diğer yandan insan dışı canlılarda önemli etkiler var. Mesela gece karanlıkta avlanan hayvanlar avlanma fırsatı bulamadığı için türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıyalar” dedi.
‘IŞIK KİRLİLİĞİNİ ENDOKRİN KİRLETİCİ OLARAK GÖRÜYORUZ’
Aşırı aydınlatmanın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Prof. Dr. Öztürk, “Diğer yandan insana gelecek olursak, aydınlık çeşitli hastalıklarla risk artışı anlamında ilişkili hale gelmeye başladı. Bugün artık ışık kirliliğini biz bir endokrin kirletici olarak görüyoruz. Yani uyku kalitesinin bozulması, sirkadiyen ritimlerin bozulmasının yanı sıra vücudun iç sağlık sistemini ve hormonlarını da olumsuz yönde etkileyen bir kirletici faktör olarak görmeye başladık. Tüm bunlar aydınlanmanın ciddi bir sorun, gece özellikle suni aydınlanmanın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Gece esasında doğal olarak var olan mesela ay ışığının aydınlatması, yıldızların aydınlatması ya da samanyolu galaksisinin aydınlatması gibi aydınlıklar vardı. Biz özellikle son 10 yılda yıldızlı gecelerimizi kaybettik, diyebiliriz. Yani gökyüzüne baktığımız zaman, suni ışıkla aydınlanmış bir gökyüzü görüyoruz” diye konuştu.
‘DEPRESYON RİSKİYLE İLİŞKİLİ’
Prof. Dr. Öztürk, dış ortamdaki ışık kirliliğinin yanı sıra, cep telefonlarının yaydığı mavi ışığın da zararlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Öztürk, “Biz gece dışarıda olduğumuzda, dış ortamın bu aydınlatmasına maruz kalıyoruz. Ama evlerde ve kapalı ortamlarda devam ediyor ve bu ışık kirliliğinin tabiatı biraz değişti. Işık ya da aydınlanma teknolojisinin değişmesiyle birlikte giderek LED aydınlatmalar daha yaygınlaşınca bu sefer kısa dalga boyundan daha yoğun olan ışıklar özellikle mavi ışık maruziyeti arttı. Bununla ilgili son dönemde yapılmış ilginç çalışmalar var. Bir tanesi genç adölesanlarda yapılan çalışma. Gece saat 8’den sonra maruz kalınan mavi ışığın 4 saat ve üzerine çıkmasının depresyon riskiyle ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar var. Buna dikkat etmek gerekiyor. Çünkü gençlerde depresyon yaygınlığı hızla artıyor. Bunun nedenlerinden birinin de aslında ışık kirliliği olduğunun, mavi ışık maruziyeti olduğunu anlamamız lazım, bu önemli. Bir diğer çalışmada örneğin gebelerde, dış ortamda gece yüksek seviye ışığa maruz kalmanın doğum öncesi depresyonuyla ilişkili olduğu da gösterilmiş. Özetle gerek dış ortamdaki aydınlatmalar gerek iç ortamdaki mavi ışık maruziyeti hastalıklarla ilişkili hale gelmeye başladı” diye konuştu.
‘BİLİM İNSANLARI DA ZOR DURUMDA’
Suni şehir aydınlatmalarının gökyüzüyle ilgilenen bilim insanlarının da işlerini zorlaştırdığına vurgu yapan Prof. Dr. Öztürk, “Atmosferde bir parlaklık oluşturduğu için aslında gökyüzüyle ilgili çalışmalar yapan bilim insanlarının da işleri zorlaştı. Daha nispeten zayıf ışık yayan yıldızlar görünmez oldu. Bu kirliliğin arkasında kalmaya başladı. Bu gözlemevleri giderek şehir merkezlerinden uzaklaştırılsa da artık kaçacak yerleri de kalmadı. Çünkü şehirler genişlediği için gökyüzüne bakarak gözlem yapan, veri toplayan bilim insanları da zor durumda diyebiliriz” ifadelerini kullandı.