Kategori arşivi: Güncel

BAL-GÖÇ ve BULTÜRK’ten 20 sandık tepkisi!

BAL-GÖÇ ve BULTÜRK, Bulgaristan’da yurt dışı için seçim sandığı sayısının en çok 20 olması yönünde getirilen kısıtlamanın seçmenleri doğrudan etkileyeceği ve oy kullanma haklarını kesinlikle sınırlandıracağını öne sürdü. Seçim Kanunu değişiklikleri ile Avrupa Birliği üyesi olmayan devletlerde kurulan seçim sandıkları sayısına ilişkin getirilen kısıtlama, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlerde binlerce Bulgaristan vatandaşının oy hakkını uygulama imkanını doğrudan etkileyeceği belirtildi.

“Vazrajdane” partisi tarafından önerilen değişikliğin Hukuk ve Anayasa İşleri Meclis Komisyonu’nda ikinci okumada onaylanması üzerine AB dışı ülkelerde diplomatik temsilcilikler ve konsoloslukların dışında en çok 20 seçim sandığı açılabilecek.

BNR Kırcali Radyosu’nda yer alan Nahit Doğu’un söyleşilerine yer verilen Tanya Blagova’nın çevirdiği “Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşları siyasete daha aktif katılım istiyorlar” başlıklı haber şöyle:

“Büyük Britanya’da seçim gönüllüsü olan Bernard Konfortov’un Bulgaristan Radyosuna konuşurken öne sürdüğü gibi, bu durum seçmenler için büyük zorluklar yaratacak – insanlar uzun mesafeler katederek uzun kuyruklarda saatlerce beklemek mecburiyetinde kalacak.

Büyük Britanya, milletvekilleri tarafından alınan kararın ilişkin olduğu devletlerden sadece biridir. Fakat seçim sandığı kısıtlaması, ABD, Kanada ve Türkiye gibi büyük sayıda Bulgaristan vatandaşının bulunduğu diğer ülkelerdeki seçim sürecine de yansıyacak. Kıyaslama yapmak gerekirse, 2024 yılının Ekim ayında yapılan bir önceki genel seçimlerde Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda’da 112, ABD’de 15, Türkiye’de ise toplam 168 yerde seçim sandıkları kuruldu.

BNR Kırcali Muhabiri Valia Apostolova’nın aktardığı üzere Türkiye’de büyük göçmen örgütlerinden “BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” temsilcileri, seçim sandığı sayısının en çok 20 olması yönünde getirilen kısıtlamanın seçmenleri doğrudan etkileyeceği ve oy kullanma haklarını kesinlikle sınırlandıracağını öne sürüyor. Her iki örgüt yıllardır Bulgaristan politikasına daha aktif katılım konusunda ısrar ediyorlar.

Bal-Göç İzmir Temsilcisi Kenan Özgür, Kırcali Radyosu’ndan Nahit Doğu’ya konuştu:

“Bulgaristan Parlamentosu ve ülkedeki kurumlar, özellikle Türkiye’de oturan Bulgaristan vatandaşları olmak üzere sanki bazı seçmenleri oy hakkından yoksun bırakmak istiyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kesinlikle adil olmayan bu durum, insanlarda kırgınlık ve hayal kırıklığı yarattı. Bunun Bulgaristan devletinin şu an Türkiye’de yaşayanlara uyguladığı yeni ayrımcılık türü olduğunu söylüyorlar. Bilindiği üzere 1984-85 sonrasında adları zorla değiştirildi, sonra Türkiye’ye kovuldular. Şimdi aynı zihniyet, aynı kötü tutum, aynı ayrımcılık devam ediyor.”

AB üyesi olmayan ülkelerdeki temsilcilikler dışında en fazla 20 seçim sandığı

“BULTÜRK” Derneği Başkanı Rafet Ulutürk daha da sert konuştu. Sözlerine göre seçim sandığı sayısı kısıtlaması, göçmenleri oy hakkından mahrum bıraktığı gibi, onlara “ikinci el vatandaşlar” olduklarını gösteriyor.

“Yurt dışında bulunan Bulgaristan vatandaşları, seçim sürecinde rahatsızlık yaratan bir etken olarak görülemez. İlkesiz ve gerekçesiz olan bu kararın teknik ya da organizasyon yönünde hiçbir mantığı yoktur. Seçimlerin öncesinde getirilen öneri, gizli siyasi amaçların güdüldüğünü düşündürüyor. Seçimlere katılımı kolaylaştırmak yerine devlet, kaos ve uzun sıraların oluşmasına yol açan ve sonuç itibari ile vatandaşların oy hakkını elinden alan engeller getiriyor. Büyük Britanya, ABD ve Kanada gibi devletlerde mevcut olan çok sayıdaki Bulgar toplulukları, geniş coğrafyaya dağılmış olup sık sık diplomatik misyonlardan yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunuyorlar”diyen Rafet Ulutürk’e göre Türkiye’de sandık sayısının 20’ye düşürülmesinin binlerce vatandaşın saatlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılmaları ve bazılarının oy verme imkanından mahrum edilmeleri demek.

“Bu önlemin kontrol veya yasaya uygunluğun garantilenmesine yönelik olduğu yönündeki telkinleri kesinlike kabul etmiyorum. Avrupa Birliği’ne üye olmayan devletlerde seçim sürecinin şaibeli olduğuna veya özel kısıtlamalara ihtiyaç olduğuna dair deliller mevcut değildir. Her ne kadar formal ve görünürde tarafsız olan gerekçelerin arkasında gizli olsa da, getirilen değişikliklerin asıl amacının Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşlarının oy hakkının sınırlandırılması olduğu apaçıktır”.

“BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” Göçmen derneklerinin temsilcilerine göre Türkiye’de bulunan Bulgaristan vatandaşları, ülkedeki karmaşık siyasi hadiseleri anlamakta zorlanıyorlar. Bulgaristan’daki süreçler, oradaki seçmenlerin kafalarını karıştırırken icra yönetiminde Türk adları taşıyan temsilcilerin bulunmaması, vatandaşları siyasetten soğutuyor. Sonuça seçimlere katılım oranı ve partilere duyulan güven düşüyor.

Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS içindeki bölünme ve yeni siyasi oluşumların ortaya çıkması, Rumen Radev’in cumhurbaşkanlığından istifa etmesi gibi gelişmeler, Türkiye’deki seçmenlerin seçim tutumuna yansıyacak.

“Geleneksel olarak oylarımızı hep Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS’ye verdik” diyen Kenan Özgür, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlere katılım oranının düşük olacağı tahmininde bulundu ve şöyle devam etti:

“İnsanlar ümitsiz, bir şeylerin yoluna gireceğinden umutları kalmadı. Yapılacak seçimlerde Türkiye’deki göçmenleri temsil eden güçlü adaylar olmazsa, katılım oranı daha da düşük olacak.”

“Bugün apaçık ortada olan bir gerçek var – Bulgaristan Türkleri göz önüne alınmadan ve eşit haklı vatandaşlar oldukları tanınmadan tek başına iktidar olmak mümkün değil. Bunun anlaşılması için 35 yıl yeter sanırım. Sık sık sırf oy deposu veya tek bir parti içinde kapalı kalan bir topluluk olarak algılanan Türkler, bu ülkede geçici bir faktör değil, tarihi, kültürel ve demografik bir gerçektir” sözlerini kullandı Rafet Ulutürk. .

Türkiye’deki seçmenler cumhurbaşkanlığından istifa eden Rumen Radev’in siyasete girmesini bekliyor ve temsilcileri tarafından Türkiye’deki göçmenlerle görüşmenin yapılmasına ihtimal veriyorlar.

“Eğer Radev veya tarafınca temsil edilebilecek yeni siyasi çizgi, gerçekten kalıcı çözüm arayışı içindeyse bakış açısı, kökten değişmelidir. Gidilecek yol belli – Rumen Radev’in yanına saygı duyulan ve şimdiye kadar aktif parti politikasında yer almayan Bulgaristan Türkleri’ni çekmelidir. Rumen Radev’in istifa etmesi üzerine ortada olan en önemli soru şu: Bulgaristan sadece yeni seçimler mi istiyor, yoksa nihayet gerçek toplumsal uzlaşı sağlamaya mı cesaret edecek” diye konuştu Ulutürk.

Kenan Özgür de Rumen Radev’in Türkiye’den ve Kırcali bölgesi ve diğer büyük şehirlerden olan kişilere listelerin ön sıralarına girme şansını verirse eğer, Bulgaristan Türkleri’nden destek alabileceğini söyledi.

“İnanın, bizim insanlara şans veren, destek alacak. Öbür türlü bir şey olacağını zannetmiyorum” dedi Özgür, BNR Kırcali Radyosu’na verdiği röportajda.”

Ramazan Sokağı’nda 21 konser

Edirne Valiliği tarafından Selimiye Camii’nin gölgesinde düzenlenecek “Ramazan Sokağı” etkinlikleri, 18 Şubat – 16 Mart 2026 tarihleri arasında birbirinden değerli sanatçı ve toplulukları Edirnelilerle buluşturacak. Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak hazırlanan konser programları, Türk müziğinden ilahi ve tasavvuf musikisine uzanan geniş bir yelpaze sunacak.

Ramazan Sokağı kapsamındaki konserlerin tarih sıralı programı şöyle:

19 Şubat 2026 Perşembe – 21.25: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

20 Şubat 2026 Cuma – 22.00: Elhân-ı Güzîn Türk Müziği Topluluğu

21 Şubat 2026 Cumartesi – 21.25: Sami Özer

22 Şubat 2026 Pazar – 21.25: Abbas Yahya

24 Şubat 2026 Salı – 18.00: Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu (Solist: Berk Özçam)

25 Şubat 2026 Çarşamba – 21.30: Selimiye İlahi Korosu

27 Şubat 2026 Cuma – 22.00: İstanbul Mi’raciye Meşk Topluluğu

28 Şubat 2026 Cumartesi – 21.35: Ubeydullah Sezikli

1 Mart 2026 Pazar – 21.35: Fatih Koca

2 Mart 2026 Pazartesi – 22.00: Abbas Yahya

3 Mart 2026 Salı – 21.40: Selimiye İlahi Korosu

5 Mart 2026 Perşembe – 22.10: Aks-i Seda Müzik Topluluğu (Ender Doğan & Şükrü Alkan)

6 Mart 2026 Cuma – 22.10: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

7 Mart 2026 Cumartesi – 21.40: Mehmet Kemiksiz

8 Mart 2026 Pazar – 21.40: Serkan Kamacı (Neyler ve Defler Konseri)

9 Mart 2026 Pazartesi – 21.45: Abbas Yahya

11 Mart 2026 Çarşamba – 22.10: Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu

13 Mart 2026 Cuma – 21.50: İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu

14 Mart 2026 Cumartesi – 21.50: Bekir Köse

15 Mart 2026 Pazar – 21.50: Halil Necipoğlu

16 Mart 2026 Pazartesi – 22.15: Ender Doğan

Selimiye Camii çevresinde kurulacak Ramazan Sokağı’nda konserlerin yanı sıra çeşitli kültürel etkinlikler kapsamında; Kur’an-ı Kerim Tilavetleri, Söyleşiler, Tiyatro Gösterileri, Sinema Gösterimleri, Helva Sohbetleri, Çocuk Etkinlikleri, Hacivat–Karagöz Gölge Oyunları, Meddah Gösterileri, Geleneksel El Sanatları ve Yöresel Lezzet Durakları gerçekleştirilecek.

Erikli’ye doğal gazda yeni adım

Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 5 Şubat 2026 Perşembe günü gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayan toplantıya, Keşan Belediye Başkanvekili Rasim Ergene başkanlık yaptı. Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi konusundaki gündem maddesi oy birliği ile kabul edildi.

Meclisin ilk maddesinde Yukarı Zaferiye Mahallesi, 222 ada, 14 numaralı parsel hakkında açılan dava sonucunda; Edirne İdare Mahkemesi’nin 2020/791 Esas ve 2020/1733 sayılı kararı ile Keşan İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı ile Keşan Merkez 1. Etap İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planlarının iptal edilmesi, söz konusu kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından 16.09.2025 tarihinde kesin olarak onaylanması nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi gereğince imar planlarının yeniden hazırlanması hususunun Belediye Meclisince görüşülmesi oldu. Yapılan bilgilendirmelerin ardından madde, oybirliği ile İmar Komisyonu’na havale edildi.

İkinci gündem maddesinde, Belediye Meclis Kararı ile İmar ve Bayındırlık Komisyonuna havale edilen, Aşağı Zaferiye Mahallesi, Cadde-Sokak isimlerinin belirlenmesi hususu görüşmeye açıldı. İmar Komisyonu’nun kararı, meclisin oybirliği ile kabul edildi.

Şubat ayı meclisinin üçüncü gündem maddesi, Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından Belediyenin mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi amacıyla; 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 4’üncü maddesi ile Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, Belediyenin dağıtım bölgesine dahil edilmesi, dağıtım bölgesinin genişletilmesine ilişkin işlemlerde diğer belediyeler ve kamu kurumlarıyla müşterek hareket edilmesi, dağıtım şirketine kazı, şebeke yapımı, altyapı bilgi sistemlerinden yararlanma ve gerekli iş birliğinin sağlanmasına yönelik taahhütlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sunulmak üzere meclis tarafından görüşülmesi oldu. Yapılan bilgilendirmelerin ardından oylamaya sunulan madde, oy birliği ile kabul edildi.

Mecliste 4. gündem maddesi olarak, Paşayiğit Mahallesi, 140 ada, 7 numaralı parsel ile ilgili Nazım ve Uygulama İmar Plan Değişikliğinin 3194 Sayılı İmar Kanununun 8. Maddesi (b) Bendine göre Belediye Meclisince görüşmeye açıldı. Söz konusu plan değişikliği hakkında İmar Komisyonu tarafından verilen uygunluk kararı, sunulan oylamada oybirliği ile kabul edildi.

Beşinci gündem maddesinde Keşan Belediyesi’nin 04.12.2025 tarih ve 2025/207 sayılı Belediye Meclis Kararıyla onaylanan Belediyenin 2026 Yılı Vergi, Harç ve Ücret Tarifelerinde yer alan İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait cins değişikliği işlem ücreti ile teknik personel ücretlerine ilişkin düzenlemelerin yeniden belirlenmesi hususu görüşmeye açıldı. Yapılan bilgilendirmelerin ardından, meclis oturumuna ara verildi. Bu sırada Plan ve Bütçe Komisyonu toplanarak gerekli düzenlemeleri yapmasının ardından yeniden açılan oturumda, madde oybirliği ile kabul edildi.

Meclisin 6. Gündem maddesinde Keşan Belediyesi’nin 04.12.2025 tarih ve 2025/207 sayılı Belediye Meclis Kararıyla onaylanan “İçme ve Kullanma Suyu Satış Tarifeleri” başlıklı 10. maddesinde yer alan “Şehit Aileleri – Gaziler – Engelliler (%40 üzeri) meskenlerinde tükettikleri su bedeli Keşan Merkez Mesken tarifesi üzerinden aylık %50 indirim uygulanır.” hükmünün, “Şehit Aileleri – Gaziler ve eşleri – Engelliler (%40 üzeri) meskenlerinde tükettikleri su tarifeleri üzerinden aylık %50 indirim uygulanır.” şeklinde değiştirilmesi hususunun Belediye Meclisince görüşmeye açıldı. Madde hakkında Meclis Başkanı Rasim Ergene’nin bilgilendirme yapmasının ardından oylamaya sunulan madde, oybirliği ile kabul edildi.

İba’dan 6 Şubat anması

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve ‘Asrın Felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Mesajında yaşanan büyük acının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü tazeliğini koruduğunu vurgulayan İba, depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Depremlerin yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan İba, derin acıların ve kayıpların ilk günkü gibi hafızalarda olduğunu ancak depremin ardından devlet ve millet el ele vererek yaraları sarmak için büyük bir gayret gösterildiğini hatırlattı.

11 ili etkileyen ve on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan depremlerin, Türkiye tarihinin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini belirten İba, depremin ardından milletçe büyük bir dayanışma örneği sergilendiğini ve devletin tüm imkanlarıyla ilk andan itibaren sahada olduğunu hatırlattı.

“Kaybettiğimiz canların acısı hiçbir zaman dinmeyecek”

6 Şubat 2023’te yaşanan büyük felaketin, milletin yüreğinde derin yaralar açtığını söyleyen İba, “Kaybettiğimiz canların acısı hiçbir zaman dinmeyecek. Ancak bu büyük acının ardından devletimiz ve milletimiz omuz omuza vererek yaraları sarmak için eşsiz bir mücadele ortaya koydu. Genciyle yaşlısıyla herkes yaraları sarmak ve acılarına ortak olmak için gece gündüz demeden canla başla mücadele etti.” dedi.

“Kalıcı konutlar hızla tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi”

İba, arama kurtarma çalışmalarından barınmaya, altyapıdan kalıcı konutların inşasına kadar her alanda yoğun bir seferberlik yürütüldüğünü aktardı. Deprem bölgesinde hayatın yeniden inşa edilmesi için sürdürülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini belirten İba, kalıcı konutların hızla tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırıldığını ifade etti.

Geçtiğimiz günlerde deprem bölgesinde yürütülen asrın inşa seferberliğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’da katıldığı törende 455 bininci afet konutunun teslimiyle tamamlandığını hatırlatan İba, Asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yürütülen asrın inşa seferberliğinin 455 bin 357 ev ve iş yerlerinin yapımının tamamlanmasıyla sona erdiğini söyledi.

“6 Şubat, Türk milletinin birbirine nasıl kenetlendiğinin güçlü göstergesidir”

Afet sonrası süreçte gösterilen dayanışmanın, Türk milletinin zor zamanlarda nasıl kenetlendiğinin en güçlü göstergesi olduğunu vurgulayan İba, mesajında birlik ve beraberlik vurgusu da yaptı.

Bu süreçte gösterilen fedakârlık, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun milletin en büyük gücü olduğunu ifade eden İba,  “Aynı acıyı bir daha yaşamamak adına, afetlere karşı daha dirençli şehirler kurmak ve gerekli tedbirleri almak hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.

 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına bir kez daha sabır dileyen İba, “Depremden etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Millet olarak dayanışma ruhumuzu asla kaybetmeden, yaralarımızı sarmaya ve geleceğimizi daha güçlü inşa etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Liznak mazbatasını aldı!

Olgay GÜLER

Edirne İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası’nda, geçtiğimiz Cumartesi günü yapılan genel kurulda, 3’üncü dönem için yeniden başkanlığa seçilen Tezcan Liznak ve yönetimi, mazbatasını alarak göreve başladı.

Edirne İnşaat Sanatkârları Esnaf Odası’nın 2026 Olağan Genel Kurulu, Cumartesi günü Sanayi Sitesi’ndeki düğün salonunda yapıldı. Odaya kayıtlı 725 üyeden 479 kişinin oy kullandığı ve 4 oyun geçersiz sayıldığı seçimde mavi liste ile seçime giren mevcut başkan Tezcan Liznak 289 oy alarak seçimi kazanan taraf olurken, seçime kırmızı liste ile giren Cenk Dilmeç ise 186 oy aldı.

Edirne İnşaat Sanatkârları Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Tezcan Liznak, Edirne Adliyesi seçim işleri bürosuna gelerek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte mazbatasını alarak, 3’üncü dönem için görevine resmen başladı.

‘İNŞALLAH GÜZEL İŞLER YAPMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’

Mazbatasını almasının ardından açıklamalarda bulunan Başkan Liznak, “Esnaf ve sanatkârlarımıza hayırlı uğurlu olsun. Seçimimizi tamamladık. Mazbatamızı aldık. İnşallah güzel işler yapmak için çalışacağız. Hep beraber yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Marmara’yı bekleyen gerçek: 7’nin üzerinde deprem!

Olgay GÜLER

Jeoloji Yüksek Mühendisi, Bilim Akademisi Üyesi ve İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Okan Tüysüz, 6 Şubat’ta, 3 yıl önce on binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin geleceğinin bilinmesine rağmen sonucun değişmediğini söyledi.

Edirne Belediyesi tarafından, Atatürk Kültür Merkezi’nde 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümünde; ‘Hatırlamak Yetmez, Hazırlıklı Olmak Gerek’ sloganıyla toplantı düzenlendi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katıldığı toplantıda, Jeoloji Yüksek Mühendisi, Bilim Akademisi Üyesi ve İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Okan Tüysüz, geçmiş depremler ve olası Marmara depremiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

‘BİR YERDE DEPREM OLDUYSA, GELECEKTE AYNI YERDE YİNE AYNI DEPREM OLACAKTIR’

Prof.Dr. Tüysüz, buradaki konuşmasında, deprem olan bir bölgede, ilerleyen süreçte, aynı büyüklükte depremin tekrar olacağının bilimsel kural olduğunu söyleyerek, “Depremlerin olduğu yerde, kuvvet sürekli olduğu için yer altından gelen levha hareketleri kayalara sürekli kuvvet uyguladığı için, sonuçta bir bölgede deprem oluyorsa stres birikir boşalır, stres birikir boşalır ve geçmişte deprem olan bir yerde kuraldır; gelecekte de mutlaka ve mutlaka deprem olur. Bu ne zaman olur? Bunu söylemek mümkün değil ama mutlaka ve mutlaka olacaktır. Bazı yerler vardır sık sık deprem üretir. Mesela Marmara’da ortalama 250-300 yılda bir deprem olur. 1032’de, 1296’da, 1509’da, 1766’da büyük depremler olmuştur. Küçük depremlerden söz etmiyorum. Ama buna karşılık 1938’de Kırşehir’de bir deprem oldu. Bir defa oldu ne tarihinde var, ne bilinen bir geçmişinde var, ne de gelecekte ne zaman olacağını bilmiyoruz. 1968’de Bartın’da 6.8’lik bir deprem oldu. Bartın’ın iki bin yıllık tarihi çok iyi biliniyor. İki bin yıldır deprem olmamış bir yer. Gelecekte ne zaman olur bunu bilmiyoruz. Ama demin anlattığımız kurala geldiğimiz zaman Kırşehir’de de gelecekte de deprem olur, Bartın’da da gelecekte deprem olur, Rize’de de gelecekte deprem olur. Çünkü bir yerde deprem olmuşsa, gelecekte aynı yerde aynı büyüklükte deprem olur” dedi.

‘BU TOPRAKLARDA HEP DEPREM OLDU, BUNDAN SONRA DA OLACAK’

Türkiye’nin aktif fay haritasına göre bilinen 486 fayın olduğunu dile getiren Tüysüz, “Türkiye’nin diri fay haritasında bugün resmi olarak bilinen 486 fay var. Önümüzdeki aylar içerisinde bunun 600 çıktığını duyacaksınız. Türkiye’nin 24 ilinin, 101 ilçesinin 550 köyünün merkezinde fay var. Bu faylar zaman içerisinde deprem üretmiştir, üreteceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren geçen sürenin dışına gerek Osmanlı dönemine, gerekse ondan önceki Hititler’e kadar gittiğimizde buradaki medeniyetlerin hep depremlerden etkilendiğini gördük. Yani bu deprem sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne, Osmanlı’ya özgü bir şey değil. Bu topraklarda hep deprem oldu, bundan sonra belki insan nesli ortadan silinecek, yine depremler olmaya devam edecekler. Çok sayıda medeniyetin de sadece ve sadece depremler ya da bunların etkileri nedeniyle bu topraklarda yok olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

‘MARMARA’DA KIRILMAMIŞ FAYLAR VAR’

Marmara Denizi’nden de geçen Kuzey Anadolu fay hattının en önemli fay hatlarından olduğunu belirten Tüysüz, “Kuzey Anadolu fayı Türkiye’nin en önemli, dünyanın da birkaç önemli fayından bir tanesi. 1600 kilometre kare boyu var. Ve aynı zamanda hep büyük depremler üretmiş. 1939’da Erzincan depremi oldu. O zaman Türkiye nüfusu 17 milyondu. Bu 17 milyon nüfustan 39 bini bu depremde canını yitirdi. 1939’u; 42 izledi, 43 izledi, 44 izledi, 57 izledi, 67 izledi ve 99 izledi. 1999’dan önce deprem İstanbul’a doğru geliyor denildi. Bu söylenmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı. 1999’da iki bölgede daha deprem beklentimiz vardı; biri doğuda, biri batıda. Dönemin başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’e gittik. Üç ay sonra Düzce depremi oldu. Batıdaki deprem henüz olmadı, olmasını bekliyoruz. Tarih tekerrür ediyor. 1992’de küçük bir deprem vardı. Burada kırılmamış bir parça var Bingöl Yedisu’da, burası 7’nin üzerinde deprem üretecek. Bugün, yarın, belki 5 sene, belki 50 sene sonra ama mutlaka olacak. İkincisi Marmara Bölgesi. Marmara Bölgesi’nde de kırılmamış faylar var ve bunlar kırılacaklar. Eninde sonunda kırılacaklar. Bugün, yarın belki 50 sene sonra” şeklinde konuştu.

‘6 ŞUBAT DEPREMİ BİLİNEN BİR DEPREMDİ, SONUÇ DEĞİŞMEDİ’

Doğu Anadolu Fay Hattı ve 6 Şubat 2023’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen Prof.Dr. Tüysüz, “Aynı şey Doğu Anadolu fayı için de geçerli. Doğu Anadolu fayı yine dünyanın önemli faylarından bir tanesi. 650 kilometre boyunda. Bingöl Karlıova’dan başlıyor, Hatay’a kadar uzanan bir fay. Hep söylüyoruz; burada mesela 1513’te deprem olmuş, aradan bunca yıl geçmiş bir daha deprem olacak. Burası deprem açısından çok tehlikeli bir bölge. Bunların hepsi tek tek raporlarla, şahsi ilişkilerle, bütün yönetimlere söylenmiştir. 24 Ocak depremi bilinen bir depremdir, 6 Şubat depremi bilinen bir depremdir. Geleceği kesin olan depremlerdir ama zamanı bilinememiş. Bütün meslektaşlarım adına söylüyorum; bunu defalarca dile getirdik ve sonuç değişmedi. Aşağı yukarı Adıyaman Çelikhan’dan başlayan Antakya’ya kadar uzanan, aynı gün aradan sekiz dokuz saat geçtikten sonra bu defa Elbistan’da faylar kırıldılar. 7.8 arkasından 7.6’lık depremler ürettiler. Çok uzak alanlarda dahi, çok ciddi hasarlar verdi” ifadelerini kullandı. 

‘MARMARA’DA 7’NİN ÜZERİNDE DEPREM BEKLENTİMİZ VAR’

Prof.Dr. Tüysüz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın geçtiği Marmara Denizi’nde de 7’nin üzerinde deprem beklentilerinin olduğunun altını çizerek, “Depremin tam yerini net olarak bilemiyor olabiliriz, büyüklüklerini net olarak tespit edemiyor olabiliriz ama İstanbul’da hissedilen depremlere baktığımız zaman tarihi kayıtlarda Bizans döneminde 49, Osmanlı döneminde 52 tane hissedilen ve hasar yaratmış deprem var. Bunların bağlılığına baktığımız zaman özellikle Kuzey Anadolu fayının üzerinde ve Ganos’ta bu depremlerin yoğunlaştığını, sıralandıklarını görüyoruz. Bugün Marmara’da bir deprem beklentisi var. Özellikle 7’nin üzerine çıkabilecek bir deprem beklentimiz var. Bütün yapılan bilimsel çalışmalar bu gerçeği doğrulamaktadır. Bugün bazı arkadaşlar; ‘deprem olmayacak’ deseler de bunların yaptığı bu görüşe altlık oluşturabilecek herhangi bir bilimsel çalışma maalesef bulunmamaktadır. Görünen gerçek odur ki, Marmara’da 1509, 1766 depremlerinin olduğu bölgede bir deprem daha olacaktır. Hangi büyüklükte? Olası en büyük deprem 7.2 veya 7.3 ama yedilik olasılık hep orada duruyor” dedi. 

‘EDİRNE OLASI DEPREMDE BÖLGESİNE OMUZ VEREN BİR ŞEHİR OLMAK ZORUNDA’

Belediye Başkanı Gencan da, konuşmasının anma değil bir sorumluluk hatırlatma niteliğinde olduğunu belirterek, “6 Şubat 2023’de Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay başta olmak kentlerimiz yıkıldı, on binlerce canımızı kaybettik. Bir gecede yuvalar söndü, hayatlar yarım kaldı. Bu acı; ‘geçti’ diyerek kapanmaz. Bu acı ‘hatırladık’ diyerek hafiflemez. Çünkü deprem bir doğa olayıdır. Yıkım kader değildir. Yıkımı büyüten şey ihmal, hazırlıksızlık ve ‘sonra bakarız’ anlayışıdır. Bu yüzden bugün söylediğimiz cümle basit ama ağırdır; ‘Hatırlamak çekmez, hazırlıklı olmak gerekir.’ Hazırlık afet anında koşmak değildir. Hazırlık, afet gelmeden sistemi kurmaktır. Afetin ne zaman geleceğini bilemeyiz, ama geldiğinizde ne kadar can kaybedeceğinizi, ne kadar hızlı toparlanacağımızı hazırlık belirler. Edirne aktif bir fay hattının üzerinde olmayabilir. Ama hepimiz biliyoruz ki afetler sınır tanımaz. Olası bir Marmara depreminde Edirne sadece kendini koruyan değil, bölgesine omuz veren bir şehir olmak zorundadır. Edirne Belediyesi olarak afet meselesini, bir günün gündemi değil şehir yönetiminin omurgası olarak ele alıyoruz” dedi.

Mutpro: Profesyonel Mutfakların Güvenilir Çözüm Ortağı

Mutpro, gastronomi dünyasının dinamiklerine yön veren, kalite ve performansı bir araya getiren yenilikçi bir markadır. Modern işletmelerin ihtiyaç duyduğu dayanıklı teknolojiyi estetik tasarımlarla birleştiriyor, mutfaktaki operasyonel süreçlerinizi en üst seviyeye taşıyoruz. Şeflerin ve işletmecilerin hayallerini gerçeğe dönüştürmek için her detayda kusursuzluğu hedefliyoruz.

Endüstriyel Mutfak Malzemeleri ile İşletmenizde Verimlilik Çağı

Endüstriyel mutfak malzemeleri, bir mutfağın operasyonel gücünü belirleyen ve şefin yaratıcılığını destekleyen en temel bileşenlerin başında gelir. Mutfaktaki iş akışını hızlandırmak ve yüksek hijyen standartlarını korumak için tercih edilen endüstriyel mutfak malzemeleri, uzun ömürlü kullanım sunan paslanmaz çelik yapısıyla dikkat çeker.

Mutpro olarak sunduğumuz her bir endüstriyel mutfak malzemeleri parçası, yoğun çalışma temposunda ve aşırı sıcaklık değişimlerinde bile ilk günkü performansını koruyacak şekilde tasarlanmıştır. Doğru seçilen endüstriyel mutfak malzemeleri, sadece zamandan tasarruf sağlamakla kalmaz, aynı zamanda enerji maliyetlerini de optimize ederek işletmenizin karlılığına doğrudan katkı sunar.

Profesyonel bir mutfak kurarken en kaliteli endüstriyel mutfak malzemeleri çeşitlerini kullanmak, servis kalitesini standart hale getirmenin ve müşteri memnuniyetini garantilemenin en güvenilir yoludur. Mutpro, hazırlık aşamasından sunuma kadar tüm endüstriyel mutfak malzemeleri taleplerine profesyonel çözümler üretir.

Profesyonel Kahve Makinesi ile Kusursuz İçecek Deneyimi

Profesyonel kahve makinesi, bir kafenin prestijini belirleyen en kritik yatırım olup, her fincanda aynı mükemmel aromayı yakalamanıza imkan tanır. Yüksek basınç gücü ve hassas sıcaklık dengesiyle donatılmış bir profesyonel kahve makinesi, çekirdeklerin tüm karakterini açığa çıkararak misafirlerinize eşsiz bir deneyim yaşatır.

Mutpro koleksiyonunda yer alan her bir profesyonel kahve makinesi, kullanıcı dostu arayüzleri ve dayanıklı iç mekanizmaları sayesinde baristaların iş yükünü hafifletir. İşletmenize gelen misafirlerin sadakatini kazanmak için standart üstü bir profesyonel kahve makinesi kullanımı, lezzette süreklilik sağlamanın anahtarıdır.

Modern teknolojilerle donatılan bir profesyonel kahve makinesi, hızlı servis avantajıyla en yoğun saatlerde bile kaliteden ödün vermeden çalışmanıza olanak sağlar. Mutpro güvencesiyle sahip olacağınız bir profesyonel kahve makinesi, sadece bir cihaz değil, işletmenizin kahve kültürünü yansıtan en güçlü temsilcidir.

Pasta Dolabı ile Görsel Sunumda Mükemmelliği Yakalayın

Pasta dolabı, ürünlerin tazeliğini korumakla kalmayıp, şık tasarımıyla müşterilerin iştahını kabartan en önemli teşhir ünitesidir. Görselliğin satışlar üzerindeki gücü düşünüldüğünde, doğru bir pasta dolabı seçimi işletmenizin vitrin kalitesini anında yukarı taşır. Mutpro bünyesindeki ileri teknoloji pasta dolabı modelleri, nem dengesini koruyan özel soğutma sistemleri sayesinde tatlılarınızın kurumasını engeller ve ilk andaki tazeliğinde sergilenmesini sağlar.

Aydınlatma sistemleri ve buğu yapmayan cam yüzeyleriyle fark yaratan bir pasta dolabı, ürünlerinizi adeta bir sanat eseri gibi ön plana çıkararak satış hacminizi artırır. Hem enerji tasarrufu sağlayan hem de kolay temizlenebilen bir pasta dolabı, operasyonel verimliliğinizi artırırken işletmenizin dekorasyonuna da modern ve estetik bir hava katar. Mutpro uzmanlığıyla seçilen bir pasta dolabı, tatlı menünüzün kalitesini korurken işletmenizin en çok ilgi çeken köşesini yaratmanıza yardımcı olur.

Mutpro Güvencesiyle Standartları Yeniden Belirleyin

Gastronomi dünyasında fark yaratmanın yolu, doğru iş ortağıyla çalışmaktan geçer ve Mutpro, bu yolculukta işletmenizin en büyük destekçisidir. Sadece donanım sağlamakla yetinmiyor, mutfağınızın her köşesine profesyonellik, hız ve sürdürülebilir başarı aşılıyoruz. Sektörel tecrübemizi yenilikçi bakış açımızla birleştirerek, markanızı geleceğe taşıyacak çözümler üretiyoruz. Mutfağınızda kusursuzluğu bir standart haline getirmek ve rekabetin zirvesinde yer almak için Mutpro kalitesini keşfetme zamanı; çünkü sizin hikayeniz, bizim uzmanlığımızla çok daha güçlü.

Laiklik İlkesi 89 yıl önce Anayasa’da

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Anayasa’ya laiklik ilkesi eklenmesinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olarak tanımlanmasının 89. yıl dönümünü kutladı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu’nca yapılan açıklamada, şunlara yer verildi:

“5 Şubat 1937’de Anayasa’ya laiklik ilkesi eklenmiş ve Türkiye Cumhuriyeti laik bir Devlet olarak tanımlanmıştır. Laikliğin kabul edilmesiyle birlikte, Devlet yönetiminde şeriye (dini / mezhebi) kuralların kullanılması engellenmiştir. Laiklik ilkesi Türk Devriminin vazgeçilmez bir unsurudur.

5 Şubat 1937’de Laiklik ilkesinin 3115 sayılı kanunla Anayasa metnine girmesi, Laiklik ilkesinin “Altı Ok’un içinde” Anayasa’nın 2. maddesinde yer alışı, Anayasa’da yapılan değişiklikle 2. Madde yeniden düzenlenerek, Altı İlke (Altı Ok) Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri haline getirildi. 1928’de yapılan değişiklikte yer alan “Türkiye devletinin resmi dili Türkçe’dir, başkenti Ankara’dır.” ibaresinin başına “Türkiye Devleti, cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır.” cümlesi eklendi. Anayasa’nın 2. Maddesi’nde yapılan değişiklikle, 6 ilke Anayasa metnine girdi.

Laiklik, devletin vatandaşlarıyla olan ilişkilerinde inançlara göre ayrım yapmaması ve ayrıca, herhangi bir mezhebi inancın, aynı toplumda diğer mezhebi inançlara baskı yapmasını önlemesi demektir. Diğer bir tanımlamayla da devlet yönetiminde herhangi bir dinin / mezhebin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir ki devlet düzeninin, eğitim kurumlarının ve hukuk kurallarının dini mezheplere göre değil, akla ve bilime dayandırılmasını amaçlar. Ayrıca, din ve mezhep işlerini kişinin vicdanına bırakarak bireyin inanç özgürlüğünü koruyabilmesini sağlar.

Laikliğe göre, insan yaşamında ibadetin dışında her türlü iş ve işlem, dini / mezhebi inanca göre değil, Anayasaya, yasalara ve kurallara göre yapılır. Din / mezhep, kişinin özel yaşamının bir parçasıdır. Laiklik, öteki dünya ve bu dünya işlerinin ayrı tutulmasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk; ‘Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.’

‘Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz. Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.’

‘Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir.’  demiştir.

Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk 1924 yılında yaptığı bir konuşmada; ‘Dünya yüzündeki her şey için, maddi ve manevi her şey için, yaşam için ve başarı için en doğru yol gösterici bilimdir, tekniktir. Bilimin ve tekniğin dışında yol gösterici aramak, düşüncesizliktir, bilgisizliktir, yanlıştır.’ demiştir.

Laiklik, devletçilik dışındaki diğer ilkelerin hepsinin de ön koşulları içinde yer alır. Demokrasinin ön koşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü olamaz. Devrimciliğin ön koşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz. Halkçılığın ön koşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel “seçkin”lerin düşünceleri önemlidir.

Atatürk, laiklik anlayışını, kendi el yazısı ile kaleme aldığı ‘Medeni Bilgiler’ kitabında, sadece din ve devlet işlerinin değil, dinin de siyasetten ayrılması ve yasaların inançlara göre değil, toplumun gereksinmelerine göre yapılması ilkelerine bağlamaktadır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Anayasa’ya laiklik ilkesi eklenmesinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olarak tanımlanmasının 89. Yıl dönümünün Ulusumuza kutlu olmasını diliyoruz.”

Uyuşturucuyla yakalanan şüpheliye gözaltı

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde polis tarafından üzerinde bir miktar uyuşturucu ele geçirilen K.A. (35), gözaltına alındı.

Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Büyük Şehsuvarbey Mahallesi İpsala Caddesi üzerinde park halindeki araçta bulunan K.A.’nın durumundan şüphelendi. K.A.’nın üzerinde yapılan aramada 5,5 gram esrar ele geçirildi. K.A., gözaltına alındı.

Şüphelinin polisteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.

Hastaneye çarpıştığı sürücü götürdü

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde U.K., motosikletiyle çarpışarak yaralandığı otomobilin sürücüsü tarafından hastaneye götürüldü.

Kaza, akşam saatlerinde Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Rasim Ergene Caddesi’nde meydana geldi. Çarşı merkezinden, Keşan Adalet Sarayı yönüne giden A.Ç. yönetimindeki 22 AAR 855 plakalı otomobil, Tarhan Sokak’a dönüş yaptığı sırada karşı yönden gelen U.K. idaresindeki 22 ADV 415 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada, devrilen motosikletten düşen sürücü U.K. yaralandı.

Yaralı motosiklet sürücüsü, otomobil sürücüsü A.Ç. tarafından Keşan Devlet Hastanesi’ne götürülerek, tedaviye alındı. U.K.’nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirilirken, o anlar çevredeki bir iş yerinin kamerasına yansıdı.

Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.