Kategori arşivi: Kültür-Sanat

Çağdaş Sanat Galerisi

Çağdaş sanat, 20. yüzyılın ortalarından günümüze kadar üretilen sanat eserlerini ifade eder. Bu tür sanat, geleneksel yöntemlerin dışında, sanatçıların bireysel yaratıcılıklarını ve yenilikçi fikirlerini ön plana çıkarır. Çağdaş sanat galerisi, bu yenilikçi eserleri sergileyen ve sanatseverlerle buluşturan mekânlardır. Bu galeriler, ziyaretçilerine sanatın evrimini ve farklı perspektifleri keşfetme imkânı sunar. Böylece unutulmaz bir sanatsal deneyim yaşanmasını mümkün kılar.

Çağdaş Sanat Galerilerinin Özellikleri

Bir çağdaş sanat galerisi, genellikle sadelik ve esnek mekân tasarımları ile dikkat çeker. Bu galeriler, sanatçıların eserlerini en iyi şekilde sunabilmesi için geniş ve açık alanlar sunar. Ayrıca, teknoloji ve dijital araçlar kullanılarak interaktif sergiler düzenlenir. Bu sayede, ziyaretçiler sanat eserleriyle daha derin bir bağ kurabilirler. İşte çağdaş sanat galerilerinin öne çıkan özellikleri;

  • Esneklik: Farklı türdeki sanat eserleri için uygun sergileme alanları.
  • Eğitim Programları: Atölye çalışmaları, sanatçı konuşmaları ve rehberli turlar.
  • Teknoloji Kullanımı: Dijital projeksiyonlar, sanal gerçeklik (VR) uygulamaları ve interaktif ekranlar.

Çağdaş sanat galerisi, sadece sanat eserlerini sergilemekle kalmaz, aynı zamanda toplumun kültürel gelişimine de katkıda bulunur. Bu galeriler, toplumun farklı kesimlerinden insanları bir araya getirerek, kültürel ve sanatsal etkileşimlere olanak tanır. Ayrıca, sanatseverler için yeni ve farklı bakış açıları sunar, düşünmeyi ve sorgulamayı teşvik eder.

Çağdaş Sanat Galerilerini Ziyaret Etmenin Faydaları

Bir çağdaş sanat galerisi ziyaret etmek, kişisel gelişim ve kültürel zenginleşme açısından birçok fayda sağlar. Bu galerilerde sergilenen eserler, ziyaretçilerin yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini geliştirmelerine yardımcı olur. Ayrıca, sanatın evrensel dili sayesinde farklı kültürleri ve yaşam biçimlerini tanıma fırsatı sunar.

  • Sanat eserleri, ziyaretçilerin kendi yaratıcılıklarını keşfetmelerine yardımcı olur.
  • Farklı kültürler hakkında bilgi edinme ve empati geliştirme imkânı sunar.
  • Sanat tarihi ve teknikleri hakkında bilgi edinme fırsatı sağlar.

Sonuç olarak, çağdaş sanat galerisi hem sanatçılar hem de sanatseverler için vazgeçilmez mekânlardır. Bu galeriler, sanatın evrimini ve yenilikçi yönlerini keşfetmek isteyen herkes için ilham verici bir ortam sunar. Siz de çok daha fazla bilgi için https://sevildolmaci.com.tr/tr/ internet sitesini hemen ziyaret edebilirsiniz.

Esin Sağlam’ın yeni eseri Esinellaevrenizim okurları ile buluştu.

#esinsağlam #Esinellaevrenizim #mstyayıncılık #kitapyayınlama

Esin Sağlam, aslen Trabzon Akçaabatlı olup 1976 yılında Samsun’da dünyaya gelmiştir. Dört çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olan Esin Hanım, aynı zamanda iki güzel çocuk annesidir. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra ailevi sebeplerden ötürü eğitimine Açık Öğretim Lisesi’nde devam etmektedir. 2003 yılının Eylül ayında İstanbul’a yerleşerek hayatına yeni bir yön vermiştir.

Okuma Tutkusu ve İlgi Alanları

Esin Sağlam’ın okuma tutkusu ve ilgi alanları çocukluk yıllarından beri geniş bir yelpazeyi kapsar. “İlim, bilim, felsefe, kişisel gelişim, kuantum, romanlar ve farkındalık içeren her şeye geniş bir perspektifle bakarım. Doğayı kapsayan tüm canlılara yaratandan ötürü saygı duymak ve sevmek hayatımın ilkesidir. Bu farkındalık sayesinde, kalbimin sevgi koçu olma sanatına erdim. Sevginin iyileştirici bir sihir ve tüm evreni kapsayıcı bir tılsım olduğuna kalpten inanırım” diyor Esin Hanım.

Hayat Felsefesi ve İlk Kitabı

Esin Sağlam, hayat felsefesini şu şekilde ifade ediyor: “Evrensel bağı oluşturan en önemli güç, kudret ve nezakettir. Hayat, spritüel bir iç yolculuktur. Kâinatın vücut bulmuş hali insandır ve yolu sevgiden geçen herkesle gönülden gönüle bağ kurmak, huzurun kaynağıdır. Kalplere dokunmak, büyülü ve gizemli bir ruhun dünyasına açılan altın anahtardır. Önemli olan büyük evrenimizde keşfedilecek en değerli hazine kendimizdir.”

Esin Sağlam’ın ilk kitabı “Esinellaevrenizim” ile ilgili olarak ise: “Bilgiye açık ve araştırmacı bir ruha sahibim. Okuma ve okuduğunu anlama yöntemlerinde, öğrenilenleri uygulama ve tatbik etme yöntemleriyle etkili sonuçlara ulaşılabileceğine inanıyorum. Bu kitap, beni ben yapan erdemlerin, sevgiyle kazanımlarımın ve yaratıcılığımın bir yansımasıdır. İnsan evrendir ve bizi birbirimize kalpten kalbe bağlayan sevginin tanımını, anlatımını ve evrenin ruhunun gerçekliğini sunuyor.”

İlham Kaynakları ve Sosyal Medya

Esin Sağlam’ın ilham kaynakları oldukça çeşitlidir. “İlhamlar kalbimde gelişir, zihnimi sarar ve bir film şeridi gibi iz sürerim. Ailem, izlediğim filmler, dinlediğim müzikler ve dostlarımla sohbetler sırasında aniden gelişebilir. Doğanın her bir köşesindeki ses ve sessizlikten esinleniyorum” diyor.

Sosyal medya, Esin Sağlam için geniş bir yelpazeye sahip ve okurlarıyla bağ kurmada en etkili iletişim aracı olarak önemli bir yer tutuyor. “Sosyal medyada, paylaşımlarımın oluşturduğu canlılık sürecinde büyük bir platform kazandım. Güzel insanlarla tanışıp, dostluk bağlarını kuvvetlendirdim. Kitap çıkarmama ilham kaynaklarım da buradan geldi” diyerek sosyal medyanın kendisi için önemini vurguluyor.

Duygular ve Yaratıcılık

Esin Sağlam, duyguların gücüne ve yaratıcılığa inanan biri olarak şunları söylüyor: “Duygularımızın yelpazesini işlemeyi seviyorum. Her bir duygunun eşsiz tanımı ve tecrübesi vardır. Zihnimizi yönetmek yaratıcılıktır. Olumsuzlukları, olumlamalarla oldurmayı seviyorum. İnsan, duygularını birleştirecek sevginin şifacı ve simyacısıdır.”

Hayatın her zaman toz pembe olmadığını kabul eden Esin Hanım, “Yaşanılan olumsuzlukları, zihnimizin süzgecinde harmanlayıp, içselleştirerek kalbimize inmesine fırsat vermemeliyiz. Sevginin gücü, kendimizi sevmekle ve inanmakla büyür. Her şey bir şeyle başlar ve o bir sensin. Olmasını istediğiniz hayallerinize, önce kendinizi severek ilk adımı atın” diyerek okuyucularına ilham veriyor.

Gelecek Planları ve Teşekkürler

Esin Sağlam, yazmaya devam edeceğini belirtiyor. “Uluslararası insan ilişkilerinde başarı sağlayacak ünvanlara sahip, nitelikli bir koç olma hedefim var. Kitap bastırmak ve yayınlamak, bu yolculuğun önemli bir parçası. Bu süreçte bana destek olan MST Yayıncılık ailesine teşekkür ederim.”

Son olarak, MST Yayıncılık ailesine, hayallerimi gerçekleştirme yolundaki katkıları ve bu yolculukta bana sundukları sınırsız destek için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Onların desteği olmadan bu kitabın ortaya çıkması mümkün olamazdı. Bu süreçte kazandığım dostluklar ve işbirliği, hayatım boyunca unutamayacağım değerli anılar arasında yer alacak.

Kitap yayınlama süreci, bir yazarın hayallerinin somut bir gerçeğe dönüşmesinde önemli bir adımdır. Esin Sağlam, ilk kitabını yayımlarken MST Yayıncılık ailesinin sunduğu destek sayesinde bu zorlu süreci başarıyla tamamladı. Kitap bastırma aşamasında, doğru yayınevi seçimi, kitabın içeriğinin titizlikle gözden geçirilmesi ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesi gibi adımların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha anladık. Ayrıca, Esin Hanım’ın belirttiği gibi, kitabın okuyucularla buluşma anı, tüm bu süreçlerin ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Kitap yayınlama yolculuğu, yazar ve yayınevi arasında kurulan güçlü bir işbirliği ile taçlanarak, her iki taraf için de unutulmaz bir deneyim haline gelir.

Edirneli Sima’dan başarı öyküsü

Nurşen GÜL ÖZ
Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı piyano bölümünden 2017 yılında mezun olan ve müzik kariyerine Londra’da devam eden Edirneli Sima Dere, Maastricht Konservatuvarı’ndan da başarıyla mezun oldu. Dere, Londra’da bir yıl dil eğitiminin ardından 2020 yılında Maastricht Konservatuvarı’nda başladığı Caz Davul bölümünden mezun olarak uluslararası bir başarıya da imza attı. Hollanda’da on yıldan bu yana sürdürülen ve caz müziğinde yükselen yeteneklere yer veren yarışmaya Maastricht Konservatuarı tarafından Sima Dere aday gösterildi.


Konservatorium Yetenek Ödülü 10 yıldan uzun süredir Hollanda’da yükselen caz yeteneğine sahne oluyor. Her yıl, tüm Hollanda Caz Konservatuarları bu prestijli ödül için yarışmak üzere bir mezun öğrenciyi aday gösteriyor. Bu yıl Konservatoryum için Maastrich’in adayı Edirneli genç yetenek Sima Dere oldu.
Sima Dere, müzik tutkusunu ve azmini ön planda tutarak kariyer basamaklarını hızla tırmanıyor. Uludağ Üniversitesi’ndeki eğitimi süresince çeşitli konser ve etkinliklerde yer alan Dere, Londra’daki dil eğitimi sırasında da çeşitli müzikal projelere de katıldı. Maastricht Konservatuvarı’nda geçirdiği süre boyunca caz davul alanında derinlemesine eğitim alan Edirneli genç sanatçı birçok uluslararası etkinlikte performans sergiledi.
Genç müzisyen Sima Dere müzik kariyerini uluslararası platformda sürdürmek istediğini, gelecek planları arasında daha fazla uluslararası konser ve projede yer almak olduğunu belirtti. Sima’nın başarıları, hem ailesini hem de memleketi olan Edirne’yi gururlandırdı.
SİMA DERE’DEN ÖVGÜYLE SÖZ EDİLİYOR
Hollanda’da katıldığı yarışmanın ardından müzik çevreleri Sima’nın müzik yolculuğunun memleketi Türkiye’de klasik piyano ile başladığını vurgulayarak genç yetenekten övgüyle şöyle söz ettiler.
“Tutkusu tarafından yönlendirilen Sima, Conservatorium Maastricht’te caz davullarında daha fazla eğitim almak için cesur bir karar aldı ve müzik ufkunu genişletti. Grubu “Bluski” ile birlikte Sima, performansları düzenleme ve besteleme çalışmalarına etkin katılımlarıyla kısa süre sonra çok yönlü bir müzisyen oldu. Davul becerileri “Kontury” ile “Maastricht Jazz Awards Ödülü”nü kazandığında yaygın olarak tanındı.
Sima’nın amacı caz ve klasik müziği hem piyano hem de davuldaki becerilerini sergileyerek eşsiz bir albüm haline getirmek. Ayrıca bir müzik öğretmeni olarak yeni nesil müzisyenlere ilham vermek için tutkusunu paylaşmayı hayal ediyor.”

Geleceğe miras el işi!

            Olgay GÜLER

            Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirnekari sanatçısı Sevilay Güler ve öğrencileri, ‘Mirasın İzinde’ projesi kapsamında kentteki tarihi camilerdeki kalem işlemelerini geleceğe taşımayı amaçlıyor.

Edirne’de 15 yıldır kalemkarlık yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirnekari sanatçısı Sevilay Güler, atölyesinde eğitim gören öğrencileri ile birlikte ‘Mirasın İzinde’ projesi başlattı. Geçmişten günümüze miras kalan tarihi işlemeleri geleceğe taşımak amacıyla başlattığı proje kapsamında öğrencileriyle kentteki tarihi camileri gezen Güler, eserlerin fotoğraflarını çekip tekrar çizimlerini yaparak eskizlerini çıkarıyor. Çıkardıkları eskizleri yeni eşyalara işleyen Güler ve öğrencileri, tarihi ve kültürel değerleri geleceğe taşımayı amaçlıyor.

‘GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Kentte, yazı ve işlemeleriyle ün salan tarihi Eski Cami’de öğrencilerine bilgilendirme yapan Sevilay Güler, “Edirne’nin en büyük en eski camilerinden biri Eski Cami. Bir proje yaptık. Bunu daha önce Selimiye Camisi ile yapmıştık. Şimdi de Eski Cami’deyiz. ‘Mirasın İzinde’ dedik, çünkü yaşayan desenlerin peşindeyiz.  Yaşayan desenleri öğrencilerimle birlikte tekrar çeşitli objelere Edirnekari desenlerini çalışmayı istiyoruz. Hem fotoğraflayacağız hem resim ve desen rölovelerini çıkartacağız. Hem onlara bu cami hakkında anlatımlarda bulunuyorum. Yani bir nevi geçmişle gelecek arasında bu şekilde köprü oluşturmaya çalışıyoruz diyebilirim” dedi.

‘RÜYAMDA BİLE DESENLERİ GÖRDÜM’

Eski Cami’nin 2010 yılında gerçekleştirilen restorasyonunda da görev aldığını belirten Sevilay Güler, “Ben Eski Cami’nin restorasyonunda çalıştım. O zaman bir restorasyon çalışması vardı burada. Raspalarını, alem varaklarını yeniledik ve desenleri çıkardık.  Gri bir boyayla, özellikle müezzin mahfilinde gri bir boya, yağlı boya çekilmiş o desenleri biz raspayla üzerindeki boyayı çıtlatıp kaldırarak yeni desenlere ulaştık. Hatta o kadar çok bu desenlerle haşır neşir oldu ki; ben rüyamda desenlerin devamını gördüm yani. Şimdi öğrencilerimle bu desenleri birebir çalışmak için buraya geldik” diye konuştu.

‘YAZILARIYLA ÜNLÜ BİR CAMİ’

Eski Cami’nin yazılarıyla ünlü bir cami olduğunu anlatan Güler, “Eski Cami’nin en büyük özelliği yazılarının ‘celî sülüs’ yazısıyla ünlü bir cami. Zaten Edirne’nin en eski camilerinden biri. O yüzden Eski Cami deniyor. Biz hem hat yazılarını hem de arada kalmış desenleri tekrar farklı bir açıyla, farklı bir göz ile tekrar desenlemeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Güler’in öğrencilerinden Şenay Salam da 4 yıldır Edirnekari kursunda olduğunu belirtip, “Eski tarihi öğrenmek, tarihi yapılarda bulunup onların figürlerini çizmek, boyamak çok büyük keyif veriyor bana. Burası kendimle baş başa kalıp daha rahat nefes aldığım bir alan, severek geliyorum. Zor ve yoğun bir tempo ama koşa koşa geliyorum, çünkü seviyorum. Fırçayı elime aldığımda o an için bitiyor. Boyamak zamanı bir anda bitiriyor. Severek geliyorum” dedi.

‘O DÖNEMDE BU ESERLERİN YAPILDIĞINI GÖRMEK İNANILMAZ’

Kursiyerlerden Gül Şengül, geçmiş dönemlerde yapılan işlemeleri görüp eskizlerini çıkarmanın kendileri için büyük mutluluk olduğunu söyledi. Şengül, “Buradaki önceden çizilmiş motifleri eskiz yöntemiyle geçirip tekrardan sanatla ve gelecekle buluşturmayı amaçlıyoruz. Benim için incelemek ve o dönemde ne kadar muhteşem eserlerin yapıldığını görmek inanılmaz bir şey. Bu gibi eserleri geleceğe taşımak benim için çok güzel ve gurur verici bir durum” dedi.

EKK Kültür ve Sanat Çalışma Grubu’ndan tanışma toplantısı

EKK Kültür ve Sanat Çalışma Grubu 13.06.2024 tarihinde tanışma toplantısını gerçekleştirdi.

Çalışma grubu amaçları; Edirne’nin kültür ve sanat ile anılan bir şehir kurumsal çalışmalara destek olmak, Edirne’deki kültür ve sanat alanunda farklı branşlardaki kişilerin kent üzerinde ortak akıl oluşturarak çalışması için alan sağlamak olarak belirlendi.
EKK Yürütme Kurulu Üyesi Nalan Şahin Tabakoğlu yaptığı açıklamada, grubun amaçlarını “Edirne Belediyesi ve Edirne Valiliği’nin kültür- sanat koleksiyonu oluşturmaları, şehir merkezinde yıkılmış- yıkılacak olan metruk binaların alanlarında arkeolojik çalışmalar yapılması, 1.,2. ve 3.derece sit alanlarının genişletilmesi, İlhan Koman’nın hatırasını yaşatmak için adına bir açık hava parkının oluşturulması, interaktif bir kent kültür haritasının oluşturulması, Edirne’nin bir sanat merkezi olması için gerekli adımların atılması konularında çalışmalar gerçekleştirmek” olarak açıklandı.

Murat Soydan hayatını kaybetti

Olgay GÜLER
Türk sinemasının usta isimlerinden, Edirne Ticaret Lisesi mezunu Murat Soydan, 83 yaşında hayatını kaybetti.
Türk sinemasına damga vuran isimlerden Murat Soydan’nın vefat haberini kızı Mehveş Soydan ‘Canım babamı kaybettik. Başımız sağ olsun’ ifadeleriyle duyurdu. Gerçek adı Rüçhan Tercan olan usta oyuncu Murat Soydan, babasının memuriyeti dolayısıyla ilk olarak Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde ilk ve ortaokulu okumasının ardından, lise öğrenimini ise Edirne Ticaret Lisesi’nde tamamladı. Vefatı tüm ülkede derin üzüntüyle karşılanan Murat Soydan’ın cenaze bilgileri henüz netleşmedi.
MURAT SOYDAN KİMDİR?
Türk sinema ve dizi oyuncusu Murat Soydan, 2 Ekim 1940’ta babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde doğdu. Gerçek adı Rüçhan Tercan olan oyuncu ilk ve ortaokulu Lüleburgaz’da, liseyi Edirne’de okudu. Üniversite için İstanbul’a gelen Soydan, İktisadi İlimler Akademisi’nde okurken bir yandan da İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Musikisi Bölümü’nü bitirdi. Aynı zamanda üniversite tahsili sırasında Tekel’de memurluk yaptı. Askerliğini yedek subay olarak yaptıktan sonra 1966 yılında Perde mecmuasının açtığı yarışmayı Tanju Korel ile birlikte kazanarak sinemaya geçti. Sinema hayatına 1966 yılında Nejat Saydam’ın çektiği Kolsuz Kahraman adlı filmle başladı. Filmin kadrosunda Cüneyt Arkın, Fatma Girik ve Suzan Avcı da vardı. 1970’li yılların jön oyuncularından olan Murat Soydan, birçok filmde Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit’le başrolü paylaştı.

Özel öğrencilerden ‘canlı’ sergi

Olgay GÜLER
Edirne’de 23 yaş üstü zihinsel engelli bireyler, dünyaca ünlü ressamların tablolarındaki karakterlere bürünüp, düzenlenen ‘canlı resim’ sergisinde hayat verdi.
Edirne Özel Yürekler Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleş-tirilen ‘Canlı Resim’ sergisinde, merkezde eğitim gören 23 yaş üzeri engelli bireyler, dünyaca ünlü ressamların ünlü tablolarına hayat verdi. Öğrencilerin Salvador Dali, İnci Küpeli Kız, Frida Kahlo ve Monalisa gibi karakterler gibi giyindiği serginin açılışına Edirne Valisi Yunus Sezer de katıldı.


‘FARKINDALIK YARATMAK İSTEDİK’
Öğrencilerin müzik dinletisi sunduğu serginin açılışını Vali Sezer gerçekleştirdi. Sergiyle ilgili bilgi veren Edirne Özel Yürekler Halk Eğitim Merkezi Koordinatör Öğretmeni Cana Kılıç, “Çocuklar dünyaca ünlü tabloları canlandırdılar. İlginç bir resim sergisi izledik bugün. Öğretmenleri Merve Yazıcı ile birlikte hazırladıkları resim sergisi vali beyin katılımıyla gerçekleşti bugün. Oldukça keyifli bir çalışmaydı, hazırlık aşaması da çok keyifliydi çünkü bizim öğrencilerimiz işin içerisine dahil edildiğinde, bir şeyler yaptıklarında hakikaten çok mutlu oluyorlar. Çocuklar için çok keyifliydi bu süreç. Farkındalık yaratmak için böyle bir adım attık. Diliyorum ki bunu başarmışızdır” dedi.


‘BİLİNİR OLMAK ÇOK ÖNEMLİ’
Engelli bireylerin sosyalleşmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Kılıç, “Biz bunu sağlamaya çalışıyoruz Halk Eğitim Merkezi olarak. Aileler için de bu çok önemli çünkü çocuklarının burada olduğu saatler içerisinde aileler de kendilerine zaman ayırabiliyor. O yüzden tanınır ve bilinir olmak çok önemli. İlk kez bu yıl 5 yeni kayıt aldık. 2017’den bu yana vardı bu kurs merkezi ancak aynı öğrencilerle devam ediyordu. Sosyal medyanın gücüyle birlikte veliler bizi tanıdılar, gördüler ve gelip öğrencileri kaydettirdiler. Bu kurs merkezi Milli Eğitim bünyesinde, herhangi bir ücret alınmıyor” diye konuştu.

Edirne müzik ve dansa doydu!

Edirne Belediyesi organizasyonu ile düzenlenen Atatürk Kültür Merkezi Etkinlikleri ve Dans Gecesi, Edirnelilerin büyük ilgisini çekti. Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın, “Etkinliklerimizi, şehrimizin farklı noktalarında gerçekleştirmeye ve halkımız ile belediyemizi buluşturmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


Edirne Belediyesi, düzenlediği Atatürk Kültür Merkezi Etkinlikleri ve Dans Gecesi ile 7’den 70’e tüm vatandaşlarını kültür ve sanat etkinlikleriyle buluşturdu. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’nda ücretsiz olarak gerçekleştirilen Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvar Etkinlikleri konserleri ve Dans Gecesi, Edirne halkı tarafından yoğun bir ilgi ile karşılandı.


Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvar Etkinlikleri kapsamında sahne alan Afazi, Kervan Yolda Dizilir, Yegah ve Poplojik dinleyicilerine keyifli bir müzik ziyafeti yaşattı. Bir sonraki gün düzenlenen Dans Gecesi’ne katılan vatandaşlar ise Mor-Iz Ritim Grubu’nun enerjik ve coşkulu ritimleriyle eğlenceli anlar yaşadı. Ardından sahne alan Edirne Belediyesi Modern Dans Topluluğu özenle koreografi edilmiş dansları ve yetenekli dansçıları ile izleyenlere görsel bir şölen sundu. Vals, Zeybek, Halk Oyunu, Modern Dans, Havsa Teke Yöresi Oyunu, Tan-go, Bachata ve Roman Havası Oyunları’nı sahneleyen Belediye Konservatuvarı öğrencileri ise gurur verici bir performansa imza attı.


Kültür ve sanatı şehrin her kesimine ulaştırmak adına önemli bir misyon üstlenen Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın, yaptığı açıklamada, ” 9 Haziran Pazar ve 10 Haziran Pazartesi günü düzenlemiş olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvar Etkinlikleri kapsamında Edirne’mize çok güzel iki gece yaşattık. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkında düzenlemiş olduğumuz etkinliklerde sahne alan dansçı-larımıza, sanatçılarımıza, katılan vatandaşlarımıza ve hazırlık aşamasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Etkinliklerimizi, şehrimizin farklı noktalarında gerçekleştirmeye ve halkımız ile belediyemizi buluşturmaya devam edeceğiz Etkinliklerimiz son süratle devam edecek “dedi.

Keşan’da BSM gecesi

Keşan Belediye Sanat Merkezi’nin yıl sonu etkinliği, Mehmet Gemici Cennet Bahçesi’nde gerçekleşti.
Etkinliğe, Keşan Belediye Başkanı Op.Dr. Mehmet Özcan ve eşi Şengül Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Bilgin Atlı, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Etkinlikte, kursiyerler tarafından hazırlanan resim sergisi katılımcılar tarafından ziyaret edildi. Resim sergisinin ardından sahneye geçen kursiyerler, piyano, gitar, bağlama, bateri, yan flüt ve klarnet eşliğinde izleyenlere müzik ziyafeti sundu. İzleyiciler, müzikal performanslarla duygusal bir yolculuğa çıkarken, sanatın büyüleyici atmosferinde keyifli anlar yaşadı.
Öte yandan halk oyunları ve zumba gibi etkinlikler, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle dolu dolu geçerken, katılımcılar sanatın gücünü bir kez daha hissetti.

Prof Tüzün’den Tokyo’da sergi

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Melihat Tüzün’ün “Kırıntı Zamanlar/Crumb of Times” Kişisel Gravür Sergisi, Japonya Tokyo Shibuya’da, Design Festa Galeri West 1B salonunda açıldı.
Küratörlüğünü Cem Üstü-ner’in yaptığı, “Kırıntı Za-manlar/Crumb of Times” gravür sergisinde Tüzün; yoğun iş temposu içinde ayırdığı kırıntı zamanlarda ürettiği gravür eser-lerini sergiledi.
Varoluşu sorgulayan, nostalji hissi uyandıran, kent ve doğa izleklerinin mavi, yeşil, kahve tonları ile doğanın sıcaklığını ve rüzgarın esintisini ön plana çıkaran Tüzün’ün, 30’a yakın çinko üzeri gravür teknikleri ile yapılmış eserlerinin yer aldığı sergi, 13-15 Mayıs 2024 tarihleri arasında Japonlar ve çeşitli ülkelerden sanatseverlerin büyük ilgisi ile karşılandı.


TÜRK&JAPON SANATÇILARI SERGİSİ
Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Melihat Tüzün, “Türk&Japon Sanatçıları Sergisi”ne katıldı.
Türkiye ve Japonya arasında diplomatik ilişkilerin başlangıcının 100’üncü yılı etkinlik-lerinden biri olan sergiyi, Tokyo Büyükelçisi Korkut Güngen de ziyaret etti.
Japonya’nın önde gelen sanat kuruluşlarından JYUNTEN Sanat Derneği ile Türkiye’den Pinelo Sanat Galerisi iş birliğiyle Tokyo Metropolitan Müzesi Citizen’s Sanat Galerisinde 12-18 Mayıs tarihleri arasında açılan sergi, İthaf Sanat Dergisi desteğiyle hayata geçirildi. ‘Güçlü dostluğa ithaf’ sloganıyla düzenlenen sergi uluslararası bir sanat festivaline dönüştü.
Tokyo Metropolitan Sanat Müzesi’ndeki karma sergide aralarında Prof. Süleyman Saim Tekcan, Prof. Melihat Tüzün, Prof. Müge Demir, Prof. Hamdi Ünal, Prof. Dalila Özbay, Doç. Dr. Devabil Kara, Doç. Dr. Şehnaz Biçer, Dr. Öğr. Üyesi Onur Erdiren, Dr. Öğretim Üyesi Pelin Özyol, Dr. Öğretim Üyesi Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Fırat Neziroğlu, Hikmet Barutçugil, Senur Akın Biçer ve Muhammed Kutsal’ın da bulunduğu sanatçıların eserleri yer aldı.