Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatütk’ün Edirne’ye gelişinin yıldönümü kutlama etkinlikleri kapsamında Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Edirne Belediyesi’nin organizasyonu ile 20 Aralık Cumartesi günü Edirnelilerle buluşacak. Edirne Belediyesi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye teşriflerinin yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıyor. Etkinlikler kapsamında, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası 20 Aralık Cumartesi günü Edirnelilerle buluşacak. Atatürk’ün 21 Aralık 1930 tarihinde Edirne’ye gelişinin yıl dönümü anısına düzenlenen konser, saat 20.00’de Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Orkestranın şefliğini Murat Cem Orhan üstlenirken, genç ve yetenekli çello sanatçısı Ege Dikbıyık solist olarak sahnede yer alacak.
BAŞKAN FİLİZ GENCAN: “ATA’MIZI, O’NUN SEVDİĞİ SANATLA ANIYORUZ” Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, konserle ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün serhad şehrimiz Edirne’ye gelişinin yıl dönümünü büyük bir gurur ve minnetle anıyoruz. Atatürk, sanata ve sanatçıya verdiği değerle Cumhuriyetimizin kültürel temellerini güçlendirmiştir. Bizler de O’nun mirasına sahip çıkarak, bu anlamlı günü Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın değerli icralarıyla anmak istedik. Tüm hemşehrilerimizi, Ata’mızın hatırasını birlikte yâd etmek ve bu özel konseri paylaşmak üzere Atatürk Kültür Merkezi’ne davet ediyorum.” ZENGİN KONSER PROGRAMI Konser programında, klasik müziğin seçkin eserlerinden oluşan bir repertuvar sanatseverlerle buluşacak. Programda; Gioachino Rossini’nin “Sevil Berberi” Operası Uvertürü, Dmitri Kabalevski’nin 1 No’lu Viyolonsel Konçertosu ve Ludwig van Beethoven’ın Senfoni No.1 adlı eseri yer alacak.
Konser programında, klasik müziğin seçkin eserlerinden oluşan bir repertuvar sanatseverlerle buluşacak. Programda; Gioachino Rossini’nin “Sevil Berberi” Operası Uvertürü, Dmitri Kabalevski’nin 1 No’lu Viyolonsel Konçertosu ve Ludwig van Beethoven’ın Senfoni No.1 adlı eseri yer alacak.
Edirne’de Trakya Üniversitesi’nde (TÜ) Öğretim Görevlisi Aybike Kınalı, Selimiye Camisi minberindeki motifleri, ince işçilikle çalıştığı 925 ayar gümüşten takı setine işledi.
Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu El Sanatları Bölümü Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Programı Öğretim Görevlisi Aybike Kınalı, Türk-İslam mimarisinin zirve eserlerinden Selimiye Camisi’nin minberindeki desenleri, takı setine aktarmaya karar verdi. İlk olarak desenlerin kalıplarını çıkaran Kınalı, daha sonra 1 ay süren çalışmayla takıları oluşturdu. Kolye, broş ve iki küpeden oluşan takı setini koleksiyonunda barındıran Kınalı, titiz çalıştırarak o dönemin ruhunu yansıtmak istediğini söyledi.
‘MÜTHİŞ BİR MERMER İŞÇİLİĞİ GÖRÜYORUZ’
Selimiye Camisi’nin, başlı başına bir dönemin ustalık eseri olarak bilindiğini belirten Kınalı, “Selimiye Camisi’nin minberi de kendi içerisinde yapısal olarak ve tasarımsal anlamda gerçekten üzerinde çok önemli izler taşıyor. Mimar Sinan’ın eserin üzerinde yaratmış olduğu tasarımsal figürleri ve mimari yapının içerisindeki yerleştirme ve konumu gerçekten çok önem arz ediyor. Ben de bu çalışmamda, minber desenin üzerindeki geometrik figürlerden yola çıkarak tasarımını gerçekleştirdim. Minberde, tasarımın bütününe bakıldığında müthiş bir mermer işçiliğini görüyoruz. Bu mermer işçiliği hem hafifmiş etkisi yaratıyor. Ama bir o kadar da kütlesel olarak, günümüze kadar ulaşmış olmasıyla sağlamlığını bize göstermiş oluyor. Yapmış olduğum takıda da 925 ayar gümüş kullanarak buradan esinlendiğim figürlerle, desenlerle günümüz çağdaş kuyumculuk teknikleriyle birleştirerek, bu ışığı taşımak istedim” dedi.
‘HAYRANLIK HİÇBİR ZAMAN İÇİN GİTMİYOR’
İlk önce kalıplama çalışması gerçekleştirdiklerini belirten Kınalı, “İnceleme ve araştırmadan sonra tasarım sürecine geçtik ve ardından ajur tekniği; iç boşaltma. Ben daha da vurgulu hale gelmesi için, üzerinde taşındığında görünür hale ulaştırmak için boş alanları kapatarak ve renk geçişleriyle tamamlayıp, çalışmayı sonlandırdım. O ışığa, o tasarım sürecine ulaşabilmek için hayranlık hiçbir zaman için gitmiyor, etkileniyorsunuz. Çünkü o dönem içerisindeki o teknolojide yapılmış olan o eserin şaheserliğini izledikçe, metale aktarırken, ‘Acaba ben o kadar o ruhu verebilecek miyim’ endişesini illaki yaşadım. Ama o dönemki mermer ustalarının gösterdiği ince titiz çalışmayı da kendi işçiliğimde de elimden geldiğince kullanmaya gayret ettim” diye konuştu.
‘ÖĞRENCİLERİMİZE BİR YERDE ÖRNEK OLMUŞ OLUYORUZ’
Kınalı, “Yaklaşık 1 ay sürdü çalışmam, nihai ürüne ulaşıp sergilemeye çıkarmış olmamız. 2024 yılında bu çalışmamı yaptım. O günden bugüne de koleksiyonumda halen daha yer alıyor. Tasarım sürecine başladığınızda, ele almış olduğunuz konularda, konunun çerçevesi ve oradan yola çıkışımız, malzemeyi, materyali bir arada nasıl kompoze edeceğimiz ve bunu nasıl bir koleksiyona dönüştüreceğimiz sürecini, biz kendimiz uygularken öğrencilerimize aslında bir yerde örnek olmuş oluyoruz. Çünkü öğrencilerimize biz derslerimizde hem teknik açıdan hem de koleksiyon ve tasarımsal süreçleri öğretirken adım adım küçük parçalar halinde bilgileri öğrettiğimiz için bu tip çalışmalarla ortaya çıkarttığımızda bir eserin serüveni ne şekilde, nasıl ilerliyor? Bu süreçte ne gibi adımlardan geçiyoruz? sorunları nerelerde yaşıyoruz? O problemleri ne şekilde çözüyoruz? Bunlarla da ilgili bir yerde örnek oluyoruz kendilerine. Ben kendi adıma da çalışmalar düşünüyorum mutlaka. Fakat öğrencilerimiz için de projelerimizin kapsamında tasarımlarını oluştururken, Edirne’nin farklı mimari ögelerinden olsun, doğal zengin kaynaklarından olsun, faydalanarak mutlaka tasarım oluşturmaları için kendilerine proje olarak veriyoruz” dedi.
FARKLI KOLEKSİYONLAR DA VAR
Selimiye dışında farklı temalarla hazırladığı koleksiyonlarının da olduğunu belirten Kınalı, “Daha öncesinde yapmış olduğum ‘Taştaki Türkler’ isimli Servet Somuncuoğlu’nun kitabından da esinlenerek, Türklerin özellikle Orta Asya’da taşların üzerinde kullanmış olduğu keçi ve koç motiflerinden yola çıkarak yapmış olduğum ayrıca bir koleksiyonum da bulunuyor. Burada kitap ayracı, broş ve kolye olmak üzere yaklaşık 4 parçalık bir set tasarladım. Orada da koç ve keçi figürünün Türklerin hayatındaki önemi, sonsuz ölümü ve yaşamı temsil etmesi. Bunu taşlara aktarmaları hem hayatlarının içerisinde var etmeleri kutsal bir varlık olarak görmüş olmalarını ifade etmeye çalıştım ve bunu da metal tekniğinde elimden geldiğince gösterdim” diye konuştu.
Kınalı, “Bizler akademisyen olduğumuz için yapmış olduğumuz çalışmalarımızı, okulumuzun bünyesinde, akademik anlamda ve dışarıda diğer sanat alanında açılan sergilerde sergileyerek sanatseverlerle buluşturuyoruz. Tabii ki o sergide eğer sahiplenmek isteyenler olursa da sahiplenmeleri için gerekli desteği ve yardımı da sağlıyoruz” dedi.
Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği’nin (EFOD) Nilgün Erman Atölyesi tarafından, 47 fotoğraflık ‘Siyah Beyaz Hayatlar’ sergi, fotoğrafseverlerin ziyaretine açıldı.
EFOD’da Nilgün Erman liderliğinde oluşturulan fotoğraf atölyesinde, 18 fotoğraf sanatçısının eserlerinden oluşan “Siyah Beyaz Hayatlar” adlı sergi, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Serginin açılış törenine Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, Edirne Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, EFOD Başkanı Serdar İyiiz ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Açılışta konuşan EFOD Başkanı Serdar İyiiz, dernek olarak amaçlarının topluma değer katmak olduğunu belirtti.
‘FOTOĞRAF BELGE NİTELİĞİNDEDİR’
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden de fotoğrafın zamana tanıklık eden yönünü hatırlatarak, “Mesleğim gereği mimari ve sanatsal fotoğraf üzerine çeşitli çalışmalar yapmış biri olarak, fotoğrafın belge niteliğinin altını çizmek isterim. Bir fotoğraf, çekildiği anda kayıt hâline gelir. Bugün eski Yeşilçam filmlerindeki görüntüler bile restorasyon süreçlerinde kullanılabiliyor; bunun örneklerini gördük. Bir hatıra fotoğrafında bile çevreye dair bir ayrıntı yer alıyorsa, bu kayıt kimi durumlarda resmi işlemlerde dahi belge niteliği taşıyabiliyor” şeklinde konuştu.
‘RENKLERİ ÇIKARDIK, ÖZÜ ORTAYA KOYDUK’
Atölye sorumlusu Nilgün Erman, siyah beyaz fotoğrafların özünü ortaya çıkardığını belirterek, “Bizler bu atölyeye başlarken zaman zaman fotoğraflar çekmek, kadrajlarımızda duyguyu ön plana almak düşüncesiyle yola çıktık. Bunu sağlamanın yolu da denklemden rengi çıkarmaktır. Siyah beyaz fotoğraf, renklerin gürültüsünü ortadan kaldırır; geride sadece özü bırakır. Bu süreçte ışığın ve gölgenin dansını, duyguların yalınlığını, hikâyelerin en saf hâlini görünür kılmaya çalıştık. Bu sergideki her karede, sadeliğin içindeki farklı derinliklere inmeyi amaçladık. Bu çalışmalar, hem insanların hayatlarına dahil olmanın hem de sanatsal bir arayışın ürünüdür. Bazen bir sokak köşesinde, bazen bir yüzün karmaşıklığında yalnızca yaptıkları işle var olan hikâyeleri sizlere aktarmaya çalıştık. Amacımız sadece fotoğraf göstermek değil; aynı zamanda izleyeni kendi iç yolculuğuna davet eden bir atmosfer yaratmaktı” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Nilgün Erman Fotoğraf Atölyesi’nin üyelerine sertifikaları takdim edildi. AKM’de açılan sergide; Betül Orakçılar, Büşra Orcan Çakırlı, Cüneyt Varna, Çiğdem Alper, Elif Oğuz Taylan, Hülya Kurtuluş, Kaan Erbayraktar, Minnet Sofuoğlu, Nagehan Gürkaynak, Nilay Unakıtan, Nilüfer Atsızlar, Özlem Yılmaz, Remziye Sivri, Sare Özlem Demir, Selva Atalan, Serhat Yılmaz, Tuba Şenerler ve Yaşar Akıncı’nın 47 eseri yer alıyor.
Olgay GÜLER Osman İnci Müzesi’nde, Edirne’nin kurtuluşunun 103’üncü yıldönümü onuruna; ‘Osmanlı Başkentleri’ ve ‘Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler’ konulu fotoğraf sergisi düzenlendi. Karaağaç’taki Osman İnci Müzesi’nde, Edirne’nin kurtuluşunun 103’üncü yıldönümünde anlamlı bir sergi açıldı. ‘Osmanlı Başkentleri’ ve ‘Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler’ temalarıyla oluşturulan sergide Rasim Sezen, Ali Çitak, Doç.Dr. Ali Emre Bilgin, Özcan Nuri, Nihan Sezen ve Cansu Varol’un fotoğraflarına yer verildi. Sergi, Türk sanat müziği dinletisi ve konuşmaların ardından ziyarete açıldı. ‘SERGİDEKİ TÜM ESERLER RESTORASYONDAN GEÇTİ’ Sergiyle ilgili müzeden yapılan açıklamada, yer alan tüm eserlerin hepsinin değişik dönemlerde restorasyon geçirdiğine işaret edilerek, “Sergide sunulan eserlerin yaklaşık hepsi değişik dönemlerde restorasyon geçirmiştir. Sergide bulunan eserlerden ikisinin eski fotoğraflardan farklı olduğu saptandı. Ertuğrul Gazi Çeşmesi tamamen değiştirilmiş, Dimetoka Gözetleme kulesi ise restorasyon ilkelerine uygun yapılmış ve saat kulesi ismiyle işlevini sürdürmekte. Restorasyonda belgelere göre hareket edilir; eğer ekleme ve düzeltmeler yapılması gerekiyorsa, yapılan şeyin eskisinden ayırt dilmesi gerekir. Elimizde çizim veya fotoğraf varsa bunları esas alarak restorasyonları yapabiliriz. Mutlak tamamlamak gerekiyorsa yapıldığı yıl anlaşılır nesneler içermeli. Özetle müdahale uyduruk olmamalı, yapıldığı yıllar anlaşılmalı” denildi. ‘YENİ UYGULAMA KORUMA İLKELERİNE AYKIRIDIR’ Ana kubbesindeki kalem işlerinin değiştirilmek istenmesiyle gündeme gelen Selimiye Camisi restorasyonuna da yer verilen açıklamada, “Selimiye Camisi restorasyonu amaçlı yapılan son projede; ana kubbeyi kaplayan tüm yazı ve motifler kazınacak, yerine yeni bir kalem işi ve süslemeler yapılacak. Bu görüşü “Selimiye Camii Tespit ve Tahkik Heyeti” isimli ekip uzun uğraş sonrası kabul ettirmiş. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Universitesi yetkilendirmiş, öncelikle konu bir vakıf üniversitesi görev ve sorumluluğunda değildir. Ayrıca ekipte; “Dünya Miras Alanlarının Yönetimi ve Korunması, Koruma Bilimi ve Arkeolojik Katman Analizinde uzman, Disiplinler arası Koruma Uzmanı” yoktur. Bu ekip varsayımlarla hareket etmekte, ellerinde “Sinan yaptığında ana kubbe tam olarak şöyleydi” belgesi yoktur. “Böyle olabilir” görüş ve anlayışı ile tarihi doku değiştirilemez. Uluslararası Anıtlar ve Siteler Konseyi (ICOMOS) Türkiye resmi görüşü net: “Mevcut ana kubbe katmamı belgelidir.” Varsayıma dayalı bir rekonstrüksiyon bu katmanları yok eder. Sonuç olarak bu uygulama koruma ilkelerine aykırıdır” ifadeleri kullanıldı. ‘UNESCO LİSTESİNDEN ÇIKARILABİLİR’ UNESCO Listesine girebilmek için özgünlük ve bütünlüğün korunuyor olması gerektiğine de yer verilen açıklamada, “Eğer UNESCO’ya sunulan bu belgeli katmanı kaldırıp yerine tahmini bir desen koyarsanız, eserin ‘üstün evrensel değerine’ zarar vermiş olursunuz ve eser UNESCO listesinden çıkarılabilir. Venedik Tüzüğü, restorasyonun anayasası kabul edilir. Bunun 3 maddesi: “Bir yapıyı sadece güzel olduğu için değil, tarihi bir belge olduğu için de korumalıyız. “9.madde: “Restorasyon özgün malzemeye ve güvenilir belgelere saygı esasına dayanır.” 11. madde: “Bir anıt yapıya farklı dönemlerde yapılmış katkılar da değerlidir, saygıyla korunmalıdır. Restorasyonda amaç üslup bütünlüğüdür.” Değişik dönemlerde üst üste binmiş katmanlar ancak kural dışılık halinde kazınabilir. Korumada amaç bütün yapının aynı stilde olması değildir, sadece niteliksiz müdahaleler varsa onlar kaldırılabilir. Mimar Mine Kavasoğulları eğer belgeli katmanı kaldırıp yerine varsayıma dayalı restorasyon yapılırsa UNESCO Dünya Mirası Listesi statüsü riske girebileceği görüşünde. Tarihsel Çevre ve Yapı Korumacılar Derneği yapılmak istenileni bilim dışı müdahale tehlikesi olarak yorumlamakta” denildi.
Edirne Belediyesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün taşıdığı anlam ve öneme ithafen, kentin tüm değerli öğretmenlerine yönelik özel bir etkinlik düzenliyor. Öğretmenlerin bu anlamlı gününü kutlamak amacıyla, sinema tarihinin kült yapımlarından biri olan “Ölü Ozanlar Derneği” filmi, öğretmenler için ücretsiz olarak gösterime sunulacak.
Bu özel gösterim, 24 Kasım 2025 Pazartesi günü, saat 17.00’de Erasta Cinemarine salonlarında gerçekleştirilecek. Orijinal adı Dead Poets Society olan ve Robin Williams’ın unutulmaz performansıyla izleyicilerin kalbinde taht kuran film, öğretmenlik mesleğinin ilham veren gücünü, ezber bozan eğitim anlayışını ve öğrencilere ‘kendi sesini bulma’ felsefesini aşılamanın önemini etkileyici bir dille anlatıyor.
Ücretsiz film gösterimine katılmak isteyen öğretmenlerin Edirne Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne ait 0284 212 09 95 numaralı dâhili telefonu arayarak rezervasyon oluşturmaları yeterli olacak.
Yoğun ilgi beklendiğinden, öğretmenlerin mağdur olmamaları adına rezervasyonlarını vakitlice yaptırmaları önemle rica edilmektedir.
BAŞKAN FİLİZ GENCAN’DAN DUYGUSAL DAVET: “MİNNETTARIZ”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, programa dair yaptığı açıklamada, tüm öğretmenleri bu özel buluşmaya davet etti. Başkan Gencan, öğretmenlerin toplumsal kalkınmadaki kilit rolüne vurgu yaparak şunları kaydetti:
“Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı aydınlanma yolunda, Türkiye Cumhuriyeti’ne ışık tutan, geleceğimizi inşa eden tüm öğretmenlerimize minnettarız. Onların gösterdiği emeği, öğrencilerine olan sınırsız sabrını ve kararlılığını bir güne sığdırmamız mümkün değil; onları her gün hatırlıyor ve takdir ediyoruz. Öğretmenler Günü’nde, bu değerli eğitimcilerimize yönelik, mesleğin manevi derinliğini yansıtan bir filmle küçük de olsa bir teşekkür sunmak istedik. ‘Ölü Ozanlar Derneği’ filminin bu özel gösteriminde, Edirne’mizin tüm fedakâr öğretmenlerini aramızda görmekten büyük bir onur ve mutluluk duyacağız. Hep birlikte, bu özel günü sanatsal bir etkinlikle taçlandıralım.”
Açıklamasının devamında Başkan Gencan, Edirne Belediyesi olarak böylesi özel günleri kentin tüm sakinleriyle birlikte coşkuyla yaşamak ve sosyal yaşamı zenginleştirme
Olgay GÜLER Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) bünyesinde açılan ‘Hasan Karakaş & Tamer Yavuz Fotoğraf Atölyesi’nin ‘Edirne’nin Çarşılarına Fotoğraflarla Sosyolojik Bakış’ konulu 36 fotoğraflık sergisi, ziyarete açıldı.
EFOD’da Hasan Karakaş & Tamer Yavuz Fotoğraf Atölyesi’nin 8 ay süren çalışmasında, Edirne’nin çarşıları merkeze alındı. Toplam 36 fotoğrafın seçildiği ‘Edirne’nin Çarşılarına Fotoğraflarla Sosyolojik Bakış’ isimli sergi, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaretçileriyle buluştu. Serginin açılış törenine, Edirne Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, EFOD Başkanı Serdar İyiiz, Edirne Belediyesi eski başkanlarından İbrahim Ay ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergide, başta atölye sorumluları Hasan Karakaş ve Tamer Yavuz olmak üzere; Engin Sincar, Fatma Uşar, Hüseyin Koşar, Mehmet Aktaş, Meltem Sözer Yavuz, Mutlu Anas, Mustafa Korkmaz, Sevil Atar, Sinem Erem ve Sultan Sarı’nın fotoğrafları yer aldı.
‘GENÇ EFOD’ SÜRPRİZİ Açılışta konuşan EFOD Başkanı Serdar İyiiz, dernek bünyesinde ‘Genç EFOD’ birimi kurduklarını belirterek, büyük çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu, lise öğrencilerinin de projede yer aldığını söyledi. Genç EFOD’la ortaokul ve ilkokul düzeyinde fotoğraf eğitimi de vermek istediklerini söyleyen İyiiz, konuşmasının ardından gençleri sahneye davet etti.
‘DERDİMİZ TARİHE NOT DÜŞMEKTİ’ Atölye sorumlularından Hasan Karakaş, proje kapsamında yalnızca fotoğraf çekmediklerini, aynı zamanda çarşı esnaflarıyla röportajlar yaparak onların hafızalarını bu çalışmaya dahil ettiklerini kaydetti. Karakaş, “Biliyorsunuz, Edirne sadece taştan, duvardan, camiden veya köprüden ibaret bir şehir değildir. Edirne; o taşların arkasında nefes alan, üreten, gülümseyen ve insanlarıyla bir bütündür. Bizler, bu sergi için yola çıkan 12 fotoğrafçı arkadaşım ile birlikte, objektiflerimizi işte bu yaşamın kendisine çevirmek istedik. Sergimizin adı ‘Hasan Karakaş – Tamer Yavuz, Edirne Çarşılarına Fotoğraflarla Bakış’tır. Peki neden ‘bakış’? Çünkü amacımız sadece estetik ve güzel fotoğraflar çekip duvarlara asmak değildi. Bizim derdimiz tarihe not düşmekti. ‘Dünden bugüne çarşılarımızda neler değişti? Ahi kültüründen bugünün modern ticaretine nasıl bir dönüşüm yaşandı?’ işte bu soruların cevabını aradık. Bu projede sadece deklanşöre basmadık. Esnaflarımıza mikrofon uzattık. Onların dertlerini, anılarını, dükkânlarının iç kokusunu ve yılların yorgunluğunu hem karelere hem de kayıtlara yansıtmaya çalıştık. Bu çalışmayla, dünden bugüne değişime uğramış çarşılarımızın fotoğraflarına ve unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden, teknolojiye direnmeye devam eden ustalarımıza kadar bu çarşıların gerçek sahiplerinin hikâyelerine tanık olacaksınız” dedi.
‘BU PROJE TARİHSEL BİR BELLEK OLUŞTURUYOR’ Atölyenin sorumlusu Tamer Yavuz da, “Bugün burada, tam 8 ay süren titiz, sabırlı ve bir o kadar da heyecanlı bir çalışmanın sonucunu hep birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. ‘Edirne Çarşılarına Fotoğraflarla Sosyolojik Bakış’ adını verdiğimiz bu atölye, sadece fotoğraf üretmenin ötesine geçen; kentin belleğine dokunan, geçmişin izlerini bugüne taşıyan kolektif bir emek çalışması oldu. Arkadaşlarımızla birlikte büyük bir özveriyle kentin sokaklarını, çarşılarını, hanlarını, bedestenlerini karış karış gezdik. Edirne’nin ticaret hafızasını oluşturan bu tarihi alanları hem güncel halleriyle belgeledik hem de yaklaşık 40 yıl önce buralara tanıklık etmiş ustalarımızla bir araya gelerek sözlü tarih niteliğinde görüşmeler yaptık. Bu süreçte, bizlere kapılarını büyük bir samimiyetle açan; yılların birikimini, emeğini ve hikâyesini paylaşan tüm değerli esnaflarımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından atölyede yer alan fotoğrafçılara sertifikaları verildi. Atölye sorumluları Hasan Karakaş ve Tamer Yavuz’un yanı sıra tecrübeli fotoğrafçı Hüseyin Koşar’a ise plaketi, Edirne Belediyesi eski başkanlarından İbrahim Ay takdim etti.
Keşan Kent Konseyi’nin kültürel çalışmaları kapsamında gösterilecek olan “HAYAL” belgeseli bu akşam seyirci ile buluşuyor.
Yönetmenliğini Kent Konseyi Başkan Yardımcısı ve ZERLANİS – Keşan Görsel Sanatlar ve Kültürel Araştırmalar Derneği Başkanı Aydın Yıldırım ve Damla Sambur’un üstlendiği belgeselin gösterimi 14 Kasım 2025 Cuma günü saat 20:00’da Keşan Belediyesi Seslim Sesler Konferans Salonunda gerçekleşecek.
Keşan’ın emektar esnaflarından Ergün Can anısına yayınlanacak belgesel Keşan’ın ressamı Hayrettin Alnıaçık’ın hayatı ve eserlerini konu alıyor
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTİstanbul) tarafından sahnelenen “REZONANS” adlı modern dans gösterisi, 12 Kasım 2025 Çarşamba günü akşamı Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde Edirneli sanatseverlerle ücretsiz olarak buluşacak.
Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden etkinliğe ilişkin gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından Edirne Valiliğimiz işbirliğinde düzenlenen 1. Anadolu Opera ve Bale Festivali, Türkiye’nin farklı şehirlerinde sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Festivalin Edirne durağında, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTİstanbul) tarafından sahnelenen “REZONANS” adlı modern dans gösterisi, 12 Kasım 2025 Çarşamba günü saat 20.00’de Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde sanatseverlerle ücretsiz olarak buluşacak.
Üç parçadan oluşan bu özel modern dans programı, “rezonans” kavramını; titreşim, uyum ve etkileşim temaları üzerinden ele alarak, seyircilere birbirinden farklı atmosferler sunmayıhedefliyor.
Programda yer alan eserler arasında, İtalyan koreograf Erika Silgoner’in “Pasion S”, MDTİstanbul sanatçılarından Evrim Akyay’ın “Rutin” ve Güney Koreli koreograf Dong Kyuim’in “Heyecan” adlı çalışmaları yer alıyor.
“Pasion S” yalnızlığın karmaşık katmanlarını sorgularken; “Rutin”, iç ritim ve akıcı fiziksel devinimiyle dikkat çekiyor. Bu bölümde dijital sanatçı Ecem Dilan Köse, “Skin II” adlı çalışmasının yeniden yorumuyla sahneye katkı sunuyor. “Heyecan” ise yaşamın özünü oluşturan kural ve gelenekleri beden diliyle yansıtarak gecenin enerjisini yükseltiyor.
Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Gençlik Senfoni Orkestrası, Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında anlamlı bir konsere imza attı. Doç. Deniz Sever yönetimindeki orkestra, Balkan Kongre Merkezi’nde müzikseverlerle buluştu.
Konsere, Edirne Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Konservatuvar Müdürü Prof. Tanju Araboğlu, dekanlar, müdürler ve Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska ile birlikte çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.
Cumhuriyet coşkusunun sanatla birleştiği konserde, klasik eserlerin yanı sıra milli duyguları yücelten besteler de yer aldı. Konser repertuvarında, İstiklal Vapuru, Senfoni No.3 a moll (I. Bölüm), Türk Yılmaz, Baharımsan, Türk Gençleri, Denizde Akşam, Vatan Marşı, Gülnihal ve Memleketim gibi seçkin eserler seslendirildi.
Dinleyiciler genç müzisyenleri ve orkestra şefi Doç. Deniz Sever’i konser sonunda uzun süre alkışladı.
Sahnedeki enerjisi ve performansıyla büyük beğeni toplayan orkestra, dinleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu.
Şehit Öğretmen Adnan Tunca Özel Eğitim Uygulama Okulu Müzik Öğretmeni Zekiye Tahan Mandacı uzun süredir tedavi görmekte olduğu amansız hastalığa yenik düşerek vefat etti. Nesibe ve Nejdet Tahan’ın kızları, Şener Mandacı’nın eşi, Aysun Çelmez’in kardeşi, Sedat Çelmez’in baldızı, Nazım, Çetin, Taner ve Önder’in yeğeni Öğretmen Zekiye Tahan 46 yaşında vefat etti.
Zekiye Tahan Mandacı’nın cenazesi bugün ikindi namazına müteakip Fatih Camii‘nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.