Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileri, eğitim hayatlarını başarıyla tamamlamanın mutluluğunu mezuniyet töreniyle yaşadı. Devlet Konservatuvarı Sanat ve Gösteri Merkezinde gerçekleştirilen törende, 10 öğrenci mezuniyet belgelerini alarak yeni bir döneme adım attı.
Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri Hüseyin Türkel, törende yaptığı konuşmada, sanatın insanın duygu ve düşüncelerini ifade etmesindeki en güçlü araçlardan biri olduğunu belirtti. Sanatın toplumların kültürel hafızasını geleceğe taşıyan evrensel bir değer olduğunu vurgulayan Türkel, mezun öğrencilerin sanat yoluyla topluma ilham vermeye devam edeceklerine inandığını ifade etti. Sanatın yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda insanı estetik, duyarlılık ve evrensel değerlerle buluşturan önemli bir yaşam alanı olduğunu dile getiren Türkel, öğrencilerin bu birikimi hayatları boyunca taşıyacaklarını dile getirdi.
Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Tanju Araboğlu ise mezun öğrencileri tebrik ederek, her eserin bir inancın, her notanın ise bir yolculuğun ürünü olduğunu söyledi. Müzisyenliğin yalnızca bir yetenek değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Araboğlu, öğrencilerin müziğin dönüştürücü gücüyle yetiştiklerini belirterek hayatları boyunca sanatın rehberliğinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulundu.
Okul birincisi Derin Tokat ise mezun öğrenciler adına bir konuşma gerçekleştirdi. Tokat, sanata ve müziğe duydukları bağlılığı yaşamları boyunca sürdüreceklerini ifade ederek, eğitim hayatları boyunca kendilerine destek olan akademisyenlere teşekkür etti.
Tören kapsamında okul birincisi Derin Tokat, adını mezuniyet kütüğüne çakarak geleneksel kütük seremonisini gerçekleştirdi.
Öğrencilere mezuniyet belgeleri ile plaketlerinin takdim edilmesinin ardından tören, meslek andının okunması ve kep atma seremonisiyle sona erdi.
Lozan Antlaşması sonrasında Edirne ve çevresinden göç eden Rum nüfus mübadelesinin ardından kurulan Yunanistan’ın en genç şehirlerinden Orestiada, kuruluşunun 103’üncü yılını geniş kapsamlı kültür ve sanat etkinlikleriyle kutluyor. Bir asır önce zorunlu göçün ardından doğan şehir, bugün kültür ve sanat etkinlikleriyle geçmişini yaşatıyor.
Orestiada Belediyesi tarafından düzenlenen ve “Oresteia 2026” adı verilen kutlamalar, 19-28 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında konserlerden sergilere, halk oyunlarından konferanslara, spor organizasyonlarından anma programlarına kadar çok sayıda faaliyet düzenlenecek.
Belediye Başkanı Admantios Papadopulos tarafından yayımlanan davet mesajında, Orestiada’nın mübadele ve zorunlu göçün ardından kurulduğu hatırlatılarak, “Atalarımızın yaşadığı köklerinden kopuş acısı zamanla üretime, dayanışmaya ve yeni bir geleceğe dönüştü. Şehrimiz bu fedakârlığın üzerine inşa edildi” ifadelerine yer verildi.
GÖÇÜN VE KURULUŞUN HAFIZASI YAŞATILACAK
Kutlamalar boyunca Orestiada’nın kuruluş süreci ve bölgenin tarihine ilişkin konferanslar düzenlenecek. Programda, 1920 yılında Meriç Nehri üzerindeki köprüde yaşanan çatışmaların anlatılacağı tarih söyleşileri ile Yeni Orestiada’nın kuruluş yıllarına ilişkin arşiv belgelerinin ele alınacağı sunumlar da yer alıyor.
Etkinliklerin önemli bölümlerinden biri de Doğu Trakya’dan göç eden ailelerin yaşadıkları zorlukları konu alan “Mülteci Rotaları – Müzikal Kayıtlar” başlıklı program olacak. Bu etkinlikte göç hikâyeleri müzik ve görsel sunumlarla katılımcılara aktarılacak.
KONSERLER VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLER
On gün sürecek kutlamalarda koro festivalleri, halk dansları gösterileri, tiyatro ve dans performansları sahnelenecek. Programın finalinde ise Yunanistan’ın tanınmış sanatçıları tarafından ünlü besteci Apostolos Kaldaras anısına özel bir konser verilecek.
Kutlamalar, 28 Haziran’da düzenlenecek dini törenler, anma etkinlikleri ve kuruluş yıldönümü programlarıyla sona erecek.
EDİRNE’NİN KARŞI KIYISINDAKİ ŞEHİR
Bugünkü Orestiada, Lozan Antlaşması sonrasında Edirne ve çevresinden ayrılmak zorunda kalan Rum nüfus tarafından 1923 yılında Meriç’in karşı yakasında kuruldu. Yeni yerleşim, eski kente duyulan bağlılığı yaşatmak amacıyla “Nea Orestiada” (Yeni Orestiada) adını aldı. Şehir, bugün Yunanistan’ın Türkiye ve Bulgaristan sınırına en yakın yerleşim merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.
ADNAN MEMO VEFAT ETTİ Edirne Sanayi Sitesi esnaflarından ve Karaağaç semti sakinlerinden Adnan Memo 56 yaşında vefat etti. Hakan Memo’nun ağabeyi olan merhum dün, Karaağaç Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi FİKRET KUTLUCUK VEFAT ETTİ Yıldırım semti sakinlerinden Selma Kutlucuk’un eşi, Murat Kutlucuk ve Emine Doğan’ın babaları, Ceylin Kutlucuk ve Melisa Kutlucuk’un dedeleri Fikret Kutlucuk 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Yıldırım Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi. REMZİYE ATİK VEFAT ETTİ Nebiye Simavoğlu ile Hakkı ve Necati Atik’in anneleri Remziye Atik 93 yaşında vefat etti. Merhume dün, Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi. HAMDİ ÇOBAN VEFAT ETTİ Habiller Köyü sakinlerinden Fenniye Çoban’ın eşi, İlkay Özel ve Ercan Çoban’ın babaları Hamdi Çoban 72 yaşında vefat etti. Merhum dün, Habilleer Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi. AYKUT ARSLAN VEFAT ETTİ Aybars ve Gülnaz Arslan’ın oğulları, Mukaddes Arslan’ın kardeşi Aykut Arslan 27 yaşında vefat etti, Merhum dün, Kıyık semti Kıyak Baba Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Faaliyet gösterdiği şehirlerde yalnızca ekonomik değil, kültürel ve sosyal değer de yaratmayı hedefleyen Ipekyol Group, Edirne Bienali’ne verdiği destekle sanatın kamusal alandaki dönüştürücü gücüne katkı sundu. Şirketin desteğiyle sanatçı Serhat Kiraz tarafından tarihi Meriç Köprüsü üzerinde gerçekleştirilen enstalasyon çalışması, Ipekyol Group tarafından özel olarak ürettirilen kumaşlarla hayata geçirilerek kentin tarihsel mirasını çağdaş sanatla buluşturdu.
Ipekyol Group, yalnızca üretim ve istihdam alanında değil, faaliyet gösterdiği şehirlerin sosyal ve kültürel gelişiminde de kalıcı değer yaratmayı hedefliyor. Grup tarafından temin edilen kumaşlarla hayata geçirilen enstalasyon, Edirne’nin en önemli simgelerinden biri olan Meriç Köprüsü’nü çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. Tarihi bir yapıyı güncel bir sanat pratiğiyle buluşturan çalışma, kentin hafızasına, kültürel mirasına ve ortak yaşam alanlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor.
20 yıldır Edirne’de üretim faaliyetlerini sürdüren İpekyol Group, bölge ekonomisine sağladığı katkının yanı sıra, kentin kültürel ve sosyal yaşamına da destek olmayı kurumsal sorumluluğunun bir parçası olarak görüyor. Uluslararası alanda prestijli Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görülen Edirne Fabrikası ile yalnızca üretim alanında değil, mimari ve çevresel yaklaşımıyla da bulunduğu coğrafyaya değer katan şirket, faaliyet gösterdiği şehirlerle uzun soluklu ve çok boyutlu ilişkiler kurmayı önemsiyor. Edirne Bienali iş birliği de bu yaklaşımın ve ortak değer yaratma anlayışının kültür-sanat alanındaki yansımalarından biri olarak öne çıkıyor.
Coğrafi İşaretli Çeribaşı Kirazı Hasat Etkinliği Enez İlçesi Çeribaşı Köyü’nde 22 Haziran 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek.
Çeribaşı Köyü Muhtarı ve kiraz üreticisi Tezcan Meriç, “Coğrafi İşaretli Çeribaşı Kirazı hasadı başlıyor. Bu yıl kiraz üretimi oldukça iyi ancak fiyatlar biraz düşük. 100-120 TL arasında gidiyor. Bu yıl 150-200 ton civarında kiraz hasadı bekliyoruz. İşçi ücretleri günlük 2000 TL. Üreticilerimize bereketli hasat geçirmelerini diliyorum” dedi.
Edirne İl Tarım Orman ve Orman Müdürlüğü Coğrafi İşaretli Çeribaşı Kirazı Hasat Etkinliği’nin Enez İlçesi Çeribaşı Köyü’nde 22 Haziran 2026 Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirileceğini duyurdu.
Edirne’de Saros Körfezine kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı İbrice Limanı’nda, yapımı tamamlanan dalış okullarının açılışı gerçekleştirilirken, ‘Yapay Resif Projesi’ kapsamında ‘Akıncılar’, ‘Fatih Sultan Mehmet’ ve ‘Kemer’ heykelleri suya batırıldı.
Kendi kendini temizleyebilen sayılı denizlerden olan Saros Körfezi kıyısındaki İbrice Limanı’nda, 2023 yılında Edirne Valiliği tarafından, altyapıdan, üstyapıya kadar kapsamlı dönüşüm çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında; içme suyu hatları yenilenirken, otopark alanları, duş ve tuvalet alanları, çevre düzenlemeleri, peyzaj çalışmaları yapılırken, yapay resif alanları oluşturulup, dalış okulu inşa edildi. Yapımı tamamlanan dalış okulların açılışı ve yapay resif alanlarına 4 yeni heykelin batırılması için İbrice Limanı’nda tören düzenlendi. Törene; Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ile çok sayıda davetli ve vatandaşlar katıldı.
‘DÜNYA’NIN EN GÜZEL KÖRFEZİ’NDEYİZ’ Açılışta konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Saros Körfezi ve çevresinin büyüleyici ve güzel topraklar olduğunu dile getirdi. Sezer, “Dünyanın en güzel körfezindeyiz ve en temiz suyuna sahip, kendini temizleyebilen, yenileyebilen bir doğaya sahip bir alanda bulunuyoruz. Aynı zamanda sadece burası deniz değil tarih ve kültürün de birleştiği, kazı çalışmalarının olduğu ve birçok medeniyete aslında ev sahipliği yapan bir alanın içerisindeyiz. Ne kadar bu alanla ilgili olarak kelimelere döksek bunun yetersiz olacağını düşünüyorum. Gerçekten dünyanın en güzel yerlerinden bir tanesi. Burası da koskoca bir limana sahip. Aynı zamanda dalış turizm açısından da isminin duyulduğu önemli bir lokasyon. Fakat bir altyapısının olmadığını, suyunun, lavabolarının olmadığını, burada bulunan dalış okullarının turizme katkı verse de kendilerinin bile kaçak durumda olduğu bir ortamdan, yine balıkçılık yapan kooperatifimizin binasının çok kötü olduğu bir alandan burada düzenleme yapa yapa buraya kadar getirdik. Önce altyapısını yaptık, park alanlarını yaptık, içme suyunu getirdik, lavaboları yenilendi. Yine balıkçılarımızın soğuk hava deposundan diğer ihtiyaç duydukları taş binanın, gelen misafirlere de hizmet edecek şekilde düzenlenmesine kadar birçok düzenlemeyi hayata geçirdik” dedi.
‘YAPAY RESİFE 3 BİNE YAKIN DALIŞ OLDU’ Yapımı tamamlanan dalış okullarının bölgenin marka değeri olmasını dilediklerini belirten Sezer, “Geçen yıl tank batırdık bu civara ve arkadaşlarımızın ilettiği 3 bine yakın bir dalış olmuş sadece de tankı görmek üzere. Diğer taraftan bunun dünyanın çeşitli yerlerinden görüntülemesi olmuş. O da 3 milyona yakın bir görüntüleme olmuş. Bunların hepsi bir tanıtımdır. Aslında şehrin dünyanın her yerinden bir dalış tutkunlarını buraya çekecek, deniz turizmini buraya çekecek bir tanıtımdır. Bugün de hem buradaki dalış okullarının yeni binalarına geçmelerini, onların sevinçlerine burada ortak olmaya geldik. Hem de yine İbrice limanında bir proje başlattık. İnşallah Minia Edirne’yi İbrice limanında uygun görülen, dalış okullarındaki arkadaşlarımızın, derneğimizin uygun gördüğü alana batıracağız. Şu anda bunların üretimi yapılıyor. Yani içerisinde Selimiye’den, Uzunköprü’deki Taşköprü’ye kadar, Edirne’mizde ne değer varsa onların hepsiyle beraber Minia Edirne’yi inşallah denizin altında yine güzel, yapay resif olarak dalış severlerin o güzel görselliğine sunmayı amaçlıyoruz. Onu da Temmuz ayının içerisinde batıracağız. Bugün onun ilk bölümü burada yine bir batırma olacak, onu göreceğiz” diye konuştu.
‘SAHİL KÖYLERİNİ, TURİZM KÖYÜ HALİNE GETİRİYORUZ’ Körfeze kıyısı bulunan Enez ve Keşan ilçelerine bağlı köylerde de çalışma başlattıklarını söyleyen Vali Sezer, “Pazartesi günü de Enez’de olacağız. Enez’de de inşallah bir çalışma başlattık. Sahildeki bütün köylerimizi, turizm köyleri haline getiriyoruz. Oradaki bütün evlerimizin boyamasından turistlerin ziyaretçilerin gezebileceği alanlar haline getiriyoruz. İlk köyümüzü pazartesi günü gezmiş olacağız. Enez’den sonra da Keşan’daki tüm sahil köylerimize girerek orada yine aynı şekilde restorasyon süreçlerimizi tamamlayacağız. Böylece 11 köyde bu çalışmayı bitirmiş olacağız. Bazı illerde var. Biz hep imrenerek bakıyoruz. İnsanlar sadece köyü ziyaret etmeye gidiyorlar. Bizim köylerimiz çok güzel. İnşallah herkes bu köyleri ziyaret etmeye gelecek diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
‘BÖLGENİN TURİZM POTANSİYELİ ARTACAK’ AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, İbrice Limanı’nda açılan dalış okullarının, bölgenin turizm potansiyeline çok büyük katkı sağlayacağını söyledi. Aksal, “Okullarının açılmasıyla birlikte bölgemizin, ülkemizin turizm potansiyeli büyük ölçüde artacaktır. Daha önce tabii ki burada yapay resiflere bir tane gemimizi, bir tane uçağımızı batırmıştık. Sanıyorum bunlar devam edecek. Hazırlıklar, çalışmalar devam ediyor. Yaz programlarının biraz bu bölgede yapmamız gerekiyor. İnanın akşam meclisteydim. Gökyüzünü bile göremediğimiz bir genel kuruldan bugün bu cennet köşeye gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi.
Açılışta konuşan Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu İl Temsilcisi Özkan Arsu, sualtı sporlarının günden güne daha da büyüdüğünü belirterek, çalışmalardan dolayı Edirne Valiliği’ne teşekkür etti. Saros Körfezi Sualtı Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış Kurulu Üyesi Ahmet Yumurtacı da, Saros Körfezi’nin yalnızca Edirne’nin değil, Türkiye’nin en önemli dalış destinasyonlarından birisi olduğunu söyledi. Edirne Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci de, limanda yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Konuşmaların ardından dalış okullarının açılış kurdelesi kesilirken, Saros Körfezi’ne ‘Yapay Resif Projesi’ kapsamında Fatih Sultan Mehmet, köprü kemeri ve 2 akıncı heykeli suya batırıldı.
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, babalar günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Mesajında babaların yalnızca ailelerini geçindiren kişiler olmadığını vurgulayan İba, onların aynı zamanda sevgi, merhamet, fedakârlık ve sorumluluğun en güçlü temsilcileri olduğunu ifade etti.
Toplumun temelini oluşturan aile kurumunun güçlenmesinde babaların üstlendiği rolün büyük önem taşıdığını belirten İba, güçlü ailelerin güçlü toplumları, güçlü toplumların ise güçlü bir geleceği inşa ettiğini söyledi.
Babaların hayatın her aşamasında evlatlarına rehberlik eden, onları koruyan ve geleceğe hazırlayan en değerli yol göstericiler olduğunu dile getiren İba, “Babalarımız; alın terleriyle ailelerinin yükünü omuzlayan, çocuklarının mutluluğunu kendi mutluluğunun önünde tutan, sevgisini çoğu zaman sessizce gösteren ama varlığıyla her zaman güven veren kıymetli insanlardır. Onların fedakârlıkları ve emekleri her türlü övgünün üzerindedir” dedi.
Baba olmanın sadece bir unvan değil, büyük bir sorumluluk ve adanmışlık gerektiren kutsal bir görev olduğunu ifade eden İba, milletin köklü aile değerlerinin korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında babaların önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti.
Babaların, evlatlarını geleceğe hazırlamak ve ailesine bakmak için ellerinden gelen tüm gayreti sarf ettiğini dile getiren İba, “Babaların sadece bu özel günde değil, her zaman sayılması, saygı ve vefa duygusunun bir gereğidir. Babalar Günü’nü, tüm bireylerin hatırlamaları sevgi ve saygı bağlarının gelişmesinde büyük önem sahibidir” dedi.
Mesajında şehit babalarını da unutmayan İba, “Vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin huzuru için evlatlarını toprağa veren şehit babalarımızın gösterdiği metanet ve fedakârlık, her zaman minnetle hatırlanacaktır. Onların emanetlerine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
Babaların aile içinde sevgi, saygı ve dayanışma kültürünün yaşatılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten İba, çocukların karakter gelişiminde ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmesinde örnek davranışlarının büyük etkisi bulunduğunu söyledi.
Hayatını ailesine adayan, evlatlarının geleceği için fedakârca çalışan, sevgisi ve emeğiyle ailelerine güç veren tüm babaların ve baba adaylarının gününü kutlayan İba, “Başta aziz şehitlerimizin kıymetli babaları olmak üzere ebediyete irtihal etmiş tüm babalarımızı rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan babalarımıza sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum.” ifadelerine yer verdi.
Buharlı şömine, suyun ultrasonik dalgalarla parçalanarak LED panellerle aydınlatıldığı teknolojik bir dekorasyon sistemidir. Flamen markalı cihazlar, saatte ortalama iki yüz mililitre sıvı tüketerek sıfır karbon emisyonu sağlar. Ortaya çıkan bu güvenli görsel deneyim, yeni nesil cihazların altyapısını anlamayı zorunlu kılar.
3 Boyutlu Alev Teknolojisi Nasıl Çalışır?
3 boyutlu alev teknolojisi, seramik titreşim disklerinin yüksek frekanslı hareketleriyle suyu buharlaştırması prensibine dayanır. Cihazın tabanındaki su haznesinden çekilen sıvı, mikro parçacıklar halinde havaya salınır. Yukarı doğru yükselen bu soğuk sis tabakası, özel açılarla yerleştirilmiş amber ve turuncu renkli diyotlar tarafından aydınlatılır. Bu fiziksel reaksiyon, izleyicide odun ateşinin doğal dalgalanmasını simüle eden derinlikli bir görüntü oluşturur.
Bu yenilikçi donanım, geleneksel mimarilerin taşıdığı karbonmonoksit riskini sıfıra indirir. Ortamda isli duman oluşmadığı için duvarlarda kararma sorunu yaşanmaz. Aksine, sistem çalıştığı süre boyunca kapalı alanın nem dengesini doğrudan korur.
Su Buharlı Şömine Kurulum Gereksinimleri Nelerdir?
Su buharlı şömine üniteleri, gerçek bir yanma reaksiyonu üretmedikleri için bacaya veya havalandırma kanallarına ihtiyaç duymaz. Sistem sadece standart bir elektrik prizine bağlanarak dakikalar içinde aktif hale getirilir. Dolayısıyla apartman dairelerinden lüks otel lobilerine kadar her türlü yapıya doğrudan entegre edilir.
İç mekan tasarımcıları, bu pratik yapı sayesinde duvar içi gömme tasarımları kolayca hayata geçirir. Modeller alçıpan duvarların içine, televizyon ünitelerinin altına veya kitaplıkların merkezine güvenle yerleştirilir. Isı üretmemesi ahşap mobilyaları korur. Bu durum, cihazın sıfıra yakın alan kısıtlamasıyla konumlandırılmasını sağlar.
Isıtma Fonksiyonu ve Enerji Tüketimi
Isıtma fonksiyonu ve enerji tüketimi, bu cihazların odak noktasının sadece görsellik olduğu tasarımlarda sıfıra yakındır. Elektrik enerjisi sadece led panelleri ve ultrasonik motoru çalıştırmak için harcanır. Yani donanım geleneksel bir televizyondan daha az elektrik tüketerek maksimum görsel performans sunar.
Düşük enerji sarfiyatı, işletme maliyetlerini ticari alanlar için cazip bir noktaya taşır. Restoranlar, bu ürünleri gün boyu aralıksız çalıştırarak mekanın mimari prestijini artırır. Müşteriler, ortam sıcaklığını rahatsız edici boyutlara taşıyan klasik ateşin aksine, serin bir alev izleme şansı bulur.
Elektrikli Sistemler ile Buhar Teknolojisinin Farkı
Elektrikli sistemler ile buhar teknolojisinin farkı, ışığın yansıtıldığı fiziksel materyalin yapısında gizlidir. Klasik ürünler dönen aynalar kullanarak sahte bir ışık oyunu yaratır. Buhar teknolojisi ise fiziki bir su kütlesini havada serbest bırakarak ışıkla buluşturur. Başka bir deyişle, eski cihazlardaki yüzeysel görüntü, bu yeni teknolojide derinliği olan hareketli bir hacme dönüşür.
Görsel derinlik, Flamen mühendislerinin tasarladığı yüz altmış santimetrelik uzun modellerde belirginleşir. Lineer tasarımlarda alevin hareketi daha dramatik ve kesintisiz bir çizgi oluşturur. Oluşan bu kesintisiz mimari görünüm, geniş salonlarda güçlü bir odak noktası yaratır.
Güvenlik Standartları ve Çocuklu Evlerde Kullanım
Güvenlik standartları ve çocuklu evlerde kullanım, sıfır ateş ilkesi sayesinde birincil tercih sebebine dönüşür. Alev gibi görünen unsur aslında oda sıcaklığındaki ince bir su tabakasıdır. Kullanıcılar cihaza ellerini uzatsalar dahi ciltlerinde sadece hafif bir serinlik hissederler.
Açık ateş kaynağının bulunmaması, yanıcı eşyaların cihazın yakınına yerleştirilmesine olanak tanır. Perdeler, halılar veya kağıt bazlı dekorasyon ürünleri alev efektiyle iç içe kurgulanır. Riskleri tamamen ortadan kaldıran bu yapı, iç mimaride güvenlik kısıtlamalarını bitirir.
Model Seçim Kriterleri ve Tasarım Planlaması
Model seçim kriterleri ve tasarım planlaması, uygulanacak alanın fiziksel büyüklüğünü analiz etmekle başlar. Kompakt odalar için elli santimetrelik minimal tasarımlar tercih edilir. Geniş ticari alanlarda ise iki metrelik gösterişli sistemler mekanın enerjisini doğrudan değiştirir.
Yatırım sürecinde uzun ömürlü kullanım için donanım kalitesine büyük önem verilir. Piyasada yer alan ürünler değerlendirilirken belirli teknik donanımlar ön plana çıkar:
Paslanmaz çelik hazne: Cihazın iç yapısındaki suyun korozyon yaratmasını kesin olarak engeller.
Ayarlanabilir alev boyu: Uzaktan kumanda ile sis yoğunluğunu artırarak alev yüksekliğini mekana göre optimize eder.
Otomatik su bağlantısı: Büyük modellerde su ekleme derdini bitirerek kesintisiz kullanım sağlar.
Akıllı ev entegrasyonu: Sistemin cep telefonu aracılığıyla uzaktan yönetilmesine imkan tanır.
Bu teknik detaylar, cihazın standart bir objeden akıllı mekan donanımına dönüşmesini sağlar. Bireyler kendi projelerine uygun donanımı seçerek yaşam alanlarının mimari değerini artırır. Nihayetinde mekanın ruhu, sıfır risk ve yüksek teknoloji ile yeniden şekillenir.
Edirne’de merkeze bağlı Tayakadın Köyü’nde meydana gelen yangında, yaklaşık 100 dekar buğday ekili alan zarar gördü.
Yangın, merkeze bağlı Tayakadın köyünde sabah saatlerinde meydana geldi. Henüz bilinmeyen nedenle buğday ekili tarlada yangın çıktı. İhbarla bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler yangına müdahale ederken, köylüler de su tankerleri ve traktörlerle yardım etti. Bir süre sonra kontrol altına alınan yangın, söndürüldü. Yangında, buğday ekili 100 dekar alan zarar gördü.
Yangının ardından İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, köye giderek bilgi aldı.
Üreticilerle bir araya gelen Köse, geçmiş olsun dileklerini iletti. Köse’ye, İl Müdür Yardımcısı Volkan Diriker ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Oktay Çalgıcı eşlik etti. Yangında, 6 üreticinin ürünün zarar gördüğü belirtildi.
Edirne’de Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) tarafından, ilkokul öğrencilerine yönelik ‘Afetlere Hazır Toplum’ semineri düzenlendi.
AFAD Başkanlığı tarafından düzenlenen program Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programdan önce, ilkokul öğrencilerine yönelik, 3 seans halinde ‘Hayatlarımız Sallanmasın’ isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Oyunun ardından, yine öğrencilerine yönelik ‘Afetlere Hazır Toplum’ semineri düzenlendi. Seminerde; AFAD İl Müdürü Cengiz Karakuş, UMKE Edirne Sorumlusu Mustafa Gökbayrak, Edirne İtfaiye Müdürü Sefa Tabak, Edirne MEB AKUB Lideri Serhat Üretmen, EDAK Başkanı Şafak Çekver, MAG-AME Edirne İl Temsilcisi Tuğberk Emre Aktaş ve Trakya Üniversitesi Sivil Savunma Amiri Özcan İlgün konuşmacı olarak yer aldı.
‘AFETLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMANIZI İSTİYORUZ’
AFAD İl Müdürü Cengiz Karakuş, özellikle yaz tatili öncesinde afetlere hazırlıkta öğrencilere bilgi vermek için etkinliğin düzenlendiğini söyledi. Karakuş, “Afet bizden uzak durur, bizi etkilemez diye düşünmememiz lazım. Sizler yakın zamanda önümüzdeki hafta artık yaz tatiline çıkıyorsunuz ama afetler maalesef tatile çıkmıyor. Afetler randevu vermiyor. Karşı karşıya kalacağımız afetler sizin gittiğiniz tatil yerlerinde de olabilir. O yüzden her zaman afet haberlerine karşı, afet durumuna karşı hazırlıklı olmanızı istiyoruz. Bir afet aile planı yapmanızı, bir acil durum kaçış çantasını yanınızda bulundurarak, afetlerde karşı karşıya kalacağımız ilk saatlerde kendinizi, ailenizi korumanızı, sizlerin, anne ve babalarınız, diğer kardeşlerinizi doğru yönlendirmeniz için acil çağrı numaralarını öğrenmenizi, acil çağrılarda elektrik, doğal gaz gibi deprem sırasında tehlike yaratabilecek etkenlerden nasıl korunacağınızı hatırlatmak istiyoruz” dedi.
‘YAZ TATİLİ BOYUNCA ETKİNLİKLER SÜRECEK’
Afetler karşı hazırlık konusunda yaz tatili boyunca da etkinliklerin süreceğini kaydeden Karakuş, “Biz Edirne’de tabii sizlerle beraber okul dönemi boyunca birçok okulda etkinlik gerçekleştirmeyi, size afet farkındalığı eğitimleri ile ulaşmayı amaçladık. Birçok eğitim gerçekleştirdik. Bunu önümüzdeki dönemde, yaz döneminde farklı etkinliklerde vermeyi planlıyoruz. Edirne’de büyük bir tatbikat gerçekleştirdik yakın zamanda. Bölgesel bir sel ve taşkın tatbikatı. Birçok ilimizden de misafirimiz, daha doğrusu destek amacıyla gelen ekipler oldu. Geniş bir katılımla afete hazırlıklarda önemli bir aşama kaydettik. Önemli bir hazırlık gerçekleştirdik” diye konuştu.
Programda, konuşmacılar, uzmanlık alanlarında bilgiler verirken, öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.