Kategori arşivi: Güncel

Sağlıkçılardan ‘hak’ çığlığı!

Olgay GÜLER

Genel Sağlık-İş Edirne Şube Başkanı Abdülkadir Çınar, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybı, belirsizlik ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

Genel Sağlık-İş Sendikası tarafından, Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, çalışanların yaşadıkları hak kayıplarına dikkat çekilirken, en ağır sorun yaşayan alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğu belirtildi. Açıklamayı, sendikanın Edirne Şube Başkanı Abdülkadir Çınar okudu.

‘KAMU YÖNETİMİ EŞİTLİK İLKESİYLE YÜRÜTÜLMELİ’

Çınar, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, belirsizlikle ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Çınar, “Sorunları çözmekle yükümlü olan siyasi iktidarın liyakatsiz yöneticileri, emekçilerin alın terini korumak yerine haklarını budayan uygulamalar üretmekte, sağlık hizmetini sürdürenleri adeta cezalandırmaktadır. Bugün yaşanan tablo, plansızlığın, iş bilmezliğin ve sağlık hizmetini maliyet kalemi olarak gören politikaların kaçınılmaz sonucudur. Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları bunun en açık örneklerinden biridir. Her zaman olduğu gibi bu bayramda da aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nöbet usulü çalışanları 13 saatlik ücret kaybına uğratmıştır. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı aylık mesai hesabı yapılmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Kamu yönetimi keyfiyetle, ben yaptım oldu ile değil eşitlik ilkesiyle yürütülmelidir” dedi.

‘GECE ÇALIŞMA ÜCRETİ, GÜNDÜZDEN EN AZ İKİ KAT ÖDENMELİ’

Dünyada gece çalışmasının karşılığı olarak, gündüz mesai ücretinin en az iki katı ödendiğini dile getiren Çınar, “Genel sağlık-İş olarak yıllardır talebimiz de gece çalışma saatlik ücreti gündüz mesai saatlik ücretinin iki katı olarak ödenmesidir. 8. Dönem toplu sözleşmede kazanım olarak yetkili konfederasyonun kabul ettiği fazla mesaiye denk gelen gece çalışması için fazla mesai ücreti üzerinden yüzde 10 fazla ödeme yapılmasının emeğin karşılığı olarak bir anlamı yoktur ki bu bile bazı illerde ödenip bazılarında ödenmemektedir. Aynı Bakanlığa bağlı kurumlarda dahi farklı uygulamaların ortaya çıkması, çalışma barışını zedelediği gibi hukuki güvenlik ilkesini de ortadan kaldırmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla görevini yapmak istemektedir. Hakları genişletmesi gereken toplu sözleşme hükümlerinin daraltıcı yorumlarla etkisiz hale getirilmesi sağlık çalışanlarının emeğini sömürmek demektir” diye konuştu.

‘SAHADAN YÜKSELEN TALEPLERE KULAK TIKANIYOR’

En ağır sorun yaşanan alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğunu söyleyen Çınar, “Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan sağlık emekçileri; personel yetersizliğiyle, sağlıksız çalışma koşullarıyla, keyfi görevlendirmelerle ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele etmektedir. Fiziki koşulları yetersiz istasyonlar, kilometresi çok eski ve bozuk ambulanslar, artan iş yükü, eksik ekip sayıları ve yanlış planlamalar hem çalışanların tükenmesine, hem de vatandaşın sağlık hizmetine geç ulaşmasına neden olmaktadır. Buna rağmen yıllardır sahadan yükselen taleplere kulak tıkanmaktadır. Aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde ikinci basamak sağlık emekçilerine göre katbekat düşük ücretlerle karşı karşıya bırakılmasıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan bu anlayış, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelemektedir. Sağlık sisteminin yükünü omuzlayanları görmezden gelen bir yönetim anlayışı, kamucu sağlık hizmetinin geleceğini de riske atmaktadır” şeklinde konuştu.

‘SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNDİKÇE KRİZ DAHA DA DERİNLEŞECEK’

Genel Sağlık-İş olarak taleplerini sıralayan Çınar, “Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Bayram mesai hesaplamalarındaki ücret kayıpları derhal giderilmeli, gece çalışma ücretlerindeki uygulama farklılıkları sonlandırılmalı, toplu sözleşme hükümleri sağlık emekçileri lehine eksiksiz uygulanmalıdır. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde ekip ve ambulans sayıları gerçek ihtiyaçlara göre artırılmalı, keyfi görevlendirmeler sona ermeli, istasyonların fiziki koşulları iyileştirilmeli ve ücret adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmek devletin en temel yükümlülüğüdür. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki kriz derinleşmeye devam edecektir. Genel Sağlık-İş, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Küçük Kutlamalar İçin En Tatlı Çözüm: En Uygun 4 Kişilik Pasta Fiyatları

Hayatın koşturmacası içinde unutulmaya yüz tutmuş bir gerçek var: Mutluluğu kutlamak için kalabalık bir misafir listesine her zaman ihtiyaç duyulmuyor. Eşle paylaşılan sessiz bir yıl dönümü, en yakın arkadaşla geçirilen samimi bir akşam ya da çekirdek aileyle sınırlı tutulan mütevazı bir doğum günü, çoğu zaman büyük organizasyonlardan çok daha unutulmaz hatıralar bırakabiliyor. İşte bu noktada 4 kişilik pasta fiyatları, küçük kutlamaların bütçesini doğrudan etkileyen bir konu olarak öne çıkıyor. Küçük boyutlu pastaların hem ekonomik hem de israfı önleyen yapısı, son dönemde tüketicilerin bu seçeneklere yönelmesini sağlayan en önemli etkenlerden biri olarak biliniyor.

Küçük Boyutlu Pastalara İlginin Artmasının Ardında Ne Var?

Sosyolojik araştırmalar, çekirdek ailelerin yaygınlaşmasıyla birlikte kutlama alışkanlıklarının da köklü biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Eskiden büyük aileler ve geniş misafir grupları için hazırlanan dev boyutlu pastalar, yerini daha kompakt ve özenli seçeneklere bırakmaya başlamış durumda. Çiftler için planlanan romantik akşam yemekleri, ev arkadaşlarıyla yapılan içten kutlamalar ya da pandemi sonrası benimsenen küçük buluşma kültürü, bu dönüşümün başlıca tetikleyicileri arasında sayılıyor. Üstelik artan yaşam maliyetleri, tüketicileri ihtiyacından fazlasını satın almamaya yönlendirdiğinden 4 kişilik pasta talebi her geçen yıl katlanarak artıyor. Pastacılık sektörü temsilcileri, bu küçük boyutun aslında lezzetten ödün vermeyen ama bütçeyi koruyan akıllı bir seçim olduğunu vurguluyor.

Hangi Faktörler Bu Boyuttaki Pastaların Fiyatını Şekillendiriyor?

Küçük boyutlu olsa da bir pastanın fiyatını belirleyen unsurlar oldukça çeşitli. Pastane ustaları, fiyatlandırma yaparken birden fazla değişkeni hesaba katıyor:

  • Pastanın iç dolgusu: Frambuazlı, vişneli ya da fındık ezmeli gibi premium dolgular maliyetin üzerine yansıyor
  • Kullanılan krema türü: Pastacı kreması, ganaj veya tereyağı kreması arasındaki fark fiyata doğrudan etki ediyor
  • Süsleme detayları: Yenilebilir altın varak, taze meyve ya da el yapımı figürler işçilik ücretini artırıyor
  • Pastanenin konumu: Şehir merkezindeki butik pastaneler ile mahalle fırınları arasında fiyat farkları doğal olarak oluşuyor

Bu değişkenlerin her biri bir araya geldiğinde, aynı boyutta görünen iki pasta arasında bile gözle görülür fiyat farkları ortaya çıkabiliyor.

Bütçe Dostu Bir Seçim Yaparken Hangi İpuçları İşe Yarıyor?

Uygun fiyatlı bir 4 kişilik pasta arayışında olanlar için kalite ve ekonomiyi bir arada tutmak mümkün. Tüketici davranışı analistleri, bu konuda etkili tercihler yapabilmek için bazı pratik yolları öneriyor:

  1. Sade tasarımlı, abartısız süslemeye sahip pastaları öncelikli olarak değerlendirmek
  2. Mevsim meyveleriyle hazırlanmış çeşitleri tercih etmek, çünkü ithal ürünler maliyeti yükseltiyor
  3. Pastanelerin sosyal medya hesaplarındaki haftalık kampanyaları takip etmek
  4. Önceden sipariş vererek son dakika acele ücretlerinden kaçınmak
  5. Yorum puanı yüksek ancak gösterişten uzak pastaneleri keşfetmek

Bu yöntemler, kutlamanın keyfini bozmadan bütçeyi de korumanın kapısını aralıyor.

Küçük Bir Pasta Büyük Bir Anıya Nasıl Dönüşür?

Pastanın boyutu küçük olsa da o anın anlamı çok daha büyük olabiliyor. Psikologlar, küçük kutlamaların samimiyet düzeyinin paylaşımı derinleştirdiğini ifade ediyor. Mum üflenirken çekilen bir fotoğraf, dilek tutarken paylaşılan kahkaha ya da ilk dilimin sevdiğine uzatılması gibi detaylar, kalabalık kutlamalarda fark edilemeyecek nüansları içeriyor. Bu yüzden pasta seçilirken sadece fiyatın değil, kutlamanın ruhuna uygun bir sunumun da gözetilmesi büyük önem taşıyor.

O Mütevazı ama Anlamlı Kutlama İçin Hangi Pastayı Seçmeli?

Küçük kutlamalarınıza ihtişam katacak tüm 4 kişilik pasta seçeneklerini görmek için hemen Tarihi Safranbolu Fırını menüsüne göz atın ve bütçenize uygun favorinizi belirleyin. Sevdiklerinizle paylaşacağınız o özel anı unutulmaz kılmak için vakit kaybetmeden siparişinizi oluşturun. Damak tadınıza hitap eden bu eşsiz lezzetleri sofranıza taşımanın en kısa yolunu keşfetmek için şimdi tercihinizi yapın ve farkı ilk dilimde yaşayın!

Uyuşturucuda dev operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda 1.926 şüpheli yakalanırken, 976’sı tutuklanırken, 376’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.

2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ve 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Bursa, Niğde, Gaziantep, Kırıkkale, İstanbul, Ordu, İzmir, Trabzon, Adana, Düzce, Ankara, Tokat, Antalya, Yozgat, Konya, Isparta, Manisa, Kırklareli, Samsun, Karabük, Mersin, Adıyaman, Şanlıurfa, Afyonkarahisar, Tekirdağ, Rize, Balıkesir, Yalova, Muğla, Edirne, Kayseri, Erzincan, Hatay, Kırşehir, Denizli, Kilis, Diyarbakır, Nevşehir, Kocaeli, Şırnak, Osmaniye, Sinop, Uşak, Bingöl, Eskişehir, Burdur, Malatya, Hakkâri, Sakarya, Kastamonu, Sivas, Muş, Kahramanmaraş, Zonguldak, Batman, Bilecik, Amasya, Bitlis, Elazığ, Bolu, Aydın, Kars, Van, Artvin, Çorum, Siirt, Aksaray, Erzurum, Kütahya, Ağrı, Mardin, Bayburt, Çanakkale, Çankırı, Karaman ve Giresun’da düzenlenen operasyonlarda 1.926 şüpheli yakalandı.

Yakalanan şüphelilerden 976’sı tutuklanırken, 376’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.

TREDAŞ’a Altın Ödül

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi, pazarlama ve iletişim dünyasının prestijli ödüllerinden Brandverse Awards 2026’da altın ödülün sahibi oldu.

TREDAŞ, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi ödülleri toplamaya devam ediyor. Proje, 19 Haziran’da Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da düzenlenen Brandverse Awards ödül töreninde Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik alanında, “Hedefler İçin Ortaklıklar” kategorisinde altın ödüle layık görüldü.

Trakya’nın sembol türlerinden leylekler ve şah kartallar başta olmak üzere bölgedeki kuş türlerini korumayı amaçlayan proje, doğa ile uyumlu enerji yönetimi ve biyoçeşitliliğin korunmasına odaklanıyor. Elektrik hatlarından kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin azaltılmasını ve kuşlar için güvenli göç koridorlarının oluşturulmasını sağlayan çalışma, aynı zamanda kuş konmaları kaynaklı olası kesintilerin de önüne geçerek bölgedeki enerji arz güvenliğini artırıyor.

Doğayla uyumlu enerji altyapılarının yaygınlaştırılmasını hedefleyen projenin ilk yılında, 47 leylek ve 11 şah kartal halkalanarak göç yolları ve yaşam alışkanlıkları izlemeye alındı. Proje kapsamında yalnızca teknik uygulamalarla sınırlı kalınmayıp, kırsal bölgelerde düzenlenen halk bilgilendirme toplantılarıyla vatandaşlar ve muhtarlarla bir araya gelinerek kuşların korunması, güvenli göç koridorlarının önemi ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği konusunda farkındalık çalışmaları da gerçekleştirildi. Projenin 5 yıllık vizyonu kapsamında ise toplamda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanarak izlenmesi ve koruma çalışmalarının toplumun katkısıyla daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

“Doğa koruma bilincini tüm bölgede güçlendirmeyi sürdüreceğiz”

Ödülle ilgili değerlendirmede bulunan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Göçmen kuşların en önemli göç yollarından biri olan Trakya Bölgesi’nde hayata geçirdiğimiz projemizle hem kuşların doğal yaşamını koruyor hem de bölge halkına kesintisiz enerji sunuyoruz. Değerli paydaşımız DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürüttüğümüz bu doğa dostu çalışmanın böylesine anlamlı bir ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. İnanıyoruz ki doğayı korumak ancak birlikte mümkün. ‘Doğa varsa biz varız’ anlayışıyla, enerji dağıtım hizmetinin ötesine geçerek çevre ve toplum için değer üretmeye, güçlü iş birlikleriyle doğa koruma bilincini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi.

Çallıdere = Ballıdere

Lalapaşa’nın doğal güzelliklerini, kültürel değerlerini ve kırsal turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla düzenlenen 2. Lalapaşa Lavanta ve Bal Festivali, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde Çallıdere Şahinpaşa Bal Ormanı’nda gerçekleştirildi. “Edirne Lavanta Tarla Günleri” kapsamında düzenlenen festivalin ev sahipliğini S.S. Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi üstlendi.

“Fatih’in Sofrasından Günümüze” sloganıyla düzenlenen festivalde ziyaretçiler, yaşlı meşe ağaçlarının gölgesinde ve tıbbi aromatik bitki üretim alanlarının arasında lavanta kokuları eşliğinde sanat, müzik ve doğayla iç içe bir atmosfer yaşadı.

Festival programı, kooperatif tarafından Kalkansöğüt Köyü’nde kurulan bal dolum tesisinin açılışıyla başladı. Açılışın ardından bal tadımı etkinliği düzenlenirken, katılımcılar lavanta tarlalarını gezme fırsatı buldu.

Bulgaristan sınırına ve Avrupa Birliği topraklarına yalnızca 1 kilometre mesafede bulunan meralık alanda gerçekleştirilen etkinlikler, Edirne Belediyesi Bando Takımı’nın renkli melodileriyle başladı. Program kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Güldağ, bal ve arıcılık üzerine bilgilendirici bir konuşma yaptı. Bursa’dan festivale katılan Feriha Uyar Teknik Lisesi Halk Oyunları Ekibi ise sergilediği gösterilerle büyük beğeni topladı.

Etkinlikler, Edirne Belediyesi Meriç Ritim Grubu’nun enerjik performansıyla devam etti. Festival alanına gelen çocuklar ve ziyaretçiler lavanta tarlalarında fotoğraf çektirirken, kooperatif üyelerinin hazırladığı yöresel ikramların tadına baktı. Programın sonunda ise Eylül ve Grup Proses sahne alarak festivale müzik dolu bir kapanış yaptı.

Lavanta üretimi ve arıcılığın kırsalda gelişmesine katkı sağlamayı hedefleyen festival, aynı zamanda Lalapaşa’nın kırsal turizm potansiyelinin tanıtılmasına da önemli destek sunuyor. Trakların eski yerleşim alanlarından biri olan bölgede düzenlenen etkinlikler sayesinde ziyaretçiler hem doğayla buluştu hem de yöreye özgü ürünleri yakından tanıma imkânı elde etti.

Lalapaşa Belediye Başkanı Sezgin Geldi ve Edirne’deki çok sayıda kamu kurumu temsilcisinin katılımıyla renklenen festival; Lalapaşa Belediyesi, Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği ile Çallıdere, Büyünlü ve Doğanköy köy muhtarlıklarının güçlü destekleriyle gerçekleştirildi.

Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gönül Danışman, kooperatif olarak kısa sürede önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Lalapaşa’da kadın emeğini merkeze alan üretim ve kırsal kalkınma çalışmalarında önemli mesafeler kat ettik. Amacımız, ilçemizin tarımsal üretim gücünü, doğal güzelliklerini ve kültürel değerlerini daha geniş kitlelere tanıtmak. Tarım ve turizmi bir araya getiren sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturmaya çalışıyoruz. Lavantaların çiçek açtığı bu özel dönemde düzenlenen Edirne Lavanta Tarla Günleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz festivalimize destek veren tüm kurum ve kuruluşlara, sanatçılara, gösteri ekiplerine ve ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz.”

Danışman, kırsalın geleceğinin tarım, turizm ve üretimin birlikte geliştirilmesinden geçtiğini vurgulayarak, “Başta arıcılık olmak üzere tarımsal üretim ve kırsal turizm alanlarında büyük bir potansiyele sahibiz. Bu potansiyelin değerlendirilmesinde kadınların emeği ve üretkenliği çok önemli bir rol üstleniyor. Kırsal kalkınmanın en güçlü aktörlerinden biri kadınlardır ve biz de bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

İpsala MYO’da ‘mezuniyet’ coşkusu

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) İpsala Meslek Yüksekokulu tarafından 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı sonunda düzenlenen törenle öğrenciler, kep atarak mezuniyet coşkusu yaşadı.

TÜ İpsala Meslek Yüksekokulu 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, bu yıl ilk kez İpsala Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan İpsala AVM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. İlçe protokolü, askeri ve emniyet idarecileri, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılım gösterdiği törende genç profesyoneller keplerini geleceğe büyük bir gururla fırlattı.

‘NİTELİKLİ TEKNİK İNSAN GÜCÜ YETİŞTİRMEYE DEVAM EDİYORUZ’

Törende konuşan İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hayati Arda, okulun kurulduğu günden bu yana binlerce mezun vererek bölgenin ve ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik insan gücünü yetiştirmeyi kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Öğrencilerin eğitimleri boyunca özellikle teknoloji, mekatronik ve uygulamalı bilimler alanlarında edindikleri güçlü bilgi, beceri ve mesleki deneyimlerle iş hayatına tam donanımlı ve hazır hale geldiklerini belirten Arda, tüm mezunlara kariyer yolculuklarında başarılar diledi.

‘GELECEĞİN GÜÇLÜ TÜRKİYESİ SİZLERİN OMUZLARINDA YÜKSELECEK’

TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Trakya Üniversitesi’nin sadece diploma veren bir kurum olmadığını söyledi. Üniversitenin öğrencilerini mesleki donanımın yanı sıra etik değerlerle, güçlü bir toplumsal sorumluluk bilinciyle ve hayat boyu öğrenme vizyonuyla yarınlara hazırladığını dile getiren Tan, mezunları ve bu süreçte en büyük fedakarlığı gösteren ailelerini tebrik etti. Prof. Dr. Mustafa Tan; gençlerin dinamizmi, azmi ve kararlılığı sayesinde ülkenin geleceğinde çok önemli başarılara imza atacaklarına yürekten inandığını belirtti.

Mezun öğrenciler adına dönem ve Laboratuvar Teknolojisi Bölümü birincisi Medine Yıldırım konuştu. Yıldırım, eğitim hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları büyük bir azimle aştığını belirtip Yıldırım; başarısında en büyük pay sahibi olan ailesine, öğrenci arkadaşlarına ve akademisyenlere teşekkür etti.

DERECEYE GİREN İLK ÜÇ ÖĞRENCİYE ÖZEL ÖDÜL

İlk üçe giren başarılı öğrencilere İpsala Kaymakamlığı ve İpsala Belediyesi tarafından özel ödülleri ve hediyeleri takdim edildi. İlçe yönetiminin başarılı gençleri teşvik etmek amacıyla hazırladığı ödüller, Belediye Başkanı Mehmet Kerman tarafından takdim edilerek öğrencilerin başarıları onurlandırıldı.

‘Kırkpınar’ı dünyaya pazarlamak zorundayız’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, kültürel mirasımıza sahip çıkmak istiyorsak, Kırkpınar’ı birkaç günlük bir etkinlik olarak değil; 12 aya yayılan bir turizm, kültür ve spor markası olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Eski milletvekili Şimşek, “Kırkpınar’ı sadece korumak değil, dünyaya pazarlamak zorundayız” başlıklı yazılı açıklamasında, “Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, sadece Edirne’nin değil, Türkiye’nin en güçlü kültürel markalarından biridir. Yüzyıllardır yaşayan bu eşsiz miras, dünyanın en köklü spor organizasyonları arasında yer almakta ve UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde bulunmaktadır” diyerek şunlara yer verdi:.

Ancak artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:

Dünyanın birçok ülkesi birkaç yıllık etkinliklerini küresel markaya dönüştürürken, neden Kırkpınar hâlâ hak ettiği uluslararası değere ulaşamamıştır?

Edirne Belediyemiz büyük bir özveriyle bu tarihi mirası yaşatmaya çalışmaktadır. Ancak Kırkpınar’ın geleceğini yalnızca yerel yönetimlerin omuzlarına bırakmak doğru değildir.

Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlar, Kırkpınar için özel bir uluslararası tanıtım seferberliği başlatmalıdır.

Bugün Kırkpınar’a yapılacak yatırım sadece güreşe değil; Edirne turizmine, esnafımıza, otellerimize, restoranlarımıza, genç sporcularımıza, ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına yapılmış yatırım olacaktır.

Kırkpınar, Türkiye’nin kültürel olimpiyatıdır.

Bu organizasyon; uluslararası spor kanallarında, dijital platformlarda, turizm fuarlarında ve kültür diplomasisi projelerinde çok daha görünür hale getirilmelidir.

Edirne’ye gelen her turist, Türkiye ekonomisine katkı demektir. Kırkpınar’ı izlemek için gelen her yabancı misafir, ülkemizin kültür elçisi demektir. Artık günü kurtaran değil, gelecek yüzyılı planlayan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Kırkpınar sadece Edirne’nin meselesi değildir; Türkiye’nin marka değeri meselesidir.

Geçmiş dönem Edirne Milletvekili olarak çağrım nettir: ‘Kırkpınar’a harcanacak her kuruş gider değil, Türkiye’nin tanıtımına yapılan stratejik yatırımdır.’

Eğer gerçekten kültürel mirasımıza sahip çıkmak istiyorsak, Kırkpınar’ı birkaç günlük bir etkinlik olarak değil; 12 aya yayılan bir turizm, kültür ve spor markası olarak değerlendirmeliyiz.

Çünkü Kırkpınar yalnızca geçmişimizin emaneti değil, Türkiye’nin dünyaya sunabileceği en güçlü kültürel değerlerinden biridir.”

Amasya Genelgesi 106 yaşında!

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Amasya Genelgesi’nin 107.yaşını Bir Direniş ve İsyan Manifestosu; Amasya Genelgesi!” diyerek kutladı.

ADD’den yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

“Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanı tarih madrabazları,  ‘Mustafa Kemal Paşa’yı vatanı kurtarması için Anadolu’ya Sultan Vahdettin Han gönderdi’ yalanını -masrafları için 40 bin altın lira da para verdiği (360 kg altın kaç sandıkla ve nasıl taşındıysa) ve Bandırma vapurunun boyunun 232 metre olduğu (Titanik 269 metre idi) palavraları ile de süsleyerek-yıllardır sürdüredursunlar, Paşa’nın hükümet tarafından işgalci İngilizlerin talimatı doğrultusunda, Karadeniz bölgesindeki Rum ahaliyi korumak, bölgedeki ve Anadolu’daki Türk direniş hareketlerini dağıtmak ve mütareke koşullarının uygulanmasını, asker terhisleri ile silah ve mühimmat teslimatının hızlandırılmasını sağlamak görevi ile 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderildiği açık bir tarihi gerçektir. 

Ancak O, Samsun’a ayak basar basmaz yurdun her yerinde kurulmaya başlamış yerel Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetlerini birleştirip milletin azim ve kararını harekete geçirerek Kuvayı Milliyeyi örgütlemeye, Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nın koşul ve olanaklarını yaratmaya girişmiştir. Bu amaçla verdiği emirlerin, vatandaşlarla konuşmalarının, İstanbul ve görev bölgesi ile yazışmalarının ve nihayet yayınladığı Havza Tamimi’nin tedirgin edip ciddi endişeye düşürdüğü işgalcilerin baskısı ile Vahdettin tarafından sadece 20 gün sonra, 8 Haziran 1919’da geri çağrılan (Samsun’a çıkışının 50. günü, 7-8 Temmuz 1919 gecesi Erzurum’da telgraf başında Padişah tarafından görevden alınması üzerine ömrünü adadığı askerlikten istifa etmek zorunda bırakılan, 11 Mayıs 1920’de de düzmece mahkeme Nemrut Mustafa Divanı’nda idama mahkum ettirilen bir komutanın bütün bunları yapan bir sultan tarafından vatanı kurtarması için gönderildiğini iddia etmek -hele iddia sahipleri tarihçi, siyasetçi ya da profesör ünvanlı kişilerse- elbette bir tarih cehaleti değil, tam bir madrabazlık, düpedüz bir alçaklıktır.) Mustafa Kemal Paşa, türlü mazeretler öne sürerek bu emre uymamış, çalışmalarını sürdürmüş, 22 Haziran 1919 sabahı da Ulusal Bağımsızlık Savaşımız’ın ilk resmî belgesi olarak tarihe geçen Amasya Genelgesi’ni yayınlamıştır. Amasya Genelgesi; Büyük Kurtarıcı’nın, emperyalist işgale, Saray’ın teslimiyetine, hükümetin işbirlikçiliğine ve milletin başsız bırakılmasına isyanının ilk resmî belgesi olmasının ötesinde, Türk Ulusu’na kurtuluşun yolunu, yöntemini gösteren tarihi bir bildiridir.

Genelgenin en önemli bölümü olan ilk üç maddede şu ifadeler yer almaktadır: Vatanın bütünlüğü, Ulusun bağımsızlığı tehlikededir.İstanbul’daki hükümet, üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi gösteriyor.Ulusun bağımsızlığını yine Ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.

Bu 3 madde apaçık bir direniş, bir mücadele çağrısıdır, bir isyandır; Kutsal İsyan!

Paşa’nın Anadolu’daki bütün komutan, vali ve mutasarrıflara gönderdiği bu genelge ile tarihte ilk kez, milli iradeden ve ulusal egemenlikten söz edilmiş, Kurtuluş Savaşı’nın, gerekçeleri, amaçları ve yöntemleri ortaya konmuş, hükümetin görevlerini yerine getiremediği belirtilmiş, böylelikle Padişah ve Saray yönetimi resmen yok sayılarak millet direnişe çağrılmıştır. Sözün özü, Amasya Genelgesi emperyalist işgale karşı bir direniş, teslimiyetçi Saray’a karşı bir isyan manifestosu, apaçık bir savaş ilanıdır.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Amasya Genelgesi’nin 107.yaşını kutluyor, Büyük Atatürk’ü, Kuvayı Milliye kahramanlarını ve Kemalist Devrimcileri minnet ve şükranla yadediyor, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asma ve yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma azim ve kararında olduğumuzu yineliyoruz.”

Voleybol turnuvasına 3 maçla devam

İsmail DEMİRAY

Edirne’de 11 Haziran Perşembe günü  başlayan Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na bu akşam 3 karşılaşma ile devam edilecek.

Edirne Spor Salonu’nda bu akşam oynanacak 3 maçın ardından yarın 3, Perşembe günü de 3 olmak üzere haftae içerisinde 6 karşılaşma daha oynanacak. Karşılaşmalara 30 Haziran tarihinden itibaren devam edilecek.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

12-25, 19-25

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

25-15, 25-8

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

25-8, 25-12

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

8-25, 7-25

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

12-25, 17-25

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

21-25, 25-23, 16-14

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

25-21, 27-25

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

19-25, 25-21, 15-13

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

16-25, 26-24, 15-12

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

6-25, 10-25

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

23-25, 19-25

TURNUVADA BUGÜN

23 Haziran 2026

Öz Trakya – Veteranlar

20.00

TÜ Dekanlık ­ Balkan Akademi

21.00

DSİ (1) – Hasköylüler Derneği

22.00

Sultaniçe çiçek gibi

Edirne Valisi Yunus Sezer, eşi Canan Sezer  ve Edirne Milletvekili Fatma Aksal ile birlikte, “Çiçek Gibi Bir Enez Projesi” kapsamında ilk uygulamanın gerçekleştirildiği Sultaniçe Köyü’nde incelemelerde bulundu.

Proje kapsamında köydeki 42 bina turkuaz renklere boyanırken, bahçe duvarları sanatla buluştu, köprüler ve ortak kullanım alanları yenilendi.

Çiçeklendirme ve peyzaj çalışmalarıyla sokaklar rengârenk bir görünüme kavuşurken, Sultaniçe adeta açık hava fotoğraf platosuna dönüştü.

Vali Yunus Sezer, “Çiçek Gibi Enez Projesi”nin diğer köylerde de uygulanması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, Enez’in doğal ve kültürel güzelliklerini ön plana çıkaran projelerin artarak devam edeceğini ifade etti.

Proje kapsamında, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Talat Bulut’un paylaştığı, yabancı televizyon kuruluşlarına satılan ilk Türk filmi olan 1985 yapımı “Kurbağalar” filminin çekildiği evin önünde oluşturulan fotoğraf çekim noktasını ziyaret eden Valimiz Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer , hatıra fotoğrafı çektirdi.