CHP önceki dönem Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, buğday piyasasında yaşanan fiyat dengesizliğine tepki gösterdi. Gaytancıoğlu, ekmek ve yem fiyatları artarken, buğday ile arpa fiyatlarının düşmesinin hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini savundu.
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin gıda arzı açısından stratejik öneme sahip buğdayda üreticinin ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti.
Tüccarın buğdayı geçen yılki fiyat seviyelerinde, kilogramı 12-13 lira arasında satın aldığını ifade eden Gaytancıoğlu, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nı eleştiren Gaytancıoğlu, sorumluluğun Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) yüklendiğini öne sürdü. TMO’nun geçen yıla göre yalnızca yüzde 22 fiyat artışıyla alım yaptığını ve alımlarda çeşitli kesintiler uygulandığını iddia eden Gaytancıoğlu, üreticinin desteklenmesi için piyasalara daha etkin müdahale edilmesi gerektiğini savundu.
Edirne’de tarımsal üretimi tehdit eden ‘kahverengi kokarca’ zararlısına karşı, doğaya 728 samuray arıcığı bırakıldı.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışma kapsamında, tarımsal üretimde önemli verim kayıplarına neden olabilen ‘kahverengi kokarca’ zararlısının doğal düşmanı olan ‘samuray arıcığı’ Sarayiçi mevkisinde doğaya salındı. Düzenlenen programa Edirne Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nadi Aygen ile teknik personel katıldı. Program kapsamında toplam 728 ‘samuray arıcığı’ doğaya bırakılarak, zararlının olası yayılımına karşı biyolojik mücadele çalışmaları güçlendirildi.
Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, il genelinde kahverengi kokarca zararlısına yönelik sürvey ve izleme çalışmalarının yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada; şu ana kadar Edirne’de kahverengi kokarca zararlısına rastlanmadığı ifade edilirken, tarımsal üretimin korunması ve ileride oluşabilecek risklerin önüne geçilmesi amacıyla önleyici biyolojik mücadele uygulamalarının kararlılıkla devam ettiği kaydedildi. Yetkililer, kimyasal mücadeleye alternatif olarak uygulanan çevre dostu biyolojik mücadele yöntemlerinin hem doğal dengeyi koruduğunu, hem de sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağladığını belirterek, üreticilerin güvenli ve verimli üretim yapabilmesi için çalışmaların aralıksız süreceğini bildirdi.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü (BUDDER) Başkanı Önder Akdağ ve ekibi, 6 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek olan 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu’na komşu ülkeden daha fazla katılımın sağlanması amacıyla Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu’na ziyarette bulundu.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, ziyarete ilişkin şunlara yer verildi:
“Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü Başkanı Önder Akdağ, Başkan Yardımcımız Hikmet Yıldırım, Genel Sekreterimiz Oğuz Barış Erpençe ve Yönetim Kurulu Üyemiz Cenker Çapa ile birlikte, Bulgaristan Cumhuriyeti’nin Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska’yı makamında ziyaret ettik.
Gerçekleştirdiğimiz görüşmede, 6 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek olan 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu kapsamında Bulgaristan’dan daha fazla atletin organizasyona katılımının sağlanmasına yönelik iş birliği ve tanıtım çalışmaları değerlendirildi.
Sporun birleştirici gücüyle dostluk köprülerini güçlendirmeye devam ederken, Balkan ülkeleri arasındaki sportif ve kültürel iş birliğini geliştirecek ortak projeler hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu.
Nazik ev sahipliği ve destekleri için Sayın Başkonsolos Radoslava Kafedzhiyska‘ya teşekkür ediyor, 6 Eylül’de Bulgaristan’dan çok sayıda sporcuyu Edirne’de ağırlamayı temenni ediyoruz.”
Türkiye de 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, Edirne’nin aynı yıl aldığı göç 16 bin 145, verdiği göç ise 15 bin 261 kişi olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025Yılı İç Göç İstatistiklerinden “Edirne İli, İç Göç istatistikleri” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
Edirne en çok göç alan iller arasında 45. sırada yer aldı.
Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında; İstanbul 329 bin 912 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 176 bin 833 kişi ile Ankara ve 106 bin 83 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 914 kişi ile Ardahan, 5 bin 64 kişi ile Bayburt ve 6 bin 78 kişi ile Tunceli oldu. Edirne iline bakıldığında ise, 16 145 kişi ile en çok göç alan iller arasında 45. sırada yer almıştır. Ayrıca Edirne’de net göç 884, net göç hızı binde (‰) 2,1 oldu.
Edirne en çok göç veren iller arasında 51. sırada yer aldı.
İstanbul 371 bin 258 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 145 bin 661 kişi ile Ankara ve 98 bin 728 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 5 bin 916 kişi ile Ardahan, 6 bin 388 kişi ile Bayburt ve 7 bin 558 kişi ile Tunceli oldu. Edirne iline bakıldığında ise, 15 261kişi ile en çok göç veren iller arasında 51. sırada yer aldı.
Edirne’de en önemli göç alma nedeni eğitim oldu.
Edirne ilinin göç etme nedenine göre aldığı toplam göç16145 oldu. Göç hareketliliği incelendiğinde, en önemli göç alma nedeni 4 273 ile eğitim oldu. Eğitimi sırasıyla hane/aile fertlerinden birine bağımlı göç (3 390),daha iyi konut ve yaşam koşulları (2 273), tayin/iş değişikliği (2 044), işe başlamak, iş bulmak (1294), medeni durum değişikliği/ ailevi nedenler (846), aile yanına/ memlekete geri dönme (692), ev alınması (298), sağlık/bakım (146) ve emeklilik (110) nedenleri izledi.
Edirne’de en önemli göç verme nedeni Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç oldu.
Edirne ilinin göç etme nedenine göre verdiği toplam göç 15 261 oldu. Göç hareketliliği incelendiğinde, en önemli göç verme nedeni 3 222 ile Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç oldu. Hane / aile fertlerinden birine bağımlı göçü sırasıyla daha iyi konut ve yaşam koşulları (2 432), eğitim (2 303), işe başlamak, iş bulmak (1963), tayin/iş değişikliği (1 939), medeni durum değişikliği/ ailevi nedenler (636), aile yanına/ memlekete geri dönme (398), ev alınması (314), sağlık/bakım (129) ve emeklilik (76) nedenleri izledi.
Edirne merkezde bir kişi hesap taşıma bahanesiyle bankadan gönderilen şifreleri kendisini banka yetkilisi olarak tanıtan kişiye söyleyince hesabındaki paranın 76 bin lirası uçtu.
Edinilen bilgilere göre, polis kayıtlarında bilişim yolu ile hırsızlık başlığı ile yer alan olay S.H. isimli kişinin başına geldi. Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran S.H., kendini banka yetkilisi olarak tanıtan bir kişinin maaşını taşıması halinde 250 000 TL para için 24 ay faizsiz kredi vereceğini ve kredi kartı limitini de 300 000 TL’ye yükselteceğini söylediğini anlattı. Hesap taşıma bahanesiyle bankadan kendisine gönderilen şifreleri telefondaki kişiye söylediğini belirten S.H., kredi kartından yaklaşık olarak 76.000 TL civarında bir paranın çekildiğini, kendisini dolandıran şahıs veya şahısların hepsinden davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Soruşturma sürüyor.
Edirne merkezde bir kişi kuyumcuya teslim ettiği yaklaşık 300 bin lira değerindeki altın ziynet eşyasını geri alamayınca soluğu polis merkezinde aldı.
Edinilen bilgilere göre, Polis Merkezi Amirliği’ne başvuran N.B. isimli kişi Saraçlar Caddesi’nde faaliyet G.C. isimli kuyumculuğa 1 adet altın yüzük 1 adet altın kolye ucu, 2 adet zincir altın kolye teslim ettiğini, toplam değeri 300.000 TL olan altınlarını geri alamadığını belirterek, İ.E.C. isimli kişiden davacı ve şikayetçi olduğunu bildirdi. Soruşturma sürüyor.
Edirne merkezde sivrisinek nedeniyle vücuduna ilaç sıkıp yüzüne de kolonya süren bir kişi akabinde sigara yaktığı esnada yüzü ve vücudunun alev alması sonucu büyük tehlike atlattı.
Edinilen bilgilere göre, F.D. isimli kişi evinin balkon kısmında tek başıma bir miktar alkol aldıktan sonra gece saat 03.45 sıralarında sivrisineklerden dolayı vücuduma sinek ilacı sıkıp, yüzüne de kolonya sürdü. F.D. akabinde sigara yaktığı esnada yüzü ve vücudu alev alması üzerine hastanede tedavi altına alındı.
Edirne’de 2025-2026 eğitim ve öğretim yılının ortasında, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılarak yıkılan Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi yerine yapılacak 24 Derslikli Lise için 24 Temmuz’da proje ihalesi gerçekleştirilecek.
Kentte, ‘Anadolu Lisesi’ statüsüyle eğitim vermeye başlayan ilk eğitim kurumu olma özelliğini taşıyan, 1980 yılında eğitim ve öğretime başlayan Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin binası, geçtiğimiz Kasım ayında depreme dayanıksız riskli yapı raporu aldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nca yaptırılan etüt çalışmasında olumsuz rapor verilen binanın yıkılmasına karar verilirken, öğrencilerin yeni bina yapılana kadar geçici olarak 1’nci Murat Anadolu Lisesi’nde eğitime devam edeceği belirtildi.
VELİLER 1’İNCİ MURAT’I İSTEMEDİ
Eğitim ve öğretim yılı ortasında geçici olarak 1’nci Murat Anadolu Lisesi’ne taşınan EYBAL’lı öğrencilerin velileriyse, fiziki koşulları yetersiz olduğu gerekçesiyle, çocuklarının daha iyi koşulları olan Edirne Hasan Sezai İmam Hatip Anadolu Lisesi binasında eğitime devam etmelerini istedi. Aradan geçen süreçte sıkça eylem yapan veliler, bu taleplerine karşılık alamadı. Veliler, özellikle okulun kapasitesi, sosyal alanların yetersizliği ve öğrencilerin eğitim ortamlarının olumsuz etkilendiğini savunurken, yetkililer ise geçici yerleşimin yeni okul tamamlanıncaya kadar devam edeceğini ifade etti. Eğitim yılı boyunca öğrenciler farklı okul ortamına uyum sağlamaya çalışırken, öğretmenler de eğitim faaliyetlerinin aksamaması adına çalışmalarını sürdürdü.
Geçici taşınma sürecinin ardından öğrenciler eğitimlerini planlanan takvim doğrultusunda tamamlarken, yeni okulun yapım sürecinin hızlandırılması yönündeki beklentiler de arttı. Veliler, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından inşaatın kısa sürede başlamasını ve öğrencilerin mümkün olan en kısa zamanda kendi okullarına kavuşmasını istediklerini dile getiriyor.
YENİ BİNA İÇİN İHALE 24 TEMMUZ’DA
Öğrenciler, bu eğitim yılını 1’inci Murat Anadolu Lisesi’nde tamamlarken, sevindirici haber Özel İdare’den geldi. Özel İdare’nin, Yıldırım Hacısarraf Mahallesi’nde ‘24 Derslikli Lise Yapım İşi’ için proje ihalesine çıkacağı öğrenildi. İhalenin 24 Temmuz Cuma günü saat 14.00’da Özel İdare Toplantı Salonu’nda açık ihale usulüyle yapılacağı belirtildi.
Sürecin sonuçlanmasının ardından yüklenici firmanın belirlenmesiyle birlikte yer teslimi ve inşaat sürecinin başlaması bekleniyor. Sürecin planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi halinde okulun kaba ve ince inşaat çalışmalarının etaplar halinde yürütülmesi öngörülüyor. Eğitim camiası ise ihale sürecinin ardından çalışmaların vakit kaybedilmeden başlamasını umut ediyor.
Öğrenciler ve veliler ise şimdi gözlerini 24 Temmuz’da gerçekleştirilecek ihaleye çevirmiş durumda. İhalenin ardından başlayacak inşaat süreciyle birlikte yeni okulun ne zaman tamamlanacağı ve öğrencilerin hangi eğitim-öğretim yılında yeniden kendi binalarında ders başı yapacakları merak konusu olmayı sürdürüyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı 15 Temmuz darbe girişimini kınayan bir açıklama yaptı.
Balkanlı yaptığı açıklamada ”15 Temmuz 2016’da milletimizin iradesini ve demokrasimizi hedef alan hain darbe girişimini bir kez daha lanetle kınıyoruz” dedi.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı mesajında şunlara yer verdi: Cumhuriyet Halk Partisi olarak (CHP), dün olduğu gibi bugün de her türlü darbeye, darbe girişimine ve vesayet anlayışına karşıyız. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz’da yaşamını yitiren tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamamasını diliyoruz. Demokrasi ancak hukukla, adaletle, özgürlüklerle ve güçlü kurumlarla korunur. Geçmişten ders alarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda daha da güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Edirne Valisi Yunus Sezer, 15 temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesaj yayınladı.
“Devletimizin bekasına, milletimizin birlik ve beraberliğine, demokrasimize ve millî iradeye kasteden 15 Temmuz hain darbe girişiminin bertaraf edilişinin 10. yıl dönümünü, “İrade Bizim, Zafer Bizim” inancı ve kararlılığıyla idrak ediyoruz” diyen Vali Sezer mesajında şunlara yer verdi:
15 Temmuz 2016 gecesi; aziz milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, vatan sevgisini her şeyin üzerinde tutarak tanklara, silahlara ve ihanete karşı göğsünü siper etmiş; millî iradenin hiçbir güç tarafından esaret altına alınamayacağını tüm dünyaya göstermiştir. O gece yazılan destan, yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değil, aynı zamanda milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkma iradesinin en güçlü nişanesi olmuştur.
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve Emniyet Teşkilatımızın vatanına sadakatle bağlı kahraman mensupları ile devlet-millet dayanışmasının ortaya koyduğu eşsiz mücadele sayesinde hain kalkışma başarısızlığa uğratılmış; milletimizin birlik ve beraberliği karşısında hiçbir ihanet odağının başarıya ulaşamayacağı bir kez daha tarihe yazılmıştır.
Aradan geçen on yılda da aynı inanç ve kararlılıkla biliyoruz ki; millî irade, bu aziz milletin en büyük gücü, demokrasi ise ortak geleceğimizin en sağlam teminatıdır. Devletimiz, ülkemizin huzurunu, güvenliğini ve bölünmez bütünlüğünü hedef alan her türlü terör örgütüne ve hain girişime karşı mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecektir.
Bu anlamlı gün dolayısıyla, 15 Temmuz ruhunu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Saraçlar Caddesi’nde kurulacak 15 Temmuz Anma Çadırları, vatandaşlarımızın o gece yaşananları daha yakından hissedebilecekleri, tarihî hafızayla buluşabilecekleri ve millî birlik ruhunu yaşayabilecekleri anlamlı buluşma alanları olacaktır. Anma çadırlarımız, ortak hafızamızı canlı tutarak 15 Temmuz’un birlik, beraberlik ve demokrasi bilincini gelecek kuşaklara aktarmaya katkı sağlayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere, vatanımızın bekası uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, ebediyete irtihal eden gazilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olan kahraman gazilerimize ise sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyorum.
Milletimizin yazdığı bu büyük destanı hiçbir zaman unutmayacak, “İrade Bizim, Zafer Bizim” anlayışıyla demokrasimize, millî irademize ve Cumhuriyetimize sonsuza kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz.