Kategori arşivi: Güncel

‘Hakkımızı istiyoruz’

Olgay GÜLER

Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emeklilerin taşıdığını söyleyerek, yılbaşında verilen zammın 3 aylık süreçte eriyip gittiğini belirtti.

Ülke genelinde milyonlarca emekli, Temmuz ayında açıklanacak 6 aylık zam enflasyon verilerini beklerken, Edirne Emekliler Derneği, konu hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Edirne Kent Konseyi toplantı salonunda düzenlenen toplantıya dernek başkanı Ahmet Ziya Yaz ve dernek üyesi çok sayıda emekli katıldı. Açıklamayı, dernek başkanı Yaz okudu.

‘SADAKA DEĞİL, PRİMLERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ’

Dernek Başkanı Yaz, Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emeklilerin taşıdığını söyleyerek, “Milyonlarca emekli günümüzde açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken insanca yaşam koşulları da giderek daha fazla aşınıyor. Öncelikle biz emekliler bu ülkenin yükü değiliz, biz bu ülkenin emeğiyiz, birikimiyiz ve tarihiyiz. Bu ülkede emeklilerin %85’i açlık sınırı olan 35.174 Liranın altında ve ortalama emekli maaşı 23.000 lira. Bu ülkede emeklilerin %65’i ya çalışıyor ya da iş arıyor, 17 milyon emekliden 11 milyonu, bu ülkede çalışanların %71’i asgari ücretle çalışıyor. Bizler sosyal yardım veya sadaka istemiyoruz, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan ücretleri talep ediyoruz. Ödediğimiz primlerin yıllarca kötü yönetilmesinden, başka alanlarda kaynak olarak kullanılmasından bizler sorumlu değiliz, aksine mağduruyuz” dedi.

‘TÜİK ELİYLE HAKKIMIZ OLANLAR ÇALINIYOR’

TÜİK verilerinden örnekler vererek iktidara yüklenen Yaz, “TÜİK verilerine göre; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 3 yıllık bakanlığında, yükseköğretim %683, köprü-otoyol geçiş ücretleri %554, kira %464, domates, biber, salatalık %459 ve şans oyunları %429, okul servisi %360 artmış. Geldiğimiz noktada 3 ayda verilen zam eriyip gitmiştir. 6 ayda bir zam değil 3 ayda bir gerçek enflasyon rakamlarına göre zam yapılmalıdır. TÜİK’in şu anki verilerine göre de SSK ve BAĞKUR emeklisine %18 memur ve memur emeklisine %14 zam yapılacak gibi görünüyor. En düşük emekli maaşının 23.000-25.000 lira arası olması bekleniyor. TÜİK eliyle hakkımız olanlar çalınıyor. Halbuki ENAG’a göre yıllık enflasyon %54 olduğuna göre verilmesi gereken zammın en az %38 olması gerekir. İyileştirme ile en düşük emekli maaşının Temmuz ayında 35.000 Lira olması gerekir” diye konuştu.

‘SEÇİM DÖNEMLERİNDE VERİLEN VAATLERE KANMAYACAĞIZ’

Emeklilerin artık bahane dinlemek istemediğini dile getiren Yaz, “Biz artık bahane dinlemek de istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz. Bizleri yönetenler, ülkemizdeki ekonomik krizleri, savaşları bahane ederek, açlık sınırı 35.174 lira, yoksulluk sınırı ise 115.576 lira iken, emeklilerden 20.000 lira gibi onur kırıcı düşük maaşla yaşamasının istemesi insanlık dışıdır. Bu arada bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 45.488 TL’dir. Emeklilere insanca yaşayacağı maaşı vermek için kaynak yok diyenler 2026 bütçesinde. Patronlara 3 trilyon 597 milyar vergi affı, tüm yıl için öngörülen faiz ödemesi için 2 trilyon 742 milyar lira. 6 Ayda bütçeden 640,1 milyar faiz ödemesi yapıldı. Müteahhitlere garanti ödemeler için 238 milyar lira kaynak ayırmışlardır. 2026 bütçesinde sermayeye teşvik, faiz ödemesi, vergi affı olarak 7 trilyon yandaşlara dağıtılacak. Kötü yönetimlerin tercih edilen önceliklerin yarattığı ekonomik krizin faturasının emeklilere kesilmesine asla razı olmayacağız. Şunu unutmayın ve unutturmayacağız da; biz emekliler örgütlü gücümüzle, yerelde il siyasetini, genelde ülke siyasetini belirleyebileceğimizin farkındayız. Ve seçim dönemlerinde verilen vaatlere kanmayacağız” şeklinde konuştu.

‘BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ’

Emeklilerin örgütlü, kitlesel bir hareketi olmayı ilk sıraya koymalarının önemine vurgu yapan Yaz, “Sendika fikrinde ısrar etmek ancak koşullara göre farklı teknik formları kullanmak mümkündür. Kitlesel ve geniş bir güce sahip bir emekliler platformu, birliği veya federasyonu ile konfederasyonu neden sendikanın işlevlerini görmesin? Dolayısıyla örgüt formu tabu değildir. Esas olan toplumsal etki ve güçtür. Biz sadece ekonomik haklarımız için mücadele etmiyoruz, Yaşamımızı etkileyen her toplumsal sorun bizim sorunumuzdur. Madencinin, Tekstil işçisinin sorunu, nükleer santral kurulma projesi, kadın cinayetleri, çocuk şiddeti, bağımlılık, atanamayan, sözleşmeli çalışan ve özel sektörde ki öğretmenlerin sorunları, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan emekçilerin sorunları, üniversite öğrencilerin sorunları, çevre sorunları, eğitimde yaşanan sorunlar, başta tarımda yaşanan üretim sorunları olmak üzere, sanayide yaşanan üretim sorunları, adil gelir ve vergi adaleti, hukuk, adalet ve demokrasi ve benzeri.. Acil demokrasi diyoruz, birlikte daha güçlüyüz. Hakkımızı almak, Adil bir gelir dağılımı yaratmak ve dayanışma içinde olmak için örgütlenin, sesinizi yükseltin” ifadelerini kullandı.

Eğitim İş’ten yıl sonu değerlendirmesi

Eğitim-İş’in 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporu’nda parasız eğitimin tasfiye edildiği, laik eğitimin kuşatma altında bulunduğu belirtilerek, çocuklar ve öğretmenlerin bedel ödedikleri belirtildi.

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, tarafından paylaşılan söz konusu raporda, “Eğitim-İş olarak hazırladığımız 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporumuz, eğitimde yaşanan sorunların münferit olmadığını; ekonomik, ideolojik ve yapısal boyutları bulunan sistematik bir dönüşümün sonucu olduğunu ortaya koymaktadır” denilerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şöyle seslenildi:

“Sayın Bakan, siz başarı hikâyeleri anlatırken biz son dört ayda öğretmenlerimizi toprağa verdik. İstanbul’da Fatma Nur Çelik’i, Kahramanmaraş’ta Ayla Kara’yı kaybettik. Ağrı’da Irmak Koparan öğretmenimiz yaşamdan koparıldı. Onlarca öğretmen ve öğrenci okulda yaşanan şiddet olaylarının mağduru oldu. Bununla da sınırlı değil. Bakanlığınız döneminde MESEM kapsamında çalıştırılan en az 19 çocuk yaşamını yitirdi, çok sayıda çocuk yaralandı.

Siz başarı tabloları açıklıyorsunuz; biz ise eğitim kurumlarında can güvenliğinin dahi sağlanamadığı bir gerçekle karşı karşıyayız. Yaşananlar münferit değildir; yıllardır sürdürülen yanlış politikaların, ihmallerin ve eğitimin kamusal niteliğini aşındıran tercihlerin sonucudur.

Eğitim-İş olarak bu karanlık tablo karşısında yalnızca uyarıda bulunmadık. Öğretmenlerimizin, velilerimizin ve yurttaşlarımızın desteğiyle yürüttüğümüz “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” kampanyasında toplanan imzaları bugün Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim ediyoruz. Bu imzalar, görmezden gelinen sorunlara karşı yükselen toplumsal itirazın ve güvenli okul talebinin ifadesidir.

1. EKONOMİK ŞİDDET: PARASIZ EĞİTİM TASFİYE EDİLİYOR

Devlet, anayasal bir yükümlülük olan parasız eğitim ilkesinden her geçen gün daha fazla uzaklaşmaktadır. Eğitim harcamalarının yükü ailelerin omuzlarına bırakılmıştır.

Bugün birçok devlet okulunda velilerden “bağış”, “aidat” ya da “kayıt parası” adı altında 10 bin lira ile 100 bin lira arasında değişen ödemeler talep edilmektedir. Okulların en temel ihtiyaçları dahi velilerin katkılarıyla karşılanmaya çalışılmaktadır.

Çocuklarını okula hazırlamaya çalışan aileler, 65 bin liraya varan eğitim maliyetleriyle karşı karşıya bırakılmıştır. Giyim ve kırtasiye masrafları tek başına neredeyse bir asgari ücrete karşılık gelmektedir.

OECD ve PISA verileri, Türkiye’de her beş öğrenciden birinin yoksulluk ve açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Buna rağmen çocuklara bir öğün ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanması yönündeki talepler karşılıksız bırakılmıştır.

2002 yılında toplam okullar içinde özel okul oranı yüzde 2 iken bugün yaklaşık yüzde 20’ye ulaşmıştır. Artık her 5 okuldan biri özel okuldur. Veliler özel okul ücretlerinin 2 milyon lirayı aştığı bir tabloda çocuklarını okutmaya çalışırken, Yusuf Tekin’in verdiği yanıt “600 bin liranın altında okullar da var” olmuştur. Kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okulları seçenek olarak sunan bu anlayış, eğitimin ticarileştirilmesinin açık itirafıdır.

2. İDEOLOJİK ŞİDDET: LAİK EĞİTİM KUŞATMA ALTINDA

Eğitim sistemi, bilimsel ve laik temellerden uzaklaştırılarak siyasi iktidarın ideolojik hedeflerinin aracı haline getirilmektedir.

Bilimsel dayanağı bulunmayan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eleştirel düşünceyi ve bilimsel eğitimi geri plana iten bir anlayış dayatılmaktadır. Amaç; sorgulayan, düşünen, özgür yurttaşlar değil, itaat eden bireyler yetiştirmektir.

ÇEDES ve benzeri projelerle okullar, pedagojik formasyona sahip olmayan din görevlilerinin ve kamuoyunun tarikat ve cemaatlerle ilişkili olduğunu bildiği yapıların faaliyet alanına dönüştürülmektedir. Çocuklar bilimsel ve pedagojik eğitim yerine ideolojik yönlendirmelere maruz bırakılmakta; devlet okulları iktidar destekçisi dernek ve vakıflarla yapılan protokoller aracılığıyla kamusal ve laik niteliğinden uzaklaştırılmaktadır.

Bu uygulamalar laik eğitim ilkesine ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na açıkça aykırıdır.

3. KURUMSAL VE YAPISAL ŞİDDET: ÇOCUKLAR VE ÖĞRETMENLER BEDEL ÖDÜYOR

MEB’in kendi verileri bile ilkokulda her 100 çocuktan 5’inin, ortaokulda 9’unun, lisede ise 12’sinin eğitim hakkından yararlanamadığını göstermektedir. Açık öğretim ve MESEM kapsamındaki öğrencilerle birlikte zorunlu eğitim çağında olması gerekirken örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısı 1,5 milyona yaklaşmıştır.

MESEM uygulaması çocukları eğitimden uzaklaştıran, ucuz iş gücü haline getiren ve çocuk emeği sömürüsünü yaygınlaştıran bir yapıya dönüşmüştür. Çocukların yeri işyerleri değil okullardır.

Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenler unvanlar ve ücretler üzerinden ayrıştırılmış, meslek içi eşitlik zedelenmiştir. Akademi uygulaması öğretmen yetiştirme sürecini yeni sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Mülakat mağdurlarının hakları gasp edilmiş, özel okul öğretmenleri düşük ücret ve güvencesizliğe mahkûm edilmiş, öğretmenler artan idari baskılarla karşı karşıya bırakılmıştır. Hak arayan öğretmenlere çözüm yerine baskı ve polis müdahalesi gösterilmiştir.

Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz:

Eğitim politikaları, öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin ve onların örgütlü temsilcileri olan sendikaların görüşleri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.

TALEPLER

 Bu doğrultuda taleplerimiz şunlardır:

1. Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu, eğitim emekçilerinin ve sendikalarının görüşleri doğrultusunda derhal çıkarılmalıdır.

2. Okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanmalıdır.

3. Her öğrenciye ücretsiz okul yemeği sağlanmalıdır.

4. MESEM uygulamaları sona erdirilmeli, çocuk işçiliğiyle etkin mücadele edilmelidir.

5. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli geri çekilmeli, tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller iptal edilmelidir.

6. Mülakat kaldırılmalı, Akademi uygulaması geri çekilmeli, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yaratılan unvan ve ücret ayrımlarına son verilmelidir.

7. Özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanmalıdır.

Bugün ortaya koyduğumuz tablo, yalnızca eğitim sisteminin değil; çocukların geleceğinin, öğretmenlik mesleğinin ve Cumhuriyetin eğitim anlayışının karşı karşıya bırakıldığı tehditleri göstermektedir.

Ancak bilinmelidir ki bu ülkenin çocukları yoksulluğa, öğretmenleri güvencesizliğe, okulları şiddete ve gericiliğe mahkûm değildir.

Bizler; çocukların aç kalmadığı, öğretmenlerin değersizleştirilmediği, okulların tarikatlara ve piyasanın insafına terk edilmediği bir eğitim sistemi mümkündür demeye devam edeceğiz.

Laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim hakkı için; çocuklarımızın geleceği, öğretmenlerimizin onuru ve Cumhuriyetimizin aydınlık yarınları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyete, laik eğitime, bilimsel düşünceye ve aydınlanma değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yaşasın laik, bilimsel, çağdaş ve kamusal eğitim mücadelemiz! Yaşasın Eğitim-İş!”

Kırpınar’a özel ücretsiz otoparklar

Edirne Belediyesi 29 Haziran-05 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali süresince yaşanabilecek trafik yoğunluğunu azaltmak ve vatandaşlar ile kente gelecek ziyaretçilerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz otopark alanlarının belirlendiği duyuruldu.

29 Haziran-05 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali öncesinde hazırlıklarını sürdüren Edirne Belediyesi, ulaşım konusunda da gerekli planlamaları tamamladı. Edirne Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, festival süresince yaşanabilecek trafik yoğunluğunu azaltmak ve vatandaşlar ile kente gelecek ziyaretçilerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz otopark alanlarının belirlendiği duyuruldu.

Edirne Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada;

“Alınan izinler çerçevesinde Sarayiçi çevresinde üç ayrı kontrol noktası oluşturulmuştur. Bunlar; Saraçhane (Spor sahası yanı) Ön Giriş, Kanuni Köprüsü Ön Giriş ve Saraçhane Köprü Girişi Sağ Taraf (Saraçhane tarafından) olarak belirlenmiştir.

Bu noktalarda Zabıta, Trafik Zabıta ve Emniyet Personeli görev yapacak olup, kontrol noktalarında görevli personelin çalışmasını kolaylaştıracak şekilde hareket edilmesi gerekecektir. 29 Haziran 2026 pazartesi gününden itibaren tüm hafta boyunca Sarayiçi’nde yapılacak etkinlikler nedeniyle Kanuni Köprüsü araç trafiğine kısmi olarak kapatılacaktır. Zorunlu hallerde Trafik Zabıta ekibince tedbir alınarak kontrollü girişe müsaade edilecektir.

29 Haziran-05 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılacak etkinliklere araçları ile gelecek olan seyirciler, Saraçhane köprü girişi sağ taraf (Saraçhane tarafından) kontrol noktasından geçerek Kanuni Köprüsü sol tarafında bulunan ücretsiz otopark alanını, Saraçhane Spor Tesisleri karşısında bulunan tel örgülü alanı, benzin istasyonu yanından girerek devamında bulunan ücretsiz otopark alanını ve yine Gazimihal Mahallesi Papazoğlu otopark alanını kullanabileceklerdir.

03-04-05 Temmuz 2026 tarihlerinde alınan tedbirler ve trafik düzeni maddeler halinde aşağıda düzenlenmiştir; 03-04-05 Temmuz 2026 tarihlerinde 07.00-20.00 saatler ve arasında VİP araçları, başpehlivan araçları ile zorunlu kamu hizmetleri gereği görevli araçlar (sağlık, itfaiye, emniyet, altyapı, enerji, Haberleşme vb.) Edirne Belediye Başkanlığı Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nden temin edilen kartlar ile Kanuni Köprüsü’nü kullanarak Sarayiçi’ne giriş yapabileceklerdir.

Emniyet-Jandarma Kurum araçları Kanuni köprü girişi sağında bulunan alanı kullanabileceklerdir.

Engelli şahıslar Kanuni köprü girişi sağında bulunan alanı kullanabileceklerdir.

Protokol araçları, basın araçları, başaltı pehlivan araçları, diğer görevli araçları, Kanuni Köprüsü girişi sağ tarafında bulunan alanını kullanabileceklerdir.

Sarayiçi’ne malzeme nakli; 29 Haziran-05 Temmuz 2026 tarihleri arasında 08.00-10.30 ve 18.00-19.30 saatleri arasında Kanuni Köprüsü’nden yapılabilecektir.

İzin verilen saatler içerisinde malzeme naklini tamamlamayan araçlar, Sarayiçi’nden derhal çıkış yapacaklardır. Çıkış yapmayan araç sahipleri/sürücüleri hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa, 5326 Sayılı Kabahatler Kanununa göre cezai işlem yapılacaktır.

Kırkpınar Festivali haftasında ticari taksiler;

Saraçhane Spor Tesisleri yanında sabah saat 07.00 akşam saat 24.00 arasında ayrılan alanda çalışacaklardır.

Kırkpınar Festivali haftasında ETUS toplu taşıma araçları;

29 Haziran-05 Temmuz 2026 tarihlerinde Kırkpınar Güreşleri Festival alanına 2-A, 2-B, 3, 5-A, 5-B ve 7-E numaralı hatlar ile Sarayiçi bölgesine seferlerini sürdüreceklerdir.” ifadeleri kullanıldı.

Tatil öncesi, karne heyecanı!

Olgay GÜLER
Edirne’de 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminin tamamlanmasıyla birlikte, İl genelinde eğitim gören 55 bin 64 öğrenci karne ve gelişim raporu alarak yaz tatiline girdi.


Kentte okul öncesi ve ilkokul 1 ve 2’nci sınıflarda eğitim gören 15 bin 188 öğrenci gelişim raporu alırken; ilkokul 3 ve 4’üncü sınıflar, ortaokul ve lise kademelerindeki 39 bin 876 öğrenci ise karne sevinci yaşadı. Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Sabuni Mahallesi’ndeki İnönü İlkokulu’nda düzenlenen karne törenine katılarak miniklerin heyecanına ortak oldu. Törende Subaşı’ya Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan ve Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu da eşlik etti.

Sınıfları gezerek minik öğrencilere gelişim belgelerini ve tatil hediyelerini takdim eden Vali Yardımcısı Subaşı ve beraberindeki heyet, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.


‘5 BİN 306 ÖĞRETMENİMİZ BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE GÖREV YAPTI’
Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, il genelindeki eğitim verilerini paylaşarak, “Edirne genelinde bu yıl ana sınıfından lise son sınıfa kadar toplam 62 bin 265 öğrencimiz eğitim-öğretim sürecine katıldı. Bu süreçte 5 bin 306 öğretmenimiz büyük bir özveriyle görev yaptı. Öğretmenlerimiz ilimiz genelindeki okullarımızda görev alarak öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmesi için emek verdi. Öğrenci dağılımına baktığımızda; okul öncesinde 7 bin 742 öğrencimiz, ilkokul birinci ve ikinci sınıflarda 15 bin 182 öğrencimiz, üçüncü ve dördüncü sınıflarda 8 bin 674 öğrencimiz, ortaokullarımızda 17 bin 207 öğrencimiz ve liselerimizde 13 bin 955 öğrencimiz eğitim gördü. Toplam 281 okulumuzda eğitim-öğretim faaliyetleri başarıyla tamamlanmış oldu” dedi.


‘ONLAR BİZİM GELECEĞİMİZ, UMUDUMUZ’
Öğrencileri ve eğitim camiasını tebrik eden Subaşı, “Ben çocuklarımızı bir üst sınıfa geçmelerinden dolayı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde onların yetişmesinde büyük emekleri bulunan velilerimizi, okul idarecilerimizi ve öğretmenlerimizi de kutluyorum. Öğrencilerimize güzel, verimli ve dinlenebilecekleri bir yaz tatili geçirmelerini temenni ediyorum. Çünkü onlar bizim geleceğimiz, umudumuz ve en büyük değerimizdir. İnsanımızı ne kadar iyi yetiştirirsek, toplumumuz ve devletimiz de gelecekte o kadar güçlü olacaktır” ifadelerini kullandı.

Gencan’dan ‘karne’ mesajı

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak karne heyecanı yaşayan öğrencileri tebrik etti, öğretmenlere ve velilere teşekkür etti.

Başkan Filiz Gencan mesajında, uzun ve yoğun bir eğitim dönemini geride bırakan tüm öğrencileri gösterdikleri emek ve gayret nedeniyle kutlayarak, “Bir eğitim öğretim yılını daha başarıyla tamamlayan sevgili çocuklarımızı ve gençlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Karnelerinizdeki notlar ne olursa olsun, önemli olan öğrenme azminiz, gösterdiğiniz çaba ve hayata karşı duyduğunuz meraktır. Her biriniz geleceğimizin en değerli temsilcilerisiniz” dedi.

Öğretmenlerin büyük bir özveriyle görev yaptığını vurgulayan Başkan Gencan, “Çocuklarımızın eğitim yolculuğunda bilgi ve deneyimleriyle onlara rehberlik eden tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Aynı şekilde yıl boyunca evlatlarının yanında olan, onların başarısı için emek veren kıymetli velilerimize de şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Yaz tatilinin çocuklar için dinlenme, eğlenme ve kendilerini geliştirme fırsatı olduğunu belirten Başkan Gencan, “Sevgili çocuklar; tatilinizi bol bol kitap okuyarak, spor yaparak, sanatla ve doğayla iç içe geçirmenizi diliyorum. Teknolojiyi bilinçli kullanmayı ihmal etmeyin, aileniz ve arkadaşlarınızla güzel anılar biriktirin. Yeni eğitim öğretim yılında sizleri yeniden enerji ve heyecanla görmek en büyük temennimizdir” dedi.

Fedakar anne babanın zaferi

Bulat ailesi

Nurşen GÜL ÖZ

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in Keman Sınıfı öğrencileri katıldıkları uluslararası yarışmadan birinciliklerle döndü. Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in öğrencisi Zeynep Ada Bulat, Uluslararası Little Mozart’s Müzik Yarışması’nda C Kategorisinde 1’ncilik derecesi elde ederek, “Barok Dönem Eseri Yorumlama Başarı Ödülü” almaya hak kazandı.

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer, Öğrenciler Derin Talay, Aylin Su Asma, Zeynep Ada Bulat ve öğretmenleri

Konservatuar üçüncü sınıf öğrencisi olan Zeynep Ada Bulat ile birlikte yarışmaya katılan iki sınıf arkadaşı da farklı yorumlama dallarında birincilik ödüllerinin sahibi oldu.

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in Keman Sınıfı öğrencilerinden Aylin Su Asma, 19’uncu Uluslararası Little Mozart’s Online Music Competition’da ‘Classical Era Interpretation Achievement Award’ ve C  kategorisinde, Derin Talay ise aynı yarışmanın G Kategorisinde birinciliklerin sahibi oldular.

Öğrencilerin bu başarıları öğretmenleri, aileleri ve sınıf arkadaşları arasında sevinç ve mutlulukla karşılandı.

ÇOCUKLARINI YETİŞTİRMEK İÇİN EMEKLİ OLDULAR

Başarılı genç müzisyenlerden Zeynep Ada Bulat’ın annesi Süheyla Bulat, iki kızını yetiştirmek için eşi Oğuzhan Bulat ile birlikte emekli olarak çocuklarının eğitimi, onlara vakit ayırmak için çabaladıklarını belirtti. İki yüksek okul bitiren, Devlet Okulları ve özel okullar olmak üzere 32 yıl eğitim hayatının içinde olduğunu kaydeden Süheyla Bulat’ın büyük kızı Sude Bulat da eğitim ordusunun bir neferi olmuş. Trakya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Buse; halen İstanbul’da öğretmenlik görevini sürdürüyor.

Edirne’nin Yeniimaret semtinde yaşayan Süheyla ve Oğuzhan Bulat ailesinin ikinci çocukları olan Zeynep Ada Bulat da üç yıldan bu yana Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda eğitim alıyor. Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in keman sınıfı öğrencilerinden olan Zeynep Ada, hayalinin başarılı bir müzisyen olmak olduğunu kaydediyor. En büyük destekçisinin hocaları, ailesi; anne, baba ve ablası olduğunu kaydeden Zeynep Ada, ‘Uluslararası Küçük Mozartlar’ yarışmasında birincilik alan Aylin Su Asma, Derin Talay ve tüm branşlarda dereceye giren arkadaşlarıyla okullarının gururu olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Aramızdan ayrılanlar

TURHAN UMUT VEFAT ETTİ

Serhat Birlik eski çalışanlarından, Yolageldi Köyü sakinlerinden Turhan Umut 71 yaşında vefat etti. Emine Umut’un eşi, Turgay Umut vec Fisun Ergi’nin babaları, Ecrin Ergi, Meriç Umut’un dedeleri, Şule Umut ve Yılmaz Ergi’nin kayınpederleri olan merhum dün Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yolageldi Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

MÜNEVVER GÖKTAŞ VEFAT ETTİ

Hacıumur Köyü sakinlerinden merhum Şaban Göktaş’ın eşi, Refik, Recep ve Şaban Göktaş’ın anneleri Münevver Göktaş 89 yaşında vefat etti. Merhume dün Hacıumur Köyü camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

MUSTAFA ÖZCAN VEFAT ETTİ

Edirne’nin ünlü yerel içecek markalarından olan Çağlar Fabrikasından emekli Mustafa Özcan 86 yaşında vefat etti. Aysel Özcan’ın eşi, Aykut, Erkut ve Nadide Özcan Kahraman’ın babaları olan merhum, dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

FİKRET DEMİRAÇAN VEFAT ETTİ

Yeniimaret semti sakinlerinden merhum Ferit Demiraçan’ın eşi, Kudret, Salih ve merhum Semih Demiraçan’ın anneleri Fikret Demiraçan 78 yaşında vefat etti. Merhume dün Alaca Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

‘Enez’de atık su ziyan edilmesin’

Enez arıtmasından elde edilecek atık suyun tarımsal amaçlı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Biyolojik olarak arıtılıp denize salınan suyun yeterli arıtma yapılamadığı için hem kirliliğe hem kötü kokuya neden olduğu ve sağlık sorunları yarattığı şikayetleri üzerine tartışmalar sürüyor.

Enez Gönüllüleri Grubu’nca sosyal medya hesabından “Arıtmalar birleşsin, atık su ziyan edilmesin…” başlığı ile gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:

“Acil bir çözüm olarak atık suyun 1000 m uzunluğunda bir deşarj kanalı ile denize boşaltılması öneriliyor. Ancak bunun hem yeterli bir çözüm olmadığı hem de saniyede 100 litre olarak tahliye edilen çok önemli su potansiyelinin israf edilmesi anlamına geldiği belirtiliyor.

Bu konuda açıklama yapan Enezli Emekli Hidroloji Mühendisi Aliosman Korkmaz ‘Önümüzdeki yıllar kurak geçecek bir dönemdir. Yani su çok kıymetlidir. Deşarj kanalı projesi ile su ziyan edilecektir. Arıtmadan çıkan şu Platindere ve Karagöl Dere havalarında yapılacak küçük göletlere depolanarak sulamada kullanılmalı… Hatta sahildeki yeşil alanların sulanmasında kullanılacak şekilde proje geliştirilmelidir. Enez meyve sebze üreten bir kasaba olmalıdır. Bunları gerçekleştirmek o kadar mı zor? O güzelim ova bir mikroklima iklimine sahip bir yer, Seracılık için bulunmaz bir yer’ dedi…

Aynı konuda görüş belirten Eski Enez İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Sunar da ‘Arıtma suyunun Yenice ovasını sular hale getirilmesi, yer altı kuyularından çeltik sulamanın önünün kesilmesi gerekir. Bu bir devlet projesi olarak gerçekleştirilirse; Yeraltı sularımızın ömrünü uzatacaktır’ diyerek aynı görüşü destekledi.

Yapılan görüşmelerde tarımla uğraşan vatandaşlar ‘Yıllardır yılan hikayesine dönen ve gerçekleştirilemeyen yamaç arazi sulaması için yapılacak masraf yerine Enez, Gülçavuş, Sultaniçe ve diğer kıyı yerleşkelerinin ortak bir arıtma projesi ile hem arıtmanın yapılabileceğini hem de elde edilen tarıma elverişli suyun ziyan edilmeyeceğini” dile getirerek “ Evlerin harika resimlerle süslenerek güzel bir Sultaniçe görüntüsü yaratılması turizm için önemlidir. Ama öncelikle deniz kirliliğinin önlenmesi gerekir’ dediler.”

Eğitim Fakültesi’nde mezuniyet coşkusu

Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. İki oturum halinde düzenlenen törende, ilk oturumda 300, ikinci oturumda 300 olmak üzere toplam 600 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.

Program, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Orkestrası ve Korosunun verdiği konserle başladı.

Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, törende yaptığı konuşmada, Eğitim Fakültesinin köklü geçmişine dikkat çekerek öğrencilerin böyle bir fakülteden mezun olmalarının önemli bir ayrıcalık olduğunu ifade etti. Öğretmenlik mesleğinin toplum için büyük değer taşıdığını belirten Demir, mezunların mesleki başarıları ve toplum nezdinde kazanacakları güvenle bu değeri daha da güçlendireceklerini söyledi. Demir, mezunları tebrik ederek yaşamlarında ve meslek hayatlarında başarılar diledi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise başarının yalnızca akademik bilgiyle değil; cesaret, girişimcilik, etik değerlere bağlılık ve değişime uyumla mümkün olduğunu belirtti. Mezunların Trakya Üniversitesinden sadece diploma değil, aynı zamanda üniversitenin değerlerini de yanlarında götürdüklerini ifade eden Tan, mezunların edindikleri birikim ve değerlerle toplumda fark oluşturacak bireyler olarak önemli görevler üstleneceklerini vurguladı.

Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır da mezunların uzun ve yorucu bir eğitim sürecinin ardından diplomalarına kavuştuğunu belirterek bu diplomanın beraberinde önemli sorumluluklar da getirdiğini ifade etti. Öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Bayır, bu mesleğin aynı zamanda insan yetiştirme sanatı olduğunu söyledi. Bayır, öğretmenlerin çocukların hayallerine yön veren ve geleceğin inşasında önemli rol üstlenen kişiler olduğunu belirterek mezunları tebrik etti ve meslek hayatlarında başarılar diledi.

Törende fakülte birincisi Hasret Uras, mezun öğrenciler adına yaptığı konuşmada eğitim hayatı boyunca kendilerine destek olan ailesine ve akademisyenlere teşekkür etti. Ayrıca kütük çakma seremonisi gerçekleştirildi.

Tören kapsamında, 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılında bilimsel araştırma projelerinde görev alan ve ulusal ile uluslararası yarışmalarda başarı elde eden öğrencilere ve danışmanlık yapan akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi.

Ardından fakülteyi dereceyle tamamlayan öğrencilere plaket ve başarı belgeleri verildi. Tören, mezun öğrencilerin meslek andını okuması ve kep atmasıyla sona erdi.

Törene, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, dekanlar, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Sosyal Yardımlaşma’dan 1000 kişilik aşure!

Olgay GÜLER

Edirne’de Muharrem Ayı dolayısıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı tarafından vatandaşlara 1000 kişilik aşure dağıtıldı.

Muharrem ayı dolayısıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, Saraçlar Caddesi’nde aşure ikramı yapıldı. Programa Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, vakfın müdürü Tezcan Fidan, kurum müdürleri, EDESOB Başkanı Harun Özen ve muhtarlar katılım sağladı. Paylaşım ruhunun ön plana çıktığı etkinlikte, aşurelerin yarı maliyetini hayırsever vatandaş Pınar Ersaçmış üstlenirken, kalan kısmı ise vakfın projelerine destek veren diğer hayırseverlerin katkılarıyla karşılandı.

Vali Yardımcısı Subaşı, Muharrem ayı dolayısıyla birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma kültürünün güçlendirilmesinin amaçlandığını söyleyerek, “Bu proje kapsamında hayırsever vatandaşlarımız bağışta bulunuyor, yapılan bağışlar da işlenerek ihtiyaç sahiplerine ve vatandaşlarımıza çeşitli hizmetler olarak geri dönüyor. Bugünkü aşure organizasyonumuzun maliyetinin yarısını Pınar Ersaçmış Hanım karşıladı. Kalan kısmı ise yine projemize destek veren hayırseverlerimizin katkılarıyla karşılandı. Kendilerine ayrıca teşekkür ediyoruz. Buradaki amacımız; birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışma ruhumuzu ve paylaşma kültürümüzü güçlendirmek, insanlarımız arasındaki sevgi ve kardeşlik bağlarını daha da kuvvetlendirmektir. Mutlulukları paylaşmak, aynı sofrada buluşmak ve ortak değerler etrafında kenetlenmek toplumumuz için son derece önemlidir. Aşure dağıtmak da bizim kültürümüzde, geleneklerimizde ve tarihimizden gelen önemli değerlerimizden biridir. Yüzyıllardır sürdürülen bu güzel geleneği bugün Edirne’de yaşatmak ve vatandaşlarımızla paylaşmak da vakfımıza nasip oldu. Bu vesileyle aşuremizden ikram alan tüm vatandaşlarımıza afiyet olsun diyoruz” diye konuştu.