Kategori arşivi: Güncel

Daha Dik, Daha Esnek ve Daha Özgüvenli Bir Duruş İçin Etkili Bir Başlangıç

Boy konusu, birçok insanın hayatının bir döneminde aklını kurcalayan başlıklardan biridir. Kimisi daha uzun görünmek ister, kimisi duruşunu düzeltmek ister, kimisi de gün boyu taşıdığı beden yorgunluğunu azaltmanın yollarını arar. İşte tam bu noktada boy uzatma egzersizleri, yalnızca görünümle ilgili bir beklenti değil; bedenin genel dengesiyle ilgili güçlü bir destek haline gelir.

Öncelikle gerçekçi olmak gerekir. Boy uzunluğunu belirleyen en büyük etken genetiktir. Ancak bu, bedenin duruşla birlikte değişemeyeceği anlamına gelmez. Çünkü birçok kişi gün içinde omuzları düşmüş, boynu öne gitmiş ve sırtı kapanmış bir postürle yaşar. Bu da kişiyi olduğundan daha kısa ve daha yorgun gösterir. Boy uzatma egzersizleri tam da burada devreye girer. Amaç kemikleri sihirli şekilde uzatmak değil; vücudu daha açık, daha rahat ve daha dengeli taşımaktır.

Daha Uzun Görünmenin En Güçlü Anahtarı: Duruşunu Değiştirmek

Boy uzatma egzersizleri denildiğinde çoğu kişi doğrudan yukarı uzanma hareketlerini düşünür. Oysa asıl büyük fark, omurganın hizalanmasıyla ortaya çıkar. Gün boyu bilgisayar başında çalışan, telefon ekranına uzun süre bakan ya da hareketsiz kalan biri zamanla öne kapanmaya başlar. Omuzlar içe döner, baş öne çıkar, sırt yuvarlanır. Bu tablo yalnızca boy algısını düşürmez; aynı zamanda nefesi, enerjiyi ve beden hissini de etkiler.

Daha dik durmak, yalnızca dışarıdan daha uzun görünmek anlamına gelmez. Aynı zamanda daha rahat nefes almak, daha açık bir gövde yapısına sahip olmak ve daha güçlü bir beden dili oluşturmak demektir. Bu nedenle boy uzatma egzersizleri aslında “boy kazanma” kadar “bedeni yeniden hizalama” çalışmasıdır.

Omurga gün boyunca baskı altında kalır. Özellikle bel, sırt ve boyun çevresindeki sıkışma hissi arttıkça kişi hem gerginleşir hem de daha kısa görünmeye başlar. Bu baskıyı azaltan esneme temelli hareketler, omurganın rahatlamasına yardımcı olur. Bu rahatlama zamanla kişinin duruşuna ve genel görünümüne doğrudan yansır.

Boy Uzatma Egzersizleri Neden Tüm Bedeni İlgilendirir?

Boy görünümünü etkileyen tek bölge omurga değildir. Kalça, arka bacaklar, bel, karın ve sırt kasları da bu sürecin önemli parçalarıdır. Çünkü beden bir bütün olarak çalışır. Arka bacak kasları çok gerginse pelvisin pozisyonu bozulabilir. Kalça bölgesi sıkışıksa omurga rahat açılmaz. Karın ve sırt kasları zayıfsa kişi kısa süreliğine dik dursa bile bunu koruyamaz.

Bu yüzden iyi planlanmış boy uzatma egzersizleri sadece tavana uzanmayı öğretmez. Aynı zamanda bedeni taşıyan kasları esnetir, destekleyici bölgeleri güçlendirir ve genel vücut farkındalığını artırır. Bu çok önemli bir noktadır. Çünkü esnek ama güçsüz bir beden uzun süre dengede kalamaz. Güçlü ama sertleşmiş bir beden de rahat açılmaz. Etkili olan şey, bu ikisi arasındaki dengedir.

Düzenli uygulanan esneme hareketleri, omurgayı rahatlatırken sırt hattını daha akıcı hale getirir. Kalça açıcı çalışmalar, alt bedendeki baskıyı hafifletir. Arka bacak esnetmeleri ise vücudun genel duruşunu etkileyen temel alanlardan birine doğrudan katkı sağlar. İşte boy uzatma egzersizlerinin gerçek etkisi burada görülür: Bedeni tek bir noktadan değil, bütün olarak dönüştürmesinde.

En Büyük Fark Santimetrede Değil, Histe Başlar

Boy uzatma egzersizleri birkaç günde mucize yaratmaz. Ama düzenli şekilde uygulandığında bedenin sende bıraktığı his değişmeye başlar. Önce omuzların biraz daha rahat açılır. Sonra sırtın gün sonunda daha az yorulur. Ardından yürüyüşün değişir, başını daha yukarıda taşımaya başlarsın. Ve bir süre sonra aynaya baktığında sadece daha dik bir beden değil, daha güçlü bir duruş da görürsün.

Bu değişim, çoğu zaman sayıyla ölçülenden daha değerlidir. Çünkü kişi bazen birkaç santimetreden çok, bedenini daha iyi taşımanın farkını hisseder. Daha açık bir göğüs kafesi, daha dengeli bir omurga hattı ve daha rahat bir boyun pozisyonu günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Üstelik bu egzersizlerin en güzel tarafı, ulaşılabilir olmalarıdır. Büyük ekipmanlar, karmaşık düzenler ya da uzun saatler gerekmez. Kısa ama istikrarlı bir rutin, zamanla düşündüğünden daha büyük sonuçlar verebilir. Burada belirleyici olan şey yoğunluk değil, devamlılıktır.

Boy uzatma egzersizleri yalnızca görünümle ilgili bir başlık değildir. Aynı zamanda omurga sağlığını destekleyen, postürü güçlendiren ve bedeni daha bilinçli kullanmayı öğreten bir süreçtir. Daha uzun görünmek bazen yukarı doğru büyümek değil; bedenini aşağı çekmeye çalışan alışkanlıklardan kurtulmak demektir. İşte bu egzersizler de tam olarak bunu sağlar: Bedeni yeniden açar, rahatlatır ve kişiye daha güçlü bir duruş kazandırır.

TÜ’de bölgenin biyolojik hafıza merkezi

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren EDTU Herbaryumu, bölgenin biyolojik hafızasını kayıt altına alan önemli bir bilimsel merkez olarak çalışmalarını sürdürüyor. Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aybeke sorumluluğundaki herbaryum, Trakya’nın floristik zenginliğini belgeleyerek ulusal ve uluslararası araştırmalara altyapı sağlıyor.

Prof. Dr. Aybeke, merkezin temel amacının Trakya’nın bitki çeşitliliğini bilimsel yöntemlerle ortaya koymak ve araştırmacılara güvenilir veri sunmak olduğunu belirtti. Sahadan toplanan örneklerin tür teşhislerinin yapılarak uluslararası standartlara uygun şekilde arşivlendiğini ifade etti.

ZENGİN KOLEKSİYON, BİLİME KATKI

Herbaryum, yaklaşık 30 bin kurutulmuş bitki örneğinin yanı sıra 560 tohum ve meyve, 350 odun ve kozalak, 300’e yakın şapkalı mantar örneği ile fosil bitkiler ve ekonomik botanik materyallerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahip.

Aybeke, koleksiyonun botaniğin yanı sıra tarım, ormancılık ve çevre bilimleri gibi alanlara da katkı sunduğunu belirtti. Ayrıca Kanada, Japonya, Şili ve Hong Kong’dan gönderilen yaklaşık 500 bitki kataloğunun koleksiyona kazandırıldığını, herbaryumun uluslararası bilgi paylaşımına açık bir merkez olduğunu söyledi.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Herbaryumda koleksiyonun korunmasının yanı sıra yeni tür kayıtlarının belirlenmesi ve bölgesel biyolojik çeşitliliğin izlenmesine yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Lisansüstü tez çalışmalarının bu sürece önemli katkı sağladığını ifade eden Aybeke, herbaryumun aynı zamanda bir eğitim ve araştırma laboratuvarı olduğunu belirtti.

Nem ve böceklenmeye karşı düzenli koruma çalışmaları yürüttüklerini kaydeden Aybeke, Trakya bölgesinin bitki kompozisyonunun bugüne kadar yaklaşık yüzde 65’ini ortaya çıkardıklarını, yüksek lisans ve doktora çalışmalarıyla bu oranı yüzde 100’e ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.

Anız yangınında çiftlik evi yandı!

Olgay GÜLER
Edirne’nin Havsa ilçesinde çıkan anız yangınında alevlerin sıçradığı 2 katlı çiftlik evi ile tarım malzemelerinin bulunduğu depo kullanılamaz hale geldi.


Havsa ilçesi ile Osmanlı köyü arasındaki bölgede bugün saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle anız yangını çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Hüseyin Yaşa’ya ait 2 katlı çiftlik evine de sıçrayan alevler, binanın çatısı ve giriş katını sardı. Evde bulunan kadın ve çocuklar binayı terk edip, kara yolunda park halindeki minibüse sığındı. İhbarla bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle evdeki yangın kontrol altına alındı. Yangında çiftlik evinin yanı sıra tarım aletleri ile malzemelerin bulunduğu depo da yanarak kullanılamaz hale geldi. Bazı tarım aletleri de zarar gördü.
Evlerinin yanışını ağlayarak izleyen aile fertleri, itfaiyenin geç geldiğini savunarak tepki gösterdi.


‘BİR ANDA EVİ SARDI’
Hüseyin Yaşa’ya ait evde bulunan 3’ü çocuk 6 kişi yangında son anda kurtuldu. Yaşa’nın torunu Ece Nur Tek, yangın sırasında bahçede olduklarını ve bir anda her yeri alevlerin sardığını söyledi. Tek, “Saat 15.30 civarıydı. Bahçede oturuyorduk. Yoldan geçen birinin izmaritini atmasıyla bir anda alevler yükseldi. Rüzgarın da etkisiyle bir anda evi sardı. Ne olduğunu anlamadık. Kaçacak bir şey alanımız da kalmadı. İçeride yeğenlerim vardı, kardeşlerimiz vardı. Kimisi uyuyordu, biz dışarıdaydık. Bir yandan onlara mı koşalım? Bir yandan söndürmeye çalışıyorduk ve itfaiyeyi aradık. O panikle zaten ne yaptığımızı da hatırlayamıyorum. Kötüydü, neticede zaten görmüş olduğunuz üzere her yer yandı” dedi.


‘YOLDAN GEÇENLER YARDIM ETTİLER’
Evden çıkarken, çevredekilerin kendilerine yardımcı olduğunu söyleyen Tek, “Çocuklar vardı o sırada, evde uyuyorlardı. O panikle bir iki girdik çıktık. Sonra onları çıkardık. Yani çıkarırken de zaten köşeye kadar kaçtık. Başka da kaçma alanımız kalmadı. Çünkü dediğim gibi bir anda her yere ateş sardı. Sonra sağ olsunlar geçenler yardım ettiler, çocukları vesaire verdik. Biz de zaten o şekilde çıktık” diye konuştu.
Öte yandan, anız yangını, 2 saatlik müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Yangında, yaklaşık 500 dekar alan zarar gördü. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

‘Filistin Konvoyu’ Türkiye’de!

Olgay GÜLER

İsrail’in işgali altındaki Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve devam eden insani krize dikkat çekmek amacıyla farklı ülkelerden sivil toplum temsilcileri ve gönüllülerinden oluşan ve Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden yola çıkan Filistin Konvoyu, Edirne’nin İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı.

İşgal altındaki Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek için Avrupa’nın 20’den fazla ülkesinden sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren Filistin Konvoyu, Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden yola çıktıktan sonra Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye, Irak ve Ürdün güzergahını takip ederek 21 Ağustos 2026 tarihinde işgal altındaki Filistin sınırına ulaşacak olan konvoydaki 85 kişi, İpsala Sınır Kapısı’nda İstanbul’dan gelen sivil toplum örgütleri Türkiye ve Filistin bayraklarıyla karşıladı.

‘İSRAİL ÜZERİNDEKİ BASKININ ARTMASINI İSTİYORUZ’

Filistin konvoyu sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, yolculuklarına Srebrenitsa’dan başladıklarını belirterek, “Orada bundan 31 yıl önce yaşanmış soykırımı andık, şehitlere dua ettik ve bütün kötülüğün ortak olduğunu ve o gün müdahale edemediğimiz, uzanamadığımız ve bu acıların yaşanmasının olmasında sessizliğimizin payı olduğunu düşündüğümüz için Gazze’de, Batı Şeria’da ve Filistin’de yaşananlara sessiz kalmamak için harekete geçtik. Bizim yaşadığımız bizim nefes aldığımız çağda olan bir soykırımı ve bunu durdurmak bizim görevimiz. Konvoyumuz, dünyanın birçok ülkesinden aktivistlerin katılımıyla yolculuğuna devam ediyor. Bosna Hersek’te, Karadağ’da, Arnavutluk’ta ve Yunanistan’da, Balkan coğrafyasında şu ana kadar en büyük ilgi ve toplumsal destekle hareket etti. Konvoyumuzda 3 şehir temel hedefi var. Birincisi, Batı Şeria’nın da Gazze olmasını istemiyoruz. Bildiğiniz gibi İsrail şu anda Batı Şeria’da çok ciddi bir tehcir politikası izliyor ve açıktan açığa yeni bir Gazze yapacaklarını söylüyorlar. Yeni bir Gazze olmaması için bunu durdurmak bizim görevimiz. Bir taraftan ateşkesten sonra İsrail’in Gazze’den çekilmesi gerekirken, insani yardımların önünün açılması gerekirken bakıyoruz ki her geçen gün işgalini artırıyor ve bütün Gazze’yi ilhak etmek üzerine planlar yapıyor. Gazze’ye insani yardım girmiyor. Ateşkes dolayısıyla da Gazze biraz unutuldu ve biz Gazze’nin yeniden küresel gündeme düşmesini ve İsrail üzerindeki baskının artmasını istiyoruz” dedi.

‘EN ÖNEMLİ DURAKLARDAN BİRİNDEYİZ’

Filistin davası konusunda insanlarla buluşup, kartopu etkisiyle büyüye büyüye ilerlediklerini söyleyen Durmaz, “Konvoyumuzun şu an önemli duraklarından biriyiz, birçok aktivist bugün İstanbul’a gelecek. Şu an bulunduğumuz sınır kapısından Başakşehir’e doğru konvoy olarak hareket edeceğiz. Bugün saat 19.00’da Başakşehir Millet Bahçesi’nde bir mitingimiz, eylemimiz olacak. Orda aktivist halk buluşması olacak dünyanın birçok yerinden gelen aktivist arkadaşlar konuşacak, misyonu anlatacak, hedefimizi anlatacak daha sonra o gün kamp yapacağız. Ertesi sabah ise iki gün aktivizm eğitimi alacağımız Sakarya’ya doğru harekete geçeceğiz. Böylelikle Türkiye’de 8 noktada daha sonra da Irak ve Ürdün üzerinden Filistin’e ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

‘MESELE SOYKIRIMIN DURMASI’

Soykırımı durdurmak için hareket ettiklerini ifade eden Durmaz, “Mesele, bizim yaşadığımız bu çağda bu soykırımın durması. Bu durana kadar da yolculuğumuza devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi daha önce de küresel birçok misyonun içerisinde yer aldık. Her seferinde bir noktaya kadar gidebildik. Bu kez denenmiş bir güzergah üzerinden ilerliyoruz. Bölge ülkelerinin bizim yapacağımız yürüyüşe, konvoya engel olmayacaklarını düşünüyoruz. Çünkü biz bölge ülkelerini ve onların iç politikalarını hedef almıyoruz. Bizim burada tek hedef aldığımız Siyonizm ve onun soykırımcı politikaları, dünyada yalnızlaşmasını ve yaptığı şeyin durmasını için harekete geçmek hedefimiz budur” şeklinde konuştu.

Enez’de 7 köye tarımsal sulama olanağı

Edirne’de 2026 yılı yatırım programı kapsamında 91 adet tarımsal sulama, içme suyu ve kanalizasyon projesi İl Özel İdaresi tarafından hayata geçiriliyor.

Vali Yunus Sezer, Enez ilçesine bağlı Yenice ve Çavuşköy’de İl Özel İdaresi tarafından yürütülen tarımsal sulama çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

Edirne Valiliği’nin konuya ilişkin Üretim Varsa Hayat Var” başlıklı paylaşımında, “Enez ilçemize bağlı Çavuşköy, Büyükevren, Çeribaşı, Hasköy, Yenice, Küçükevren ve Gülçavuş köylerimizde yürütülen projeyle 10 bin 500 dekar alan suyla buluşacak. Bu sistem sayesinde üreticilerimiz ikinci ürün ekimi yapma imkânına kavuşacak. Emek veren tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun” ifadelerine yer verildi..

Gözaltı Süresi 24 Saat: Gözaltına Alınan Kişinin Hakları ve İtiraz Yolu

Gözaltı, ceza soruşturmasının en kısa ama hak kaybına en açık aşaması. Ceza Muhakemesi Kanunu süreleri saat saat belirlemiş olmasına rağmen, itiraz yolunun varlığı çoğu zaman süre dolduktan sonra öğreniliyor.

Kural: yakalama anından itibaren 24 saat

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesine göre gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu süreye, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için gereken zorunlu süre dâhil değildir; ancak kanun bu yol süresini de sınırlamıştır: on iki saatten fazla olamaz.

Sürenin başlangıcı karakola giriş değil, yakalama anıdır. Yakalama tutanağındaki saat bu nedenle dosyanın en önemli verilerinden biridir ve tutanak imzalanmadan önce okunmalıdır. Gözaltına alma kararı ayrıca iki şarta bağlıdır: tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması. Bu iki şart yoksa gözaltı hukuka aykırı hâle gelir.

Sürenin uzatılabildiği hâller

Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Uzatma emri gözaltına alınan kişiye derhâl tebliğ edilir. Tebliğ edilmemiş bir uzatma, itiraz hakkının kullanılmasını engellediği için başlı başına bir denetim konusudur.

Kanun ayrıca suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak üzere, sayılan belirli suçlarda kolluk amirlerince yirmi dört saate kadar; şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzenini ciddi biçimde bozabileceği toplumsal olaylarda ve toplu işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltı kararı verilmesine imkân tanır. Bu hâlde de kişi en geç kırk sekiz saat, toplu işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.

Az bilinen yol: sulh ceza hâkimine başvuru

Maddenin beşinci fıkrası, gözaltı sürerken kullanılabilecek bir denetim yolu getiriyor. Yakalama işlemine, gözaltına alınmaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcının yazılı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii, kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, en geç yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Başvuruyu yerinde bulursa kişinin derhâl soruşturma evrakıyla birlikte Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir. Bu yolun ailenin de kullanabileceği bir hak olması, uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. Ayrıntılı anlatım için gözaltı kararına itiraz nasıl yapılır rehberine bakabilirsiniz.

Bir başka güvence altıncı fıkrada: gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcının kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalama işlemi uygulanamaz.

Gözaltında kullanılması gereken üç hak

  • Müdafi hakkı. İfade alma ve sorgu, müdafi hazır bulunmadan yapılamaz talebi hâlinde; müdafi tayin edilmesi barodan istenir. Ekonomik durumu elvermeyen şüpheli için baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilir.
  • Yakınlarına haber verilmesi. Gözaltına alınan kişinin durumu, gecikmeksizin kanunda gösterilen yakınlarına bildirilir.
  • Susma hakkı ve tutanak denetimi. Şüpheli, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir. İfade tutanağı imzalanmadan önce okunmalı; anlatılanla yazılan arasındaki fark tutanağa geçirilmelidir.

Gözaltından sonra: tutuklama ve itiraz

Süre sonunda serbest bırakılmayan kişi sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafii de hazır bulunur. Tutuklama kararı verilmesi hâlinde karara karşı itiraz yolu açıktır; itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür ve gerekçeli bir dilekçeyle yapılması sonucu doğrudan etkiler. Dilekçenin yapısı ve tutukluluk sürelerine ilişkin bilgi tutuklamaya itiraz dilekçesi nasıl yazılır başlığı altında yer alıyor.

Hukuka aykırı gözaltı: tazminat yolu

Ceza Muhakemesi Kanunu, koruma tedbirleri nedeniyle uğranılan zararlar için ayrı bir tazminat rejimi kuruyor. Kanuna uygun olmaksızın yakalanan veya gözaltına alınan, gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, yakalama sebebi ve haklarıyla ilgili bilgilendirilmeyen ya da yakınlarına haber verilmeyen kişi, maddi ve manevi zararlarını devletten isteyebilir.

Bu istemin süresi kaçırılmaya son derece açık: karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulması gerekir. Talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Dilekçeye açık kimlik ve adres bilgisi ile zararın nitelik ve niceliğini gösteren belgelerin eklenmesi zorunludur; eksikliğin bir ay içinde giderilmemesi hâlinde istem reddedilir.

Soruşturma aşamasında atılan adımlar, kovuşturmanın seyrini büyük ölçüde belirler. Ceza soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgi ceza hukuku sayfasında; İstanbul adliyelerinde yürüyen dosyalar bakımından ise İstanbul ceza avukatı ve Bakırköy ceza avukatı sayfalarında bulabilirsiniz.

Av. Mete Çelik

Mete Çelik Hukuk Bürosu — Yeşilköy Mah. Çekmece Cad. No:30 D:1, Bakırköy/İstanbul · Tel: 0531 993 34 33 · E-posta: iletisim@avmetecelik.com · avmetecelik.com

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler ve şartlar dosyanın özelliğine göre değişebileceğinden, işlem yapılmadan önce hukuki destek alınması önerilir.

Motosikletlilere ‘güvenli sürüş’ denetimi!

Olgay GÜLER

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, kentteki trafik kazalarının yüzde 60’ını oluşturan motosikletli sürücülerine yönelik denetim gerçekleştirildi.

Edirne’de ilk 6 ayda yaşanan 648 trafik kazasının 393’ünü motosikletlerin karıştığı kazaların oluşturması üzerine, İl Emniyet Müdürlüğü çalışma başlattı. Edirne Valiliği öncülüğünde kentte motokuryeler başta olmak üzere, motosiklet kulüplerinin de aralarında bulunduğu sürücülere yönelik ‘güvenli sürüş’ eğitimleri verilmeye başlandı. İlk eğitim geçtiğimiz Salı günü verilirken, dün de trafiğin yoğun olduğu Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde, Trafik Denetleme Şubesi ekiplerince uygulama gerçekleştirildi. Uygulamada durdurulan kuryelere, emniyet müdürlüğünün bilgilendirici broşürleri dağıtılırken, güvenli sürüş eğitimlerine davet edildi.

‘HEM EĞİTİM HEM DENETİM YAPIYORUZ’

Denetime katılan İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, sürücülere yönelik hem eğitim hem de denetim gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Ekiplerimiz motosiklet kampanyası kapsamında hem eğitim hem denetim anlamında bir denetim yapıyorlar. Burada motosiklet sürücülerini durduruyoruz. Basit güvenlik önlemlerini almaya, basit ihlali olan arkadaşlarımızı zorunlu bir eğitime tabi tuttuk. Onlara diyoruz ki; size ceza yazmamızı istemiyorsanız şu eğitimi tamamlayın. Güvenli sürüş ilkelerini öğrenin, kaza yapmadan daha güvenli motosiklet kullanmaya devam edin, hayatınızı tehlike atmayın diye öneride bulunuyoruz. Hem eğitim hem denetim ikisini bir arada yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu. 

‘YÜZDE 60’I MOTOSİKLET KAZASI’

Ülke genelinde ve Edirne’de meydana gelen trafik kazalarına yönelik de bilgi veren Ayhan, “Bildiğiniz gibi biz 2021 yılında, trafik kazaları can kaybını 10 yıl içerisinde yarı yarıya düşürmek için bir uluslararası sözleşmeye sayın cumhurbaşkanımızın önderliğinde bir imza attık, taahhüt ettik. Biz dedik bir yılda gerçekleşen can kaybı sayını biz yarı yarıya düşüreceğiz. Bu kapsamda çalışmalarımızı Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı olarak yürütüyoruz. Geçen sene 6035 vatandaşımızı ülke çapında, jandarma bölgesi dahil trafik kazalarında kaybettik. Bu rakam gerçekten çok fazla bir rakam. Edirne’de de ilk 6 ayda 648 trafik kazası gerçekleşti polis bölgesinde. Bunun 393’ü yani yüzde 60’ı motosiklet kazası. Yani bu araçların yüzde 20’sinin motosiklet olduğunu düşünürsek kazaların yüzde 60’ların karışması gerçekten daha vahim bir durum” şeklinde konuştu.

‘AMACIMIZ DAHA GÜVENLİ ARAÇ KULLANMALARINI SAĞLAMAK’

Motosiklet kazalarının da yüzde 60’ının tek taraflı olduğunu dile getiren Ayhan, “Bu kazaların 121’i yani yüzde 60’ı tek taraflı. Yani özellikle güvenli sürüşle ilgili risksiz, tedbirler alarak koruyucu ekipman kullanarak yapılan sürüşle ilgili bir eksiklik olduğunu düşündük. Özellikle bu kampanyayı geliştirdik ki vatandaşlarımızı uyaralım ve eğitime yönlendirelim. Daha güvenli araç kullanmasını sağlayalım. Bu kapsamda sizin de desteklerinizi bekliyoruz. Arkadaşlarımız bu kampanyaya olabildiğince devam edecekler” ifadelerini kullandı. 

‘ÖNEMLİ OLAN CAN SAĞLIĞI’

Motosiklet sürücüsü Akın Korkmaz, kendisinin de trafikte dikkat ettiğini söyleyerek, “Kurye arkadaşlarımız her ne kadar işlerinde profesyonel olsa da sonuçta bir can taşıdıklarını bilmeleri gerekiyor. Hem kendilerini hem de trafikteki diğer kişileri tehlikeye atmadan sürüş yapmaları gerekiyor. Paket dediğiniz şey 5-10 dakika da geç gidebilir belki ama önemli olan can sağlığı” dedi.

‘ÇOK PAKET ATAN DEĞİL, EVE SAĞ SALİM VARAN KAZANIR’

Motokurye Berkay Aytal da, özellikle trafikte yayalara dikkat ettiklerini belirtti. Aytal, “Paketten önce can güvenliğimizin önemli olduğu, kask takmamız gerektiği söylendi. Güzel bir bilgilendirme. İş yoğunluğu sebebiyle biz de hızlı gidebiliyoruz. Bize dikkatli olmamız gerektiğini hatırlattılar. Özellikle yayalara dikkat etmeye çalışıyoruz sürüş yaparken çünkü herhangi bir kaza anında geri dönüşü olmuyor. Hem kendimize, hem de onlara dikkat etmeye çalışıyoruz. Bizde çok paket atan değil, eve sağ salim varan kazanır” diye konuştu.

12. YARGI PAKETİ KİMLERİ ETKİLEYECEK? AVUKAT ENES SENCER ANLATTI

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Enes Sencer, paketin genel af veya herkesi kapsayan bir ceza indirimi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Sencer, düzenlemenin yalnızca ceza hukukunu değil; hukuk ve idari yargılama, kanuni faiz, miras kalan taşınmazların satışı ve elektronik ihaleler gibi birçok alanı kapsadığını belirtti.

“GENEL AF SÖZ KONUSU DEĞİL”

Paketin ceza hukuku bakımından en dikkat çeken yönünün, dolandırıcılık suçlarında banka hesabını veya ödeme aracını kullandıran bazı kişiler hakkında öngörülen indirim olduğunu ifade eden Sencer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu düzenleme, kamuoyunda ‘IBAN mağdurları düzenlemesi’ olarak biliniyor. Ancak banka hesabını kullandıran herkes otomatik olarak indirimden yararlanamaz. Kişinin suçtaki rolü, mağdurla iletişim kurup kurmadığı, parayı çekip çekmediği ve organizasyon içerisinde aktif görev alıp almadığı ayrıca incelenmelidir.”

Sencer, kişinin dolandırıcılıktan haberdar olmaması hâlinde ceza indiriminin değil, suç kastının bulunmaması nedeniyle beraat ihtimalinin gündeme gelebileceğini belirtti.

KESİNLEŞMİŞ DOSYALAR DA İNCELENEBİLİR

Yeni düzenlemenin bazı şartlarla kesinleşmiş dosyalar açısından da sonuç doğurabileceğini söyleyen Sencer, her dosyanın kendine özgü koşullarla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Kesinleşmiş her dosya kendiliğinden yeniden açılmaz. Hükümlünün eyleminin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı olup olmadığı, mağdur zararının giderilip giderilmediği ve geçici maddelerin kapsamı birlikte incelenmelidir.”

KANUNİ FAİZ VE MİRAS TAŞINMAZLARINDA DEĞİŞİKLİK

Paketle birlikte kanuni faiz oranının ekonomik göstergelere bağlanmasının amaçlandığını belirten Sencer, bu düzenlemenin uzun süren yargılamalarda alacakların değer kaybını azaltabileceğini ifade etti.

Miras kalan taşınmazların satışında ilk ihalenin mirasçılar arasında yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Sencer, düzenlemenin taşınmazların aile içerisinde kalmasına katkı sağlayabileceğini ancak ekonomik gücü yüksek mirasçılar lehine sonuçlar da doğurabileceğini söyledi.

“HER DOSYA AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ”

Sosyal medyada yer alan “af çıktı” veya “cezalar yarıya indi” şeklindeki açıklamalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Avukat Enes Sencer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir düzenlemenin Mecliste kabul edilmesi, Resmî Gazete’de yayımlanması ve yürürlüğe girmesi farklı aşamalardır. Yeni hükümlerin bir dosyaya uygulanıp uygulanamayacağı; suç tarihi, eylemin niteliği, yargılamanın bulunduğu aşama ve lehe kanun ilkesi dikkate alınarak belirlenmelidir. Özellikle dolandırıcılık ve IBAN kullandırma dosyalarında herkes için geçerli tek bir sonuçtan söz etmek hukuken mümkün değildir.”

Maltepe Evden Eve Nakliyat | Ufuksoy Nakliyat A.Ş

Maltepe, sahil şeridi ve metro hattıyla Anadolu Yakası’nın hareketli ilçelerinden biri. Buradan Antalya veya İzmir’e taşınan ailelerin sayısı yaz sezonunda belirgin artıyor. Eski ve yeni bina stokunun bir arada bulunması, taşıma koşullarını mahalle mahalle farklılaştırıyor. Uzmanlar, şehirlerarası taşınmada keşif, sigorta ve paketleme standardının fiyat kadar önemli olduğunu vurguluyor.

Maltepe’de Taşınma Profili

Sahil bandında nem oranı yüksek; ahşap mobilya ve deri koltuklar için ekstra paketleme önerilir. Kentsel dönüşüm alanlarında geçici taşınma ve depolama ihtiyacı sık görülür. Site yönetimleri taşıma saatlerini ve asansör rezervasyonunu zorunlu kılabilir.

Evden Eve Nakliyat sürecinde keşif, eşya hacmi, kat sayısı ve araç erişimini kapsar. Dar merdiven dönüşlerinde gardırop ve buzdolabı demontajı çoğu zaman zorunlu hale gelir. Sözleşmede demontaj-montaj, sigorta limiti ve teslim tarihi açık yazılmalıdır.

İstanbul–Antalya Taşınmaları

Antalya yönü emeklilik, iş ve sezonluk yaşam tercihleriyle yoğunlaşır. Uzun mesafe, sabitleme kalitesini kritik kılar. Teslim gününde yeni adreste site kuralları hazır olmalıdır.

İstanbul Antalya Evden Eve Nakliyat planlanırken yükleme-teslim pencereleri netleştirilmeli, yaz ve bayram yoğunluğu dikkate alınmalıdır. Paylaşımlı taşıma maliyeti düşürebilir; özel araç teslim süresini daha öngörülebilir kılar. Araç tipi eşya hacmine göre seçilmelidir.

İstanbul–İzmir Koridoru

İzmir hattı aile ve profesyonel göçlerle canlıdır. Otoyol koşulları genelde uygundur; sezon trafiği yine de gecikme yaratabilir. Erken rezervasyon avantaj sağlar.

İstanbul İzmir Evden Eve Nakliyat sürecinde eski Maltepe adresi ile yeni İzmir adresi ayrı ayrı planlanmalıdır. Asansör, otopark izni ve abonelik değişiklikleri taşınma takvimine dahil edilmelidir. Çocuklu ailelerde okul dönemi gözetilerek yaz tatili tercih edilebilir.

Maltepe Çıkışlı Uygulama

Maltepe Evden Eve Nakliyat keşfinde bina tipi ve park koşulları netleştirilir. Şehirlerarası yüklemede sabah erken saatler trafik açısından avantajlıdır. Koliler oda bilgisiyle etiketlenir; kırılacak ürünler özel korunur. Yüklemede ağır parçalar alta, hassas ürünler sabitlenerek yerleştirilir.

Yeni adreste boşaltma oda planına göre yapılır. İstenirse montaj tamamlanır. Taşınma tutanağı imzalanarak teslim belgelenir. Değerli evrak kişisel taşınmalıdır.

Eşya Depolama

Taşınma ile yeni ev teslimi arasında boşluk varsa depolama gerekir. Tadilat ve geçici kiralık süreçlerinde de aynı ihtiyaç doğar.

Eşya Depolama hizmetinde güvenlik, sigorta ve erişim saatleri sözleşmede net olmalıdır. Envanter listesi geri teslimde karışıklığı önler. Kısa ve uzun süreli depolama arasında fiyat ve minimum süre farkı bulunabilir.

Sigorta ve Maliyet

Eşya değeri doğru beyan edilmelidir. Dış asansör, ek kat, bekleme ve uzun mesafe kalemleri teklifte açık yazılmalıdır. Sözlü fiyat yerine yazılı keşif raporu esas alınmalıdır.

Kontrol Listesi

Site onayı, asansör rezervasyonu, etiketli koliler, kurutulmuş beyaz eşya, abonelik planı, sigorta ve sözleşme kontrolü tamamlanmalıdır.

Sektörden Değerlendirme

Nakliyat firmaları, Maltepe gibi sahil ilçelerinden şehirlerarası çıkışlarda paketleme standardının hasar riskini azalttığını belirtiyor. Erken rezervasyon yoğun sezonda kritik.

Sonuç

Maltepe’den Antalya veya İzmir’e taşınmak, doğru keşif ve şeffaf sözleşme ile yönetilebilir. Rota, paketleme, sigorta ve gerekirse depolama birlikte planlandığında hem maliyet hem konfor dengelenir.

Trakya’ya fırtına uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi, yapılan son değerlendirmelere göre Cuma ve Cumartesi günleri Trakya ile Marmara ve Kuzey Ege’de kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısında bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi’nin “Marmara ve Kuzey Ege’de Kuvvetli Rüzgar ve Fırtına Bekleniyor!” başlıklı “Kuvvetli Rüzgar” uyarısında, “Yapılan son değerlendirmelere göre; halen bölgemizde devam eden kuvvetli rüzgarın; kuzey yönlerden Cuma ve Cumartesi günleri Trakya ile İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa’nın batısında kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi beklendiğinden ulaşımda aksamalar, çatı uçması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.